<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 30 Jul 2025 12:14:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nissan e-POWER teknolojisine sahip araçlar için fazladan ödenen ötv ve buna bağlı kdv miktarı geri alınabileceğine dair yargı kararları.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/nissan-e-power-teknolojisine-sahip-araclar-icin-fazladan-odenen-otv-ve-buna-bagli-kdv-miktari-geri-alinabilecegine-dair-yargi-kararlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 12:14:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[nissan araçları ötv iadesi]]></category>
		<category><![CDATA[nissan e power araçları]]></category>
		<category><![CDATA[Qashqai ötv iadesi]]></category>
		<category><![CDATA[X-Trail ötv iadesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=10119</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de Nissan&#8217;ın e-POWER teknolojisine sahip araçları (başta Qashqai ve X-Trail modelleri), Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) sınıflandırması nedeniyle uzun süredir tartışma konusu olmuştur. Gelir İdaresi Başkanlığı, bu araçları içten yanmalı motoru da barındırmaları sebebiyle hibrit araç statüsünde değerlendirerek daha yüksek ÖTV oranları (%80 civarı) uygulamışken, araç sahipleri ve hukuki merciler, aracın hareketini sadece elektrik motorunun sağlaması... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/nissan-e-power-teknolojisine-sahip-araclar-icin-fazladan-odenen-otv-ve-buna-bagli-kdv-miktari-geri-alinabilecegine-dair-yargi-kararlari/" class="excerpt-read-more">Read More</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de Nissan&#8217;ın e-POWER teknolojisine sahip araçları (başta Qashqai ve X-Trail modelleri), Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) sınıflandırması nedeniyle uzun süredir tartışma konusu olmuştur. Gelir İdaresi Başkanlığı, bu araçları içten yanmalı motoru da barındırmaları sebebiyle hibrit araç statüsünde değerlendirerek daha yüksek ÖTV oranları (%80 civarı) uygulamışken, araç sahipleri ve hukuki merciler, aracın hareketini sadece elektrik motorunun sağlaması nedeniyle &#8220;sadece elektrik motorlu&#8221; araç statüsünde (%10 ÖTV) değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu durum, araç sahiplerinin fazladan ÖTV ve buna bağlı olarak KDV ödemesine yol açmıştır.</p>
<p>Son dönemde Nissan e-POWER araç sahipleri lehine önemli yargı kararları çıkmaya başlamıştır. Yargı organları, Nissan e-POWER sistemini &#8220;sadece elektrik motorlu&#8221; araç kapsamında değerlendirerek, fazla ödenen ÖTV ve KDV&#8217;nin iadesine hükmetmektedir.</p>
<p>Danıştay Kararı (11 Şubat 2022 &#8211; E: 2019/3070, K: 2022/506): Danıştay 7. Dairesi, İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan teknik rapora dayanarak, aracın ön tekerleklerine doğrudan güç veren elektrik motorları olduğunu ve içten yanmalı motorun sadece jeneratör görevi gördüğünü belirterek, bu sistemin &#8220;sadece elektrikli araç&#8221; kapsamında değerlendirilmesine ve ÖTV oranının %10&#8217;a çekilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu karar, emsal niteliği taşımaktadır.</p>
<p>İlk Derece Mahkemesi Kararları: Danıştay&#8217;ın bu emsal kararı doğrultusunda, ilk derece vergi mahkemelerinden de Nissan e-POWER araç sahipleri lehine kararlar çıkmaktadır.</p>
<p>Ankara 4. Vergi Dava Dairesi (26-28 Kasım 2024): Nissan Qashqai e-POWER Skypack 2WD modeli için verilen kararları emsal olarak kabul etmiştir.</p>
<p>Bursa 5. Vergi Mahkemesi (Nisan 2025): Benzer gerekçelerle ÖTV ve KDV iadesine oybirliği ile karar vermiş, bu kararı şahit, bilirkişi raporu ve teknik incelemeye dayandırmıştır.</p>
<p>Diğer Mahkeme Kararları: Araç sahibinin vergi dairesinden ret yanıtı alması sonrası mahkemeye başvurması üzerine, mahkemeler Danıştay&#8217;ın gerekçesini esas alarak fazla ödenen ÖTV ve KDV&#8217;nin iadesine hükmetmektedir.</p>
<p>Bu kararlar, e-POWER teknolojisinde benzinli motorun yalnızca bataryayı şarj etmekle görevli olması ve aracın hareketini elektrik motorunun sağlaması prensibine dayanmaktadır.</p>
<p>Kimler Başvurabilir?</p>
<p>Bu süreç genellikle aracı sıfır olarak satın alan ilk sahiplerini ilgilendirmektedir. İkinci el araçlar için bu sürece dahil olmak genellikle mümkün değildir.</p>
<p>Mevcut ÖTV Oranları (Genel Bilgi)</p>
<p>Türkiye&#8217;de elektrikli ve hibrit araçlar için ÖTV oranları, motor gücüne (kW) ve vergisiz matrah değerine göre farklılık göstermektedir:</p>
<p>Elektrikli Araçlar İçin:</p>
<p>Motor gücü 160 kW ve altında olanlar: Matrahı 1.450.000 TL&#8217;yi aşmayanlar için %10 ÖTV; aşanlar için %40 ÖTV.</p>
<p>Motor gücü 160 kW&#8217;ı geçenler: Matrahı 1.350.000 TL&#8217;yi aşmayanlar için %50 ÖTV; aşanlar için %60 ÖTV.</p>
<p>Hibrit Araçlar İçin (genel): Motor hacmi ve elektrik motorunun gücüne bağlı olarak değişiklik gösterir.[1][10] Nissan e-POWER araçları ise, bu teknolojinin içten yanmalı motoru sadece jeneratör olarak kullanması nedeniyle &#8220;sadece elektrikli&#8221; kategorisine girmesi gerektiği ve bu nedenle %10 ÖTV&#8217;ye tabi olması gerektiği savunulmaktadır.</p>
<p>Sonuç ve Öneriler</p>
<p>Nissan e-POWER araçların ÖTV iadesi konusunda son durum, yargı kararlarıyla araç sahipleri lehine gelişmeler yaşandığını göstermektedir. Özellikle Danıştay&#8217;ın emsal kararı ve alt mahkemelerin bu kararı esas alması, iade alma sürecini daha ulaşılabilir hale getirmiştir. Ancak yine de süreç, idari ve yargısal başvuruları içeren hukuki bir yol izlemeyi gerektirmektedir. Bu süreçte bir hukuk bürosundan veya konuya hakim bir meslektaşınızdan hukuki destek almanız, başvurunuzun eksiksiz ve doğru şekilde ilerlemesi için kritik öneme sahiptir.</p>
<div data-breakout="normal">
<p id="viewer-wghuq318" class="M8rfQ bTSJG n69j1 -Gy9d" dir="auto"><span class="QxcVi n69j1"><strong><u>İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dairesi 10.10.2024 tarihinde 2024/845 Esas ve 2024/1066 sayılı kararında;</u></strong> <em>“Tüm bu hususların birlikte değerlendirilmesinden, bir aracın benzin motorlu (diğer), elektrik motorlu veya hibrit özellikli araç olarak nitelendirilmesinde araçta bulunan motorların değil, aracı hareket ettiren motorun önem arz ettiği, dava konusu aracı hareket ettiren motorun ise elektrik motoru olduğu ve araçtaki benzin motorunun aracı hareket ettiremeyeceği, benzin motorunun kullanıldığında da aracı hareket ettiren enerjinin benzinden değil benzinle üretilen elektrikten kaynaklandığı görülmekle birlikte, elektrik motorlu araçların daha düşük ÖTV oranına tabi tutulmasının, çevre kirliliği ile mücadele ve enerji sarfiyatına karşı getirilmiş bir teşvik uygulaması olması karşısında, dava konusu aracın &#8216;sadece elektrik motorlu&#8217; araç olarak kabul edilmesi gerekmektedir” </em></span></p>
</div>
<div data-hook="rcv-block49">Nissan e-power teknolojisine benzer durumu paylaşan “Fisker Automotive İnc” markalı araç için önceki tarihli kararda ise yukarıdaki emsal kararlara paralel bir karar verilmiştir.</div>
<div data-hook="rcv-block49"></div>
<div data-hook="rcv-block49">
<p class="wb-stl-normal">İSTANBUL. 3. VERGİ DAVA DAİRESİ</p>
<p class="wb-stl-normal">Esas : 2025/…</p>
<p class="wb-stl-normal">Karar : 2025/…</p>
<p class="wb-stl-normal">Karar Tarihi :18.02.2025</p>
<p class="wb-stl-normal">İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, &#8230; plaka numaralı aracın ilk iktisabı sırasında ödenen ÖTV ve KDV’nin iadesi yolunda yapılan 13.12.2023 tarihli düzeltme başvurusunun reddine vaki itirazın Gelir İdaresi Başkanlığının ….2024 tarihli yazısıyla reddi işleminin iptali ile ödenen 486.817,50 TL&#8217;nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın reddine karar veren İstanbul 4. Vergi Mahkemesi&#8217;nin ../11/2024 tarih ve E:2024/.., K:2024/&#8230;4 sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.</p>
<p class="wb-stl-normal">SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.</p>
<p class="wb-stl-normal">TÜRK MİLLETİ ADINA</p>
<p class="wb-stl-normal">Hüküm veren İstanbul Üçüncü Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:</p>
