<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>meslekten çıkarma cezası &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/meslekten-cikarma-cezasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 Dec 2020 08:49:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>meslekten çıkarma cezası &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hakim hakkında 2.kez verilen yer değiştirme cezasına karşı itirazları değerlendirilmeden hakkında meslekten çıkarma cezası verilmesi hukuka aykırıdır.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/hakim-hakkinda-2-kez-verilen-yer-degistirme-cezasina-karsi-itirazlari-degerlendirilmeden-hakkinda-meslekten-cikarma-cezasi-verilmesi-hukuka-aykiridir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2020 08:49:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Danıştay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin cezası]]></category>
		<category><![CDATA[kesinleşmiş yer değiştirme cezası]]></category>
		<category><![CDATA[meslekten çıkarma cezası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7128</guid>

					<description><![CDATA[T.C. DANIŞTAY 5. DAİRE E. 2018/1793 K. 2019/6182 T. 21.11.2019 * HAKİMLER VE SAVCILAR KURULU KARARININ İPTALİ İSTEMİ ( Davacının Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanı Olarak Görev Yaptığı Dönemde Hakkında Yapılan Soruşturma Neticesinde Hakimler ve Savcılar Kurulu Kararıyla 2802 SK 68/a. Maddesi Uyarınca Yer Değiştirme Cezası Verilmesine Karar Verildiği Ancak Hakkında Daha Önce Kesinleşmiş Yer Değiştirme... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/hakim-hakkinda-2-kez-verilen-yer-degistirme-cezasina-karsi-itirazlari-degerlendirilmeden-hakkinda-meslekten-cikarma-cezasi-verilmesi-hukuka-aykiridir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading">T.C.</h4>



<h4 class="wp-block-heading">DANIŞTAY</h4>



<h4 class="wp-block-heading">5. DAİRE</h4>



<h4 class="wp-block-heading">E. 2018/1793</h4>



<h4 class="wp-block-heading">K. 2019/6182</h4>



<h4 class="wp-block-heading">T. 21.11.2019</h4>



<p><strong>* HAKİMLER VE SAVCILAR KURULU KARARININ İPTALİ İSTEMİ ( Davacının Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanı Olarak Görev Yaptığı Dönemde Hakkında Yapılan Soruşturma Neticesinde Hakimler ve Savcılar Kurulu Kararıyla 2802 SK 68/a. Maddesi Uyarınca Yer Değiştirme Cezası Verilmesine Karar Verildiği Ancak Hakkında Daha Önce Kesinleşmiş Yer Değiştirme Cezası Bulunduğundan Bahisle Aynı Tarihli ve Sayılı İşlem ile Meslekten Çıkarma Cezası Verildiği &#8211; İkinci Yer Değiştirme Cezasına Karşı Davacıya Yeniden İnceleme ve İtiraz Hakları Kullandırılmamasının Hatalı Olduğu )</strong></p>



<p><strong>* MESLEKTEN ÇIKARMA CEZASI ( İkinci Yer Değiştirme Cezasına Karşı Davacının Yeniden İnceleme ve İtiraz Hakları Kullandırılmaksızın Yani İkinci Yer Değiştirme Cezası Kesinleşmeksizin Aynı Tarihli İşlem ile Verilen Meslekten Çıkarma Cezasına İlişkin Kararın Yeniden İncelenmesi Talebine Karşı Yapılan İtirazın Kabul Edilmesi Gerekirken İtirazın Reddi Yolunda Verilen Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu Kararında Hukuka Uyarlık Görülmediği )</strong></p>



<p><strong>* YER DEĞİŞTİRME CEZASI ( Davacının Hakim Olarak Görev Yaptığı Dönemde Hakkında Yapılan Soruşturma Neticesinde Hakimler ve Savcılar Kurulu Kararıyla 2802 SK 68/a. Maddesi Uyarınca Yer Değiştirme Cezası Verilmesine Karar Verildiği Ancak Hakkında Daha Önce Kesinleşmiş Yer Değiştirme Cezası Bulunduğundan Meslekten Çıkarma Cezası Verildiği &#8211; İkinci Yer Değiştirme Cezasına Karşı Davacının Yeniden İnceleme ve İtiraz Hakları Kullandırılmaksızın Verilen Kararın Yeniden İncelenmesi Talebine Karşı Yapılan İtirazın Kabul Edilmesi Gerektiği )</strong></p>



<p><strong>2802/m.68,69,70,71,73</strong></p>



<p><strong>2461/m.11</strong></p>



<p><strong>6087/m.33</strong></p>



<p><strong>ÖZET :&nbsp;</strong>Dava, hakim olarak görev yapan davacıya verilen meslekten çıkarma cezasının kaldırılması için yapılan başvurunun reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.</p>



<p>Davacının Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde hakkında yapılan soruşturma neticesinde, Hakimler ve Savcılar Kurulu&#8217;nun kararıyla 2802 Sayılı Kanun&#8217;un 68/a. maddesi uyarınca yer değiştirme cezası verilmesine karar verildiği, ancak hakkında daha önce kesinleşmiş yer değiştirme cezası bulunduğundan bahisle aynı tarihli ve sayılı işlem ile meslekten çıkarma cezası verildiği görülmekte ise de, ikinci yer değiştirme cezasına karşı davacının yeniden inceleme ve itiraz hakları kullandırılmaksızın, dolayısıyla ikinci yer değiştirme cezası kesinleşmeksizin aynı tarihli işlem ile verilen meslekten çıkarma cezasına ilişkin kararın yeniden incelenmesi talebine karşı yapılan itirazın bu nedenle kabul edilmesi gerekirken itirazın reddi yolunda verilen Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.</p>



<p><strong>DAVANIN KONUSU :&nbsp;</strong>Bolu Hakimi olarak görev yapmaktayken 15/08/2004 tarihinde kendi isteğiyle emekliye ayrılan ve 20/06/2005 tarihli ve 149 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu kararıyla, 2802 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu&#8217;nun 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacının, 18/12/2010 tarih ve 27789 Sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe giren 6087 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu&#8217;nun geçici 3. maddesi uyarınca söz konusu meslekten çıkarma cezasının kaldırılması için yaptığı başvurunun reddine ilişkin 14/04/2011 tarih ve 144 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptali istenilmektedir.</p>



