<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>işçinin devamsızlık yapması &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/iscinin-devamsizlik-yapmasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 07 Apr 2021 18:57:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.5</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>işçinin devamsızlık yapması &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Devamsızlık yapan işçinin raporlu olduğunu işverene bildirmemesi mazeretini geçersiz hale getirmeyecektir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/devamsizlik-yapan-iscinin-raporlu-oldugunu-isverene-bildirmemesi-mazeretini-gecersiz-hale-getirmeyecektir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Apr 2021 18:57:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[işçinin devamsızlık yapması]]></category>
		<category><![CDATA[işçinin mazeretli olup olmadığı]]></category>
		<category><![CDATA[Mazeretin ispatı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık raporları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7761</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2019/1071 E. &#160;, &#160;2019/13059 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.&#8230;Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu kabul ederek, davanın reddine karar vermiştir.&#8230; Bölge... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/devamsizlik-yapan-iscinin-raporlu-oldugunu-isverene-bildirmemesi-mazeretini-gecersiz-hale-getirmeyecektir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>9. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2019/1071 E. &nbsp;, &nbsp;2019/13059 K.</strong></p>



<ul><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p><br>DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>&#8230;Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu kabul ederek, davanın reddine karar vermiştir.<br>&#8230; Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi&#8217;nin kararı süresi içinde duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:<br><br>YARGITAY KARARI<br><br>A) Davacı İsteminin Özeti:<br>Davacı vekili, müvekkilinin davalı kuruluşta 15.12.2014-04.04.2016 tarihleri arasında gider yönetimi uzmanı olarak çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız olarak ve müvekkilinin raporlu olduğu 04.04.2016 tarihinde feshedildiğini ileri sürerek, davalı işverence yapılan iş akdi feshinin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir.<br>B) Davalı Cevabının Özeti:<br>Davalı vekili, davacının müvekkili şirket nezdinde 15.12.2014-04.04.2016 tarihleri arasında gider yönetimi uzmanı olarak görev yaptığını, davacının iş akdinin performansı ya da işinde yetkin olup olmaması ile ilgili değil, devamsızlığı nedeni ile İş Kanunu&#8217;nun 25/II-g bendi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:<br>İlk Derece Mahkemesi tarafından; “&#8230;davacının iş akdinin 25/03/2016 tarihinden 30/03/2016 tarihine kadar işe devamsızlık yaptığı gerekçesi ile feshedildiği ancak davacının söz konusu dönemlerde raporlu olduğuna dair devlet hastaneleri tarafından düzenlenmiş raporların alınması, davalı şirketin devamsızlıktan iş akdini feshetmeden önce davacının mazeretli olup olmadığını araştırmadığı&#8230;&#8221; gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br>D) İstinaf:<br>İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı istinaf yoluna başvurmuştur.<br><br>E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:<br>Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, &#8220;&#8230;Davacının tutanakla devamsızlığı tespit edilen 25.03.2016 tarihinin, iki günlük raporun son günü olduğu ve rapor bilgisinin ancak 13.10.2016 tarihinde işverenin sistemine düştüğü, 26.03.2016 tarihinin cumartesi gününe denk geldiği ve bu tarih için sağlık raporu ya da başkaca mazeret beyanı bulunmadığı, pazar gününü müteakiben 28.03.2016 (Pazartesi) tutanak tarihinde davacının 28 ve 29/ 03.2016 tarihini de kapsayan iki günlük raporu olduğu anlaşılmakla birlikte işveren sistemine 12.10.2016 tarihinde düştüğü görülmüştür. İş yeri uygulamasında, cumartesi 08:30-13:00 arası yarım gün mesai yapıldığı tanık beyanları ile belirlenmiş olup, davacının devamsızlığına konu 26.03.2016 tarihli tutanağın Cumartesi gününe rastladığı ve bugünü kapsayan rapor ya da başkaca mazerete dair bilgi olmadığı anlaşılmakla, dosya kapsamında işveren sistemine 12.10.2016 tarihinde düşen 28/03/2016 tarihli devamsızlık tutanağı ve yukarıda tespiti yapılan tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının değişik tanıları içerir 29.02.2016 tarihinden 01.04.2016 tarihine kadar olmak üzere bir aylık süreçte hafta başı başlayıp hafta sonu bitecek şekilde 7 ayrı rapor alarak işe gitmemesine, sondan bir önceki rapor bitimi mesai günü olan cumartesi işe gitmemesi ve takip eden iki gün yine rapor alması suretiyle işe gitmemesine işverenin katlanmasının beklenemeyeceği, buna göre işveren feshinin haklı feshin koşullarını taşımasa da geçerli fesih olduğu kanaatine varılmıştır.&#8221; gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiştir.