<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>vedia sözleşmesi &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/vedia-sozlesmesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Sep 2019 11:23:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.5</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>vedia sözleşmesi &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Otoparka teslim edilen aracın çalınması Kasko-Sigorta sözleşmesi kapsamındadır.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/otoparka-teslim-edilen-aracin-calinmasi-kasko-sigorta-sozlesmesi-kapsamindadir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Sep 2019 11:23:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[halefiyete ilişkin düzenlemeler]]></category>
		<category><![CDATA[sigortalının fiilinden sorumlu üçüncü kişi]]></category>
		<category><![CDATA[sözleşmesel sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret Kanunu m.1278]]></category>
		<category><![CDATA[vedia sözleşmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5117</guid>

					<description><![CDATA[Hukuk Genel Kurulu         2017/3076 E.  ,  2018/498 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 27.09.2011 gün ve 2008/61 E., 2011/320 K. sayılı karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11.06.2012 gün ve 2012/3749 E.,... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/otoparka-teslim-edilen-aracin-calinmasi-kasko-sigorta-sozlesmesi-kapsamindadir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hukuk Genel Kurulu         2017/3076 E.  ,  2018/498 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi</p>
<p>Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 27.09.2011 gün ve 2008/61 E., 2011/320 K. sayılı karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11.06.2012 gün ve 2012/3749 E., 2012/7627 K. sayılı kararı ile,<br />
(…Davacı vekili, tüm araç sigortası ile sigortalı aracın davalıların işlettikleri otoparkta çalınması nedeni ile araç malikine ödenen tazminatın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br />
Davalı &#8230; ile &#8230; vekili, müvekkilinin işlettiği işyerinin otopark hizmeti olmadığını ancak arabası ile gelen müşterilerine park yeri gösterdiklerini, davacıya sigortalı araç sürücünün aracı kendilerine teslim etmediğini, aracın anahtarını üzerinde bırakan sürücünün kusurlu olduğunu, sigorta bedeli 64.000 TL olan araç için 74.000 TL olarak yapılan lütuf ödemesinden sorumluluğun kendilerine yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br />
Diğer davalı &#8230;, davaya cevap vermemiştir.<br />
Mahkemece, sigortalı araç sahibinin aracı kendi rızası ile otopark görevlisi davalıya teslimi ile taraflar arasında vedia sözleşmesi kurulmuş olsa da, aracın çalındığı anda otopark görevlisi davalı &#8230;&#8217;ün fiili sorumluluğu altında olduğundan adı geçen davalı, dava dışı sigortalının &#8220;sigortalının fiillerinden sorumlu bulunduğu kişiler&#8221; konumunda olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat talebine ilişkindir.<br />
Dosya kapsamına göre davalı &#8230;’ın işlettiği lokantaya müşteri olarak gelen dava dışı sigortalının aracı, lokantanın otopark görevlisinin yedine terk edildikten sonra otoparktan çalındığı, dolayısı ile vedia sözleşmesinin kurulduğu hususunda ihtilaf yoktur. Sorun araç yedine terk edilen otopark görevlisinin hangi tarafın &#8220;fiillerinden sorumlu bulunduğu kişi&#8221; konumunda olduğunun tespitindedir.<br />