<p>DAVACININ İDDİALARI : Davacı vekili tarafından; usul yönünden, 04/07/2006 tarih ve 26218 Sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan 5525 Sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun&#8217;un &#8221;Disiplin affının kapsamı&#8221; başlıklı 1. maddesinde; 2802 Sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu&#8217;nun 68. maddesinin ikinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerine göre verilmiş yer değiştirme cezaları ile 69. maddesine göre verilmiş meslekten çıkarma cezaları hariç olmak üzere 23/04/1999 tarihinden 14/02/2005 tarihine kadar işlenmiş fiillerden dolayı verilmiş disiplin cezalarının bütün sonuçları ile affedildiğinin belirtildiği, müvekkilinin eyleminin karşılığının 2802 Sayılı Kanun&#8217;un 68. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendine göre yer değiştirme cezası iken aynı Kanun&#8217;un 70. maddesi uyarınca yer değiştirme cezasının bir derece ağırlaştırılması suretiyle meslekten çıkarma cezası verildiği, bu haliyle dava konusu meslekten çıkarma cezasının gerek fiil tarihi gerekse cezanın verildiği madde itibarıyla 5525 Sayılı Kanun&#8217;un kapsamına girdiği, esas yönünden, tekerrüre esas ceza yönünden yaptıkları itirazların davalı idare tarafından dikkate alınmadığı, Rus uyruklu bir kadınla karı-koca hayatı yaşadığı ve bu kadından bir çocuğu olduğu yönündeki iddiaların dedikodu niteliğinde olduğu, gerçek olmadığı, müvekkilinin o tarihlerde birtakım ailevi sorunlarının olmasının böyle bir yanlış anlaşılmaya sebebiyet vermiş olabileceği, kaldı ki nüfus kayıtları da incelendiğinde evlilik birliğinin devam ettiğinin görüleceği, Av. S.Ö. ile yakın ilişki kurduğu iddiasının da gerçeği yansıtmadığı, söz konusu şahıs ile konuşmalarının, müvekkilinin odasına gelerek hukuki konular konuşan diğer avukatlardan farklı olmadığı, müvekkilinin daha önce Yargıtay tetkik hakimliği yapmış olması nedeniyle avukatların yoğun ilgi ve ziyaretine maruz kaldığı, anılan avukatın vekil sıfatıyla takip ettiği dosyalarda lehe karar verdiği gibi aleyhe de karar verdiği, lehe verdiği kararın ise mahkemece heyet halinde verildiği ve Yargıtay tarafından oyçokluğu ile bozulduğu, müvekkilinin meslek hayatı boyunca mesleğin onur ve saygınlığını her zaman şerefle taşıdığı, soruşturmaya konu dedikodular nedeniyle mesleğinden erken ayrılmak zorunda kaldığı ileri sürülmüştür.</p>



<p>DAVALININ SAVUNMASI : Soruşturma dosyasının incelenmesi sonucunda tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiği, önceki disiplin cezasının da yerinde olduğu kanaatine varıldığından, dava konusu meslekten çıkarma cezasının da mevzuata uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği savunulmuştur.</p>



<p>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİNİN DÜŞÜNCESİ : İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyulmak suretiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.</p>



<p>DANIŞTAY SAVCISI DÜŞÜNCESİ : 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştay&#8217;ın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerine uyulmamış olunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4. fıkrasında, mahkemenin bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebileceği; 6. (son) fıkrasında da, Danıştay&#8217;ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde de bu maddenin 4. fıkrası hariç diğer fıkralarının kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca verilen bozma kararına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar” hak ve yetkisi tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesi, bozma kararına uymak zorundadır.</p>



<p>Dosyanın incelenmesinden Bolu Hakimi olarak görev yapmaktayken kendi isteğiyle emekliye ayrılan davacının Hakimler ve Savcılar Kurulunca meslekten çıkarılmasına dair işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesince verilen 09/05/2014 gün ve E:2012/576, K:2014/3587 Sayılı kararın; davacının Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde hakkında yapılan soruşturma neticesinde, Hakimler ve Savcılar Kurulu&#8217;nun 20/06/2005 tarih ve 149 Sayılı kararıyla 2802 Sayılı Kanun&#8217;un 68/a. maddesi uyarınca yer değiştirme cezası verilmesine rağmen, hakkında daha önce kesinleşmiş yer değiştirme cezası bulunduğundan bahisle aynı tarihli ve sayılı işlem ile meslekten çıkarma cezası da verildiği, verilen ikinci yer değiştirme cezasına karşı davacının yeniden inceleme ve itiraz hakları kullandırılmaksızın, dolayısıyla ikinci yer değiştirme cezası kesinleşmeksizin aynı tarihli işlem ile verilen meslekten çıkarma cezasına ilişkin kararın yeniden incelenmesi talebine karşı yapılan itirazın bu nedenle kabul edilmesi gerekirken itirazın reddi yolunda verilen 14/04/2011 günlü, 144 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/03/2016 gün ve E:2014/5545, K:2016/662 Sayılı kararıyla bozulduğu anlaşılmaktadır.</p>



<p>Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararına uyularak, bozma kararı doğrultusunda karar verilmesi, yukarıda anılan yasa hükmü gereği olduğundan anılan bozma kararı doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmektedir.</p>



<p>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Danıştay Onikinci Dairesince verilen 09/05/2014 tarih ve E:2012/576, K:2014/3587 Sayılı davanın reddi yolundaki kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/03/2016 tarih ve E:2014/5545, K:2016/662 Sayılı kararına uyularak işin gereği görüşüldü:</p>



<p><strong>KARAR :&nbsp;</strong>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :</p>



<p>Davacının; Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi başkanı olarak görev yaptığı dönemde, hakkında yapılan soruşturma neticesinde, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu&#8217;nun 08/03/2004 günlü, 58 Sayılı kararıyla, 2802 Sayılı Kanun&#8217;un 68/a. maddesi uyarınca yer değiştirme cezası ile cezalandırıldığı, yine farklı iddialara ilişkin olarak hakkında yapılan soruşturma neticesinde, Hakimler ve Savcılar Kurulu&#8217;nun 20/06/2005 tarih ve 149 Sayılı kararıyla, 2802 Sayılı Kanun&#8217;un 68/a maddesi uyarınca yer değiştirme cezası yerine, daha önce aynı madde kapsamında cezalandırıldığından aynı Kanun&#8217;un 69. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.</p>



<p>Davacı tarafından, anılan kararın kaldırılması istemiyle 18/12/2010 gün ve 27789 Sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe giren 6087 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu&#8217;nun geçici 3. maddesi uyarınca başvuruda bulunulmuştur.</p>



