<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ihbar tazminatı &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/ihbar-tazminati/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Mar 2021 14:12:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>ihbar tazminatı &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Askı süresi içerisinde bildirimli olarak iş akdinin feshi mümkün olamayacağından tanınan ihbar öneline değer verilmesi mümkün değildir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/aski-suresi-icerisinde-bildirimli-olarak-is-akdinin-feshi-mumkun-olamayacagindan-taninan-ihbar-oneline-deger-verilmesi-mumkun-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2021 14:12:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[ihbar öneli kullandırmak]]></category>
		<category><![CDATA[ihbar tazminatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7627</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2017/12935 E. &#160;, &#160;2019/22065 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti:Davacı vekili, müvekkilinin 01.04.2009... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/aski-suresi-icerisinde-bildirimli-olarak-is-akdinin-feshi-mumkun-olamayacagindan-taninan-ihbar-oneline-deger-verilmesi-mumkun-degildir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>9. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2017/12935 E. &nbsp;, &nbsp;2019/22065 K.</strong></p>



<ul><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p><br>MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ<br><br>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:<br><br>YARGITAY KARARI<br><br>A) Davacı İsteminin Özeti:<br>Davacı vekili, müvekkilinin 01.04.2009 tarihinde davalı şirket tarafından işletilen otelde çamaşırhane görevlisi olarak çalışmaya başladığını, 01.03.2015 tarihine kadar her yıl 1 Nisan ile 25 Kasım tarihleri arasında sezonluk çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, davalı işyerinde haftanın yedi günü saat 07:00&#8217;dan akşam 18:00&#8217;a kadar çalıştığını, resmi ve dini bayramlarda izin kullanamadığını, bu çalışmasına karşılık ek ücret ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili ücreti, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.<br>B) Davalı Cevabının Özeti:<br>Davalı vekili, davacının sezonluk çalıştığını, sabah 08:00 de işe başladığını ve personel servisi ile işe gelip gittiğini, iş sözleşmesinin kendisinin de bilgisi doğrultusunda askıya alındığını, süreç içinde otelin kapandığını ve bu sebeple davacıya kıdem tazminatı ödenmesi talebinde bulunulduğunu ancak davacının bunu kabul etmediğini, ihbar tazminatına hak kazanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti<br>Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>D) Temyiz:<br>Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.<br>E) Gerekçe:<br>1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.<br>2-Davacı işçi iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatlarıyla birlikte bir kısım işçilik alacaklarını talep etmiş, Mahkemece ihbar öneli kullandırılmak suretiyle iş sözleşmesinin feshedildiği gerekçesiyle ihbar tazminatının reddine, diğer isteklerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.&nbsp;<br>İhbar öneli iş ilişkisinin devamı ve fiili çalışma halinde tanınmakta olup, süre içinde her iki tarafın karşılıklı edimlerinin yerine getirilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacının iş sözleşmesinin 2014 yılı Kasım ayından sezon bitimi sebebiyle askıya alındığı,&nbsp; bu askı işleminin önceki yıllardaki uygulamalar ile uyumlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.<br>&nbsp;Davacının iş sözleşmesi askıdayken davalı işveren tarafından 02.01.2015 tarihinde ihbar öneli tanınmak suretiyle 03.03.2015 tarihi itibarıyla iş sözleşmesinin feshedileceği bildirilmişse de, askı süresi içerisinde bildirimli olarak iş akdinin feshi mümkün olamayacağından tanınan ihbar öneline değer verilmesi mümkün değildir. Başka bir anlatımla ihbar öneliyle askı hali iç içe geçemez. Davacı işçiye usulüne uygun olarak ihbar öneli kullandırılmış sayılamayacağından ihbar tazminatı talebinin kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir<br>F) Sonuç:<br>Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Haklı nedenle de olsa iş sözleşmesini fesheden işçi ihbar tazminatına hak kazanmaz.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/hakli-nedenle-de-olsa-is-sozlesmesini-fesheden-isci-ihbar-tazminatina-hak-kazanmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2020 08:33:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[bildirim süresi]]></category>
