<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>meskeniyet iddiası &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/meskeniyet-iddiasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 12 Jan 2021 08:18:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>meskeniyet iddiası &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Meskeniyet şikayeti, yalnızca takip borçlusuna tanınmış bir hak olup; takipte borçlu sıfatı taşımayan 3. kişinin bu şikayette bulunmaya hakkı yoktur.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/meskeniyet-sikayeti-yalnizca-takip-borclusuna-taninmis-bir-hak-olup-takipte-borclu-sifati-tasimayan-3-kisinin-bu-sikayette-bulunmaya-hakki-yoktur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2021 08:18:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[cebri icra yoluyla tahsil yetkisi]]></category>
		<category><![CDATA[İİK&#039;nun 283/1. maddesi]]></category>
		<category><![CDATA[meskeniyet iddiası]]></category>
		<category><![CDATA[satış suretiyle temlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7261</guid>

					<description><![CDATA[12. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2015/17105 E. &#160;, &#160;2015/31231 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi&#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/meskeniyet-sikayeti-yalnizca-takip-borclusuna-taninmis-bir-hak-olup-takipte-borclu-sifati-tasimayan-3-kisinin-bu-sikayette-bulunmaya-hakki-yoktur/" class="excerpt-read-more">Read More</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>12. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2015/17105 E. &nbsp;, &nbsp;2015/31231 K.</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p>MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi<br><br>Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi&#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:<br>Alacaklı tarafından borçlu hakkında &#8230; Müdürlüğü&#8217;nün 2014/20090 Esas sayılı icra takip dosyaları üzerinden genel haciz yolu ile icra takibine başlandığı, şikayete konu 6482 Ada, 3 Parsel sayılı E Blok Zemin Kat 1 nolu dairenin takip borçlusu &#8230; tarafından 3. kişi &#8230;&#8217;a 28.01.2008 tarihinde satış suretiyle temlik edilmesi üzerine takip alacaklısı &#8230;nin anılan parsel hakkında takip borçlusu ve &#8230;&#8217;a karşı tasarrufun iptali davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda&#8230; Asliye Ticaret Mahkemesi&#8217;nin 05.12.2013 tarih ve 2013/42 E.-2013/381 K. sayılı ilamı ile &#8221;&#8230; 6482 Ada 3 Parsel sayılı E Blok Zemin Kat 1 nolu dairenin davalı &#8230; tarafından davalı &#8230;&#8217;a satışına ilişkin tasarruf iptaline, &#8230; &#8230; İcra Müdürlüğü&#8217;nün 2008/7186 Esas icra takiplerine alcaklaının bu taşınmazlar üzerinden cebri icra yoluyla tahsil yetkisi verilmesine &#8230;&#8230;&#8221; karar verildiği, bilahare, sözü edilen tasarrufun iptali ilamına istinaden alacaklı vekilinin talebiyle şikayet konusu taşınmaz üzerine anılan icra dosyalarından haciz konulduğu ve şikayetçiler tarafından taşınmaza yönelik meskeniyet iddiasında bulunulduğu anlaşılmaktadır.<br>İİK&#8217;nun 283/1. maddesinde; &#8220;Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını istiyebilir.&#8221; hükmüne yer verilmniştir. Satış ile 3. kişiye geçen mülkiyet tasarrufun iptaline karar verilmesi ile borçluya geri dönmez. Yalnızca, alacaklıya, 3. kişiye ait taşınmaz üzerine haciz koydurarak sattırmak suretiyle alacağını tahsil imkanı verir. Hacze dayanak yapılan tasarrufun iptali ilamında da anılan yasa hükmüne uygun olarak yalnızca satış işleminin iptaline karar verilmekle yetinilmiş olup; 3. kişi adına olan tapu kaydının iptali ile borçlu adına tesciline dair bir hüküm kurulmamıştır. Bu nedenle, taşınmazın mülkiyeti şikayetçi 3. kişiye aittir.<br>Diğer taraftan, İİK&#8217;nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendinde; borçlunun haline münasip evinin haczolunamayacağı ifade edilmiştir. Anılan yasal düzenleme uyarınca, meskeniyet şikayeti, yalnızca takip borçlusuna tanınmış bir hak olup; takipte borçlu sıfatı taşımayan 3. kişinin bu şikayette bulunmaya hakkı yoktur.<br><br><br>Somut olayda, şikayetçi &#8230;&#8217;ın yukarıda değinilen yasal düzenleme ve açıklamalar uyarınca icra takibinde &#8220;borçlu&#8221; sıfatını taşımaması nedeniyle, takip borçlusu &#8230;&#8217;nın ise taşınmazın maliki olmaması sebebiyle meskeniyet şikayetinde bulunamayacakları açıktır.<br>Bu durumda, mahkemece, şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken; yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsiz ise de; sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.<br>SONUÇ: Şikayetçilerin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK&#8217;nun 366. ve HUMK&#8217;nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Azil veya istifa karşı tarafa bildirilinceye kadar tebligat vekile yapılır ve bu tebligat ile süreler işlemeye başlar.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/azil-veya-istifa-karsi-tarafa-bildirilinceye-kadar-tebligat-vekile-yapilir-ve-bu-tebligat-ile-sureler-islemeye-baslar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2020 07:36:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[İİK 103 davetiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[istifa veya azil]]></category>
