<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tebligatın usulsüz olması &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/tebligatin-usulsuz-olmasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 Feb 2022 06:19:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>tebligatın usulsüz olması &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yeni duruşma gün ve saatinin Tebligat Kanunu ve Yönetmeliği uyarınca usulüne uygun davetiye ile bildirilmesi gerekir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/yeni-durusma-gun-ve-saatinin-tebligat-kanunu-ve-yonetmeligi-uyarinca-usulune-uygun-davetiye-ile-bildirilmesi-gerekir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Feb 2022 06:19:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bölge Adliye Mahkemesi Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[dosyanın işlemden kaldırılması]]></category>
		<category><![CDATA[tebligatın usulsüz olması]]></category>
		<category><![CDATA[yeni duruşma gününün tebliğ edilmemesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=8839</guid>

					<description><![CDATA[T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ E. 2020/261 K. 2020/1329 T. 3.12.2020 * İTİRAZIN İPTALİ ( Mahkemece Davacının Mazereti Kabul Edildiğine Göre Yeni Duruşma Gün ve Saatinin Davacı Vekiline Usulüne Uygun Davetiye İle Bildirilmesi Gerektiği/Davacı Vekilinin Mazeretinin Kabulü Durumunda Yeni Duruşma Gün ve Saatinin Tebligat Kanunu ve Yönetmeliği Uyarınca Usulüne Uygun Davetiye İle... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/yeni-durusma-gun-ve-saatinin-tebligat-kanunu-ve-yonetmeligi-uyarinca-usulune-uygun-davetiye-ile-bildirilmesi-gerekir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading">T.C.</h4>



<h4 class="wp-block-heading">İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ</h4>



<h4 class="wp-block-heading">14. HUKUK DAİRESİ</h4>



<h4 class="wp-block-heading">E. 2020/261</h4>



<h4 class="wp-block-heading">K. 2020/1329</h4>



<h4 class="wp-block-heading">T. 3.12.2020</h4>



<p><strong>* İTİRAZIN İPTALİ ( Mahkemece Davacının Mazereti Kabul Edildiğine Göre Yeni Duruşma Gün ve Saatinin Davacı Vekiline Usulüne Uygun Davetiye İle Bildirilmesi Gerektiği/Davacı Vekilinin Mazeretinin Kabulü Durumunda Yeni Duruşma Gün ve Saatinin Tebligat Kanunu ve Yönetmeliği Uyarınca Usulüne Uygun Davetiye İle Bildirilmesi Gerekirken UYAP Sistemi Üzerinden Öğrenilmesine Karar Verilmesinin Doğru Olmadığı )</strong></p>



<p><strong>* MAZERET BİLDİREN VEKİLİN YENİ DURUŞMA GÜNÜNÜ UYAP SİSTEMİNDEN ÖĞRENECEĞİNE İLİŞKİN BEYANI BULUNMAMASI ( Davacı Vekilinin Mazeretinin Kabulü Durumunda Yeni Duruşma Gün ve Saatinin Tebligat Kanunu ve Yönetmeliği Uyarınca Usulüne Uygun Davetiye İle Bildirilmesi Gerekirken UYAP Sistemi Üzerinden Öğrenilmesine Karar Verilmesinin İsabetsizliği )</strong></p>



<p><strong>* DURUŞMA GÜN VE SAATİNİN BİLDİRİLMESİ ( İtirazın İptali &#8211; Mahkemece Davacının Mazereti Kabul Edildiğine Göre Yeni Duruşma Gün ve Saatinin Davacı Vekiline Usulüne Uygun Davetiye İle Bildirilmesi Gerektiği/Davacı Vekilinin Mazeretinin Kabulü Durumunda Yeni Duruşma Gün ve Saatinin Tebligat Kanunu ve Yönetmeliği Uyarınca Usulüne Uygun Davetiye İle Bildirilmesi Gerekirken UYAP Sistemi Üzerinden Öğrenilmesine Karar Verilemeyeceği )</strong></p>



<p><strong>7201/m.7/A</strong></p>



<p><strong>6100/m.150</strong></p>



<p><strong>Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği/m.52</strong></p>



<p><strong>ÖZET :</strong>&nbsp;Davai itirazın iptali istemine ilişkindir.</p>



<p>Mahkemece davacının mazereti kabul edildiğine göre, yeni duruşma gün ve saatinin davacı vekiline usulüne uygun davetiye ile bildirilmesi gerekmektedir.</p>



<p>Davacı vekilinin mazeretinin kabulü durumunda yeni duruşma gün ve saatinin Tebligat Kanunu ve Yönetmeliği uyarınca usulüne uygun davetiye ile bildirilmesi gerekirken UYAP sistemi üzerinden öğrenilmesine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, ara kararda belirtilen şekilde davacı vekilinin yeni duruşma günün UYAP sisteminde öğreneceğine ilişkin bir beyanı da bulunmamaktadır. Bu yönüyle istinaf başvurusunun kabulü gerekir.</p>