<p class="wb-stl-normal">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun &#8220;İstinaf&#8221; başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında; idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 2.fıkrasında, istinafın, temyizin şekli ve usullerine tabi olduğu; 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 6. fıkrasında ise, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir hükümleri yer almaktadır.</p>
<p class="wb-stl-normal">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenilebilecek vergi hatası, aynı Kanunun 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış; 117. ve 118. maddelerinde de, hesap hataları ile vergilendirme hatalarının neler olduğu gösterilmiş bulunmaktadır.</p>
<p class="wb-stl-normal">Buna göre vergilendirme hataları, mükellefin şahsında, mükellefiyette, mevzuda ve vergilendirme/muafiyet döneminde hata olarak dört grupta değerlendirilmiş; mükellefin şahsında hata, bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi veya alınması; mükellefiyette hata, açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınması; mevzuda hata, açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınması; vergilendirme veya muafiyet döneminde hata ise aranan vergisinin ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış olması şeklinde tanımlanmıştır.</p>
<p class="wb-stl-normal">4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu&#8217;nun 1. maddesinin 1/b fıkrasında; bu Kanun&#8217;a ekli (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi olanların ilk iktisabının bir defaya mahsus olmak üzere özel tüketim vergisine tabi olduğu hükme bağlanmış, 2. maddesinin 1/b fıkrasında ise; ilk iktisabın; (II) sayılı listedeki mallardan Türkiye&#8217;de kayıt ve tescil edilmemiş olanların kullanılmak üzere ithalini, müzayede yoluyla veya kayıt ve tescil edilmiş olsa dahi 4577 sayılı Tüketicilerin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine göre iade edilenler de dahil motorlu araç ticareti yapanlardan iktisabını, motorlu araç ticareti yapanlar tarafından kullanılmaya başlanmasını, aktife alınmasını veya adlarına kayıt ve tescil ettirilmesini ifade edeceği belirtilmiştir.</p>
<p class="wb-stl-normal">
<p class="wb-stl-normal">Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından &#8230; motor ve &#8230; şase numaralı &#8230; marka/model aracın ilk iktisabı sırasında davacı adına tahakkuk eden özel tüketim vergisinin ödenerek aracın davacı adına tescil edilmesinden sonra <u><strong>söz konusu aracın matrahı üzerinden %80 oranında özel tüketim vergisi oranı uygulandığı</strong></u>, ancak aracın özellikleri göz önünde bulundurulduğunda aracın %80 oranında değil, <u>%10 oranında özel tüketim vergisine tabi olduğundan bahisle fazladan vergi tahsil edildiği ileri sürülerek iade talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddi üzerine</u> bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.</p>
<p class="wb-stl-normal">Olayda, vergiye konu, elektrikli motor gücü <strong>140 kW olan</strong>, &#8230; model aracın ruhsatında yakıt cinsinin <u><strong>elektrik </strong></u>olarak belirtildiği, aracın <b>AT Uygunluk Belgesinin</b> Motor Bilgileri kısmında yer alan, &#8220;<u><strong>Sade Elektrikli evet/hayır&#8221; kısmında Evet yazılı olduğu</strong></u>, &#8220;<u><strong>Hibrit(Elektrikli) araç evet/hayır&#8221; kısmında Hayır yazılı olduğu</strong></u>, Yakıt türü olarak Elektrikli yazdığı, aracın tek yakıtlı olduğunun belirtildiği, ruhsatında yakıt cinsinin elektrik olarak gösterildiği, araca ilişkin ticaret bakanlığı bağlayıcı tarife bilgilerinde, <u><strong>aracın hareketi için gerekli olan tahrik gücünün sadece elektrikli motor ile sağlandığı</strong></u>, içten yanmalı motorun ise sadece jeneratörü tahrik etmek için kullanıldığının belirtildiği görülmektedir. Buna göre tüm bu veriler ışığında araca ait bütün belgelerde aracın hibrit olmadığı, tek yakıtlı olduğu ve yakıt türünün elektrik olduğu görülmekte olup, ayrıca dava konusu aracı hareket ettiren motorun elektrik motoru olduğu ve araçtaki benzin motorunun aracı hareket ettiremeyeceği, <u><strong>aracı hareket ettiren enerjinin benzinden değil benzinle üretilen elektrikten kaynaklandığı görülmekle birlikte, elektrik motorlu araçların daha düşük ÖTV oranına tabi tutulmasının, çevre kirliliği ile mücadele ve enerji sarfiyatına karşı getirilmiş bir teşvik uygulaması olması karşısında, dava konusu aracın &#8220;sadece elektrik motorlu&#8221; araç olarak kabul edilmesi gerekmekte olup,</strong></u> davalı idarece salt tebliğ hükümlerinden hareketle, araçta benzinli motor bulunduğundan bahisle ÖTV oranının %80 olarak hesaplanması açık bir vergilendirme hatası olduğundan, davacı tarafından fazladan ödenen ÖTV ve buna bağlı KDV&#8217;nin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.</p>
<p class="wb-stl-normal">Kaldı ki; 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu&#8217;na ekli (II) sayılı listede 87.03 GTİP numaralı &#8220;Binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar (87.02 pozisyonuna girenler hariç) (steyşın vagonlar ve yarış arabaları dahil)&#8221; için ÖTV oranları Gümrük Giriş Tarife Cetveli&#8217;ndeki gibi üst başlık tek tire (-), alt başlıklarda iki (&#8211;) ve üç tire (&#8212;) konulmak suretiyle sıralanmış olup, 87.03 pozisyonundaki motorlu taşıtlar (-) Yük taşımasında kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi istiap haddinin %50’sinin altında olan motorlu araçlar; (-) Sürücü dahil 9 kişilik oturma yeri olanlar; (-) ATV (her türlü arazide kullanılan araç) ve UTV (çok amaçlı hizmet aracı); (-) Motorlu karavanlar ve (-) Diğerleri şeklinde sayılmış; (-) Diğerleri üst başlığı altında da;</p>
<p class="wb-stl-normal">(&#8211;) Motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçmeyenler,</p>
<p class="wb-stl-normal">(&#8211;) Motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçen fakat 2000 cm³’ü geçmeyenler,</p>
<p class="wb-stl-normal">(&#8211;) Motor silindir hacmi 2000 cm³’ü geçenler,</p>
<p class="wb-stl-normal">(&#8211;) Elektrik motoru da bulunan araç dışından şarj edilebilir araçlardan, ağırlıklı birleşik kilometre başına karbondioksit emisyonu 25 gramın altında, eşdeğer elektrik enerjisiyle katedilebilir menzili 70 kilometre ve üzerinde olanlar,</p>
<p class="wb-stl-normal">(&#8211;) Sadece elektrik motorlu olanlar,</p>
<p class="wb-stl-normal">Üç tireli alt başlıklarıyla listede yer almış, hem elektrik motoru hem de fosil yakıtlı motoru bulunan araçlar ise &#8220;&#8211; Motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçen fakat 2000 cm³’ü geçmeyenler&#8221; başlığı ile &#8220;&#8211; Motor silindir hacmi 2000 cm³’ü geçenler&#8221; ve de &#8220;&#8211; Elektrik motoru da bulunan araç dışından şarj edilebilir araçlardan, ağırlıklı birleşik kilometre başına karbondioksit emisyonu 25 gramın altında, eşdeğer elektrik enerjisiyle katedilebilir menzili 70 kilometre ve üzerinde olanlar&#8221; başlıkları altında özel tüketim vergisi matrahlarına göre ayrı ayrı vergi oranlarına tabi tutulmuştur.</p>
<p class="wb-stl-normal">Davacıya ait aracın 1<u><strong>497 cm³ motor hacmine sahip olduğunun tartışmasız bulunması nedeniyle, motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçmeyen</strong></u> aracın, 4760 sayılı Kanun&#8217;a ekli (II) sayılı listede yer almadığından, &#8220;&#8211; Motor silindir hacmi 1600 cm³’ü geçen fakat 2000 cm³’ü geçmeyenler&#8221; başlığı altında <u><strong>elektrik motoru gücüne ve özel tüketim vergisi matrahına göre vergilendirilmesinde bu yönüyle de Kanun&#8217;a uygunluk görülmemiştir.</strong></u></p>
<p class="wb-stl-normal">Davacının yasal faiz istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 112/4. maddesinde, fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği hükme bağlanmıştır.</p>