		<category><![CDATA[fesih bildirimi]]></category>
		<category><![CDATA[ihbar tazminatı]]></category>
		<category><![CDATA[iş akdini haklı olarak feshetmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6833</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi         2015/14991 E.  ,  2015/23442 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatil ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/hakli-nedenle-de-olsa-is-sozlesmesini-fesheden-isci-ihbar-tazminatina-hak-kazanmaz/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">9. Hukuk Dairesi         2015/14991 E.  ,  2015/23442 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ<br />
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatil ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.<br />
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br />
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:</p>
<p>Y A R G I T A Y K A R A R I<br />
A) Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı vekili dava dilekçesi ve birleşen dosyanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı işçinin davalı şirketin sahibine ait un fabrikası işyerinde 1996 yılında çalışmaya başladığını, daha sonra 2002 yılında yine davalı şirketin sahibine ait otel işyerinde çalışmasını sürdürdüğünü, iş akdinin bölge çalışma müdürlüğüne şikâyet dilekçesi vermesi üzerine davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, yıllık izinlerinin bir kısmının kullandırılmadığı gibi karşılığı olan ücretlerin de ödenmediğini, fazla mesai yapmasına, hafta tatilleri ile ulusal bayram-genel tatillerde çalışmasına rağmen karşılığı olan ücretlerin ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br />
B) Davalı Cevabının Özeti:<br />
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davacının iş akdinin bölge çalışma müdürlüğüne asılsız şikâyette bulunduğu için iş akdini haksız feshetmesi üzerine haklı nedenle feshedildiğini, davacının fazla mesai ve ulusal bayram-genel tatil ücretlerinin ödendiğini, hafta tatillerinin kullandırıldığını, reddini talep etmiştir.<br />
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:<br />
Mahkemece, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yılık izin ücreti, fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının kısmen kabulüne, hafta tatili ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.<br />
D) Temyiz:<br />
Kararı davalı yasal süresi içerisinde temyiz etmiştir.<br />
E) Gerekçe:<br />
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.<br />
2- İhbar önelleri ve ihbar tazminatı yönlerinden taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.<br />
İş sözleşmesi taraflara sürekli olarak borç yükleyen bir özel hukuk sözleşmesi olsa da, taraflardan herhangi birinin iş sözleşmesini bozmak için karşı tarafa yönelttiği irade açıklamasıyla ilişkiyi sona erdirmesi mümkündür.<br />
Fesih hakkı iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran ve karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir haktır.<br />
Maddede düzenlenen bildirimli fesih, belirsiz süreli iş sözleşmeleri için söz konusudur. Başka bir anlatımla belirli süreli iş sözleşmelerinde fesheden tarafın karşı tarafa bildirimde bulunarak önel tanıması gerekmez.<br />
Fesih bildirimi bir yenilik doğuran hak niteliğini taşıdığından ve karşı tarafın hukukî alanını etkilediğinden, açık ve belirgin biçimde yapılmalıdır. Yine aynı nedenle kural olarak şarta bağlı fesih bildirimi geçerli değildir.<br />
Fesih bildiriminde “fesih” sözcüğünün bulunması gerekmez. Fesih iradesini ortaya koyan ifadelerle eylemli olarak işe devam etmeme hali birleşirse bunun fesih anlamına geldiği kabul edilmelidir. Bazen fesih işverenin olumsuz bir eylemi şeklinde de ortaya çıkabilir. İşçinin işe alınmaması, otomatik geçiş kartına el konulması buna örnek olarak verilebilir. Dairemizce, işverenin tek taraflı olarak ücretsiz izin uygulamasına gitmesi halinde, bunu kabul etmeyen işçi yönünden “işverenin feshi” olarak değerlendirilmektedir.<br />
