<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dava şartı yokluğu &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/dava-sarti-yoklugu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 15 Jan 2021 12:21:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>dava şartı yokluğu &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Her iki davanın tarafları ile sebebi aynı olsa da, konularının farklı olması durumunda dava hakkında usulden ret kararı verilmez.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/her-iki-davanin-taraflari-ile-sebebi-ayni-olsa-da-konularinin-farkli-olmasi-durumunda-dava-hakkinda-usulden-ret-karari-verilmez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Jan 2021 12:21:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[dava şartı yokluğu]]></category>
		<category><![CDATA[davanın usulden reddi]]></category>
		<category><![CDATA[kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirmek]]></category>
		<category><![CDATA[kaçak elektrik kullanımının tespiti]]></category>
		<category><![CDATA[sayaca müdahale ederek kaçak elektrik kullanmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7284</guid>

					<description><![CDATA[3. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2014/5701 E. &#160;, &#160;2014/8005 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : 27/03/2012NUMARASI : 2010/3-2012/136 Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/her-iki-davanin-taraflari-ile-sebebi-ayni-olsa-da-konularinin-farkli-olmasi-durumunda-dava-hakkinda-usulden-ret-karari-verilmez/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>3. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2014/5701 E. &nbsp;, &nbsp;2014/8005 K.</strong></p>



<ul><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p>MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ : 27/03/2012<br>NUMARASI : 2010/3-2012/136<br><br>Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br><br>Y A R G I T A Y K A R A R I<br><br>Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:<br>Davacı vekili, davalının ticarethane abonesi olduğunu, işyerinde kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin davalı tarafından ödemediğini, taraflar arasında Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/463 E.-2007/464 K.(Yeni E:2010/398) sayılı dosyası ile menfi tespit davası görüldüğünü, bu dava sonucu verilen karar ile belirlenen fatura bedelinin tahsili amacıyla Bakırköy 8.İcra Müdürlüğünün 2009/18112 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız itirazı üzerine takibin durduğunu öne sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/398 E.sayılı dava dosyası ile davacı tarafça açılan bu davanın konusu ve taraflarının aynı olduğunu belirterek dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>Mahkemece, dosya kapsamına göre, bu davanın konusu ve tarafları ile taraflar arasında görülen Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/463 E.-2007/464 K. (Yeni:2010/398-2011/281 K. ) sayılı dosyanın konusunun ve taraflarının aynı olduğu gerekçesiyle HMK.114/1-ı maddesi uyarınca dava şartlarının oluşmadığından HMK nun 115/2 maddesi geregince dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.<br>6100 sayılı HMK nun 114.maddesinin ı) bendinde, aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması dava şartları arasında sayılmıştır.<br>Aynı kanunun 115. maddesinde ise, mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirlecekleri açıklanmıştır..<br>Somut olaya gelince, davacı tarafından düzenlenen 26.04.2004 ve 04.05.2004 tarihli tutanaklarda, abone olan davalı şirketin, sayaca müdahale ederek kaçak elektrik kullandığının tespit edildiği belirtilerek toplam 65.641,10 TL kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirilmiştir. Bu tahakkuk nedeniyle abone olan şirket tarafından kurum aleyhine, Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/463 E.-2007/464 K. sayılı dosyası ile 24.11.2004 tarihinde menfi tespit davası açılarak davacının davalı kuruma 65.641,10 TL borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya 45.458,98 TL borçlu olmadığının (20.182,12 TL borçlu olduğunun tespitine) karar verilmiş, davalı kurum tarafından temyiz edilen karar Yargıtayca bozulmuş olup, dava halen derdesttir.<br>Davalı kurum, yukarıda verilen hükmün kesinleşmesini beklemeden, 28.08.2009 tarihinde davacı abone şirket aleyhine Bakırköy 8.İcra Müdürlüğünün 2009/18112 sayılı dosyası ile takip başlatmış, 45.458,98 TL asıl alacak, 56.278,22 TL gecikme cezası ve 10.130,08 TL KDV olmak üzere toplam 111.867,28 TL nin tahsilini istemiştir. Borçlu şirketin takibe itirazı üzerine takip durmuş, itirazın iptali sistemiyle davacı kurum tarafından görülmekte olan iş bu itirazın iptali davası açılmıştır.<br>Görülmekte olan dava itirazın iptali davası olup, Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/463 E.-2007/464 K (Yeni:2010/398-2011/281 K.) sayılı dosyasının menfi tespit davası olduğu gözetildiğinde, her iki davanın tarafları ile sebebi aynı olsa da, konularının farklı olduğu kuşkusuzdur. Bu itibarla, her iki dava aynı dava olmadığından, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilemez.<br>Hal böyle olunca, mahkemece davanın esasına girilerek inceleme yapılması gerekirken, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.<br>Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve ücret alacakları belirsiz alacak davasına konu edilmez.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/kidem-tazminati-ihbar-tazminati-yillik-izin-ucreti-ve-ucret-alacaklari-belirsiz-alacak-davasina-konu-edilmez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2020 07:56:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[alacağının miktar veya değerini belirleyebilmek]]></category>
		<category><![CDATA[belirsiz alacak davası]]></category>
		<category><![CDATA[dava şartı yokluğu]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki yarar yokluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6786</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi         2016/26476 E.  ,  2020/7547 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/kidem-tazminati-ihbar-tazminati-yillik-izin-ucreti-ve-ucret-alacaklari-belirsiz-alacak-davasina-konu-edilmez/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">9. Hukuk Dairesi         2016/26476 E.  ,  2020/7547 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :İş Mahkemesi</p>
