<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>maktu vekalet ücreti &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/maktu-vekalet-ucreti/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Oct 2020 10:34:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>maktu vekalet ücreti &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Manevi tazminat talebinin tamamının reddi halinde vekalet ücretine maktu olarak hükmedilir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/manevi-tazminat-talebinin-tamaminin-reddi-halinde-vekalet-ucretine-maktu-olarak-hukmedilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2020 10:34:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[avukatlık asgari ücret tarifesi]]></category>
		<category><![CDATA[maktu vekalet ücreti]]></category>
		<category><![CDATA[manevi tazminat davası]]></category>
		<category><![CDATA[nisbi vekalet ücreti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6730</guid>

					<description><![CDATA[22. Hukuk Dairesi         2018/567 E.  ,  2020/9618 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ: &#8230; 7. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ: ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/manevi-tazminat-talebinin-tamaminin-reddi-halinde-vekalet-ucretine-maktu-olarak-hukmedilir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">22. Hukuk Dairesi         2018/567 E.  ,  2020/9618 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ: &#8230; 7. Hukuk Dairesi<br />
DAVA TÜRÜ: ALACAK</p>
<p>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:<br />
Y A R G I T A Y K A R A R I<br />
Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketler grubu bünyesinde 07.07.2014 tarihinde inşaat mühendisi olarak çalışmaya başladığını, bu tarihten 28.01.2016 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, üstlendiği şantiye şefliği görevleri sebebiyle iş ve işçi güvenliğinin sağlanması adına her zaman hem hukuki hem de cezai anlamda sorumluluk altında olduğunu, bu sorumluluğu karşısında 04.01.2016-16.01.2016 tarihleri arasında yıllık iznini kullandığı esnada 11.01.2016 ve 14.01.2016 tarihleri arasında toplamda 3 şantiyede imzalarının sahte bir şekilde atılması ve yazısının taklit edilmesi suretiyle sorumlu şantiye şefi olarak görevlendirildiğini öğrendiğini, sahte bir şekilde hazırlanmış belgelerle suç işleyerek müvekkilini şantiye şefi olarak görevlendiren davalı şirketler grubu tarafından, müvekkilin imzası ve rızası olmadan büyük bir risk altına sokulduğunu, durumu öğrenir öğrenmez İnşaat Mühendisleri Odası&#8217;na ve &#8230; Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;na bildirdiğini, 28.01.2016 tarihinde noterden ihtar çekerek hem imzasının ve yazısının taklidi sebebiyle hem de fazla çalışma ücretlerinin tarafına ödenmemesi sebebiyle iş akdini haklı olarak feshettiğini, müvekkilinin yoğun psikolojik baskı altında kalmasının, imzasının ve yazısının taklit edilmesi suretiyle suç işlenerek hukuki ve cezai risk altına sokulması nedeni ile davalı şirketler grubundan 250.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini, kararın İnşaat Mühendisleri Odası&#8217;na bildirilerek bültende yayınlanmasını talep etmiştir.<br />
Davalı Cevabının Özeti:<br />
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br />
Mahkeme Kararının Özeti:<br />
Mahkemece, davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.<br />
Karara karşı davacı taraf vekili istinaf başvurunsunda bulunmuştur.<br />
Bölge Adliye Mahkemesi&#8217;nce davacı vekilinin istinaf başvurusunun; HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br />
Temyiz:<br />
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.<br />
Gerekçe:<br />
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.<br />
2-Taraflar arasında davacı aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.<br />
2016 – 2017 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi&#8217; nin 10. maddesinin 3. fıkrası gereğince; davanın tamamı reddedildiğinden davalı taraf lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de, ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.<br />