Vedia, bir akittir ki onunla tevdi edilen şeyi alan, müdi tarafından verilen şeyi kabul ve onu emin bir mahalde korumayı deruhte eder. Saklayan, mudinin talebi üzerine, saklananı geri vermekle yükümlüdür. (B.K.m.463 vd.) Umumi ahırları ve garajları idare edenler içerilerine konulan veya getirilen veya kendileri veya müstahdemleri tarafından kabul olunan otomobil, hayvanat ve araba ve koşum ve sair teferruatının ziya ve hasarından ve çalınmasından zararın müdi veya onu ziyaret veya ona refakat eden veya onun hizmetinde bulunan kimseye isnadı kabil olduğunu veya mücbir sebeplerden veya tevdi olunan eşyanın mahiyetinden neşet ettiğini ispat etmedikçe, mes&#8217;ul olur. Şu kadar ki kabul edilen otomobil ve hayvanlar ve arabalar ve onların teferruatı hakkındaki mes’uliyet, garaj ve ahır sahibine veya müstahdemlerine bir kusur isnat olunamazsa, beher müdi için yüz lirayı tecavüz edemez. (BK.m.481) Mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarları tazmin ile mükelleftir. (Ticaret Kanunu m.1278)<br />
Somut olayda; davalı &#8230;&#8217;ın işlettiği lokantaya gece saatlerinde gelen sigortalı araç maliki, aracı, lokantanın müşterilerine &#8220;ait araçları otoparkına yerleştirme görevli davalı &#8230;&#8217;ün yedine terk edip yemek yenilen alana girmiş, anahtarı üzerinde olan araç otopark görevlisinin bir başka müşteriye ait araçla ilgilenir iken 45 dakika kadar sonra kimliği meçhul kişilerce çalınmıştır. Olayı takiben kolluk görevlilerine ifade veren davalı otopark görevlisi aracın kendilerine tesliminden 45 dakika kadar sonra otoparktan çalındığını ifade etmiştir. Keza işletmenin idaresinden sorumlu davalı &#8230; de aracın otoparktan çalındığını ifade etmiştir.<br />
Yukarıda yazılı kanun hükümleri gereğince; teslim alan aynı zamanda aracın başkaları tarafından götürülmemesi veya çalınmaması için her türlü tedbiri almak zorundadır. Araç yedine terk edilen otopark görevlisi davalı işletme sahibi &#8230;&#8217;ın çalışanıdır. Çalışanın, eylemi ile zarar gören vedia sözleşmesinin diğer tarafıdır. Buna göre işletme sahibi işveren, meydana gelen zarardan mesuldür. Hal böyle iken davalıların sorumlu oldukları zarar kapsamı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi yerine, somut oluşa uygun düşmeyen gerekçeyle hüküm tesisi doğru olmamıştır…)<br />
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.</p>
<p>HUKUK GENEL KURULU KARARI</p>
<p>Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:<br />
Dava, motorlu kara taşıtları süper oto sigorta poliçesinden kaynaklı ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine yöneliktir.<br />
Davacı vekili tüm araç sigorta sözleşmesi ile sigortalı olan aracın davalı &#8230;’ ın işletmecisi, &#8230;’ün idari sorumlusu, &#8230;’ ün ise otopark görevlisi olduğu lokantaya ait otoparktan çalınması nedeni ile araç malikine ödenen tazminatın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br />
Davalılar &#8230; ve &#8230; vekili, işyerinin otopark hizmeti olmadığını ancak arabası ile gelen müşterilerine park yeri gösterdiklerini, davacıya sigortalı olan araç sürücüsünün aracı kendilerine teslim etmediğini, anahtarları üzerinde bırakan araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, sigorta bedeli 64.000,00 TL olan araç için 74.000,00 TL olarak yapılan lütuf ödemesinin sorumluluğunun kendilerine yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br />
Hukuk Genel Kurulunca yapılan incelemede davalı &#8230;’ e yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığı görüldüğünden, dava dilekçesi, ilk karar, bozma kararı, direnme kararı, direnme kararını temyiz dilekçelerinin usulüne uygun olarak davalıya tebliği sağlanmasına rağmen, davalı &#8230; bir dilekçe sunmamıştır.<br />
Yerel mahkemece aracın çalındığı anda otopark görevlisi davalı &#8230;’ün fiili sorumluluğu altında olduğundan adı geçen davalının, dava dışı sigortalının fiilinden sorumlu bulunduğu kişi konumunda olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br />
