<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>aile konutu şerhi &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/aile-konutu-serhi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Sat, 23 May 2020 12:15:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>aile konutu şerhi &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunması cebri icra yolu ile satışa engel değildir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/tasinmaz-uzerinde-aile-konutu-serhi-bulunmasi-cebri-icra-yolu-ile-satisa-engel-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 May 2020 12:15:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[aile konutu şerhi]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy avukat]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy icra avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy uzman avukat]]></category>
		<category><![CDATA[ihalenin feshi]]></category>
		<category><![CDATA[İİK'nun 134/2. maddesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5706</guid>

					<description><![CDATA[12. Hukuk Dairesi         2018/12496 E.  ,  2019/3129 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; &#8230;&#8230;. Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi &#8230; tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/tasinmaz-uzerinde-aile-konutu-serhi-bulunmasi-cebri-icra-yolu-ile-satisa-engel-degildir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">12. Hukuk Dairesi         2018/12496 E.  ,  2019/3129 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8230;&#8230;.<br />
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi &#8230; tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :<br />
26.09.2004 tarih ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanuna paralel olarak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yaparak istinaf ve temyiz ile ilgili hükümleri yeniden düzenleyen 18.3.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanun ile İcra İflas Kanunu&#8217;na eklenen geçici 7.maddeye göre, 5311 sayılı Kanun hükümleri Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır.<br />
Şikayetçinin, ihaleye konu taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunduğunu, taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğe muvafakatinin olmadığını ve sair şikayetleri ileri sürerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, &#8230;.. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 28.09.2017 tarih ve 2017/23 E.- 2017/32 K. sayılı kararı ile şikayetin kabulü ile anılan ihalenin feshine karar verildiği, alacaklının anılan karara karşı istinaf yoluna başvurduğu, &#8230;&#8230; Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi&#8217;nin 17.05.2018 tarih ve 2018/301 E.- 2018/1194 K. sayılı kararı ile; davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile, anılan ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle HMK&#8217;nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine ve dava usulden reddedildiğinden davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmektedir.<br />
İİK&#8217;nun 134/2. maddesinde; &#8220;İhalenin feshini, Borçlar Kanunu&#8217;nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler&#8221; hükmüne yer verilmiştir.<br />
Somut olayda, şikayetçi &#8230;’ın, borçlu&#8230;&#8230; ile evli olduğu, 13.09.2017 tarihli &#8230;&#8230; Tapu Müdürlüğü yazı cevabına göre; ihale konusu taşınmazın tapu kaydına 03.07.2017 tarihli ihaleden önce 15.11.2016 tarih ve 7334 yevmiye numarası ile aile konutu şerhi konulduğu görülmekle, şikayetçinin, İİK&#8217;nun 134/2. maddesi gereği, tapu sicilindeki ilgililerden olduğu ve dolayısıyla ihalenin feshini isteyebileceği anlaşılmaktadır.</p>
<p>O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.<br />
SONUÇ : Şikayetçi&#8217;nin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK&#8217;nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK&#8217;nun 371. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), HMK&#8217;nun 373/2. maddesi gereğince dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eşin açık rızası alınmadan tapuda yapılan aile konutu devir işlemi iptal edilebilir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/esin-acik-rizasi-alinmadan-tapuda-yapilan-aile-konutu-devir-islemi-iptal-edilebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jan 2020 12:36:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[2013/2-2056 esas]]></category>
		<category><![CDATA[2015/1201 karar]]></category>
		<category><![CDATA[aile konutu şerhi]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy aile avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy uzman avukat]]></category>
		<category><![CDATA[eşin açık rızası alınmadan yapılan işlem]]></category>
		<category><![CDATA[tapu iptal tescil davası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5427</guid>