<p><strong>DAVA :&nbsp;</strong>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen karara karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:</p>



<p><strong>KARAR :&nbsp;</strong>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya satarak teslim etiği 27.03.2015 tarihli faturanın bakiye 9.200,62 TL borcunun ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu &#8230;.İcra Müdürlüğünün &#8230; Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.</p>



<p>Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalı süresinde cevap vermemiştir.</p>



<p>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dosyanı işlemden kaldırıldığı 02.05.2019 tarihinde işlemden kaldırıldığı, aradan geçen üç aylık yasal sürede yenilenmediği gerekçesiyle, HMK&#8217;nın 150.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına , karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.</p>



<p>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mazeret dilekçesinde, yeni duruşma gününü UYAP sisteminden öğrenileceğine ilişkin bir ibare bulunmadığını, esasen duruşma gününün sistem üzerinden öğrenilmesine ilişkin bir usulün bulunmadığını, bu nedenle süresinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.</p>



<p>İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari satımdan kaynaklanan bakiye fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.</p>



<p>İlk derece mahkemesince, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK&#8217;nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Mahkemece, davalıya yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle ön inceleme duruşmasının 11.04.2019 tarihinde yapılmasına karar verilmiş, anılan duruşmaya davacı vekili mazeret sunarak katılmamıştır. Mahkemece, davacı vekilinin mazeretinin kabulüne, duruşma gününü talebi gibi UYAP sisteminden öğrenilmesine karar verilerek, duruşma 02.05.2019 tarihine bırakılmıştır. Belirtilen ertelemeye ilişkin davacı vekiline yeni duruşama günü tebliğ edilmemiştir. İncelenen mazerette, davacı vekilinin duruşma gününü UYAP sisteminden öğreneceğine ilişkin bir isteminin bulunmadığı görülmüştür. Mahkemece, belirlenen 02.05.2019 tarihli duruşmaya, davacının katılmaması nedeniyle dava işlemden kaldırılmış, üç aylık sürede yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Somut olaydaki uyuşmazlık, mazereti kabul edilen davacı vekiline duruşma gün ve saatini gösterir tebligatın gönderilmesinin gerekli olup olmadığı, duruşma gününün UYAP&#8217;tan öğrenilmesine yönelik ara kararın tebliğ mahiyetinde kabul edilip edilemeyeceği, burada varılacak sonuca göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. HMK&#8217;nın “hukuki dinlenilme” başlıklı 27.maddesi, T.C.Anayasası&#8217;nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36.maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6.maddesi nazara alındığında davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içeren bu hakkın ve yargılamanın aleniliği ilkelerinin gerçekleşmesinin en önemli aracı duruşma yapılmasıdır. Duruşma günü celseye katılma imkânı olmayan taraf buna ilişkin mazeretini bildirip, belgeleyerek, bildirim giderlerini de yatırarak duruşmanın ertelenmesini isteme olanağına sahiptir.</p>



<p>O hâlde duruşma tayin edilerek, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan yalnız biri duruşmaya katılırsa gelmeyen tarafın geçerli mazeret gönderip göndermediği, gerekli masrafın karşılanıp karşılanmadığı incelenerek; gelen tarafın bu mazeret dilekçesine karşı beyanına göre, dosyanın işlemden kaldırılmasına ya da kaldırılmamasına karar verilecektir. Anılan hususların uygulanabilmesi için, her şeyden önce tarafların usulüne uygun davet edilmiş olmaları gerekmektedir. 6100 Sayılı HMK&#8217;nın uygulama alanını adli yargı ilk derece hukuk mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinde tutulacak kayıtlar ile yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesi ve bu işlemlerde UYAP&#8217;ın kullanılmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği&#8217;nin 52.maddesi gereğince tebligat işlemleri 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliğe göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacaktır. Elektronik tebligat usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu&#8217;nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de dâhil olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat Yönetmeliği hükümleri incelendiğinde, duruşma gününün UYAP&#8217;tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir. O hâlde mahkemece davacının mazereti kabul edildiğine göre, yeni duruşma gün ve saatinin davacı vekiline usulüne uygun davetiye ile bildirilmesi gerekmektedir (Hukuk Genel Kurul kararı 19.03.2019 tarih, 2017/12-343 E. 2019/323 K. sayılı kararı ).</p>



<p>Az yukarıda bahsi geçen Hukuk Genel Kurulu kararı ışığında davacı vekilinin mazeretinin kabulü durumunda yeni duruşma gün ve saatinin Tebligat Kanunu ve Yönetmeliği uyarınca usulüne uygun davetiye ile bildirilmesi gerekirken UYAP sistemi üzerinden öğrenilmesine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, ara kararda belirtilen şekilde davacı vekilinin yeni duruşma günün UYAP sisteminde öğreneceğine ilişkin bir beyanı da bulunmamaktadır.</p>



<p>Açıklanan bu gerekçelerle, HMK&#8217;nın 353/1.a.5 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.</p>



