<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>organik bağ &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/organik-bag/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Thu, 20 May 2021 12:40:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>organik bağ &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Üçüncü bir şirketin borçlu şirket ile ortaklık yapısı ve aynı alanda faaliyet göstermeleri organik bağ içinde bulunduğunu göstermektedir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/ucuncu-bir-sirketin-borclu-sirket-ile-ortaklik-yapisi-ve-ayni-alanda-faaliyet-gostermeleri-organik-bag-icinde-bulundugunu-gostermektedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 May 2021 12:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[aynı alanda faaliyet göstermeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İİK’nun 97/a maddesi]]></category>
		<category><![CDATA[organik bağ]]></category>
		<category><![CDATA[üçüncü kişi arasında ortaklık yapısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7964</guid>

					<description><![CDATA[8. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2013/11299 E. &#160;, &#160;2014/12851 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : İstanbul 5. İcra Hukuk MahkemesiTARİHİ : 06/03/2012NUMARASI : 2010/720-2012/497 Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire&#8217;ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/ucuncu-bir-sirketin-borclu-sirket-ile-ortaklik-yapisi-ve-ayni-alanda-faaliyet-gostermeleri-organik-bag-icinde-bulundugunu-gostermektedir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>8. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2013/11299 E. &nbsp;, &nbsp;2014/12851 K.</strong></p>



<ul><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p>MAHKEMESİ : İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ : 06/03/2012<br>NUMARASI : 2010/720-2012/497<br><br>Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire&#8217;ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:<br><br>K A R A R<br><br>Davacı alacaklı vekili, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’nün 2010/13258 sayılı takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/3312 sayılı talimat dosyasında yapılan 07.05.2010 günlü haczin borçlular tarafından üçüncü kişi şirkete devredilen iş yerinde yapıldığını, İİK’nun 44. maddesindeki gereklerin yerine getirildiğinin iddia ve ispat edilemediğini, devralan üçüncü kişinin de işletmenin borçlarından sorumlu olduğunu, borçlular ve üçüncü kişi arasında ortaklık yapısı ve aynı alanda faaliyet göstermeleri nedeni ile organik bağ bulunduğunu, hacizde İİK’nun 99. maddesinin uygulanmasının hatalı olduğunu belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı üçüncü kişi vekili, dava konusu haczin, üçüncü kişi şirketin ticaret sicil kaydında geçen faaliyet adresinde yapıldığını, borçlu şirketlerin buradan 25.05.2009’da ayrıldıklarını, istihkak iddiasını kanıtlamaya yönelik delillerin ve faturaların sunulduğunu, kaldı ki davacı alacaklının ispat yükü altında olduğunu, davalı şirketin 1994 yılında kurulduğunu ve haciz adresindeki iş yerini boş olarak kiraladığını, işletme devrinin söz konusu olmadığını, borçlular ile üçüncü kişinin faaliyet alanlarının da birbirinden farklı olduğunu belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.<br>Davalı borçlu N.. Otomotiv Ltd. Şti. usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.<br>Mahkemece toplanan delillere göre: dava konusu haciz adresinin borçlular ile ilgisinin tespit edilemediği, buna karşın üçüncü kişi şirketin ticaret sicil kaydında geçtiği, bu koşullarda davacı alacaklının ispat yükü altında bulunduğu, bilirkişi incelemesi ile bir kısım mahcuzun üçüncü kişiye ait olduğunun tespit edildiği, diğerlerinin borçluya ait olduğu yönünde bir delil sunulamadığı, muvazaa iddiasının da kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddi ile istihkak iddiasının kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br>Dava, alacaklı tarafından İİK’nun 99. vd. maddesi uyarınca açtığı “istihkak iddiasının reddi” davası olarak açılmıştır.