<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>davanın usulden reddi &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/davanin-usulden-reddi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 15 Jan 2021 12:21:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>davanın usulden reddi &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Her iki davanın tarafları ile sebebi aynı olsa da, konularının farklı olması durumunda dava hakkında usulden ret kararı verilmez.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/her-iki-davanin-taraflari-ile-sebebi-ayni-olsa-da-konularinin-farkli-olmasi-durumunda-dava-hakkinda-usulden-ret-karari-verilmez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Jan 2021 12:21:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[dava şartı yokluğu]]></category>
		<category><![CDATA[davanın usulden reddi]]></category>
		<category><![CDATA[kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirmek]]></category>
		<category><![CDATA[kaçak elektrik kullanımının tespiti]]></category>
		<category><![CDATA[sayaca müdahale ederek kaçak elektrik kullanmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7284</guid>

					<description><![CDATA[3. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2014/5701 E. &#160;, &#160;2014/8005 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : 27/03/2012NUMARASI : 2010/3-2012/136 Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/her-iki-davanin-taraflari-ile-sebebi-ayni-olsa-da-konularinin-farkli-olmasi-durumunda-dava-hakkinda-usulden-ret-karari-verilmez/" class="excerpt-read-more">Read More</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>3. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2014/5701 E. &nbsp;, &nbsp;2014/8005 K.</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p>MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ : 27/03/2012<br>NUMARASI : 2010/3-2012/136<br><br>Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br><br>Y A R G I T A Y K A R A R I<br><br>Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:<br>Davacı vekili, davalının ticarethane abonesi olduğunu, işyerinde kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin davalı tarafından ödemediğini, taraflar arasında Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/463 E.-2007/464 K.(Yeni E:2010/398) sayılı dosyası ile menfi tespit davası görüldüğünü, bu dava sonucu verilen karar ile belirlenen fatura bedelinin tahsili amacıyla Bakırköy 8.İcra Müdürlüğünün 2009/18112 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız itirazı üzerine takibin durduğunu öne sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/398 E.sayılı dava dosyası ile davacı tarafça açılan bu davanın konusu ve taraflarının aynı olduğunu belirterek dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>Mahkemece, dosya kapsamına göre, bu davanın konusu ve tarafları ile taraflar arasında görülen Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/463 E.-2007/464 K. (Yeni:2010/398-2011/281 K. ) sayılı dosyanın konusunun ve taraflarının aynı olduğu gerekçesiyle HMK.114/1-ı maddesi uyarınca dava şartlarının oluşmadığından HMK nun 115/2 maddesi geregince dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.<br>6100 sayılı HMK nun 114.maddesinin ı) bendinde, aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması dava şartları arasında sayılmıştır.<br>Aynı kanunun 115. maddesinde ise, mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirlecekleri açıklanmıştır..<br>Somut olaya gelince, davacı tarafından düzenlenen 26.04.2004 ve 04.05.2004 tarihli tutanaklarda, abone olan davalı şirketin, sayaca müdahale ederek kaçak elektrik kullandığının tespit edildiği belirtilerek toplam 65.641,10 TL kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirilmiştir. Bu tahakkuk nedeniyle abone olan şirket tarafından kurum aleyhine, Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/463 E.-2007/464 K. sayılı dosyası ile 24.11.2004 tarihinde menfi tespit davası açılarak davacının davalı kuruma 65.641,10 TL borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya 45.458,98 TL borçlu olmadığının (20.182,12 TL borçlu olduğunun tespitine) karar verilmiş, davalı kurum tarafından temyiz edilen karar Yargıtayca bozulmuş olup, dava halen derdesttir.<br>Davalı kurum, yukarıda verilen hükmün kesinleşmesini beklemeden, 28.08.2009 tarihinde davacı abone şirket aleyhine Bakırköy 8.İcra Müdürlüğünün 2009/18112 sayılı dosyası ile takip başlatmış, 45.458,98 TL asıl alacak, 56.278,22 TL gecikme cezası ve 10.130,08 TL KDV olmak üzere toplam 111.867,28 TL nin tahsilini istemiştir. Borçlu şirketin takibe itirazı üzerine takip durmuş, itirazın iptali sistemiyle davacı kurum tarafından görülmekte olan iş bu itirazın iptali davası açılmıştır.<br>Görülmekte olan dava itirazın iptali davası olup, Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/463 E.-2007/464 K (Yeni:2010/398-2011/281 K.) sayılı dosyasının menfi tespit davası olduğu gözetildiğinde, her iki davanın tarafları ile sebebi aynı olsa da, konularının farklı olduğu kuşkusuzdur. Bu itibarla, her iki dava aynı dava olmadığından, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilemez.<br>Hal böyle olunca, mahkemece davanın esasına girilerek inceleme yapılması gerekirken, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.<br>Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bozmadan sonra talep artırım dilekçesi ile talep sonucu arttırılabilir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/bozmadan-sonra-talep-artirim-dilekcesi-ile-talep-sonucu-arttirilabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Dec 2019 08:51:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[bozmadan sonra yapılan bir ıslah da söz konusu olmaması]]></category>