<br>F) Temyiz:<br>Bölge Adliye Mahkemesi kararını davacı temyiz etmiştir.<br>G) Gerekçe:<br>Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin haksız olarak feshedildiğini iddia etmiş, davalı vekili ise davacının devamsızlık nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu&#8217;nun 25/II-g maddesi uyarınca haklı sebeple feshedildiğini savunmuştur.<br>Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden davacının iş akdinin davalı işveren tarafından 25.3.2016 tarihinden itibaren mazeret bildirmeksizin devamsızlık yaptığı gerekçesiyle ve haklı sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır.<br>İlk Derece Mahkemesi, davacının iş akdinin devamsızlık sebebiyle feshedilmesine rağmen, söz konusu dönemlerde devlet hastaneleri tarafından düzenlenmiş sağlık raporlarının mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise davacının değişik tanıları içerir 29.02.2016 tarihinden 01.04.2016 tarihine kadar olmak üzere bir aylık süreçte hafta başı başlayıp hafta sonu bitecek şekilde 7 ayrı rapor alarak işe gitmemesine, sondan bir önceki rapor bitimi mesai günü olan cumartesi günü işe gitmemesine ve takip eden iki gün yine rapor alması suretiyle işe gitmemesine işverenin katlanmasının beklenemeyeceği ve ayrıca davacı tarafından alınan sağlık raporlarının işverene bildirilmediği gerekçesiyle işveren feshinin haklı feshin koşullarını taşımasa da geçerli fesih olduğu kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.<br>Dairemizin ilkesel nitelikteki uygulamasına göre, işçinin işe devamsızlığı, her durumda işverene haklı fesih imkanı vermez. Devamsızlığın haklı bir nedene dayanması halinde, işverenin derhal ve haklı nedenle fesih imkanı bulunmamaktadır (Yargıtay 9.HD. 9.5.2008 gün, 2007/16956 E, 2008/11983 K). İşçinin hastalığı, aile fertlerinden birinin ya da yakınlarının ölümü veya hastalığı, işçinin tanıklık ve bilirkişilik yapması gibi haller, işe devamsızlığı haklı kılan nedenlerdir. Mazeretin ispatı noktasında, sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece özel sağlık kuruluşlarından alınan raporlara da değer verilmelidir.<br>Somut uyuşmazlıkta, davacının iş akdinin haklı sebeple feshine gerekçe oluşturan tarihlerde sağlık raporlarının mevcut olduğu, raporlu olduğunu işverene bildirmemesinin davacının haklı mazeretini ortadan kaldırmayacağı, davalı işveren tarafından 25.03.2016 tarihinden sonraki devamsızlıklar fesih bildirimine esas alınmakla davacının raporlu olduğu 29.02.2016-01.04.2016 tarihleri arasındaki toplam sürenin geçerli sebeple feshe ilişkin gerekçe oluşturmayacağı anlaşılmaktadır.<br>Bu sebeple, Bölge Adliye Mahkemesinin, yerinde olmayan gerekçelere dayalı kararı bozularak İş Kanunu&#8217;nun 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>I)Hüküm: Yukarda açıklanan gerekçe ile;<br>1.Bölge Adliye Mahkemesi&#8217;nin ve İlk Derece Mahkemesi&#8217;nin kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,<br>2.Davalı tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,<br>3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,<br>4.Davacının işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin gerektiğinin TESPİTİNE,<br>5.Alınması gereken 44,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 29,20 TL&#8217;nin mahsubu ile bakiye 15,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>6.Davacının yaptığı 115,10 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan &#8230;Ü.T.si uyarınca belirlenen 2.725,00 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,<br>9.Dosyanın İlk Derece Mahkemesi&#8217;ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi&#8217;ne gönderilmesine,<br>Kesin olarak 11.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşyerinde Cumartesi günü iş günü ise belirtilen günde devamsızlık da diğer koşulların varlığı halinde haklı fesih nedenini oluşturabilir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/isyerinde-cumartesi-gunu-is-gunu-ise-belirtilen-gunde-devamsizlik-da-diger-kosullarin-varligi-halinde-hakli-fesih-nedenini-olusturabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2021 13:21:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[haklı nedenle devamsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[işçinin devamsızlık yapması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7669</guid>

					<description><![CDATA[HUKUK DAİRESİEsas No.2009/36190Karar No.2012/2258Tarihi:30.01.2012 İlgili Kanun / Madde4857 S. İşK/251475 S. İşK/14•DEVAMSIZLIK NEDENİYLE FESİH•İŞÇİNİN DEVAMSIZLIĞININ HERDURUMDA İŞVERENE HAKLI FESİHOLANAĞI VERMEYECEĞİ•ÖZETİ İşçinin işe devamsızlığı, her durumda işverene haklı fesih imkanı vermez. Devamsızlığın haklı bir nedene dayanması halinde, işverenin derhal ve haklı nedenle fesih imkanı bulunmamaktadır (Yargıtay 9.HD. 9.5.2008 gün, 2007/16956 E, 2008/11983 K). İşçinin hastalığı, aile... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/isyerinde-cumartesi-gunu-is-gunu-ise-belirtilen-gunde-devamsizlik-da-diger-kosullarin-varligi-halinde-hakli-fesih-nedenini-olusturabilir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<ol start="9"><li>HUKUK DAİRESİ<br>Esas No.2009/36190<br>Karar No.2012/2258<br>Tarihi:30.01.2012<br><br>İlgili Kanun / Madde<br>4857 S. İşK/25<br>1475 S. İşK/14<br>•DEVAMSIZLIK NEDENİYLE FESİH<br>•İŞÇİNİN DEVAMSIZLIĞININ HER<br>DURUMDA İŞVERENE HAKLI FESİH<br>OLANAĞI VERMEYECEĞİ<br>•<br>ÖZETİ İşçinin işe devamsızlığı, her durumda işverene haklı fesih imkanı vermez. Devamsızlığın haklı bir nedene dayanması halinde, işverenin derhal ve haklı nedenle fesih imkanı bulunmamaktadır (Yargıtay 9.HD. 9.5.2008 gün, 2007/16956 E, 2008/11983 K). İşçinin hastalığı, aile fertlerinden birinin ya da yakınlarının ölümü veya hastalığı, işçinin tanıklık ve bilirkişilik yapması gibi haller, işe devamsızlığı haklı kılan nedenlerdir. Mazeretin ispatı noktasında, sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece özel sağlık kuruluşlarından alınan raporlara da değer verilmelidir.<br>Devamsızlık süresi, ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü ya da bir ayda üç işgünü olmadıkça, işverenin haklı fesih imkanı yoktur. Belirtilen işgünlerinde hiç çalışmamış olunması gerekir. Devamsızlık saatlerinin toplanması suretiyle belli bir gün sayısına ulaşılmasıyla işverenin haklı fesih imkanı<br>doğmaz. Devamsızlık, işçinin işine devam etmemesi halidir. İşyerine gittiği halde iş görme borcunu ifaya hiç başlamayan bir işçi devamsızlıkta bulunmuş sayılmamalıdır. İşçinin yapmakla yükümlü olduğu ödevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi ayrı bir fesih nedeni olup, bu durumda 4857 sayılı Yasanın 25/II-h maddesi uyarınca değerlendirme yapılmalıdır.<br>Maddede geçen “bir ay” ifadesi takvim ayını değil ilk devamsızlıktan sonra geçecek olan bir ayı ifade eder. İlk devamsızlığın yapıldığı gün ayın kaçıncı günüyse takip eden ayın aynı günü bir aylık süre sona erer. Son ayda ilk devamsızlığının gerçekleştiği günün bulunmaması halinde son ayın son günü bir aylık süre dolmuş olur. Sonraki devamsızlar söz konusu ise takip eden aylık dönemler içinde değerlendirilir<br>DAVA :Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil, ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.<br>Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava<br>dosyası için Tetkik Hakimi D.Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:<br>A) Davacı İsteminin Özeti:<br>Davacı vekili, davacının sigorta primlerinin yatırılmasını isteyince işveren tarafından haksız olarak işten çıkarıldığını belirterek kıdem-ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili, genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesini istemiştir.<br>B) Davalı Cevabının Özeti:<br>Davalı, sözleşmenin devamsızlık sonucu haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.<br>C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:<br>Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, fesih haklı nedenle yapıldığından kıdem ve ihbar tazminatı talebi reddedilmiş, diğer taleplerin kabulüne karar verilmiştir.<br>D) Temyiz:<br>Kararı taraflar temyiz etmiştir.<br>E) Gerekçe:<br>1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.<br>2- İş sözleşmesinin, işçinin devamsızlıkta bulunması nedeniyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.<br>4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (g) alt bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü<br>işine devam etmemesi” halinde, işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.<br>İşverenin ücretli ya da ücretsiz olarak izin verdiği bir işçinin, izin süresince işyerine gitmesi beklenemeyeceğinden, bu durumda bir devamsızlıktan söz edilemez. Ancak yıllık izin zamanını belirlemek işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğundan, işçinin kendiliğinden<br>ayrılması söz konusu olamaz. İşçinin yıllık iznini kullandığını belirterek işyerine gelmemesi, işverence izinli sayılmadığı sürece devamsızlık halini oluşturur (Yargıtay 9.HD. 1.7.2008 gün<br>2007/21656 E, 2008/18647 K.). İşçinin işe devamsızlığı, her durumda işverene haklı fesih imkanı vermez. Devamsızlığın haklı bir nedene dayanması halinde, işverenin derhal ve haklı nedenle fesih<br>imkanı bulunmamaktadır (Yargıtay 9.HD. 9.5.2008 gün, 2007/16956 E, 2008/11983 K). İşçinin hastalığı, aile fertlerinden birinin ya da yakınlarının ölümü veya hastalığı, işçinin tanıklık ve<br>bilirkişilik yapması gibi haller, işe devamsızlığı haklı kılan nedenlerdir. Mazeretin ispatı noktasında, sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece özel sağlık kuruluşlarından alınan raporlara da değer verilmelidir. Devamsızlık süresi, ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü ya da bir ayda üç işgünü olmadıkça, işverenin haklı fesih imkanı yoktur. Belirtilen işgünlerinde hiç çalışmamış olunması gerekir. Devamsızlık saatlerinin<br>toplanması suretiyle belli bir gün sayısına ulaşılmasıyla işverenin haklı fesih imkanı doğmaz. Devamsızlık, işçinin işine devam etmemesi halidir. İşyerine gittiği halde iş görme borcunu ifaya hiç başlamayan bir işçi devamsızlıkta bulunmuş sayılmamalıdır. İşçinin yapmakla yükümlü olduğu ödevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi ayrı bir fesih nedeni olup, bu durumda 4857 sayılı Yasanın 25/II-h maddesi uyarınca değerlendirme yapılmalıdır.