<br>Davalı üçüncü kişi şirket, borçlu şirket ile ortaklık yapısı ve aynı alanda faaliyet göstermeleri nedeni ile organik bağ içinde bulunmaktadır. Davalının sunduğu faturaların çoğu yine iki şirket ile organik bağ içinde bulunan dava ve takip dışı A.. Ltd. Şti. tarafından düzenlenmiştir. Ticaret sicil kayıtlarına göre; 06.03.2009–25.05.2009 arasında üçüncü kişi ve borçlu şirketler ile aynı adreste faaliyet göstermiştir.<br>Bu koşullarda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi, borçlu dolayısıyla alacaklı yararına kabul edilmelidir. İİK’nun 99. maddesinin sehven uygulanması ispat yükünün yer değiştirmesi sonucunu doğurmayacaktır.<br>İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişinin ticari mallarının envanter kaydının bulunmadığı bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiş olup, sunduğu faturalarda da borcun doğumundan sonra düzenlenmiştir ve her zaman temini mümkün belgelerdendir.<br>Davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde davanın reddi ile istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.<br>SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK&#8217;nun 366 ve 6100 sayılı HMK&#8217;nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK&#8217;nun 428. maddesi uyarınca<br>BOZULMASINA, taraflarca HUMK&#8217;nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK&#8217;nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şirketin ortaklarının aynı olması tek başına organik bağın varlığı için yeterli değildir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/sirketin-ortaklarinin-ayni-olmasi-tek-basina-organik-bagin-varligi-icin-yeterli-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2020 10:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[30 işçi çalışıp çalışmaması]]></category>
		<category><![CDATA[iş güvencesi hükümleri]]></category>
		<category><![CDATA[işe iade davasının şartları]]></category>
		<category><![CDATA[organik bağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7120</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2020/1076 E. &#160;, &#160;2020/4530 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:YARGITAY KARARIA) Davacı İsteminin Özeti:Davacı vekili; davacının 02.01.2015 tarihinde restoran... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/sirketin-ortaklarinin-ayni-olmasi-tek-basina-organik-bagin-varligi-icin-yeterli-degildir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>9. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2020/1076 E. &nbsp;, &nbsp;2020/4530 K.</strong></p>



<ul><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p>MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ<br><br>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:<br>YARGITAY KARARI<br>A) Davacı İsteminin Özeti:<br>Davacı vekili; davacının 02.01.2015 tarihinde restoran müdürü olarak işe başladığını, işe başlamasıyla birlikte üzerine yüklenen sorumluluğunu eksiksiz yerine getirmekte iken hiçbir haklı neden gösterilmeksizin ve yazılı belgeye dayanılmadan 30.08.2015 tarihinde iş akdinin usul ve yasaya aykırı şekilde sözlü olarak feshedildiğini, hak ettiği ihbar tazminatının ödendiğini, iş akdinin feshinin ardından işverenle görüşüp devam etmek istediğini ilettiğini, davalı tarafın bunu kabul etmediğini iddia ederek feshin geçersizliğine davacının işe iadesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>B) Davalı Cevabının Özeti:<br>Davalı vekili; davacının davalı işverenlikte 01.07.2015 – 30.08.2015 tarihleri arasında 6 aydan az süreyle çalıştığını, çalışma süresi itibarıyla işbu davayı açabilme şartlarının