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde (tahsis şerhi ile düzeltilen ) bulunan &#8220;Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 20.950,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesi,&#8221; rakam ve sözcüklerinin çıkarılarak yerine,<br />
&#8221;Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,&#8221; rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.07.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eşyanın ziya veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istemi 1 yıl içinde talep edilmelidir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/esyanin-ziya-veya-hasari-ile-gec-tesliminden-dolayi-tasiyana-karsi-her-turlu-tazminat-istemi-1-yil-icinde-talep-edilmelidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2020 07:32:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bölge Adliye Mahkemesi Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[emtianın zarar görmesi]]></category>
		<category><![CDATA[hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi]]></category>
		<category><![CDATA[hak düşürücü sürenin geçtiği itirazından yararlanamama]]></category>
		<category><![CDATA[maktu vekalet ücreti]]></category>
		<category><![CDATA[TTK'nun 1188/3.maddesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6274</guid>

					<description><![CDATA[T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ E. 2019/2344 K. 2020/180 T. 12.2.2020 * EMTİANIN TAŞIMA SIRASINDA ZARAR GÖRMESİNDEN KAYNAKLANAN İTİRAZIN İPTALİ VE İCRA İNKAR TAZMİNATI İSTEMİ ( Rücu Davası Açma Hakkı Bu Hakka Sahip Olan Kişinin İstenen Tazminat Bedelini Ödediği veya Aleyhine Açılan Tazminat Davasında Dava Dilekçesini Tebellüğ Ettiği Tarihten İtibaren 90 Gün... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/esyanin-ziya-veya-hasari-ile-gec-tesliminden-dolayi-tasiyana-karsi-her-turlu-tazminat-istemi-1-yil-icinde-talep-edilmelidir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4>T.C.</h4>
<h4>İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ</h4>
<h4>12. HUKUK DAİRESİ</h4>
<h4>E. 2019/2344</h4>
<h4>K. 2020/180</h4>
<h4>T. 12.2.2020</h4>
<p><b>* EMTİANIN TAŞIMA SIRASINDA ZARAR GÖRMESİNDEN KAYNAKLANAN İTİRAZIN İPTALİ VE İCRA İNKAR TAZMİNATI İSTEMİ ( Rücu Davası Açma Hakkı Bu Hakka Sahip Olan Kişinin İstenen Tazminat Bedelini Ödediği veya Aleyhine Açılan Tazminat Davasında Dava Dilekçesini Tebellüğ Ettiği Tarihten İtibaren 90 Gün İçinde Kullanılmadıkça Düşeceği Hükmüne Yer Verildiği &#8211; Sigortalıya Ödeme Yapılan Tarih ile İcra Takibi Tarihi Değerlendirildiğinde Olayda Belirtilen Sürenin Geçtiği )</b></p>
<p><b>* EŞYANIN ZİYA VEYA HASARI İLE GEÇ TESLİMİNDEN DOLAYI TAŞIYANA KARŞI HER TÜRLÜ TAZMİNAT İSTEMİNDE HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE ( Tazminat Hakkının Bir ( 1 ) Yıl İçinde Yargı Yoluna Başvurulmadığı Takdirde Düşeceği &#8211; Olayda Davalının Davacıyı Oyaladığı Sabit Olmadığından Kanunda Belirtilen Hak Düşürücü Sürenin Geçtiğinin Tespiti ile Davanın Hak Düşürücü Süre Nedeniyle Reddine Karar Verilmesinde İsabetsizlik Bulunmadığından Hükmün Esasına Yönelik İstinaf Nedenlerinin Yerinde Olmadığı )</b></p>
<p><b>* VEKALET ÜCRETİ ( Davanın Hak Düşürücü Süre Nedeniyle Reddine Karar Verilmesine Rağmen Davalı Yararın Nispi Vekalet Ücreti Takdir Edilmesinin Tarifeye Aykırı Olduğu &#8211; Hükmün Kaldırılmasına ve Davanın Hak Düşürücü Süre Nedeniyle Reddi ile Davalı Yararına Maktu Vekalet Ücretine Hükmedilmesi Gerektiği )</b></p>
<p><b>6102/m. 1188</b></p>
<p><b>ÖZET : </b>Dava, emtianın taşıma sırasında zarar görmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. TTK&#8217;nun 1188/3.maddesinde rücu davası açma hakkı bu hakka sahip olan kişinin istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren 90 gün içinde kullanılmadıkça düşeceği hükmüne yer verildiği, sigortalıya ödeme yapılan tarih ile icra takibi tarihi değerlendirildiğinde, olayda bu maddede belirtilen sürenin geçtiği anlaşılmıştır.</p>
<p>Olayda davalının davacıyı oyaladığı sabit olmadığından TTK&#8217;nun 1188.maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin geçtiği tespit ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından hükmün esasına yönelik istinaf nedenleri yerinde değildir.</p>
