<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>taraf değişikliği &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/taraf-degisikligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Mon, 14 Mar 2022 07:57:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>taraf değişikliği &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Takibin ölü kişi aleyhine başlatılması hususunun maddi hatadan kaynaklandığı veya taraf değişikliği talebinin dürüstlük kuralına aykırı olmadığı belirlendiği takdirde takibin mirasçılara yöneltilmesi mümkündür.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/takibin-olu-kisi-aleyhine-baslatilmasi-hususunun-maddi-hatadan-kaynaklandigi-veya-taraf-degisikligi-talebinin-durustluk-kuralina-aykiri-olmadigi-belirlendigi-takdirde-takibin-mirascilara-yoneltilmesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Mar 2022 07:57:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[borçlunun takipten önce ölü olması]]></category>
		<category><![CDATA[ölü kişi aleyhine başlatılan takip]]></category>
		<category><![CDATA[taraf değişikliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=8907</guid>

					<description><![CDATA[12. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2014/3184 E. &#160;, &#160;2014/6108 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : Uşak İcra Hukuk MahkemesiTARİHİ : 20/12/2013NUMARASI : 2013/685-2013/683 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/takibin-olu-kisi-aleyhine-baslatilmasi-hususunun-maddi-hatadan-kaynaklandigi-veya-taraf-degisikligi-talebinin-durustluk-kuralina-aykiri-olmadigi-belirlendigi-takdirde-takibin-mirascilara-yoneltilmesi/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>12. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2014/3184 E. &nbsp;, &nbsp;2014/6108 K.</strong></p>



<ul><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p>MAHKEMESİ : Uşak İcra Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ : 20/12/2013<br>NUMARASI : 2013/685-2013/683<br><br>Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :<br>Alacaklı tarafından ölü borçlu T.. K.. aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçlu mirasçıları, borçlunun takipten önce ölü olması nedeni ile ölü kişi aleyhine başlatılan takibin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>HMK.&#8217;nun 124. maddesine göre;<br>“(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.<br>(2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.<br>(3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.<br>(4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.”<br>Bazı durumlarda, takip talebinde borçlu olarak gösterilen kişinin takip tarihinden önce öldüğü takip devam ederken anlaşılabilir ve bu yanlışlığın düzeltilmesi ihtiyacı doğabilir.Bu halde HMK&#8217;nun 124/3. maddesinde düzenlenen iradi taraf değişikliği söz konusu olur. 1086 Sayılı HUMK&#8217;nda iradi taraf değişikliği hakkında açık bir hüküm bulunmadığından 4.5.1978 tarihli ve 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre ölü kişi hakkında takip yapılamayacağı ve açılan takibin mirasçılara yöneltilemeyeceği kabul edilmekteydi. Yargıtay&#8217;ın bu yöndeki uygulaması özellikle usul ekonomisi açısından eleştirilere tâbi tutulmuştur. Bu eleştirileri dikkate alan yasa koyucu, HMK.&#8217;nda iradi taraf değişikliğine olanak veren bir düzenleme getirmiştir. HMK.&#8217;nun 124/3. maddesine göre, borçlu aleyhine başlatılan takipte borçlunun takip tarihinden önce öldüğünün anlaşılması halinde, takibin ölü kişi aleyhine başlatılması hususunun maddi hatadan kaynaklandığı veya taraf değişikliği talebinin dürüstlük kuralına aykırı olmadığı belirlendiği takdirde takibin mirasçılara yöneltilmesi mümkündür.<br>Somut olayda; borçlu Tayip Karaman&#8217;ın 18.09.2011 tarihinde vefat ettiği, takibin ise 04.12.2013 tarihinde başlatıldığı anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda mahkemece, takipte, alacaklının taraf değişikliği talebinin bulunup bulunmadığı hususunun incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.<br>SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ölü kişiye dava açılması durumunda dava usulden reddedilmemelidir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/olu-kisiye-dava-acilmasi-durumunda-dava-usulden-reddedilmemelidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Feb 2020 07:35:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy miras avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[bir davada taraf ehliyeti]]></category>