oluşmadığını, gerek davacının çalıştığı dönemde gerekse iş akdinin feshedildiği dönemde davalı işyerindeki personel sayısının 30’un altında olduğunu personel sayısı itibarıyla da işbu davayı açabilme şartlarının oluşmadığını, davacının iş akdinin davalı işverenlikçe haklı nedenle feshedildiğini, iş disiplinine aykırı davranışları, satın alınan ürünlerde stoklar arasında sürekli fark çıkması, teslim alınan ürünlerin sayım ve kayıt işlemlerini düzenli tutmaması nedeniyle birkaç kez uyarıldığını ve uyarılmasına rağmen bu çalışma biçimini sürdürmesi üzerine iş akdinin 30.08.2015 tarihinde sona erdirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti<br>Mahkemece, işyerinde 30 dan az işçi çalıştığı ve işe iade davasının şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 24/04/2017 Tarih, 2016/10466 Esas ve 2017/7116 Karar sayılı ilamıyla, davalı işyerinde çalışan işçi sayısının tespiti bakımından yapılan araştırmanın eksik olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.<br>Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>D) Temyiz:<br>Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.<br>E) Gerekçe:<br>Taraflar arasında davalı işyerinde fesih tarihinde 30 işçi çalışıp çalışmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.<br>4857 sayılı İş Kanunu&#8217;nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için fesih bildiriminin yapıldığı tarihte işyerinde 30 ve daha fazla işçi çalıştırılması gerekir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan işçi sayısına göre belirlenir.<br>4857 sayılı İş Kanunu&#8217;nun 2/2 maddesine göre, İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. Yine aynı kanunun 18/4 maddesi uyarınca, işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. Keza 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 60/2 maddesi uyarınca bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin dahil olduğu iş kolundan sayılır.<br>Otuz işçi sayısının belirlenmesinde belirli-belirsiz süreli, tam- kısmi süreli, daimi-mevsimlik iş sözleşmesi ile çalışanlar arasında bir ayırım yapılamaz. Fesih bildirimin yapıldığı tarihte 30 işçi sayısının tespitinde göz önünde bulundurulacak işçinin iş sözleşmesinin devam etmekte olması yeterli olup, ayrıca fiilen çalışıyor olması gerekmemektedir. Ancak hastalık, iş kazası, gebelik yada normal izin ve benzeri nedenlerle ayrılan işçi yerine bu süre için ikame işçi temin edilmiş ise, 30 işçi sayısında ikame edilen işçi dikkate alınmayacaktır. Konumu itibarıyla güvence kapsamı içerisinde olmayan işveren vekillerinin ve yardımcılarının da işyerinde çalışan işçi sayısının belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (24.03.2008 gün ve 2007/27699 Esas, 2008/6006 Karar sayılı ilamımız).<br>Fesih bildirim tarihinden önce iş sözleşmesi feshedilen, bu nedenle feshin geçersizliği davası açıp, lehine feshin geçersizliğine karar verilen işçinin işverene işe başlatılması için başvurusu halinde, adı geçen işçinin de 30 işçi sayısında değerlendirilmesi gerekir. Böyle bir durumda feshin geçersizliğine ilişkin dava sonuçlanmamış ise, bekletici mesele yapılarak sonucu beklenmelidir.<br>İş Kanunu kapsamı dışında kalan ve işçi sıfatını taşımayan çırak, stajyer ve meslek öğrenimi gören öğrencilerle süreksiz işlerde çalışanlar, keza işyerinde ödünç(geçici) iş ilişkisi ile çalıştırılanlar ile alt işveren işçileri o işyerinde çalışan işçi sayısının belirlenmesinde hesaba katılmazlar. Alt işverenin işçileri otuz işçi kıstasının belirlenmesinde dikkate alınmazlar; fakat, iş güvencesi hükümlerinden kaçmak amacıyla, işçilerin bir kısmının muvazaalı olarak taşeron işçisi olarak gösterilmesi halinde, bu işçilerin de işçi sayısına dahil edilmesi gerekir. Daha açık bir anlatımla, alt işverenlik ilişkisinin geçersiz sayılması gereken hallerde taraflarca alt işveren sayılan kişiye bağlı olarak çalışanlar otuz işçi sayısının tespitinde hesaba katılmalıdır. Alt işverenin işçileri ile geçici işçi sağlayan işverenle iş sözleşmeleri devam eden geçici işçiler, kendi işverenlerinin işyerlerinde sayının belirlenmesinde hesaba katılırlar. Ancak tarafların geçici iş ilişkisinde gönderen işveren olarak nitelendirdikleri; fakat aslında “bodro işvereni” olarak faaliyet gösteren ve yaptıkları iş, işverenlerine işçi temin etmekten ibaret olanlara kayıtlı bulunan işçiler de sayı ölçütünde göz önünde bulundurulmalıdır.