<p class="wb-stl-normal">213 sayılı Kanunun 112. maddesinde, 6322 sayılı Kanunla yapılan son değişiklik sonrası, fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde, &#8220;tecil faizi&#8221; uygulanacağı yolundaki açık hüküm uyarınca ve fazla veya yersiz tahsilatın davacıdan kaynaklanmadığı da dikkate alınarak, fazladan tahsil edilen <u><strong>ÖTV ve KDV&#8217;nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek ve 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizi ile birlikte iadesi</strong></u> gerekmektedir.</p>
</div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Takip talebi örneğinin 7 nolu bölümünün karşısındaki boş yere tahliye talebinin yazılması gerekir. Ayrıca 9 nolu bölümde de bu talebin yeniden haciz ve tahliye şeklinde tekrarlanması gerekir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/takip-talebi-orneginin-7-nolu-bolumunun-karsisindaki-bos-yere-tahliye-talebinin-yazilmasi-gerekir-ayrica-9-nolu-bolumde-de-bu-talebin-yeniden-haciz-ve-tahliye-seklinde-tekrarlanmasi-gerekir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Apr 2023 09:10:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[haciz ve tahliye yolu yazılmaması]]></category>
		<category><![CDATA[tahliye talebinde bulunmamak]]></category>
		<category><![CDATA[takip talebinde tahliye ibaresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=10111</guid>

					<description><![CDATA[8. Hukuk Dairesi         2017/13162 E.  ,  2017/10909 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Dava davalı kefillerin itirazlarının kaldırılması ve kiracı Melissa Tarım ve Tarım Ürünleri... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/takip-talebi-orneginin-7-nolu-bolumunun-karsisindaki-bos-yere-tahliye-talebinin-yazilmasi-gerekir-ayrica-9-nolu-bolumde-de-bu-talebin-yeniden-haciz-ve-tahliye-seklinde-tekrarlanmasi-gerekir/" class="excerpt-read-more">Read More</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">8. Hukuk Dairesi         2017/13162 E.  ,  2017/10909 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi</p>
<p>Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.</p>
<p>KARAR</p>
<p>Dava davalı kefillerin itirazlarının kaldırılması ve kiracı Melissa Tarım ve Tarım Ürünleri Hayvancılık&#8230;Ticaret Limited Şirketinin tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.<br />
1- Tüm davalıların, 02.03.2015 günlü kararı temyiz ettiklerine ilişkin dilekçe ibraz etmelerinden sonra, davalı kefiller &#8230;, &#8230; ve &#8230; tarafından ibraz olunan 13.04.2015 günlü feragat dilekçesi ile işbu temyiz taleplerinden feragat ettiklerini bildirmişler ve aynı gün başka bir dilekçe ile de bu defa; temyizden feragat taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmişlerdir. Davalıların temyizden feragat etmeleri tek taraflı bir irade beyanı olup, bu feragatten vazgeçmeleri mümkün olmadığından vaki feragat sebebiyle davalı kefiller &#8230;, &#8230; ve &#8230;. temyiz dilekçelerinin reddine,<br />
2- Davalı kiracı Şirket temsilcinin temyizine gelince;<br />
Davacı alacaklı vekili, ödenmediği iddia olunan kira bedellerinin tahsili amacıyla 23.06.2014 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine, davalı kiracının itiraz etmemesi sebebiyle, kesinleşen takibe dayalı olarak İcra Mahkemesinden, davalı kiracının tahliyesine karar verilmesini istemiştir.<br />
Takip talebinin geçerli olması ve buna dayanarak icra dairesinin borçluya ödeme emri gönderebilmesi için, takip talebinde bulunması gereken kayıtlara, takip talebinin şartları denir. Kiralayan alacaklı, ilamsız tahliye takip talebinde kiranın ödenmesinden başka, kiracının tahliyesini İ.İ.K.nun 269/1. maddesi gereğince istemek zorundadır. Böylece kiralayan kira bedeli için genel haciz yolu ile takiple tahliye takibini birleştirir. Takip talebi örneğinin 7 nolu bölümünün karşısındaki boşyere tahliye talebinin yazılması gerekir. Ayrıca 9 nolu bölümde de bu talebin yeniden haciz ve tahliye şeklinde tekrarlanması gerekir.<br />
Dosyada mevcut, örnek icra takip dosyasındaki takip talepnamesinin incelenmesinden talepte tahliye isteğinin yer almadığı görülmektedir. Tahliye talebi olmayan takibe dayalı olarak, icra müdürlüğünce borçluya 13 örnek ödeme emri gönderilemez. ..olsa bile alacaklı, böyle bir ödeme emrine dayanarak İcra Mahkemesinden taşınmazın tahliyesini isteyemez. Bu durumda mahkemece, tahliye talebi bulunmayan takip talepnamesine dayalı olarak açılan tahliye davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tahliye kararı verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.<br />
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı kiracı temsilcisinin temyiz taleplerinin kabulü ile kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK&#8217;nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TBK &#8216;nın 120. maddesi ticari işlerde uygulanmaz.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/tbk-nin-120-maddesi-ticari-islerde-uygulanmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Apr 2023 09:07:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[ticari işlerde temerrüt faizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=10109</guid>

					<description><![CDATA[12. Hukuk Dairesi         2022/7352 E.  ,  2022/13667 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/tbk-nin-120-maddesi-ticari-islerde-uygulanmaz/" class="excerpt-read-more">Read More</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">12. Hukuk Dairesi         2022/7352 E.  ,  2022/13667 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi</p>
<p>Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :<br />
1-Borçlunun taşkın haciz şikayetine yönelik temyiz isteminin incelemesinde;<br />
02.03.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 365/1. maddesinde; “İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise; “Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar” düzenlemesine yer verilmiştir.<br />
Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, taşkın haciz şikayetine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır.<br />
Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nun 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK&#8217;nun 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK&#8217;nın 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352.maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE),<br />
2-Borçlunun dosya hesabındaki faize ilişkin şikayetine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;<br />
TBK &#8216;nın 120. maddesinin ticari işlerde uygulanmayacağının tabii bulunmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK&#8217;nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK&#8217;nin 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 80,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 21/12/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gerek tanığın anlatımı gerekse dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler ile devamsızlık tutanaklarına göre davacının kendi isteğiyle işyerini terk etmek suretiyle iş sözleşmesini feshettiği anlaşılmaktadır. Bu hâlde davacı işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamaz.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/gerek-tanigin-anlatimi-gerekse-dosya-kapsamindaki-tum-bilgi-ve-belgeler-ile-devamsizlik-tutanaklarina-gore-davacinin-kendi-istegiyle-isyerini-terk-etmek-suretiyle-is-sozlesmesini-feshettigi-anlasilmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Apr 2023 09:03:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[devamsızlık sebebiyle fesih]]></category>
		<category><![CDATA[devamsızlık yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[işe gelmemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=10107</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi         2022/5872 E.  ,  2022/8408 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İTİRAZIN İPTALİ VE ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Davacı İsteminin Özeti:... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/gerek-tanigin-anlatimi-gerekse-dosya-kapsamindaki-tum-bilgi-ve-belgeler-ile-devamsizlik-tutanaklarina-gore-davacinin-kendi-istegiyle-isyerini-terk-etmek-suretiyle-is-sozlesmesini-feshettigi-anlasilmak/" class="excerpt-read-more">Read More</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">9. Hukuk Dairesi         2022/5872 E.  ,  2022/8408 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"></p>
