<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kişilik haklarına saldırı niteliği &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/kisilik-haklarina-saldiri-niteligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 06 Sep 2022 08:43:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>kişilik haklarına saldırı niteliği &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Değer yargıları kısıtlanamayacağından eleştiride kullanılan sözler, kişilik haklarına saldırı niteliğinde kabul edilemez.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/deger-yargilari-kisitlanamayacagindan-elestiride-kullanilan-sozler-kisilik-haklarina-saldiri-niteliginde-kabul-edilemez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Sep 2022 08:43:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[ibarelerin eleştiri sınırlarını aşması]]></category>
		<category><![CDATA[itibarı zedeleyici nitelemeler]]></category>
		<category><![CDATA[kişilik haklarına saldırı niteliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=9438</guid>

					<description><![CDATA[4. Hukuk Dairesi         2014/16473 E.  ,  2015/13300 K. MANEVİ TAZMİNAT BASIN YOLUYLA KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI TWİTTER HESABINDA KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI &#8220;İçtihat Metni&#8221; Davacı F.. A.. vekili Avukat H.. tarafından, davalı H.. A.. aleyhine 12/06/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/12/2013 günlü kararın Yargıtay’ca... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/deger-yargilari-kisitlanamayacagindan-elestiride-kullanilan-sozler-kisilik-haklarina-saldiri-niteliginde-kabul-edilemez/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">4. Hukuk Dairesi         2014/16473 E.  ,  2015/13300 K.</span></b></p>
<ul>
<li>MANEVİ TAZMİNAT</li>
<li>BASIN YOLUYLA KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI</li>
<li>TWİTTER HESABINDA KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI</li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Davacı F.. A.. vekili Avukat H.. tarafından, davalı H.. A.. aleyhine 12/06/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/12/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.<br />
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.<br />
Davacı, davalının 07/06/2013 tarihinde twitter hesabında paylaştığı tweet ile Zaman Gazetesi hakkında haksız ve itibarını zedeleyici nitelemelerde bulunduğunu belirterek manevi tazminat talep etmiştir.<br />
Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.<br />
Mahkemece, yazıda kullanılan ibarelerin eleştiri sınırlarını aştığı, kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br />
Davaya konu tweet içerisinde kullanılan ve mahkemece tazminat verilmesine gerekçe sayılan ifadeler, eleştiri niteliğinde olup davalının değer yargısını içermektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da değer yargılarının kısıtlanamayacağına vurgu yapılmaktadır. Yazının bütünü değerlendirildiğinde kullanılan sözler, kişilik haklarına saldırı niteliğinde kabul edilemez. Mahkemece belirtilen hususlar gözetilerek istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.<br />
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İş sözleşmesinin feshinde, feshe dayanak olan kanun maddelerinin uygun seçilmesi ve ispatlanabilir olması önemlidir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/is-sozlesmesinin-feshinde-feshe-dayanak-olan-kanun-maddelerinin-uygun-secilmesi-ve-ispatlanabilir-olmasi-onemlidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Dec 2020 12:59:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Feshe dayanak Yönetim kurulu kararı]]></category>
		<category><![CDATA[İş Kanunu'nun 25/II-b/c/h maddeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kişilik haklarına saldırı niteliği]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetim Kurulu kararı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7088</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi         2016/16971 E.  ,  2018/22885 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11/12/2018 Salı günü tayin edilerek... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/is-sozlesmesinin-feshinde-feshe-dayanak-olan-kanun-maddelerinin-uygun-secilmesi-ve-ispatlanabilir-olmasi-onemlidir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">9. Hukuk Dairesi         2016/16971 E.  ,  2018/22885 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"></p>
<p>MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ<br />
DAVA TÜRÜ : ALACAK</p>
<p>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11/12/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat &#8230; ile karşı taraf adına Avukat &#8230; geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:</p>
<p>YARGITAY KARARI</p>
<p>A) Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 05.06.2014 tarihli ve 24 ay süreli belirli süreli iş sözleşmesi ile yönetim kurulu danışmanı unvanı ile işe başladığını, şirketin 12.07.2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısından sonra yönetim kurulu değiştiğini, yeni oluşan yönetim kurulunun müvekkili üzerinde psikolojik baskı oluşturduğunu, yaptığı yasal ve verimli işleri sorguladığını, yaptığı iş ve işlemlerde yasalara ve işletmenin amacına aykırılık bulunmamasına rağmen müvekkilinin iş sözleşmesini 24.10.2014 günlü fesih bildirimi ile süresi bitiminden önce İşk.25/II-b/c/h maddelerine göre feshedildiğini, iş akdinin feshinde gösterilen gerekçelerin asılsız olup, müvekkilinin İş Kanunu&#8217;nun 25/II-b/c/h maddelerinde belirtildiği şekilde bir eyleminin olmadığını, müvekkili hakkında C.Savcılığına suç duyurusunda bulunulmadığı gibi yazılı bir savunmada istenmediğini ve kendisine herhangi bir yazılı ihtar da verilmediğini, bu nedenle davalı işverenlikçe yapılan feshin süresi bitiminden önce haksız olarak feshedilmiş olduğundan TBK 438. maddesi gereğince bakiye süreye ilişkin tazminat alacağından 10.000.00 TL ile iş akdinin fesih bildiriminde asılsız ve haksız olarak İş Kanunu&#8217;nun 25/II-c bendine dayanılmış olması nedeni ile 10.000.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.<br />
