<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>işyeri uygulaması &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/isyeri-uygulamasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Thu, 20 Oct 2022 09:44:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>işyeri uygulaması &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çalışanlar arasında fazla çalışma ve bayram genel tatil ücretleri bakımından farklı oranların uygulanması İş Kanunu’nun 5. maddesine aykırılık oluşturur.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/9583-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Oct 2022 09:44:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[işçiler arasında ayrım yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[işyeri uygulaması]]></category>
		<category><![CDATA[mavi yakalı beyaz yakalı ayrımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=9583</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi         2012/36446 E.  ,  2014/27623 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : GEBZE 1. İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2012 NUMARASI : 2010/919-2012/484 DAVA :Taraflar arasındaki, fazla mesai ücreti ile bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/9583-2/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">9. Hukuk Dairesi         2012/36446 E.  ,  2014/27623 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ : GEBZE 1. İŞ MAHKEMESİ<br />
TARİHİ : 20/09/2012<br />
NUMARASI : 2010/919-2012/484</span></p>
<p>DAVA :Taraflar arasındaki, fazla mesai ücreti ile bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davacı avukatı tarafından duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.09.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat ile karşı taraf adına Avukat geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:</p>
<p>Y A R G I T A Y K A R A R I</p>
<p>A) Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı işçi, işyerinde 02/01/1996 tarihinde çalışmaya başladığını, davacının iş akdinin 31/08/2009 tarihinde İnsan Kaynakları ve İdari İşler Şefi olarak devam ettiğini, davacının çalıştığı dönemde çalışma saatlerinin hafta içi saat 08:00-18:00 Cumartesi 08:00-14:00 saatleri arasında olduğunu, davacının tüm resmi bayramlarda davalı işyerinde çalıştığını, davacının tüm dini bayramlarda görevli olarak bayramın 2.-3. veya 4. günü çalıştığını, davacının bütün bu fazla çalışmalarının karşılığını alamadığını, fazlaya ait talep ve dava hakları saklı tutularak 17.000 TL fazla mesai alacağının, 2000 TL resmi bayram çalışma alacağının, 1000 TL dini bayramlarda çalışma alacağının faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br />
B) Davalı Cevabının Özeti:<br />
Davalı işveren, iş sözleşmesinin ve ücretinin eğer mesai yapılırsa bunu kapsayacak şekilde düzenlendiğini, bu nedenle davacının fazla mesai, ulusal ve dini bayram kolonu bulunan ve tahakkuk içeren ücret bordrolarına göre bankaya yatırılan ücretlerini ihtirazi kayıt beyan etmeden aldığını, bu nedenle davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının taleplerinin 5 yıllık zamanaşımına uğradığını ve 5 yılı aşan talepleri kabul etmediklerini, davacının işten ayrılırken talep etmediği ödemeleri işten ayrıldıktan birbuçuk yıl sonra talep ettiğini, davacının işten ayrılırken tüm alacaklarını aldığını ve bunun karşılığında ibraname imzaladığını, davacıya 31/08/2009 tarihinde sehven 2 hafta yerine 8 hafta ihbar tazminatı ödendiğini, bu fazla yapılan ödemenin takas ve mahsubunu talep ettiklerini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br />
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:<br />
Mahkemece, davacının davalıya ait işyerinde belirsiz süreli hizmet akdi ile İnsan Kaynakları ve İdari İşler Şefi olarak çalıştığı, davacının 31/08/2009 tarihinde işten ayrıldığı, denetime elverişli bilirkişi raporunda hesap edilen fazla çalışma alacağı, milli bayram alacağı, dini bayram alacağına hak kazandığı, alacaklarının ödendiğinin davalı tarafınca ispatı gerekip davalı tarafından bu ispat yükünün yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br />
