<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>adil yargılanma &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/adil-yargilanma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Aug 2019 08:51:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>adil yargılanma &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Birden fazla dosyanın duruşmanın aynı saatine bırakılması adil yargılanma hakkına aykırıdır.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/birden-fazla-dosyanin-durusmanin-ayni-saatine-birakilmasi-adil-yargilanma-hakkina-aykiridir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Aug 2019 08:51:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[adil yargılanma]]></category>
		<category><![CDATA[birden fazla dosyanın aynı saate bırakılması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://unalgokturk.av.tr/?p=4968</guid>

					<description><![CDATA[13. Hukuk Dairesi         2014/19454 E.  ,  2014/21319 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : Ankara 4. Tüketici Mahkemesi TARİHİ : 07/03/2014 NUMARASI : 2010/1232-2014/287 Taraflar arasındaki bedel iadesi, ayıplı araç davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/birden-fazla-dosyanin-durusmanin-ayni-saatine-birakilmasi-adil-yargilanma-hakkina-aykiridir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">13. Hukuk Dairesi         2014/19454 E.  ,  2014/21319 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ : Ankara 4. Tüketici Mahkemesi<br />
TARİHİ : 07/03/2014<br />
NUMARASI : 2010/1232-2014/287</p>
<p>Taraflar arasındaki bedel iadesi, ayıplı araç davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.</p>
<p>KARAR<br />
Davacı, 02.01.2008 tarihinde davalı &#8230; Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti.&#8217;den davaya konu Honda Civic aracı 34.871,68.TL&#8217;ye aldığını, aracın tavanının boyasının orijinal olmaması sebebiyle ayıplı olduğunu ileri sürerek ayıplı malın misli ile değiştirilmesini, mümkün olmadığı takdirde araç bedeli olan 34.871.68 TL&#8217;nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.<br />
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.<br />
Mahkemece, HMK 320/4 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.<br />
Davacı, ayıplı mal nedeni ile misli değişim olmadığı takdirde bedel iadesi için eldeki eldeki davayı açmıştır. Mahkemece davacı vekilinin 4.10.2012 tarihli vekillikten çekilme dilekçesinin PTT tarafından kabul edilmemesi ve Avukatlık Kanunun 41. maddesine göre vekilin 15 gün süreyle vekillik görevi devam ettiğinden 10.10.2012 tarihli celsede davacı vekili duruşmaya gelmediğinden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı asilin 10.10.2012 havale tarihli yenileme dilekçesi verdiği, bu kez yeni vekilin 7.3.2014 tarihli duruşmaya gelmediğinden HMK&#8217;nun 320/4. maddesine dayalı olarak davanın açılmamış sayılması yönünde hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Ne var ki bütün delilleri toplanmış karar aşamasına gelmiş dava dosyasında 8.11.2013 tarihinde duruşmanın 7.3.2014, saat 9:30 a bırakıldığı, aynı saate 5 adet, saat 9:40,: 09:50 ve 10:06 ya kadar 7 adet dosyanın duruşmalarının konulduğu duruşma saati geçen dosyaların saat 11:30 da alınacağının mahkeme divanhanesi sayılan yerde ilan edildiği anlaşılmış, davacı da duruşma saatinde bekleme alanında olduğunu çağrılmadığını iddia etmiştir. Gerçekten de 7.3.2014 tarihli duruşmanın saat 9:30&#8217;da açılması gerekirken 10:05 &#8216;te açıldığına göre davacının belirlenen saat 09:30 ve duruşmanın yapıldığı saat olan 10:05 de duruşma salonunda olmadığı dosya kapsamına göre tespit edilememiştir. Bu nedenle mahkemelerce birden fazla dosyanın duruşmasının aynı saate bırakılarak tarafların aynı anda hazır olmasını bekleyerek, adeta tetikte tutmak adil yargılanma hakkına aykırı olduğu gibi davayı takip edenlerin tereddüde düşürülmesi sonucu belirsizliğe itilmesi kabul edilemez. Öte yandan aslolan, davalının aleyhine olan bu davanın bir an önce sonuçlanmasını istemesidir. Davalının, davacı tarafça takip edilemeyen bir davayı takip etmesi kural olarak kendisi aleyhine bir durumdur. Bu durumun kendi yararına olduğunu değerlendirip, davayı takip etmek istediğini dilekçesiyle açıkça ifade etmesi nedeniyle davalı Honda vekilinin mazeret dilekçesinde açıkça yeni duruşma gününün tayin edilmesini istemesi karşısında davayı takipsiz bırakacağı iradesi içinde olduğu söylenemez. Hal böyle olunca davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.<br />
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 25.6.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mahkemece, tayin edilen saatten önce mazeret bildirmeyen davalı vekilinin yokluğunda duruşma yapılarak karar verilmesi, davalının hukukî dinlenilme hakkının ihlali olup bozma sebebidir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/mahkemece-tayin-edilen-saatten-once-mazeret-bildirmeyen-davali-vekilinin-yoklugunda-durusma-yapilarak-karar-verilmesi-davalinin-hukuki-dinlenilme-hakkinin-ihlali-olup-bozma-sebebidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Aug 2019 09:38:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[adil yargılanma]]></category>
		<category><![CDATA[duruşma saati]]></category>
		<category><![CDATA[duruşmanın saatinden önce yapılması]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki dinlenilme hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://unalgokturk.av.tr/?p=4940</guid>

