<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>temerrüt olgusu &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/temerrut-olgusu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 12 Jan 2022 09:47:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>temerrüt olgusu &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kıdem tazminatı dışındaki alacaklara kural olarak dava dilekçesindeki miktarlara dava tarihinden, ıslah ile artırılan kıdem tazminatı dışındaki alacaklara ise ıslah tarihinde faiz yürütülmelidir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/kidem-tazminati-disindaki-alacaklara-kural-olarak-dava-dilekcesindeki-miktarlara-dava-tarihinden-islah-ile-artirilan-kidem-tazminati-disindaki-alacaklara-ise-islah-tarihinde-faiz-yurutulmelidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Jan 2022 09:47:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[borcun ifasındaki gecikme]]></category>
		<category><![CDATA[faiz alacağına hak kazanmak]]></category>
		<category><![CDATA[temerrüt olgusu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=8702</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2019/7299 E. &#160;, &#160;2020/14414 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : Samsun7. Hukuk DairesiDAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/kidem-tazminati-disindaki-alacaklara-kural-olarak-dava-dilekcesindeki-miktarlara-dava-tarihinden-islah-ile-artirilan-kidem-tazminati-disindaki-alacaklara-ise-islah-tarihinde-faiz-yurutulmelidir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>9. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2019/7299 E. &nbsp;, &nbsp;2020/14414 K.</strong></p>



<ul><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p><br>MAHKEMESİ : Samsun7. Hukuk Dairesi<br>DAVA TÜRÜ : ALACAK<br><br>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:<br><br>Y A R G I T A Y K A R A R I<br><br>Davacı İsteminin Özeti:<br>Davacı vekili, müvekkilinin davalı &#8230;&#8217;nda geçici işçi olarak çalışmaya başladığını, Belediyenin tek yanlı işlemi ile &#8230;&#8217;nın kurucu ortağı Ribelsan Şirketi’ne kayden sigortalı gösterildiğini, emekli olduğu tarihe kadar Belediyede çalıştığını, emir ve talimatın belediye amir ve şefleri tarafından verildiğini, Belediye ve Şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun yargı kararlarıyla kesinleştiğini, müvekkilinin Belediyenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yaralandırılması gerekirken yararlandırılmadığını, emeklilik sırasında eksik ödeme yapıldığını belirterek muvazaa nedeniyle işe girdiği tarihten itibaren Belediye işçisi sayılarak Belediyenin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesi&#8217;ne göre eksik ödenen ücret ve Toplu İş Sözleşmesi kaynaklı alacaklar ile sözleşme kaynaklı eksik ödenen alacaklar ile ayrıca faizlerinin hüküm altına alınmasını talep etmiştir.<br>Davalı Cevabının Özeti:<br>Davalı vekili, husumet itirazı ve zamanaşımı def’inde bulunarak, 5393 sayılı Belediyeler Kanunu&#8217;nun 67. maddesi gereği yapılan hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olmadığını, tüm alacaklarının şirket tarafından sözleşmeye göre eksiksiz ödendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkeme Kararının Özeti:<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İstinaf Başvurusu:<br>İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, taraflar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Bölge Adliye Mahkeme Kararı Özeti:<br>Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK &#8216;nın 353/1-b-1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, karar verilmiştir.<br>Temyiz:<br>Karar süresi içerisinde taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.<br>Gerekçe:<br>1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.<br>2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu yıllık izin ve ilave tediye alacakları yönünden temerrüt olgusunun ne zaman gerçekleştiği ve ayrıca faiz alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasındadır.<br>Muacceliyet, alacaklının borçludan, borçlanılan edimi talep ve dava edebilme yetkisidir. Borç muaccel olmadan borçlu temerrüdü söz konusu olmaz.