<p>Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu&#8217;nun 14/04/2011 günlü, 144 Sayılı kararıyla davacının başvurusu reddedilmiştir.</p>



<p>Bakılan dava, bu kararın hukuka aykırı olduğu iddialarıyla açılmıştır.</p>



<p>İNCELEME VE GEREKÇE:</p>



<p>İlgili Mevzuat:</p>



<p>2802 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu&#8217;nun &#8221;Yer değiştirme cezası&#8221; başlıklı 68. maddesinde, &#8221;Bulunulan bölgenin en az bir derece altındaki bir bölgeye o bölgedeki asgari hizmet süresi kadar kalmak üzere atanmak suretiyle görev yerinin değiştirilmesidir.</p>



<p>Yer değiştirme cezası :</p>



<p>a-) Kusurlu veya uygunsuz hareket ve ilişkileriyle mesleğin şeref ve nüfuzunu veya şahsi onur ve saygınlığını yitirmek,</p>



<p>b-) Yaptıkları işler veya davranışlarıyla görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısını uyandırmak,</p>



<p>c-) Hatır ve gönüle bakarak veya kişisel duygulara kapılarak görev yaptığı kanısını uyandırmak,</p>



<p>d-) Göreve dokunacak surette ve kendi kusurlarındın dolayı meslektaşlarıyla geçimsiz ve dirliksiz olmak,</p>



<p>e-) Madde tayin ve deliller elde edilmemiş olsa bile, rüşvet aldığı veya irtikapta bulunduğu kanısını uyandırmak,</p>



<p>f-) Doğrudan doğruya veya aracı eliyle hediye istemek ve görev sırasında olmasa dahi çıkar sağlamak amacı ile verilen hediyeyi kabul veya iş sahiplerinden borç istemek veya almak,</p>



<p>Hallerinde uygulanır.&#8221; hükmü;</p>



<p>&#8221;Meslekten çıkarma cezası&#8221; başlıklı 69. maddesinde, &#8220;Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.</p>



<p>68. maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, ağır hapis veya üç aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8. maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, hürriyeti bağlayıcı cezanın ağır hapis veya yukarıda belirtilen suçlardan dolayı verilmemiş olması şartıyla, ertelenmiş veya 647 Sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4. maddesindeki ceza ve tedbirlerden birine çevrilmiş olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine yer değiştirme cezası verilir.</p>



<p>Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkumiyetlerinin ertelenmiş veya 647 Sayılı Kanun&#8217;un 4. maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68. maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.</p>



<p>Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 647 Sayılı Kanun&#8217;un 4. maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.</p>



<p>Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir.&#8221; hükmü;</p>



<p>&#8221;Bir üst veya alt derece disiplin cezası uygulanması&#8221; başlıklı 70. maddesinde, &#8221;Sicilden silinmesi mümkün olan disiplin cezası uygulanmasına neden olmuş bir eylem veya davranışın, cezaların sicilden silinmesini düzenleyen 75. maddedeki süreler içinde tekrarlanması veya aynı tür disiplin cezasını gerektiren birden çok eylem veya davranışın bir arada bulunması hallerinde bir derece ağır disiplin cezası verilir.&#8221; hükmü;</p>



<p>&#8221;Savunma hakkı&#8221; başlıklı 71. maddesinde, &#8221;Hâkim ve savcılar hakkında, savunmaları alınmadan disiplin cezası verilemez.</p>



<p>Soruşturmayı yapanın veya Hâkimler ve Savcılar Kurulunun üç günden az olmamak üzere, verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan ilgili, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.&#8221; hükmü;</p>



<p>&#8221;Yeniden inceleme ve itiraz&#8221; başlıklı 73. maddesinde ise, &#8221;Hâkimler ve savcılar hakkında verilen disiplin cezalarına ilişkin kararın tebliğinden itibaren on gün içinde Adalet Bakanı veya ilgililer kararın bir defa daha incelenmesini isteyebilir.</p>



<p>Bu halde Kurul, gerekli incelemeyi yaparak kararını verir.</p>



<p>Kurulca yeniden incelenerek verilen karara karşı ilgililer tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde itirazda bulunabilirler.</p>



<p>İtiraz; İtirazları İnceleme Kurulunca incelenerek sonuçlandırılır.</p>



<p>İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Bu kararlar hakkında başka bir idari veya kazai mercie başvurulamaz.</p>



<p>Hakkında meslekten çıkarma cezası istenilen hâkim ve savcılar İtirazları İnceleme Kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma hakkına sahiptir.&#8221; hükmü yer almıştır.</p>



<p>Meslekten çıkarma cezasının verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan ve 18/12/2010 günlü, 27789 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6087 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu&#8217;nun 46. maddesiyle yürürlükten kaldırılan 2461 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu&#8217;nun &#8221;Toplantı ve karar yeter sayısı&#8221; başlıklı 10. maddesinde, &#8221;Kurul; Başkanın, onun yokluğunda Başkanvekilinin daveti üzerine, üye tamsayısı ile toplanır. Yargıtay ve Danıştaya mensup asıl üyelerin Başkanlık ettiği hallerde veya yokluğunda toplantı yeter sayısının sağlanması için asılları yerine, Kurula kıdem sırasına göre yedekleri iştirak eder.</p>



<p>(Değişik:3/6/1983 &#8211; 2835/5 md.) Bakanlık Müsteşarının Kuruldaki üyeliği asli görevi süresince devam eder. Müsteşar bulunmadığı zaman kendisine vekalet etmekte olan Kurula katılır.</p>



<p>Kurul kararlarını salt çoğunlukla alır. Üyeler kabul veya ret şeklinde oy kullanırlar. Çekimser oy ret sayılır.</p>



<p>Kurul Adalet Bakanlığında toplanır. Kurulun işleri Adalet Bakanlığınca yürütülür.&#8221; hükmüne;</p>



<p>&#8221;Yeniden inceleme&#8221; inceleme başlıklı 11. maddesinde, &#8221;Kurul kararının tebliğinden itibaren on gün içerisinde Adalet Bakanı veya ilgililer, kararın bir defa daha incelenmesini Kurulda isteyebilir.</p>



<p>Bu halde Kurul, gerekli incelemeyi yaparak kararını verir.&#8221; hükmüne;</p>