<br>4857 sayılı İş Kanunu, elliden fazla işçi çalıştıran tarım ve orman işçilerinin yapıldığı işyerleri ve işletmeleri kapsamı içine aldığından (İş K mad. 4/b), bu işyeri ya da işletmede çalışanlar da iş güvencesinden yararlanır. Buna karşılık, 50’den az (elli dahil) işçi çalıştıran tarım işyerlerinde çalışanlar İş Kanunu’nun kapsamı dışından kalacağından, bu yerlerde 30’dan fazla işçi çalıştırılsa dahi (örneğin, 40 işçi), tarım ve orman işinde çalışan bu işçilere iş güvencesi hükümleri uygulanmayacaktır. 50 İşçinin tespitinde, sadece tarım işçileri değil; diğer işçiler de dikkate alınmalıdır.<br>Özellikle grup şirketlerinde ortaya çıkan bir çalışma biçimi olan birlikte istihdam şeklindeki çalışmada, işçilerin bir kısmı aynı anda birden fazla işverene ve birlikte hizmet vermektedirler. Daha çok yönetim organizasyonu kapsamında birbiriyle bağlantılı olan bu şirketler, aynı binalarda hizmet verebilmekte ve bir kısım işçiler iş görme edimini işverenlerin tamamına karşı yerine getirmektedir. Tüm şirketlerin idare müdürlüğünün aynı şahıs tarafından yapılması, şirketlerin birlikte kullandığı işyerinde verilen muhasebe, güvenlik, ulaşım, temizlik, kafeterya ve yemek hizmetlerinin yine tüm işverenlere karşı verilmiş olması buna örnek olarak gösterilebilir. Bu gibi bir ilişkide, tüm şirketlere hizmet veren işçiler ile sadece davalı şirkete hizmet veren işçilerin 30 işçi kıstasında dikkate alınması gerekir. İşçi tüm şirketlere hizmet ediyor ise, o zaman tüm şirketlerdeki işçi sayısı dikkate alınmalıdır. Sendika işyeri temsilcileri için işyerinde 30 işçi çalışma koşulu aranmamalıdır. (Dairemizin 21.07.2008 gün ve 2008/25552 Esas, 2008/20932 Karar sayılı ilamımız).<br>Diğer taraftan organik bağ ilişkisinde işveren sıfatı olan tüzel kişinin, işçinin iş sözleşmesinden veya iş kanunundan doğan haklarını kullanmasının engellenmesi için temsilde farklı kişiliklere yer vermesi söz konusudur. Bu durumda tüzel kişinin bağımsızlığı sınırlanır ve organik bağ içinde olunan kişi ile özdeş kabul edilir.<br>Bu anlamda; tüzel kişilik hakkının kötüye kullanılması, kanuna karşı hile, işçiye zarar verme(haklarının alınmasını engelleme-iş güvencesi hükümlerinden yararlandırmama), tarafta muvazaa (hizmeti kendisine verdiği halde başka bir kişiyi kayıtta işveren olarak gösterme) ve namı müstear yaklaşımı nedeni ile dolaylı temsil söz konusudur. Bu durumların söz konusu olduğu halde tüzel kişilik perdesinin aralanması sureti ile gerçek işveren veya organik bağ içinde olan tüm işverenler sorumlu tutulmaktadır. Organik bağ ise şirketlerin adresleri, faaliyet alanları, ortakları ve temsilcilerinin aynı olmasından, aralarındaki hukuki ilişkilerin tespitinden anlaşılır.<br>Organik bağ veya faaliyeti farklı olsa bile birlikte istihdam da tüm işverenlere hizmet veren işçiler ile geçişleri yapılan işçiler yönünden iş kolunun aynı olmasına gerek yoktur.<br>4857 sayılı İş Kanunu’nun iş güvencesi il ilgili hükümleri (18-21 Maddeleri) emredici hükümler olduğundan, işçinin iş güvencesi kapsamında olup olmadığı resen araştırılmalıdır. Diğer taraftan İş Hukukunda istisnai ve sınırlayıcı hükümlerin dar yorumlanması gerekir. İş güvencesi kapsamını belirleyen 30 işçi kuralı da istisnai nitelikte olduğundan dar yorumlanmalıdır.