<br>Maddede geçen “bir ay” ifadesi takvim ayını değil ilk devamsızlıktan sonra geçecek olan bir ayı ifade eder. İlk devamsızlığın yapıldığı gün ayın kaçıncı günüyse takip eden ayın aynı günü bir aylık süre sona erer. Son ayda ilk devamsızlığının gerçekleştiği günün bulunmaması halinde son ayın son günü bir aylık süre dolmuş olur. Sonraki devamsızlar söz<br>konusu ise takip eden aylık dönemler içinde değerlendirilir.<br>İşgünü, işçi bakımından çalışılması gereken gün olarak anlaşılmalıdır. İş<br>sözleşmesinde, genel tatil günlerinde çalışılacağına dair bir kural mevcutsa, bu taktirde söz konusu günlerde çalışılmaması da işverene haklı fesih imkanı tanır. İşyerinde Cumartesi günü iş günü ise belirtilen günde devamsızlık da diğer koşulların varlığı halinde haklı fesih nedenini oluşturabilir (Yargıtay 9.HD. 5.10.2009 gün, 2008/43280 E,<br>2009/25721 K). İş sözleşmesinin askıya alınması durumunda, işçinin çalışması gereken günde işe başlamaması da devamsızlık olarak değerlendirilmelidir (Yargıtay 9.HD. 25.4.2008 gün, 2007/15152 E, 2008/10326 K.).<br>Somut olayda, davacı, 06.07.2007 günü işverenle sigorta primlerinin yatırılmaması nedeniyle tartıştığını ve işveren tarafından haksız olarak işten çıkarıldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı istemiş, davalı ise davacının işyerini kendisinin terk ettiğini ve buna ilişkin<br>devamsızlık tutanağı tuttuğunu belirtmiştir.<br>Mahkemece, sözleşmeyi davalının devamsızlık nedeniyle haklı feshettiği sonucuna varılarak kıdem ve ihbar tazminatı isteği reddedilmiştir.<br>Davacı tanıkları, davacının sigorta primi ödenmemesi nedeniyle işverenle tartışması sonucu işten çıkarıldığını söylemişlerdir. Davalı tanıkları ise, davacının kendisinin işten ayrıldığını söylemiştir.<br>Davalı işveren, 09-10-11 Temmuz 2007 tarihli devamsızlık tutanaklarını sunmuş olup duruşmada dinlenen tutanak tanığı Savaş, bu tutanaklardan bahsetmemiştir. Olağan yaşam kuralları, sigortalı hizmet cetvelinde aylara göre değişen sürelerle bildirimlerin yapılması,<br>feshin 06.07.2007 günü yapılıp devamsızlık tutanaklarının bu tarihten sonra olması, tutanak tanığının ve davacı tanıklarının beyanları birlikte değerlendirildiğinde feshin işverence bildirimsiz ve haksız yapıldığı sonucuna varılarak kıdem ve ihbar tazminatı isteğinin kabulü<br>gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.<br>F) Sonuç:<br>Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.01.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</li></ol>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşçi gelmediği günler için doktor imzalı belge sunduğu takdirde, işçinin iş sözleşmesi devamsızlık nedeni ile feshedilemez.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/isci-gelmedigi-gunler-icin-doktor-imzali-belge-sundugu-takdirde-iscinin-is-sozlesmesi-devamsizlik-nedeni-ile-feshedilemez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2021 13:53:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[işçinin devamsızlık yapması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7663</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2016/15471 E. &#160;, &#160;2020/4024 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti:Davacı, davalıya ait işyerinde... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/isci-gelmedigi-gunler-icin-doktor-imzali-belge-sundugu-takdirde-iscinin-is-sozlesmesi-devamsizlik-nedeni-ile-feshedilemez/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>9. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2016/15471 E. &nbsp;, &nbsp;2020/4024 K.</strong></p>



<ul><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p>MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ<br><br>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:<br><br>YARGITAY KARARI<br><br>A) Davacı İsteminin Özeti:<br>Davacı, davalıya ait işyerinde makine operatörü olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini, istemiştir.<br>B) Davalı Cevabının Özeti:<br>Davalı, zamanaşımı def&#8217;ini öne sürüp, davacının işyerinde çalışırken 18/06/2014 ve 19/06/2014 tarihlerinde işe gelmediğini, savunmasında da bu durumu kabul ettiğini, mazeretinin haklı bir nedene dayanmadığını, bu nedenle iş sözleşmesinin haklı nedenle fesh edildiğini, tazminata hak kazanmadığını, kullanmadığı izinlerin ücretlerinin de ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:<br>Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, &#8220;Davacının iş akdinin davalı işveren tarafından davacının devamsızlıkları sebebiyle İş Kanunun 25/2-f gereğince sona erdirildiği, davalı işverence yapılan feshin haklı ve geçerli olduğu bu sebeple davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceği&#8221; gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilirken yıllık izin ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır.<br>D) Temyiz:<br>Kararı taraflar temyiz etmiştir.<br>E) Gerekçe:<br>1- Davalı tarafın temyizi açısından yapılan inceleme sonucunda;<br>5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu&#8217;nun 8.maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. 