Davacı vekilinin temyizi üzerine verilen karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.<br />
Mahkemece sigorta ettirenin oluru ile araç davalılara bırakıldığından davalıları üçüncü kişi olarak kabul etmek olanağı bulunmadığı gerekçesi ile direnme kararı verilmiştir.<br />
Direnme kararını davacı vekili temyize getirmiştir.<br />
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık: davacı &#8230; şirketinin sigortalı aracın çalınması nedeni ile dava dışı sigortalısına ödediği tazminatın olaya konu restoranın idari sorumlusu, işletmecisi ve çalışanından rücuen tahsili isteminde bulunup bulunamayacağı ve somut olay bakımından otopark görevlisinin “sigortalının fiilinden sorumlu olduğu kişiler” arasında kabul edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.<br />
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davaya ilişkin yasal düzenlemelerin açıklanmasında yarar vardır.<br />
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 463. maddesinde vedia sözleşmesi açıklanırken, 464. maddesinde mudi’nin, ida sebebiyle husule gelen zararlardan kendi kusuru olmaksızın vukua geldiğini ispat etmedikçe, tazmin ile mükellef olduğu belirtilmiştir. Aynı Yasanın 481. maddesinde umumi ahır idare edenlerin sorumluluğu düzenlenmiş, umumi ahırları ve garajları idare edenlerin içlerine konulan veya getirilen veya kendileri veya müstahdemleri tarafından kabul olunan araba ve sair teferruatın ziya, hasar ve çalınmasından doğan zararın mudi veya hizmetinde bulunan kimseye isnadı kabil olduğunu veya mücbir sebeplerden veya tevdi olunan eşyanın mahiyetinden neşet ettiğini ispat etmedikçe mesul olacağı belirtilmiştir. İstihdam edenin sorumluluğunun düzenlendiği 55. maddede ise başkalarını istihdam eden kimsenin, maiyetinde istihdam ettiği kişilerin hizmetlerini ifa ettikleri esnada yaptıkları zarardan, zararın oluşmaması için hâl ve maslahatın icap ettiği bütün dikkat ve itinada bulunduğunu yahut bulunsa dahi zararın oluşuna mani olunamayacağını ispat etmedikçe sorumlu olacağını açıklamıştır.<br />
Yine sigorta ettirenle sigortadan faydalanan kimsenin kusuruna ilişkin olarak 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1278. maddesi aynen “Mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarları tazmin ile mükelleftir. Fakat hiçbir hâlde sigortacı sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kasdından veya aksi mukavelede yazılı değilse sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarları tazmine mecbur olmaz.” şeklinde düzenleme getirirken, halefiyeti açıklayan 1301. madde de “Sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kimse yerine geçer. Sigorta ettiren kimsenin vaki zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Sigorta ettiren kimse, 1 inci fıkra gereğince sigortacıya intikal eden haklarını ihlal edecek bir hal ve harekette bulunursa sigortacıya karşı mesul olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmiş ise sigorta ettiren kimse kalan kısmından dolayı üçüncü şahıslara karşı haiz olduğu müracaat hakkını muhafaza eder.” amir hükmüne yer vermiştir.<br />
Öte yandan Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5.-6 maddesine göre, taşıta, sigortalı veya fiillerinden sorumlu bulunduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından kasten verilen zararlar ile sigortalının fiillerinden sorumlu olduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından sigortalı taşıtın kaçırılması veya çalınması nedeniyle meydana gelen zararlar teminat dışında kalmaktadır.Taraflar arasında bu durumun aksine sözleşme düzenlenmemiş olup, araç çalınması klozunda aynen “Aracın çalışır bir vaziyette olduğu veya durduğu sırada anahtarının üzerinde bırakılması nedeniyle aracın çalınması, duruma göre sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin veya fiilden hukuken sorumlu bulundukları kimselerin kusuru olarak kabul edilir ve sigortacı bundan kaynaklanan hasar ve zararları tazmin ile yükümlü değildir. ” denilmiştir.<br />
