<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>duyuma dayalı tanık beyanları &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/duyuma-dayali-tanik-beyanlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Sep 2021 13:40:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>duyuma dayalı tanık beyanları &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Haklı da olsa iş akdini fesheden taraf lehine ihbar tazminatına hükmedilmez.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/hakli-da-olsa-is-akdini-fesheden-taraf-lehine-ihbar-tazminatina-hukmedilmez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Sep 2021 13:40:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılış bildirgesi]]></category>
		<category><![CDATA[devamsızlık nedeniyle iş akdinin feshi]]></category>
		<category><![CDATA[duyuma dayalı tanık beyanları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=8280</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2016/35996 E. &#160;, &#160;2020/18383 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İş MahkemesiDAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/hakli-da-olsa-is-akdini-fesheden-taraf-lehine-ihbar-tazminatina-hukmedilmez/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>9. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2016/35996 E. &nbsp;, &nbsp;2020/18383 K.</strong></p>



<ul><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p><br><br>MAHKEMESİ :İş Mahkemesi<br>DAVA TÜRÜ : ALACAK<br><br>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:<br><br>Y A R G I T A Y K A R A R I<br><br>Davacı isteminin özeti:<br>Davacı vekili, davacının 29.10.2010- 28.11.2014 tarihleri arasında davalı işyerinde müdür yardımcısı olarak çalıştığını, davacının son 5 aya kadar olan fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi sebebi ile mağaza müdürü ve bölge müdürü ile görüşerek ödeme talep ettiğini ve 28.11.2011 tarihinde işyeri yetkilisi tarafından hiç bir sebep bildirilmeden iş aktinin sona erdirildiğini, davacının noter kanalı ile 03.12.2014 tarihinde davalıdan iş aktinin haksız olarak sona erdirildiğini belirterek işçilik alacaklarının ödenmesini talep ettiğini ancak davalının davacının alacaklarını ödemediğini ve 08.12.2014 tarihli cevabi ihtarname ile davacının kendisinin işten ayrıldığını belirterek ve iş aktini İş Kanunu&#8217;nun 25/II/g maddesine göre haklı sebeple feshedildiğinin bildirildiğini,davacının son aylık ücretinin net 1.600,00 TL olduğunu, işyerinde 2 vardiya halinde çalışıldığını ve son 5 aya kadar haftada 6 gün 1. vardiyada 10.00-19.00 saatleri arasında çalışıldığını ve mağaza açılış hazırlığı sebebi ile saat 09.30&#8217;da davacının çalışmaya başladığını, 2. vardiyada ise 12.30-22.00 saatleri arasında çalışıldığını ve işyerinden çıkışın saat 22.30&#8217;u bulduğunu, davacının son yıllık iznini kullanmadığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla mesai ücreti alacaklarını istemiştir.<br>Davalı cevabının özeti:<br>Davalı, davacının davalı işyerinde 29.10.2010 tarihinde satış görevlisi olarak çalışmaya başladığını, 23.09.2011 tarihinden itibaren Gebze mağazası müdür yardımcısı olarak çalıştığını, 29.11.2014 tarihinde mazeretsiz olarak işe gelmediğini ve kendisine telefonla ulaşılamadığını, iş aktinin davacının işe gelmemesi ve mazeret bildirmemesi sebebi ile feshedildiğini, Gebze mağazası müdür yardımcısı iken mağazanın ana kasasından sorumlu olduğunu ve ana kasa devrini yapmadan 29.11.2014 ve devamı günlerde işe gelmediğini, iş aktinin haklı sebeple feshinden dolayı kıdem ve ihbar tazminatı hakları olmadığını, yıllık izinlerini kullandığını, işyerinin AVM içinde olduğunu ve 10.00-22.00 saatleri arasında açık olduğunu,günde toplam 1,5 saat yemek ve çay molası olduğunu, davacının fazla mesai alacaklarının fesihten sonra ve davadan önce banka hesabına yatırıldığını, bordroları davacının çekincesiz imzaladığını ve tüm alacaklarının ödendiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Mahkeme kararının özeti:<br>Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, hizmet cetvelinde davacının 1086408.41.02 sicil nolu işyerinde 2010 Eylül ayı ile 28.11.2014 tarihleri