		<category><![CDATA[HMK’nın 124’üncü maddesi]]></category>
		<category><![CDATA[kabul edilebilir bir yanılgı]]></category>
		<category><![CDATA[taraf değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[taraf ehliyetini yitirmek]]></category>
		<category><![CDATA[tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5446</guid>

					<description><![CDATA[Hukuk Genel Kurulu         2017/2535 E.  ,  2018/778 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “ipoteğin kaldırılması” davasından dolayı yapılan yargılama sonundaAnkara 19. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın usulden reddine dair verilen 22.11.2013 gün ve 2013/518 E., 2013/562 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 01.04.2014 gün ve 2014/564... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/olu-kisiye-dava-acilmasi-durumunda-dava-usulden-reddedilmemelidir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hukuk Genel Kurulu         2017/2535 E.  ,  2018/778 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi</p>
<p>Taraflar arasındaki “ipoteğin kaldırılması” davasından dolayı yapılan yargılama sonundaAnkara 19. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın usulden reddine dair verilen 22.11.2013 gün ve 2013/518 E., 2013/562 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 01.04.2014 gün ve 2014/564 E., 2014/4309 K. sayılı kararı ile:<br />
“…Davacılar, 10.11.1958 tarihinde davacı &#8230;’nın malik olduğu 156 parsel sayılı taşınmazda; yine aynı tarihte davacı &#8230;’ın malik olduğu 162 parsel sayılı taşınmazda davalılar yararına ipotek tesis edildiğini, davalılara ulaşamadığından ipotek bedelini ödeyemediğini, ipotek bedelini depo etmeye hazır olduğunu ileri sürerek, ipoteklerin fekkini istemişlerdir.<br />
Mahkemece, ölü kişiler aleyhine dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın tensiben reddine karar verilmiştir.<br />
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.<br />
Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.<br />
Dava ehliyeti davada taraf olma ehliyetidir. 6100 sayılı HMK’nın 50. maddesinde medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların, davada taraf ehliyetine de sahip olacağı hüküm altına alınmıştır. Yasa hükmünde belirtildiği üzere taraf ehliyeti, medeni hukuktaki hak ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir. Maddede gerçek ve tüzel kişi ayırımı yapılmaksızın, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların davada taraf ehliyetine de sahip olacağı belirtilmiştir.<br />
6100 sayılı HMK’nın “Tarafta iradî değişiklik” başlıklı 124. maddesi gereğince; Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir.<br />
TMK&#8217;nın 28. maddesinde ise; gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği belirtilmiştir. Dava tarihinden önce ölüm nedeniyle şahsiyeti son bulan kişi taraf ehliyetini yitireceğinden aleyhine dava açılamaz ise de; yukarıda belirtildiği üzere maddi hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi, davacının tüm özeni göstermesine rağmen dava açacağı kişiyi doğru tespit edememesi, kısa süre önce kendisiyle işlem yapılmış ya da sadece vekiliyle muhatap olunmuş bir işlemden sonra muhatabın ölmesi durumlarında yanlış taraf gösterilmesi dürüstlük kuralına aykırı değilse ortaya çıkan dava ilişkisi sebebiyle daha üstün bir yarar dikkate alınarak yargılamaya gerçek tarafla devam edilmelidir.<br />
Bu durumda mahkemece, ölen kişinin veraset belgesi ile belirlenen tüm mirasçılarına dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle davanın esasına girilmesi gerekir.<br />
Somut uyuşmazlıkta; dava konusu 156 ve 162 parsel sayılı taşınmazlarda 10.11.1958 tarihinde &#8230;, Raşit Reçber, &#8230;Ünal, &#8230;, &#8230;, Osman karısı Kamile, Osman oğlu Ali, Osman kızı Nuriye, Ahmet karısı Halime, Ahmet oğlu İbrahim, Ahmet kızı Saadet, Ahmet kızı Esma, Ahmet kızı Fatma ve Ahmet kızı Sevim yararına ipotek tesis edilmiştir. Davacılar anılan bu ipoteğin kaldırılması için açılan davada tarafların sağ olanların MERNİS adreslerinin, ölü olanların ise mirasçılarının tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir. İpoteğin tesis tarihi dikkate alındığında davacıların ipotek alacaklılarının adreslerini, sağ olup olmadıklarını ölü ise mirasçılarının kimler olduğunu bilmelerinin gerektiğinin kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenle, davacının ölü kişiler aleyhine dava açmasında HMK’nın 124/2. maddesinde açıklanan dürüstlük kuralına aykırılık bulunmamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 11.09.2013 günlü ve 2013/14-612 Esas 2013/1297 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.<br />