<p>Ancak, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesine rağmen davalı yararın nispi vekalet ücreti takdir edilmesi tarifeye aykırı olduğundan hükmün kaldırılmasına ve davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ve davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.</p>
<p><b>DAVA : </b>Taraflar arasında görülen dava neticesinde; Dairemizce verilen hükmün Yargıtay 11. HD tarafından bozularak iadesi üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:</p>
<p><b>KARAR : </b>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından … Blok Abonman Poliçesi ile sigortalanan &#8230; AŞ ye ait bakır kablo emtiasının İzmir / Türkiye &#8216;den Fellxstowe / İngiltere&#8217;ye taşıma işleminin &#8230; isimli gemi ile konteyner içerisinde taşıyan sıfatıyla davalı tarafından üstlenildiğini, söz konusu emtiaların deniz nakliyesi sırasında gemi kaynaklı bir problem nedeniyle sızan yakıtın emtia konteynerlerine ulaşması ve konteyner içindeki emtialara sirayeti sonucu hasarın meydana geldiğini, yapılan incelemelerde makara kenarında yakıt sirayetinin dış kablo sarımlarına kadar ulaştığının tespit edildiğini, fatura ve yapılan tespitler gereğince 48.234,53 euro (133.276,82- TL) sigortalı zararın, müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini, davalılara müracaatta bulunulduğunu ancak sonuç alınamadığını, buna ilişkin icra takibinin başlatıldığını, davalı şirketin borca itiraz ettiğini belirterek 48.234,53 euro (133.276,82- TL alacağa ilişkin icra takibine vaki itirazın iptaline, %20&#8217;den az olmayan oranda icra inkar tazminatının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.</p>
<p>CEVAP: Davalı vekili, taşımanın deniz kısmının İzmir Limanından Felixstowe Limanına &#8230;&#8217;ya ait konişmento kapsamında yapıldığını, müvekkili şirketin dava konusu taşımada navlun komisyoncusu olarak faaliyet gösterdiğini, davaya ilişkin icra takibinin tahliye tarihinden bir yıl geçtikten sonra açıldığını, navlun komisyonculuğu yapan müvekkili şirketin dava konusu taşıma bakımından sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin navlun komisyoncusu olarak hareket ettiğinden söz konusu sızıntının meydana gelmesinden sorumlu tutulamayacağını, davacının sigortalısı tarafından yapılan usulüne uygun bir hasar bildiriminin bulunmadığını belirterek aktif ve pasif husumet yokluğu nedeniyle usul yönünden reddine, esas yönünden incelemeye karar verilmesi halinde müvekkili şirketin zarardan sorumlu olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.</p>
<p>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE SÜREÇ: Mahkemece; icra takibinin 08/12/2014 tarihinde başlatıldığını, sigorta şirketi tarafından sigortalıya hasar tazminatının ödemesinin 05/05/2014 tarihinde yapıldığını, TTK&#8217;nun 1188/3.maddesinde rücu rücu davası açma hakkı bu hakka sahip olan kişinin istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren 90 gün içinde kullanılmadıkça düşeceği hükmüne yer verildiği, davacının sigortalıya ödeme yaptığı tarih ile icra takibinin yapıldığı tarih arasında bu maddede belirtilen sürenin geçtiğini, TTK&#8217;nun 1188/1 maddesinde ise eşyanın ziya veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkının 1 yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşeceği hükmüne yer verildiğini, ekspertiz rapor tarihinin 17/09/2013 tarihi olduğunu ve hasarın fark edildiği tarihin 05/06/2013 tarihi talep tarihinin 06/06/2013 olduğunun raporda belirtildiği, sigortalı tarafından davalıya 04/07/2013 tarihli ihtarname keşide edildiği, takip tarihinin 08/12/2014 tarihi olduğunu TTK&#8217;nun 1188.maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı vekili her ne kadar davalı şirket tarafından kendilerine gönderilen ihtarnameye rağmen geçerli ve yeterli cevap verilmediğini, ve TTK&#8217;nun 1189. maddesi gereğince hak düşürücü süre itirazından yararlanamayacakları belirtilmiş ise de TTK&#8217;nun 1189. maddesinde &#8220;tazminat isteminin muhatabı, zarar göreni dava açma süresini kaçırması sonucunu doğuracak şekilde oyalarsa, hak düşürücü sürenin geçtiği itirazından yararlanamaz&#8221; hükmüne yer verildiği, ancak davacı vekilin bu hususa ilişkin yeterli delil ve belge sunmadığını, davacının dayandığı defter ve kayıtlarında oyalama hususunun ispatlanmasını sağlayamayacağını belirterek davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermiştir.</p>