<p>MAHKEMESİ :İş Mahkemesi</p>
<p>DAVA TÜRÜ : İTİRAZIN İPTALİ VE ALACAK</p>
<p>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:</p>
<p>Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı vekili asıl davada; &#8230; 4. İcra Müdürlüğünün 2012/6509 Esas sayılı dosyası ile davalı işçi aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını, gönderilen ödeme emrinde &#8220;borçlunun ev alması sırasında kendisine 5 adet çekle verilen borcun geri ödenmemesi sebebiyle alacağın tahsili talebidir&#8221; şeklinde açıklamada bulunulduğunu, davalının bu açıklamaya rağmen ödeme emrinde borcun neye ilişkin olduğunun belirtilmediği iddiasıyla haksız ve kötüniyetli olarak takibe itirazda bulunduğunu, davalı aleyhine yapılan icra takibinde icra dosyasına her biri 8.000,00 TL bedelli 5 adet çekin fotokopilerinin de ibraz edildiğini, davalının davacıya ait Şirkette çalıştığını ve ev alması için verilen çekin davalıya imza karşılığında teslim edildiğini, evin alınmasından sonra davalının işyerinden ayrıldığını ve ödeme yapmadığını ileri sürerek &#8230; 4. İcra Müdürlüğünün 2012/6509 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötüniyetli itiraz sebebiyle davalı aleyhine %20 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.</p>
<p>Birleşen dosyada davacı işçi vekili; davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini, davacının alacaklarının ödenmediğini, fazla çalışma yapmış olmasına rağmen karşılığının ödenmediğini, son 7 aylık ücret ve primlerinin de ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ücreti ve son 7 aylık ücret ile prim alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.</p>
<p>Davalı Cevabının Özeti:<br />
Asıl davada davalı vekili, takibe konu edilen çeklerin birikmiş ücret ve primlerinin karşılığı olarak verildiğini, iddia edildiği gibi borç olarak verilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.</p>
<p>Birleşen davada davalı vekili, davacı işçinin işçilik alacaklarının bulunmadığını, tüm hak ve alacaklarının ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.</p>
<p>Mahkeme Kararının Özeti:<br />
Asıl dava ile ilgili olarak &#8230; Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/769 Esas ve 2014/328 Karar sayılı ilâmı ile davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 12.10.2016 tarihli ve 2015/26516 Esas ve 2016/18366 Karar sayılı ilâmı ile uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.</p>
<p>Mahkemece bozmaya uyularak verilen görevsizlik kararı üzerine görevli &#8230; Anadolu 9. İş Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmiştir.</p>
<p>Temyiz:<br />
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.</p>
<p>Gerekçe:<br />
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle itirazın iptaline ilişkin asıl davada icra takibine konu çeklerin, davalı işçinin alacaklarına mahsuben verildiğinin anlaşılmasına göre davanın reddi yönünde karar verilmesi isabetli ise de birleşen davada tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.</p>
<p>2.Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshi uyuşmazlık konusudur.<br />
Somut uyuşmazlıkta, birleşen dosya davacısı işçi, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini ileri sürmüş, birleşen dosya davalısı işveren ise davacının işe gelmemek suretiyle iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini savunmuştur. Yargılama sırasında dinlenen davacı işçi tanıkları feshe ilişkin beyanda bulunmamışlar, davalı işveren tanıklarından F.T., davacının son gün patronla konuştuktan sonra yanına gelerek patronun kendisine ağır hakaretler ettiğini bu nedenle işyerinden ayrıldığını ifade ettiğini beyan etmiştir. Dosyada davacının devamsızlık yaptığına dair tutanakların olduğu görülmektedir. Gerek tanığın anlatımı gerekse dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler ile devamsızlık tutanaklarına göre davacının kendi isteğiyle işyerini terk etmek suretiyle iş sözleşmesini feshettiği anlaşılmaktadır. Bu hâlde davacı işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamaz. Mahkemece gerekçe belirtilmeden davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ancak fesih tarihinden yaklaşık iki sene önce keşide edilen çeklerle kıdem ve ihbar tazminatının ödendiği sonucuna varılması hatalıdır. Kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin açıklanan sebeple reddine karar verilmesi gerekir.</p>
<p>3.Birleşen davada davacı son 7 aylık ücretinin ödenmediğini ileri sürmüş davalı işveren de davacının ücretini ödediğini ispatlayamamıştır. Mahkemece davacının ücret alacağının, asıl davada icra takibine konu edilen beş adet çek ile ödendiği kabul edilerek talebin reddine karar verilmiş ise de davacının fesih tarihi olan 12.07.2012 tarihinden önceki son 7 aylık ücretinin, bu tarihten yaklaşık iki sene önce keşide edilen çeklerle ödendiğinin kabulü hatalıdır. Ücretin ödendiğini ispat yükü birleşen davada davalı işverene ait olup işverence ödeme iddiası ispat edilememiştir. Davacının fesihten önceki son 7 aylık ücretinin kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi isabetsizdir.</p>
<p>4. Asıl davada davaya konu edilen çeklerin işçinin alacaklarına mahsuben verildiğinin anlaşılmasına göre, davacının fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacakları bakımından son keşiden edilen çek tarihi olan Kasım/2010 tarihinden sonraki döneme ilişkin fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, tüm dönemi kapsayan alacakların çeklerle ödendiğinin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.</p>
<p>Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 29.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mahkemece, ayıp tespit edilmiş ancak sözleşmeden dönmenin mevcut durumca haklı görülmediğinden değer kaybına hükmedildiğinden gerçek anlamda reddedilen bir kısım bulunmamaktadır. Bu sebeple davacı aleyhine yargılama gideri hükmedilmez.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/mahkemece-ayip-tespit-edilmis-ancak-sozlesmeden-donmenin-mevcut-durumca-hakli-gorulmediginden-deger-kaybina-hukmedildiginden-gercek-anlamda-reddedilen-bir-kisim-bulunmamaktadir-bu-sebeple-davaci-ale/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Apr 2023 08:42:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[arızanın gizli ayıp niteliğinde olması]]></category>
		<category><![CDATA[seçimlik hakkın kabul görmemesi]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici seçimlik haklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=10105</guid>

					<description><![CDATA[13. Hukuk Dairesi         2018/2125 E.  ,  2018/6186 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, 24/04/2013 tarihinde... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/mahkemece-ayip-tespit-edilmis-ancak-sozlesmeden-donmenin-mevcut-durumca-hakli-gorulmediginden-deger-kaybina-hukmedildiginden-gercek-anlamda-reddedilen-bir-kisim-bulunmamaktadir-bu-sebeple-davaci-ale/" class="excerpt-read-more">Read More</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">13. Hukuk Dairesi         2018/2125 E.  ,  2018/6186 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi</p>
<p>Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.</p>
<p>K A R A R</p>
<p>Davacı, 24/04/2013 tarihinde davalıdan &#8230; 1.5 dci 75 bg model otomobil aldığını, 08/01/2015 tarihinde &#8230; marka araçla aracını takas etmek istediğinde sol ön kapının tamamen farklı ölçüde boyalı olduğunu öğrendiğini, aracı satın aldığı yer tarafından yapılan boya kontrolünde boya farklılığının tespit edildiğini, aracında herhangi bir kazaya dayalı işlem olmadığını, aracın boya kusurunun gizli ayıp olduğunu belirterek aracın iadesi ile ödediği bedel olan 38.401,25 TL nin davalıya ihbar tarihi olan 09.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br />
Davalı, davanın reddini dilemiştir.<br />