Dolayısıyla, dava konusu taşınmazlarda yararına ipotek tesis edilen taraflardan ölü olanların mirasçılarının tespitiyle davaya dâhil edilerek, sağ olanların ise MERNİS adresleri belirlenerek usulünce dava dilekçesinin tebliği ile taraf teşkili sağlanarak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.<br />
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar bir yana bırakılarak yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir&#8230;”<br />
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.</p>
<p>HUKUK GENEL KURULU KARARI</p>
<p>Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:<br />
Dava ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.<br />
Mahkemece ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br />
Davacılar vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuştur.<br />
Mahkemece davacılar vekilinin Avukatlık Kanununun 2’nci maddesi uyarınca Tapu Sicil Müdürlüklerinden ve Nüfus Müdürlüklerinden ilgili kişilere ait bilgileri temin edebileceği hâlde bunu yapmadığı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) ilgili hükümleri gereği davalıların nüfus kayıtları ve diğer belgelerinin dava dilekçesine eklenmesi gerektiği, bu belgeleri tamamlama görevinin hâkime yüklenmesinin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2’nci maddesine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde öngörülen “adil ve hızlı yargılama” ilkesine uygun şekilde düzenlenen HMK’nın ilgili maddelerindeki düzenlemeye uygun olmadığı gibi ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.<br />
Direnme kararını davacılar vekili temyiz etmiştir.<br />
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık: vekil ile takip edilen eldeki davada vefat eden ipotek lehtarının mirasçılarının kim oldukları ve bu kişilerin adresinin tespitine ilişkin belgelerin dava açılmadan önce temin edilerek husumetin bu kişilere yöneltilmesinin gerekip gerekmediği; davalıların ölü olduğunun davacı tarafından bilinmemesinin maddi hatadan kaynaklanan ve dürüstlük kuralına aykırı bir durum olup olmadığı ve burada varılacak sonuca göre ölü kişi aleyhine dava açılması hâlinde HMK’nın 124’üncü maddesi uyarınca ölenin mirasçılarının dâhil edilmesi suretiyle davaya devam edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.<br />
Bilindiği üzere, bir davada taraf ehliyeti medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olmakla mümkündür (HMK m.50). Medeni haklardan yararlanma, yani hak ehliyeti tam ve sağ doğum koşuluyla ana rahmine düşme anında başlayıp, kişinin ölümüne kadar devam eder (TMK m.28). Bu nedenle HMK’da taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar davanın erteleneceği; bununla beraber hâkimin, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebileceği öngörülmüştür (HMK m.55; HUMK m.41). Ne var ki, Kanun’da ölü kişiye karşı dava açılması hâlinde nasıl davranılacağı gösterilmemiştir.<br />
Kural olarak ölü kişi adına ve ölü kişiye karşı dava açılması olanağı bulunmamaktadır. Aynı şekilde kural olarak ölü kişi aleyhine dava açılması durumunda davanın mirasçılara yöneltilmesine de olanak yoktur. Zira yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, ölü kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Esasen dava açarken davacıdan davalının bu ehliyet durumunu araştırması beklenir. Ne var ki davacının, davalının ölü olduğunu bilmemesi kimi zaman hataya dayalı olabilir. Nitekim HMK’nın 124’üncü maddesinde; “ Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu maddenin gerekçesinde de vurgulandığı üzere, taraf değişikliğini mutlak olarak davalının rızasına bağlamak, yargılama ilişkisini katı bir forma bağlayacaktır ki, bu da yargılamaya hakim olan ilkelerden “usul ekonomisi ilkesi” (HMK m.30) ile bağdaşmaz.<br />
