<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>davanın konusuz kalması &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/davanin-konusuz-kalmasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 26 Apr 2023 08:37:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>davanın konusuz kalması &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İtiraz edilen kısma yönelik davalının borcu haricen ödediği ve alacaklı davacı vekili tarafından harici tahsil beyanında bulunulduğu, dosyanın infazen kapatıldığı anlaşıldığından dava konusuz kalmaz.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/itiraz-edilen-kisma-yonelik-davalinin-borcu-haricen-odedigi-ve-alacakli-davaci-vekili-tarafindan-harici-tahsil-beyaninda-bulunuldugu-dosyanin-infazen-kapatildigi-anlasildigindan-dava-konusuz-kalmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Apr 2023 08:37:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bölge Adliye Mahkemesi Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[davanın konusuz kalması]]></category>
		<category><![CDATA[faturaların defterlerde kayıtlı olmaması]]></category>
		<category><![CDATA[haricen tahsil]]></category>
		<category><![CDATA[tamir ve bakım hizmetinin verilmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=10103</guid>

					<description><![CDATA[T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2022/2383 KARAR NO: 2022/3040 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/06/2022 NUMARASI: 2019/625 E &#8211; 2022/663 K DAVANIN KONUSU: İtirazın... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/itiraz-edilen-kisma-yonelik-davalinin-borcu-haricen-odedigi-ve-alacakli-davaci-vekili-tarafindan-harici-tahsil-beyaninda-bulunuldugu-dosyanin-infazen-kapatildigi-anlasildigindan-dava-konusuz-kalmaz/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>T.C.<br />
İSTANBUL<br />
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br />
3. HUKUK DAİRESİ<br />
ESAS NO: 2022/2383<br />
KARAR NO: 2022/3040<br />
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A<br />
K A R A R<br />
İNCELENEN KARARIN<br />
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br />
TARİHİ: 28/06/2022<br />
NUMARASI: 2019/625 E &#8211; 2022/663 K<br />
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br />
KARAR TARİHİ: 23/11/2022<br />
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;</p>
<p>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:</p>
<p>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket tarafından davalı firmaya ait araçların çeşitli tarihlerde tamir ve bakımının gerçekleştirildiğini, karşılığında keşide edilen faturalar neticesinde davalıdan 78.556,65 TL bakiye alacağının kaldığını, davalının bu fatura bedellerini ödemediğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu &#8230; İcra Müdürlüğü&#8217;nün &#8230; E. sayılı icra dosyası ile yapılan icra takibinde borçlu tarafın borcun 35.000,00 TL&#8217;lik kısmını kabul ettiğini, ancak bakiye asıl alacak miktarına ve işlemiş faize itiraz edildiğini beyanla yapılan itirazın asıl alacak yönünden iptali ile itiraza uğrayan asıl alacak olan 43.556,07 TL yönünden itirazın iptali ile %20&#8217;sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.</p>
<p>Davalı tarafça cevap ve delil dilekçesi sunulmamış, bilirkişi raporuna ilişkin itiraz dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.</p>
<p>Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafın ticari defterlerine göre 25/07/2016 tarihi itibariyle 78556,07 TL davalının borçlu olduğu, takipten sonra 18/11/2016 tarihinde davalı tarafça yapılan havale nedeniyle davacının alacağının 43.556,07 TL olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacıya yaptığı 56617,77 TL&#8217;lik ödeme ile davacının davalıya kestiği 5621,10 TL&#8217;lik faturaların defterlerde kayıtlı olmadığı, söz konusu kayıtların davalı defterlerine işlenmesi halinde alacak ve borç miktarının aynı olduğu, ek raporda da davalının defterlerinde kayıtlı olmayan 5621,10 TL&#8217;lik faturalar bakımından tamir işlemleri ile ilgili yazışmaların davalının çalışanı tarafından verildiği ve davalı yetkilisinin haberdar edildiği, davalı tarafça bedellerin sigorta şirketinden alındığına ilişkin olarak yapılan itirazın dayanaklarının sunulmadığı, bu hali ile 43.556,07 TL alacaklı olduğunun belirlendiğini, davanın davalı tarafça inkar edildiğini, bilirkişi raporuna göre davalının yaptığı ödeme dikkate alındığında dava tarihi itibariyle 43.556,07 TL alacağının bulunduğu, davalının rapora karşı itirazlarına ilişkin olarak kayıt sunamadığı , alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle;</p>
<p>&#8220;Davanın kabulü ile,</p>