		<category><![CDATA[davanın usulden reddi]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuki nitelik itibariyle talep artırım işlemi ıslah olmadığı]]></category>
		<category><![CDATA[Mahkemece bozmaya uyulması]]></category>
		<category><![CDATA[yargıtayın bozma ilamı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5382</guid>

					<description><![CDATA[22. Hukuk Dairesi         2019/6528 E.  ,  2019/21446 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ:İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ: ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/bozmadan-sonra-talep-artirim-dilekcesi-ile-talep-sonucu-arttirilabilir/" class="excerpt-read-more">Read More</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">22. Hukuk Dairesi         2019/6528 E.  ,  2019/21446 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ:İş Mahkemesi<br />
DAVA TÜRÜ: ALACAK</p>
<p>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:<br />
Y A R G I T A Y K A R A R I<br />
Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı sebebe dayanmaksızın feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, yıllık izin ücreti ve ücret fark alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.<br />
Davalı Cevabının Özeti:<br />
Davalı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br />
Mahkeme Kararının Özeti:<br />
Mahkemece verilen davanın usulden reddine ilişkin karar Yargıtay (Kapatılan) 7.Hukuk Dairesi&#8217;nin 2016/32792 esas 2016/16234 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.<br />
Mahkemece bozmaya uyularak devam edilen yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br />
Temyiz:<br />
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.<br />
Gerekçe:<br />
1-Dosya içeriğine göre, dava belirsiz alacak davası türünde açılmış, Bozma kararından sonra davacı tarafından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107 nci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince verilen talep artırım dilekçesi ile talep sonucu artırılmıştır. Mahkeme kararının gerekçesinde belirtildiğinin aksine, somut uyuşmazlıkta bozmadan sonra yapılan bir ıslah işlemi söz konusu olmayıp, davacı tarafından talep artırım hakkı kullanılmıştır. Hukuki nitelik itibariyle talep artırım işlemi ıslah olmadığından, bozmadan sonra yapılan bir ıslah da söz konusu değildir.Açıklanan bu hususlar sebebiyle, Mahkemece talep artırım dilekçesi dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.2-Kabule göre de mahkemece bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesi ile talep artırım dilekçesi dikkate alınmamasına rağmen davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti hesaplanırken ilgili talebin de davacı aleyhine olacak şekilde değerlendirilmesi hatalı olmuştur.SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/11/2019 gününde oybirliği ile karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dava dilekçesinde dava değeri yazılmamış olsa bile hakimin bu re&#8217;sen saptaması gerekir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/dava-dilekcesinde-dava-degeri-yazilmamis-olsa-bile-hakimin-bu-resen-saptamasi-gerekir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Aug 2019 11:11:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[davanın usulden reddi]]></category>
		<category><![CDATA[hakimin re'sen saptaması]]></category>
		<category><![CDATA[hmk 119. maddesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://unalgokturk.av.tr/?p=5002</guid>

					<description><![CDATA[3. Hukuk Dairesi         2016/18959 E.  ,  2018/5323 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/dava-dilekcesinde-dava-degeri-yazilmamis-olsa-bile-hakimin-bu-resen-saptamasi-gerekir/" class="excerpt-read-more">Read More</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">3. Hukuk Dairesi         2016/18959 E.  ,  2018/5323 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ</p>
<p>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:<br />
Y A R G I T A Y K A R A R I<br />
Davacı vekili, tarafların davalı adına kayıtlı &#8230; İli &#8230;İlçesi &#8230; Mahallesi 1172 ada 79 parsel sayılı 4 katlı binanın 325.000-TL bedelle satışı konusunda aralarında sözleşme düzenlediklerini, sözleşme uyarınca davacılar tarafından davalıya 10.000-TL kaporanın elden verildiğini, 10.000-TL nin ise davalının talebi üzerine banka havalesi yoluyla davalıya gönderdiklerini, bu şekilde davacılar tarafından davalıya 20.000-TL tutarında ödeme yapıldığını, davacıların sözleşmeyi fesh ettiklerini, davalı tarafından, ödenen bedelin 7.000-TL&#8217;sinin iade edildiğini, kalan 13.000-TL sinin iade edilmediğini, bu meblağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak itirazın 3.000-TL tutarındaki alacak yönünden iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br />