6100 Sayılı HMK geçici 3. Madde 1. Fıkrasına göre; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2. Fıkrasına göre; Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.<br>Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.nun 427/2 maddesi uyarınca temyiz edilemez.<br>Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.<br>Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir.<br>İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir.<br>Karşılık davada, temyiz sınırı asıl dava ve karşılık dava için ayrı ayrı belirlenir.<br>Tespit davalarında, temyiz sınırı tespit davasının öncüsü olduğu eda davasının miktar ve değerine göre belirlenir.<br>Temyiz sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Kısaca temyize konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.<br>Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde, kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.<br>Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, “ 5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.nun 427 maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği” açıkça belirtilmiştir.<br>Dosya içeriğine göre davalı tarafça temyize konu edilen miktar 1.110,00 TL olup, karar tarihi itibariyle 2.190,00 TL lik kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalının temyiz isteminin HUMK.nun 427/2, 432/4 maddeleri, uyarınca REDDİNE, nisbi temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,<br>2- Davacı tarafın temyizi açısından yapılan inceleme sonucunda;<br>a- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.<br>b- Taraflar arasında, iş sözleşmesinin davalı işverence haklı nedenle fesh edilip edilmediği hususunda, uyuşmazlık vardır.<br>Davacı, davalı işyerinde çalışırken 18/06/2014 tarihinde diş sağlığı sorunu nedeniyle acilen diş doktoruna gittiğini ve işe gidemediğini, ertesi gün ise işe gitmek istediğini ancak servisin gelmediğini, işyerinde geçirdiği iş kazası nedeniyle uzuv kaybı yaşadığından toplu taşıma da kullanamadığını, devamsızlığının haklı nedene dayandığını ileri sürerek işverence yapılan feshin haksız olduğunu ileri sürmüştür.<br>Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile iş sözleşmesinin işverence devamsızlık haklı nedeniyle fesh edildiği kabul edilmiş ise de bu kabul dosya kapsamına uygun değildir.<br>Davacı iddiasına dayanak olarak 18/06/2014 de tedavi gördüğüne yönelik doktor imzalı belge sunmuştur ve bu belgenin aksi ispatlanmış değildir. Yine 19/06/2014 tarihinde de davacıyı almak için servisin gelmediği tanık beyanından anlaşılmaktadır. Buna göre davacının devamsızlığı haklı nedene dayanmakta olup işverence yapılan fesih işlemi haksızdır.<br>Açıklanan nedenlerle Mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatına yönelik taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.<br>F) Sonuç:<br>Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 10/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzun süre çalışan işçinin yasal haklarını yok sayarak işyerinden nedensiz ayrılması ve akabinde dava açması hayatın olağan akışına aykırıdır.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/uzun-sure-calisan-iscinin-yasal-haklarini-yok-sayarak-isyerinden-nedensiz-ayrilmasi-ve-akabinde-dava-acmasi-hayatin-olagan-akisina-aykiridir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2020 07:35:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[işçinin devamsızlık yapması]]></category>
		<category><![CDATA[İşçinin işe devamsızlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6970</guid>

					<description><![CDATA[YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2008/35469 KARAR NO:2010/26731 TARİHİ:04/10/2010   ÖZETİ Devamsızlık, işçinin işine devam etmemesi halidir. İşyerine gittiği halde iş görme borcunu ifaya hiç başlamayan bir işçi devamsızlıkta bulunmuş sayılmamalıdır. İşçinin yapmakla yükümlü olduğu ödevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi ayrı bir fesih nedeni olup, bu durumda 4857 sayılı İş Kanununun 25/11- h bendi... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/uzun-sure-calisan-iscinin-yasal-haklarini-yok-sayarak-isyerinden-nedensiz-ayrilmasi-ve-akabinde-dava-acmasi-hayatin-olagan-akisina-aykiridir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><u>YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ </u></em></strong></p>
<p><strong><em><u>ESAS NO:2008/35469</u></em></strong></p>
<p><strong><em><u>KARAR NO:2010/26731</u></em></strong></p>
<p><strong><em><u>TARİHİ:04/10/2010</u></em></strong></p>
<p><strong><em><u> </u></em></strong></p>
<p><strong><em><u>ÖZETİ</u></em></strong> Devamsızlık, işçinin işine devam etmemesi halidir. İşyerine gittiği halde iş görme borcunu ifaya hiç başlamayan bir işçi devamsızlıkta bulunmuş sayılmamalıdır. İşçinin yapmakla yükümlü olduğu ödevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi ayrı bir fesih nedeni olup, bu durumda 4857 sayılı İş Kanununun 25/11- h bendi uyarınca değerlendirme yapılmalıdır.</p>