Şu hâlde davacı kendisinden beklenen tüm çaba, özen ve önlemlere rağmen davalının sağ olup olmadığını tespit edememiş ya da tespit edememe durumu bir yanılgıya dayanıyor ve bu durum açıkça dürüstlük kuralına aykırılık arz etmiyorsa, bu dava ilişkisinde, daha sonra da kendilerine karşı dava açılması muhtemel olan mirasçılara, yani gerçek taraflara karşı davaya devam edilmesi mümkün olmalıdır.<br />
Bütün bu açıklamalar kapsamında somut olay ele alındığında; davacılar vekili müvekkillerinin maliki olduğu 156 ve 162 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde 10.11.1958 tarihinde ipotek tesis edildiğini, müvekkillerinin ipotek bedelini ödemek istemesine rağmen aradan geçen uzun süre nedeniyle ipotek alacaklılarına ve mirasçılarına ulaşamadıklarını belirterek, mahkemece belirlenecek ipotek bedeli depo etmek suretiyle dava konusu taşınmazlar üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İpoteğin 1958 yılında tesis edildiği dikkate alındığında, davacıların ipotek alacaklıların adreslerini, sağ olup olmadıklarını, ölü iseler mirasçılarının kimler olduğunu bilmeleri gerektiğinin kabulü, genel hayat tecrübelerine aykırılık oluşturacaktır. Bu nedenle ölü kişiler aleyhine dava açılmasının HMK’nın 124’üncü maddesinin ikinci fıkrasında açıklanan dürüstlük kuralına aykırılık oluşturmayacağı, ölü kişiye karşı dava açılması durumunun yanılgıya dayalı olduğunun ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığının kabulü gerekir.<br />
Açıklanan nedenlerle mahkemece davacıya, HMK’nın 124’üncü maddesi gereğince davayı mirasçılara yöneltme imkânı tanınmadan ve yöneltmek istediği takdirde de mirasçılarının tespiti ile bunlara tebligat çıkartma fırsatı verilmeden hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br />
Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, direnme kararının bozulması gerekmiştir.<br />
S O N U Ç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma ilamında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429’uncu maddesi gereğince BOZULMASINA, istek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 1086 sayılı HUMK&#8217;nın 440’ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.04.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dava Dilekçesinde Tarafın Yanlış veya Eksik Gösterilmesi Kabul Edilebilir Bir Yanılgıya Dayanıyorsa Hâkimin Karşı Tarafın Rızasını Aramaksızın Taraf Değişikliği Talebini Kabul Edebileceği</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/dava-dilekcesinde-tarafin-yanlis-veya-eksik-gosterilmesi-kabul-edilebilir-bir-yanilgiya-dayaniyorsa-hakimin-karsi-tarafin-rizasini-aramaksizin-taraf-degisikligi-talebini-kabul-edebilecegi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Aug 2019 09:13:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[iradi taraf değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[kabul edilebilir yanılgı]]></category>
		<category><![CDATA[Manevi tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[taraf değişikliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://unalgokturk.av.tr/?p=4914</guid>

					<description><![CDATA[T.C. YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ E. 2018/60 K. 2018/3095 T. 18.4.2018 * MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİ ( Kişilik Haklarına Saldırı Nedeniyle &#8211; Davaya Konu Edilen ve İlgili Gazete Nüshasındaki Künyede Yayın Sahibinin ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürünün Kim Olduğunun Açık ve Net Olarak Belirlenebilir Nitelikte Olduğu/Dava Dilekçesinde Yayın Sahibi Yerine Sorumlu Yazı İşleri Müdürünün Davalı Olarak... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/dava-dilekcesinde-tarafin-yanlis-veya-eksik-gosterilmesi-kabul-edilebilir-bir-yanilgiya-dayaniyorsa-hakimin-karsi-tarafin-rizasini-aramaksizin-taraf-degisikligi-talebini-kabul-edebilecegi/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4>T.C.</h4>
<h4>YARGITAY</h4>
<h4>4. HUKUK DAİRESİ</h4>
<h4>E. 2018/60</h4>
<h4>K. 2018/3095</h4>
<h4>T. 18.4.2018</h4>
<p><b>* MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİ ( Kişilik Haklarına Saldırı Nedeniyle &#8211; Davaya Konu Edilen ve İlgili Gazete Nüshasındaki Künyede Yayın Sahibinin ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürünün Kim Olduğunun Açık ve Net Olarak Belirlenebilir Nitelikte Olduğu/Dava Dilekçesinde Yayın Sahibi Yerine Sorumlu Yazı İşleri Müdürünün Davalı Olarak Gösterilmesinin Makul Bir Yanılgıya Dayandığı Gerekçesi İle 6100 S.K. Md. 124 Uyarınca Yayın Sahibinin Taraf Olarak Davaya Dahil Edilmesinin İsabetsiz Olduğu )</b></p>