<br>Temerrüt, en kısa tanımıyla, alacaklı tarafından talep edilebilir (muaccel) hale gelmiş bir borcun ifasındaki gecikmedir. Kural olarak, bu tür (muaccel) bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer (BK. m. 101/1). Başka bir ifadeyle, temerrütten söz edilebilmesi için, öncelikle muaccel bir borcun ve alacaklının o borca yönelik ihtarının bulunması gerekir. Kural böyle olmakla birlikte, borçlunun temerrüde düşmesi için alacaklının ihtarının gerekmediği bazı durumlar da vardır: Örneğin, ifa gününün taraflarca birlikte kararlaştırıldığı (BK. m.101/2), borçlunun borcu ifa etmeyeceğini bildirmiş olduğu veya hal ya da durumundan bu sonuca varılabildiği (BK. m.107/1) durumlarda, temerrüdün gerçekleşmesi için alacaklının ihtarına gerek yoktur.<br>4857 sayılı Kanun&#8217;a göre ücret en geç ayda bir ödenir (m.32/5). İş Hukuku Mevzuatımızda Basın İş Kanunu&#8217;nun 14. maddesi hariç, ücretin peşin ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle ücret, çalışılan ayı takip eden aybaşında muaccel hale gelmektedir. Fazla mesai, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin muacceliyet tarihleri normal aylık ücret gibidir. İşçinin ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti sözleşmenin feshi ile muaccel hale gelir.<br>Mülga 1475 sayılı İş Kanunu&#8217;nun 14 ve 4857 sayılı Kanun&#8217;un 120. maddesi uyarınca, işveren kıdem tazminatı borcu bakımından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşer. Yukarıda belirtilen diğer tazminat ve alacaklar bakımından ise, tarafların sözleşme ile kararlaştırdıkları ödeme zamanı ya da işçi tarafından gönderilecek ihtarnamede belirtilen ödeme günü itibariyle işverenin temerrüdü gerçekleşir.<br>Kıdem tazminatı fesih tarihi itibarı ile muaccel olan bir alacak olup, kıdem tazminatının tamamına ( faiz talep edilmek koşulu ile ) fesihten itibaren faiz yürütülür.<br>Taraflar arasında yazılı bir sözleşme yada TİS yok ise kıdem tazminatı dışındaki alacaklara kural olarak dava dilekçesindeki miktarlara dava tarihinden, ıslah ile artırılan kıdem tazminatı dışındaki alacaklara ise ıslah tarihinde faiz yürütülmelidir. Bu kuralın yegane istisnası davacının davalıyı davadan önce temerrüde düşürmesidir.<br>6772 sayılı Kanun&#8217;un 4. maddesine göre, ilave tediye alacağının ödeme zamanını, Bakanlar Kurulu belirler. Bakanlar Kurulunun kararı ile ilave tediye alacağı muaccel hale gelir. Ödeme zamanı belli taraflarca kararlaştırılmadığından, Borçlar Kanunu&#8217;nun 101. maddesi uyarınca, temerrüt için alacaklının ihtarına gerek vardır. İlave tediye alacağı yasadan kaynaklandığından, talep halinde temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekir.<br>Somut olayda Toplu İş Sözleşmesinde yer almış olsa da Toplu İş Sözleşmesi&#8217;den kaynaklı olmayan yıllık izin ve yasal ilave tediye alacak talepleri bakımından, davalı davadan önce temerrüde düşürülmediğinden dava tarihine kadar işlemiş faiz alacakları taleplerinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.<br>Ayrıca dosya içeriğinde Toplu İş Sözleşmesi&#8217;nden kaynaklı ikramiye ve yasal ilave tediye alacakları ve faizleri birlikte hesaplanıp işletme kredisi faizi uygulanması hatalıdır. Davacının ilave tediye alacağı ayrı olarak hesaplanmalı ve yasal faiz işletilmelidir. Bu alacak yönünden yukarıda izah edildiği üzere faiz alacağının da reddi gerekir. İkramiye alacağı ve faizi Toplu İş Sözleşmesi&#8217;ne göre yeniden hesaplanmalıdır.<br>Sonuç:<br>Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 03/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Belirsiz alacak davalarında dava tarihinden önce gerçekleşen bir temerrüt olgusu yoksa dava tarihinden itibaren faize karar verilir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/belirsiz-alacak-davalarinda-dava-tarihinden-once-gerceklesen-bir-temerrut-olgusu-yoksa-dava-tarihinden-itibaren-faize-karar-verilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Nov 2020 08:06:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[alacağın belirlenebilir hâle gelmesi]]></category>
		<category><![CDATA[dava tarihinden itibaren faiz]]></category>
		<category><![CDATA[temerrüt olgusu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6898</guid>

