<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>haksız azil &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/haksiz-azil/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Mar 2023 08:16:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.5</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>haksız azil &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Avukat, ancak vekaleten yürüttüğü davanın harcı yatırılmış değeri üzerinden vekalet ücretini talep edebilir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/avukat-ancak-vekaleten-yuruttugu-davanin-harci-yatirilmis-degeri-uzerinden-vekalet-ucretini-talep-edebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Mar 2023 08:16:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[haksız azil]]></category>
		<category><![CDATA[harcı yatırılmış değer üzerinden vekalet ücreti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=9970</guid>

					<description><![CDATA[3. Hukuk Dairesi         2022/2237 E.  ,  2022/6254 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : &#8230;&#8230;&#8230;. Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/avukat-ancak-vekaleten-yuruttugu-davanin-harci-yatirilmis-degeri-uzerinden-vekalet-ucretini-talep-edebilir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">3. Hukuk Dairesi         2022/2237 E.  ,  2022/6254 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ<br />
İLK DERECE<br />
MAHKEMESİ : &#8230;&#8230;&#8230;.</p>
<p>Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşmasız, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 28/06/2022 tarihinde davacı vekili Av. &#8230; &#8230; &#8230; ile davalı vekili Av. &#8230; geldiler. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00&#8217;e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:</p>
<p>Y A R G I T A Y K A R A R I</p>
<p>Davacı, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/218 esas sayılı dosyasında davacı/karşı davalıyı, birleşen Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/175 esas sayılı dosyasında davalıyı vekil olarak temsil ettiğini, söz konusu davaların Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/12/2012 tarih ve 2012/420 K. sayılı kararı ile karara bağlanmış olduğunu, yaklaşık 7 yıl süren yargılama neticesinde, davacı-karşı davalı şirketi temsil ettiği davada esas dava yönünden dava konusu 2, 21, 22 numaralı bağımsız bölümlerle 1 numaralı bağımsız bölümün %66,18’inin, 26 numaralı bağımsız bölümün ise %18,61’inin müvekkili adına tescil edilmesini sağladığını, dava edilen 25 numaralı bölümün de tescil davası sürerken sulhen tescilini sağladığını, dosyaların tarafından titizlikle takip edildiğini, uzun süre yoğun emek vererek mesleki tecrübelerini kullanmış olduğunu, davalı ile arasında bir avukatlık ücret sözleşmesi bulunmamakla birlikte &#8230; 164. madde uyarınca, avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin %10’u ile %20’si arasındaki bir miktarın avukatlık ücreti olarak belirlenmesi gerektiğini, yine konuya ilişkin Yargıtay uygulamalarına göre davanın kesinleşme tarihi olan tarihte ilgili taşınmazların emsal rayiç ücretleri araştırılmak suretiyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, sulhen tescili sağlanan 25 numaralı daire açısından &#8230; 165. madde uyarınca sulh olunan dairenin gerçek kıymeti üzerinden vekalet ücretinden sorumlu olacağını, takip edilen diğer dava “karşı dava” değeri üzerinden de harcamış olduğu mesai ve başarısına göre asgari ücret tarifesinden az olmamak üzere ücret takdiri gerekmekte olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 10.000,00-TL vekalet ücreti alacağının avukat olarak takip ettiği dosyalardaki gerek dava sonucunda gerek sulh yoluyla davalıya kazandırmış olduğu gayrimenküllerin hükmün kesinleştiği 23/06/2013 tarihindeki değerlerinin hesaplanarak, yine bu tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br />