					<description><![CDATA[2. Hukuk Dairesi         2019/5110 E.  ,  2019/8865 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil &#8211; Aile Konutu Şerhi Konulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dava, aile konutundan kaynaklanan tapu iptal... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/esin-acik-rizasi-alinmadan-tapuda-yapilan-aile-konutu-devir-islemi-iptal-edilebilir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">2. Hukuk Dairesi         2019/5110 E.  ,  2019/8865 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi<br />
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil &#8211; Aile Konutu Şerhi Konulması</p>
<p>Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:<br />
1-Dava, aile konutundan kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, satış işleminin gerçek olduğu, davacının satıştan haberdar olmamasının hayatın olağan akışı karşısında inandırıcı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br />
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 194/1. maddesine göre, &#8220;Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları smırlayamaz.&#8221; Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi &#8220;Konulmuş olmasa da&#8221; eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma, aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu sebeple, tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Eş söyleyişle şerh konulduğu için aile konutu olmamakta, aksine aile konutu olduğu için şerh konulabilmektedir. Bu nedenle aile konutu şerhi konulduğunda, konulan şerh &#8220;Kurucu&#8221; değil &#8220;Açıklayıcı&#8221; şerh özelliğini taşımaktadır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma, &#8220;Emredici&#8221; niteliktedir. Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak &#8220;Belirli olan&#8221; bir işlem için verilebilir.<br />
Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 193. maddesi hükmü ile eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle olan hukuki işlemlerinde özgürlük alanı tanınmış olmakla birlikte, Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 194. madde hükmü ile eşlerin aile konutu ile ilgili bazı hukuksal işlemlerinin<br />
diğer eşin rızasına bağlı olduğu kuralı getirilerek eşlerin hukuki işlem özgürlüğü, &#8220;Aile birliğinin korunması&#8221; amacıyla sınırlandırılmıştır. Buna göre, eşlerden biri diğer eşin &#8220;Açık rızası bulunmadıkça&#8221; aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu cümleden hareketle, aile konutunun maliki olan eş, aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde, aile konutunun başkası adına devir edilerek, tescil edilmesi gibi &#8220;Tek başına&#8221; bir ayni hakla sınırlandıramaz. Bu sınırlandırma &#8220;Ancak diğer eşin açık rızası alınarak&#8221; yapılabilir.<br />
Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 194. maddesi yetkili eşin izni için bir geçerlilik şekli öngörmemiştir. Bu nedenle söz konusu izin bir şekle tabi olmadan, sözlü olarak dahi verilebilir. Ancak maddenin ifadesinden de anlaşılacağı üzere, iznin &#8220;Açık&#8221; olması gerekir.<br />
Somut olayda, davalı eş dava konusu aile konutunun diğer davalı &#8230; adına devir ederek tescil ettirmiş, bu işlem sırasında davacı eşin açık rızası alınmamıştır.<br />
Hukuk Genel Kurulunun 15.04.2015 tarih, 2013/2-2056 esas, 2015/1201 karar günlü kararında açıkça ifade edildiği ve Dairemizce de aynen benimsendiği üzere eşin açık rızası alınmadan yapılan işlemin geçerli olduğunu kabul etmek imkansızdır. Eş söyleyişle eşin &#8220;Açık rızası alınmadan&#8221; yapılan işlemin &#8220;Geçersiz olduğunu&#8221; kabul etmek zorunludur. Gerçekleşen bu durum karşısında yukarıda açıklanan yasal düzenleme ile ilkelere uygun değerlendirme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ret hükmü kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.<br />
2-Davacı, dava dilekçesinde; aile konutunun davalı eş tarafından diğer davalı &#8230;’a satıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmaza aile konutu şerhi konulmasını, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı eş &#8230; adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece, davaların reddine karar verilmiştir. Davacının, aile konutu şerhi konulması davasının dinlenilebilmesi için, tapu iptal tescil davasının kesinleşmesi gerekmektedir. Aksi takdirde aile konutu şerhi konulması davasının incelenmesi hukuken mümkün değildir. O halde aile konutu şerhi konulmasına ilişkin davanın, tapu iptali ve tescil davasından tefrik edilip, ayrı bir esasa kaydedilmesi, tapu iptali ve tescil dosyasının bekletici mesele yapılıp, sonucunun beklenmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu yön nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.<br />