Davalı vekili, sözleşme konusu taşınmazın davalının babasından miras kaldığını ve tapuda fıstıklık bağ olarak göründüğünü, binanının bir kısmının ölen babası ve bir kısmının ise kendisi tarafından yapıldığını, sözleşme tarihinin 27.09.2014 olduğunu ve hafta sonu olması nedeniyle davacıların kaparo bedelini 30.09.2014 tarihinde banka aracılığıyla 10.000-TL gönderdiğini, davacılardan elden para almadığını, bu paranın 7.000-TL sini iade ettiğini, kalan 3.000-TL sinin ise marangoza verildiğini ve davacıların bu marangoza aldıkları başka evde tadilat yaptırılacağını beyan ederek iadesini istemediklerini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, görevli olup olmadığını belirlemek amacıyla, davacıların davaya konu taşınmazı konut ihtiyaçları içinmi yoksa tasarruf ve ticari maksatlamı aldıkları, binada kaç dairenin bulunduğu hususlarını hükme dayanak yapmaya elverişli olacak şekilde ayrıntılı ve açık olarak bildirmesi için iki haftalik  kesin süre verilmesine, verilen kesin sürede belirtilen işlem yapılmadığında davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, karar verilmiş, davacı vekili müvekkili ile görüşemediği gerekçesi ile ara kararı uyarınca işlem yapmadığını beyan etmesi üzerine, 17.02.2016 tarihli celsede aynı yönde yeniden kesin süre verilmiş, ancak ara karar gereği yerine getirilmediği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 31, 119, 194 ve 448 maddeleri uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun &#8220;dava dilekçesinin içeriği&#8221; başlıklı 119.maddesinde;<br />
&#8220;(1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:<br />
a) Mahkemenin adı.<br />
b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.<br />
c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.<br />
ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.<br />
d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri.<br />
e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.<br />
f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.<br />
g) Dayanılan hukuki sebepler.<br />
ğ) Açık bir şekilde talep sonucu.<br />
h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.<br />
(2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır.&#8221; düzenlemesi bulunmaktadır.<br />
Metinde görüldüğü gibi davacı ve davalının ad, soyad veya unvanları, davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa yasal temsilcinin veya vekilin adı, talep sonucu ve davacı veya vekilinin imzası dava dilekçesinde bulunmuyorsa hâkimin davacıya vereceği kesin süre içinde bunları tamamlamasını istemesi ve bunların tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar vermesi gerekir.Ancak mahkemenin adı, davanın konusu veya değeri, vakıaların özetleri ve bunların ne şekilde ispatlanacağı hususları ile dayanılan hukuki sebepler dava dilekçesinde belirtilmemiş ise davacıya kesin süre verileceğine ve bunların tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına dair bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Belirtilen unsurların dava dilekçesinde bulunmaması tek başına davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yolunu açmaz. Böyle bir durumda hâkim yargılamaya başlar ve eksik unsurun niteliğine göre farklı çözüm yolları ya da sonuçlar doğar. Mesela vakıalara ilişkin eksiklikler tamamlanamazken, hukuki sebeplerin yazılmamış olması (hâkimin hukuku kendiliğinden uygulaması ilkesi gereği) sonuca etki etmez. Dava değeri yazılmamış bile olsa hâkimin bunu re’sen saptaması, alınacak harç miktarının tesbiti bakımından şarttır. Vurgulamak gerekir ki yasadaki düzenleme, bu unsurlarda eksiklik halinde davacıya süre vermeksizin açılmamış sayılma yönünde karar oluşturulmasını değil, süre verilmeksizin (olağan süreci içinde) esasa girilmesini hedeflemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2014/23-350 E., 2016/24 K.) 04.06.1958 gün 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hakimin görevidir. Diğer bir deyişle; bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime aittir (HUMK.nun madde 76, HMK madde 31). Anılan yasal düzenlemeye göre davayı aydınlatma görevinin mahkeme hakimine ait olmasına göre uyuşmazlığın çözümüne ilişkin hukuki nitelendirme yapılmalıdır.Görev kuralları, kamu düzenine ilişkin olup, HMK&#8217;nun 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartlarındadır.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re&#8217;sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re&#8217;sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.<br />
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanunun 3. Maddesinde, Mal: Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, olarak tanımlanmıştır.Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ise; taraflar arasında harici taşınmaz alım satım sözleşmesi imzalandığı, alıcının davacılar, satıcının davalı olduğu, davacı ve davalının beyanları ile söz konusu taşınmazın tapu kayıtları incelendiğinde taşınmazın davalıya ait olduğu, davalının 6502 sayılı yasa anlamında satıcı niteliği taşımadığı, dolayısıyla sözleşmenin tarafı olan davalının 6502 sayılı yasa anlamında satıcı niteliğinde olmadığı anlaşılmakla davacıların tüketici sıfatında olması halinde dahi tüketici işlemi mevcut olmadığından davaya genel mahkeme sıfatıyla davaya devam edilmesi gerekmektedir.Hal böyle olunca mahkemece; re&#8217;sen gözetilmesi gereken ve kamu düzenine ilişkin olan görev konusunda dosya içeriğine göre karar verilmesi gerekirken, aksi yazılı düşüncelerle hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.<br />
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK&#8217;nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