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı davalı işyerinde 02/01/2015 -1.7.2015 tarihleri arasında dava dışı &#8230; şirketinde çalışmış, 1.7.2015 -30/08/2015 tarihleri arasında ise davalı şirkette çalışmıştır. Davacının çalıştığı &#8230; Gıdaya ait işyeri çalışanlarıyla birlikte davalı şirket tarafından devralınmış olup davacı çalışmasına kesintisiz bir şekilde devam etmiştir.<br>Bozma sonrasında getirilen belgeler ve bilirkişi raporu incelendiğinde davalı şirkete ait 2 şubenin bulunduğu, Atakent Kırlangıç Sokakta faaliyet gösteren işyerinde &#8230; Gıda ile olan franshising sözleşmesinin sona ermesinden sonra dava dışı &#8230; gıda ile yapılan sözleşme ile ‘fırınsanatı” markasının kullanılmaya başlandığı, bu şubede fesih tarihinde 14 işçinin çalıştığı, davalı şirkete ait Atakent’teki diğer şubede ise 12 çalışanın bulunduğu görülmektedir. Ayrıca dava dışı &#8230; Gıda isimli şirket ile davalı şirketin ortaklarının aynı olduğu gerekçesiyle 30 işçi sayısının tespitinde bu şirketin de çalışanlarının dikkate alınması gerektiği iddia olunmuştur. Bu şirketin davalı şirketle ortaklarının aynı olduğu ancak Yaşar Gıda isimli şirketle yaptığı franchising anlaşmasıyla “&#8230;” ünvanıyla farklı bir isim altında işletmesini çalıştırdığı görülmektedir.<br>Somut olayda davacının franchising anlaşması yöntemiyle işletilen ve çalıştığı “fırınsanatı” adlı işyeri davalı &#8230;’ya ait olup yine franchising yöntemiyle işletilen “&#8230;” ünvanlı işyeri ise &#8230; Gıda ünvanlı dava dışı bir şirkete aittir. Davacının hem &#8230; Gıda’ya hem de &#8230; Gıda’ya ait işyerlerine birlikte hizmet verdiğine ilişkin iddia veya veri yoktur.<br>Her iki şirketin ortaklarının aynı olması tek başına organik bağın varlığı için yeterli değildir. Farklı şirketler aynı işveren olarak kabul edilemeyeceğine göre &#8230; Gıda ve &#8230; Gıda şirketlerinin işçileri işe iade davasında 30 işçi şartı bakımından ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Davacı işçinin işvereni olan &#8230; Gıda’nın fesih tarihi itibariyle işçi sayısı otuzun altında olduğundan şartları bulunmayan işe iade davasının reddi gerekirken kabulü hatalıdır. Bu nedenle mahkemenin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;<br>1-İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın REDDİNE,<br>3-Alınması gereken 54,40 TL karar-ilam harcından 27,70 TL peşin harcın mahsubu ile 17,70 TL bakiye karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 3.400,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Yatırdığı temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,<br>Kesin olarak 01/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alt işverenlik ilişkisinin geçersiz sayılması gereken hallerde taraflarca alt işveren sayılan kişiye bağlı olarak çalışanlar otuz işçi sayısının tespitinde hesaba katılmalıdır.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/alt-isverenlik-iliskisinin-gecersiz-sayilmasi-gereken-hallerde-taraflarca-alt-isveren-sayilan-kisiye-bagli-olarak-calisanlar-otuz-isci-sayisinin-tespitinde-hesaba-katilmalidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2020 11:54:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[30 işçi şartının belirlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[aynı iş kolundaki toplam işçi sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[iş güvencesi hükümleri]]></category>
		<category><![CDATA[organik bağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7095</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2014/6195 E. &#160;, &#160;2014/17888 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. İŞ MAHKEMESİTARİHİ : 19/11/2013NUMARASI : 2012/508-2013/748 DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/alt-isverenlik-iliskisinin-gecersiz-sayilmasi-gereken-hallerde-taraflarca-alt-isveren-sayilan-kisiye-bagli-olarak-calisanlar-otuz-isci-sayisinin-tespitinde-hesaba-katilmalidir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"></h2>