<p><strong>SONUÇ :&nbsp;</strong>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;</p>



<p>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK&#8217;nın 353/1.a.5.maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi&#8217;nin istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,</p>



<p>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,</p>



<p>3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,</p>



<p>4-Yapılan kanun yolu giderlerinin, esas hükümle birlikte, ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,</p>



<p>5-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara çıkarılacak davetiyelerle tebliğine dair;HMK&#8217;nın 353/1.a.5. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 03.12.2020 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade gelmesinden sonra TK 21.maddesine göre tebligat yapılması gerekir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/cikarilan-tebligatin-bila-teblig-iade-gelmesinden-sonra-tk-21-maddesine-gore-tebligat-yapilmasi-gerekir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 2020 08:28:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[7201 sayılı Tebligat Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[muhatabın bilinen en son adresi]]></category>
		<category><![CDATA[Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi]]></category>
		<category><![CDATA[Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik]]></category>
		<category><![CDATA[tebligatın usulsüz olması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6415</guid>

					<description><![CDATA[19. Ceza Dairesi         2015/28065 E.  ,  2018/2047 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/cikarilan-tebligatin-bila-teblig-iade-gelmesinden-sonra-tk-21-maddesine-gore-tebligat-yapilmasi-gerekir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">19. Ceza Dairesi         2015/28065 E.  ,  2018/2047 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi<br />
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık<br />
HÜKÜM : Mahkumiyet</p>
<p>Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:<br />
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.<br />
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,<br />
1-7201 sayılı Tebligat Kanun&#8217;un bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. &#8220;Tebligat Kanunu&#8217;nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16. maddesine göre &#8220;Tebligat, öncelikle tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır&#8221;. 7201 sayılı Kanun&#8217;un 10. maddesinin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, borçlunun bilinen en son adresine Tebligat Kanunu&#8217;nun 10. maddesine göre çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade gelmesinden sonra Tebligat Kanunu&#8217;nun 21. maddesine göre tebligat yapılması gerekirken, dava dosyası kapsamında sanığın mernis adresine doğrudan gönderilen duruşma davetiyesi tebligatının usulsüz olduğu dikkate alınmadan yokluğunda yargılama yapılması,<br />
2-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/02/2012 tarih, 2011/505, 509, 513 E, 21/02/2012 tarih, 2011/506, 510, 511, 621 E sayılı kararlarında açıklandığı üzere “tacir sayılan limited şirketlerin, temsil ve idareye yetkili müdürlerinin, sorumlu oldukları şirketlerin ticareti terk etmeleri halinde; İcra İflas Kanunu&#8217;nun 44. maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmeyeceklerine ilişkin bir istisnaya yer verilmediğine göre, tıpkı gerçek kişi tacirler gibi aynı Kanun&#8217;un 337/a maddesi uyarınca cezalandırılmalarına bir engel bulunmadığı&#8221; yönündeki ulaşılan sonucun zaman içerisinde yerleşik uygulamaya dönüşmüş olması, ticareti terk eden tacir açısından; muhatapların haklarını korumaya yönelik olarak İİK&#8217;nın 44. maddesi ile, ticareti terk eden bir tacire; 15 gün içerisinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirme ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunma, Ticaret Sicili Memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete&#8217;de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vasıtalarla ilan etme ve ilan masraflarını da ödeme yükümlülükleri yüklenmiş, bu yükümlülüklere aykırı davranmanın yaptırımı ise İİK’nın 337/a maddesinde düzenlenmiş olup, takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun;<br />
1- İİK&#8217;nın 44. maddesine göre mal beyanında bulunulmaması,<br />
2- Mal beyanında mevcudun eksik gösterilmiş olması,<br />
3- Aktifte yer alan malın veya yerine kaim olan değerin haciz veya iflas sırasında gösterilmemesi,<br />
4- Mal beyanından sonra, beyan edilen bu mallar üzerinde tasarruf edilmesi” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının zarar görmesi ve borçlunun tacir olması gibi&#8230;) gerçekleşmesi halinde oluşacağı konusunda gerek uygulamada gerek öğretide herhangi bir duraksamanın mevcut olmaması;somut olayımızda bu eylemden dolayı şikayetçi olan müştekinin zarar gördüğünün dosya içeriğinden anlaşılması karşısında; öncelikle borçlu ticaret şirketinin kayıtlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden şikayet tarihi itibarıyle en son verilen vergi beyanname örnekleri getirtilerek, dosya içerisinde yer alan vergi dairesi müdürlüğünün cevabi yazısında yer alan adreste de zabıta araştırması yaptırılarak, delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik kovuşturmayla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,<br />
Kabule göre de,<br />
1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun&#8217;un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden &#8220;etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile&#8221; ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 354. maddesinin aynı Kanun&#8217;un 337/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun&#8217;un 34. maddesiyle değişik CMK&#8217;nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,<br />
2-Sanık hakkında hapis cezasına mahkumiyetin sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,<br />
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun&#8217;un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK&#8217;nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