<p>İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, müvekkilinin 08.05.2014 tarihinde sigortalıya 46.307,38-euro ödeyerek TTK nun 1472 maddesi gereğince ihbar yazısı gönderildiğini, ihbar yazısına davalının cevap vermediğini ve kötüniyetli olarak hak düşürücü sürenin dolmasını hedeflediğini, hasarın niteliği ve miktarını belgeleyen belgelerin mahkemeye sunulduğunu, konişmentoda yazılı taşıyıcıya 04.07.2013 tarihinde hasara ilişkin ihtarnamenin mevcut olduğunu, ayrıca hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi nedeniyle davalıya nispi vekalet ücreti tayin edilmesinin hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde; gerek bilirkişi raporu gerek ekspertiz raporuna göre malın 18.06.2013 tarihinde hasarlı olarak tesliminin gerçekleştiği, ödemenin 5.5.2014 tarihinde yapıldığı 12.12.2014 tarihinde takip başlatıldığı davanın 12.3.2015 tarihinde açıldığı göz önüne alındığında teslim tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı gibi ödeme tarihinden itibaren 3 ay içinde takip talebinde bulunulmadığı, davacının sürenin geçirilmesini temin için davalı tarafından oyalandığı iddiasının dosya içeriğine göre ispatlanmadığı sonucuna varan mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedildiği; AAÜT 7. maddesi uyarınca davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde tarifenin 2. kısmının 2. bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlendiğinden davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi tarife hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle hükmün bu kısma yönelik olarak kaldırılarak davalı yararına maktu vekalet ücreti ödenmesine hükmolunmuştur.</p>
<p>Dairemizin 2017/590 Esas-2017/566 Karar sayılı ve 08/11/2017 tarihli; İlk derece mahkemesinin hükmünün vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına ve davalı yararına maktu vekalet ücreti ödenmesine ilişkin kararının, davalı vekilinin katılma yoluyla ve davacı vekilinin temyizi üzerine inceleyen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/1077 esas 2019/6585 karar sayılı ve 22.10.2019 tarihli ilam ile; &#8220;&#8230;.6100 Sayılı HMK&#8217;nın 353/1-b-1 maddesiyle, bölge adliye mahkemesince, incelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde ve ancak bu halde başvurunun esastan reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Hal böyle olmakla, aynı yasanın 353/1-b-2 ve 3. maddelerinde öngörüldüğü üzere, ilk derece mahkemesi kararında kanunun uygulanmasında veya gerekçesinde hata bulunması halleri ile ilk derece yargılamasına ilişkin tahkikat eksiklikleri duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekir.</p>
<p>Bu durumda, ilk derece yargılaması aşamasında dava hak düşürücü süreden reddedilmiş ve davalı yararına nispi vekalet ücreti takdir edilmişken, bölge adliye mahkemesince vekalet ücreti yönünden yeni bir hüküm kurulabilmesi için öncelikle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp esas hakkında HMK 353/1(b)2-3 maddeleri uyarınca yeniden hüküm tesis edilmesi ile birlikte vekalet ücreti yönünden de yeniden hüküm tesisi mümkün olacağından, istinaf başvurusunun dava hak düşürücü süreden reddedilirken vekalet ücreti yönünden kabulüyle yeniden hüküm kurulması doğru görülmemiş, bölge adliye mahkemesi kararının re&#8217;sen bozulması gerekmiştir.&#8221; denilerek hak düşürücü süreye ilişkin olarak bildirilen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığından bu kısma yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, vekalet ücreti bakımından kabulüne ilişkin hüküm bozulmuş, usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmuştur.</p>