Davalı, davacının davalarını başarılı bir şekilde takip edip neticelendirilmediğini, davacının takip ettiği davaların genellikle aleyhine sonuçlandığını, aradaki sözleşme uyarınca üzerine düşen edimi yerine getirerek dava masrafı ve vekalet ücretlerini davacıya gönderdiğini, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.<br />
İlk derece mahkemesince; 24/12/2018 tarihli ek raporda yapılan hesaplamalar da dikkate alınarak her ne kadar üç dava birlikte görülmüş ise avukatın emeğinin sadece duruşmaları takip etmek sayılamayacağı, neticeden her üç davada da iddia ve savunmalar yönünden ayrı ayrı emek ve mesai harcanması gerektiği, uyuşmazlık konusu davaların kapsamı, yargılamanın süresi ve tüm diğer kriterler esas alınmak suretiyle davacının bu davalar yönünden ayrı ayrı % 15 vekalet ücretine hak kazandığının kabulü gerekeceği vicdani kanaati oluşmakla, asıl davada dava tarihi itibariyle belirlenmiş rayiç bedellere göre toplam dava değerinin 2.624.014,00-TL olduğu ve bu oranın % 15&#8217;inin 393.602,10-TL olacağı, karşı davada davalı iş sahibi yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalatın eksik, kusurlu ve sözleşmeye aykırı gerçekleştirilmiş olması nedeniyle oluşan zarar ve binalardaki olması gereken değer ile mevcut değer arasındaki değer farkı zararları için 1.100.000,00-TL&#8217;nin tahsili istemiyle açıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı arsa sahipleri tarafından talep edilebilecek zarar kaleminin 361.232,00-TL olduğunun belirtildiği, Mahkemece bu rakam üzerinden hüküm kurulduğu ve davalı iş sahibi bakımından davanın kazanılan bölümünün 738.768,00-TL olduğu, bu tutarının % 15&#8217;inin 110.815,20 TL olduğu, birleşen dava bakımından davalı iş sahibi tarafından binanın geç teslimi nedeni ile uğranılan kira tazminatı zararı için 1.200.000,00-TL&#8217;nin tahsili için dava açıldığı ve Mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak 673.530,00-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu durumda davalı iş sahibi bakımından davanın kazanılan bölümünün 526.470,00-TL olduğu ve bu tutarının % 15&#8217;inin 78.970,50-TL olduğu, bu şekilde davacının hak kazandığı vekalet ücreti alacağının 583.387,80-TL olduğu, ancak ödeme makbuzlarından açıklama olmaksızın toplam 20.000,00-TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, makbuzlarda ödeme açıklaması olmadığı için bu tutarın vekalet ücretine istinaden ödendiğinin kabul edileceği, bu şekilde davacının bakiye vekalet ücreti alacağının 563.387,80-TL olduğu anlaşılmakla davalının davadan önce temerrüte düşürülmediği de değerlendirilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine, 563.387,80-TL&#8217;nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
Bölge adliye mahkemesince; davacı vekil tarafından davalıyı temsilen takip edilen dava dosyalarının kesinleşme tarihi nazara alındığında davada zamanaşımı süresinin dolmamış bulunması, davacı avukatın Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/218 esas sayılı dosyasında görülen asıl ve karşı davada, yine bu dosya ile birleşen Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/175 esas sayılı dosyasıyla görülen davada davalıyı vekil olarak temsil etmesi, davacının iş bu dava dosyalarını takip ederek neticelendirmesi nedeniyle özen yükümlülüğüne aykırı davranışının tespit edilememesi nedeniyle vekalet ücretine hak kazanması, uyuşmazlık konusu davaların kapsamı, yargılamanın süresi ve tüm diğer kriterler esas alındığında davacının bu davalar yönünden ayrı ayrı % 15 vekalet ücretine hak kazandığının kabul edilmesi ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davalı tarafından faiz başlangıç tarihinin istinaf sebebi yapılmadığının anlaşılmasına göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.<br />