arasında sigortalı hizmeti olduğu, davacı davalıya 03.12.2014 tarihinde noter kanalı ile gönderdiği ihtarname ile davalı işyerinde 29.10.2010-28.11.2014 tarihleri arasında çalıştığını ve hiç bir haklı sebep olmadan iş aktinin sona erdirildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücretlerinin ödenmesini talep ettiği, davalı ise 08.12.2014 tarihli ihtarname ile davacının iş aktinin İş Kanunu&#8217;nun 25/II-g maddesine göre 29.11.2014-04.12.2014 tarihleri arasındaki devamsızlığı sebebi ile haklı sebeple sona erdirildiği bildirildiği, dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının fazla mesai ücretlerinin ödenmesini davalı işyeri yetkililerinden talep ettiği ve davacının bunun üzerine iş aktinin sebep bildirilmeden sona erdirildiğini beyan ettiği ve nitekim davacının 03.12.2014 tarihli ihtarname ile davalıdan alacaklarının ödenmesini talep etmiş olduğu, sigorta kayıtlarına göre ise davacının iş aktinin 28.11.2014 tarihinde 29 kod nosu ile davalı tarafından sona erdirilmiş olduğu anlaşılmış ve her ne kadar davalı taraf davacının 29.11.2014 tarihinden itibaren devamsızlığına savunmuş ise de davacının devamsızlığının başladığı öne sürülen 29.11.2014&#8217;te davacının iş aktinin sona ermiş olduğu ve bu duruma göre davacının devamsızlığının mümkün olmadığı, davalı tarafın davacının devamsızlığı sebebi ile iş aktinin sona erdirildiği savunmasına itibar edilemeyeceği kabül edilmiş ve bu duruma göre davacının iş aktinin davalı tarafından 28.11.2014 tarihinde haklı sebep olmadan sona erdirildiği ve davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı kabül edildiği, her ne kadar davacının fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği iddia edilmiş ise de davalının dava açılmadan önce 31.12.2014 tarihinde davacının banka hesabına 4.200,00 TL fazla mesai ödemesi yaptığı anlaşıldığından davacının fazla mesai ücreti alacağı bakımından bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne, ücret alacağı talebinin reddine, fazla mesai ücreti hakkında fesihten sonra ödendiği için karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Temyiz:<br>Karar süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.<br>Gerekçe:<br>1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.<br>2- Somut uyuşmazlıkta, fesih bakımından;<br>Dava dilekçesinde, davacının fazla mesai ücreti talep etmesi üzerine davalı tarafından 28/11/2014 tarihinde işine son verildiği ileri sürülmüştür. Davacının noterlik kanalı ile gönderdiği 03/12/2014 tarihli ihtarnamesinde de aynı yönde iddialar mevcuttur.<br>Cevap dilekçesinde davacının 29/11/2014 ve devamında işe gelmediği, devamsızlık tutanağı tutulduğu, davacıya telefon açıldığı, ama ulaşılamadığı, davacının, iş aktini davalının sonlandırdığına dair gerçek dışı ihtarının davalıya ulaştığı, davalının iş aktini devamsızlıktan haklı nedenle feshettiği yönünde savunma yapmıştır. Davalının Noterlik kanalı ile gönderdiği 08/12/2014 tarihli ihtarnamesinde de benzer açıklamalar mevcuttur.<br>Davacı tanıklarının ikisi de davacıdan önce işten ayrılmış olup beyanları duyuma dayalıdır. Davacı tanıklarından biri, fazla mesai ücretinin ödenmemesi nedeni ile işi davacının bıraktığını duyduğunu belirtmiştir. Diğer davacı tanığı işverenler tarafından çıkarıldığını iş yerinde çalışan diğer arkadaşlardan duyduğunu belirtmiştir.<br><br>Mahkeme’nin gerekçesinde “sigorta kayıtlarına göre ise davacının iş aktinin 28.11.2014 tarihinde 29 kod nosu ile davalı tarafından sona erdirilmiş olduğu … bu nedenle davacının devamsızlığının mümkün olmadığı” yönünde açıklama mevcut ise de bu gerekçe hatalıdır. Çünkü, ayrılış bildirgesinde çıkış tarihi 05/12/2014, Kurum’a bildirim tarihi 15/12/2014 olarak, kod ise 29 olarak yazılıdır. Yani bu kayda göre feshin davalı tarafından 28/11/2014 tarihinde yapıldığı ispatlanamamaktadır. Hizmet döküm cetvelinde de çıkış tarihi görünmemekle birlikte 28/11/2014 tarihinden itibaren prim ödenmemesi normal karşılanmalıdır. Zira, davacının, taraflardan birinin feshi sonucunda artık davalıda çalışmayacağı da Aralık ayının başında davalı tarafından anlaşıldığından ve primler aylık bildirildiğinden, davacının Kasım ayında çalıştığı gün kadar prim bildirilmesi imkanı davalı bakımından doğmuştur.