<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>üst sınır ipoteği &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/ust-sinir-ipotegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Aug 2022 13:14:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.5</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>üst sınır ipoteği &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ipoteğin üst sınır ipoteği olması durumunda borçlu sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olmak üzere sorumludur.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/ipotegin-ust-sinir-ipotegi-olmasi-durumunda-borclu-sadece-ipotek-akit-tablosunda-belirtilen-miktar-ile-sinirli-olmak-uzere-sorumludur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Aug 2022 13:14:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[azami meblağ ipoteği]]></category>
		<category><![CDATA[ipoteğin fekki]]></category>
		<category><![CDATA[ipoteğin kaldırılması istemi]]></category>
		<category><![CDATA[üst sınır ipoteği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=9299</guid>

					<description><![CDATA[14. Hukuk Dairesi         2014/1728 E.  ,  2014/5448 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : Alaca Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 25/06/2013 NUMARASI : 2012/223-2013/148 Davacı tarafından, davalı aleyhine 28/12/2012 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25/06/2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/ipotegin-ust-sinir-ipotegi-olmasi-durumunda-borclu-sadece-ipotek-akit-tablosunda-belirtilen-miktar-ile-sinirli-olmak-uzere-sorumludur/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">14. Hukuk Dairesi         2014/1728 E.  ,  2014/5448 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ : Alaca Asliye Hukuk Mahkemesi<br />
TARİHİ : 25/06/2013<br />
NUMARASI : 2012/223-2013/148</p>
<p>Davacı tarafından, davalı aleyhine 28/12/2012 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25/06/2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü:<br />
_ K A R A R _<br />
Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.<br />
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu 365 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan binada 18 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydına, önceki malik tarafından 17.05.1994 tarihinde, dava dışı E.. Ankara Paz. Ltd. Şti.&#8217;nin doğmuş ve doğacak borçlarını teminen davalı banka lehine 4.100.000.000 eski TL bedelli birinci derecede ipotek tesis edildiğini, ipotek bedelinin bugünkü karşılığı olan 4.100,00 TL bedeli ödemek suretiyle ipoteğin terkinini talep ettiğini bildirmiştir.<br />
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.<br />
Mahkemece, borcun teminatı olmak üzere birden fazla taşınmazın ipotek edildiği, ipotek tesisine dayanak resmi senedin 7. maddesinde ipoteğin tüm taşınmazlar için hüküm ifa ettiğinin belirtildiği, buna göre ipoteğin müşterek olduğu, münferiden bir taşınmaz üzerindeki ipoteğin terkinin istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br />
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.<br />
İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin TMK&#8217;nın 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir.<br />
Alacak sona erdiği halde alacaklı, terkin taahhüdünü iradesiyle yerine getirmezse, taşınmaz maliki ipoteğin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir.<br />