					<description><![CDATA[T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Esas No:2014/7239 Karar No:2015/20602 K. Tarihi: DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile izin ücreti, hafta tatil ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/mahkemece-tayin-edilen-saatten-once-mazeret-bildirmeyen-davali-vekilinin-yoklugunda-durusma-yapilarak-karar-verilmesi-davalinin-hukuki-dinlenilme-hakkinin-ihlali-olup-bozma-sebebidir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div align="center">
<h3>T.C.<br />
Yargıtay<br />
9. Hukuk Dairesi</h3>
</div>
<p><strong>Esas No:2014/7239</strong><br />
<strong>Karar No:2015/20602</strong><br />
<strong>K. Tarihi:</strong></p>
<div class="detay">DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile izin ücreti, hafta tatil ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.<br />
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br />
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:</p>
<p>Y A R G I T A Y K A R A R I</p>
<p>A) Davacı İsteminin Özeti<br />
Davacı, ücretinin sürekli gecikmeli olarak ödenmesi ve fazla çalışma alacağının ödenmemesi sebebiyle akdi feshettiğini iddia ederek, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti ve fazla çalışma ücretinin ödetilmesini istemiştir.<br />
B) Davalı Cevabının Özeti<br />
Davalı Konyalı Gıda AŞ vekili, davacının tüm haklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br />
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti<br />
Mahkemece, son oturumda daha önceden belirlenen saatten önce oturum açılarak davalı tarafın yokluğunda hafta tatili ücreti isteğinin reddine, diğer taleplerin kabulüne karar verilmiştir.<br />
D) Temyiz<br />
Kararı davalı temyiz etmiştir.<br />
E) Gerekçe</p></div>
<div class="detay">
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi ve Anayasanın 36 ncı maddesine göre herkes, yasal yollardan faydalanarak yargı yerleri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Adil yargılanma hakkı, 6100 sayılı HMK’nın 27 nci maddesinde belirtilen hukukî dinlenilme hakkını da içeren daha geniş bir haktır ve hukuk devletinin bir gereğidir.<br />
Adil yargılanma hakkı; kanunî, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanma, makul süre içinde yargılanma, hakkaniyete uygun yargılanma ve hukukî dinlenilme haklarını kapsar.</p>
<p>Hakkaniyet, tarafların, mahkeme önünde, yargılamanın başından sonuna kadar tam bir eşitlik içinde görülmesidir. Bu eşitlik, usul hukukunda, “silahların eşitliği” olarak ifade edilmektedir. Silahların eşitliği, tarafların, hâkim önünde usul yönünden eşitliği demektir. İş Hukukunda geçerli olan “işçi lehine yorum ilkesi”, maddî hukuka ilişkin bir ilke olup, kural olarak usul hukukunda geçerli değildir. İş mahkemesi yargıcı, hem işçiye hem de işverene, usul uygulamaları yönünden eşit davranmak zorundadır. Ancak bu eşitliğin, İspat Hukuku yönünden de geçerli olacağından söz edilemez. Çünkü iş yargısında, belge ve kayıtların işveren elinde olması, kayıtların işveren tarafından tutulması ve birçok emredici nitelikteki düzenleme sebebiyle işçi lehine bazı ispat kuralları benimsenmiştir. Örneğin, yıllık ücretli izinlerin kullanıldığının ispatı, ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Buna karşılık ücret miktarının ispatı işçiye aittir. Yine iş müfettişlerinin tutanak ve raporları, aksi sabit oluncaya kadar geçerli delil niteliğindedir. İş yargısının kendine özgü özelliği ve İş Hukukunun emredici yapısı sebebiyle benimsenen bu tür ispat kurallarının, silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğundan söz edilemez.</p>
<p>Hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. 6100 sayılı HMK’nın 27 nci maddesine göre, tarafların yargılama ile ilgili bilgi sahibi olması, bilgi sahibi olduğu konuda açıklama ve ispat hakkını kullanabilmesi, mahkemenin tüm iddia ve delilleri dikkate alarak kararını gerekçeli olarak vermesi gerekir. Dava sonucundan etkilenecek bütün kişilerin hukukî dinlenilme hakları vardır. Davanın tarafları yanında kendi hakkıyla bağlantılı olarak fer’i müdahilin de hukukî dinlenilme hakkı vardır. Hukukî dinlenilme hakkına aykırılık, kanun yolu incelemesinde re’sen dikkat alınır ve bozma sebebidir. Örneğin; dava dilekçesinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilmeden aleyhine hüküm kurulması, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden ıslah ile artırılan talebin hüküm altına alınması (HMK.177 maddesi gerekçesi), tarafların gösterdiği deliller toplanmadan karar verilmesi, duruşmanın tayin edilen gün ve saatten önce yapılıp tarafların yokluğunda karar verilmesi, hukukî dinlenilme hakkının ihlalidir.<br />
Somut olayda, taraf vekillerinin hazır olduğu 18.06.2013 günlü duruşmada mahkemece, duruşma ek rapor alınması için 04.12.2013 günü saat 10:30’a ertelenmiştir.<br />
Mahkemece, 04.12.2013 günü saat 10.07’de celse açılmış ve davalı vekilinin yokluğunda karar tefhim edilmiştir.<br />
Davalı vekili, aynı gün mahkemeye verdiği dilekçe ile, “saat 10:25’de duruşma salonuna geldiğinde yokluğunda duruşma yapılıp karar verildiğini, duruşmanın yok hükmünde olduğunu” belirtmiştir.</p>
<p>Mahkemece, tayin edilen saatten önce mazeret bildirmeyen davalı vekilinin yokluğunda duruşma yapılarak karar verilmesi, davalının hukukî dinlenilme hakkının ihlali olup bozma sebebidir.<br />
F) Sonuç<br />
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 08.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</p></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
