<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>gerçek bir istifa iradesi &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/gercek-bir-istifa-iradesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 18 Jan 2022 06:32:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>gerçek bir istifa iradesi &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İşverenin baskı uygulaması sonucu düzenlenen istifa dilekçesine değer verilemez.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/isverenin-baski-uygulamasi-sonucu-duzenlenen-istifa-dilekcesine-deger-verilemez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Jan 2022 06:32:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek bir istifa iradesi]]></category>
		<category><![CDATA[tazminatların derhal ödeneceği sözünü vermek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=8729</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2014/5348 E. &#160;, &#160;2015/19018 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİDAVA : Taraflar arasındaki, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, işsizlik sigortası ücreti ve maddi zarar alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/isverenin-baski-uygulamasi-sonucu-duzenlenen-istifa-dilekcesine-deger-verilemez/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>9. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2014/5348 E. &nbsp;, &nbsp;2015/19018 K.</strong></p>



<ul><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p>MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ<br>DAVA : Taraflar arasındaki, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, işsizlik sigortası ücreti ve maddi zarar alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi davacı avukatı duruşma talep etmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.05.2015 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat . &#8230;. ile karşı taraf adına Avukat . &#8230; geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:<br><br>Y A R G I T A Y K A R A R I<br><br>A) Davacı İsteminin Özeti:<br>Davacı vekili, davacının davalı bankada yetkili olarak çalışırken sürekli performans baskısı altında çalışmaya zorlandığını, zorunlu ara dinlenmelerde çalışmasının istendiğini, bu nedenle savunma alındığını ve davacının işten ayrılma niyeti olmadığı halde istifaya zorlandığını, evli ve eşi işsiz olan davacının baskı nedeni ile istifa etmek zorunda olduğunu, işyerinde haftalık 9 saat fazla mesai yaptığını, fesih için evlilik nedeninin belirtildiğini, kıdem tazminatı ödendiğini, ancak bu fesih nedeni ile ihbar tazminatı, işsizlik sigortası ve işe iadeye bağlı 4 ay çalıştırılmayan süre ücretinden yoksun bırakıldığını belirterek ihbar tazminatı, işsizlik sigortası, 4 aylık ücret olan maddi zararının karşılığı tazminatı ve fazla çalışma ücret alacağının tahsilini talep etmiştir.<br>B) Davalı Cevabının Özeti:<br>Davalı işveren vekili, davacının işyerinde 07/05/2007 tarihinde çalışmaya başladığını, davacının banka insan kaynakları yönetimine hitaben el yazılı olarak hazırlamış olduğu istifa beyanı üzerine iş akdinin 19/11/2012 tarihinde sona erdiğini, davacının kendi el yazısı ile yazdığı istifa gerekçesinde; &#8220;07/05/2007 tarihi itibariyle başladığım görevimden 19/11/2012 tarihi itibariyle evlilik nedeniyle istifa ediyorum&#8221; dediğini, istifa beyanının sakatlanmış bir iradenin neticesi olduğu iddiasında olan davacının bu iddiasını ispatla yükümlü olduğunu ancak dosyaya somut bir delil sunamadığını, davacının istifaya zorlandığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket tarafından her yıl yapılan performans değerlendirmesinde, davacı ile ilgili olumlu görüş bildirildiğini, bu nedenle davacı hakkında yıldırma politikası uygulandığı iddiasının doğru olmadığını, iş sözleşmesi istifa ile sona eren davacının ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, davacının fazla mesaiye tabi personellerden olmadığını, çalıştığı süre boyunca maaşını herhangi bir ihtirazı kayıt koymadan tahsil ettiğini, çalıştığı süre boyunca her gün fazla mesai yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, iş akdini kendisi fesheden davacının işsizlik sigortası ve maddi tazminat talep edemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br>C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:<br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının davalı işyerine bağlı olarak 07/05/2007-19/11/2012 tarihleri arasında