Somut olayda; incelenen ve ipotek akdinin çerçevesini tayin eden resmi akit tablosu içeriğinden ipoteğin, ileride gerçekleşecek veya gerçekleşmesi muhtemel olan bir alacağın teminatı olarak tesis edildiği görülmektedir. Bu haliyle ipotek, azami meblağ (üst sınır ipoteği) ipoteğidir. TMK&#8217;nın 851 ve 881. maddelerinde ifadesini bulan azami meblağ (üst sınır) ipoteğinde alacağın ulaşacağı miktar önceden belirsiz olduğundan taşınmazın ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosunda gösterilen limitle sınırlanabilir. TMK&#8217;nın 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, gecikme faizi, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan borcun toplam miktarının bu limiti aşması olanaklı değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurlunu 1989/11-294 Esas 1989/378 Karar ve 24.05.1989 tarihli kararında da yukarıdaki kural benimsenmiştir. Bu kural uyarınca üst sınır ipoteğinde alacak bakımından bir üst sınır tespit edilerek teminatın kapsamı saptanmaktadır. Bu şekilde rehin edilen alacağın tutarı değil, ipotekli gayrimenkulün sorumlu olduğu üst miktar belirlenmektedir. O halde teminat, alacağı ve alacaklı icra takibi yapmışsa takip giderleri ile temerrüt faizlerini, üst sınıra kadar sınırlamaya tabi olmaksızın sağlamaktadır. Bu bakımdan üst sınır ipoteği kurulurken akit tablosuna üst sınır belirlenmesi yapıldıktan sonra “bu meblağa ilaveten” denilmek suretiyle ilave yapma olanağı bulunmamaktadır. Yapılsa da geçerli sayılmaz. Kısaca, ipoteğin üst sınır ipoteği olması durumunda borçlu sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Diğer taraftan taşınmaz malikinin ödeme iddiası varsa bu iddianın da yazılı delille kanıtlanması zorunludur.<br />
Bütün bu açıklamaların sonucu doğrultusunda mahkemece yapılması gereken iş; İpotek, azami meblağ (üst sınır) ipoteğine ilişkin bulunduğundan, taraflardan alacaklının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıp yapmadığını sorup saptamak, icra takibi varsa bu dosyayı getirtmek, resmi akit tablosundaki sözleşme hükmünü gözetilmek suretiyle alacaklının ipotekle teminat altına alınan anapara alacağını taraflardan delillerini isteyip toplayarak bulmak, anapara dışında istenebilecek gecikme faizi ile icra takibi yapılmışsa takip giderlerini gerek duyulursa bilirkişiye hesaplatmak, bunların toplamını ipotek akit tablosunda gösterilen limiti aşmamak koşuluyla alacaklıya ödenmek üzere davacıya depo ettirmek, eksiksiz depo edilirse ipotek şerhini terkin etmek, kısmen ödeme yapılırsa davanın reddine karar verilmekle beraber ödenen bölümü kütüğün düşünceler sütununda gösterilmesine karar vermek olmalıdır.<br />
Değinilen yönler gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.<br />
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 28.04.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üst limit ipoteği kapsamında olan alacakların doğup doğmadığı ve incelemesi hususu icra müdürlüğü yetkisinde değildir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/ust-limit-ipotegi-kapsaminda-olan-alacaklarin-dogup-dogmadigi-ve-incelemesi-hususu-icra-mudurlugu-yetkisinde-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2020 13:16:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bölge Adliye Mahkemesi Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip]]></category>
		<category><![CDATA[sıra cetvelinin iptali istemi]]></category>
		<category><![CDATA[üst sınır ipoteği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6778</guid>

					<description><![CDATA[Bölge Adliye Mahkemesi Kararı &#8211; İzmir BAM, 17. HD., E. 2017/8 K. 2017/13 T. 12.1.2017 İzmir 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/177 Esas 2016/462 Karar sayılı kararı davacı vekilinin İstinaf başvurusu üzerine Dairemize gelerek yukarıdaki sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır. DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; İzmir 20.İcra Müdürlüğünün 2014/12427 esas sayılı takip dosyasında düzenlenen 17/02/2016 tarihli sıra cetvelinde davalı... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/ust-limit-ipotegi-kapsaminda-olan-alacaklarin-dogup-dogmadigi-ve-incelemesi-hususu-icra-mudurlugu-yetkisinde-degildir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p><span style="font-size: 18pt;"><strong>Bölge Adliye Mahkemesi Kararı &#8211; </strong></span></p>
<p><span style="font-size: 18pt;"><strong>İzmir BAM, 17. HD., E. 2017/8 K. 2017/13 T. 12.1.2017</strong></span></p>