Mahkemece, Davanın Kısmen Kabulüne, 3.000,00 TL&#8217;nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.<br />
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.<br />
2-Davacı, davalılardan satın aldığı aracın boya kalınlıklarının aynı olmadığını ileri sürerek bedel iadesi istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, dava konusu aracın boya kalınlığının farklı olduğu, arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğundan bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br />
Mahkemece, aldırılan 11.11.2015 tarihli bilirkişi raporunun e bendinde “Aracın haricen incelenmesi sonucu; arka tamponunda, sol ve sağ kapı saçlarında boya dökülmeleri olduğu tespit edilmiştir.” şeklinde dava konusu yapılan sebep dışında ayrıca boya hatası olduğu belirlenmiştir. Davacı vekili, söz konusu rapora karşı süresinde verdiği 27.11.2015 tarihli beyan dilekçesinde, aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte lehe yapılan tespitleri kabul ettiğini açıklamıştır. Mahkemece, kök rapor sonrası aldırılan 08.02.2016 tarihli ek raporda araçta ön kapı sacının farklı boyanmasından kaynaklanan değer kaybının 3.000,00 TL olduğu açıklanmasına rağmen kök raporda davacı lehine yapılan tespitler dikkate alınmamıştır. Ek rapora karşı davacı vekili süresinde sunduğu 08.03.2016 tarihli beyan dilekçesinde, sadece aracın sol ön kapısındaki boya kalınlığının tespit edilip diğer boya dökülmeleri olan aracın arka tamponunda, sağ ön kapı sacında ve sol ön kapı sacındaki ayıplarının dikkate alınmadığı ifade edilmiştir. Bu durumda davacının aracında mevcut olan tüm boya kusurlarının yol açtığı değer kaybı hesaplanması gerekmektedir. O halde mahkemece, davacının kabulünde olduğu gibi araçta mevcut olan ve bilirkişilerce tespit edilen tüm boya kusurlarının araçta neden olacağı değer kaybı konusunda taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli ek rapor tanzim ettirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.<br />
3-Dava, malın ayıplı olmasından kaynaklanan aracın iadesi ile ödediği bedelin tahsiline ilişkin olup, mahkemece, 6502 sayılı yasanın 11. maddesine göre bedelden indirim olan değer kaybına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne, 3.000,00 TL&#8217;nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, karar verilmiştir. Mahkemece, 6502 sayılı Yasa gereği ayıp tespit edilmiş ancak sözleşmeden dönmenin mevcut durumca haklı görülmediğinden değer kaybına hükmedildiğinden gerçek anlamda reddedilen bir kısım bulunmamaktadır. Bu durumda, davalı vekili lehine vekalet ücretine ve davacı aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.<br />
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İtiraz edilen kısma yönelik davalının borcu haricen ödediği ve alacaklı davacı vekili tarafından harici tahsil beyanında bulunulduğu, dosyanın infazen kapatıldığı anlaşıldığından dava konusuz kalmaz.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/itiraz-edilen-kisma-yonelik-davalinin-borcu-haricen-odedigi-ve-alacakli-davaci-vekili-tarafindan-harici-tahsil-beyaninda-bulunuldugu-dosyanin-infazen-kapatildigi-anlasildigindan-dava-konusuz-kalmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Apr 2023 08:37:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bölge Adliye Mahkemesi Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[davanın konusuz kalması]]></category>
		<category><![CDATA[faturaların defterlerde kayıtlı olmaması]]></category>
		<category><![CDATA[haricen tahsil]]></category>
		<category><![CDATA[tamir ve bakım hizmetinin verilmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=10103</guid>

					<description><![CDATA[T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2022/2383 KARAR NO: 2022/3040 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/06/2022 NUMARASI: 2019/625 E &#8211; 2022/663 K DAVANIN KONUSU: İtirazın... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/itiraz-edilen-kisma-yonelik-davalinin-borcu-haricen-odedigi-ve-alacakli-davaci-vekili-tarafindan-harici-tahsil-beyaninda-bulunuldugu-dosyanin-infazen-kapatildigi-anlasildigindan-dava-konusuz-kalmaz/" class="excerpt-read-more">Read More</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>T.C.<br />
İSTANBUL<br />
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br />
3. HUKUK DAİRESİ<br />
ESAS NO: 2022/2383<br />
KARAR NO: 2022/3040<br />
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A<br />
K A R A R<br />
İNCELENEN KARARIN<br />
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br />
TARİHİ: 28/06/2022<br />
NUMARASI: 2019/625 E &#8211; 2022/663 K<br />
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br />
KARAR TARİHİ: 23/11/2022<br />
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;</p>
<p>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:</p>
<p>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket tarafından davalı firmaya ait araçların çeşitli tarihlerde tamir ve bakımının gerçekleştirildiğini, karşılığında keşide edilen faturalar neticesinde davalıdan 78.556,65 TL bakiye alacağının kaldığını, davalının bu fatura bedellerini ödemediğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu &#8230; İcra Müdürlüğü&#8217;nün &#8230; E. sayılı icra dosyası ile yapılan icra takibinde borçlu tarafın borcun 35.000,00 TL&#8217;lik kısmını kabul ettiğini, ancak bakiye asıl alacak miktarına ve işlemiş faize itiraz edildiğini beyanla yapılan itirazın asıl alacak yönünden iptali ile itiraza uğrayan asıl alacak olan 43.556,07 TL yönünden itirazın iptali ile %20&#8217;sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.</p>
<p>Davalı tarafça cevap ve delil dilekçesi sunulmamış, bilirkişi raporuna ilişkin itiraz dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.</p>
<p>Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafın ticari defterlerine göre 25/07/2016 tarihi itibariyle 78556,07 TL davalının borçlu olduğu, takipten sonra 18/11/2016 tarihinde davalı tarafça yapılan havale nedeniyle davacının alacağının 43.556,07 TL olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacıya yaptığı 56617,77 TL&#8217;lik ödeme ile davacının davalıya kestiği 5621,10 TL&#8217;lik faturaların defterlerde kayıtlı olmadığı, söz konusu kayıtların davalı defterlerine işlenmesi halinde alacak ve borç miktarının aynı olduğu, ek raporda da davalının defterlerinde kayıtlı olmayan 5621,10 TL&#8217;lik faturalar bakımından tamir işlemleri ile ilgili yazışmaların davalının çalışanı tarafından verildiği ve davalı yetkilisinin haberdar edildiği, davalı tarafça bedellerin sigorta şirketinden alındığına ilişkin olarak yapılan itirazın dayanaklarının sunulmadığı, bu hali ile 43.556,07 TL alacaklı olduğunun belirlendiğini, davanın davalı tarafça inkar edildiğini, bilirkişi raporuna göre davalının yaptığı ödeme dikkate alındığında dava tarihi itibariyle 43.556,07 TL alacağının bulunduğu, davalının rapora karşı itirazlarına ilişkin olarak kayıt sunamadığı , alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle;</p>
<p>&#8220;Davanın kabulü ile,</p>
<p>1-İstanbul Anadolu &#8230; İcra Dairesi&#8217;nin &#8230; E. sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan kısmi itirazın asıl alacak yönünden iptali ile, takibin 43.556,07 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,</p>
<p>2-Davacının icra inkar tazminatının talebinin kabulü ile asıl alacak miktarı 43.556,07 TL&#8217;nin %20&#8217;si oranında belirlenecek olan tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine&#8221; karar verilmiş,</p>
<p>kararı davalı vekili istinaf etmekle Dairemizin 2018/401 E.2019/1358 K.ve 17/09/2019 tarihli ilamı ile, &#8221; Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılarak yargılamada hiç toplanmadan ve hiç değerlendirilmeden karar verilmekle, iş emirleri incelenerek ve fatura kapsamları ile karşılaştırılarak uyumlu olup olmadığı, fatura konusu hizmetin verilip verilmediği, hangi hizmet için sigortadan tahsilat yapıldığı ve kayıtlara işlendiği konusunda uzman teknik, otomotiv ve makine bilirkişileri marifetiyle davaya konu olan araçla ilgili inceleme yapılarak elde edilecek sonuçların, tarafların ticari defterleri ile birlikte incelenmesiyle taraflar arasındaki ilişki uyarınca gerekli tamir ve bakım hizmetinin verilip verilmediği, verildi ise hizmet bedelinin ne olduğu tespit edilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine&#8221; karar verilmiştir.</p>