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18.09.2019 (Çrş.) </span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üzerinde aile konutu şerhi bulunan taşınmazın icrada satılması halinde borçlu ile evli olan eşi ihalenin feshini isteyebilir</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/uzerinde-aile-konutu-serhi-bulunan-tasinmazin-icrada-satilmasi-halinde-borclu-ile-evli-olan-esi-ihalenin-feshini-isteyebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Nov 2019 06:45:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[aile konutu şerhi]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy uzman avukat]]></category>
		<category><![CDATA[ihalenin feshi]]></category>
		<category><![CDATA[İİK'nun 134/2. maddesi]]></category>
		<category><![CDATA[taşınmazın ihale ile satışı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5294</guid>

					<description><![CDATA[12. Hukuk Dairesi         2018/12496 E.  ,  2019/3129 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; &#8230;&#8230;. Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi &#8230; tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/uzerinde-aile-konutu-serhi-bulunan-tasinmazin-icrada-satilmasi-halinde-borclu-ile-evli-olan-esi-ihalenin-feshini-isteyebilir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">12. Hukuk Dairesi         2018/12496 E.  ,  2019/3129 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8230;&#8230;.<br />
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi &#8230; tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :<br />
26.09.2004 tarih ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanuna paralel olarak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yaparak istinaf ve temyiz ile ilgili hükümleri yeniden düzenleyen 18.3.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanun ile İcra İflas Kanunu&#8217;na eklenen geçici 7.maddeye göre, 5311 sayılı Kanun hükümleri Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır.<br />
Şikayetçinin, ihaleye konu taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunduğunu, taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğe muvafakatinin olmadığını ve sair şikayetleri ileri sürerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, &#8230;.. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 28.09.2017 tarih ve 2017/23 E.- 2017/32 K. sayılı kararı ile şikayetin kabulü ile anılan ihalenin feshine karar verildiği, alacaklının anılan karara karşı istinaf yoluna başvurduğu, &#8230;&#8230; Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi&#8217;nin 17.05.2018 tarih ve 2018/301 E.- 2018/1194 K. sayılı kararı ile; davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile, anılan ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle HMK&#8217;nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine ve dava usulden reddedildiğinden davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmektedir.<br />
İİK&#8217;nun 134/2. maddesinde; &#8220;İhalenin feshini, Borçlar Kanunu&#8217;nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler&#8221; hükmüne yer verilmiştir.<br />
Somut olayda, şikayetçi &#8230;’ın, borçlu&#8230;&#8230; ile evli olduğu, 13.09.2017 tarihli &#8230;&#8230; Tapu Müdürlüğü yazı cevabına göre; ihale konusu taşınmazın tapu kaydına 03.07.2017 tarihli ihaleden önce 15.11.2016 tarih ve 7334 yevmiye numarası ile aile konutu şerhi konulduğu görülmekle, şikayetçinin, İİK&#8217;nun 134/2. maddesi gereği, tapu sicilindeki ilgililerden olduğu ve dolayısıyla ihalenin feshini isteyebileceği anlaşılmaktadır.</p>
<p>O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.<br />
SONUÇ : Şikayetçi&#8217;nin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK&#8217;nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK&#8217;nun 371. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), HMK&#8217;nun 373/2. maddesi gereğince dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konut üzerinde aile konut şerhi olmasa bile eşin açık rızası alınmadan yapılan işlem geçersizdir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/konut-uzerinde-aile-konut-serhi-olmasa-bile-esin-acik-rizasi-alinmadan-yapilan-islem-gecersizdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Aug 2019 11:07:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[aile konutu]]></category>
		<category><![CDATA[aile konutu şerhi]]></category>
		<category><![CDATA[eşin açık rızası]]></category>
		<category><![CDATA[tapu kaydı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://unalgokturk.av.tr/?p=5000</guid>

					<description><![CDATA[2. Hukuk Dairesi         2016/6764 E.  ,  2017/6194 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalılar tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, tapu iptal tescil ve aile konutu şerhi istemine ilişkindir. Davacı malik olmayan eş, taşınmazın aile konutu olduğunu... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/konut-uzerinde-aile-konut-serhi-olmasa-bile-esin-acik-rizasi-alinmadan-yapilan-islem-gecersizdir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">2. Hukuk Dairesi         2016/6764 E.  ,  2017/6194 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi</p>