<p>1-İstanbul Anadolu &#8230; İcra Dairesi&#8217;nin &#8230; E. sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan kısmi itirazın asıl alacak yönünden iptali ile, takibin 43.556,07 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,</p>
<p>2-Davacının icra inkar tazminatının talebinin kabulü ile asıl alacak miktarı 43.556,07 TL&#8217;nin %20&#8217;si oranında belirlenecek olan tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine&#8221; karar verilmiş,</p>
<p>kararı davalı vekili istinaf etmekle Dairemizin 2018/401 E.2019/1358 K.ve 17/09/2019 tarihli ilamı ile, &#8221; Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılarak yargılamada hiç toplanmadan ve hiç değerlendirilmeden karar verilmekle, iş emirleri incelenerek ve fatura kapsamları ile karşılaştırılarak uyumlu olup olmadığı, fatura konusu hizmetin verilip verilmediği, hangi hizmet için sigortadan tahsilat yapıldığı ve kayıtlara işlendiği konusunda uzman teknik, otomotiv ve makine bilirkişileri marifetiyle davaya konu olan araçla ilgili inceleme yapılarak elde edilecek sonuçların, tarafların ticari defterleri ile birlikte incelenmesiyle taraflar arasındaki ilişki uyarınca gerekli tamir ve bakım hizmetinin verilip verilmediği, verildi ise hizmet bedelinin ne olduğu tespit edilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine&#8221; karar verilmiştir.</p>
<p>Devam eden yargılama bilirkişi kök ve ek raporların alındığı anlaşılmıştır. Mahkeme, hükme esas alınan kök ve ek rapora göre takip tarihi itibari ile davacının kendi defterlerine göre 78.556,07 TL alacaklı olduğu, davalının kendi defterlerine göre 94.552,74 TL borçlu olduğu, taraf defterleri arasındaki farkın, davacı defterlerinde yer alan ancak davalı ticari defterlerinde yer almayan, 2013 yılından devreden 710,00 TL davacı taraftan alacak, 10.07.2014 tarihli tahsilat 225,00 TL, 10.06.2016 tarihli tahsilat 11.555,56 TL, 11.01.2016 tarihli tahsilat 5.179,60 TL, 10.02.0016 tarihli tahsilat 3.947,61 TL, 16.05.2016 tarihli 1.994,47 TL bedelli, 16.05.2016 tarihli 473,81 TL bedelli, 21.05.2016 tarihli 1.220,18 TL bedelli, 21.05.2016 tarihli 116,99 TL bedelli, 25.07.2016 tarihli 1.815,65 TL bedelli faturalardan kaynaklandığı, &#8230; numaralı 1.994,47 TL bedelli fatura için &#8230; numaralı iş emri, &#8230; numaralı fatura için &#8230; numaralı iş emri, &#8230; numaralı fatura için &#8230; numaralı iş emri, &#8230; numaralı fatura için &#8230; numaralı iş emri, &#8230; numaralı fatura için &#8230; numaralı iş emri açıldığı, iş emri ile yapılan tespitlerin fatura içeriği ile uyumlu olduğu, taraflar arasında mail yazışmaları yapıldığı, onarıma başlamadan önce davalı araç sahibi yetkililerinden onay alındığı, davacının söz konusu faturalara konu hizmeti verdiğini ispatladığı, davacının 03/07/2014 tarihli fatura için 225,00 TL, 22/05/2015 tarihli fatura için 11.555,56 TL, 17/12/2015 tarihli fatura için 5.179,60 TL, 25/01/2016 tarihli fatura için 3.947,61 TL olmak üzere toplam 20.907,77 TL tahsilat yaptığı, ödemeleri defterlerine kaydettiği ve davalıdan olan alacağından düştüğü, ancak söz konusu faturalarda belirtilen KDV tutarının tahsil edilmediği, KDV tutarının tahsil edildiğine dair delilin dosyaya sunulmadığı, buna göre davalının 94.552,74 TL olan borcuna, iş emirleri ile uygunluğu tespit edilen 5 adet fatura için toplam 5.621,10 TL eklenip, 20.907,77 TL davacı tarafından yapılan tahsilat ve 2013 yılından devreden 710,00 TL davacı taraftan olan alacak bakiyesi düşüldüğünde, davalı tarafın davacı tarafa 78.556,07 TL borçlu olduğu, davalı tarafından yapılan icra takibine itiraz dilekçesinde 35.000,00 TL borçlu olduğu kabul edildiği, 35.000,00 TL&#8217;nin mahsubundan sonra davalının 43.556,07 TL borçlu olduğu dolayısıyla davacının asıl alacak iddiasını ispatladığı,alacağın likit olduğu gerekçesiyle; &#8220;Davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu &#8230;icra müdürlüğünün &#8230; esas sayılı dosyasında yaptığı kısmi itirazın asıl alacak yönünden iptali ile takibin 43.556,07 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,alacak likit olmakla kabul edilen 43.556,07 TL&#8217;nin %20&#8217;si oranında belirlenen 8.711,21 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine&#8221; karar vermiştir. Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde;82.038,72TL&#8217;lik icra takibine kısmi itiraz edilmiş olup 35.000TL&#8217;lik asıl borç miktarının kabul edildiğini,davacı tarafından talep edilen 47.038,72 TL alacağın hiçbir dayanağı olmayıp bu hususlar değerlendirilmeden verilen karar kabul edilemez olduğunu,ayrıca, davaya konu itiraz edilen İstanbul Anadolu &#8230; İcra Müdürlüğü&#8217;nün &#8230; E. sayılı icra dosyası davacı-alacaklı tarafından haricen tahsil talebi ile kapatılmış olup davanın açıkça konusuz kaldığını,buna rağmen yerel mahkeme tarafından davanın konusuz kalması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken esas inceleme ile davanın kabulü yönünde karar verilmemesi gerektiğini,davacı- alacaklı vekili tarafından ilgili icra dosyasına 03.08.2018 tarihinde &#8220;Borçludan alacağımızı tahsil etmiş olmak ile birlikte borçlu aleyhine konulan tüm hacizlerin fekki ile dosyanın infazen kapatılması&#8221; yönünde haricen tahsil bildiriminde bulunulduğunu ve ilgili icra dosyasının 10/08/2018 tarihinde haricen tahsil ile kapatıldığını, davanın konusuz kaldığını,eksik inceleme ile karar verildiğini,bilirkişi raporlarına itirazları bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, davalının istinaf talebinin reddini istemiş,harici tahsilata ilişkin beyanda bulunmamıştır. 6100 sayılı HMK&#8217;nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava araç tamir ve bakım faturalarının tahsiline yönelik yapılan takibe karşı kısmi itiraza ilişkin itirazın iptali ve icra inkar tazminatına yöneliktir. Dairemizin iade kararı sonrası gerekli bilirkişi incelemelerinin yapıldığı ve davacı alacağının itiraz edilen kısmına ilişkin 43.556,07 TL olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi raporlarının taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır. Ancak davalının icra takip dosyasındaki harici tahsilat iddiası yönünden mahkemece değerlendirme yapılmamıştır.</p>
<p>Davacının icra dosyasından hangi tarihte harici tahsilat yaptığı ve dosyanın hangi tarihte işlemden kaldırıldığı incelenmeden hüküm kurulmuştur. Bu doğrultuda istinaf incelemesi sırasında ilgili icra müdürlüğünden davaya konu dosya yönünden davacı alacaklı vekilinin harici tahsil beyanı olup olmadığı sorulmuştur. İstanbul Anadolu &#8230; İcra Müdürlüğünün &#8230; sayılı dosyasından verilen 23/11/2022 tarihli müzekkere cevabında,belirtilen dosyanın 10/08/2018 tarihinde haricen tahsil ile kapatıldığı bildirilerek,alacaklı vekilinin harici tahsil,hacizlerin fekki ve dosyanın infazen kapatılması talepli 03/08/2018 tarihli dilekçe örneğinin gönderildiği görülmüştür. Bu durumda itirazın iptaline dair davanın 11/10/2016 tarihinde açıldığı,itiraz edilen kısma yönelik davalının borcu haricen ödediği ve alacaklı davacı vekili tarafından harici tahsil beyanında bulunulduğu,dosyanın infazen kapatıldığı anlaşılmakla,davanın konusunun kalmadığı,alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı,ancak davalının davaya sebebiyet verdiği,yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu anlaşılmakla, mahkemenin davanın kabulü yönündeki kararı usul ve hukuka uygun bulunmamıştır. O halde davalının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1b-2.madde gereği kaldırılarak &#8220;Davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına,icra inkar tazminatı talebinin reddine&#8221; dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br />
K A R A R:</p>
<p>Yukarıda açıklanan nedenlerle;</p>
<p>Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında;</p>
<p>1-Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,</p>
<p>2-Davacının icra inkar tazminat talebinin reddine,</p>
<p>3-Alınması gerekli 80,70 karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 333,64-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 252,94 TL&#8217;nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,</p>
<p>4- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,</p>
<p>5-Davacı tarafından yapılan 3.565,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,</p>
<p>6-Taraflarca yatırılan bakiye gider/delil avansının kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde taraflara iadesine,İstinaf incelemesiyle ilgili olarak;Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davalının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 151,50 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.23/11/2022</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mahkemece konusuz kalan tahliye davasında yargılama gideri ve vekalet ücretine davacı ve davalının haklılık durumları gözetilerek karar verilmesi gerekir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/mahkemece-konusuz-kalan-tahliye-davasinda-yargilama-gideri-ve-vekalet-ucretine-davaci-ve-davalinin-haklilik-durumlari-gozetilerek-karar-verilmesi-gerekir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2023 11:41:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu]]></category>
		<category><![CDATA[davanın konusuz kalması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=9914</guid>

					<description><![CDATA[3. Hukuk Dairesi         2017/8259 E.  ,  2018/189 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/mahkemece-konusuz-kalan-tahliye-davasinda-yargilama-gideri-ve-vekalet-ucretine-davaci-ve-davalinin-haklilik-durumlari-gozetilerek-karar-verilmesi-gerekir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">3. Hukuk Dairesi         2017/8259 E.  ,  2018/189 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ</p>