Fesih bildiriminin yazılı olarak yapılması, 4857 sayılı İş Kanununun 109. maddesinin bir sonucudur. Ancak yazılı şekil şartı, geçerlilik koşulu olmayıp ispat şartıdır.<br />
Fesih bildirimi karşı tarafa ulaştığı anda sonuçlarını doğurur. Ulaşma, muhatabın hâkimiyet alanına girdiği andır.<br />
Bildirim sürelerine ilişkin 4857 sayılı Yasanın 17 nci maddesindeki kurallar nispî emredici niteliktedir. Taraflarca bildirim süreleri ortadan kaldırılamaz ya da azaltılamaz. Ancak, sürelerin sözleşme ile arttırılabileceği Kanunda düzenlenmiştir. Ancak, bildirim önellerinin arttırılabileceği belirtilmiş olmakla birlikte, Yasada bir üst sınır öngörülmemiştir. Dairemiz tarafından, üst sınırın hâkim tarafından belirlenmesi ve en fazla ihbar ve kötüniyet tazminatlarının toplamı kadar olması gerektiği kabul edilmektedir (Yargıtay 9.HD. 21.3.2006 gün 2006/109 E. 200 6/7052 K., 14.7.2008 gün 2007/24490 E, 2008/20203 K.).<br />
İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24 ve 25 inci maddelerinde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17 nci maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedeni bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26 ncı maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.<br />
İhbar tazminatı, iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olması nedeniyle, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. İşçinin 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez.<br />
Yasada ihbar tazminatının miktarı “bildirim süresine ait ücret” olarak belirlenmiştir. Buna göre ihbar tazminatı, yasadan doğan götürü tazminat olarak nitelendirilebilir. Bu niteliği itibarıyla Borçlar Kanununun 125 inci (6098 sayılı TBK 146) maddesine göre on yıllık zamanaşımı süresine tabidir.<br />
İşçiye bildirim süresi içinde yeni iş arama izninin kullandırılmamış olması, tanınan ihbar önelinin geçersiz olduğu sonucunu doğurmaz (Yargıtay 9.HD. 1.12.2009 gün 2008/11880 E, 2009/32502 K).<br />
İhbar tazminatının hesabında Kanunun 32 nci maddesinde yazılı olan ücrete ek olarak, işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülebilir menfaatler de dikkate alınır. Ücret dışında kalan parasal hakların bir yılda yapılan ödemeler toplamının 365’e bölünmesi suretiyle bir günlük ücrete eklenmesi gereken tutar belirlenir.<br />
Somut olayda davacı taraf iş akdinin işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini iddia etmiş, davalı taraf ise davacı işçinin Erzincan Asliye Hukuk Mahkemesi’nde alacak davası açtıktan sonra böyle bir ihtar göndermesinin kötüniyetli bir davranış olması gerekçesi ile iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.<br />
Dosyada feshe ilişkin belgelerin incelenmesinden; davacı işçinin 24.09.2009 tarihinde işverene gönderdiği fesih ihtarında; bir kısım ücretlerinin ödenmediğini, bunun üzerine bölge çalışma müdürlüğüne işvereni şikâyet ettiğini, iş akdinin bunun üzerine 21.04.2009 tarihinde feshedildiğini bildirdiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafça davacıya gönderilen 11.05.2009 tarihli fesih ihbarında davacının dava açtığı bir konuda ihtar göndermesinin kötüniyetli olduğu gerekçesi ile iş akdinin haklı nedenle feshedildiğinin bildirildiği görülmektedir.<br />
Dinlenen davacı tanıkları genel olarak anlatımlarında; davacı işçinin davalıdan ücret alacaklarının ödenmesini talep ettiği, bununla ilgili olarak bölge çalışma müdürlüğüne şikâyette bulunduğu, ardından işverenin davacı işçiyi un fabrikası işyerinde görevlendirdiği, davacının da davalıya ihtar çekerek işten ayrıldığını beyan etmişlerdir.<br />
Davacı tanıklarının beyanlarından da anlaşılacağı üzere davacı işçinin ücretlerinin ödenmemesi üzerine iş akdini haklı olarak feshettiği anlaşılmaktadır. Davalı işverenin daha sonra fesih iradesini ortaya koyması davacının iş akdini feshettiği gerçeğini ortadan kaldırmaz. Bu nedenle iş akdini haklı nedenle de olsa fesheden tarafın ihbar tazminatı talep edemeyeceği gözetilerek bu talebin reddi yerine kabulü hatalıdır.<br />
3- Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davacının alacaklarının iş akdini haklı nedenle feshettiği 29.04.2009 tarihine göre hesaplaması gerekirken yazılı şekilde hüküm hatalıdır.<br />