<p>Devam eden yargılama bilirkişi kök ve ek raporların alındığı anlaşılmıştır. Mahkeme, hükme esas alınan kök ve ek rapora göre takip tarihi itibari ile davacının kendi defterlerine göre 78.556,07 TL alacaklı olduğu, davalının kendi defterlerine göre 94.552,74 TL borçlu olduğu, taraf defterleri arasındaki farkın, davacı defterlerinde yer alan ancak davalı ticari defterlerinde yer almayan, 2013 yılından devreden 710,00 TL davacı taraftan alacak, 10.07.2014 tarihli tahsilat 225,00 TL, 10.06.2016 tarihli tahsilat 11.555,56 TL, 11.01.2016 tarihli tahsilat 5.179,60 TL, 10.02.0016 tarihli tahsilat 3.947,61 TL, 16.05.2016 tarihli 1.994,47 TL bedelli, 16.05.2016 tarihli 473,81 TL bedelli, 21.05.2016 tarihli 1.220,18 TL bedelli, 21.05.2016 tarihli 116,99 TL bedelli, 25.07.2016 tarihli 1.815,65 TL bedelli faturalardan kaynaklandığı, &#8230; numaralı 1.994,47 TL bedelli fatura için &#8230; numaralı iş emri, &#8230; numaralı fatura için &#8230; numaralı iş emri, &#8230; numaralı fatura için &#8230; numaralı iş emri, &#8230; numaralı fatura için &#8230; numaralı iş emri, &#8230; numaralı fatura için &#8230; numaralı iş emri açıldığı, iş emri ile yapılan tespitlerin fatura içeriği ile uyumlu olduğu, taraflar arasında mail yazışmaları yapıldığı, onarıma başlamadan önce davalı araç sahibi yetkililerinden onay alındığı, davacının söz konusu faturalara konu hizmeti verdiğini ispatladığı, davacının 03/07/2014 tarihli fatura için 225,00 TL, 22/05/2015 tarihli fatura için 11.555,56 TL, 17/12/2015 tarihli fatura için 5.179,60 TL, 25/01/2016 tarihli fatura için 3.947,61 TL olmak üzere toplam 20.907,77 TL tahsilat yaptığı, ödemeleri defterlerine kaydettiği ve davalıdan olan alacağından düştüğü, ancak söz konusu faturalarda belirtilen KDV tutarının tahsil edilmediği, KDV tutarının tahsil edildiğine dair delilin dosyaya sunulmadığı, buna göre davalının 94.552,74 TL olan borcuna, iş emirleri ile uygunluğu tespit edilen 5 adet fatura için toplam 5.621,10 TL eklenip, 20.907,77 TL davacı tarafından yapılan tahsilat ve 2013 yılından devreden 710,00 TL davacı taraftan olan alacak bakiyesi düşüldüğünde, davalı tarafın davacı tarafa 78.556,07 TL borçlu olduğu, davalı tarafından yapılan icra takibine itiraz dilekçesinde 35.000,00 TL borçlu olduğu kabul edildiği, 35.000,00 TL&#8217;nin mahsubundan sonra davalının 43.556,07 TL borçlu olduğu dolayısıyla davacının asıl alacak iddiasını ispatladığı,alacağın likit olduğu gerekçesiyle; &#8220;Davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu &#8230;icra müdürlüğünün &#8230; esas sayılı dosyasında yaptığı kısmi itirazın asıl alacak yönünden iptali ile takibin 43.556,07 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,alacak likit olmakla kabul edilen 43.556,07 TL&#8217;nin %20&#8217;si oranında belirlenen 8.711,21 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine&#8221; karar vermiştir. Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde;82.038,72TL&#8217;lik icra takibine kısmi itiraz edilmiş olup 35.000TL&#8217;lik asıl borç miktarının kabul edildiğini,davacı tarafından talep edilen 47.038,72 TL alacağın hiçbir dayanağı olmayıp bu hususlar değerlendirilmeden verilen karar kabul edilemez olduğunu,ayrıca, davaya konu itiraz edilen İstanbul Anadolu &#8230; İcra Müdürlüğü&#8217;nün &#8230; E. sayılı icra dosyası davacı-alacaklı tarafından haricen tahsil talebi ile kapatılmış olup davanın açıkça konusuz kaldığını,buna rağmen yerel mahkeme tarafından davanın konusuz kalması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken esas inceleme ile davanın kabulü yönünde karar verilmemesi gerektiğini,davacı- alacaklı vekili tarafından ilgili icra dosyasına 03.08.2018 tarihinde &#8220;Borçludan alacağımızı tahsil etmiş olmak ile birlikte borçlu aleyhine konulan tüm hacizlerin fekki ile dosyanın infazen kapatılması&#8221; yönünde haricen tahsil bildiriminde bulunulduğunu ve ilgili icra dosyasının 10/08/2018 tarihinde haricen tahsil ile kapatıldığını, davanın konusuz kaldığını,eksik inceleme ile karar verildiğini,bilirkişi raporlarına itirazları bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, davalının istinaf talebinin reddini istemiş,harici tahsilata ilişkin beyanda bulunmamıştır. 6100 sayılı HMK&#8217;nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava araç tamir ve bakım faturalarının tahsiline yönelik yapılan takibe karşı kısmi itiraza ilişkin itirazın iptali ve icra inkar tazminatına yöneliktir. Dairemizin iade kararı sonrası gerekli bilirkişi incelemelerinin yapıldığı ve davacı alacağının itiraz edilen kısmına ilişkin 43.556,07 TL olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi raporlarının taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır. Ancak davalının icra takip dosyasındaki harici tahsilat iddiası yönünden mahkemece değerlendirme yapılmamıştır.</p>
<p>Davacının icra dosyasından hangi tarihte harici tahsilat yaptığı ve dosyanın hangi tarihte işlemden kaldırıldığı incelenmeden hüküm kurulmuştur. Bu doğrultuda istinaf incelemesi sırasında ilgili icra müdürlüğünden davaya konu dosya yönünden davacı alacaklı vekilinin harici tahsil beyanı olup olmadığı sorulmuştur. İstanbul Anadolu &#8230; İcra Müdürlüğünün &#8230; sayılı dosyasından verilen 23/11/2022 tarihli müzekkere cevabında,belirtilen dosyanın 10/08/2018 tarihinde haricen tahsil ile kapatıldığı bildirilerek,alacaklı vekilinin harici tahsil,hacizlerin fekki ve dosyanın infazen kapatılması talepli 03/08/2018 tarihli dilekçe örneğinin gönderildiği görülmüştür. Bu durumda itirazın iptaline dair davanın 11/10/2016 tarihinde açıldığı,itiraz edilen kısma yönelik davalının borcu haricen ödediği ve alacaklı davacı vekili tarafından harici tahsil beyanında bulunulduğu,dosyanın infazen kapatıldığı anlaşılmakla,davanın konusunun kalmadığı,alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı,ancak davalının davaya sebebiyet verdiği,yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu anlaşılmakla, mahkemenin davanın kabulü yönündeki kararı usul ve hukuka uygun bulunmamıştır. O halde davalının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1b-2.madde gereği kaldırılarak &#8220;Davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına,icra inkar tazminatı talebinin reddine&#8221; dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br />
K A R A R:</p>
<p>Yukarıda açıklanan nedenlerle;</p>
<p>Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında;</p>
<p>1-Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,</p>
<p>2-Davacının icra inkar tazminat talebinin reddine,</p>
<p>3-Alınması gerekli 80,70 karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 333,64-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 252,94 TL&#8217;nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,</p>
<p>4- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,</p>
<p>5-Davacı tarafından yapılan 3.565,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,</p>
<p>6-Taraflarca yatırılan bakiye gider/delil avansının kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde taraflara iadesine,İstinaf incelemesiyle ilgili olarak;Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davalının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 151,50 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.23/11/2022</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Islah ile talebin artırılan kısmına ilişkin harç yatırılmadığında yöntemince kesin süre verilmesi gerekir. Verilen kesin süre içerisinde yatırılmaması halinde ıslah hiç yapılmamış kabul edilerek yargılamaya devam edilir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/islah-ile-talebin-artirilan-kismina-iliskin-harc-yatirilmadiginda-yontemince-kesin-sure-verilmesi-gerekir-verilen-kesin-sure-icerisinde-yatirilmamasi-halinde-islah-hic-yapilmamis-kabul-edilerek-yargi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Apr 2023 08:27:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[ıslah harcı yatırmamak]]></category>