D) Temyiz:<br />
Kararı yasal süresi taraflar temyiz etmiştir.<br />
E) Gerekçe:<br />
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.<br />
2- Davacı işçi fazla çalışma ücreti ile bayram ve genel tatil ücreti isteklerinde bulunmuş, mahkemece isteklerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br />
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre işyerinde çalışan bazı işçilere fazla çalışma ücreti %100 zamlı, bayram ve genel tatil ücreti % 200 zamlı olarak ödenmiştir. Davalı vekili mavi yakalı çalışanlara belirtilen oranlar üzerinden ödeme yapıldığını açıklamakla birlikte, beyaz yakalı işçilere ise yasal oranların uygulanması gerektiğini savunmuştur.<br />
İş mevzuatında beyaz yakalı işçi mavi yakalı işçi ayrımı bulunmamaktadır. Bu nedenle çalışanlar arasında fazla çalışma ve bayram genel tatil ücretleri bakımından farklı oranların uygulanması İş Kanunu’nun 5. maddesine aykırılık oluşturur. Bilirkişi raporunda, davaya konu işçilik alacaklarının işyeri uygulamasına göre zamlı olarak hesaplandığı seçenek bir değerlendirmeye tabi tutulmalı ve indirim husus da düşünülerek karar verilmelidir.<br />
Taktiri indirimden kaynaklanana red sebebiyle avukatlık ücretine hükmedilmemesi gerekirse de, davacının iddia ettiği zamlı ücretlerin kabul edilmemesinden doğan red sebebiyle davacı yararına avukatlık ücreti ile yargılama giderine hükmedilmemesi de kabul şekli itibarıyla hatalıdır.<br />
F)Sonuç:<br />
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.100.00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, davacı yararına takdir edilen 1.100.00 TL duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 23.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İkramiye ödemesi işverenlikçe kaldırılamaz, işçinin muvafakati bulunmalıdır.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/ikramiye-odemesi-isverenlikce-kaldirilamaz-iscinin-muvafakati-bulunmalidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2020 10:04:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[ikramiye ödemesinin kaldırılması]]></category>
		<category><![CDATA[işçi aleyhine yapılacak her türlü değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[işyeri uygulaması]]></category>
		<category><![CDATA[şifaen kaldırma]]></category>
		<category><![CDATA[zımni rıza]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6532</guid>

					<description><![CDATA[Yargıtay Kararı &#8211; 9. HD., E. 2015/34103 K. 2018/21776 T. 28.11.2018 A)Davacı İsteminin Özeti: Davacı taraf dava dilekçesi ile özetle; 22/05/2006-30/09/2011 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde grafiker olarak çalıştığını, davalı firmanın küçülmeye gitmesi sebebi ile, işçi çıkarımları yapıldığını, davacı da kıdem tazminatı ödemesi yapılacağından, işveren ile anlaşmak zorunda kaldığını, bir kısım kıdem tazminatı ödemesi aldığını... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/ikramiye-odemesi-isverenlikce-kaldirilamaz-iscinin-muvafakati-bulunmalidir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph"><strong><span style="font-size: 14pt;">Yargıtay Kararı &#8211; 9. HD., E. 2015/34103 K. 2018/21776 T. 28.11.2018</span></strong></p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">A)Davacı İsteminin Özeti:</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">Davacı taraf dava dilekçesi ile özetle; 22/05/2006-30/09/2011 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde grafiker olarak çalıştığını, davalı firmanın küçülmeye gitmesi sebebi ile, işçi çıkarımları yapıldığını, davacı da kıdem tazminatı ödemesi yapılacağından, işveren ile anlaşmak zorunda kaldığını, bir kısım kıdem tazminatı ödemesi aldığını ancak eksik olduğunu, bu sebepler ile, şimdilik kıdem tazminatı farkı 200,00 TL.nin faizi ile birlikte, davalı-taraftan tahisiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">B)Davalı Cevabının Özeti:</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">Davalı taraf özetle; davalı işletmenin ekonomik durgunluk sebebi ile bir süre ücretsiz izin için, davacı taraf ile anlaştığını, süreyi uzun bulan davacının, istifa ettiğini, buna göre kıdem tazminatı davacıya ödendiğini, buna göre ibra ve feragat belgesi imzalandığını, bu itibarla davanın, zamanaşımı, usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti:</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">Mahkemece davanın reddine karar verildi.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">D)Temyiz:</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">E)Gerekçe:</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanunî gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">2-Taraflar arasında düzenlenen ibranamenin geçerliliği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">Türk Hukuku&#8217;nda ibra sözleşmesi 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olup, kabul edilen Yasa&#8217;nın 132&#8217;inci maddesinde “Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir” şeklinde kurala yer verilmiştir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">İş ilişkisinde borcun ibra yoluyla sona ermesi ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 420&#8217;inci maddesinde öngörülmüştür. Sözü edilen hükme göre, işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür. Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması gerekir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 420&#8217;inci maddesinde, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren bir ay içinde yapılan ibra sözleşmelerine geçerlilik tanınmayacağı bildirilmiştir. Aynı maddede, alacağın bir kısmının ödenmesi şartına bağlı ibra sözleşmelerinin (ivazlı ibra), ancak ödemenin banka kanalıyla yapılmış olması halinde geçerli olacağı öngörülmüştür. 4857 sayılı İş Kanununun 19&#8217;uncu maddesinde, feshe itiraz bakımından bir aylık hak düşürücü süre öngörülmüş olmakla, feshi izleyen bir ay içinde işçinin işe iade davası açma hakkı bulunmaktadır. Bu noktada feshi izleyen bir aylık süre, işçinin eski işine dönüp dönmeyeceğinin tespiti bakımından önemlidir. O halde feshi izleyen bir aylık sürede işverenin olası baskılarını azaltmak, iş güvencesinin sağlanması için de gereklidir. Geçerli ve haklı neden iddialarına dayanan fesihlerde dahi ibraname düzenlenmesi için feshi izleyen bir aylık sürenin beklenmesi gerekir. Bir aylık bekleme süresi kısmi ibra açısından işçinin bir kısım işçilik alacaklarının ödenmesinin bir ay süreyle gecikmesi anlamına gelse de temelde işçi yararına bir durumdur. Hemen belirtelim ki bir aylık bekleme süresi ibra sözleşmelerinin düzenlenme zamanı ile ilgili olup ifayı ilgilendiren bir durum değildir. Başka bir anlatımla işçinin fesih ile muaccel hale gelen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve izin ücreti gibi haklarının ödeme tarihi bir ay süreyle ertelenmiş değildir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun değinilen maddesinde, işverence yapılacak olan ödemelerin banka yoluyla yapılması zorunluluğunun getirilmesi, ibranamenin geçerliliği noktasında sonuca etkilidir. Ancak banka dışı yollarla yapılan ödemelerde de borç ibra yerine tamamen veya kısmen ifa yoluyla sona ermiş olur.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">Sözü edilen yasal düzenleme, sadece işçinin alacaklı olduğu durumlar için işçi yararına kısıtlamalar öngörmektedir. İşverenin cezai şart ve eğitim gideri talep ettiği yine işçinin vermiş olduğu zararın tazminine dair uygulamalarda ve hatta sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde işçinin işverene borçlu olduğu durumlarda, taraflar, herhangi bir sınırlamaya tabi olmaksızın işçinin borçlarını ibra yoluyla sona erdirebilirler.