<br>Fazla mesai alacağı bakımından; fazla mesai ücreti davacıya fesihten sonra 31/12/2014 tarihinde 4.200,00 TL yani davacının maaşının yaklaşık 2 katı olarak davalıca bankaya ödenmiştir.<br>Davacı tanıklarından birinin duyuma dayalı da olsa diğer davacı tanığı ile çelişki içine girerek davacının işi kendisinin fazla mesaisinin ödenmemesi nedeni ile bıraktığı yönündeki beyanı ve yukarda açıklanan hususlar bir arada değerlendirildiğinde davacının iş aktini haklı nedenle feshettiği anlaşılmaktadır.<br>Bu nedenle davacı lehine kıdem tazminatına hükmedilmesi yerindedir.<br>Ancak, haklı da olsa iş aktini fesheden taraf lehine ihbar tazminatına hükmedilemeyeceğinden ihbar tazminatı talebi reddedilmelidir.<br>Sonuç:<br>Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşveren tarafından her zaman tek taraflı tutanak tutulabileceğinden bunlara değer verilmemesi gerekir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/isveren-tarafindan-her-zaman-tek-tarafli-tutanak-tutulabileceginden-bunlara-deger-verilmemesi-gerekir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Oct 2020 10:21:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[duyuma dayalı tanık beyanları]]></category>
		<category><![CDATA[somut ve inandırıcı delillerin olmaması]]></category>
		<category><![CDATA[tek taraflı tutanak tutulması]]></category>
		<category><![CDATA[tutanağa dayalı işten çıkarmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6613</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi         2013/14362 E.  ,  2014/7511 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : SAKARYA İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 03/09/2013 NUMARASI : 2013/166-2013/701 Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalı işverenin yanında 01/07/2012 tarihinde personel müdürü olarak işe başladığını, 18/01/2013 tarihinde iş akdine haksız... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/isveren-tarafindan-her-zaman-tek-tarafli-tutanak-tutulabileceginden-bunlara-deger-verilmemesi-gerekir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">9. Hukuk Dairesi         2013/14362 E.  ,  2014/7511 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ : SAKARYA İŞ MAHKEMESİ<br />
TARİHİ : 03/09/2013<br />
NUMARASI : 2013/166-2013/701</p>
<p>Y A R G I T A Y K A R A R I</p>
<p>A) Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı, davalı işverenin yanında 01/07/2012 tarihinde personel müdürü olarak işe başladığını, 18/01/2013 tarihinde iş akdine haksız olarak son verildiğini iddia ederek 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleri uyarınca feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br />
B) Davalı Cevabının Özeti:<br />
Davalı, davacının, diğer çalışanların yanında kendisini yetkili amir gibi konumlandırmaya çalıştığını, işyerindeki çalışma arkadaşları hakkında dedikodulara karıştığını, uyarılmasına karşın bu tutumunu devam ettirdiğini, bu nedenle iş akdinin haklı nedenle son verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br />
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:<br />
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davranışının İş Kanununun 25/II-d maddesine aykırılık niteliğinde olduğu ve bu nedenle iş akdinin haklı nedenle feshedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br />
D) Temyiz:<br />
Kararı davacı temyiz etmiştir.<br />
E) Gerekçe:<br />
Davacı, iş akdine haksız olarak feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine ve işe aidesine karar verilmesini istemiştir.<br />
Davalı işveren ise, davacının, iş yerindeki arkadaşları hakkında dedikodulara karıştığını, iki şirket çalışanının dört yıldır yasak ilişki yaşadığı şeklinde beyanlarda bulunduğunu, davacının O.. Y.. adlı başka bir çalışana talimat vererek işçiler arasında bunların konuşularak herkesin duymasının sağlamasını istediğini, bu sebeplerle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.<br />
Mahkeme, tanık İzzet Kılıçarslan&#8217;ın beyanını ve 17.01.2013 tarihli yazı uyarınca davacının davranışının İş Kanunu 25/II-d maddesine aykırılık niteliğinde olduğu ve bu nedenle iş akdinin haklı nedenle feshedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.<br />