<p>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:<br />
Y A R G I T A Y K A R A R I<br />
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Kanunu&#8217;nun 107. maddesiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu&#8217;nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir.<br />
6100 sayılı Kanunun 107. maddesinin 1. fıkrasına göre, “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir”.<br />
6100 sayılı Kanunun 107. maddenin 2. fıkrasında, karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacının, iddianın genişletilmesi yasağına tâbi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabileceği hüküm altına alınmış, madde gerekçesinde de &#8220;karşı tarafın verdiği bilgiler ve sunduğu delillerle ya da delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemleri sonucu (örneğin bilirkişi ya da keşif incelemesi sonucu)&#8221; belirlenebilme hali açıklanmıştır.<br />
Davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir. Belirleyememe hali, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkânsızlığa dayanmalıdır. Davacının alacağının miktar veya değerini belirleyebilmesi için elinde bulunması gerekli bilgi ve belgelere sahip olmaması ve bu belgelere dava açma hazırlığı döneminde ulaşmasının da (gerçekten) mümkün olmaması ve dolayısıyla alacağın miktarının belirlenmesinin karşı tarafın elinde bulunan bilgi ve belgelerin sunulmasıyla mümkün hale geleceği durumlarda alacak belirsiz kabul edilmelidir. Alacağın miktarının belirlenebilmesinin hâkimin takdirine bağlı olduğu durumlarda hukuki imkânsızlık söz konusu olur. Bu durumda davacı alacaklı, hâkimin takdir yetkisini nasıl kullanacağını bilemeyeceği için davanın açıldığı tarihte alacağının miktarını belirleyebilecek durumda değildir.<br />
Sırf taraflar arasında alacak miktarı bakımından uyuşmazlık bulunması, talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek olması anlamına gelmez. Önemli olan objektif olarak talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek olmasıdır.<br />
Alacağın hangi hallerde belirsiz, hangi hallerde belirli veya belirlenebilir olduğu hususunda kesin bir sınıflandırma yapılması mümkün olmayıp, her bir davaya konu alacak bakımından somut olayın özelliklerinin nazara alınarak sonuca gidilmesi gereklidir. İş yargılamasında sıklıkla davaların yığılması söz konusu olmakla alacağın belirsiz olma kriterleri her bir talep için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Diğer yandan, aynı dava dilekçesinde talep yığılması şeklinde bazı alacaklar için belirsiz alacak davası bazıları için kısmi dava açılmasına yasal bir engel bulunmamaktadır.<br />
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve ücret alacakları işçi tarafından bilinmekle kural olarak belirsiz alacak davasına konu edilmez. Ancak hesabın unsurları olan sosyal hakların (ayni olarak sağlanan yemek yardımı gibi) miktarının belirlenmesi işveren tarafından sunulacak belgelere veya yargılama ile belirlenecek ise kıdem ve ihbar tazminatı belirsiz alacak davasına konu edilebilir.<br />
Madde gerekçesinde &#8220;Alacaklının bu tür bir dava açması için, dava açacağı miktar ya da değeri tam ve kesin olarak gerçekten belirlemesi mümkün olmamalı ya da bu objektif olarak imkânsız olmalıdır. Açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tespit edilebiliyorsa, böyle bir dava açılamaz. Çünkü, her davada arandığı gibi, burada da hukukî yarar aranacaktır, böyle bir durumda hukukî yararın bulunduğundan söz edilemez. Özellikle, kısmî davaya ilişkin yeni hükümler de dikkate alınıp birlikte değerlendirildiğinde, baştan tespiti mümkün olan hâllerde bu yola başvurulması kabul edilemez.&#8221; şeklindeki açıklamayla, alacağın belirli veya belirlenebilir nitelikte olması durumunda, belirsiz alacak davası açılarak bu davanın sağladığı imkânlardan yararlanmanın mümkün olmadığına işaret edilmiştir. Şu halde davanın açıldığı tarihte alacağın miktarı yahut değeri belirlenebilir durumda ise, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmelidir. Burada hukuki yarar eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı olmadığı sonucuna varılmıştır. 7251 sayılı Kanun ile 107. maddede yapılan değişiklikler şartları olmadığı halde açılan belirsiz alacak davasında davacıya süre verilerek hukuki yarar eksikliğini tamamlama imkânı tanımamaktadır. Dairemizce sözü edilen düzenleme, şartları mevcut olan belirsiz alacak davasında yapılan yargılama ile alacağın belirli hale gelmesi durumunda hâkimin geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmesi için alacaklıya süre vermesi gerektiği yönünde değerlendirilmiştir.<br />
Yargıtay 9.Hukuk Dairesi tarafından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden aynı Dairenin görev alanındaki bölgelerden gelen dosyalarda birleşme öncesi uygulamalarına güven duyularak açılan davalarda aynı Dairenin önceki uygulamalarına devam edilecektir.<br />
Hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri ve sürpriz karar verme yasağı gereği birleşme tarihinden önce yukarıda belirtilen esasları dikkate alan ilk kararın Yargıtay Kararları Dergisi veya başkaca yolla yayını tarihinden sonra açılan davalarda belirtilen ilkeler uygulanacaktır. Başka bir anlatımla açıklanan kararın yayınından önce açılan davalarda her iki Daire görev alanına giren bölgelerde verilen kararlar bakımından Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ile Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin önceki uygulamalarına devam edilecektir.<br />
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça kıdem tazminatı, fazla çalışma, fazla çalışma alacağının %5 fazlası, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacakları talep edilerek belirsiz alacak davası açılmıştır. Davanın açıldığı tarihte kıdem tazminatı miktarı belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davasına konu edilmez. Ancak yukarıda açıklandığı üzere Yargıtay 9.Hukuk Dairesi tarafından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden Dairenin görüşüne güvenilerek belirsiz alacak şeklinde açılan bu davada belirtilen husus bozma nedeni yapılmamıştır.<br />
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 14/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