belirsiz süreli hizmet akdi ile çalıştığı, ücretinin aylık net 1772,40 TL olduğu, iş akdinin davacı tarafından &#8220;&#8230;07/05/2012 tarihi itibariyle başladığım görevimden 19/11/2012 tarihi itibariyle evlilik nedeniyle istifa ediyorum&#8230;&#8221; denilmek suretiyle feshedildiği, davacıya kıdem tazminatının ödendiği, davacının baskı altında istifa dilekçesini yazmak zorunda kaldığını belirttiği, ancak dinlenen tanıkların görgüyü dayalı bilgilerinin bulunmadığı, dinlenen tanıkların performansın tutturulması için genel olarak bir baskı olduğunu belirttikleri, davacıya yönelik özel bir baskı bulunmadığı, bu nedenle davacının istifa dilekçesinin iradesi fesada uğratılarak alındığının ispat edilemediği, evlilik nedeniyle iş akdini fesheden davacının ihbar tazminatı talep edemeyeceği, 4857 sayılı İş Kanununun 20. maddesinde; &#8220;İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir.&#8221;, denildiği, 21. maddesinde; &#8220;Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.&#8221; denildiği, davalı işyerinin iş güvencesi kapsamında bulunan işyerlerinden olduğu, işe iade davası açmayan davacının işe iade davasının sonuçlarından yararlanamayacağı, bu nedenle boşta geçen süre ücreti talep edemeyeceği, iş akdinin feshedilmesinin sonuçlarının yasa ile özel olarak düzenlendiği, maddi tazminat talep edebilme koşullarının bulunmadığı, İşsizlik Sigortasından yararlanmak için dört temel koşul öngörüldüğü, bunların;<br>1)Hizmet akdinin sona erdiği tarihten önceki son 3 yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak prim ödenmiş olması,<br>2) Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün prim ödeyerek sürekli çalışılmış olunması,<br>3) Hizmet akdinin, İşsizlik Sigortası Kanununun 51’inci maddesinde sayılan hallerden birisine dayalı olarak sona ermiş olması,<br>4) Sigortalı işsizin işten ayrıldığı tarihten itibaren 30 gün içinde İŞ-KUR’un ilgili birimine doğrudan veya elektronik ortamda başvurması olduğu, davacının evlilik nedeniyle iş akdini feshetmesi nedeniyle işsizlik sigortası alacağını işverenden talep edemeyeceği, kaldı ki davacının fesih tarihinden 37 gün sonra başka bir işyerinde çalışmaya başladığı, davacının işyeri giriş-çıkış kayıtlarının dosyaya sunulduğu, işyerinde rutin çalışma saatlerinin 09:00-18:00 saatleri arasında olduğu, 1,5 saat yemek ve çay molası mahsup edildiğinde günlük çalışmanın 7,5 saat olduğu, haftada 6 gün çalışıldığında haftalık çalışma süresinin 45 saat olduğu, yasal haftalık çalışma süresinin aşılmadığı, davacının saat 18:00 den sonra yaptığı çalışmanın fazla çalışma olduğu, kayıtlara göre davacının fazla çalışmasının bulunduğu, karşılığının ödendiğine dair delil sunulmadığı, fazla çalışma süresi kayıtlara göre tespit edildiğinden hakkaniyet indirimi yapılmasına yer olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>D) Temyiz:<br>Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.<br>E) Gerekçe:<br>1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.<br>2.Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca, “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” Hakkın kötüye kullanılması, kişinin hakkını objektif iyiniyet kurallarına aykırı biçimde kullanması olarak tanımlanmaktadır. Objektif iyiniyet olarak da tanımlanan ve dürüstlük kuralını düzenleyen madde, bütün hakların kullanılmasında dürüstlük kuralı çerçevesinde hareket edileceğini ve bir kimsenin başkasını zararlandırmak ya da güç duruma sokmak amacıyla haklarını kötüye kullanılmasını yasanın korumayacağını belirtmiştir.<br>Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı, karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren, bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini derhal feshi 4857 sayılı İş Kanununun 24&nbsp;üncü maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin önelli fesih bildiriminin normatif düzenlemesi ise aynı yasanın 17&nbsp;nci maddesinde ele alınmıştır. Bunun dışında işçinin askerlik, emeklilik nedeni ile iş sözleşmesini kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirmesi yürürlükte olan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. Maddesinde düzenlenmiştir.<br>İşverenin tazminatların derhal ödeneceği sözünü vermek ve benzeri baskılarla işçiden yazılı istifa dilekçesi vermesini talep etmesi ve işçinin buna uyması halinde, gerçek bir istifa iradesinden söz edilemez. Bu halde feshin işverence gerçekleştirildiği kabul edilmelidir.