4- Davacı kıdem tazminatının en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş olup bu alacağın doğrudan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilerek 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun 26. maddesinde düzenlenen talep ile bağlılık kuralının ihlal edilmesi olup, hatalıdır.<br />
5- Hükmedilen alacakların net mi yoksa brüt mü olduklarının hüküm fıkrasında gösterilememesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.<br />
F) Sonuç:<br />
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 29.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşçinin emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda işveren ihbar tazminatı talep edemez.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/iscinin-emeklilik-muvazzaf-askerlik-evlilik-gibi-nedenlerle-is-sozlesmesini-feshetmesi-durumunda-isveren-ihbar-tazminati-talep-edemez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Dec 2019 06:27:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy uzman avukat]]></category>
		<category><![CDATA[belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın feshi]]></category>
		<category><![CDATA[emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik durumları iş akdi feshi]]></category>
		<category><![CDATA[ihbar tazminatı]]></category>
		<category><![CDATA[işçi avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[usulüne uygun bildirim öneli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5357</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi         2016/9141 E.  ,  2019/16505 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı &#8230; (Eski Ünvan:&#8230; Süpermarketleri A.Ş.) vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/iscinin-emeklilik-muvazzaf-askerlik-evlilik-gibi-nedenlerle-is-sozlesmesini-feshetmesi-durumunda-isveren-ihbar-tazminati-talep-edemez/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">9. Hukuk Dairesi         2016/9141 E.  ,  2019/16505 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ</p>
<p>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı &#8230; (Eski Ünvan:&#8230; Süpermarketleri A.Ş.) vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:</p>
<p>YARGITAY KARARI</p>
<p>A) Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı vekili, &#8230; Yemek San. ve Tic. Ltd. Şirketi&#8217;nde 04.06.2011 yılında işe başladığını, diğer davalı &#8230; Şirketi&#8217;nin asıl işveren olduğunu, &#8230; Şirketi&#8217;nin işyerini sattığını, kendisine de bu doğrultuda İstanbul&#8217;da işe devam etmesi için ihtar çekildiğini, hasta olduğunu, bu sebeple şehir dışına çıkamayacağını, davalıya çıkışının verilmesini istediğini, bunun üzerine hiçbir sosyal hakkının kendisine ödenmediğini, kendisinden imza istendiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br />
B) Davalı Cevabının Özeti:<br />
Davalı &#8230;öncelikle yetki itirazlarının bulunduğunu, davacının bulaşıkçı veya servis elemanı olarak çalıştığını, müvekkilinin davacıyı &#8230; Mağazası Yemek dağıtım ve bulaşık işleri için görevlendirdiğini ancak sözleşme süresi bittiği için davacıyı 18.11.2013 tarihinde &#8230;&#8217;da çalıştırmak istediğini bunun üzerine davacının bir hafta işe gelmediğini, buna ilişkin tutanak tutulduğunu, noter aracılığı ile ihtar gönderildiğini, cevap verilmemesi üzerine iş akdinin devamsızlık sebebi ile müvekkili tarafından feshedildiğini, davacının her ne kadar dava dilekçesinde hastalığını sebep göstermiş olsa da bu hususta işverene herhangi bir bildirimde bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.<br />
Diğer davalı &#8230; Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davacının kendi işçileri olmadığını, öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, &#8230; Kurumsal Hizmetleri A.Ş. ile Gebze de yemek hizmeti, depolama sözleşmesinin yapıldığını, &#8230; kurumsal şirketi ile davalı &#8230; Yemek şirketi arasında iş ilişkisinin bulunduğunu, müvekkili şirketin anahtar teslim sureti ile &#8230; Kurumsal Şirketi anlaştığını, bu sebeple bir alt üst işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacının hiçbir şekilde müvekkili şirketten emir ve talimat almadığını, kaldı ki davacının iş akdinin fesih tarihinde &#8230; Kurumsal Şirketi ile aralarındaki ilişkinin sona erdiğini davacının kendi çalışanı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br />