2-)Davacının, davalı vekili olarak dava dışı &#8230; aleyhine Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/218 esas sayılı dosyasında 1, 2, 21, 22, 25 ve 26 nolu bağımsız bölümlere ait tapu iptali ve tescili davasını açıp takip ettiği, mahkemece 14/12/2014 tarihinde 2, 21 ve 22 numaralı bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile dosyamız davalısı şirket adına tapuya tesciline; 25 numaralı bağımsız bölüm yargılama aşamasında tarafların uzlaşması sonucu 3. şahıs adına tapuya tescil edildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına; 1 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile %66,18 hissesinin dosyamız davalısı şirket adına, kalan hissesinin ise dava dışı şahıslar adına tapuya tesciline; 26 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile %18,61 hissesinin dosyamız davalısı şirket adına, kalan hissesinin ise dava dışı şahıslar adına tapuya tesciline; fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.<br />
Davacı, anılan ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin %10’u ile %20’si arasındaki bir miktarın avukatlık ücreti olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ise aradaki sözleşme uyarınca üzerine düşen edimi yerine getirerek dava masrafı ve vekalet ücretlerini davacıya gönderdiğini, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece, 24/12/2018 tarihli bilirkişi raporu ile belirlendiği şekilde, tapu iptali ve tescil davasında keşif ile belirlenen taşınmazların değeri üzerinden Avukatlık Kanununun 164/4 maddesine göre % 15 oranı esas alınarak akdi vekalet ücreti belirlenmiş ve yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafından açılıp takip edilen ve 2005/218 esasta görülen davada, harca esas değer olarak 170.000,00-TL&#8217;nin gösterildiği, yargılama sırasında yapılan keşif sonucu 10/02/2011 tarihli bilirkişi raporu ile taşınmazın değerinin belirlendiği, ancak karar tarihine kadar bu değer üzerinden harcın tamamlanmadığı anlaşılmaktadır. Davacı avukat, ancak vekaleten yürüttüğü davanın harcı yatırılmış değeri üzerinden vekalet ücretini talep edebilir. Bu nedenle mahkemece, anılan dava dosyasında harcı yatırılmış değer üzerinden vekalet ücret hesabı yapılması gerekirken, yanlış değerlendirme ile keşifle belirlenen değer üzerinden vekalet ücreti hesabı yapılması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.<br />
İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK&#8217;nın 373/1. maddesi uyarınca, iş bu karara karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.<br />
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK&#8217;nın 373/1. maddesi uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanun&#8217;un 371. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, 3.815 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,<br />
peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalıya iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 28/06/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avukatın, işçi müvekkili için açmış olduğu davada alacağı süresinde ıslah etmemesi sonucunda alacağın zamanaşımına uğraması avukatın özen borcuna aykırı davrandığı gösterir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/avukatin-isci-muvekkili-icin-acmis-oldugu-davada-alacagi-suresinde-islah-etmemesi-sonucunda-alacagin-zamanasimina-ugramasi-avukatin-ozen-borcuna-aykiri-davrandigi-gosterir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2021 10:28:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmaların özenle yerine getirilmemesi]]></category>
		<category><![CDATA[haksız azil]]></category>
		<category><![CDATA[özen ve sadakat borcuna aykırı davranmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7606</guid>

					<description><![CDATA[13. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2013/14015 E. &#160;, &#160;2014/15333 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk MahkemesiTARİHİ : 12/02/2013NUMARASI : 2012/242-2013/41 Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/avukatin-isci-muvekkili-icin-acmis-oldugu-davada-alacagi-suresinde-islah-etmemesi-sonucunda-alacagin-zamanasimina-ugramasi-avukatin-ozen-borcuna-aykiri-davrandigi-gosterir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>13. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2013/14015 E. &nbsp;, &nbsp;2014/15333 K.</strong></p>



