<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>1 yıllık hak düşürücü süre &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/1-yillik-hak-dusurucu-sure/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Mon, 03 Oct 2022 10:27:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>1 yıllık hak düşürücü süre &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sözleşme yapılırken hataya düşen tarafın kusurlu bulunması sözleşmenin iptaline engel değildir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/sozlesme-yapilirken-hataya-dusen-tarafin-kusurlu-bulunmasi-sozlesmenin-iptaline-engel-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Oct 2022 10:27:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[1 yıllık hak düşürücü süre]]></category>
		<category><![CDATA[hatanın öğrenilme zamanı]]></category>
		<category><![CDATA[yanılma sebebiyle tapu iptali]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=9522</guid>

					<description><![CDATA[1. Hukuk Dairesi         2019/4129 E.  ,  2021/3695 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : &#8230; BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ &#8230;. HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin verilen karara karşı davacının yaptığı istinaf başvurusu &#8230; Bölge Adliye Mahkemesi &#8230;.Hukuk Dairesi tarafından aynı... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/sozlesme-yapilirken-hataya-dusen-tarafin-kusurlu-bulunmasi-sozlesmenin-iptaline-engel-degildir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">1. Hukuk Dairesi         2019/4129 E.  ,  2021/3695 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ : &#8230; BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ &#8230;. HUKUK DAİRESİ<br />
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL</p>
<p>Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin verilen karara karşı davacının yaptığı istinaf başvurusu &#8230; Bölge Adliye Mahkemesi &#8230;.Hukuk Dairesi tarafından aynı gerekçe ile esastan reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 01.07.2021 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat &#8230; ile temyiz edilen davalı vekili Avukat &#8230; geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:<br />
-KARAR-<br />
Dava, yanılma (hata) hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.<br />
Davacı, dava dışı müteahhit şirket ile bağımsız bölüm alımı için anlaştıklarını, satış bedeline mahsuben adına kayıtlı 621 ada 8 parsel sayılı taşınmazın davalıya devrinin kararlaştırıldığını, ancak anlaşmaya rağmen tapuda sehven çekişmeli 633 ada 8 parsel sayılı taşınmazın devredildiğini, davalının anlaşmaya uygun olarak 621 ada 8 parsel sayılı taşınmazı kullanmaya başladığını, davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen taşınmazın iade edilmediğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir.<br />
Davalı, hak düşürücü sürenin dolduğunu ve iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br />
Mahkemece, hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddine ilişkin verilen karara karşı davacının yaptığı istinaf başvurusu &#8230; Bölge Adliye Mahkemesi &#8230;.Hukuk Dairesi tarafından aynı gerekçe ile esastan reddedilmiştir.<br />
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 04.06.2013 düzenleme tarihli “Gayrimenkul Satış Sözleşmesi” başlıklı belgeden davacı ile dava dışı inşaat şirketi arasında davacı ve annesi &#8230; adına kayıtlı 621 ada 8 parsel sayılı taşınmazın devrine karşılık bir adet bağımsız bölümün temliki konusunda anlaşmaya varıldığı, buna rağmen tapuda 11.06.2013 tarihinde davacı ve annesinin 633 ada 8 parsel sayılı taşınmazdaki paylarını davalıya devrettikleri, dava tarihi itibarıyla 21.530 m2 büyüklüğündeki 621 ada 8 parsel sayılı taşınmazın değerinin 338.343,95 TL; çekişmeli 21595 m2 büyüklüğündeki 633 ada 8 parsel sayılı taşınmazın değerinin ise 385.755,80 TL olduğu, davacının annesinin 29.09.2014 tarihinde ölümü ile geriye tek mirasçı olarak davacının kaldığı, davacının &#8230; Noterliğinin 31.03.2017 tarih 1041 yevmiye numaralı ihtarname ile yanılmayı ve sözleşme ile bağlı olmadığını davalı tarafa bildirdiği, eldeki davanın 04.05.2017’de açıldığı anlaşılmaktadır.<br />
Sözleşmenin konusu, niteliği ve ödenecek miktar gibi hususlarda dikkatsizliği veya bilgisizliği sonucu gerçek iradesine uymayan beyanda bulunmak suretiyle esaslı hataya düşen tarafın sözleşme ile bağlı sayılamayacağı kuşkusuzdur. Hemen belirtmek gerekir ki, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda (TBK) tıpkı 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK) gibi esaslı hatanın (yanılmanın) tanımı yapılmamış, 31 ve 32. maddede sınırlayıcı olmamak üzere örnekler gösterilmiştir. Kısaca iç irade ile açıklanan irade arasındaki bilmeyerek yapılan uyumsuzluk olarak tanımlanan hatanın (yanılmanın) esaslı kabul edilebilmesi için, uygulamada ve bilimsel alanda ortaklaşa benimsendiği gibi, girişilen taahhüdün başlıca sebebini teşkil etmesi, daha açık söyleyişle hem yanılgıya düşen taraf, yönünden (sübjektif unsur), hem de iş hayatındaki dürüstlük kuralları (objektif unsur) açısından, hataya düşülmese idi böyle bir sözleşmenin hiç veya açıklanan biçimde yapılmayacağının ispatlanması zorunludur.<br />