<p><strong>9. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2014/6195 E. &nbsp;, &nbsp;2014/17888 K.</strong></p>



<ul><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p>MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. İŞ MAHKEMESİ<br>TARİHİ : 19/11/2013<br>NUMARASI : 2012/508-2013/748<br><br><br>DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.<br>Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.<br>Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:<br><br>Y A R G I T A Y K A R A R I<br><br>A) Davacı isteminin özeti:<br>Davacı vekili; müvekkilinin, davalı şirkette uçuş planlama ve ticaret müdürü olarak çalışmakta iken iş akdinin geçerli bir nedene dayanmaksızın feshedildiğini, davalı şirketin N. Holding&#8217;e bağlı bir grup firması olduğunu, davalı şirket ile diğer şirketlerin birlikte değerlendirilerek 30 işçi şartının belirlenmesi gerektiğini iddia ederek, davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>B)Davalı cevabının özeti:<br>Davalı vekili; davacının iş akdinin feshedildiği tarihte davalı şirketteki çalışan sayısının 18 olduğunu, çalışan sayısı yönünden dava şartının gerçekleşmediğini, N. Havacılık A.Ş&#8217;nin N. Holding&#8217;e bağlı bir şirket olmakla birlikte ayrı tüzel kişiliği bulunduğunu, birlikte istihdamında söz konusu olmadığını, N. Havacılık AŞ&#8217;nin diğer grup firmalarına ücreti mukabilinde hizmet verdiği bununda faturalarla sabit olduğu, davacının iş akdinin şirket bünyesindeki 2 adet uçaktan birinin satılması ve bu nedenle davacının çalıştığı pozisyonun kapatılmasına karar verilmesi nedeni ile geçerli olarak feshedildiğini savunmuş ve davanın reddini talep etmiştir.<br>C)Yerel Mahkeme kararının özeti:<br>Mahkemece; davalı şirkette çalışan sayısı 30&#8217;un altında olsa da, davacının holdinge ait binada ve holding bünyesindeki B. Turizm&#8217;e ait ait iş yerindeki bir odada çalıştığı, davalı şirketin idari, mali ve personel işlerinin dava dışı N.Holding tarafından gerçekleştirildiği, davalı şirket ile dava dışı N.Holding arasında organik bağın bulunduğu bu nedenle iş yerinde 30&#8217;dan fazla işçinin çalıştığı, feshih sebebi olarak bildirilen uçak satış işleminin ise henüz gerçekleşmemiş olması gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.<br>Ç)Temyiz:<br>Karar süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.<br>D)Gerekçe:<br>4857 sayılı İş Kanunu&#8217;nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için fesih bildiriminin yapıldığı tarihte işyerinde 30 ve daha fazla işçi çalıştırılması gerekir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan işçi sayısına göre belirlenir.<br>4857 sayılı İş Kanunu&#8217;nun 2/2 maddesine göre, İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. Yine aynı kanunun 18/4 maddesi uyarınca, işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir.<br>Otuz işçi sayısının belirlenmesinde belirli-belirsiz süreli, tam- kısmi süreli, daimi-mevsimlik iş sözleşmesi ile çalışanlar arasında bir ayırım yapılamaz. Fesih bildirimin yapıldığı tarihte 30 işçi sayısının tespitinde göz önünde bulundurulacak işçinin iş sözleşmesinin devam etmekte olması yeterli olup, ayrıca fiilen çalışıyor olması gerekmemektedir. Ancak hastalık, iş kazası, gebelik yada normal izin ve benzeri nedenlerle ayrılan işçi yerine bu süre için ikame işçi temin edilmiş ise, 30 işçi sayısında ikame edilen işçi dikkate alınmayacaktır.( Mues,W.M./Esisenbeis, E./Legerlotz, C./Laber,J., Kündigungsrecht, Teil 2, Rz.75, s:293). Konumu itibarıyla güvence kapsamı içerisinde olmayan işveren vekillerinin ve yardımcılarının da işyerinde çalışan işçi sayısının belirlenmesinde dikkate alınması gerekir.<br>Fesih bildirim tarihinden önce iş sözleşmesi feshedilen, bu nedenle feshin geçersizliği davası açıp, lehine feshin geçersizliğine karar verilen işçinin işverene işe başlatılması için başvurusu halinde, adı geçen işçinin de 30 işçi sayısında değerlendirilmesi gerekir. Böyle bir durumda feshin geçersizliğine ilişkin dava sonuçlanmamış ise, bekletici mesele yapılarak sonucu beklenmelidir.