<p>&#8221;İtiraz ve itiraz mercii&#8221; başlıklı 12. maddesinde, &#8221;Kurulca yeniden incelenerek verilen karara karşı ilgililer tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde itirazda bulunabilirler.</p>



<p>(Değişik ikinci ve üçüncü fıkra : 3/6/1983 &#8211; 2835/6 md.)</p>



<p>İtiraz; Adalet Bakanının, onun yokluğunda Başkanvekilinin başkanlığında asıl ve yedek üyelerden oluşan, itirazları inceleme Kurulunca incelenerek sonuçlandırılır.</p>



<p>Bu Kurulun toplantılarına Başkan hariç en az sekiz üyenin katılması ve kararın, katılanların çoğunluğu ile alınması şarttır.</p>



<p>İtiraz üzerine verilen karar kesindir. Bu karar hakkında başka bir idari yada kazai mercie başvurulamaz.&#8221; hükmüne yer verilmiştir.</p>



<p>6087 Sayılı Hakimler Savcılar (Yüksek) Kurulu Kanunu&#8217;nun &#8221;Yeniden inceleme, itiraz ve yargı yolu&#8221; başlıklı 33. maddesinde, &#8221;(1) Genel Kurulun ilk defa aldığı kararlara karşı, Başkan veya ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, Genel Kuruldan yeniden inceleme talebinde bulunabilir; yeniden inceleme talebi üzerine verilen kararlar kesindir.</p>



<p>(2) Dairelerin kararlarına karşı, Başkan veya ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, kararı veren daireden yeniden inceleme talebinde bulunabilir.</p>



<p>(3) Dairelerin yeniden inceleme talebi üzerine verdiği kararlara karşı, Başkan veya ilgililer tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, Genel Kurula itiraz edebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.</p>



<p>(4) Disipline ilişkin kararlara karşı şikâyetçilerin de yeniden inceleme ve itiraz hakları vardır.</p>



<p>(5) Genel Kurulun veya dairelerin, meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulabilir; diğer kararları yargı denetimi dışındadır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı açılan iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Bu davalar, acele işlerden sayılır.&#8221; hükmü;</p>



<p>&#8221;Hakkında meslekten çıkarma kararı verilmiş olanların durumu&#8221; başlıklı Geçici 3. maddesinde, &#8221;(1) 2461 Sayılı Kanun ile kurulan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, haklarında meslekten çıkarma cezası verilen hâkim ve savcıların, bu cezanın kaldırılması için idarî dava açmadan önce, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde Kurula başvurmaları gerekir.</p>



<p>(2) Genel Kurul, usulüne uygun yapılan başvurular üzerine, dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda, talep halinde, başvuranın bizzat veya vekili aracılığıyla yazılı ya da sözlü savunmasını da almak suretiyle, başvurunun kabulüne veya reddine karar verir.</p>



<p>(3) Başvurunun kabulü halinde;</p>



<p>a-) Önceki kararın kaldırılmasına,</p>



<p>b-) Hâkimlik ve savcılık mesleğine kabulde aranan niteliklerin kaybedilmemiş olması şartıyla ilgilinin hâkimlik ve savcılık mesleğine tekrar atanmasına,</p>



<p>c-) Önceden verilmiş olan meslekten çıkarma cezasına konu eylem sebebiyle başka bir disiplin cezası verilmesine gerek gördüğünde eyleme uyan disiplin cezasına,</p>



<p>karar verir.</p>



<p>(4) İkinci ve üçüncü fıkralar uyarınca verilen kararlara karşı, Başkan veya ilgili, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, Genel Kuruldan yeniden inceleme talebinde bulunabilirler. Yeniden inceleme talebi üzerine verilen kararlar kesindir.</p>



<p>(5) İkinci fıkra uyarınca verilen başvurunun reddine ilişkin kesinleşen kararların iptali talebiyle ilk derece mahkemesi olarak Danıştaya başvurulabilir. Bu dava, acele işlerden sayılır. Üçüncü fıkra uyarınca verilen kararlar yargı denetimi dışındadır.&#8221; hükmü yer almıştır.</p>



<p>Hukuki Değerlendirme:</p>



<p>Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için öncelikle davacı hakkında tesis edilen meslekten çıkarma cezasının 2802 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu&#8217;nun hangi maddesi kapsamında verildiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.</p>



<p>Davacının, 20/06/2005 tarih ve 149 Sayılı Hakimler Savcılar Kurulu Kararı ile meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olup, söz kararda &#8221;ilgilinin kusurlu ve uygunsuz hareket ve ilişkileri ile mesleğin şeref ve nüfuzu ile şahsi onur ve saygınlığını yitirdiği sonuç ve kaaatine varıldığından, ilgili hakkında 2802 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu&#8217;nun 68. maddesinin (a) bendi gereğince yer değiştirme cezası verilmesine; söz konusu cezanın daha önce hakkında kesinleşmiş disiplin cezası olması nedeniyle aynı Kanunun 70. maddesinin 1. fıkrası gereğince bir üst cezaya çıkartılarak aynı Kanunun 69. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası verilmesine&#8221; karar verilmiştir.</p>



<p>Her ne kadar Kurul Kararında meslekten çıkarma cezasına ilişkin olarak 2802 Sayılı Kanun&#8217;un 70. maddesinin 1. fıkrasından bahsedilmiş ise de 2802 Sayılı Kanun&#8217;un &#8221;Bir üst veya alt derece disiplin cezası uygulanması&#8221; başlıklı 70. maddesinde, &#8221;Sicilden silinmesi mümkün olan disiplin cezası uygulanmasına neden olmuş bir eylem veya davranışın, cezaların sicilden silinmesini düzenleyen 75. maddedeki süreler içinde tekrarlanması veya aynı tür disiplin cezasını gerektiren birden çok eylem veya davranışın bir arada bulunması hallerinde bir derece ağır disiplin cezası verilir.&#8221; şeklindeki hüküm karşısında kararda ilgilinin aynı tür disiplin cezasını gerektiren birden çok eylem ve davranışının neler olduğu ve bu eylem ve davranışların Kanun&#8217;un hangi maddesi kapsamında değerlendirildiğinin açıkça yazılmadığı gibi, söz konusu kararda &#8221;davacının daha önce hakkında kesinleşmiş disiplin cezasının olması nedeniyle&#8221; ibaresine yer verildiği ve davacının 08/03/2004 tarihinde 2802 Sayılı Kanun&#8217;un 68/a. maddesi uyarınca yer değiştirme cezası ile cezalandırıldığı hususları da dikkate alındığında, 20/06/2005 tarih ve 149 Sayılı meslekten çıkarma cezasının, 2802 Sayılı Kanun&#8217;un 69. maddesinde yer alan &#8221;68. maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak&#8221; şeklindeki düzenleme uyarınca tesis edildiği sonucuna ulaşılmış ve hukuki irdelemesinin bu madde kapsamında yapılmasına karar verilmiştir.</p>