					<description><![CDATA[3. Hukuk Dairesi         2019/5988 E.  ,  2020/1845 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı &#8230; davalı &#8230; tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/belirsiz-alacak-davalarinda-dava-tarihinden-once-gerceklesen-bir-temerrut-olgusu-yoksa-dava-tarihinden-itibaren-faize-karar-verilir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">3. Hukuk Dairesi         2019/5988 E.  ,  2020/1845 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ</p>
<p>Taraflar arasındaki tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı &#8230; davalı &#8230; tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:</p>
<p>Y A R G I T A Y K A R A R I</p>
<p>Davacı, &#8230; Şirketi yetkilisi davalı &#8230; ile imzaladığı 23.09.1998 tarihli harici satış sözleşmesi ile 21 nolu daireyi satın aldığını, davalıya 4.500.000.000 TL ödeme yaptığını, taşınmazın kaba inşaat halinde teslim edildiğini, taşınmazın oturulabilir hale gelmesi için ayrıca masraf yaptığını, taşınmazın tapusunun verilmediğini, açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının reddedildiğini, taşınmazın tapusuna sahip olan davalı &#8230; İnşaat Şirketi tarafından açılan men-i müdahale davası sonucunda daireden tahliye edildiğini, davalılar arasında dava konusu taşınmazı da kapsayan sözleşme ilişkisi bulunduğunu, davalıların birlikte ve danışıklı hareket ettiklerini, davalıların bu haliyle hem satış bedelini aldıklarını hem de daireyi elde ettiklerini, yaşadığı bu olumsuzluklar sonucu eşiyle boşandığını, acı, elem ve ızdırap çektiğini belirterek, taşınmazın değerinin bilirkişi raporuyla tespit edilmesini, 6100 sayılı yasanın 107/3 maddesi gereği maddi ve manevi tazminat miktarlarının belirlenmesini, belirlenen bu tazminatların davacıya ödenmesi hususunda tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br />
Davalı &#8230; ile &#8230; İnşaat ve Tic. A.Ş; davacı ile arasında herhangi bir sözleşme veya hukuki ilişki bulunmadığını, davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, hukuki yarar yokluğu, husumet ve zamanaşımı nedenleriyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br />
Davalı &#8230;; dava konusu dairelerin tamamlanıp satılması konusunda&#8230; Toprak Endüstrisi Ticaret A.Ş ve Tekin İnşaat Tic. A.Ş ile aralarında sözleşme olduğunu, bu sözleşme gereği davacının da aralarında bulunduğu yaklaşık 50 kişiye daire sattığını, bu kişilerden ödemeler aldığını, davacıdan da 3.500,00 TL tahsil ettiğini, tahsil edilen paraların inşaat yapımında kullanıldığını, yapılan sözleşme ve inşaat yapımından bir çıkarı ve sorumluluğu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.</p>
<p>Davalı &#8230;, duruşmada &#8220;&#8230;ben dava konusu inşaatların tamamlanması için&#8230; İnşaat ile sözleşme yapmıştım, inşaatlardan dairelerden satış yaptım bu satış bedelleri ile inşaatı tamamladım ancak 1999 yılındaki 17 ağustos depreminden sonra daireleri satamadım elimde kaldı, bende inşaatı yapılan toplantı neticesinde &#8230; Toprak Holdinge devir ettim, kaç bağımsız bölümü sattığımı ne kadar para aldığımı, ne kadar alacağım kaldığını kendilerine bildirdim, ve aralarından çekildim, benim herhangi bir ilişkim kalmamıştır. Benim hakkımda açılan davanın reddine karar verilmesini istiyorum, ben yapmış olduğum sözleşmeleri şirket yetkilisi olduğum&#8230; İnş.. Ltd. Şti adına yaptım&#8230;&#8221; şeklinde beyanda bulunmuştur.<br />
Mahkemece, davacı ile dava dışı &#8230; İnşaat Ltd. Şti. Arasında taşınmaz satışına ilişkin sözleşmenin haricen düzenlendiği, davacının ödediği bedelin iadesini ödeme yaptığı &#8230; inşaat Ltd. Şti &#8216;den isteyebileceği ancak &#8230; İnşaat Ltd. Şti &#8216;ni bu davada davalı olarak göstermediği, ayrıca davacının uğradığı maddi ve manevi zararın tespitini talep etttiği, alacağının belirli olduğu, davacının artık maddi ve manevi zararının tespitini istemekte hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
Anılan karar Dairemizin 2016/16278 Esas &#8211; 2016 / 12229 Karar sayılı ve 27/10/2016 tarihli kararı ile &#8220;&#8230;Davacı davasında, diğer davalılarla birlikte davalı &#8230;&#8217;den 21 nolu daireyi satın aldığını, tapu iptal ve tescil davasının reddedildiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminatın belirlenmesini ve bu tazminatların ödenmesini de talep etmiştir. Davacının bu talebinin belirsiz alacak niteliğinde bir talep olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, davalı &#8230; cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanında davalıdan satış bedeli olarak 3.500,00 TL aldığını ve taşınmazı sattığını kabul etmiştir. Davalının bu beyanı kendisini bağlamaktadır.<br />