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, davalı &#8230;&#8217;ın işlettiği lokantaya gece saatlerinde gelen sigortalı araç maliki, aracı, lokantanın hâkimiyet alanı içinde olan otoparka yerleştirmek üzere otopark görevlisi davalı &#8230;’e teslim ettikten sonra yemek yenilen alana girmiş, anahtarı üzerinde olan araç, otopark görevlisinin bir başka müşteriye ait araçla ilgilenir iken 45 dakika kadar sonra kimliği meçhul kişilerce çalınmıştır. Davalı &#8230; ve davalı &#8230; kolluk aşamasında verdiği ifadelerde aracın müşteri girdikten 45 dakika kadar sonra çalındığını ifade etmiştir. Bu durumda, taraflar arasında vedia akdinin kurulduğu ve &#8230;’ ün davalı işletme sahibi &#8230;’ın çalışanı olduğu hususu ihtilafsızdır.<br />
Davalıların, Borçlar Kanunu hükümleri gereğince teslim alınan aracın başkaları tarafından götürülmemesi veya çalınmaması için her türlü tedbiri alma yükümlülüğü vardır. Otopark görevlisi dışındaki davalılar da BK. 55. madde hükmü uyarınca istihdam eden konumundadır. Dosya kapsamındaki belgelerden otopark alanının işletmenin hâkimiyet alanı içinde olduğu belirlenmiştir. Bu durumda, aracın park edilmek üzere görevliye tesliminden sonra otopark görevlisinin aracı uygun şekilde park edip, vedia akdinin de gerektirdiği şekilde özen gösterip aracı kilitlemek ve hatta kapıların kilitli olduğunu kontrolünü müteakip anahtarın kendisi dışında başka bir kişi ya da kişilerin ulaşamayacağı bir yerde muhafazasını sağladıktan sonra diğer müşterilerin araçları ile ilgilenmesi gerekir. Nitekim sigortalı araç maliki de bu saik ile hareket ederek, aracın güvenli bir yere park edileceği ve anahtarlarının da güvenli bir şekilde muhafaza edileceği inancıyla aracını emin sıfatı ile davalı otopark görevlisine teslim ettiğinin kabulü gerekmekte olup, aracın teslimi takiben 45 dakika sonra çalınması nedeniyle araç malikinin aracın çalındığı andaki konumunu bilmesi kendisinden beklenemez. Anahtarları üzerinde 45 dakika süre ile aracın bekletilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Eş anlatımla, araç teslim edildiğinde poliçedeki özel şart ihlâl edilmemiştir. Bu özel şartı ihlal etmeyeceği düşüncesi ile hareket edilerek taraflar arasında vedia akdi kurulmuştur. Araç işleteninin aracın yeterli muhafazası sağlanmadan 45 dakika boyunca anahtarları üzerinde, her an çalınabilecek şekilde bırakılmasına rıza gösterdiğinin kabulü mümkün değildir. Taraflar arasındaki bu sözleşmesel sorumluluklar ve halefiyete ilişkin düzenlemeler gereğince davalılar meydana gelen zarardan sorumludurlar. Bu nedenle de mahkemece zarar kapsamı araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmedir.<br />
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, uyuşmazlığın sigorta ettiren ile sigortadan faydalanan kimselerin kusurunu düzenleyen kanun maddeleri, sigortalının sorumluluğuna ilişkin yasal düzenlemeler ve sigorta sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dava dışı sigortalı ile sigorta şirketi arasında yapılan sözleşmede 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ nun 1278. Madde dışında bir düzenleme getirilmediği, bu hükmün 1301. maddede düzenlenen halefiyet ilkesine istisna getirdiği, aracın sigortalının rızası ile otopark görevlisine bırakıldığından ve araç anahtarları üzerinde iken kimliği meçhul kişilerce çalındığından, otopark görevlisinin, sigortalının fiilinden sorumlu üçüncü kişi olarak değerlendirilmesi ve zarar poliçe teminatı kapsamı dışında olduğundan yerel mahkeme kararının onanması gerektiği yönünde görüş ileri sürülmüş ise de bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.<br />