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">Değinilen maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri, destekten yoksun kalanlar ile işçinin diğer yakınlarının isteyebilecekleri tazminat ve alacaklar dâhil, hizmet sözleşmesinden doğan bütün haklar yönünden uygulanır.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra düzenlenen ibra sözleşmeleri için yasal koşulların varlığı aranmalıdır. Ancak 6098 sayılı Borçlar Kanunu&#8217;nun yürürlükte olmadığı dönemde imzalanan ibranamenin geçerliliği sorunu, Dairemizin konuyla ilgili ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. İbranamenin feshi izleyen bir aylık süre içinde düzenlenmesi ve ödemelerin banka kanalıyla yapılmamış oluşu 01.07.2012 tarihinden önce düzenlenen ibra sözleşmeleri için geçersizlik sonucu doğurmaz.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">İşçi ve işveren arasında işverenin borçlarının sona erdirilmesine yönelik olarak Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlülüğü öncesinde yapılan ibra sözleşmeleri yönünden geçersizlik sorunu aşağıdaki ilkeler dahilinde değerlendirilmelidir:</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">a)-Dairemizin kökleşmiş içtihatları çerçevesinde, iş ilişkisi devam ederken düzenlenen ibra sözleşmeleri geçersizdir. İşçi bu dönemde tamamen işverene bağımlı durumdadır ve iş güvencesi hükümlerine rağmen iş ilişkisinin devamını sağlamak veya bir kısım işçilik alacaklarına bir an önce kavuşabilmek için iradesi dışında ibra sözleşmesi imzalamaya yönelmesi mümkün olup, Dairemizin kararlılık kazanmış uygulaması bu yöndedir (Yargıtay 9.HD. 15.10.2010 gün, 2008/41165 E, 2010/29240 K.).</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">b)-İbranamenin tarih içermemesi ve içeriğinden de fesih tarihinden sonra düzenlendiğinin açıkça anlaşılamaması durumunda ibranameye değer verilemez (Yargıtay 9.HD. 5.11.2010 gün, 2008/37441 E, 2010/31943 K).</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">c)-İbranamenin geçerli olup olmadığı 01.07.2012 tarihine kadar yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu&#8217;nun irade fesadını düzenleyen 23-31. maddeleri yönünden de değerlendirilmelidir. İbra sözleşmesi yapılırken taraflardan birinin esaslı hataya düşmesi, diğer tarafın veya üçüncü şahsın hile ya da korkutmasıyla karşılaşması halinde, ibra iradesinden söz edilemez.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">Öte yandan 818 sayılı Borçlar Kanunu&#8217;nun 21&#8217;inci maddesinde sözü edilen aşırı yararlanma (gabin) ölçütünün de ibra sözleşmelerinin geçerliliği noktasında değerlendirilmesi gerekir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">İbranamedeki irade fesadı hallerinin, 818 sayılı Borçlar Kanunu&#8217;nun 31&#8217;inci maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmesi gerekir (Yargıtay 9.HD. 26.10.2010 gün, 2009/27121 E, 2010/30468 K). Ancak, işe girerken alınan matbu nitelikteki ibranameler bakımından iş ilişkisinin devam ettiği süre içinde bir yıllık süre işlemez.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">d)-İbra sözleşmesi, varlığı tartışmasız olan bir borcun sona erdirilmesine dair bir yol olmakla, varlığı şüpheli ya da tartışmalı olan borçların ibra yoluyla sona ermesi mümkün değildir. Bu nedenle, işçinin hak kazanmadığı ileri sürülen bir borcun ibraya konu olması düşünülemez. Savunma ve işverenin diğer kayıtları ile çelişen ibra sözleşmelerinin geçersiz olduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 9.HD. 4.11.2010 gün 2008/37372 E, 2010/31566 K).</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">e)-Miktar içeren ibra sözleşmelerinde ise, alacağın tamamen ödenmiş olması durumunda borç ifa yoluyla sona ermiş olur. Buna karşın kısmi ödeme hallerinde, Dairemizin kökleşmiş içtihatlarında ibraya değer verilmemekte ve yapılan ödemenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmektedir (Yargıtay 9.HD 21.10.2010 gün 2008/40992 E, 2010/39123 K.). Miktar içeren ibranamenin çalışırken alınmış olması makbuz etkisini ortadan kaldırmaz (Yargıtay 9.HD. 24.6.2010 gün 2008/33748 E, 2010/20389 K.).