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:<br />
Mahkemece, davalı &#8230; Şirketi vekili, diğer davalı şirketteki işlerinin sona ermesi üzerine davacıya &#8230; İlçesinde yeni bir işyeri gösterdiklerini ancak davacının burada işe başlamadığını beyan ederek sözleşmenin devamsızlık nedeniyle haklı olarak feshedildiğini ileri sürmüş ise de; İş Kanunu&#8217;nun 6/5. maddesi uyarınca, işyeri devrinin başlı başına fesih sebebi olmaması ve davacının iş sözleşmesinde sadece Büyükşehir sınırları içerisinde işyerinin değiştirilebileceği yönündeki hüküm dikkate alındığında; davacının &#8230;da başka bir işyerinde görevlendirmesi yönündeki işyeri değişikliğinin esaslı değişiklik niteliğinde olduğu ve işçinin kabul etmemesi halinde hüküm ve sonuç doğurmayacağı anlaşıldığından feshin haklı nedene dayanmadığı; bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle dosya kapsamına ve banka kayıtlarındaki ücrete göre hesaplanan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br />
D) Temyiz:<br />
Kararı davalı &#8230;. (Eski Ünvan: &#8230; Süpermarketleri A.Ş.) vekili temyiz etmiştir.<br />
E) Gerekçe:<br />
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı &#8230; (Eski Ünvan: &#8230;Süpermarketleri A.Ş.) vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.<br />
2-6100 sayılı HMK&#8217;nın 187. maddesinde; ispatın konusunun, tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalardan oluştuğu ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilebileceği, herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıaların çekişmeli sayılmadığı hükme bağlanmıştır.<br />
Yargılama usulü bakımından ikrar, açıklayan tarafından hasmının karara bağlanmasını istediği hakkın veya hukuki durumun meydana gelmesine esas olan ve hasmınca ileri sürülen maddi olayların tümünün veya bir bölümünün doğru olduğunun bildirilmiş olması demektir ( YHGK 09.11.1955 gün E:4-79 K:78; YHGK 25.06.1975 gün E.4/681 K.879 ).<br />
Davada bir tarafça ileri sürülen bir vakıa iddiasının, mahkeme önünde karşı taraf ya da vekili tarafından ikrar edilmesiyle artık o vakıa, taraflar arasında çekişmeli olmaktan çıkar ve bunun sonucu olarak ispatı gerekmez. (HMK 188/1.m) İspatın gerekmediği bir halde ise, delilden söz edilemez. İkrar, tek taraflı bir usûlî işlem olarak, delil ikame faaliyetini ve ispat ihtiyacını ortadan kaldıran bir taraf beyanıdır.<br />
Mahkeme içi ikrarın, taraflardan yada onların yetkili temsilcilerinden sadır olması ve ikrarın yargılama içinde, mahkemeye karşı yapılması gerekir. Mahkeme içi ikrar, mahkeme önünde sözlü olarak yapılabileceği gibi; bir dilekçe veya layiha ile de vakıa ikrar edilebilir. Mahkeme içi ikrar, bir kesin delildir.<br />
Önemle vurgulanmalıdır ki; bir davada yapılan mahkeme içi ikrar, başka bir davada da geçerli olup, kesin delil teşkil eder (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Altıncı baskı, İstanbul 2001, C:2, s:2045 ).<br />
İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24 ve 25 inci maddelerinde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17 nci maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedeni bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26 ncı maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.<br />
İhbar tazminatı, iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olması nedeniyle, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. İşçinin 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez.<br />
Somut uyuşmazlıkta, davalı şirketin &#8230; şubesinde çalışmakta olan davacının çalıştığı şubenin kapatılması üzerine &#8230; şubesine nakledildiği, aynı zamanda dosyaya sunulan raporlara göre MS hastası olan davacının aradaki mesafe gözetildiğinde iş şartlarında aleyhe değişiklik oluşturan bu durumu kabul etmeyip davalı işverenden çıkışının verilmesini istediği, bu durumun dava dilekçesindeki açıklamalarla sabit olduğu, açıklanan oluşa göre iş akdinin feshedenin aleyhe değişikliği kabul etmeyen işçi olduğu, işçinin feshinden sonra davalı işverenin &#8230;’daki işyerine gidilmediğinden bahisle tuttuğu devamsızlık tutanaklarının ve buna bağlı gerçekleştirdiği feshin sonuca etkili olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin dava dilekçesi dikkate alındığında, işçilik alacakları ödenmeyen ve iş şartlarındaki aleyhe değişikliği kabul etmeyen davacı işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği açık olup, iş akdini haklı nedenle de olsa fesheden tarafın ihbar tazminatına hak kazanamayacağı anlaşıldığından, davacı işçinin ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.<br />