<br>İşverenin baskı uygulaması sonucu düzenlenen istifa dilekçesine değer verilemez. Dairemizce bu gibi hallerde feshin işverence gerçekleştirildiği, bununla birlikte işveren feshinin haklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir (Yargıtay 9.HD. 3.7.2007 gün 2007/14407 E, 2007/21552 K.).<br>Keza maddî vakıaların taraflarca getirilmesi esas olmakla birlikte; getirilen maddî vakıaların hukukî nitelendirmesini yapmak ve ilgili kanun maddesini uygulamak hâkime ait bir görevdir ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 26/II maddesinde özel bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre işçi veya işverenin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II veya 25/II Maddesindeki nedenlerle iş sözleşmesini öngörülen hak düşürücü süre içinde feshetmeleri halinde diğer taraftan tazminat hakları saklı tutulmuştur. Kısaca haklı nedenle fesheden taraf bu davranış sonucu bir zarara uğramış ise karşı taraftan genel hükümlere göre bir tazminat talep edebilir(Süzek S. İş Hukuku. Yenilenmiş 10. Baskı. İstanbul. S: 718). Bu tazminatın İş Kanunu dışındaki tazminat, işveren açısından doğan zararının tazmini, işçi açısından ise kıdem tazminatı dışında kanıtlandığı takdirde maddi tazminatın, kişilik haklarına saldırı halinde ise manevi tazminatın olduğu kabul edilmelidir. Paralel bir kural 6098 sayılı TBK.’nun 437. Maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre;<br>“Haklı fesih sebepleri, taraflardan birinin sözleşmeye uymamasından doğmuşsa o taraf, sebep olduğu zararı, hizmet ilişkisine dayanan bütün haklar göz önünde tutularak, tamamen gidermekle yükümlüdür.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Diğer durumlarda hâkim, bütün durum ve koşulları göz önünde tutarak haklı sebeple feshin maddi sonuçlarını serbestçe değerlendirir”.<br>Dosya içeriğine göre davalı bankaya ait işyerinde çalışan işçinin performans nedeni ile önce 25.06.2012 tarihinde savunmasının alındığı ve en son fesih tarihine yakın 16.11.2012 tarihinde savunmasının istendiği ve 19.11.2012 tarihinde savunmasını veren davacının savunmasında objektif kriterlere bağlanmayan performansının düşüklüğünü kabul etmeme yanında, performansının artması için gayret göstereceğini ve bu yönde devam edeceğini belirtmesine rağmen, aynı tarihte el yazısı ile düzenlenen dilekçe ile görevinden 19.11.2012 tarihi itibari ile evlilik nedeni ile istifa ettiğini beyan ettiği görülmektedir. Objektif kriterlere bağlı olmadan performans nedeni ile savunması alınan ve savunmasında arttırmak için gayret göstereceğini belirten davacının aynı gün dilekçesinde evlendiğine dair kayıt olmadan evlilik nedeni ile istifa ettiğini belirtmesi bir çelişkidir. Bu çelişki davacının iddiasını doğruladığı gibi davacı tanıkları da iddiayı doğrulamıştır. Davacının performans düşüklüğü baskısı ile istifa ettiği, davalının bu şekilde iş sözleşmesini sona erdirmek sureti ile davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanmasını istemediği anlaşılmaktadır. Davacı işverenin baskısı sureti ile iş sözleşmesini evlilik nedeni ile feshetmiş, bu fesih nedeni ile de kıdem tazminatı ile 4447 sayılı kanunun 51. Maddesi uyarınca işsiz kaldığı süre için işsizlik tazminatında mahrum kalmıştır. Ancak davacı işveren feshi olduğunu belirterek, bir aylık süre içinde feshin geçersizliği ve işe iade davası açmadığından, feshin geçersizliğine bağlı boşta geçen süre ücretini maddi zarar olarak talep edemez. Davacının mahrum kaldığı ihbar tazminatı ile 4447 sayılı kanunun 51. Maddesindeki koşullara uygun olarak işsiz kaldığı süre için işsizlik sigortası alacağı hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır. Yazılı gerekçe ile isteğin tamamen reddi hatalıdır.<br>F) Sonuç:<br>Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.100.00 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.05.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İkale sözleşmesinin geçerli olabilmesi için makul yarar koşulunun gerçekleşmesi gerekmektedir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/ikale-sozlesmesinin-gecerli-olabilmesi-icin-makul-yarar-kosulunun-gerceklesmesi-gerekmektedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Dec 2020 11:54:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek bir istifa iradesi]]></category>
		<category><![CDATA[iradenin fesada uğratılması]]></category>
		<category><![CDATA[istifa dilekçesi vermek]]></category>
		<category><![CDATA[makul yarar koşulu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7163</guid>