<ul><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p>MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ : 12/02/2013<br>NUMARASI : 2012/242-2013/41<br><br>Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat A. Ş. E. geldi, davacı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>KARAR<br><br>Davacı, davalı avukatın, dava dışı P. A.Ş.’den, hizmet akdi nedeniyle hak etmiş olduğu alacaklarının tahsili amacıyla, İstanbul 6. İş Mahkemesinin 2005/485 esas sayılı dosyası üzerinden kendisine vekaleten dava açtığını, söz konusu davada, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 300,00 TL’nin tahsili isteminde bulunulduğunu, daha sonra ıslahla talep miktarı artırılmışsa da, mahkemece karşı tarafça ileri sürülen zamanaşımı itirazı kabul edilerek, sadece 300,00 TL üzerinden hüküm kurulduğunu, bu şekilde davalı avukat tarafından bakiye alacağının zamanaşımına uğramasına sebebiyet verildiğini ileri sürerek, uğramış olduğu maddi zararlar nedeniyle, şimdilik 20.185,00 TL ile, söz konusu davada reddedilen alacak miktarı üzerinden karşı taraf lehine hükmedilen 1.634,00 TL vekalet ücretinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı, açılan davanın bizzat davacı asil tarafından takip edildiğini, vekil olarak herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiş, açmış olduğu karşı dava ile de, davacının kendisine yönelik haksız azil ve şikayetleri nedeniyle vermiş olduğu manevi zararlara karşılık 100,00 TL tazminatın faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>Mahkemece, hükme esas alınan 9.6.2009 tarihli rapor ve 13.5.2010 tarihli ek rapor gereğince, davanın kısmen kabulüne, 15.250,79 TL asıl alacak ve 5.331,22 TL birikmiş faiz olmak üzere toplam 20.582,01 TL’nin, asıl alacağa dava tarihi olan 7.3.2008 tarihinden itibaren yürütülecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve karşı davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.<br>1-Dava, avukat olan davalının, özen ve sadakat borcuna aykırı davranmak suretiyle müvekkili davacıyı zarara uğrattığı iddiasıyla açılan tazminat istemine ilişkin olup, Borçlar Kanununun 380. ve devamı maddelerine göre, vekil, müvekkiline karşı vekaleti &#8220;sadakat ve özenle&#8221; ifa etmekle yükümlüdür. Vekilin özen borcunun gereği olarak, mesleki bilgi ve deneyimleri ile hayat deneyimlerine ve işlerin normal oluşuna göre gerekli girişim ve davranışlarda bulunması, başarılı sonucu engelleyecek davranışlardan kaçınıp, basiretli olarak hareket etmesi gereklidir. Vekil, amaçlanan sonucun elde edilmemesinden değil, bu sonuca ulaşmak için gerekli olan çalışmaların özenle yerine getirilmemesinden sorumludur. Bir avukatın, yasa ile öngörülen süre içinde yapılması gereken işleri yapmaması, süresinde dava açmaması, müvekkili aleyhine verilen kararı temyiz etmemesi, özen borcunun gereği gibi ifa edilmediğini ve kusurlu olduğunu gösterir. Hemen belirtmek gerekir ki, tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için, sadece eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli olmayıp, eylem sonucunda bir zararın da doğmuş olması ve zararla eylem arasında uygun illiyet bağının da bulunması gereklidir.<br>Bu açıklamalardan sonra dava konusu olaya bakılacak olursa;<br>Davalı avukat tarafından, davacıya vekaleten açılmış olan İstanbul 6. İş Mahkemesine ait 2005/485 esas sayılı davada, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle 300,00 TL işçilik alacaklarının tahsili istemiyle 17.6.2005 tarihinde kısmi dava açıldığı, söz konusu davanın 5.6.2007 tarihinde ıslah edildiği, mahkemece 18.12.2007 tarihinde 300,00 TL üzerinden hüküm kurularak, fazlaya ilişkin istemin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, temyiz edilen kararın, Yargıtay 9. Hukuk Dairesince 2008/16470 esas 2010/2282 karar sayılı ilamla onanarak kesinleştiği, bu şekilde davalı avukat tarafından özen borcuna aykırı davranılmak suretiyle, davacı müvekkiline ait bir kısım<br>İşçilik alacaklarının zamanaşımına uğratıldığı anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda olayda, iş bu tazminat davasının “kusur” ve “zarar”a ilişkin koşulları gerçekleşmiş