<p>Maddede geçen &#8220;bir ay&#8221; ifadesi takvim ayını değil ilk devamsızlıktan sonra geçecek olan bir ayı ifade eder. İlk devamsızlığın yapıldığı gün ayın kaçıncı günüyse takip eden ayın aynı günü bir aylık süre sona erer. Son ayda ilk devamsızlığının gerçekleştiği günün bulunmaması halinde son ayın son günü bir aylık süre dolmuş olur. Sonraki devamsızlar söz konusu ise takip eden aylık dönemler içinde değerlendirilir.</p>
<p>İşgünü, işçi bakımından çalışılması gereken gün olarak anlaşılmalıdır. Toplu iş sözleşmesinde ya da iş sözleşmesinde genel tatil günlerinde çalışılacağına dair bir kural mevcutsa, bu takdirde söz konusu günlerde çalışılmaması da işverene haklı fesih imkânı tanır</p>
<p>Yaklaşık beş yıldır aynı işyerinde çalışan bir işçinin kazanımlarını yok sayarak işini terk etmesi ve hemen on gün kadar sonra da dava açması hayatın olağan akışına aykırıdır. Davalının tevilli kabulünden, davacı tanığının ifadesinden Cemal Samar&#8217;ın işçi çıkartma yetkisini fiilen kullandığı ve işverenin de buna göz yumduğu anlaşıldığından, tanığın ifadesinde geçen işçi ve olayın gerçek olup olmadığı ve adı geçen tarafından işten çıkarılıp çıkarılmadığı araştırılmadan, işe kendi isteği ile devamsızlık yaptığı kabul edilerek kıdem tazminatı isteğinin eksik inceleme ve araştırma ile reddine karar verilmesi hatalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>DAVA                         :Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.</p>
<p>Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.</p>
<p>Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hâkimi Y. Tekbaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:</p>
<p>İş sözleşmesinin, işçinin işyerine devamsızlıkta bulunması nedeniyle işverence haklı olarak işverence feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.</p>
<p>4857 sayılı İş Kanununun 25 II- ( g) bendinde, &#8220;işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi&#8221; halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.</p>
<p>İşverenin ücretli ya da ücretsiz olarak izin verdiği bir işçinin izin süresince işyerine gitmesi beklenemeyeceğinden, bu durumda bir devamsızlıktan söz edilemez. Ancak yıllık izin zamanını belirlemek işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğundan, işçinin kendiliğinden ayrılması söz konusu olmaz. İşçinin yıllık iznini kullandığını belirterek işyerine gelmemesi, işverence izinli sayılmadığı sürece devamsızlık halini oluşturur(Yargıtay 9.HD. 1.7.2008 gün 2007/ 21656 <strong>E, </strong>2008/ 18647 K.) .</p>
<p>İşçinin işe devamsızlığı her durumda işverene haklı fesih imkânı vermemektedir. Devamsızlığın haklı bir nedene dayanması halinde işverenin derhal ve haklı nedenle fesih imkanı bulunmamaktadır. İşçinin hastalığı, aile fertlerinden birinin ya da yakınlarının ölümü veya hastalığı, işçinin tanıklık ve bilirkişilik yapması gibi haller, işe devamsızlığı haklı kılan nedenlerdir. Mazeretin ispatı noktasında, sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece özel sağlık kuruluşlarından alınan raporlara da değer verilmelidir.</p>
<p>Devamsızlık süresi, ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü ya da bir ayda üç işgünü olmadıkça, işverenin haklı fesih imkanı yoktur. Belirtilen işgünlerinde hiç çalışmamış olunması gerekir. Devamsızlık saatlerinin toplanması suretiyle belli bir gün sayısına ulaşılmasıyla işverenin haklı fesih imkanı doğmaz.</p>
<p>Devamsızlık, işçinin işine devam etmemesi halidir. İşyerine gittiği halde iş görme borcunu ifaya hiç başlamayan bir işçi devamsızlıkta bulunmuş sayılmamalıdır. İşçinin yapmakla yükümlü olduğu ödevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi ayrı bir fesih nedeni olup, bu durumda 4857 sayılı İş Kanununun 25/11- h bendi uyarınca değerlendirme yapılmalıdır.</p>
<p>Maddede geçen &#8220;bir ay&#8221; ifadesi takvim ayını değil ilk devamsızlıktan sonra geçecek olan bir ayı ifade eder. İlk devamsızlığın yapıldığı gün ayın kaçıncı günüyse takip eden ayın aynı günü bir aylık süre sona erer. Son ayda ilk devamsızlığının gerçekleştiği günün bulunmaması halinde son ayın son günü bir aylık süre dolmuş olur. Sonraki devamsızlar söz konusu ise takip eden aylık dönemler içinde değerlendirilir.</p>
<p>İşgünü, işçi bakımından çalışılması gereken gün olarak anlaşılmalıdır. Toplu iş sözleşmesinde ya da iş sözleşmesinde genel tatil günlerinde çalışılacağına dair bir kural mevcutsa, bu takdirde söz konusu günlerde çalışılmaması da işverene haklı fesih imkânı tanır.</p>
<p>Somut olayda, davacı işçi işyerinde müdür olan Cemal Şamar tarafından 11.7.2007 tarihinde işten çıkarıldığını iddia etmektedir.</p>
<p>Davalı işveren, adı geçenin müdür yada işçi olmadığını, işyerindeki makinelerin kontrolü için zaman, zaman işyerine gelen bir makine mühendisi olduğunu, davacının 11.7.2007 tarihinden itibaren devamsızlık yaptığını, çekilen ihtara rağmen işbaşı yapmadığını bu nedenle iş sözleşmesinin feshedildiğini savunmuştur.</p>
<p>Davacı tanığı, Alev İşi doğru, davacının ismini verdiği diğer bir işçi ile kavga ettiği için, işyerinde Müdür olan Cemal Şamar tarafından ikisinin de işten çıkarıldığını mahkeme ifadesinde beyan etmiştir.</p>