O hâlde tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.<br />
Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.<br />
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden BOZULMASINA, istek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, tebliğ tarihinden itibaren on beş günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 21.03.2018 gününde oy çokluğu ile karar verildi.<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Valeye teslim edilen araçla kaza yapılması halinde oluşan zarardan valenin çalıştığı iş yeri sorumludur.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/valeye-teslim-edilen-aracla-kaza-yapilmasi-halinde-olusan-zarardan-valenin-calistigi-is-yeri-sorumludur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Sep 2019 10:58:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[TTK 1301. maddesi]]></category>
		<category><![CDATA[TTK'nin 1278. maddesi]]></category>
		<category><![CDATA[vedia sözleşmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5111</guid>

					<description><![CDATA[17. Hukuk Dairesi         2012/9462 E.  ,  2013/772 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı &#8230;Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araç davalıların... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/valeye-teslim-edilen-aracla-kaza-yapilmasi-halinde-olusan-zarardan-valenin-calistigi-is-yeri-sorumludur/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">17. Hukuk Dairesi         2012/9462 E.  ,  2013/772 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi</p>
<p>Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı &#8230;Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:</p>
<p>-K A R A R-</p>
<p>Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araç davalıların sürücüsü &#8230;&#8217;nın kusuru ile tek taraflı yaptığı kaza sonucu hasarlanması nedeni ile &#8230;.805,92.-TL ödeme yaptıklarını belirterek, yapılan ödemenin &#8230;.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.<br />
Davalı &#8230;&#8230;.. vekili, davalının otopark işletmecisi &#8230; için çalıştığını, &#8230;&#8217;nın da davalı işletme S&#8230;.. Tic. Ltd. Şti. ile arasında anlaşma bulunduğunu, kastının olmadığını, hasarın fahiş olduğunu, davanın reddini savunmuştur.<br />
Davalı &#8230; vekili, otopark işletmeciliği yapmadığını, davalılar ile ilişkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br />
Davalı &#8230;. Tic. Ltd. Şti. vekili, davalılarla her hangi bir bağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br />
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; dava dışı sigortalı ile davalılar arasında &#8230;.ve devamı maddeleri gereğince vedia sözleşmesi kurulduğu, TTK 1278. maddesi gereğince sigortalı veya eylemlerinden sorumlu olduğu kimselerin kusuru ile verdiği zararları sigortanın tazminle<br />
.<br />
yükümlüğü olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı &#8230;Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
Dava, 6762 sayılı TTK&#8217;nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.<br />
Davacı sigortacı, &#8230; bedelini sigortalısına ödedikten sonra TTK&#8217;nin 1301. ve 1472. maddesindeki yasal halefiyet hükümleri uyarınca, &#8230; ettirenin yerine geçmek suretiyle eldeki davayı açmıştır.<br />