<p>Uyuşmazlıkta, davacı hakkında Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde yapılan soruşturma neticesinde, Hakimler ve Savcılar Kurulu&#8217;nun 20/06/2005 tarih ve 149 Sayılı kararıyla 2802 Sayılı Kanun&#8217;un 68/a. maddesi uyarınca yer değiştirme cezası verilmesine karar verilmiş, ancak hakkında daha önce kesinleşmiş yer değiştirme cezası bulunduğundan bahisle aynı tarihli ve sayılı işlem ile meslekten çıkarma cezası verilmiştir.</p>



<p>Yukarıda yer verilen 2802 Sayılı Kanun&#8217;un &#8221;Yeniden inceleme ve itiraz&#8221; başlıklı 73. maddesiyle meslekten çıkarma cezasının verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 2461 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu&#8217;nun &#8221;Yeniden inceleme&#8221; başlıklı 11. maddesi ve &#8221;İtiraz ve itiraz mercii&#8221; başlıklı 12. maddesinde yer alan düzenlemeler incelendiğinde; hakim ve savcılar hakkında verilen disiplin cezalarına ilişkin yeniden inceleme ve itiraz aşamalarının bulunduğu, yeniden inceleme ve itiraz aşamalarında yetkili kurullarca gerekli inceleme yapılarak karar verileceği, itiraz üzerine verilen kararların kesin olduğu anlaşılmaktadır.</p>



<p>Nitekim, 18/12/2010 tarih ve 27789 Sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan 6087 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanun&#8217;un &#8221;Yeniden inceleme, itiraz ve yargı yolu&#8221; başlıklı 33. maddesinde de, yürürlükten kaldırılan 2461 Sayılı Kanun&#8217;da yer alan düzenlemelere paralel olarak, hakim ve savcılar hakkında verilen disiplin cezalarına ilişkin yeniden inceleme ve itiraz aşamalarına ilişkin düzenlemeler yer almıştır.</p>



<p>Bu durumda, davacının Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde hakkında yapılan soruşturma neticesinde, Hakimler ve Savcılar Kurulu&#8217;nun 20/06/2005 tarih ve 149 Sayılı kararıyla 2802 Sayılı Kanun&#8217;un 68/a. maddesi uyarınca yer değiştirme cezası verilmesine karar verildiği, ancak hakkında daha önce kesinleşmiş yer değiştirme cezası bulunduğundan bahisle aynı tarihli ve sayılı işlem ile meslekten çıkarma cezası verildiği görülmekte ise de, ikinci yer değiştirme cezasına karşı davacının yeniden inceleme ve itiraz hakları kullandırılmaksızın, dolayısıyla ikinci yer değiştirme cezası kesinleşmeksizin aynı tarihli işlem ile verilen meslekten çıkarma cezasına ilişkin kararın yeniden incelenmesi talebine karşı yapılan itirazın bu nedenle kabul edilmesi gerekirken itirazın reddi yolunda verilen 14/04/2011 tarih ve 144 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.</p>



<p><strong>SONUÇ :&nbsp;</strong>Açıklanan nedenlerle;</p>



<p>1. Dava konusu işlemin İPTALİNE,</p>



<p>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam 385,60 TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 73,00 TL davalı idare yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,</p>



<p>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.475,00 TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,</p>



<p>4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davalıya iadesine,</p>



<p>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suç işleyen memurun adli yargılaması yapılmadan meslekten men cezası verilemez.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/suc-isleyen-memurun-adli-yargilamasi-yapilmadan-meslekten-men-cezasi-verilemez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2020 08:46:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Danıştay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[ceza yargılaması sonucu]]></category>
		<category><![CDATA[ceza yargılaması yapılması]]></category>
		<category><![CDATA[Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü]]></category>
		<category><![CDATA[meslekten çıkarma cezası]]></category>
		<category><![CDATA[tek eyleme iki farklı ceza vermek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6547</guid>