<p><b>* İRADİ TARAF DEĞİŞİKLİĞİ ( Dava Dilekçesinde Tarafın Yanlış veya Eksik Gösterilmesi Kabul Edilebilir Bir Yanılgıya Dayanıyorsa Hâkimin Karşı Tarafın Rızasını Aramaksızın Taraf Değişikliği Talebini Kabul Edebileceği &#8211; Dava Dilekçesinde Yayın Sahibi Yerine Sorumlu Yazı İşleri Müdürünün Davalı Olarak Gösterilmesinin Makul Bir Yanılgıya Dayandığı Gerekçesiyle Yayın Sahibinin Taraf Olarak Davaya Dahil Edilmesinin Bozmayı Gerektirdiği )</b></p>
<p><b>* KABUL EDİLEBİLİR YANILGI ( Davaya Konu Edilen ve İlgili Gazete Nüshasındaki Künyede Yayın Sahibinin ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürünün Kim Olduğunun Açık ve Net Olarak Belirlenebilir Nitelikte Olduğu &#8211; Dava Dilekçesinde Yayın Sahibi Yerine Sorumlu Yazı İşleri Müdürünün Davalı Olarak Gösterilmesinin Makul Bir Yanılgıya Dayandığı Gerekçesi İle 6100 S.K. Md. 124 Uyarınca Yayın Sahibinin Taraf Olarak Davaya Dahil Edilmesinin İsabetsiz Olduğu/Tarafta İradî Değişiklik )</b></p>
<p><b>6100/m.124</b></p>
<p><b>ÖZET : </b>Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.</p>
<p>Davaya konu edilen ve ilgili gazete nüshasındaki künyede yayın sahibi, sorumlu yazı işleri müdürünün kim olduğu açık ve net olarak belirlenebilir nitelikte olup, dava dilekçesinde yayın sahibi yerine sorumlu yazı işleri müdürünün davalı olarak gösterilmesinin makul bir yanılgıya dayandığı gerekçesi ile 6100 Sayılı HMK&#8217;nun 124. maddesi uyarınca Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş&#8217;nin taraf olarak davaya dahil edilmesi isabetsizdir.</p>
<p><b>DAVA : </b>Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08/10/2014 gününde verilen dilekçeyle basın yoluyla kişilik haklarına saldırı sebebiyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın davalı Ali Akbulut yönünden husumetten reddine, diğer davalılar yönünden ise kısmen kabulüne dair verilen 09/07/2015 tarihli kararın Yargıtay&#8217;ca incelenmesi davalılar &#8230;ve &#8230; Gazete Dergi Basım A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.</p>
<p><b>KARAR : </b>1-)Davalılardan &#8230; Gazete Dergi Basım A.Ş.&#8217;nin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı Ali Akbulut yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>Davacı vekili, Takvim Gazetesi&#8217;nin 07/10/2013 tarihli nüshasında, &#8221;Doktor psikopat&#8221; başlıklı haber ile davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu belirterek, uğranılan manevi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.</p>
<p>Davalılar vekili; davalı gazetenin sorumlu müdürü olan davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davaya konu haberin &#8230; 16. Aile mahkemesinin 2013/393 D.İş sayılı dosyasında yer alan iddialara ve mahkeme kararına dayandığını ve haberin görünür gerçeğe uygun olduğunu belirterek, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.</p>
<p>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun Tarafta iradî değişiklik başlıklı 124. maddesi; &#8221;(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.&#8221; şeklindedir.</p>
<p>Dava dosyasının incelenmesinde; dava dilekçesinde, davalı olarak eser sahibi sıfatıyla &#8230;&#8217;a, sorumlu yazı işleri müdürü sıfatıyla &#8230;&#8217;a ve imtiyaz sahibi olarak &#8230;&#8217;a davanın yöneltildiği, davalılar vekili adına verilen cevap dilekçesinde, davalı &#8230;&#8217;ın gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü olması sebebiyle Basın Kanunu&#8217;nun 13. maddesi uyarınca kendisine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile bu davalı yönünden davanın husumetten reddi gerektiğinin savunulması üzerine, bu defa davacı vekili tarafından makul bir yanılgıyla yazının yayınlanma aşamasında onayı olduğu düşüncesiyle davalıya husumet yöneltildiği, bu yanılgının davacı taraf açısından kabul edilebilir bir yanılgı olduğu belirtilerek HMK&#8217;nun 124. maddesi uyarınca iradi taraf değişikliği talep edildiği ve davaya &#8230; Gazete Dergi Basım A.Ş.&#8217;nin dahil edilmesinin istendiği, mahkemece de bu talebin, dava dilekçesinin davalı asil tarafından hazırlanıp mahkemeye verildiği, ilgili gazete künyesinin incelenmesinde sorumlu müdür olarak &#8230;&#8217;ın isminin yer aldığı, davacının bu kişiyi sehven yayıncı yerine davalı göstermesinin makul bir sebebe dayandığı gerekçesiyle kabul edildiği anlaşılmaktadır.</p>