B) Davalı Cevabının Özeti:<br />
Davalı vekili, iş sözleşmesinin haklı nedenle fesh edildiğini, ayrıca sözleşmenin belirsiz süreli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br />
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:<br />
Mahkemece, objektif nedenler gözönünde tutulduğunda yönetim kurulu danışmanlığının belirli süreli yapılması gereken işlerden olmadığı gibi işin süreklilik arz ettiği ve davacı bakımından belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasını gerektiren objektif koşulların bulunmadığı buna göre iş sözleşmesinin belirsiz süreli iş sözleşmesi niteliği taşıdığı ve davacının bakiye süre istemine ilişkin talebinin reddi gerektiği, manevi tazminat koşullarının da davacı lehine gerçekleşmediği, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br />
D) Temyiz:<br />
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.<br />
E) Gerekçe:<br />
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.<br />
2- Davacının iş sözleşmesi davalı işverenin 24/10/2014 tarihli fesihname başlıklı yazısı ile aynen &#8220;05/06/2014 tarihinde başlayan iş akdiniz 23/10/2014 tarihli Yönetim Kurulu kararı kapsamında 4857 sayılı 25/II-b, 25/II-c, 25/II-h maddeleri gereği feshedilmiştir. &#8221; şeklinde gerekçe ile fesh edilmiş olup fesih sebebi olarak belirtilen 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-b-c-h maddelerine ilişkin hiçbir iddia ve ispat yoktur.<br />
Feshe dayanak yapılan maddelerden 4857 sayılı Kanunun 25/II-b hükmü; &#8220;İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması&#8221; , 25/II-c hükmü; &#8220;İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması&#8221; ve 25/II-h hükmü; &#8220;İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi&#8221; eylemleridir. Feshe dayanak Yönetim kurulu kararı ile davaya cevap dilekçesinde bu eylemlerden 25/II-h hükmüne dayanılmış, 25/II-c hükmü açısından hiçbir savunma getirilmemiştir.<br />
İş sözleşmesinin feshine dayanak yapılan 25/II-c hükmü yukarıda açıklanmış olup iddia ve ispat edilmeyen ve toplum içinde davacıyı küçük düşürüp rencide edici hal olan taciz, fesih sebebi olarak açıkça yazılmasa da Kanundaki madde yazılmıştır ve Kanundaki düzenleme açık olup herkes görebilecek durumdadır.<br />
İşveren Anonim Şirket olup yaptığı işlemlerin sonuçlarını bilebilecek durumdadır. Bir işçi hakkında hiçbir iddia olmadığı halde iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanunun 25/II-c hükmüne göre fesh edilmesi, işçinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğundan Mahkemece manevi tazminat talebi kabul edilerek makul oranda tazminata hükmedilmesi gerekirken koşulların oluşmadığı gerekçesi ile talebin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.<br />
F) Sonuç:<br />
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.630.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eşten habersiz kredi çekmek güven sarsıcı davranış olup boşanma sebebidir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/esten-habersiz-kredi-cekmek-guven-sarsici-davranis-olup-bosanma-sebebidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2020 12:14:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy uzman avukat]]></category>
		<category><![CDATA[erkeğin eşinden habersiz kredi çekmesi]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik birliğinin devam etmiş olması nedeniyle affedilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[güven sarsıcı davranış]]></category>
		<category><![CDATA[kişilik haklarına saldırı niteliği]]></category>
		<category><![CDATA[manevi tazminat davası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5572</guid>

					<description><![CDATA[2. Hukuk Dairesi         2016/16861 E.  ,  2018/5575 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/esten-habersiz-kredi-cekmek-guven-sarsici-davranis-olup-bosanma-sebebidir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">2. Hukuk Dairesi         2016/16861 E.  ,  2018/5575 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi<br />
DAVA TÜRÜ : Boşanma</p>
<p>Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:<br />
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı erkeğin eşinden habersiz kredi çekmek suretiyle güven sarsıcı davranışta bulunduğu, mahkemece erkeğe yüklenen hakaret ve aşağılama eylemlerine yönelik tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğu, yine mahkemece erkeğe yüklenen diğer kusurlu davranışların ise evlilik birliğinin devam etmiş olması nedeniyle affedildiği veya en azından hoşgörüldüğü, bu nedenle bu eylemlerin erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, ancak bu hale göre de erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.<br />
2-Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olmasının yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması da gerekir (TMK m. 174/2).Somut olayda, yukarıdaki bentte belirtildiği üzere, davalı erkeğin eşinden habersiz kredi çekmek suretiyle güven sarsıcı davranışta bulunduğu, mahkemece erkeğe yüklenen hakaret ve aşağılama eylemlerine yönelik tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğu, yine mahkemece erkeğe yüklenen diğer kusurlu davranışların ise evlilik birliğinin devam etmiş olması nedeniyle affedildiği veya en azından hoşgörüldüğü, bu nedenle bu eylemlerin erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmış olup; davalı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir kusuru ispatlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında. Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi şartlarının kadın lehine gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Bu husus nazara alınmadan, kadının manevi tazminat isteğinin reddi yerine yetersiz gerekçe ile davacı kadın yararına manevi tazminat hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.<br />
3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.<br />
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25.04.2018<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