		<category><![CDATA[meskeniyet iddiası]]></category>
		<category><![CDATA[tebligatın vekile yapılması]]></category>
		<category><![CDATA[vekille takip edilen işler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6352</guid>

					<description><![CDATA[12. Hukuk Dairesi         2018/7358 E.  ,  2018/12714 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/azil-veya-istifa-karsi-tarafa-bildirilinceye-kadar-tebligat-vekile-yapilir-ve-bu-tebligat-ile-sureler-islemeye-baslar/" class="excerpt-read-more">Read More</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">12. Hukuk Dairesi         2018/7358 E.  ,  2018/12714 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi</p>
<p>Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :<br />
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı icra takibinde borçlunun meskeniyet iddiası ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin reddine dair verilen kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesi&#8217;nin 21.03.2016 tarih 2014/24150 E., 2016/5166 K. sayılı kararı ile eksik inceleme nedeni ile bozulduğu, bozma ilamı doğrultusunda mahkemece işin esası incelenerek şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br />
7201 sayılı Tebligat Kanunu&#8217;nun 11, HMK&#8217;nin 73, 81, 82, 83, Avukatlık Kanunu&#8217;nun 41. maddeleri uyarınca, vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerekir. Vekil varken asile tebligat yapılması halinde asile yapılan tebligat tarihi hak düşürücü sürenin başlangıcında esas alınamaz.Somut olayda; Alacaklı vekili, 05.11.2013 havale tarihli cevap dilekçesinde şikayetin yasal süresinde yapılmadığını savunmuştur.Takip dosyasının incelenmesinde, İİK&#8217;nin 103. maddesi kapsamında gönderilen davetiyenin ve kıymet takdir raporunun borçlu vekili Av. &#8230;&#8217;a 02.08.2013 tarihinde tebliğ edildiği ancak borçlu vekilince icra dosyasına sunulan 15.08.2013 tarihli dilekçe ile “dayanak ilamda borçlu vekili olduğu ancak borçluyu her dosyada temsil etmek zorunluluğu bulunmadığı” açıklaması ile tebligatı iade ederek İİK&#8217;nin 103. maddeye ilişkin davetiyenin borçlu asile tebliğ edilmesini talep ettiği, bunun üzerine borçluya 17.09.2013 tarihinde tebliğ edilen İİK 103 davetiyesi tebliğinden sonra borçlu asilin 23.09.2013 tarihinde meskeniyet iddiası ile icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır.Takibe dayanak ilamda, borçlunun vekille temsil edildiği görülmektedir. İcra emri tebligatının borçlu vekili Av. &#8230; adına tebliğe çıkarıldığı ve 02.08.2013 tarihinde vekile tebliğ edildiği, &#8230; 1. İcra Hukuk Mahkemesi&#8217;nin 2011/705 E. sayılı dosyasında şikayete konu takip dosyasına ilişkin olarak yapılan faize itirazda borçlunun aynı vekille temsil edildiği anlaşılmaktadır.Taraflardan birinin vekilini azletmesi halinde bu istifa veya azil dosyaya ulaşıp karşı tarafa bildirilmedikçe karşı taraf için hüküm ifade etmez. Bu nedenle azil veya istifa karşı tarafa bildirilinceye kadar tebligat vekile yapılır ve bu tebligat ile süreler işlemeye başlar. (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, C.5.S 5540). Borçlu vekilince icra dosyasına sunulan 15.08.2013 tarihli dilekçenin azil ya da istifa niteliği yoktur. Asile yapılan tebligat hak düşürücü sürenin başlangıcında esas alınamaz.Bu durumda, 02.08.2013 tarihinde borçlu vekiline tebliğ edilen İİK 103 davetiyesi tebliğ tarihine göre şikayetin yasal süresinde yapılmadığı anlaşılmakla, şikayetin süreden reddi gerekirken ilk derece mahkemesince şikayet başka bir gerekçeyle reddedilmiş olup, karar sonucu itibariyle doğru olmakla beraber bu kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesi&#8217;nin 21.03.2016 tarih 2014/24150 E., 2016/5166 K. sayılı ilamı ile eksik inceleme sebebiyle bozulması maddi hataya müstenit olup, kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle belirtilen bu hususun re’sen gözetilmesi gerektiği dikkate alındığında, bozmaya uyulmuş olması taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı gibi kararın şikayet eden tarafından temyiz edilmesi halinde dahi aleyhe bozma ilkesi de nazara alınamaz (Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih ve 2004/1 &#8211; 433 sayılı kararında benimsendiği gibi).O halde mahkemece, yukarıda açıklanan doğrultuda şikayetin 7 günlük yasal süre aşımından reddi gerekirken işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK&#8217;nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/12/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