					<description><![CDATA[Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2019/545 E. , 2019/4200 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2019/545 Karar No : 2019/4200 TEMYİZ EDEN (DAVACI): VEKİLİ: &#8230; KARŞI TARAF (DAVALI): Emniyet Genel Müdürlüğü / ANKARA VEKİLİ: &#8230; İSTEMİN KONUSU: &#8230; İdare Mahkemesinin &#8230; tarih ve E: &#8230;,... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/suc-isleyen-memurun-adli-yargilamasi-yapilmadan-meslekten-men-cezasi-verilemez/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: 14pt;">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2019/545 E. , 2019/4200 K.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: 14pt;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></strong><br />
<strong><span style="font-size: 14pt;">T.C.</span></strong><br />
<strong><span style="font-size: 14pt;">D A N I Ş T A Y</span></strong><br />
<strong><span style="font-size: 14pt;">BEŞİNCİ DAİRE</span></strong><br />
<strong><span style="font-size: 14pt;">Esas No : 2019/545</span></strong><br />
<strong><span style="font-size: 14pt;">Karar No : 2019/4200</span></strong></p>
<p>TEMYİZ EDEN (DAVACI):<br />
VEKİLİ: &#8230;</p>
<p>KARŞI TARAF (DAVALI): Emniyet Genel Müdürlüğü / ANKARA<br />
VEKİLİ: &#8230;<br />
İSTEMİN KONUSU: &#8230; İdare Mahkemesinin &#8230; tarih ve E: &#8230;, K:&#8230; sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br />
YARGILAMA SÜRECİ :<br />
Dava konusu istem: Polis memuru olarak görev yapan davacının, &#8230; Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde, &#8220;uyuşturucu maddeleri yapmak veya kullanmak, bunların yapılmasına, kullanılmasına, saklanmasına, yollanmasına, yakalanacağı sırada ortadan kaldırılmasına, satılmasına veya satın alınmasına aracı olmak&#8221; ve &#8220;kaçakçılık yapmak veya kaçakçılarla ilişki kurmak&#8221; fiillerini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü&#8217;nün 8/20. ve 8/22. maddeleri uyarınca 2 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 16/01/2013 tarih ve 2013/13 sayılı Yüksek Disiplin Kurulunun kararının iptali istenilmiştir.<br />
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: &#8230; İdare Mahkemesince verilen &#8230; tarih ve E: &#8230;, K: &#8230; sayılı kararda; dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararının, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü&#8217;nün 8/20. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmının incelenmesinden; davacı hakkında gerek idari gerekse adli soruşturma kapsamında elde edilen bilgi ve belgelere, olayın gelişim seyrine ve ifadelerdeki çelişkilere göre, davacının satmak için uyuşturucu nakleden şahısları önceden tanıdığı, bu şahıslarla uyuşturucu maddelerin havalimanından geçirilmesiyle ilgili olarak daha önceden görüşerek plan yaptıkları ve davacının bu şahıslara uyuşturucu maddeleri havalimanından geçirilmesi sırasında yardım ettiği anlaşıldığından, uyuşturucu maddelerin yollanmasına aracılık ettiğinin sabit olduğu, bu nedenle eylemine uyan disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan; davacının aynı fiili nedeniyle &#8220;satmak için uyuşturucu madde nakletme&#8221; suçundan adli yargı merciinde yargılandığı, bu yargılama sonucunda, &#8230; Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nin &#8230; gün ve E:&#8230;, K:&#8230; sayılı kararıyla 5 yıl ve 200 tam gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği de belirtilmiştir. Dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararının, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü&#8217;nün 8/22. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmının incelenmesinden ise; adli ve idari soruşturma ile adli yargılama kapsamındaki tüm bilgi-belge ve ifadeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacının, uyuşturucunun yollanmasına aracılık etme fiilinin sübut bulduğu, uyuşturucunun yollanmasına aracılık etmeleri amacıyla uyuşturucuyu nakleden kişilerle olay öncesi iki kez görüşme yaptığı hususunun tartışmasız olduğu anlaşıldığından uyuşturucu kaçakçılarıyla ilişki kurduğunun sabit olduğu, bu nedenle eylemine uyan disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br />
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu disiplin cezalarına konu eylemleri gerçekleştirmediği, meslekten çıkarma cezalarının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br />
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br />
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ &#8230;&#8217;IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddedilerek, dava konusu işlemin, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü&#8217;nün 8/20. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmı yönünden, eylemin sübut bulduğu gerekçesiyle davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, dava konusu işlemin, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü&#8217;nün 8/22. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmı yönünden ise tek eyleme iki farklı ceza verilemeyeceği gerekçesiyle kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.</p>
<p>TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>
<p>İNCELEME VE GEREKÇE:</p>
<p>MADDİ OLAY :<br />
Polis memuru olarak görev yapan davacının, &#8220;uyuşturucu maddeleri yapmak veya kullanmak, bunların yapılmasına, kullanılmasına, saklanmasına, yollanmasına, yakalanacağı sırada ortadan kaldırılmasına, satılmasına veya satın alınmasına aracı olmak&#8221; ve &#8220;kaçakçılık yapmak veya kaçakçılarla ilişki kurmak&#8221; fiilerini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü&#8217;nün 8/20. ve 8/22. maddeleri uyarınca 2 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.<br />
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.</p>
<p>İLGİLİ MEVZUAT:<br />
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü&#8217;nün 8/20. maddesinde &#8220;Uyuşturucu maddeleri yapmak veya kullanmak, bunların yapılmasına, kullanılmasına, saklanmasına, yollanmasına, yakalanacağı sırada ortadan kaldırılmasına, satılmasına veya satın alınmasına aracı olmak&#8221; fiili; 8/22. maddesinde ise &#8220;Kaçakçılık yapmak veya kaçakçılarla ilişki kurmak&#8221; fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller olarak düzenlenmiştir.</p>
<p>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br />
Dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararının, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü&#8217;nün 8/20. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmının incelenmesi:<br />
Olayda, davacı hakkında &#8220;satmak için uyuşturucu madde nakletme&#8221; suçundan açılan ceza davasında &#8230; Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nin &#8230; tarih ve E:&#8230;, K:&#8230; sayılı kararıyla 5 yıl hapis, 200 tam gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve söz konusu 200 gün adli para cezasının &#8230; TL adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, bu kararın Yargıtay &#8230; Ceza Dairesinin &#8230; tarih ve E:&#8230;, K:&#8230; sayılı kararıyla bozulduğu, bozma kararı üzerine &#8230; Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nin &#8230; tarih ve E:&#8230;, K:&#8230; sayılı kararıyla sanığın üzerine atılı &#8220;uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama&#8221; suçunu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine hükmedildiği ve &#8230; Ağır Ceza Mahkemesinin anılan kararının temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay&#8217;a gönderildiği görülmüştür.<br />