O halde; mahkemece, davalılardan &#8230; yönünden işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir&#8230;&#8221; gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyulmuştur . Bilirkişi raporunda denkleştirici adalet kuralına göre ödenen bedelin güncel değeri 73.636.62.-TL olarak hesaplanmış, rapor mahkemece hükme dayanak yapılmıştır.<br />
Mahkemece, davalılar Tekin İnşaat Tic.A.Ş ile &#8230; Toprak Endüstrisi ve Tic.A.Ş yönünden mahkememizce 2013/1529 esas 2014/876 karar sayılı &#8220;RED kararının&#8221; 11/10/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından bu davalılar yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının davalı &#8230;&#8217;e yönelik taleplerin yönünden davanın kısmen kabulüne, 73.636,62-TL nın ıslah tarihi olan 23/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davacının manevi tazminata yönelik taleplerinin reddine karar verilmiş ,hüküm davacı &#8230; davalı &#8230; tarafından temyiz edilmiştir, mahkemece 14/10/2019 tarihli ek karar ile muhtıra tebliğine rağmen temyiz gideri ödemeyen davalı &#8230;&#8217;in temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş , anılan davalı tarafından ek karar da temyiz edilmiştir .<br />
1- Tebligat Kanunu&#8217;nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği&#8217;nin 30/1. maddeleri uyarınca; yapılacak tebliğ işleminde muhatap adreste bulunmaz ise, adreste bulunmama nedeninin araştırılarak komşu (kapıcı, yönetici) beyanının alınması, beyanda bulunan komşunun mutlaka adı ve soyadının tebligat parçasına yazılması gerekir.</p>
<p>Somut olayımızda, tebliğ edilen muhtıra parçasından tebligat mazbatasında dağıtıcı tarafından beyanda bulunan komşunun adı ve soyadı yazılmadığı, veya o komşunun tesbitine elverişli hangi dairede oturduğu, kadın mı erkek mi olduğu gibi hususların tespit edilmediği yani komşunun kim olduğuna dair hiçbir bilgi bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davalıya muhtıra tebliği Tebligat Kanunu&#8217;nun 21/1-2 ve Tebligat Yönetmeliği&#8217;nin 30/1. maddeleri gereğince usulsüzdür, anılan nedenle ek karar kaldırılarak temyiz incelemesi yapılmasına başlanmıştır .<br />
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.<br />
3- Belirsiz alacak davası açan davacı, alacağı belirlenebilir hâle geldikten sonra kesin talep sonucunu mahkemeye bildirecektir. Bu belirleme, dilekçelerin değişiminden yani davalı tarafın delillerini mahkemeye sunmasından sonra söz konusu olabileceği gibi, tahkikat sırasında, özellikle delillerin incelenmesi aşamasında da olabilir. Her hâlde talep sonucunun belirlenmesi tahkikat sonuna kadar yapılabilir ise de, bu belirlemenin daha önceki aşamada yapılmasına da engel yoktur.<br />
Öte yandan yine belirsiz alacak davasının Kanuna konuluş amacı ve davanın niteliği dikkate alındığında, dava tarihinden önce gerçekleşen bir temerrüt olgusunun bulunmadığı durumlarda belirsiz alacak davasında yargılama sonucunda miktarı tam ve kesin olarak belirlenen alacağın tümü için temerrüt, davanın açıldığı tarihte gerçekleşeceğinden faize de dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir.<br />
Somut olayda davacı, 23/01/2019 tarihli dilekçesi ile talebini belirlemiş ve dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesini talep etmiştir . Mahkemece alacağa dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.<br />
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK&#8217;nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.<br />
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle ek kararın kaldırılmasına ,ikinci bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2/ a bendinin çıkartılarak yerine &#8221; a)73.636,62-TL nın dava tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,&#8221; yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı HMK&#8217;nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK&#8217;nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/03/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