olup, mahkemece davacının, davalı avukatın kusuru nedeniyle uğramış olduğu zarar miktarının tespiti amacıyla bilirkişi raporu alınarak, benimsenen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuşsa da, davalı söz konusu rapora karşı, “davacının çalışmakta olduğu dava dışı Bankadan 16.10.2000 tarihinde istifa etmek suretiyle ayrıldığını, kendisine ise işçilik alacaklarının zamanaşımına uğramasına çok az bir süre kala 3.6.2005 tarihinde vekaletname verdiğini, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin emsal kararlarına göre, işçilik alacaklarının talep ve dava tarihinden itibaren geriye doğru ancak beş yıl için istenebileceğini, bu nedenle geriye doğru 5 yılın dışındaki bir kısım alacakların, vekaletnamenin verildiği tarih itibariyle zaten zamanaşımına uğradığını, raporda ise bu hususun dikkate alınmadığını savunarak” itiraz etmiş olup, yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep etmişse de, mahkemece davalının rapora karşı itirazları değerlendirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur.<br>O halde mahkemece, davacının işçi olarak çalıştığı dava dışı Banka ile sözleşmesini feshetmiş olduğu tarih ile, dava açılması için davalıya verilen vekaletname tarihi göz önünde tutularak, davalı avukat tarafından özen borcunun gereği yerine getirilip, süresinde dava ve ıslah yoluyla talepte bulunulmuş olması halinde, davacı yararına hüküm altına alınabilecek alacak miktarı konusunda, iş hukuku alanında uzman bilirkişi kurulundan, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin, özellikle işçilik alacaklarında zamanaşımı süreleri ile ilgili emsal içtihatları da dikkate alınmak suretiyle, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.<br>2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.<br>SONUÇ : 1. bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 13.5.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dosyanın bizzat müvekkilin kendisi tarafından takip edileceğine dair belge de azilname hükmündedir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/dosyanin-bizzat-muvekkilin-kendisi-tarafindan-takip-edilecegine-dair-belge-de-azilname-hukmundedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2020 10:28:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[azil niteliği taşıyan belge]]></category>
		<category><![CDATA[haksız azil]]></category>
		<category><![CDATA[ödenmeyen vekalet ücreti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7074</guid>

					<description><![CDATA[13. Hukuk Dairesi         2013/32828 E.  ,  2014/18796 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/09/2013 NUMARASI : 2011/1919-2013/1257 Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalılardan H. A. ile C. K. avukatınca temyiz... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/dosyanin-bizzat-muvekkilin-kendisi-tarafindan-takip-edilecegine-dair-belge-de-azilname-hukmundedir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">13. Hukuk Dairesi         2013/32828 E.  ,  2014/18796 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ : Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesi<br />
TARİHİ : 11/09/2013<br />
NUMARASI : 2011/1919-2013/1257</p>
<p>Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalılardan H. A. ile C. K. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.<br />
KARAR<br />
Davacı, davalıların vekili sıfatı ile davalar açtığını ve icra takipleri başlattığını, haksız olarak azledildiğini, karşı yan vekalet ücretleri ile taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kararlaştırılan vekalet ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, davalı S. Ö. için karşı tarafa yüklenen vekalet ücreti olarak 645-TL, icra dosyasındaki vekalet ücreti olarak 752-TL, davalı C. K. için karşı tarafa yüklenen vekalet ücreti olarak 575-TL, icra dosyasındaki vekalet ücreti olarak 220-TL, davalı H.A. için karşı tarafa yüklenen vekalet ücreti olarak 645-TL, icra dosyasındaki vekalet ücreti olarak 340-TL ve sözleşme gereğince 4500-TL akdi ücreti vekalet alacağı olmak üzere toplam 7.677-TL&#8217;nin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br />