Bu koşulların varlığı halinde hataya düşen taraf, isterse iptal hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırılabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. Yeter ki hatanın ileri sürülmesi TBK&#8217;nin 35. (BK&#8217;nin 25.) ve TMK&#8217;nin 2. maddesinde hükme bağlanan dürüstlük kuralına aykırı olmasın.<br />
Hemen belirtmek gerekir ki, sözleşme yapılırken hataya düşen tarafın kusurlu bulunması sözleşmenin iptaline engel değildir. Ne var ki, TBK&#8217;nin 35. (BK&#8217;nin 26.) maddesinde öngörüldüğü gibi hatayı bilmeyen veya bilecek durumda bulunmayan ve kusursuz olan karşı tarafın menfi, gerektiğinde müspet zararının ödenmesi gerekir.<br />
Öte yandan, iptal hakkının kullanılması hiçbir şekle bağlı değildir. Hatanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde, sözleşmenin karşı tarafına yöneltilecek tek taraflı bir irade açıklaması ile bildirilebileceği gibi def&#8217;i veya dava yoluyla da kullanılabilir. Ayrıca hatanın varlığı her türlü delille ispat edilebilir.<br />
Somut olayda, davacı dilekçesinde ve yargılama sırasında hatayı 2016 yılının Kasım ayında öğrendiğini ve öğrendikten sonra davalı tarafa sözleşmeyle bağlı olmadığına dair ihtarname gönderdiğini bildirmiştir. Mahkemenin hükme gerekçe yaptığı tanık Mehmet’in, hatanın fark edilme tarihine yönelik tutarsız (temlikten 5 ay, &#8230; yıl, &#8230;,5 yıl sonra gibi) beyanlarda bulunduğu anlaşılmakta olup, bu tanığın beyanı ile hatanın 2017 yılında öğrenildiğine ilişkin beyanda bulunan diğer davacı tanıklarının beyanlarının çeliştiği, diğer yandan davalının tapuda 621 ada 8 parsel sayılı taşınmazı devralmasına rağmen taşınmazı ekmeye, davacının gönderdiği ihtarnamenin tebliğinden sonra başladığı gözetildiğinde eldeki davanın TBK’nın 39.maddesindeki düzenleme doğrultusunda süresinde açıldığının kabulü gerekir.<br />
Hâl böyle olunca, işin esasına girilerek, yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde yanılma (hata) olgusu üzerinde inceleme ve araştırma yapılması, tarafların tüm delillerinin toplanması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.<br />
Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/&#8230;. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6100 sayılı HMK’nın 371/&#8230;-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren &#8230; Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin &#8230; Bölge Adliye Mahkemesi &#8230;. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 24.11.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden davacı vekili için 3.050.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilen davalıdan alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 01/07/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İİK&#8217;nın 67. maddesinde düzenlenmiş olan hak düşürücü süre yalnızca itirazın iptali davaları için öngörülmüştür.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/iiknin-67-maddesinde-duzenlenmis-olan-hak-dusurucu-sure-yalnizca-itirazin-iptali-davalari-icin-ongorulmustur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2021 14:08:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[1 yıllık hak düşürücü süre]]></category>
		<category><![CDATA[diş tedavi ücretinden kaynaklanan alacak]]></category>
		<category><![CDATA[İİK&#039;nın 67.maddesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7278</guid>

					<description><![CDATA[3. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2014/10622 E. &#160;, &#160;2015/3571 K. İTİRAZIN KALDIRILMASI İLAMSIZ TAKİBE İTİRAZ SONUCU ALACAK DAVASI AÇILMASI DİŞ TEDAVİSİNDEN KAYNAKLANAN ALACAK DAVASI İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 67 &#8220;İçtihat Metni&#8221; Taraflar arasındaki tespit-alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/iiknin-67-maddesinde-duzenlenmis-olan-hak-dusurucu-sure-yalnizca-itirazin-iptali-davalari-icin-ongorulmustur/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>3. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2014/10622 E. &nbsp;, &nbsp;2015/3571 K.</strong></p>



<ul><li>İTİRAZIN KALDIRILMASI</li><li>İLAMSIZ TAKİBE İTİRAZ SONUCU ALACAK DAVASI AÇILMASI</li><li>DİŞ TEDAVİSİNDEN KAYNAKLANAN ALACAK DAVASI</li><li>İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 67</li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p>Taraflar arasındaki tespit-alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:<br><br>Y A R G I T A Y K A R A R I<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; diş tedavi ücretinden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı hakkında icra takibi başlattıklarını, davalının itirazıyla takibin durduğunu belirterek; müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun tespiti ile 3.840,00 TL&#8217;nin 19.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı, duruşmalara katılmamış, cevap dilekçesi de vermemiştir.