<p>Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalılar tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:<br />
Dava, tapu iptal tescil ve aile konutu şerhi istemine ilişkindir. Davacı malik olmayan eş, taşınmazın aile konutu olduğunu ve aile konutu niteliğinde bulunan taşınmazın, malik olan davalı eş tarafından &#8220;açık rızası bulunmadan&#8221; davalı &#8230; adına tescil edildiğini ileri sürerek, taşınmazın davalı &#8230; adına olan tapu kaydının iptali ile tapu kaydına aile konutu şerhi bırakılmasını talep ve dava etmiştir.<br />
Davalı &#8230;, dava konusu taşınmazın tapu kaydında aile konutu olduğuna dair bir şerhin bulunmadığın, ve iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br />
Hukuk Genel Kurulu &#8220;emsal davalarda&#8221; gerekçesi aşağıya &#8220;aynen alman 2013/2-2056 esas, 2015/1201 karar ve 15.04.2015 günlü kararı ile &#8220;yeni bir uygulamaya geçmiştir. Hukuk Genel Kurulunun benzer davalarda da sürdürülen yeni uygulaması Dairemiz tarafından da benimsenmiş olup Dairemiz emsal bütün davalarda Hukuk Genel Kurulunun aşağıdaki görüşlerine aynen katılmaktadır.<br />
Emsal Hukuk Genel Kurulu kararında yer alan yerel mahkemenin &#8220;direnme gerekçesinde açıkça belirtildiği üzere Türk Medeni Kanunu madde 194 hükmü ile eşlerin fiil ehliyetine getirilen sınırlama aile konutuna şerhin konulması ya da konulmaması koşuluna bağlanmadığı gibi işlem tarafı olan üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmamasının da herhangi bir önemi bulunmamaktadır.<br />
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesine göre, &#8220;Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemiz, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki haklan sınırlayamaz, Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi &#8220;Konulmuş olmasa da&#8221; eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu sebeple tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Zira dava konusu taşınmaz şerh konulmasa dahi aile konutudur. Eş söyleyişle şerh konulduğu için aile konutu olmamakta aksine aile konutu olduğu için şerh konulabilmektedir. Bu nedenle aile konutu şerhi konulduğunda, konulan şerh &#8220;kurucu” değil açıklayıcı’ şerh özelliğini taşımakladır.<br />
Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma, &#8220;emredici&#8221; niteliktedir. Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak &#8220;belirli olan&#8221; bir işlem için verilebilir.<br />
Türk Medeni Kanununun madde 193. Hükmü ile eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle olan hukuki işlemlerinde özgürlük alanı tanınmış olmakla birlikte Türk Medeni Kanunu 194. madde hükmü ile eşlerin aile konutu ile ilgili bazı hukuksal işlemlerinin diğer eşin rızasına bağlı olduğu kuralı getirilerek eşlerin hukuki işlem özgürlüğü, &#8220;Aile birliğinin korunması&#8221; amacıyla sınırlandırılmıştır. Buna göre, eşlerden biri diğer eşin &#8220;Açık rızası bulunmadıkça&#8221; aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veaile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu cümleden hareketle, aile konutunun maliki olan eş, aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde, aile konutunun ipotek edilmesi gibi &#8220;Tek başına&#8221; bir ayni bakla sınırlandıramaz. Bu sınırlandırma &#8220;Ancak diğer eşin açık rızası alınarak&#8221; yapılabilir.<br />
Türk Medeni Kanununun 194. maddesi yetkili eşin izni için bir geçerlilik şekli öngörmemiştir. Bu nedenle söz konusu izin bir şekle tabi olmadan, sözlü olarak dahi verilebilir. Ancak maddenin ifadesinden de anlaşılacağı üzere, iznin &#8220;Açık&#8221; olması gerekir.<br />
(Mustafa Alper GÜMÜŞ. Türk Medeni Kanununun Getirdiği Yeni Şerhler; Vedat Kitapçılık, &#8230; 2007. Birinci Basıdan İkinci Tıpkı Bası, s. 41-42).<br />
Somut olayda.taşınmaz aile konutu olup, davalı eş dava konusu aile konutunu davalılardan &#8230;’a devretmiş . bu işlem sırasında davalı eş tarafından davacı eşin açık rızası alınmamıştır.<br />
Yukarıda açıklanan kurallar çerçevesinde eşin &#8220;Açık rızası&#8221; alınmadan yapılan işlemin Hukuk Genel Kurulunca da açıkça ifade edildiği üzere &#8220;Geçerli olduğunu&#8221; kabul etmek imkansızdır. Eş söyleyişle eşin &#8220;Açık rızası alınmadan&#8221; yapılan işlemin &#8220;Geçersiz olduğunu&#8221; kabul etmek zorunludur.<br />
Hal böyle olunca, mahkemece Hukuk Genel Kurulunca benimsenen yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkelere uygun değerlendirme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ret hükmü kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.<br />
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25.05.2017(Prş.) </span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