Anılan suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda açıkça tanımlanmış olması nedeniyle, davacının bu suçu işleyip işlemediği ancak ceza mahkemesince verilecek karar sonucunda belirlenebilecektir.<br />
Bu durumda, söz konusu ceza davasının nihai olarak sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunun İdare Mahkemesince araştırılması ve ceza yargılaması sonucunda verilecek nihai karar da göz önünde bulundurularak, davacı tarafından, disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen İdare Mahkemesi kararının bu işleme yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br />
Dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararının, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü&#8217;nün 8/22. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmının incelenmesi:<br />
Davacının, kaçakçılarla ilişki kurduğundan bahisle cezalandırılmasına ilişkin olayın, &#8230;&#8217;dan temin ettikleri uyuşturucu maddeyi havayolu ile İzmir&#8217;e nakledecekken &#8230; Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan operasyonda yakalanan &#8230; ve &#8230; isimli kişilerle olay gününden bir hafta önce görüşmesi şeklinde gerçekleştiği, kaçakçılık fiilinin &#8220;yurda giriş veya çıkışı gümrüğe tabi bir eşyanın gümrük işlemleri yapılmadan ülkeye sokulması veya ülkeden çıkarılması&#8221; olarak tanımlanabileceği, olayda ise üretimi, kullanımı ve satışı yasak olan uyuşturucu maddenin yurt içinde bir yerden başka bir yere nakledilmeye çalışıldığı, davacının bu disiplin cezasına konu kaçakçılık yapmak ya da kaçakçılarla ilişki kurmak fiilinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda suç olarak tanımlanmış olması nedeniyle, ceza yargılaması yapıldıktan sonra, disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediğinin değerlendirilmesi gerektiği, ancak kaçakçılık fiilinden dolayı davacı ve adı geçen ilgililer hakkında ceza davası dahi açılmadığı anlaşılmıştır.<br />
Bu durumda; davacıya isnat edilen kaçakçılık yapmak ya da kaçakçılarla ilişki kurmak fiilin gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararının bu cezaya ilişkin kısmında da hukuka uygunluk görülmemiştir.<br />
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında bu işlem yönünden de hukuki isabet bulunmamaktadır.<br />
KARAR SONUCU :<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;<br />
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu &#8230;. İdare Mahkemesinin &#8230; tarih ve E: &#8230;, K:&#8230; sayılı kararının BOZULMASINA,<br />
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br />
4. 2577 sayılı Kanun&#8217;un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 19/06/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.</p>
<p>(X) KARŞI OY :</p>
<p>Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddedilerek, dava konusu işlemin, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü&#8217;nün 8/20. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmı yönünden, eylemin sübut bulduğu gerekçesiyle davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, dava konusu işlemin, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü&#8217;nün 8/22. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmı yönünden ise, davacının eylemleri tek bir eylem olmasına karşın tek eyleme iki farklı ceza verilmesi sebebiyle mahkeme kararının dava konusu işlemin Tüzüğün 8/22. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası verilmesine ilişkin kısmının iptali istemi yönünden davanın reddine yönelik kısmının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğretmenin mesleğini etkilemeyen ilişkisinden ötürü meslekten atılması, özel hayatına saygı hakkını ihlal etmiştir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/ogretmenin-meslegini-etkilemeyen-iliskisinden-oturu-meslekten-atilmasi-ozel-hayatina-saygi-hakkini-ihlal-etmistir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2020 07:31:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Danıştay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy avukat]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy uzman avukat]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim-öğretim ortamı dışındaki ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[meslekten çıkarma cezası]]></category>
		<category><![CDATA[özel yaşamı kapsamında kalan eylem ve davranışlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6090</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Danıştay 12.Dairesinin 02/02/2017 tarihli ve E: 2016/7995, K: 2017/154 sayılı kararı Özeti : Okul ve eğitim-öğretim ortamı dışında meydana geldiği ve bir kişiyle sürekli arkadaşlık ve birliktelik şeklinde gerçekleştiği iddia edilen, okul içinde ve dışında öğrencilerde olumsuz bir yansıması olmayan soruşturma konusu fiillerin, davacının mesleki faaliyeti ile ilgisi olmayan, mahremiyet alanına dâhil özel yaşamı kapsamında... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/ogretmenin-meslegini-etkilemeyen-iliskisinden-oturu-meslekten-atilmasi-ozel-hayatina-saygi-hakkini-ihlal-etmistir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>Danıştay 12.Dairesinin 02/02/2017 tarihli ve E: 2016/7995, K: 2017/154 sayılı kararı</em></strong></p>
<p><strong>Özeti :</strong> Okul ve eğitim-öğretim ortamı dışında meydana geldiği ve bir kişiyle sürekli arkadaşlık ve birliktelik şeklinde gerçekleştiği iddia edilen, okul içinde ve dışında öğrencilerde olumsuz bir yansıması olmayan soruşturma konusu fiillerin, davacının mesleki faaliyeti ile ilgisi olmayan, mahremiyet alanına dâhil özel yaşamı kapsamında kalan eylem ve davranışlar olduğundan, iffetsiz eylem ve davranış olarak değerlendirilemeyeceği, söz konusu fiilin disiplin suçu olarak değerlendirilerek disiplin cezası ile cezalandırılmasının Anayasa&#8217;nın 20. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nin 8. maddesi uyarınca &#8220;özel hayata saygı hakkının&#8221; ihlali sonucu doğuracağı hakkında.</p>
<p><strong>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : &#8230;</strong></p>
<p><strong>Vekili     : …..</strong></p>
<p><strong>Karşı Taraf (Davalı) : Milli Eğitim Bakanlığı</strong></p>
<p><strong>Vekili     : ……</strong></p>
<p>İstemin Özeti : Muğla 1. İdare Mahkemesince verilen 23/09/2011 tarihli ve E:2009/2326; K:2011/1611 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>
<p>Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.</p>
<p>Danıştay Tetkik Hâkimi : ……</p>
<p>Düşüncesi : Davacıya isnat edilen soruşturma konusu fiillerin her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığı gibi okul ve eğitim-öğretim ortamı dışında meydana geldiği ve bir kişiyle sürekli arkadaşlık ve birliktelik şeklinde gerçekleştiği iddia edilen, okul içinde ve dışında öğrencilerde olumsuz bir yansıması olmayan soruşturma konusu fiiller, davacının mesleki faaliyeti ile ilgisi olmayan, mahremiyet alanına dahil özel yaşamı kapsamında kalan eylem ve davranışlar olduğundan, iffetsiz eylem ve davranış olarak değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu fiilin disiplin suçu olarak değerlendirilerek dava konusu işlem ile cezalandırılmasının Anayasa&#8217;nın 20. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nin 8. maddesi uyarınca &#8216;özel hayata saygı hakkının&#8217; ihlali sonucunuda doğuracağı anlaşıldığından, davacının işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıpların işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkin hüküm kurulmayarak eksik hüküm kurulduğu görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ile anılan kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.</p>