<p>Somut olayda ; icra takibinin 08/12/2014 tarihinde başlatıldığı, tazminat ödemesinin 05/05/2014 tarihinde yapıldığı, TTK&#8217;nun 1188/3.maddesinde rücu rücu davası açma hakkı bu hakka sahip olan kişinin istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren 90 gün içinde kullanılmadıkça düşeceği hükmüne yer verildiği, sigortalıya ödeme yapılan tarih ile icra takibi tarihi değerlendirildiğinde, bu maddede belirtilen sürenin geçtiğini, TTK&#8217;nun 1188/1 maddesinde ise eşyanın ziya veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkının 1 yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşeceği hükmüne yer verildiği, ekspertiz rapor tarihinin 17/09/2013 tarihi olduğu ve hasarın tespit tarihinin 05/06/2013 tarihi, talep tarihinin 06/06/2013 tarihi olduğu, sigortalı tarafından davalı şirkete 04/07/2013 tarihli Beşiktaş &#8230; Noterliğinin ihtarname keşide edildiği, takip tarihinin 08/12/2014 tarihi olduğu ve davalının davacıyı oyaladığı sabit olmadığından TTK&#8217;nun 1188.maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin geçtiği tespit ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından hükmün esasına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş ise de davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesine rağmen davalı yararın nispi vekalet ücreti takdir edilmesi tarifenin 7.maddesine aykırı olduğundan HKMK nun 353-b-2 ,3 gereği hükmün kaldırılmasına ,davanın hakd üşürücü süre nedeniyle reddine ve davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.</p>
<p><b>SONUÇ : </b>Yukarıda açıklanan nedenlerle:</p>
<p>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE;</p>
<p>İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi&#8217;nin 13/10/2016 tarih, 2015/155 Esas-2016/457 Karar sayılı hükmünün HMK.&#8217;nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;</p>
<p>&#8220;Davanın hak düşürücü süreden REDDİNE,&#8221;</p>
<p>İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;</p>
<p>&#8220;Alınması gereken 54,40- TL harcın, davacı tarafından yatırılan 1.595,44- TL harçtan mahsubu ile fazla olan 1.541,04- TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,</p>
<p>Davalı vekili için takdir olunan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 1.980- TL maktu avukatlık ücreti ile 12-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,</p>
<p>Davacı tarafından yapılan yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına,</p>
<p>İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 31,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,</p>
<p>Hükümden sonra davalı gider avansından karşılanan 25-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,</p>
<p>Davacı vekili için takdir olunan 1.700-TL istinaf duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine.</p>
<p>Davalı vekili için takdir olunan 1.700-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine.</p>
<p>Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK &#8216;nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde taraf vekillerinin yüzüne karşı oybirliğiyle karar verildi.12.02.2020</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İhtiyati haciz itirazı sonucunda mahkemece maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/ihtiyati-haciz-itirazi-sonucunda-mahkemece-maktu-vekalet-ucretine-hukmedilmesi-gerekmektedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Aug 2020 07:53:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy avukat]]></category>
		<category><![CDATA[hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar vermek]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyati haciz isteminin kabulü]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyati haciz vekalet ücreti maktu]]></category>
		<category><![CDATA[maktu vekalet ücreti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6201</guid>

					<description><![CDATA[11. Hukuk Dairesi         2014/5539 E.  ,  2014/8637 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : SINDIRGI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/08/2013 NUMARASI : 2013/56-2013/57 D.İŞ. Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/08/2013 tarih ve 2013/56-2013/57 D.İş. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi karşı taraf borçlular tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/ihtiyati-haciz-itirazi-sonucunda-mahkemece-maktu-vekalet-ucretine-hukmedilmesi-gerekmektedir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">11. Hukuk Dairesi         2014/5539 E.  ,  2014/8637 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ : SINDIRGI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ<br />