Davalılar, azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.<br />
Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı S. Ö. yönünden davanın reddine, davalı C. K. yönünden 2.435,60-TL.&#8217;nin, davalı H.A.yönünden 2.437,00-TL.&#8217;nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar H. A. ve C. K. tarafından temyiz edilmiştir.<br />
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar H. A. ve C. K. tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.<br />
2-Dava, haksız azil nedeni ile ödenmeyen vekalet ücretinin tahsili talebine ilişkindir. Avukatlık Kanunu’nun 174/2 maddesinde düzenlendiği üzere, haksız olarak azledilen avukat, takip ettiği her dava ve takip için avukatlık ücretinin tamamına hak kazanır. Avukatın bu ücret alacağı kapsamında müvekkili ile arasında yapılan ücret sözleşmesi gereğince hesaplanan vekalet ücreti ile Kanunun 164/son maddesi gereğince aksine sözleşme yapılmadığı için avukata ait olacağı açıklanan ve hasma tahmil edilmesi gereken vekalet ücretinin de bulunduğunda duraksama olmamalıdır. Zira, avukat haksız azledilmekle dava ve takipleri sonlandırmak ve yasal vekalat ücreti alacağını tahsil etmek hakkı elinden alınmış olmaktadır. Somut olayda, davalı S. Ö. tarafından davacı avukata noterden gönderilen bir azilname olmasa da, 28.04.2010 tarihli, aslı davacı avukat tarafından mahkemeye sunulan ve davalı Serdar tarafından imzalanmış “İbraname“ başlıklı belgede; vekalet ücretine konu dava ve icra dosyasının Av&#8230;’den geri alındığı, bu tarihten itibaren dosyasını kendisinin takip edeceği, avukatı tüm görev ve sorumluluklarından ibra ettiği yazılı olup, iş bu belge mahiyeti itibariyle azil niteliğini taşımaktadır. Zira, yukarıda bahsedilen ibraname ile davacı avukatın dava ve takipleri sonlandırmak ve yasal vekalat ücreti alacağını tahsil etmek hakkı elinden alınmış olmaktadır. Hal böyle olunca, vekalet ücretine konu dava ve icra dosyaları yönünden davacı avukat ve davalı Serdar arasındaki vekalet ilişkisinin devam ettiğinden bahsedilemez. Bu durumda davacının davalı Serdar’dan da dava ve icra dosyaları nedeniyle karşı yan vekalet ücretini isteyebileceğinin kabulü gerekir. Mahkemece, yanlış değerlendirme ve henüz tahsilat gerçekleşmediği gerekçesi ile bu kalem yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.<br />
3-Davacı avukat, her üç davalı hakkında ayrı ayrı davalar açmış ve icra takipleri başlatmıştır. Bu durumda, her bir davalı yönünden kabul edilen meblağ üzerinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hesaplanacak nispi vekalet ücretinin davalılardan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi gerekirken davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan tek bir nispi vekalet ücretinin davalılar H. A. ve C. K. müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.<br />
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar H. A. ve C.K. tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 249.34 TL kalan harcın davalılardan C. K. ile H. A. alınmasına, peşin alınan 24.30 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.6.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Haksız azil halinde Avukat, dosya hangi aşamada olursa olsun üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/haksiz-azil-halinde-avukat-dosya-hangi-asamada-olursa-olsun-ustlendigi-isin-tum-vekalet-ucretini-talep-etme-hakkina-sahiptir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Aug 2019 08:19:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[avukatlık kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[azilname]]></category>
		<category><![CDATA[haksız azil]]></category>
		<category><![CDATA[vekalet ücreti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://unalgokturk.av.tr/?p=4954</guid>