<p>Şu durumda, mahkemece dava dilekçesinde yayın sahibi yerine sorumlu yazı işleri müdürü davalının davalı olarak gösterilmesinin makul bir yanılgıya dayandığı gerekçesi ile 6100 Sayılı HMK&#8217;nun 124. maddesi uyarınca Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş&#8217;nin taraf olarak davaya dahil edilmesi, yukarda belirtilen yasal düzenleme hükümlerine aykırıdır. Davaya konu edilen ve &#8230; Gazetesi&#8217;nin 07/10/2013 tarihli nüshasında gazetenin künyesinin yer aldığı bölümde, yayın sahibi, sorumlu yazı işleri müdürünün kim olduğu açık ve net olarak belirlenebilir niteliktedir. Bu sebeple usul ve yasaya uygun olmayan kararın bozulması gerekmiştir.</p>
<p>2-)Davalılardan&#8230;&#8217;ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;</p>
<p>Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesiyle 5187 Sayılı Basın Yasası&#8217;nın 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu sebeple ayrı bir konumu bulunmaktadır.</p>
<p>Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması,genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda,basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.</p>
<p>Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanununun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.</p>
<p>Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır.</p>
<p>Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır.</p>
<p>Dava dosyasının incelenmesinde; davacının doktorluk mesleğini icra ettiği, dava dışı spiker olan eşi tarafından &#8230; 16. Aile mahkemesinin 2013/393 D.İş sayılı dosyasında alınan darp raporu uyarınca koruma kararı verildiği ve anılan mahkeme kararının habere konu edinildiği anlaşılmaktadır.</p>
<p>Şu durumda, davaya konu haberin güncel ve görünür gerçekliğe uygun olduğu, toplumun bilgi edinme, basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğu, edinilen bilgilerin gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekecek nitelikte verilen başlık ile aktarıldığı, demokratik toplum tarafından meşru sayılabilecek nitelikte, basın özgürlüğüne getirilmesi gereken bir sınırlamanın gerekli olmadığı ve davacının kişilik haklarına bir saldırı bulunmadığının kabulüyle istemin tümden reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulü yerinde olmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.</p>
<p><b>SONUÇ : </b>Temyiz edilen kararın yukarda (1) sayılı bentte gösterilen sebeplerle davalı &#8230;yararına, (2) sayılı bentte gösterilen sebeplerle davalı &#8230;yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine 18/04/2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.</p>
<p>KARŞI OY YAZISI</p>
<p>Dava kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalı Ali Akbulut hakkındaki davanın husumetten reddine, davalılar &#8230; Gazete Dergi Basım A.Ş. ile &#8230;hakkındaki davanın kısmen kabulüyle 30.000 TL manevi tazminatın bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, bu karar davalı &#8230; yönünden davaya dahilinin usulüne uygun olmadığı gerekçesi ile, davalı &#8230;yönünden ise haberin güncel, görünür gerçeğe uygun olması ve basın özgürlüğü kapsamında kalması sebebiyle reddi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.</p>
<p>Davaya konu haber incelendiğinde &#8220;Doktor Psikopat&#8221; başlığını taşıdığı ayrıca haber içeriğinde davacının ünvanı ile adının ve soyadının açık biçimde yer aldığı (&#8220;Doç. Dr. &#8230; şeklinde) görülmüştür. Haber içeriği görünür gerçeğe uygun olsa bile başlıktaki &#8220;psikopat&#8221; kelimesi ile davacının adının ve soyadının ünvanı da verilmek suretiyle açık bir şekilde yazılmış olması basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez. Davacının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Bu sebeple davacı lehine uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekmekte ise de, mahkemece hükmedilen 30.000 TL manevi tazminat miktarı fazla olmuştur. Mahkemece verilen kararın davalı &#8230;yönünden bu sebeple bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun (2) sayılı bozma gerekçesine katılmıyorum. 18.04.2018</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