<p>Yaklaşık beş yıldır aynı işyerinde çalışan bir işçinin kazanımlarını yok sayarak işini terk etmesi ve hemen on gün kadar sonra da dava açması hayatın olağan akışına aykırıdır. Davalının tevilli kabulünden, davacı tanığının ifadesinden Cemal Samar&#8217;ın işçi çıkartma yetkisini fiilen kullandığı ve  işverenin de buna göz yumduğu anlaşıldığından, tanığın ifadesinde geçen işçi ve olayın gerçek olup olmadığı ve adı geçen tarafından işten çıkarılıp çıkarılmadığı araştırılmadan, işe kendi isteği ile devamsızlık yaptığı kabul edilerek kıdem tazminatı isteğinin eksik inceleme ve araştırma ile reddine karar verilmesi hatalıdır.</p>
<p><strong>SONUÇ:   </strong>Temyiz   olunan   kararın   yukarıda   yazılı    sebepten    <strong>BOZULMASINA,  </strong>peşin  alınan  temyiz  harcının  istek  halinde  ilgiliye  iadesine,  4.10.2010   gününde   oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşçinin ikametgahının değişmesi haklı nedenle fesih sebebi değildir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/iscinin-ikametgahinin-degismesi-hakli-nedenle-fesih-sebebi-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2020 10:50:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[işçinin devamsızlık yapması]]></category>
		<category><![CDATA[işçinin ikamet adresini değiştirmesi]]></category>
		<category><![CDATA[istifa dilekçesinin yazdırılması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6843</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi         2016/4857 E.  ,  2019/13414 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; müvekkilinin 01.02.2008... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/iscinin-ikametgahinin-degismesi-hakli-nedenle-fesih-sebebi-degildir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">9. Hukuk Dairesi         2016/4857 E.  ,  2019/13414 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ</p>
<p>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:</p>
<p>YARGITAY KARARI</p>
<p>A) Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı vekili; müvekkilinin 01.02.2008 tarihinden itibaren davalıya ait eczanede eczacı teknisyeni olarak çalışmaya başladığını, davalı tarafından işten çıkartıldığı 05.08.2014 tarihine kadar aralıksız ve kesintisiz devam ettiğini, davalının müvekkilini bir süre sigortasız çalıştırdıktan sonra 22.09.2008 tarihinde sigorta girişini yaptığını, bıı hususta tespit davası açma hakkını saklı tuttuğunu, müvekkilinin işten çıkartıldığı tarihte aylık net 1.000 TL ücret aldığını, işyerinde bir öğün yemek verildiğini, müvekkilinin çalışma süresi, aldığı ücret miktarı ile sosyal yardımları ve mesleğinin; SGK kayıtlan, tanık beyanları ve emsal ücret araştırması ile ispat edileceğini, davalının müvekkilini fazla çalıştırdığı halde fazla mesai alacağının ödemediğini, müvekkilinin bu hakkının farkına vararak fazla mesailerinin ödenmesi talebinde bulunması üzerine davalının hiddetlenerek müvekkilinin işine son verdiğini, müvekkiline tazminatlarının ödeneceğini, ancak istifa dilekçesi vermesi gerektiği belirtilerek, bir istila dilekçesi yazdırılarak imzalattırıldığını, müvekkilinin işyerinden ayrıldıktan sonra tazminatlarının ödenmesini uzun süre beklemesine rağmen davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkili tarafından birkaç kez talepte bulunulmasına rağmen, davalının hep umut vererek müvekkilini oyaladığı ve oyalandığını anlayan davacının huzurdaki davayı açmaya karar verdiğini, istifa dilekçesinde belirtilen fesih nedeninin de gerçekle alakasının olmadığını, zira davacının hala aynı adresinde İkamet etmeye devam ettiğini, taşınmasının söz konusu olmadığını, iş sözleşmesinin son bulma şeklî ve nedeninin işyeri kayıtları ile sabit olduğu gibi, tanık beyanları ile sabit olacağını beyanla; müvekkilinin haftada 6 gün 08.30-19.30 saatleri arasında ara dinlenmesi kullanmaksızın çalıştığını, yemeğini mesai içinde işbaşında yediğini ve ayda 2 gün nöbet günlerinde gece 24.00’de işten ayrıldığını, bu çalışma düzeni içinde hak kazandığı fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini iddia ile ihbar-kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık ücretli izin ve Ağustos ayı 5 günlük ücret alacaklarını talep ettiğini ileri sürerek; davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br />
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:<br />
Davalı vekili; davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili yönünden ileri sürülen husus ve istemlerin hiçbirinin kabule şayan olmadığını, çünkü; davacının müvekkili davalıya ait işyerinde 22.09.2008 tarihinde çalışmaya başladığını, davacının kayınpederinin dava dilekçesinde ileri sürülen çok sonra 2008 yılı Mayıs ayı sonlarında müvekkiline gelerek gelininin evde canının sıkıldığını işi öğrenmek için eczaneye gelip gitmesini istediğini, ancak müvekkilinin davacının hamile olduğunu, sigortasız işçi çalıştıramayacağını, doğumu yakın birini işe alamayacağını belirterek kabul etmediğini, davacı bu dönemde hamile olup, Temmuz 2008 de doğum yaptığım, doğumdan sonra davacının kayınpederinin tekrar ricası olması üzerine müvekkilinin 22.09.2008 tarihinde davacıyı işe aldığını, işe girerken davacının eczacılık teknisyeni sertifikası olmadığını, davacının müvekkilinin zorlaması ile 2009 