					<description><![CDATA[22. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2013/3340 E. &#160;, &#160;2013/3675 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/ikale-sozlesmesinin-gecerli-olabilmesi-icin-makul-yarar-kosulunun-gerceklesmesi-gerekmektedir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>22. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2013/3340 E. &nbsp;, &nbsp;2013/3675 K.</strong></p>



<ul><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p><br>MAHKEMESİ :İş Mahkemesi<br><br>DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.<br>Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.<br>Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:<br><br>Y A R G I T A Y K A R A R I<br><br>Davacı vekili, müvekkilinin 13.05.1997-29.03.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin her ne kadar müvekkili tarafından feshedilmiş olsa da müvekkilinin iradesinin iş sözleşmesinin feshi yönünde olmadığını, iradesinin fesada uğratıldığını, davalı işyerinin aynı tarihte 13-14 kişinin daha iş sözleşmesini feshettiğini, müvekkilinin baskı sonucu iş sözleşmesini feshettiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili, davacının 13.05.1997-31.03.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, davacının 29.03.2012 tarihli istifa dilekçesi ile iş sözleşmesinin 31.03.2012 tarihi itibarıyla sonlandırılmasını istediğini, davacıya talebi doğrultusunda kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve üç maaş tutarının ödendiğini, davacının kendi iradesi ile istifa ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.<br>Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.<br>İş sözleşmesinin ikale ile sona erip ermediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.<br>4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan iş güvencesi hükümleri işçiyi işverenin feshine karşı koruma amacını taşımaktadır. Sözleşmenin işverenin feshi dışındaki bir sebeple sona ermesi halinde iş güvencesi hükümleri uygulanamaz. Bu bağlamda sözleşme ikale (bozma sözleşmesi) ile sona ermişse işçi iş güvencesi hükümlerine dayanarak feshin geçersizliğine karar verilmesini talep edemeyecektir.<br>İkale, sözleşmenin tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olması sebebiyle ikale tarafların serbest iradelerine dayanmalıdır. Ayrıca ikale icabı işverenden gelmişse kanuni tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaatın sağlanması (makul yarar) gerekir. Aksi halde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez.<br>Somut olayda, dosya içeriğine göre iş sözleşmesinin feshedilmesi isteğinin işverenden geldiği anlaşıldığından davacının istifa dilekçesinin gerçek bir istifa iradesini içermediği sonucuna varılmıştır. Davacıdan istifa dilekçesinin alındığı tarihte düzenlenen ibranamede üç aylık ücreti tutarında ek menfaat sağlanmış ise de davacının işyerinde geçen hizmet süresi dikkate alındığında ikalenin diğer bir deyişle iş sözleşmesinin tarafların anlaşması suretiyle sona erdirilmesine ilişkin sözleşmenin geçerliliği yönünden gerekli olan makul yarar koşulu gerçekleşmemiştir. Hal böyle olunca taraflar arasında geçerli bir ikale sözleşmesinin bulunmadığı, dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının istifa dilekçesinin gerçek bir istifa iradesini içermediği, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli bir sebebe dayalı olmaksızın feshedildiğinin kabulü gerektiğinden feshin geçersizliği ile işe iadesi yerine yazılı şekilde davanın reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.<br>Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun&#8217;un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;<br>1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,<br>2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve İŞE İADESİNE,<br>3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih sebebi ve kıdemi dikkate alınarak beş aylık ücreti olarak belirlenmesine,<br>4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,<br>5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,<br>7-Davacı tarafından yapılan 204,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 25.02.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşçi haklarının tam olarak ödenmediğinden bahisle iş sözleşmesini sona erdirdiğini iddia etmiş ise de; fesih bildiriminde belirtilen “şahsi gerekçe” ibaresinin eksik ya da hiç ödenmeyen işçilik alacaklarını kapsadığı düşünülemez.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/tazminatlarin-derhal-odenmesi-ve-benzeri-baskilarla-isciden-istifa-dilekcesi-alinmasi-durumunda-isci-kidem-tazminatina-hak-kazanir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2020 09:06:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy işçi avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy uzman avukat]]></category>