TARİHİ : 16/08/2013<br />
NUMARASI : 2013/56-2013/57 D.İŞ.</p>
<p>Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/08/2013 tarih ve 2013/56-2013/57 D.İş. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi karşı taraf borçlular tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br />
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili; karşı taraf olan borçluların 05/10/2012 ödeme tarihli 61.400,00 TL bedelli bir adet senet ile müvekkiline borçlu bulunduğunu, borcun 36.400 TL&#8217;sinin zamanında ödenmediği gibi bir rehinle de temin edip teminata bağlanmadığını, borçlunun borçlarına yetecek miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br />
Mahkemece; 16/08/2013 tarihli 2013/56 D.iş Esas 2013/57 D İ.ş Karar sayılı kararı ile ihtiyati haciz isteyenin talebinin kabulü ile 4.076,03TL teminat mukabilinde borçluların borca yeter miktardaki menkul, gayri menkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir.<br />
Karşı taraf borçlular; senede konu borcun bir kısmının ödendiğini, alacaklıya 34.700 TL borçlarının kaldığını, alacaklının senedi kaybettiğini söylemesi üzerine alacaklıdan,kalan borcun 2013 yılının kurban bayramında ödeneceğine ilişkin şahitler huzurunda imzalı belge aldıklarını,buna göre borcun vadesi dolmadan ihtiyati haciz istendiğini, yine asıl borca faiz işletilerek ihtiyati haciz istenemeyeceğini, mahkemenin alacaklı vekili yararına maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücretine hükmetmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek ihtiyati kararına itiraz ederek kaldırılmasını talep etmişlerdir.<br />
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan itiraz incelemesi sonunda; borçluların itiraz dilekçelerinde alacaklıya, alacaklının talep ettiği kadar borçlu olmadıklarını beyan ettikleri, bu nitelikteki itirazın ise borca itiraz niteliğinde kabul edilmesi gerektiği, İİK&#8217;nın ihtiyati hacze itirazı düzenleyen 265. maddesi incelendiğinde ise borçlunun kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin yetkisine, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere ve teminata karşı itiraz hakkının bulunduğu, bu noktada borçluların itirazlarının ise yetkiye, teminata ve ihtiyati haczin (İİK.257. maddesinde yazılı) sebebine (alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması, alacağın muaccel olması ve müeccel alacaklarda ayrıca mal kaçırma şüphesinin bulunması sebeplerine) yönelik bir itiraz olmadığı, ihtiyati hacze itirazın ancak 265. maddesinde tahdidi olarak sayılan hallere münhasır olarak yapılabileceği gerekçesiyle borçluların itirazlarının reddine karar verilmiştir.<br />
Kararı, karşı taraf borçlular temyiz etmiştir.<br />
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, karşı taraf borçlular vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.<br />
2- Dava, kambiyo senedine dayalı alacağa ilişkin verilen ihtiyati haciz kararına itiraz isteminden ibaret olup, mahkemece yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmiştir.Ancak; ihtiyati haciz istemlerinde A.A.Ü.T. gereğince hükmedilen vekalet ücreti maktu olup, mahkemece ihtiyati haciz isteminin kabulü ile alacaklı yararına senet bedeli üzerinden nispi vekalet ücreti verilmiş ve bu hususa borçlular vekili tarafından itirazda bulunulmuştur. Mahkemece, borçlunun asıl alacağa ilişkin itirazı gerekçeli olarak reddedilmesine rağmen, vekalet ücreti hususunda hiçbir gerekçeye yer verilmeksizin itirazın reddi doğru olmamış,kararın mümeyyiz borçlular yararına bozulması gerekmiştir.<br />
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle borçlular vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açılanan nedenlerle kararın borçlular yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