yılında eczacılık teknisyeni sertifikası aldığını, davacının 01.02.2008 tarihinde eczacı teknisyeni olarak işe başlamasının mümkün olamayacağını, davacının bıı beyanının gerçeği yansıtmadığını, davacının iş sözleşmesinin 4857 saydı İş Kanunu 25/2-g bendi uyarınca haklı seheple feshedilmiş olup, davacının müvekkilinden tazminat talebinde bulunma hakkının bulunmadığını, davacının işyerine haber vermeksizin izinsiz olarak 04.08.2014- 05.08.2014, 06.08.2014 tarihlerinde üst üste 3 gün işe gelmediğini bu hususun tutulan tutanaklarla sabit olduğunu, müvekkili tarafından 07.08.2014 tarihinde davacının işyeri dosyasına sunduğu ikametgah senedindeki adresine ihtarname keşide edilmiş ise de, davacının bu ihtarnameyi kötü niyetli olarak tebellüğ etmediğini, 05.08.2014 tarihinde müvekkilinin işyerine davacı tarafından gönderilmiş görünen bir faks geldiğini, bu faksın incelendiğinde davacının 05.08.2014 tarihinde &#8230;&#8217;da olduğu görülmekte, yine davacının 03.08.2014 tarihinde facebook sayfasında “kızıma doğru yolculuk başlar &#8230;İle &#8230; Otogarda keyifli hissediyor” denilmekte olduğunu, davacının 03.08.2014 tarihinde &#8230;&#8217;ya gitmek üzere yola çıktığını, 05.08.2014 tarihinde müvekkilinin eczanesine &#8230;&#8217;dan faks gönderdiğini, yani davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin olarak dava dilekçesinin 2. şıkkında yazılanların tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının tüm mesai alacaklarını aldığının dosyaya sundukları kendi imzasını taşıyan cari hesap pusulaları ile sabit olduğunu, davacının olmayan mesai ücreti alacağını istemesi ve müvekkilinin de bu duruma kızıp onu işten çıkarmasının mümkün olmadığını, davacının 3 gün üstüste hiçbir haklı sebep bildirmeksizin işe gelmemesi üzerine haklı nedenle iş akdinin feshedildiğini, keyfi bir şekilde hiçbir mazeret göstermeksizin görevine gelmeyen davacının İş akdinin feshedilmesine kendi kusuru ile sebep olduğunu, davacının tamamen haksız kazanç elde etme çabası içinde olduğunu, davacının fazla mesai iddiasının da gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin kurumsal bir yapıda çalıştığını, fazla mesai yapıldığında bu durumu bordrolara yansıtarak işçilere gereken ödemelerin yapıldığını, davacının yıllık izinlerini de kullandığını, bu durumun da sabit olduğunu, eczane işyerinde kışın 09.00- 19.00 yazın ise 09,00-19,30 saatleri arasında çalışılmasının zorunlu olduğunu, davacının Ağustos 2014 ayına ilişkin 3 günlük ücret alacağını alması için davacının aradığını, “gelip alacağını” bildirdiğini, müvekkilinin sadece Ağustos 2014 ayına ilişkin 3 günlük ücret ödemesi gerektiğini, bu ücretin de davacının adresine konutta ödemeli olarak gönderildiğini, davacının müvekkilinden ihbar-kıdem tazminatı, fazla mesai alacağı, yıllık izin alacağı ve ücret alacağı bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br />
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:<br />
Mahkemece, davacının işçilik alacaklarını ödenmemesi nedeni ile davacı tarafından iş akdinin haklı nedenle feshedildiğinin kabul edildiği bu nedenle kıdem tazminatına hükmedildiği, hizmet akdinin davacı tarafından sonlandırılmış olması nedeni ile ihbar tazminatının reddi gerektiği, tanık beyanlarına ve bilirkişi raporuna göre fazla mesai alacağı olduğunu, davacının yıllık izinlerini kullandığına dair davalı işverenin delil ibraz edemediği bu nedenle yıllık izin talebinin ve ücret alacağının kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br />
D) Temyiz:<br />
Karar süresinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
E) Gerekçe:<br />
1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.<br />
2-Davacı vekili dava dilekçesinde davacının iş akdine davalı işveren tarafından 05.08.2014 tarihinde son verildiğini, istifa dilekçesinin yazdırıldığını bu dilekçede belirtilen fesih nedeninin gerçekle alakasının olmadığını belirterek diğer işçilik alacaklarının yanında kıdem ve ihbar tazminatı talep etmiştir. Davalı işveren davacının devamsızlık yaptığını savunmuştur. Mahkemece davacının iş akdini haklı nedenle feshettiği kabul edilerek kıdem tazminatını kabul etmiş ise de bu kabul dosya kapsamı ile örtüşmemektedir.<br />
Dosyada mevcut davacı adına imza taşıyan el yazılı &#8230; ilçesindeki kırtasiyeden gönderildiği anlaşılan 05.08.2014 tarihli faks içeriğinde aynen &#8221; Sayın &#8230;, bilindiği üzere ikametgahımın değişmesi nedeniyle zorunlu nedenlerle işyerinizden ayrılmak zorunda kaldım. Hizmet süreme göre hesaplanacak kıdem tazminatımın hesaplanarak ödenmesi hususunu takdirlerinize arz ederim&#8221; şeklinde talepte bulunulduğu görülmektedir. Davacının iş akdinin dava dilekçesindeki iddianın aksine &#8220;ikametgahının değişmesi nedeni &#8221; ile feshettiğini açıkça belirtmiştir. İşçinin ikametgahının değişmesi haklı fesih nedeni olmayıp bildirilen fesih sebebide değiştirilemeyeceğinden iş akdini haklı nedenle feshetmeyen davacının kıdem tazminatı talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.<br />
F)SONUÇ:<br />
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 17.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