		<category><![CDATA[ıslah harcı yatırmamanın sonuçları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=10101</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi         2020/3015 E.  ,  2020/10274 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/islah-ile-talebin-artirilan-kismina-iliskin-harc-yatirilmadiginda-yontemince-kesin-sure-verilmesi-gerekir-verilen-kesin-sure-icerisinde-yatirilmamasi-halinde-islah-hic-yapilmamis-kabul-edilerek-yargi/" class="excerpt-read-more">Read More</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">9. Hukuk Dairesi         2020/3015 E.  ,  2020/10274 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :İş Mahkemesi</p>
<p>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:</p>
<p>Y A R G I T A Y K A R A R I</p>
<p>Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı vekili, müvekkilinin gece resepsiyonisti olarak çalıştığını, 20.04.2015 tarihli ihtarname ile iş sözleşmesini emeklilik sebebi ile haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br />
Davalı Cevabının Özeti:<br />
Davalı vekili, davacının işyerinde bir başka işçi ie 15.04.2015 tarihinde tartıştığını, diğer işçinin 16.04.2015 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, davacının ısrarla 20.04.2015 tarihinde savunma vereceğine ilişkin tutanak tutulduğunu, savunma vermekten imtina ettiğini, iş sözleşmesinin 20.04.2015 tarihinde feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br />
Mahkeme Kararının Özeti :<br />
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, işyerinde bir başka işçi ile kavga eden davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesinin olayların gelişimine uygun olduğu gerekçesi ile kıdem tazminatının reddine, izin ücret alacağının son ay ücret bordrosu ile dava öncesinde ödenmesi sebebi ile reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine 07.10.2019 tarihli bozma ilamı ile karar bozulmuş, bozma ilamına uyan Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br />
Temyiz:<br />
Kararı, taraf vekilleri süresinde temyiz etmiştir.<br />
Gerekçe:<br />
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere davalının tüm, davacının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br />
2-Taraflar arasında ıslah dilekçesinin hükme esas alınıp alınamayacağı uyuşmazlık konusudur.<br />
Islah, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 177. maddesi gereğince tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda değişiklik yapılmasına dair 22.07.2020 kabul tarihli 7251 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile 6100 sayılı Kanun&#8217;un 177. maddesine birinci fıkrasından sonra gelmek üzere “(2) Yargıtay’ın bozma kararından veya Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya İlk Derece Mahkemesine gönderildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması halinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.” ibaresi eklenmiştir.<br />
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun 181. maddesinde; &#8220;Kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir. Bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.&#8221; düzenlemesine yer verilmiştir.<br />
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun “Noksan tesbit edilen değer üzerinden harcın ödenmesi” başlıklı 30. maddesi ise;<br />
“Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun 409&#8217;uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.&#8221; hükmünü içermektedir.<br />
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece verilen ilk karardan önce davacı tarafça ıslah dilekçesinin sunulduğu ancak harcının yatırılmadığı, mütakip celse Mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, 07.10.2019 tarihli bozma kararı kıdem tazminatı talebinin kabul edilmesi gerektiği yönünde kararın bozulduğu, bozma ilamına uyan Mahkemece, ıslah harcı yatırılmadığından dava dilekçesindeki miktar doğrultusunda kıdem tazminatının kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br />
Islah harcının yatırılmaması halinde 492 sayılı Harçlar Kanunu&#8217;nun 30. maddesi gereğince işlem yapılması, davacıya ıslah ile taleplerin artırılan kısımlarının harcını yatırması için yöntemince kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içerisinde yatırılmaması halinde anılan Kanun&#8217;un 181. maddesi gereğince ıslah hiç yapılmamış kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, davacı tarafa ıslah harcını yatırmak üzere süre verilmeksizin dava dilekçesindeki talep doğrultusunda karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.<br />
Sonuç:<br />
Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 01/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tamamlama harcı yatırılmayan ve dolayısıyla yok hükmünde olan ıslah beyanına değer verilmemesi gerekir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/tamamlama-harci-yatirilmayan-ve-dolayisiyla-yok-hukmunde-olan-islah-beyanina-deger-verilmemesi-gerekir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Apr 2023 08:04:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[ıslah harcı yatırılmaması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=10099</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi         2019/2574 E.  ,  2019/7089 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; davalı... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/tamamlama-harci-yatirilmayan-ve-dolayisiyla-yok-hukmunde-olan-islah-beyanina-deger-verilmemesi-gerekir/" class="excerpt-read-more">Read More</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">9. Hukuk Dairesi         2019/2574 E.  ,  2019/7089 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ</p>
<p>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:</p>
<p>YARGITAY KARARI</p>
<p>A) Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı vekili; davalı tarafından iş koşullarında haksız ve mesnetsiz esaslı değişiklik yapılması, müvekkilinin bu değişikliğe onay vermemesi ve fazla çalışma ücretlerini talep etmesi nedeniyle iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ve tatil ücretleri alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br />
B) Davalı Cevabının Özeti:<br />
Davalı vekili; müvekkiline ait iki adet işyeri bulunduğunu, bunlardan birinin TEM otoyolunda diğerinin &#8230;Neomarin AVM içerisinde bulunan &#8230; Mutfağı adlı restoran olduğunu, davacının 2006 yılında işe başladığını, bu çalışmasının 31/08/2009 tarihinde sona erdiğini, 2011 yılında tekrar çalışmaya başladığını, 26/11/2012 tarihinde kendi rızasıyla Kayseri Mutfağına geçiş yaptığını, normal çalışma süresinin aşıldığı durumlarda fazla mesai ücretlerinin ödendiğini, davacının iş akdinin feshedilmesinin söz konusu olmadığını, davacının işbaşı yapması gereken tarihte işe gelmediğini, ihtarname ile yapılan davete de icabet etmediğini, kendisine mobing uygulandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br />
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:<br />
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.<br />
D) Temyiz:<br />
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.<br />
E) Gerekçe:<br />
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.<br />
2-Taraflar arasında ıslah harcı yatırılmasının gerekip gerekmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır<br />
Somut uyuşmazlıkta davacı, dava dilekçesinde belirlediği ihbar tazminatı ile yıllık izin taleplerini ıslah beyanı ile arttırmış ise de ıslah harcının yatırılmadığı anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, harcı yatırılmayan ıslah işlemi yok sayılarak karar vermekten ibaret olup, mahkemece, tamamlama harcı yatırılmayan ve dolayısıyla yok hükmünde olan ıslah beyanına değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.<br />
Yapılacak yargılamada &#8220;bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı&#8221; hususu gözden kaçırılmamalıdır.<br />