		<category><![CDATA[davacının ücretlerinin tam ve eksiksiz ödenmemesi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek bir istifa iradesi]]></category>
		<category><![CDATA[işçinin haklarının tam olarak ödenmemesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5523</guid>

					<description><![CDATA[22. Hukuk Dairesi         2016/23182 E.  ,  2019/21128 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ:İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ: ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/tazminatlarin-derhal-odenmesi-ve-benzeri-baskilarla-isciden-istifa-dilekcesi-alinmasi-durumunda-isci-kidem-tazminatina-hak-kazanir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">22. Hukuk Dairesi         2016/23182 E.  ,  2019/21128 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ:İş Mahkemesi<br />
DAVA TÜRÜ: ALACAK</span></p>
<p>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:<br />
Y A R G I T A Y K A R A R I<br />
Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı vekili, müvekkilinin fazla çalışma yaptığını, resmi tatillerde çalıştığını ancak çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, davacının fazla çalışma ve resmi tatillerdeki çalışma ücretlerinin ödenmesi talebinde bulunduğunu, davalı işveren tarafından gözardı edildiğini, davacının son yıla ait yıllık izinlerini kullanmadığını beyanla kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br />
Davalı Cevabının Özeti:<br />
Davalı vekili, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br />
Mahkeme Kararının Özeti:<br />
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br />
Temyiz:<br />
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.<br />
Gerekçe:<br />
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.<br />
2-Taraflar arasında davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı, karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren, bozucu yenilik doğuran bir haktır.<br />
İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İşçinin istifa dilekçesindeki iradesinin fesada uğratılması da sıkça karşılaşılan bir durumdur. İşverence tazminatların derhal ödenmesi ve benzeri baskılarla işçiden yazılı istifa dilekçesi vermesini talep etmesi ve işçinin buna uyması halinde, gerçek bir istifa iradesinden söz edilemez. Bu halde feshin işverence gerçekleştirildiği kabul edilmelidir.Dosya içeriğine göre, davacının “Şirketinize ait&#8230;. adresinde bulunan işyerinde çalışmakta iken şahsi gerekçelerimden dolayı 13/04/2012 tarihinde işyerinizden ayrılmak istiyorum.” şeklindeki el yazılı dilekçesi ile iş sözleşmesini feshettiği anlaşılmaktadır. Mahkeme tarafından, davacının ücretlerinin tam ve eksiksiz ödenmemesi sebebiyle haklı nedenle iş sözleşmesini feshetmiş olduğu değerlendirilerek, kıdem tazminatına hak kazandığı kabul edilmiştir. Ne var ki, mahkeme kabulü dosya içeriği ile örtüşmemektedir.Davacı “şahsi gerekçelerimden” şeklindeki açıklama ile iş sözleşmesini feshetmiş olduğundan, fesih gerekçesi ile bağlı olduğu gözetilerek haklı sebebi kanıtlaması gerekmektedir. Her ne kadar davacı yan; dava dilekçesinde, haklarının tam olarak ödenmemesi üzerine iş sözleşmesini sona erdirdiğini iddia etmiş ise de; fesih bildiriminde belirtilen “şahsi gerekçe” ibaresinin eksik ya da hiç ödenmeyen işçilik alacaklarını kapsadığı düşünülemez. Diğer taraftan, istifa dilekçesinin iradesi fesada uğratılarak düzenlendiği de iddia ve ispat edilmemiştir. Hal böyle olunca, açık fesih gerekçesi karşısında, mahkeme kararında ifade edilen ödenmeyen fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunduğu, ücretlerinin tam ve eksiksiz olarak ödenmediği gerekçesiyle feshin haklı olduğu kabul edilemez.Açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında, davacının haklı bir neden olmaksızın iş sözleşmesini feshettiği anlaşıldığından, kıdem tazminatı alacağının reddi yerine, yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm tesisi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
