<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tahkik etme &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/tahkik-etme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 19 May 2021 07:26:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>tahkik etme &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tebligat Kanunu madde 21&#8217;e göre tebligat nasıl yapılması gerektiğine ilişkin karar.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/tebligat-kanunu-madde-21e-gore-tebligat-nasil-yapilmasi-gerektigine-iliskin-karar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 May 2021 07:26:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[adreste bulunmama]]></category>
		<category><![CDATA[tahkik etme]]></category>
		<category><![CDATA[taraf teşkili]]></category>
		<category><![CDATA[tebellüğden imtina]]></category>
		<category><![CDATA[tevsik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7960</guid>

					<description><![CDATA[8. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2019/5256 E. &#160;, &#160;2019/10645 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması Ve TahliyeMAHKEMESİ : &#8230; 1. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda &#8230; 1. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda &#8230; Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesince istinaf... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/tebligat-kanunu-madde-21e-gore-tebligat-nasil-yapilmasi-gerektigine-iliskin-karar/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>8. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2019/5256 E. &nbsp;, &nbsp;2019/10645 K.</strong></p>



<ul><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p>DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması Ve Tahliye<br>MAHKEMESİ : &#8230; 1. İcra Hukuk Mahkemesi<br><br>Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda &#8230; 1. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda &#8230; Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.<br>K A R A R<br>Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile davalının itirazının kaldırılmasına, davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br>6100 sayılı HMK.nin 27. maddesi uyarınca davanın tarafları kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak, yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını da içermektedir. Mahkemece gerekli uyarıyı taşıyan çağrı kâğıdının usulüne uygun şekilde davalılara tebliğ edilmesinden ve yasaya uygun taraf teşkilinin gerçekleşmesinden sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekir. Nitekim taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re&#8217;sen dikkate alınmalıdır.<br>7201 sayılı Tebligat Kanunu&#8217;nun &#8220;Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina&#8221; başlıklı 21/1. maddesinde; &#8220;Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıda ki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır&#8221; hükmü yer almaktadır. Madde burada, iki hali birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki &#8220;adreste bulunmama&#8221;, diğeri ise &#8220;tebellüğden imtina&#8221; dır. Muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Kanunu&#8217;nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesinin birinci fıkrasında; &#8220;Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir&#8221; hükmü öngörülmüştür.<br>Yönetmeliğin 30. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını &#8220;tahkik etme&#8221; görevini yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru tahkik etmekle kalmayıp, bunu tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu Tebligat Kanunu&#8217;nun 23/7 ve Tebligat Yönetmeliğinin 35/f bendi gereğince tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde, yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı hakim tarafından denetlenebilir. Muhatabın, tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde ancak, maddede sayılanlardan, örneğin muhtara imza karşılığı tebliğ edilip, 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması ve komşunun durumdan haberdar edilmesi işlemlerine geçilebilecektir.<br>Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesi ve duruşma gününü bildiren davetiyenin tebliği işleminde, muhatabın tevziat saatlerinde adreste bulunmadığı tespit edilerek tebliğ evrakı Muhtarlığa teslim edilmiş ise de, bu bilginin kimden alındığının belli olmadığı, tebligatta buna dair bir açıklamanın bulunmadığı, ihbarname kapıya yapıştırıldıktan sonra isim ve imzadan kaçınan görevliye bilgi verildiği belirtilmekle birlikte bu görevlinin kim olduğunun belli olmadığı, tevziat saatlerinden sonra adrese gelip gelmediğinin araştırılmadığı, açıklanan nedenlerle tebliğ işleminin Tebligat Kanunu&#8217;nun 21/1. maddesinde belirtilen usule uygun olduğu düşünülemez.<br>Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan, savunma hakkı kısıtlanarak davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.<br>SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK&#8217;nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK&#8217;nin 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, bozma nedenine göre davalı tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebi ve tevziat saatlerinden sonra geleceği &#8220;tevsik edilmeden&#8221; T.K 21/1&#8217;e göre tebligat yapılamaz.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/muhatabin-adreste-gecici-olarak-bulunmama-sebebi-ve-tevziat-saatlerinden-sonra-gelecegi-tevsik-edilmeden-t-k-21-1e-gore-tebligat-yapilamaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Jan 2021 09:44:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[ilgilinin neden adreste bulunmadığı]]></category>
		<category><![CDATA[Muhatabın adreste bulunmaması hali]]></category>
		<category><![CDATA[muhatabın en yakın komşusuna haber vermek]]></category>
		<category><![CDATA[tahkik etme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7315</guid>

					<description><![CDATA[12. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2014/2884 E. &#160;, &#160;2014/5371 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : Keşan İcra Hukuk MahkemesiTARİHİ : 05/04/2013NUMARASI : 2012/111-2013/89 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/muhatabin-adreste-gecici-olarak-bulunmama-sebebi-ve-tevziat-saatlerinden-sonra-gelecegi-tevsik-edilmeden-t-k-21-1e-gore-tebligat-yapilamaz/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>12. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2014/2884 E. &nbsp;, &nbsp;2014/5371 K.</strong></p>