<p>TÜRK MİLLETİ ADINA</p>
<p>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:</p>
<p>Dava, davacının geçici görevlendirme ile Muğla İli, Bodrum İlçesi, Turgutreis Hayırlı Sabancı Çok Programlı Lisesi&#8217;nde müdür vekili olarak görev yaptığı dönemde hakkında isnat olunan fiiler nedeniyle yürütülen disiplin soruşturması neticesinde, 1702 sayılı Kanun&#8217;un 27/1 maddesine göre &#8220;meslekten çıkarma&#8221; cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 14.01.2009 tarihli ve 22 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıpların işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.</p>
<p>İdare Mahkemesince, davacının üzerine atılı disiplin suçunu işlediği sabit olduğundan, &#8220;meslekten çıkarma&#8221; cezasıyla cezalandırmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.</p>
<p>Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.</p>
<p>Anayasa&#8217;nın &#8220;Özel hayatın gizliliği&#8221; başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasında;</p>
<p>&#8220;Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz&#8221; hükmüne yer verilmiştir.</p>
<p>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin &#8220;Özel ve aile hayatına saygı hakkı&#8221; başlıklı 8. maddesinde de;</p>
<p>&#8220;(1) Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.</p>
<p>(2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir,&#8221; hükmü yer almaktadır.</p>
<p>1702 sayılı İlk ve Orta Tedrisat Muallimlerinin Terfi ve Tecziyeleri Hakkında Kanun&#8217;un 27. maddesinin 1. bendinde, gerek öğrenciye karşı ve gerek dışarda öğretmenlik sıfatı ile bağdaşmayan &#8220;iffetsizliği&#8221; sabit olanların meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılacakları belirtilmiştir.</p>
<p>Öte yandan Anayasa Mahkemesi&#8217;nin 03/04/2014 tarihli ve 2013/1614 başvuru numaralı kararında özetle;</p>
<p>&#8220;Özel hayat, geniş bir kavram olup kapsayıcı bir tanımının yapılması oldukça zordur. Bu kapsamda korunan hukuki değer esasen kişisel bağımsızlık olup, bu koruma herkesin istenmeyen bütün müdahalelerden uzak, kendine özel bir ortamda yaşama hakkına sahip olduğuna işaret etmekle birlikte, özel hayat kavramının herkesin kişisel yaşamını istediği şekilde sürdürme ve dış dünyayı bu alandan uzak tutma kavramına indirgenemeyeceği açıktır.</p>
<p>Özel hayat, öncelikle bireylerin kendi bireyselliklerini geliştirebilecekleri ve diğer kişilerle en mahrem ilişkilere girebilecekleri kavramsal ve fiziksel bir alana işaret etmektedir. Bu mahremiyet alanı, Devletin müdahale edemeyeceği veya meşru amaçlarla asgari düzeyde müdahale edebileceği özel bir alanı kapsamaktadır.</p>
<p>Bireyin mahremiyet hakkının mekânı, kural olarak özel alandır. Ancak özel yaşamın korunması hakkı bazı durumlarda kamusal alana da genişleyebilir. Zira meşru beklenti kavramı, bireylerin mahremiyetlerinin kamusal alanda da bazı koşullar altında korunmasını mümkün kılmaktadır.</p>
<p>Anayasa&#8217;nın 20. maddesinde, herkesin özel hayatına saygı gösterilmesi hakkına sahip olduğu ve özel hayatın gizliliğine dokunulamayacağı belirtilmekte olup, bu düzenlemede yer verilen özel hayatın gizliliği hakkı, Sözleşme&#8217;nin 8. maddesi çerçevesinde özel yaşama saygı hakkı kapsamında güvence altına alınan hakka karşılık gelmektedir. Bireyin mahremiyet alanının ve bu alanda cereyan eden eylem ve davranışlarının da kişinin özel yaşamı kapsamında olduğu açıktır. Mahremiyet hakkı ve bu alana ilişkin bilgilerin gizliliğinin korunması Anayasa Mahkemesi tarafından da, Anayasa&#8217;nın 20. maddesi kapsamında değerlendirilmektedir. Zira, kişinin mahremiyet alanının gizliliği ve bu alana saygı gösterilmesi hakkı, bireyin kişisel güvenliği, varlığı ve kimliği için gerekli olan en temel haklardan biri olduğu&#8221; yolunda değerlendirmelere yer verilmiştir.</p>
<p>Dava dosyası ile dava konusu işleme dayanak alınan soruşturma dosyasının incelenmesinden, davacının Muğla Bodrum Turgutreis Hayırlı Sabancı Çok Programlı Lisesi müdür vekili olarak görev yapmakta iken, aynı okulda İngilizce öğretmeni olan kişi ile bir yılı aşkın bir süreden beri (2007-2008 yılları içerisinde) beraber oldukları, bu süre içerisinde bekar olan İngilizce öğretmeni ile evli olan davacının Bodrum&#8217;da ve Muğla&#8217;nın değişik bazı ilçelerinde aynı araçla beraber gezdikleri ve aynı mekanlarda kaldıkları iddiasıyla ilgili olarak başlatılan soruşturma sonucunda, davacının bu eyleminin 1702 sayılı Kanun&#8217;un yukarda yer verilen 27/1 maddesi uyarınca iffetsiz eylem olarak değerlendirilmesi suretiyle &#8221;meslekten çıkarma cezası&#8221; ile cezalandırılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.</p>
<p>Olayda, dosya içerisinde bulunan soruşturma raporu ve eki belgelerin birlikte incelenmesi neticesinde, davacıya isnat edilen soruşturma konusu fiillerin her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığı gibi okul ve eğitim-öğretim ortamı dışında meydana geldiği ve bir kişiyle sürekli arkadaşlık ve birliktelik şeklinde gerçekleştiği iddia edilen, okul içinde ve dışında öğrencilerde olumsuz bir yansıması olmayan soruşturma konusu fiiller, davacının mesleki faaliyeti ile ilgisi olmayan, mahremiyet alanına dahil özel yaşamı kapsamında kalan eylem ve davranışlar olduğundan, iffetsiz eylem ve davranış olarak değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu fiilin disiplin suçu olarak değerlendirilerek dava konusu işlem ile cezalandırılmasının Anayasa&#8217;nın 20. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nin 8. maddesi uyarınca &#8216;özel hayata saygı hakkının&#8217; ihlali sonucunuda doğuracağı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.</p>
<p>Öte yandan, davacının dava dilekçesinde dava konusu işlemin iptali ile birlikte işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıpların işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ettiği, ancak İdare Mahkemesince davanın özeti kısmında ve kararın içeriğinde davacının bu talebine yer verilmediği gibi davacının maddi kayıplarının tazminine ilişkin hüküm kurulmaksızın davanın reddine karar verildiği görüldüğünden, İdare Mahkemesi kararında eksik hüküm kurulması nedeniyle de hukuki isabet bulunmamaktadır.</p>
<p>Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,  bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 02/02/2017 tarihinde esasta oybirliği gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.</p>
<p>KARŞI OY</p>
<p>Dosya içerisinde bulunan soruşturma raporu ve eki belgelerin birlikte incelenmesi neticesinde, davacıya isnat edilen soruşturma konusu fiillerin her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığından ve davacının işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıpların işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkin hüküm kurulmayarak eksik hüküm kurulduğundan davacının temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