<p>Taraflar arasındaki tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:</p>
<p>Y A R G I T A Y K A R A R I</p>
<p>Davacı; davalının sözlü kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davalının komşu &#8230; tarafından gürültü edilmemesi için uyarıldığını, bunun üzerine &#8230;&#8217;ın aracının lastiklerinin davalının kardeşine kestirildiğini, bu olay nedeniyle &#8230; Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığını, taraflar arasındaki kira ilişkisinin çekilmez hale geldiğini belirterek, TB.K&#8217;nun 316. maddesi uyarınca akde aykırılık nedeniyle davalının tahliyesine karar verilmesini istemiştir.<br />
Davalı; ihtar çekilmediğini, Asliye Ceza Mahkemesindeki dosyada davalının taraf olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.<br />
Mahkemece; taşınmaz tahliye edildiğinden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve davacı tarafından yapılan 20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve 450 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
HMK&#8217;nun 331/1 maddesi gereğince; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.<br />
Türk Borçlar Kanununun 316.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranması durumunda sözleşmeye aykırılık nedeniyle tahliyesine karar verilebilmesi için kiraya verenin konut ve çatılı işyeri kirasında kiracıya en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak bildirmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.<br />
Akde aykırılık nedenine dayanılarak açılan davada tahliye kararı verilebilmesi için akde aykırı davranışın önemli ve doğrudan doğruya kiralananın bizzat kullanılması ile ilgili olması gerekir. Bunun dışında sözleşme ile konulan yükümlülüklerin kiracı tarafından yerine getirilmemesi akde aykırılık nedeni ile tahliye sonucunu doğurmaz.<br />
HUMK&#8217;nun 388/3.maddesi (HMK&#8217;nun 297.maddesi) ve Anayasa&#8217;nın 141/III.maddesi hükümlerine göre; kararın gerekçesiz olması mutlak bozma nedenidir. Kararda bulunması gereken gerekçe sayesinde taraflar hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi, karar aleyhine kanun yoluna başvurulduğunda da HUMK&#8217;nun 428.maddesi (HMK&#8217;nun 362.maddesi) uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanabilir. Başka bir deyişle, Yargıtay denetimi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.<br />
Olayımıza gelince; Mahkemece konusuz kalan davada yargılama gideri ve vekalet ücretine davacı ve davalının haklılık durumları gözetilerek karar verilmesi gerekirken, gerekçede hangi tarafın dava açılmasında kusurlu olduğu tespit edilmediği gibi, davalı lehine vekalet ücretine takdir edilmiş ancak, yargılama giderleri ise çelişki doğuracak şekilde davalı üzerinde bırakılmıştır.<br />
Her ne kadar mahkemece, &#8230; Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/164 esas sayılı dosyası getirilerek, mahkeme kararı incelenmiş ise de, TBK&#8217;nun 316.maddesinde düzenlenen “kiracıdan beklenen komşuluk ilişkilerine uyma, kiralayan ve ailesine karşı rahatsız edici ve uygunsuz davranışlardan kaçınma” yükümlülüğünden kastedilen bu davranışların (mala zarar verme) Türk Ceza Kanunu anlamında suç teşkil edip etmemesi değildir. TBK&#8217;nun 316. maddesinde düzenlenen açıktan fena kullanma nedeniyle tahliye şartlarının gerçekleşmesi için kiracının ve onunla birlikte hareket edenlerin davranışlarının kiraya veren ya da komşular için çekilmez bir hale gelmesi yeterlidir. Ayrıca Davacı tarafından davada dayandığı maddi olgu ve hukuki sebepler; kiralananın açıktan açığa fena kullanılmasına ilişkin olup, davacı, komşu &#8230;&#8217;ın aracının lastiklerinin davalının veya kardeşinin teşviki ile kesildiği ve meydana gelen olay ve sonrasındaki vakılara da dayanmış ve delil olarak tanık deliline dayanmıştır. O halde Mahkemece uyuşmazlığın 6098 Sayılı TBK.nun 316/3 maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle, taraflara tanıklarını bildirmek üzere süre verilerek ve &#8230; Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/164 esas sayılı dosyasındaki tanık, müşteki, sanık beyanları ve açılan kamu davasındaki deliller ve dinlenecek tanıkların beyanları da dikkate alınarak, davalının davranışlarının açıktan fena kullanıma ilişkin olup olmadığı, tahliye şartlarının oluşup oluşmadığı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile ve gerekçesiz olarak davacının vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.<br />
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK&#8217;nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