<ul><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p><br>MAHKEMESİ : Keşan İcra Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ : 05/04/2013<br>NUMARASI : 2012/111-2013/89<br><br>Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:<br>Borçluya satış ilanının 03.10.2011 tarihinde 7201 Sayılı Tebligat Kanunu&#8217;nun 21/1. maddesine göre 13.11.2011 tarihinde ise aynı Kanunun 21/2.maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmıştır.<br>Tebligat Kanunun 7201 Sayılı Tebligat Kanunu&#8217;nun &#8220;Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina&#8221; başlıklı 21/1. maddesinde; &#8220;Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine ve yahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır&#8221; hükmü yer almaktadır. Madde metni, iki hali birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki &#8220;adreste bulunmama&#8221;, diğeri ise &#8220;tebellüğden imtina&#8221;dır. Muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik&#8217;in 30. maddesinin birinci fıkrasında; &#8220;Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir .. &#8221; hükmünün yer aldığı, Tebligat Kanunu&#8217;nun &#8220;Tebligat Mazbatası&#8221; başlıklı 23.maddesinin 7.bendinde; &#8221; 21 inci maddedeki durumun tahaddüsü halinde bu hususlara mütaallik muamelenin yapıldığının, adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebin&#8221; tebligat mazbatasına yazılmasının emredildiği, &#8221; Tebliğ mazbatasında bulunması gereken bilgiler ve tanzimi&#8221; başlıklı Tebligat Yönetmeliğinin 35.maddesinin (f) bendinde ise; &#8220;30. ve 31. maddelerdeki durumların gerçekleşmesi halinde bu hususlarla ilgili hangi işlemlerin yapıldığının, adreste bulunmama ve kaçınma için gösterilen sebebin&#8221; tebligat mazbatasına yazılacağının hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.<br><br>Burada Yönetmeliğin 30. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını &#8220;tahkik etme&#8221; görevini yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru tahkik etmekle kalmayıp, tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu Tebligat Kanunu&#8217;nun 23/7. ve Tebligat Yönetmeliğinin 35/f. bendi gereğince tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde, yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı hakim tarafından denetlenebilir. Muhatabın, tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde ancak, maddede sayılanlardan, örneğin muhtara imza karşılığı tebliğ edilip, 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması ve komşunun durumdan haberdar edilmesi işlemlerine geçilebilecektir. Tahkikatta muhatabın adresten kesin olarak ayrıldığının ya da öldüğünün veya tebligatın, tebliğ evrakında belirtilen tarihten önce yapılamayacağının anlaşılması halinde Tebligat Yönetmeliğinin 30. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkraları gereğince işlem yapılacaktır.Bu itibarla; Tebligat Yönetmeliğinin 30. maddesinde öngörülen şekilde ve maddede belirtilen kişilere sorularak imzaları da alınmak suretiyle, imzadan çekinmeleri halinde, bu husus da belirtilerek, Tebligat Yönetmeliğinin 35.maddesi gereğince muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebi ve tevziat saatlerinden sonra geleceği &#8220;tevsik edilmeden&#8221;, Tebligat Kanunu&#8217; nun 21/1. maddesine göre yapılan tebligat işlemi geçersizdir. Zira bu belgeleme işlemi, devamı işlemleri belirlemesi yanında muamelenin doğru olup olmadığına karar verilmesi yönünden yardımcı olacak ve tebliği isteyen makam ve hakimin denetimini sağlayacaktır. Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre yapılan tebligatlarda tebliğ tarihi, maddenin son cümlesinde açıkça belirtildiği üzere, iki numaralı fişin, yani ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihtir. Tebliğ tarihinin bu şekilde belirlenmesi ve geçerli sayılabilmesi, tebliğ memurunun yukarıda açıklanan araştırmayı mutlaka yapmasına ve belgelemesine bağlıdır.<br>Somut olayda;borçluya “C. Mah. N. B. Cad. No:30/1 K./Edirne” adresine çıkarılan satış ilanı tebligat parçasında &#8221; tebliğ esnasında muhataba rastlanmadığından Tebligat Kanunun 21. maddesi gereğince evrak muhtar imzasına verilerek 2 nolu formül kapısına yapıştırıldı&#8221; şerhinin yer aldığı görülmektedir. Muhatabın adreste bulunup bulunmadığının tevsik edilmediği, tevziat saatlerinden sonra tebligat adresine dönüp dönmeyeceğinin Tebligat Yönetmeliği&#8217;nin 35. maddesi gereğince, aynı Yönetmeliğin 30. maddesinde sayılan kişilerden sorularak tespit edilmediği, muhatabın en yakın komşusuna haber verilmediği görülmüştür. Bu hali ile 03.10.2011 tarihli tebliğ işlemi 7201 Sayılı Tebligat Kanunu&#8217;nun 21/1. ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği&#8217;nin 30. ve 35. maddeleri hükümlerine uygun yapılmamış olmakla usulsüzdür.<br>Öte yandan 7201 Sayılı Tebligat Kanunu&#8217;nun 10/1. maddesine göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 Sayılı Yasanın 3.maddesi ile eklenen aynı yasanın 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak Tebligat Kanunu&#8217;nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkartılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa adres kayıt sistemindeki adresine buna ilişkin şerh de düşülerek 21/2. madde uyarınca tebligat çıkartılmalıdır.<br>Somut olayda; borçlunun bilinen adresi olan C.Mah. Nazmi B. Cad. No:. K./Edirne adresine çıkarılıp bila tebliğ edilen bir tebligat olmaksızın, satış ilanının adrese dayalı kayıt sistemindeki adresine Tebligat Kanunu&#8217;nun 21/2. maddesine göre yapılmış olması aynı Kanunun 10.maddesine aykırı olduğundan 13.11.2011 tarihli tebliğ işlemi de usulsüzdür.<br><br>İİK.nun 127. maddesi gereğınce taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.<br>O halde mahkemece, ihalenin feshi isteminin İİK.nun 134/7.maddesinde öngörülen yasal sürede olduğu kabul edilerek esasının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin süre aşımından reddi isabetsizdir.<br>SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK&#8217;nun 366 ve HUMK&#8217;nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