F) Sonuç:<br />
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 28/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşçi istifasının, işveren yetkilisi tarafından tarih belirtilmek suretiyle uygun bulunması  işçiyi ihbar süresi tanıma yükümlülüğünden kurtarır.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/isci-istifasinin-isveren-yetkilisi-tarafindan-tarih-belirtilmek-suretiyle-uygun-bulunmasi-isciyi-ihbar-suresi-tanima-yukumlulugunden-kurtarir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Apr 2023 08:02:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[istifa dilekçesi vermek]]></category>
		<category><![CDATA[istifa etmek suretiyle işten ayrılma]]></category>
		<category><![CDATA[istifada ihbar tanıma zorunluluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=10097</guid>

					<description><![CDATA[22. Hukuk Dairesi         2013/1777 E.  ,  2014/204 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : Bursa 6. İş Mahkemesi TARİHİ : 01/11/2012 NUMARASI : 2011/1305-2012/767 Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi&#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/isci-istifasinin-isveren-yetkilisi-tarafindan-tarih-belirtilmek-suretiyle-uygun-bulunmasi-isciyi-ihbar-suresi-tanima-yukumlulugunden-kurtarir/" class="excerpt-read-more">Read More</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">22. Hukuk Dairesi         2013/1777 E.  ,  2014/204 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ : Bursa 6. İş Mahkemesi<br />
TARİHİ : 01/11/2012<br />
NUMARASI : 2011/1305-2012/767</p>
<p>Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi&#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:</p>
<p>Y A R G I T A Y K A R A R I</p>
<p>Davacı şirket vekili, davalı işçinin bildirim süresine uymaksızın istifa ederek işten ayrıldığını ileri sürerek davalı işçiden ihbar tazminatının ödetilmesini istemiştir.<br />
Davalı işçi ise, işyerinden işten ayrılma amacında olduğu için iş arayışına girdiğini, mayıs ayı içeresinde şu an çalışmakta olduğu Rexroth firmasının kendisini iş görüşmesine çağırdığını, bu durumu davacı işverene sözlü olarak bildirdiğini, insan kaynakları müdürünün sekiz haftalık ihbar çalışması yapması gerektiğini belirttiğini, ancak R&#8230; şirketinin bir an evvel işe başlamasını istemesi üzerine tekrar davacı şirket yöneticileri ile görüştüğünü, kendisine üç gün çalışıp işten ayrılabileceğini H&#8230;. E..&#8217;in sözlü olarak beyan ettiğini, bunun üzerine istifa dilekçesi verdiğini, istifa dilekçesinin firma yönetimi tarafından onaylandığını, davalı şirketin kendisini kanunlara aykırı çalıştırdığını belirterek davanın reddini istemiştir.<br />
Mahkemece, bilirkişi raporundaki hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br />
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.<br />
Taraflar arasında, davalı işçinin istifa etmek suretiyle işten ayrılmasını davacı şirketin uygun bulmasının, davacı işçiyi ihbar süresi tanımaktan kurtarıp kurtarmayacağı noktasında toplanmaktadır.<br />
İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir sebebi olmaksızın ve usulüne uygun bildirim süresi tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu&#8217;nun 24. ve 25. madde yazılı olan sebeplere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 4857 sayılı Kanun&#8217;un 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar süresi tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih sebebine rağmen işçi ya da işverenin 26. maddede öngörülen hak düşürücü süre içinde fesih yoluna gitmemeleri halinde sonraki fesihlerde karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar. İhbar tazminatı iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olduğu için, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir sebebe dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz.<br />
Somut olayda, davalı işçinin, davacı işverene 23.05.2011 tarihli istifa dilekçesi sunduğu, istifa dilekçesinin altına şirket yetkilisinin tarih belirtmek suretiyle (26.05.2011), yine bir başka şirket yetkilisi tarafından ise sadece “uygundur” şerhi düşülmek suretiyle imza atıldığı, bu hususun davalının savunmasını teyit ettiği anlaşılmaktadır. Davacı işveren yetkilisi tarafından tarih belirtilmek suretiyle davalı işçinin istifasının uygun bulunması davalı işçiyi ihbar süresi tanıma yükümlülüğünden kurtaracağı düşünülmeden, yazılı gerekçeyle davanın kabulü hatalıdır.<br />
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 14.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Feragate esas tahliye dosyasında dava otuz günlük süre dolmadan açıldığından, bu feragat hakkın özüne ilişkin olmayıp, bu yeni açılacak davaya engel oluşturmamaktadır.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/feragate-esas-tahliye-dosyasinda-dava-otuz-gunluk-sure-dolmadan-acildigindan-bu-feragat-hakkin-ozune-iliskin-olmayip-bu-yeni-acilacak-davaya-engel-olusturmamaktadir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Apr 2023 07:57:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[30 günlük süre dolmadan açılan tahliye davası]]></category>
		<category><![CDATA[tahliye davası açma süresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=10095</guid>

					<description><![CDATA[8. Hukuk Dairesi         2017/3766 E.  ,  2017/10663 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı alacaklı 02.07.2015 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 28.09.2015 tarihinde haciz ve... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/feragate-esas-tahliye-dosyasinda-dava-otuz-gunluk-sure-dolmadan-acildigindan-bu-feragat-hakkin-ozune-iliskin-olmayip-bu-yeni-acilacak-davaya-engel-olusturmamaktadir/" class="excerpt-read-more">Read More</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">8. Hukuk Dairesi         2017/3766 E.  ,  2017/10663 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi<br />
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.<br />
KARAR<br />
Davacı alacaklı 02.07.2015 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 28.09.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 750,00 TL’den 2015 yılı Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları kira bedelleri toplam 2.250,00 TL kira alacağının faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 22.10.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlunun takibe itiraz etmemesi üzerine takip kesinleşmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmemesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak kesinleşen takip nedeniyle kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur.<br />
Mahkemece, yapılan incelemede aynı takip alacağına istinaden evvelce mahkemelerinde açılan davanın feragat (HMK 307) nedeni ile red edildiğinin anlaşıldığı, (İstanbul 9.İcra Hukuk Mahkemesini 26.11.2015 tarih 2015/885 E.2015/969 K.), feragatin aynı dava konusu ile ilgili talep hakkını ortadan kaldırdığı, dolayısı ile davacının İstanbul 4.İcra Müdürlüğünün 2015/26823 sayılı takip dosyasındaki tahliye talebine ilişkin usuli hakkından vazgeçmiş olmakla, söz konusu bu davanın yeniden görülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.<br />
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, iş bu davayı açmadan önce icra takibindeki yasal otuz günlük ödeme süresi dolmadan sehven İstanbul 9.İcra Hukuk Mahkemesinin 26.11.2015 tarih 2015/885 esas sayılı dosyasında açtıkları davadan feragat ettiklerini, bu davadan feragat etmelerinin sebebinin otuz günlük sürenin beklenmemiş olması olduğunu, esas haktan feragatin söz konusu olmadığını ileri sürmüştür. Feragate esas dosyada dava otuz günlük süre dolmadan açıldığından, bu feragat hakkın özüne ilişkin olmayıp, bu davanın açılmasına engel oluşturmamaktadır. Bu durumda mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.<br />
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK&#8217;nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 13.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