İş akdini 4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesine göre haklı olarak feshettiğini iddia eden işveren, bu iddiasını ispat etmek zorundadır.<br />
Somut uyuşmazlıkta da davalı işveren iş akdini haklı olarak feshettiğini iddia etmiş ise de bu iddiasını tanık beyanı ile kendisi tarafından tutulan tutanaklara dayandırmıştır. Dinlenen davacı tanığı, çalışan iki kişiyi uygunsuz şekilde gördüğünü,bu kişilerden birisinin işçi diğerinin ise üst görevli olduğunu, bu sebeple kendisinin işten çıkarıldığını, davacının da kendisinin işten çıkarılmasını kabul etmediği için iş akdinin feshedildiğini beyan etmiştir. Davalı tanıkları ise halen davalı işveren yanında çalışan kişiler olup beyanlarının çoğu duyuma dayalıdır. Yine tutulan tutanaklar işveren tarafından tek taraflı her zaman tutulması mümkün olan tutanaklardır. Bu sebeplerle davalı işveren feshin haklı olduğunu somut ve inandırıcı delillerle kanıtlayamamıştır. Davanın kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı bulunmuştur.<br />
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br />
HÜKÜM:<br />
Yukarda açıklanan gerekçe ile;<br />
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,<br />
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,<br />
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,<br />
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,<br />
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br />
6. Davacının yaptığı 267.35 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br />
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br />
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,<br />
Kesin olarak 10.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşçi kadına evli olduğunu bile bile arkadaşlık teklif etmek işverence haklı fesih sebebidir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/isci-kadina-evli-oldugunu-bile-bile-arkadaslik-teklif-etmek-isverence-hakli-fesih-sebebidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2020 10:41:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy avukat]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy işçi avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[duyuma dayalı tanık beyanları]]></category>
		<category><![CDATA[eyleminin taciz boyutuna varmaması]]></category>
		<category><![CDATA[iş ilişkisini çekilmez hale getirmemesi]]></category>
		<category><![CDATA[iş yerindeki işçiye arkadaşlık teklif etmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5813</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi         2018/3313 E.  ,  2018/23250 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : &#8230;BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı taraflar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur. &#8230;. Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/isci-kadina-evli-oldugunu-bile-bile-arkadaslik-teklif-etmek-isverence-hakli-fesih-sebebidir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">9. Hukuk Dairesi         2018/3313 E.  ,  2018/23250 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
MAHKEMESİ : &#8230;BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ</p>
<p>DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.<br />
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.<br />
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı taraflar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br />
&#8230;. Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi taraflar avukatlarının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.<br />
&#8230; Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi&#8217;nin kararı süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:<br />
YARGITAY KARARI</p>