Somut olayda, davacı &#8230; Sigortaya A.Ş.&#8217;ye kaskolu aracın sürücüsünün davalı &#8230;.Tic. Ltd. Şti.&#8217;nin işletilmesinde olan &#8230;&#8230; caddesinde faaliyet gösteren&#8230;ye gittiği, aracın park edilmek üzere &#8230; adına vale olarak çalıştığı iddia edilen diğer davalı &#8230;&#8230;&#8230; &#8230;&#8230; tarafından teslim alındığı, kafece müşterilerine park hizmeti verildiği olguları mahkemenin de kabulündedir. Davalı &#8230;&#8230;.. savunmalarından da aracın kendisine park etmek üzere teslim edilmesi nedeniyle aracı kullandığı sırada kazanın ve hasarın meydana geldiği anlaşılmaktadır.<br />
Bu durumda, davacı sigortacının sigortalısı aracını park edilmek üzere davalı kafenin çalışanı olduğu iddia edilene teslim etmekle, sigortalı ile davalılar arasında BK&#8217;nin 463 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan vedia (saklama) sözleşmesi ilişkisi kurulmuş olup, davalıların sorumluluğu, BK&#8217;nin 481.maddesi kapsamında ardiyecinin saklama borcunu kötü ifa etmiş olmasından kaynaklandığının kabulü gerekir.<br />
Her ne kadar mahkemece, davalı &#8230;&#8230;.. &#8230;&#8230;&#8217;nın aracı &#8230; ettirenin muvafakati ile kullanıldığından davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosyadaki bilgi ve belgelere uygun değildir.<br />
TTK&#8217;nin 1278. maddesinde, &#8220;Mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, &#8230; ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarları tazmin ile mükelleftir&#8221; hükmünü öngörmektedir. Bu maddenin olayımıza uygulanması mümkün değildir. Zira, yukarıda açıklanan somut olaydan da anlaşıldığı gibi, sigortalı, aracını park edilmesi için valeye teslim edilmiş olmakla zilyetlik davalı tarafa geçmiştir. Davalı taraf teslim aldığı aracı aldığı gibi teslim etmesi gerekir. Somut olayda, davalı sözleşmenin kendisine yüklediği güven ve özenle koruma borcunu aykırı<br />
.<br />
davranmak suretiyle araçta zararın oluşmasına sebebiyet vermiştir.<br />
Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre, aracın rıza ile teslim edildiğinden söz edilerek kasko sigortacısının sigortalısına ödediği hasar bedelini rücu edemeyeceği yönündeki kabule katılmak mümkün değildir.<br />
O halde mahkemece dosya arasında bulunan bilgi ve belgeler, dava konusu araç hasarı ile ilgili raporlar ve sair deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br />
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine &#8230;.01.2013 gününde Üye &#8230;&#8217;ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.<br />
.<br />
Olay tarihinde &#8230; ettiren adına hareket eden ve davalı &#8230;&#8230; Ltd. Şti.&#8217;nin işletilmesinde olan &#8230;. caddesinde faaliyet gösteren &#8230;.&#8217;ye gelen dava dışı sigortalı, davacıya kasko sigortalı &#8230;&#8230;plakalı aracını otoparka çekmek üzere davalı &#8230; adına davalı şirketin valesi olduğu iddia edilen davalı &#8230;&#8230;.. &#8230;&#8230;&#8217;Ya teslim ettiği, aracın vale tarafından otoparka çekildiği sırada davaya konu kazanın gerçekleştiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.<br />
Araçtaki hasar bedelini sigortalısına ödeyen davacı TTK 1301. maddesi gereğince hasara neden olan davalılar cafe işletmesi ve valeden zararın rücuen tahsilini talep etmiş,<br />
Mahkemece &#8220;davalı &#8230;&#8230;..&#8217;in aracı &#8230; ettirenin muvafakati ile kullandığı esnada kazanın meydana geldiği, vale ve cafe işletmesinin &#8230;. kişi sayılamayacakları&#8221; gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş,<br />
Davacının vaki temyizi üzerine karar sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda bozulmuştur.</p>
<p>Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyorum.<br />
Açıklanan oluşa göre sigortalanan araç davalı vale &#8230;&#8230;.. &#8230;&#8230; otoparka çekilmek ve istendiğinde geri iade edilmek üzere vedia (BK 463) sözleşmesi ile dava dışı sigortalı tarafından teslim edilmiştir.<br />