<p class="grounds-paragraph">İzmir 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/177 Esas 2016/462 Karar sayılı kararı davacı vekilinin İstinaf başvurusu üzerine Dairemize gelerek yukarıdaki sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph"><b>DAVA: </b>Davacı vekili dava dilekçesinde; İzmir 20.İcra Müdürlüğünün 2014/12427 esas sayılı takip dosyasında düzenlenen 17/02/2016 tarihli sıra cetvelinde davalı bankanın 2. sırasında yer alan ipotek alacağının takipsiz ipotek olduğu, davalı bankanın ipotek alacağını 1. sırada olan kısmına zaten pay ayırdığını, takibi olmayan ipotek alacağının kısmına ise 2. sırada yer almasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, halbuki 2.sırada müvekkilinin ipoteğe dayalı alacağın yer alması gerektiği, davalı bankanın paraya çevrilme yoluna başvurulan 20. İcra Müdürlüğünün 2014/12427 sayılı dosyasındaki alacağının 1.sıraya zaten konulduğu, icra müdürlüğünün davalının diğer alacakları doğup doğmadığını 2.sıraya konulan alacağın doğmuş olup olmadığını araştırma yükümlülüğü bulunduğu, zaten aynı cetvelin 4.ve 8. sırasında davalının alacaklarının sıraya konulduğu, buna göre icra müdürlüğünce üzerlerine düşen inceleme ve araştırma görevlerinin yerine getirilmeyerek davanın 2.sıradaki alacağının varlığı araştırılmadan sıra cetvelinden 2.sırasına davalı alacağının kaydının mağduriyetine neden olduğu nedenleriyle 17/02/2016 tarihli sıra cetvelinin iptali talep olunmuştur.<b></b></p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph"><b>CEVAP: </b>Davalı vekili cevap dilekçesinde; sıra cetveline konu edilen taşınmazda müvekkili lehine birinci derecede 143.350,00-TL bedelli konut kredisi alacağının teminatı oluşturan ve taşınmaz maliki tarafından bankada doğmuş veya doğacak tüm kredi risklerinin teminatı olarak üst sınır ipoteği konulduğu, buna göre icra müdürlüğünce yapılan sıra cetveli usul ve yasaya uygun bulunduğu, borçlu tarafından açılan ihalenin feshi davasının reddedilerek kesinleştiği, davacı tarafın ikinci derece ipotek alacaklısı bulunduğu, ipoteğin üst sınır ipoteği olması nedeniyle limit ipoteği niteliği taşıdığı, doğmuş ve doğacak tüm borçların bu ipotekle teminat altına alındığı, davacının ikinci derece ipoteği olup rüçhaniyet ilkesi gereği birinci derece olan müvekkili bankanın ipotek ve teminat altında olan alacaklarını geçmesinin mümkün olmadığı nedenleriyle davanın reddine karar verilmesi talep olunmuştur.<b></b></p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph"><b>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: </b>Yerel mahkemece yapılan yargılamalar ve toplanan deliller ışığında, dava konusu edilen sıra cetvelinin mevzuat usul ve hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, yapılan sıra cetvelinde takibi bulunmayan ve konut kredisi alacağı ödendikten sonra arta kalan satış bedelinin ipotek teminatı kapsamındaki takipsizlik alacaklara ayrılması ve İİK. 125/3 maddesi gereği tercihan ödenmesinde taşınmaz ipoteğini düzenleyen hükümlere uygun bulunduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.<b></b></p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph"><b>İSTİNAF SEBEPLERİ : </b>Davacı vekili süresinde vermiş olduğu istinaf talep dilekçesinde; icra memurluğunca sıra cetveli hazırlanırken davalı tarafın 2. Sırada yer alan takibe konulmayan alacaklarının bulunup bulunmadığı konusunda gerekli incelemeler yapılmadan müvekkili ipoteği alacağı yerine davalının takibe konulmayan ipotek alacağının 2. sırada düzenlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, ikinci sırada yer alan alacağın zaten bankanın diğer takiplerinden dolayı 4.ve8.sırasında yer alan takibe konu alacakları olup olmadıkları araştırılmadan sıra cetveli oluşturulmasının iptali gerektiği istinaf sebepleri olarak ileri sürülmüştür.<b></b></p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph"><b>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;</b></p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">Dava, İİK.&#8217;nın 142.maddesi uyarınca açılmış, sıra cetvelinin iptali istemine yönelik şikayet davasıdır.