					<description><![CDATA[13. Hukuk Dairesi         2016/10005 E.  ,  2019/6036 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı-karşı davalı, davalı avukatı boşandığı eşi... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/haksiz-azil-halinde-avukat-dosya-hangi-asamada-olursa-olsun-ustlendigi-isin-tum-vekalet-ucretini-talep-etme-hakkina-sahiptir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">13. Hukuk Dairesi         2016/10005 E.  ,  2019/6036 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi</p>
<p>Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.</p>
<p>K A R A R</p>
<p>Davacı-karşı davalı, davalı avukatı boşandığı eşi olan &#8230;&#8217;dan olan nafaka alacaklarının tahsili için vekil tayin ettiğini, &#8230; 3. İcra Müdürlüğü&#8217;nün 2009/3280 takip sayılı dosyasında birikmiş nafakalarının alınması için kendisine yetki verdiğini ve boşandığı eşi &#8230;&#8217;nın &#8230; Bankası A.Ş. &#8230; Cumhuriyet Şubesinden &#8230; 3.İcra Müdürlüğü&#8217;nün 2009/3280 takip sayılı dosyasında birikmiş borcuna mahsuben 20/12/2010 tarihinde 7.060,00.-TL, yine aynı bankaya 1.055,00.-TL, yine aynı bankaya nafaka borcuna mahsuben 1.555,00.-TL, &#8230; PTT Merkez Şubesinden nafaka borcuna mahsuben 1.625,00.-TL, &#8230; Merkez PTT&#8217;sinden nafaka borcuna mahsuben 1.580,00.-TL ve &#8230; 5. İcra Müdürlüğü&#8217;nün 2010/232 Tal. Sayılı dosyasına &#8230; 3.İcra Müdürlüğü&#8217;nün 2009/3280 takip sayılı dosyasındaki borcuna mahsuben numarası 3369 sayılı tahsilat makbuzu ile 1.575,60 TL&#8217;yi yatırdığını ancak davalının yatırılan paralardan toplam 7.826,00.-TL&#8217;sini ödediğini geriye kalan 7.715,00 TL&#8217;sinin ödenmediğini, davalının kendisini mağdur ettiğini ve davalıyı 13.12.2011 tarihinde azlettiğini beyan ederek talep ettiği 5.774,00 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br />
Davalı-karşı davacı, davacının 24.11.2010 tarihinde başvurarak nafaka alacaklarını tahsil edemediğini ve bu dosyaya bakmasını talep ederek kendisine geldiğini, davacı ile arasında 24.11.2010 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi akdedildiğini, bunun üzerine davacının &#8230; 3.İcra Müdürlüğü 2009/3280 Esas sayılı, &#8230; 1.İcra Müdürlüğü’nün 2010/3825 Esas sayılı, &#8230; 2.İcra Müdürlüğü’nün 2011/52 Esas sayılı icra dosyalarını takip ettiğini, &#8230; 3.İcra Müdürlüğünün 2009/3280 Esas sayılı icra dosyası ile ilgili olarak 14.450,00.-TL tahsil edilmediğini, tahsil edilen tutarın 12.467,00 TL olduğunu, bu dosya ile ilgili davacıya yapılan ödemelerin ise 7.926,57 TL olduğunu, davacının ise tarafına ödemesi gereken toplam vekalet ücreti ve yargılama giderinin 5.428,90 TL’yi bulduğunu, bu durumda davacının halen tarafına 888,47 TL ödemesi gerekn vekalet ücreti borcu olduğunu, karşı davası ile ilgili taleplerinin ise; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıdan 888,47 TL vekalet ücreti alacağı bulunduğunu, bu alacağının dava tarihine kadar kendisine ödenmediğini, bu alacağın yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğini, davacının kötüniyetli ve yersiz iddiaları ile hakkında Baro soruşturması yapıldığını, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nce soruşturma yapılmasına rağmen davacı tarafından ısrarla tarafını zedeleyici ve meslek hayatını zedeleyici eylemlerde bulunulduğunu, bu sebeple lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br />
Mahkemece, asıl Davanın Reddine, karşı davanın Kısmen Kabulü ile 853,17-TL&#8217;nin davacıdan tahsili ile davalı karşı davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı tarafça temyiz edilmiştir.<br />
1-Asıl dava, vekalet ilişkisi nedeniyle davalı-karşı davacı uhdesinde bulunan davacı-karşı davalı müvekkile ait tahsil edilmiş paraların iade edilmemesi üzerine azledilmesi ve vekil uhdesinde bulunduğu iddia edilen paraların tahsili istemine, karşı dava ise vekalet ücretlerinin tahsili ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br />
Avukatın vekil olarak borçları Türk Borçlar Kanunu’nun 505. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 389) ve devamı maddelerinde gösterilmiş olup, vekil, adı geçen Kanun’nun 506. maddesine göre müvekkiline karşı vekaleti sadakat ve özenle ifa etmekte yükümlüdür. Vekil, sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır.<br />