Dava dışı sigortalının, aracı kendi rıza ve muvafakati ile verdiğinde kuşku ve duraksamaya yer yoktur. Aksi iddia ve ispat edilmediğine göre somut olayda vedia sözleşmesinin sigortalının rıza ve muvafakati ile yapılmış olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle de davalı, aşağıda değinilen mülga TTK 1278. maddesi anlamında &#8220;sigortalının fiillerinden sorumlu bulunduğu&#8221; kişi durumundadır.<br />
Mülga TTK&#8217;nın &#8220;&#8230; Ettiren ile Sigortadan Faydalanan Kimsenin Kusuru&#8221; başlıklı 1278. maddesi aynen&#8221; mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, &#8230; ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarları tazmin ile mükelleftir. Fakat hiç bir halde sigortacı &#8230; ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından veya aksi mukavelede yazılı değilse &#8230; edilen malın ayıbından doğan hasarları tazmine mecbur olmaz&#8221; hükmünü taşımaktadır.<br />
Somut olay bakımından değerlendirildiğinde bu hüküm &#8230; ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından kaynaklanmamış olması şartıyla &#8230; ettirenin veya sigortadan faydalanan veya eylemlerinden bu ikisinin hukuken sorumlu olduğu kişilerin kusurlarından doğan hasarlarında sigortacı tarafından tazmin edileceğini öngörmekte ancak tarafların bunun tersini öngören sözleşme yapabileceklerini belirtmektedir. Dava dışı sigortalı ile davacı şirket arasındaki sözleşmede tersine bir hüküm bulunmadığı çekişmesizdir.<br />
Öte yandan &#8220;Kara Taşıtları Kasko Sigortalı Genel Şartları&#8221;nın Teminat Dışında Kalan Zararlar&#8221; başlıklı A&#8230;..-&#8230; maddesi de sadece sigortalı veya fiillerinden sorumlu bulunduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından taşıta kasten verilen zararlar ile sigortalının fiillerinden sorumlu olduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından sigortalı taşıtın kaçırılması veya çalınması nedeniyle meydana gelen zararları teminat dışında tutmuş, teminat dışında kalma olgusunu bu hallerle sınırlamıştır.<br />
Yukarıda açıklanan oluşa göre dava dışı sigortalının vedia sözleşmesi ile otoparka çekilip daha sonra istendiğinde</p>
<p>geri iade edilmek üzere davalıya verdiği aracın, sözleşme sınırları içinde otoparkta park edilmek istendiği sırada kazaya uğrayarak hasar görmesi ile sonuçlanan süreçte dava dışı sigortalının eylemlerinden sorumlu olduğu davalının TTK&#8217;nin 1278. maddesi anlamında kasti davranışından sözedilmesine hukuken imkan yoktur ve esasen böyle bir iddia davacı tarafından dahi ileri sürülmemiştir. Yine &#8220;Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A&#8230;&#8230;&#8230;maddesi&#8221; belirtilen ve zararın teminat dışında kalmasını gerektiren hallerinde somut olayda söz konusu olmadığı açıktır.<br />
Kasko Sigortasında &#8230; ettirenin oluru ile aracı kullanan ve hasarına sebebiyet veren davalının eylemini, &#8230; ettirenin dışında mütala etmek ve davalıyı &#8230;. kişi olarak kabul etmek olanağı yoktur.<br />
Bu halde, davacı sigortacının sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle dava dışı sigortalısına ödediği &#8230; tazminatın davalılara rücu etmesine hukuken imkan bulunmamaktadır. (HGK&#8217;nin 09.04.2008 gün ve 2008/&#8230;-299 Esas 302 Karar sayılı, Y&#8230;.. HD&#8217;nin &#8230;.05.2001 gün ve 1960-4102 sayılı, Y&#8230;..HD&#8217;nin 03.06.2002 gün ve 1918-5615 sayılı, Y&#8230;. H.D&#8217;nin 06.04.2006 gün ve 2005/3678-3619 sayılı, Y&#8230;. H.D&#8217;nin &#8230;&#8230;..2006 gün ve 12444-12592 sayılı kararları)<br />
Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken bozulmasına yönelik sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