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2014/12427 esas sayılı takip dosyası bu dosyada alınan 17/02/2016 tarihli sıra cetveli kararı, mahkemece aldırtılan bilirkişi raporu ve yine dosya içerisinde taraflarca sunulan ipotek resmi senetleri davanın delillerini oluşturmaktadır. Davacı bankanın dava dışı borçlunun K1 adına kayıtlı borçlunun satılmasına karar verilen İzmir A1 ilçesi, A2 mahallesi, 31491 ada, 5 nolu parseldeki 4 nolu gayrimenkul üzerindeki yapılan 10/01/2013 tarihli resmi senetteki düzenlemeye göre dava dışı bu kişinin kullandığı konut kredileri teminatı olarak bu gayrimenkulün davalı bankaya doğmuş veya doğacak tüm borçlarını da kapsayacak şekilde 143.350,00-TL olarak üst sınır ipoteği olarak ipotek ettiği, davalı banka tarafından İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2014/12427 esas sayılı takip dosyasında da dava dışı borçlu hakkında konut kredisinin bir kısmından dolayı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılarak ipotekli taşınmazın satışının yapıldığı görülmüştür.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">Dava konusu edilen ilgili sıra cetvelinde birinci sırada davalı bankanın İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2014/12427 esas sayılı takip dosyasındaki takip miktarı, ikinci sırada ise yine davalı bankanın takibe konulmayan 10/01/2013 tarihli ipotek alacağının geri kalan kısmının kaydedildiği, üçüncü sırada ise davacı tarafın takibe konulmayan 05/05/2013 tarihli ipotek alacağının kaydedildiği tespit olunmuştur.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">Davalı bankanın satışı yapılan gayrimenkuldeki ipoteğinin limiti 143.350,00-TL olarak belirlenerek üst sınır ipoteği olduğu, lehine konulan davalı banka açısından bu ipoteğin konut finansman kredisinden kaynaklanan alacağı ile birlikte ayrıca bu kredi dışında kalan alacaklı bankadan kullanılan ve kullanılacak olan kredileri de kapsayacak şekilde 143.350,00-TL &#8216;ye kadar teminat altına alan bir ipotek çeşididir. Bu bilgiler ışığında taşınmazın satış bedelinden takibi yapılan kredi alacağının ödenmesinden sonra artan satış bedelinin takibi olmayan ancak ipotek kapsamında değerlendirilmesi gereken diğer kredi borçlarına da teminat olduğu tartışmasızdır. Bu husus 2014 sayılı İİK. 125/3.maddesinde de açıkça düzenlenmiş olup, taşınmazın ihalesi sırasında da ipotek teminatı kapsamında konut kredisi dışındaki davacı banka alacaklarının ayrıca 68.420,00-TL miktarlı olduğu ve konut kredisi ödendikten sonra ipotek kapsamındaki bakiye alacaklarının da sadece satış bedelinden ödenmesi gerektiği davalı banka tarafından talep edildiği, buna göre satış bedelinden birinci derece ipotek kapsamında takipli konut kredisinin ödenmesinden sonra arta kalan satış bedelinin takip kapsamında olmayan ancak takip dayanağı ipotek limitinde bulunan ve bakiye alacağı yetmeyen takipsiz ipotek alacağına ayrılarak davalı alacaklı bankaya ikinci sırada yer verilmesinde yasal düzenlemeye aykırılık görülmemiştir. Kaldı ki, davacı tarafça açılan dava sıra cetveli ile gelecek kararındaki ikinci sıraya ilişkin takip hukukuna dayalı bir şikayet olarak değerlendirildiğinde kendisinden önce sıraya konulan alacağın doğumuna yada miktarına ilişkin olmadığından sırasına itiraz edilen banka alacağının geçerli olup olmadığı, alacağın doğumu ve varlığı konusunda şikayet davalarında icra memurlarınca bu şikayetlerinin dinlenemeyeceği, benzer şikayetlerin ancak genel mahkemelerde açılacak olan sıra cetveline itiraz davalarında karşılayabilecek nitelikte hususlar olduğu da gözetildiğinde dahi oluşturulan sıra cetveli usul ve yasaya uygun bulunduğu, neticeten üst sınır ipoteğinde limit dahilinde davalı bankanın takibe koyduğu alacak kısmının da dışında kalan diğer alacak ve ferilerinin de toplamı içinde takip yapıp haciz koydurtmaksızın alacağını ilk sırada ödenmesini mümkün bulunduğu, takibe konu edilmeyen üst limit ipoteği kapsamında olan alacakların doğup doğmadığı ve incelemesi hususunun icra müdürlüğü yetkisinde bulunmadığı, genel mahkemelerde açılabilecek sıra cetveline itiraz davalarına konu olabileceği, üst sınır ipoteği kapsamında bulunan davalı banka