<br>Mahkemece; davanın İİK&#8217;nın 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br>Dava, diş tedavisinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.<br>Temyize konu uyuşmazlık; İİK&#8217;nın 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin eldeki davada uygulanıp uygulanmayacağı noktasında toplanmaktadır.<br>Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını ve takibin davalının itirazıyla durduğunu beyan etmiş ise de dava dilekçesinin istem ve sonuç kısmında; &#8220;&#8230;müvekkilin alacaklı olduğunun tespiti ile 3.840,00 TL&#8217;nin 19.12.2008 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkilime verilmesine&#8230;&#8221; demek suretiyle iş bu davanın alacak davası olduğunu açıkça ifade etmiştir. Diğer taraftan dava dilekçesinin başlık kısmında dava; tespit ve alacak olarak tanımlanmıştır.<br>Bu bağlamda eldeki dava, alacak davasıdır. Alacak davasının açılması için yasa koyucu hak düşürücü süre belirlememiştir. İİK&#8217;nın 67. maddesinde düzenlenmiş olan hak düşürücü süre yalnızca itirazın iptali davaları için öngörülmüştür.<br>Hal böyle olunca mahkemece, davanın alacak davası olduğu nazara alınarak, yapılacak yargılama ile hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dava hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olsa bile davalının davayı kabul etmesi halinde davanın reddine karar verilmez.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/dava-hak-dusurucu-sure-gectikten-sonra-acilmis-olsa-bile-davalinin-davayi-kabul-etmesi-halinde-davanin-reddine-karar-verilmez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2020 14:08:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[1 yıllık hak düşürücü süre]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy avukat]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy uzman avukat]]></category>
		<category><![CDATA[davanın kamu düzeni ile ilgisinin bulunmaması]]></category>
		<category><![CDATA[davanın kişilerin haklarını etkilememesi]]></category>
		<category><![CDATA[HMK.nun 308/2. maddesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5699</guid>

					<description><![CDATA[1. Hukuk Dairesi         2015/15852 E.  ,  2018/12928 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın usülden reddine ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi &#8230;&#8217;nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, aşırı... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/dava-hak-dusurucu-sure-gectikten-sonra-acilmis-olsa-bile-davalinin-davayi-kabul-etmesi-halinde-davanin-reddine-karar-verilmez/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">1. Hukuk Dairesi         2015/15852 E.  ,  2018/12928 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ</p>
<p>Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın usülden reddine ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi &#8230;&#8217;nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;</p>
<p>-KARAR-</p>
<p>Dava, aşırı yararlanma (&#8230;&#8230;) hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.<br />
Davacı, dava dışı kızının maddi sıkıntıları nedeniyle gerekli araştırmayı yapmadan gerçek değerinden çok düşük bir bedelle paydaşı olduğu 1651 parsel sayılı taşınmazdaki 1/5 payı dava dışı Nevzat’a, onun da davalı arkadaşı &#8230;&#8230;’a satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.<br />
Davalı, davayı kabul ettiğini belirtmiştir.<br />
Mahkemece, 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br />
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacının, çekişme konusu 1651 parsel sayılı taşınmazdaki 1/5 payını 24.12.2014 tarihinde dava dışı &#8230;&#8230;’ye, &#8230;&#8230;’nin de 05.09.2013 tarihinde davalı &#8230;’a satış suretiyle devrettiği, davalı vekilinin vekaletnamedeki yetkisine dayanarak 01.07.2015 tarihli dilekçe ile davayı kabul ettiklerini belirttiği, mahkemece hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br />
Bilindiği üzere kabul, davaya son veren taraf işlemlerinden olup, 6100 sayılı HMK.nun 308/2. maddesinde, &#8220;Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.&#8221;; 309/2. maddesinde, &#8220;&#8230;&#8230; ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.&#8221; ve 311. maddesinde; &#8220;&#8230;&#8230; ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.&#8221; düzenlemelerine yer verilmiştir.</p>
<p>Dava hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olsa bile, davalının davayı kabul etmesi halinde mahkemece hak düşürücü süre kendiliğinden gözetilerek davanın bu nedenle reddine karar verilemez.<br />
Ayrıca eldeki dava, niteliği itibariyle kamu düzeni ile ilgili bulunmadığına ve davada taraf olmayan kişilerin haklarını etkilemeye yönelik bir istek de içermediğine göre, yukarıdaki düzenlemeler gözetilmek suretiyle davalının kabul beyanına değer verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.<br />
Hal böyle olunca, davanın kabul edilmesi yerine reddedilmesi doğru değildir.<br />
Davacının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK&#8217;un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