3- Davacının vekili olmadığı halde vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalıdır.<br />
F) Sonuç:<br />
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşçilik Alacaklarında Faiz Oranları Nedir?</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/iscilik-alacaklarinda-faiz-oranlari-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Oct 2019 07:41:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy avukat]]></category>
		<category><![CDATA[ihbar tazminatı]]></category>
		<category><![CDATA[işçi avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[işçilik alacakları]]></category>
		<category><![CDATA[işçilik alacaklarına faiz]]></category>
		<category><![CDATA[kıdem tazminatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5246</guid>

					<description><![CDATA[İşçi alacak ve tazminatlarına uygulanan faiz türü iki tanedir. Bunlar: Yasal faiz ve mevduata uygulanan en yüksek faizdir. HANGİ ALACAK VE TAZMİNATLARA MEVDUATA UYGULANAN EN YÜKSEK FAİZ ORANI UYGULANIR ? 1) KIDEM TAZMİNATI 1475 sayılı eski İş Kanunun 14.maddesinin 11. fıkrasında faiz türünü şöyle belirtmiştir: Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/iscilik-alacaklarinda-faiz-oranlari-nedir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İşçi alacak ve tazminatlarına uygulanan faiz türü iki tanedir. Bunlar: Yasal faiz ve mevduata uygulanan en yüksek faizdir.</p>
<p><b>HANGİ ALACAK VE TAZMİNATLARA MEVDUATA UYGULANAN EN YÜKSEK FAİZ ORANI UYGULANIR ?</b></p>
<p><b>1) KIDEM TAZMİNATI</b></p>
<p><b>1475 sayılı eski İş Kanunun 14.maddesinin 11. fıkrasında</b> faiz türünü şöyle belirtmiştir:</p>
<p>Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder.</p>
<p>İşçi kıdem tazminatına iş sözleşmesi sona erdiği zaman hak kazanır. Bu nedenle kıdem tazminatında faiz başlangıcı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarih ya da işçinin ölüm tarihidir.</p>
<p><b>Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 09.02.2010 tarihli kararında;</b></p>
<p><b><i>“…Takibe dayanak yapılan ilamda, hükmedilen kıdem tazminatı asıl alacağının akdin feshi tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Buna göre “hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının (tarafların bildirdikleri) bankalardan sorulmak suretiyle Kıdem Tazminatına uygulanacak faiz oranı belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre” karar verilmesi gerekir…”</i></b><b> (E:2009/21222 K:2010/2528 09.02.2010)</b></p>
<p><b>Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 17.01.2001 tarihli kararında;</b></p>
<p><b><i>“…Kıdem tazminatına akdin feshi tarihinden faiz yürütülmesi gerektiği halde talebe ve yasaya aykırı şekilde dava tarihinden faize karar verilmesinin hatalı olduğuna hükmettiği görülmektedir…”</i></b><b> ( E:2001/321 ve K:2001/283 17.01.2001)</b></p>
<p><b>2) ÜCRET ALACAĞI</b></p>
<p><b>4857 sayılı kanuna</b> göre <b><i>“Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.” </i>(İK. m.34)</b></p>
<p>Maddede belirtilen ücret geniş anlamda ücret olup, ikramiye, prim, hafta tatili, bayram ve genel tatili de kapsamaktadır.</p>
<p>Bankaların uyguladıkları faiz oranları bir veya birkaç aylık ya da bir yıllık vadelerle belirlenmektedir. En uzun vade 1 yıldır. En yüksek faiz oranı da bir yıllık mevduata uygulanır. Bu durumda ücret alacağı için uygulanması gereken faiz, işverenin temerrüde düşürüldüğü zamanda bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.</p>
<p><strong>Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 01.11.2011 tarihli kararında:</strong></p>