alacağının takip konusu edilmeyen alacaklarında üst sınır ipoteği söz konusu olmakla ipotek kapsamında bulunup pay ayrılmasının gerektiği ve icra memurluğunca da oluşturulan sıralamaların bu düzenlemelerle tespitlerin uygunluk arz ettiği sonuç ve kanaatine varılarak istinaf talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph"><b>HÜKÜM:</b></p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">1-Davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK. 353/1-b.1 maddesi gereğince <b>ESASTAN REDDİNE,</b></p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">2-Alınması gerekli 31,40-TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 29,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 2,20-TL &#8216;nin istinaf başvurusunda bulunandan alınmasına, Başkanlar Kurulu kararına esas bu miktar 19,90-TL&#8217;nin altında olduğundan harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına,</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">3-Yapılan istinaf masraflarının ve başvuru harcının başvuran davacı taraf üzerinde bırakılmasına,</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tarafların yokluğunda HMK. 361.maddesi gereğince tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde Yargıtay&#8217;da temyiz yolu açık olmak üzere davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine oybirliğiyle, istinaf maktu karar harcının tamlatılmasına oyçokluğıuyla karar verildi. <b>12/01/2017</b></p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<h1 class="separate-opinion-heading-1"><b>MUHALEFET ŞERHİ</b></h1>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="separate-opinion-paragraph">İstinaf talebinin reddi halinde ilk derece mahkemesince hükmolunan alacak miktarı üzerinden Dairece ayrıca maktu harç alınmasına dair çoğunluğun görüşüne aşağıdaki gerekçelerle muhalif kalınmıştır.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="separate-opinion-paragraph">HMK&#8217;nın 344. maddesinin değişik halinde “istinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçların alınacağı düzenlenmiş olup, HMK&#8217;da bu harçların neler olduğu gösterilmemiştir. Bu durumda alınması lazım gelen harçların Harçlar Kanununa göre tespiti gerekmektedir. Ayrık görüşe konu somut olay yönünden anılan kanun incelendiğinde BAM tarafından yerel mahkeme kararının doğru olduğu sonucu ile istinaf talebinin reddi halinde ilk derecedeki alınan harcın aynen alınacağına dair bir hüküm yoktur. Harçlar Kanununa bağlı olarak ve uygulanmasını gösterir idari tasarruf niteliğindeki Yargı Harçları ile ilgili 1 nolu tarifenin A fıkrasının karar ve ilam harcı bölümünün maktu harçlarla ilgili bendinde istinaf talebinin reddine dair kararlarda maktu harç alınacağına dair bir düzenleme yoktur. Nitekim 5235 sayılı yasanın 52. maddesi ile de Bölge Adliye Mahkemeleriyle ilgili Harçlar Kanununa ve bağlı tarifeye ilave yapılır iken tehiri icra kararına yönelik c bendine atıf yapılmış, bunun dışında bir bende ilave yapılmamıştır. Bu da kanun koyucunun istinaf talebinin reddi kararı ile maktu harç alınması iradesinde bu aşamada olmadığını başvuru harcının alınması ile yetinildiği sonucuna varmamızı gerektirmiştir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="separate-opinion-paragraph">492 sayılı Harçlar Kanunun gerekçesinde “fertlerin özel menfaatlerine ilişkin olarak kamu kurumları ve hizmetlerinden yararlanmaları karşılığında yaptıkları ödemeler” harç olarak tanımlanmış olup istinaf talebinin reddinin de bu anlamda harca tabi tutulması düşünülebilir ise de Anayasa&#8217;nın 73/3. maddesi içeriği gereği bunun açıkça kanunda gösterilmesi gerektiğinden bu aşamada istinaf talebinin reddine dair karar için kanunda bir düzenleme bulunmadığından, kanun koyucunun istinaf başvurusu harcı ile yetinmiş sayıldığının kabul edilmesi gerektiği düşünülmüştür.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="separate-opinion-paragraph">Kaldı ki, Yargıtay&#8217;ın ilk onama kararlarında maktu harç aldığına dair uygulamaların (hiç harç almayan veya nispi harç alan dairelerin halen bulunduğuna da dikkat çekmek gerekir.) 