</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">f)-Miktar içermeyen ibra sözleşmelerinde ise, geçerlilik sorunu titizlikle ele alınmalıdır. İrade fesadı denetimi yapılmalı ve somut olayın özelliklerine göre ibranamenin geçerliliği konusunda çözümler aranmalıdır (Yargıtay 9.HD. 27.06.2008 gün 2007/23861 E, 2008/17735 K.). Fesihten sonra düzenlenen ve alacak kalemlerinin tek tek sayıldığı ibranamede, irade fesadı haller ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece ibra iradesi geçerli sayılmalıdır (Yargıtay HGK. 21.10.2009 gün, 2009/396 E, 2009/441 K).</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">g)-Yine, işçinin ibranamede yasal haklarını saklı tuttuğuna dair ihtirazi kayda yer vermesi ibra iradesinin bulunmadığını gösterir (Yargıtay 9.HD. 4.11.2010 gün 2008/40032 E, 2010/31666 K).</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">h)-İbranamede yer almayan işçilik alacakları bakımından, borcun sona erdiği söylenemez. İbranamede yer alan işçilik alacaklarının bir kısmı yönünden savunma ile çelişkinin varlığı ibranameyi bütünüyle geçersiz kılmaz. Savunma ile çelişmeyen kısımlar yönünden ibra iradesine değer verilmelidir (Yargıtay 9.HD. 24.6.2010 gün, 2008/33597 E, 2010/20380 K). Başka bir anlatımla, bu gibi durumlarda ibranamenin bölünebilir etkisinden söz edilebilir. Bir ibraname bazı alacaklar bakımından makbuz hükmünde sayılırken, bazı işçilik hak ve alacakları bakımından ise çelişki sebebiyle geçersizlikten söz edilebilir. Aynı ibranamede çelişki bulunmayan ve miktar içermeyen kalemler bakımından ise borç ibra yoluyla sona ermiş sayılabilir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">İbraname savunması, hakkı ortadan kaldırabilecek itiraz niteliğinde olmakla yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir (Yargıtay HGK. 27.1.2010 gün 2009/9-586 E, 2010/31 K. ; Yargıtay 9.HD. 13.7.2010 gün, 2008/33764 E, 2010/23201 K.).</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">Somut uyuşmazlıkta ibraname savunma ile çeliştiğinden ibranameye ikramiye açısından değer verilemez.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">Davacıya ve diğer işçilere ikramiyenin daha önce ödendiği ve 2009 yılından itibaren ikramiye ödemesinin kaldırıldığı tartışmasızdır.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">4857 sayılı Yasa&#8217;nın yürürlüğe girdiği 10.06.2013 tarihinden sonra 22. maddenin kabulü ile ‘işyeri uygulaması’ kavramı ortadan kalkmış. 1475 sayılı Yasa dönemindeki ‘uzun süre ses çıkarmama zımni rızadır’ uygulaması da sona ermiştir. Yeni Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren işçi aleyhine yapılacak her türlü değişiklik 22. madde kapsamında değerlendirilmek zorundadır.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">Davalı işverenin ‘şifahen verilen ikramiye, şifahen kaldırılmıştır’ savunması karşısında 22. maddenin uygulanmadığı işçinin yazılı muvafakatinin alınmadığı anlaşıldığından ve yukarıda belirtildiği üzere ikramiye açısından &#8220;şifaen kaldırma&#8221; hükümsüz olduğundan davacının ikramiye alacağı belirlenip hüküm altına alınması gerekirken bu talebin yerinde olmayan gerekçeyle reddi hatalıdır.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">3)İbraname, sunulan kıdem tazminatı bordrosu ve ödeme planı dikkate alındığında kıdem tazminatı açısından makbuz hükmündedir. Kıdem tazminatı bordrosu incelendiğinde giydirilmiş ücret belirlenirken yemek parası eklenmiş ancak bir önceki bozma sebebinde belirtilen ve Yasa&#8217;ya aykırı bir şekilde kaldırılan ikramiye eklenmemiştir. Mahkemece yapılacak iş uzman bir bilirkişiden rapor alınarak yukarıdaki bozma gereğince belirlenecek ikramiyeyi giydirilmiş ücrete dahil edip, ödenen kıdem tazminatı mahsup edilerek bakiye kıdem tazminatına hükmetmektir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">F)SONUÇ:</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