TBK&#8217;nın 508.maddesinde; vekilin vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene verme borcu ile vekâlet verene tesliminde geciktiği paranın faizini de ödemekle yükümlü olduğu hususu düzenlemiştir. Geniş anlamda hesap verme yükümlülüğünün diğer bir görüntüsü de vekilin vekaleti dolayısıyla üçüncü kişilerden müvekkil nam ve hesabına para tahsil ettiği hallerde söz konusu olur. Vekil, müvekkilden veya üçüncü kişilerden aldığı değerler ve kendi ücret, masraf ve tazminat alacakları hakkında hesap vermek zorunluluğundadır. Hesap verme borcu hukuksal nitelikçe bir yapma borcudur.<br />
“Özen borcu” ile ilgili Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesinde mevcut olan, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde hareket etmekle yükümlüdürler.” şeklindeki hüküm ise, avukatlık mesleğinin bir kamu hizmeti olması nedeniyle, Türk Borçlar Kanunu’nun 506. (Mülga Borçlar Kanununun 390.) maddesinde düzenlenen vekilin özen borcuna göre çok daha kapsamlı ve özel bir düzenlemedir.<br />
Buna göre avukat, üzerine aldığı işi özenle ve müvekkili yararına yürütüp sonuçlandırmakla görevli olduğu gibi, müvekkilinin kendisi hakkındaki güveninin sarsılmasına neden olacak tutum ve davranışlardan da titizlikle kaçınmak zorundadır. Aksi halde avukatına güveni kalmayan müvekkilin avukatını azletmesi halinde azlin haklı olduğunun kabulü gerekir. Gerçekten de avukat, görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemiş, sadakatle vekaleti ifa etmemiş ise, müvekkilinin vekilini azli haklıdır.<br />
Avukatlık Kanununun, 174. maddesinde, “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Zira vekalet ilişkisi bir bütün olup azil, taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere sirayet edeceğinden, azlin haklı olduğunun kabul edilmesi halinde, davacının azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşmeyen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edebilmesi mümkün değildir. Buna karşılık haksız azil halinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir.<br />
Somut olay incelendiğinde; mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporunda; davacı-karşı davalının 13.12.2011 tarihli azilname ile davalı avukatı azlettiği, azil gerekçesinde görülen lüzum üzerine olduğunun belirtildiği, azilnamede haklı gerekçe belirtilmediğinden davalı avukat tarafından takip edilen dosyalar sebebiyle vekalet ücreti hakkı doğduğu belirtilmiş ve mahkemece de söz konusu rapor hükme esas alınarak davalı-karşı davacı vekilin haksız azledildiği hususu kabul edilmişken, davalı-karşı davacının manevi tazminat taleplerine ilişkin gerekçe bölümünde; &#8221;..Somut olayda davalı 25.1.2011 tarihinde tahsil ettiği ücretten 20 gün sonra 15.2.2011 tarihinde davacıya 100 TL, yine 19.9.2011 tarihinde tahsil ettiği ücretten tam 1 ay sonra 18.10.2011 tarihinde davacıya 700 TL ücret ödemiştir. Şu halde vaki bu gecikmeler vekalet sözleşmesinin özen ve sadakatle yerine getirileceği ile hesap verme yükümü hükmüne aykırılık teşkil eder. Yine davalı mahsup ettiği alacaklarına ilişkin davacıya bir açıklama yaptığına ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmamaktadır. Şu halde davalı da hem özen ve sadakat ile hesap verme yükümüne aykırı davranarak davacıya geç ödemede bulunmuş ve ona vekalet ücretleri ile ilgili bilgilendirme ve hesap verme yükümünü yerine getirmemiştir..&#8221; şeklinde açıklamara yer verilerek azlin haklı olup olmadığı hususunda çelişki yaratılmıştır. Bu durumda mahkemece, azlin haklı olup olmadığı hususu çelişkiye yer vermeyecek şekilde tespit edilerek, azlin haklı olduğu kanaatine varılması durumunda yukarıda yazılı açıklamalar ışığında bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde, çelişkili karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.<br />
2-Bozma nedenine göre davacı-karşı davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.<br />
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