10/05/1965 tarih, 1965/1 Esas-1 Karar sayılı içtihadı birleştirme genel kurulu kararına dayandığını bu anlamda da harçlar kanunununda açık bir düzenleme bulunmadığını belirtmek gerekir. (Harçlar Kanununun maktu harç ile ilgili bendinin b fıkrasında Yargıtay için doğrudan işin esasının çözüldüğü davalar ile ilgili kararlar ve kanunun 9. maddesine uygun olarak karar düzeltme talebinin reddine dair kararlarda maktu harç alınacağı düzenlenmiş olup temyiz talebinin reddinde maktu harç alınacağına dair düzenlemeye yer verilmemiştir.) Anılan içtihadı birleştirme kararının Yargıtay için bağlayıcı olduğu bilinmekle birlikte bu içtihadı kıyas yoluyla BAM&#8217;larda verilen istinaf talebinin reddi kararları için de uygulamanın usul hukukuna uygun olmadığı değerlendirilmektedir. Keza BAM&#8217;lar ile Yargıtay eşit düzeyde ve aynı nitelikte Yargı oranları değildir. Nitekim yasa koyucu da 1952 tarihli Harçlar Kanunu tasarısında istinaflar ile Yargıtay&#8217;ı ayrı ayrı nitelendirmiş alınacak harçlar için özel hükümlere yer verilmiş olmakla hukuk tarihimizde de bu iki yargı organının aynı esaslara tabi olmayacağının kabul edilmiş olduğu görülmektedir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="separate-opinion-paragraph">Sonuç itibariyle 5235 sayılı yasanın 52. maddesi ve 6217 sayılı yasanın 13. maddesi ile Harçlar Kanunununda ve bağlı tarifede yapılan ilaveler ile (kanunla doğrudan idari tasarrufa eklemeler yapılması kanun yapma tekniği yönünden değerlendirmeye açık ise de), Bölge Adliye Mahkemelerinde ve başvuru sırasında alınacak harçlar; doğrudan BAM&#8217;da dava açılması durumunda başvurma harcı (maktu), tehiri icra karar harcı (maktu), HMK anlamında yeni hüküm kurulması durumunda nispi harca tabi davalarda nispi harç, maktu harca tabi davalarda davanın reddinde maktu harç (ilk derecenin yerine geçildiği dava hakkında nihai ve icra edilebilir hüküm kurulduğundan), istinaf kanun yoluna başvuru harcı (maktu) öngörülmüş olup, Harçlar Kanunu ve buna bağlı tarifede başkaca herhangi bir harç türü öngörülmediğinden istinafın reddi halinde harç tahsiline karar vermek bu yönde kanuni düzenleme olmadığından ve harçların kanunla düzenleneceğine dair Anayasa&#8217;nın 73/3. maddesi karşısında kıyas yolu ile bu sonuca ulaşılmasının da uygun olmayacağı, yine Yargıtay&#8217;da onama harçları alınmasına ilişkin 1965 tarihli içtihadı birleştirme kararının da Yargıtay ile aynı nitelikte olmayan BAM kararlarına da uygulanmasının usule uygun olmayacağı kanaatine ulaşılmıştır.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="separate-opinion-paragraph">1952 tarihli Harçlar Kanunu Tasarısı ile 1964 tarihli Harçlar Kanununun gerekçelerinde de amaçlandığı belirtilen adalete kolay erişebilirlik, adaletin ucuz olması yönündeki modern hukuk anlayışı, Anayasamız ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi içeriği, adil yargılanma hakkı gibi temel hukuk düşüncesi ve düzenlemeleri birlikte değerlendirildiğinde aynı uyuşmazlık için yerel mahkemede verilen karardan sonra, istinaf incelemesi sonucu verilen red kararında ve Yargıtay incelemesinde verilen ilk onama kararında ve de karar düzeltme talebi sonucu tasdiklerde ayrı ayrı nispi harçların alınmasının hak arayan fert için katlanabilir olamayacağı ve hak aramaktan bu şekilde vazgeçebileceği düşünceleriyle de kanunda açıkça öngörülmeyen istinaf talebinin reddinde karar ve ilam harcı alınması yönündeki çoğunluğun görüşüne muhalif kalmak gerekmiştir.</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Taşınmaz maliki ipoteğin limitiyle sorumlu olacaktır.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/tasinmaz-maliki-ipotegin-limitiyle-sorumlu-olacaktir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2020 11:01:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy uzman avukat]]></category>
		<category><![CDATA[borcun ulaşacağı miktarın belirsiz olması]]></category>