<p>“…4857 sayılı İş Kanununun çeşitli hükümlerinde faiz konusunda düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan yasanın 34. Maddesinde gününde ödenmeyen ücretler için en yüksek mevduat faizinin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır. Maddede sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olup çalışma karşılığı ücretler, ikramiye, prim, iestiyon ve benzeri ödemelerin yanı sıra çalışma, hafta tatiliyle bayram ve genel tatil ücretleri de bu kapsama dahildir. Ücret alacağı bakımından faize hak kazanmak için kural olarak işveren temerrüde düşürülmelidir. Ancak bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde açıkça bir ödeme günü kararlaştırılmış ise belirlenen ödeme tarihi sonrasında faiz işlemeye başlar. Ücret alacağı için özel banka-kamu bankası ayrımı yapılmaksızın mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının belirlenmesi gerekir&#8230;“ (E:2010/18973 K:2011/42052)</p>
<p><b>3) İŞE İADE DAVASI SONUCU BOŞTA GEÇEN SÜRE ÜCRETİ</b></p>
<p>İşe iade davasının kazanılması sonucunda en çok 4 aya kadar boşta geçen süre ücretinin tespitine karar verilebilir. Boşta geçen süre ücretinin kazanılması için işçinin, işverene, işe iade başvurusunda bulunması gerekir. Bu başvurudan sonra boşta geçen süre ücreti muaccel olur ve ödenmemesi durumunda faiz bu tarihten itibaren başlar. Boşta geçen süre ücretine mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanır.</p>
<p><b>Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 18.03.2009 tarihli kararında:</b></p>
<p><b><i>“…Boşta geçen süreye ait 4 aya kadar ücret ve diğer haklar için ise, feshi izleyen dönem ücretlerine göre hesaplama yapılmalıdır. Sözü edilen alacak işçinin işe iade için başvurduğu anda muaccel olur. İşe iade davası ile tespit edilen en çok 4 aya kadar boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar için de 4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesinde sözü edilen özel faiz türü uygulanmalıdır…”</i></b><b> ( </b><b>E: 2007/38730 K: 2009/7345 18.03.2009 )</b></p>
<p><b>HANGİ ALACAK VE TAZMİNATLARA YASAL FAİZ UYGULANIR ?</b></p>
<p><b>1) İHBAR TAZMİNATI</b></p>
<p>İşçi, işvereni ihtarname ile temerrüde düşürmemiş ise; davanın açılması ile işveren temerrüde düşeceğinden faiz başlangıç tarihi ihtarname var ise ihtarnamenin tebliğ tarihinden yoksa dava tarihinden itibaren faiz hesaplaması yapılır.</p>
<p><b>Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 21.04.2008 tarihli kararında;</b></p>
<p><b><i>“…İhbar tazminatının gecikme faizi mevduat faizi değil yasal faizdir. Bu nedenle ihbar tazminatına yasal faiz yürütülmesi gerekirken talebi de aşan şekilde yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir…”</i></b><b> (E:2008/12449 K: 2008/9650 21.04.2008)</b></p>
<p><b>Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 06.11.2006 tarihli kararında;</b></p>
<p><b><i>“…Davacı işyerinin devralındığını belirterek çalıştığı tüm süreye ilişkin kıdem ve ihbar tazminatı talebinde bulunmuştur. Mahkemece anılan tazminatların fesih tarihinden itibaren faiz yürütülerek tahsiline dair hüküm kurulmuştur. İhbar tazminatına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken fesih tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir&#8230;”</i></b><b> (E:2006/8599 K:2006/29252 06.11.2006)</b></p>
<p><b>2) YILLIK İZİN ÜCRETİ</b></p>
<p>Yıllık izin, iş sözleşmesi devam ederken işveren tarafından kullanılmasına müsaade edilmemiş ise, iş sözleşmesinin feshi ile ücret alacağına dönüşür. Bu nedenle yıllık izin ücretine işleyecek faizin başlangıcı da; işverenin temerrüde düşürüldüğü ya da dava açıldığı tarihtir.</p>
<p><b>Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 11.05.2006 tarihli kararında;</b></p>
<p><b><i>“…Yıllık izin ise; hizmet akdinin devamı sırasında kullanılması işverenin yönetim hakkına bağlı olan, hizmet akdi sırasında kullanılmamış ise, fesih ile birlikte alacağa dönüşen bir haktır. Bu nedenle davacının yıllık izin ücreti alacağına en yüksek mevduat faizi değil, yasal faiz uygulanmalıdır…”</i></b><b> (E:2005/28459 K:2006/13257)</b></p>
<p><b>Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 25.02.2010 tarihli kararında:</b></p>
<p><b><i>“…</i></b><b><i>Kanunda, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti için kesin bir ödeme günü belirlenmiş değildir. Sözleşmenin feshi anı, yıllık ücretli izin hakkının ücrete dönüşmesi, bir başka anlatımla izin ücretine hak kazanma zamanı olarak Kanunda belirtilmiştir. İş sözleşmesinin feshedildiği tarihte izin ücreti muaccel olur, ancak faiz başlangıcı bakımından işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekir. Dairemizce, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti, geniş anlamda ücret içinde değerlendirilmemiş ve 4857 sayılı İş Kanunu&#8217;nun 34. maddesinde sözü edilen bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilemeyeceği kabul edilmiştir. (Yargıtay 9. HD 24.10.2008 E:2007/30158 K:2008/28418) O halde, izin ücreti için uygulanması gereken faiz, yasal faiz olmalıdır…”</i></b><b> (E:2010/3038 K:2010/4950 25.02.2010)</b></p>