<p>A)Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı vekili, davacının davalı şirketin Batımahal şantiyesinde 19.11.2013 &#8211; 25.04.2016 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkilinin diğer bir temizlik işçisi olan kadına arkadaşlık teklifinde bulunduğunu, bayanında kendisine evli ve 3 çocuklu olduğunu söylediğini, bu cevabı alan müvekkilinin bu durumu bilmediğini ve özür dilediğini ve bundan sonra rahatsızlık vermeyeceğini söylediğini, ancak müvekkilinin yaşanan bu olaydan dolayı savunmasının istendiğini, savunmadada aynı şeyleri beyan ettiğini, sözlü savunma dışında yazılı savunma istendiğini ve yazılı savunmayı işverenin kendi istekleri doğrultusunda yazdırdıklarını, bu olaydan dolayı iş akdini feshetmeyeceklerini söylediklerini, görev yerinin değiştirilerek eski işi olan inşaat alanına gönderildiğini, 27.05.2016 tarihinde ise müvekkiline herhangi bir neden göstermeden iş akdinin sonlandırıldığını bildirdiklerini, iki ayrı yaptırım uygulandığını iddia ederek; feshin geçersiz olduğunun tespiti ile davacının işe iadesine; 4 aylık boşta geçen süre ücret ve diğer hakların davacıya ödenmesine; yasal sürede işe başlatılmaması halinde davacıya 8 aya kadar ücreti tutarında tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br />
B)Davalı Cevabının Özeti:<br />
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete davacının evli ve 3 çocuklu bir kadın işçiye arkadaşlık teklif ettiğine dair bilgi ulaştığını, bunun üzerine müvekkil şirketin davacıdan ve bayandan savunma aldığını, davacının verdiği ifadede örnek villaya giderek kadın işçiye arkadaşlık teklif ettiğini, sonra tekrar 22.05.2016 tarihinde örnek villaya giderek kadın işçi ile konuştuğunu, kadının kendisine evli ve 3 çocuklu olduğunu söylediğini beyan ettiğini, bu durumun gayri ahlaki olduğunu, işyerinde huzursuzluğa yol açtığını, şirketin ahlaki ilkelerine uymadığını, iş akdini bu sebeplerle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br />
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:<br />
İlk derece mahkemesince, tüm tanıkların sadece davacının arkadaşlık teklif ettiği yönünde beyanda bulunmakla birlikte tanıkların hiçbiri olaya bizzat şahit olmadıkları, davalı şirkette çalışan aynı olayın mağduru kabul edilen işçinin şikayet dilekçesi ya da beyanının davalı tarafından alınmadığı, davacının eyleminin taciz boyutuna vardığı tam olarak ispat edilememiş olduğundan her ne kadar işçinin bu davranışı diğer işçiler yönünden olumsuz örnek oluşturabilecek ve iş yerindeki uyumu olumsuz yönde etkileyebilecek boyutta ise de iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirecek boyutta olduğuna yönelik kanaat hasıl olmadığından iş sözleşmesinin haklı sebeple değil ancak geçerli sebeple feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br />
D)İstinaf başvurusu :<br />
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br />
E)İstinaf Sebepleri:<br />
Davacı vekili istinaf sebepleri olarak; davacının 20.05.2016 tarihinde yaşanan olaydan sonra ertesi gününde, 21.05.2016 tarihinde görev yeri değiştirildiğini, iş akdinin fesih tarihi olan 27.05.2016 tarihine kadar yeni görevinde çalışmaya devam etttiğini, tanıklardan &#8230; ifadesinde &#8220;bu olay olduktan sonra şantiye içerisinde bulunduğu alandan başka bir yere gönderdiler&#8221; beyanında bulunduğunu, diğer tanık &#8230; ise &#8220;olay olduktan sonra yerinin değişip değişmediğini hatırlamıyorum, sahaya verilmiş olabilir&#8221; denildiğini, davalı tanıklarından &#8230; ise &#8220;pazartesi günü müdürün talimatı ile yerini sahaya verdik&#8221; beyanında bulunmuştur. Davalı tanığı &#8230; ise &#8220;ben olay olduktan sonra işçiyi sahaya aldım&#8221; ifadelerini kullandığını, davacının evli bir kadına arkadaşlık teklif etmiş pozisyonuna düşürmek için savunma yazdırıldığını ve olaydan sonra görev yeri değiştirilerek çözüme gidilmişken kendilerince haklı nedenle feshe dayanak yaratılmaya çalıştırıldığını, fesih işverenin davacının zorla yazdırdığı savunmaya istinaden de haksız ve geçersiz olduğunu, işveren fesihte de dürüst davranmak zorunda olup yerel mahkemece bu hususlar da göz ardı edilerek karar tesis ettiğini belirterek; mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br />