		<category><![CDATA[ipoteğin ve diğer ipoteklerin paraya çevrilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[malikin ipotek limitini aşan kısımdan sorumlu olmaması]]></category>
		<category><![CDATA[üst sınır ipoteği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5902</guid>

					<description><![CDATA[12. Hukuk Dairesi         2014/11928 E.  ,  2014/15234 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/02/2014 NUMARASI : 2014/102-2014/137 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/tasinmaz-maliki-ipotegin-limitiyle-sorumlu-olacaktir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">12. Hukuk Dairesi         2014/11928 E.  ,  2014/15234 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ : Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesi<br />
TARİHİ : 26/02/2014<br />
NUMARASI : 2014/102-2014/137</p>
<p>Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:<br />
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;<br />
Alacaklı sıfatı ile Garanti Bankası lehine, Bursa ili, Nilüfer ilçesi, Beşevler mahallesi, 307 ada 18 parsel sayılı taşınmaz üzerine 200.000 USD&#8217;lik üst sınır ipoteği tesis edildiği, alacaklı banka vekili tarafından bu taşınmaza ilişkin ipoteğin ve diğer ipoteklerin paraya çevrilmesi amacıyla borçlu N.. M.., asıl borçlu ve diğerleri aleyhine, toplam 891.788,50 TL&#8217;nin tahsili amacı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığı görülmektedir.<br />
İpotekli taşınmazın maliki olup, asıl borçtan şahsi sorumluluğu bulunmayan N.. M.., diğer itirazlarının yanısıra, kendisine ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin, 200.000 USD&#8217;ye kadar limitli üst sınır ipoteği olduğunu ve limit kadar borçtan sorumlu bulunduğunu, ancak icra emrinde takip konusu borcun tamamının kendisinden istendiğini ileri sürerek, limiti aşar şekilde aleyhine yapılan takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece, toplam alacak miktarının toplam limiti aşmadığından bahisle istemin reddine karar verilmiştir.<br />
TMK&#8217;nun 851 ve 881. maddelerinde ifadesini bulan azami meblağ ipoteğinde (üst sınır ipoteğinde) borcun ulaşacağı miktar belirsiz olduğundan, taşınmazların ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosundaki limitle sınırlanabilir. TMK&#8217;nun 875. maddesi gereğince, ipotekle teminat altına alınan ana borç, faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarının, bu limiti aşması mümkün değildir. HGK&#8217;nun 24.05.1989 tarih ve 1989/11-294 Esas, 1989/378 Karar sayılı kararında da yukarıdaki kural benimsenmiştir. İpoteğin üst sınır ipoteği olması halinde, borçlu sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olmak üzere sorumludur.<br />
Somut olayda, takip ve şikayet konusu Nilüfer Tapu Sicil Müdürlüğü&#8217;nün 20.09.2010 tarih ve 21473 yevmiye numaralı ipotek akit tablosu incelendiğinde; borçlu N.. M.. tarafından, maliki olduğu Bursa ili, N&#8230; ilçesi, Beşevler mahallesi, .. ada .. parsel sayılı taşınmazda bulunan 16 numaralı bağımsız bölümün, &#8230;. İnşaat Tur. Fuar Org. San. Tic. Ltd. Şti&#8217;nin, T. Garanti Bankası&#8217;na karşı doğmuş ve doğacak borçlarının 200.000 USD&#8217;ye kadarı için ipotek edildiği, bu haliyle ipoteğin üst sınır (limit) ipoteği olduğu anlaşılmaktadır. İcra emri incelendiğinde ise, alacaklı tarafından ipotekli taşınmaz maliki olan N.. M.. aleyhinde de diğer borçlularla birlikte takip konusu borç miktarı olan 891.788,50 TL&#8217;nin tamamının tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapıldığı görülmektedir.<br />
Yukarıda anılan yasal düzenleme gereğince, mahkemece, şikayetçi borçlunun, taşınmazı üzerindeki ipotek limiti olan 200.000 USD&#8217;lik kısmın takip tarihindeki TL karşılığı ile sorumlu olduğu nazara alınarak, şikayetin kabulü ile borçlu hakkındaki icra emrinin bu limiti aşan kısmı yönünden iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin tümden reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.<br />
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK&#8217;nun 366 ve HUMK&#8217;nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