<p><b>3) SENDİKAL TAZMİNAT</b></p>
<p>Sendikal tazminata yürütülen faiz yasal faiz olup; faiz başlangıcı davanın açıldığı tarihtir.</p>
<p><b>Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 31.03.2004 tarihli kararında;</b></p>
<p><b><i>“… hüküm altına alınan miktar için aynı yasanın 61. maddesinde yer alan ve sadece sendika üye aidat alacağı için öngörülen en yüksek işletme kredisi faizine hükmedilmesi hatalıdır. Böyle olunca sendikal tazminata yasal faiz yürütülmelidir…”</i></b><b> (E:2003/18398 K:2004/6634 31.03.2004)</b></p>
<p><b>4) İŞE BAŞLATMAMA TAZMİNAT</b></p>
<p>İşe iade davasının sonucunda işçi tarafından işverene gönderilen ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 ay içinde işveren işçiyi işe başlatmaz ise, işçi işe başlatmama tazminatına hak kazanır. İşe başlatmama tazminatına yasal faiz uygulanır. Faiz başlangıcı; işçi tarafından gönderilen ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 aylık sürenin bittiği gündür.</p>
<p><b><i>“… İşverenin söz konusu tazminatı ödeme yükümlülüğü, başka bir anlatımla işverenin anılan tazminat yönünden temerrüde düşmesi bir aylık sürenin sona erdiği tarihte gerçekleşmiş olacaktır. Dolayısıyla tazminatın belirtilen tarihte ödenmemesi halinde faiz başlangıç tarihi bir aylık işe başlatma süresinin bittiği tarih olmalıdır&#8230;” (Doç. Dr. Cevdet İlhan Günay –Yargıtay 9. H.D. Üyesi – İş Davaları (2009) sh. 1163)</i></b></p>
<p><b>Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 18.03.2009 tarihli kararında;</b></p>
<p><b><i>“…Ancak işe başlatmama tazminatı niteliği itibarıyla tazminat olmakla uygulanması gereken faiz, yasal faiz olmalıdır. Somut olayda, davacının işe iade başvurusu davalıya 23.08.2006 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı 26.09.2006 tarihli yazı ile işe başlatmayacağını açıklamıştır.Bu halde işe başlatmama tazminatına davacının işe başvuru tarihine göre bir aylık süre sonu olan 23.09.2006 tarihinden itibaren faiz uygulanmalıdır&#8230;”</i></b><b> </b><b>(E: 2007/38730 K: 2009/7345 18.03.2009)</b></p>
<p><b>5) EŞİT DAVRANMAMA TAZMİNATI</b></p>
<p>Ayrımcılık tazminatında da uygulanacak faiz yasal faizdir. Faiz başlangıcı ise işveren temerrüde düşürülmüş ise temerrüt tarihi, temerrüde düşürülmemiş ise dava tarihidir.</p>
<p><strong>6) KÖTÜNİYET TAZMİNATI</strong></p>
<p>Kötü niyet tazminatına yasal faiz uygulanır. Faiz başlangıcı; işverenin temerrüde düşürüldüğü tarih eğer karşı tarafın temerrüde düşürülmemesi halinde ise davanın açıldığı tarihten itibaren faiz yürütülür.</p>
<p><b>ISLAH DURUMUNDA FAİZ BAŞLANGICI</b></p>
<p>İşverenin temerrüde düşürülmeden dava yoluna gidilmesi halinde eğer dava ıslah edilirse faiz başlangıcı ıslah tarihinden itibaren yürütülür. İstisna olarak kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshinden itibaren faiz işler.</p>
<p><b>Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 03.02.2005 tarihli kararında:</b></p>
<p><b><i>“… Islahla arttırılan ve hüküm altına alınan kıdem tazminatı dışındaki alacaklara ıslah tarihinden faize karar verilmesi gerekirken dava tarihinden faize karar verilmesi de doğru değildir…”</i></b><b> (E:2004/12977 K:2005/2971 03.02.2005)</b></p>
<p><b>Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 21.04.2005 tarihli kararında;</b></p>
<p><b><i>“… Hüküm altına alınan kıdem tazminatına fesih tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizine karar verilmesi 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesi ve dairemizin yerleşik uygulaması gereğidir. Bu nedenle kıdem tazminatının tamamına akdin feshi tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken, ıslah ile arttırılan miktara ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir…”</i></b><b> (E:2004/24737 K:2005/14029)</b></p>
<p><em><strong>DETAYLI BİLGİ İÇİN TARAFIMIZLA İLETİŞİME GEÇEBİLİRSİNİZ.</strong></em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