Davalı vekili istinaf sebepleri olarak; davacının görevi şirketin satış ofisinin önünün temizliği ve giriş çıkışların kontrolü olmasına karşın davacı, görev sahası dâhilinde bulunmayan örnek villaya girdiğini, örnek villada temizlik personeli olarak çalışmakta olan kadın işçiyi sözlü olarak taciz ettiğini, temizlik işçisinin apar topar istifa ederek işten ayrıldığını, tanık anlatımları ile ispatlanan taciz fiilinin davacı tarafından inkâr edilmemiş iken, taciz olayının duyuma değil görgüye dayanan şahitlerce doğrulanmaması sebebiyle ispatlanamadığı kanaatine varılmasının hayatın olağan akışına aykırı bir yorum olduğunu, zira taciz hadisesine bizzat tanıklık edilmesi, taciz olayının özü itibariyle zaten beklenemeyeceğini, söz konusu taciz olayı, yalnızca işin normal işleyişini bozan ve işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkileyen basit bir olay olmadığını, olay, iyi niyet ve ahlak kurallarına uymayan, işveren yönünden gerek yetkisiz ve izinsiz alanlara girilmesi ve gerekse taciz olayı bakımından güven temelini yok eden bir olay olup bu olaydan sonra işveren davacı ile iş ilişkisini sürdürmesi kendisinden beklenemez bir hale geldiğini, tanıkların hiçbirinin taciz olayına bizzat şahit olmamasından dolayı taciz olayının ispatlanamadığı yönündeki Yerel Mahkeme kararı hakkaniyete ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, taciz olayının ispatı için görgü tanıklığı aranmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek; mahkeme kararının kaldırılarak iş akdinin haklı nedenle feshedilmesinden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.</p>
<p>F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :<br />
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya içeriği, tanık anlatımları, davacının savunması bir arada değerlendirildiğinde; davacının olay günü işyerinde çalışan bayan personelin temizlik yaptığı yere giderek arkadaşlık teklif ettiği ve evli olan bayan personelin de bu durumdan rahatsızlık duyduğu ve şikayetçi olduğu anlaşılmaktadır. Davacının söz konusu davranışının işyerinde bulunması gereken uyumu ve disiplini olumsuz yönde etkilediği açıktır. Bu durumda, davacının davranışının haklı fesih boyutunda olmadığı ancak işverenden bu durum karşısında iş ilişkisini sürdürmesi makul ölçüler içinde beklenemeyeceği, feshin geçerli nedenle yapıldığı, mahkemenin bu yöndeki tespit ve değerlendirmelerinin dosya içeriğine uygun olduğu ve davacı ve davalı vekillerinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK&#8217;nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.<br />
G)Temyiz başvurusu :<br />
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.<br />
H)Gerekçe:<br />
Dosya içeriğine göre; davacının iş sözleşmesi 27.05.2016 tarihinde “işyerinde temizlik hizmetlerinde çalışan kadın işçiye sözlü tacizde bulunduğunuz tespit edilmiş olup bu durum tarafınızdan ikrar edilmiştir. Bu durum 4857 sayılı İş Kanununun 25/2- b bendine göre ahlak kurallarına aykırı davranışlar ve yine iş kanunu 25/2 &#8211; e bendi işverenin güvenini kötüye kullanma kapsamında iş akdiniz 27.05.2016 tarihi itibarı ile haklı sebeplerle feshedilmiştir.” gerekçesi ile sonlandırılmıştır.<br />
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı işçinin davalı şirkete verdiği savunmasının çelişkili olduğu, işyeri kayıtlarına göre davacı işçinin, arkadaşlık teklif ettiği ve hoşlandığını belirttiği kadın işçinin evli olduğunu bilebilecek durumda olup, davacının işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davrandığı ve feshin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından, davanın reddi gerekmiş, 4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br />
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;<br />
1-&#8230; Bölge Adliye Mahkemesi ile ilk deree mahkemesinin kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,<br />
2- Davacının davalı aleyhine açtığı davanın REDDİNE,<br />
3- Alınması gereken 35,90 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine&#8217;ye irat kaydına,<br />
4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 328 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br />
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br />
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin &#8230; Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi&#8217;’ne gönderilmesine,<br />
Kesin olarak 17/12/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