<br>İş Kanunu kapsamı dışında kalan ve işçi sıfatını taşımayan çırak, stajyer ve meslek öğrenimi gören öğrencilerle süreksiz işlerde çalışanlar, keza işyerinde ödünç(geçici) iş ilişkisi ile çalıştırılanlar ile alt işveren işçileri o işyerinde çalışan işçi sayısının belirlenmesinde hesaba katılmazlar. Alt işverenin işçileri otuz işçi kıstasının belirlenmesinde dikkate alınmazlar; fakat, iş güvencesi hükümlerinden kaçmak amacıyla, işçilerin bir kısmının muvazaalı olarak taşeron işçisi olarak gösterilmesi halinde, bu işçilerin de işçi sayısına dahil edilmesi gerekir. Daha açık bir anlatımla, alt işverenlik ilişkisinin geçersiz sayılması gereken hallerde taraflarca alt işveren sayılan kişiye bağlı olarak çalışanlar otuz işçi sayısının tespitinde hesaba katılmalıdır. Alt işverenin işçileri ile geçici işçi sağlayan işverenle iş sözleşmeleri devam eden geçici işçiler, kendi işverenlerinin işyerlerinde sayının belirlenmesinde hesaba katılırlar. Ancak tarafların geçici iş ilişkisinde gönderen işveren olarak nitelendirdikleri; fakat aslında “bodro işvereni” olarak faaliyet gösteren ve yaptıkları iş, işverenlerine işçi temin etmekten ibaret olanlara kayıtlı bulunan işçiler de sayı ölçütünde gözönünde bulundurulmalıdır.<br>4857 sayılı İş Kanunu, elliden fazla işçi çalıştıran tarım ve orman işçilerinin yapıldığı işyerleri ve işletmeleri kapsamı içine aldığından (İş K mad. 4/b), bu işyeri ya da işletmede çalışanlar da iş güvencesinden yararlanır. Buna karşılık, 50’den az (elli dahil) işçi çalıştıran tarım işyerlerinde çalışanlar İş Kanunu’nun kapsamı dışından kalacağından, bu yerlerde 30’dan fazla işçi çalıştırılsa dahi (örneğin, 40 işçi), bu işçilere iş güvencesi hükümleri uy¬gulanmayacaktır. 50 İşçinin tespitinde, sadece tarım işçileri değil; diğer işçiler de dikkate alınmalıdır.<br>Somut olayda; fesih tarihi itibari ile davalı şirkete ait aynı iş kolundaki toplam işçi sayısının 18 olduğu anlaşılmaktadır. Aynı gruba ait olsalar da farklı tüzel kişilere ait iş yerlerindeki işçi sayısının iş güvencesi kapsamına girme bakımından göz önünde bulundurulması mümkün değildir. Başka bir anlatımla salt aralarında organik bağ bulunduğundan hareketle gruba ait şirketlerde çalışan işçilerin 30 işçi sayısının belirlenmesinde dikkate alınması doğru değildir. Davacı işçinin gruba ait şirketlerce birlikte çalıştırıldığı iddiası da ispatlanamamıştır. Davalı şirketçe, holding bünyesindeki diğer şirketlere ücreti mukabilinde uçuş hizmetleri verildiği anlaşılmakta olup, bu durumun birlikte istihdam olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Dolayısı ile iş güvencesi hükümlerinden yararlanmanın ön şartı olan iş yerinde 30 veya daha fazla işçi çalışma koşulu gerçekleşmediğinden, davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.<br>4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;<br>1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,<br>2. Davanın REDDİNE,<br>3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 140.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,<br>Kesin olarak 03.06.2014 oybirliği ile karar verildi.<br></p>



<p></p>



<h2 class="wp-block-heading"></h2>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şirketler arasındaki organik bağın tespitinde işçinin bütünlük teşkil eden çalışmasına, çalıştığı yer ve yaptığı işte değişiklik olmamasına bakılır.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/sirketler-arasindaki-organik-bagin-tespitinde-iscinin-butunluk-teskil-eden-calismasina-calistigi-yer-ve-yaptigi-iste-degisiklik-olmamasina-bakilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2020 15:50:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[organik bağ]]></category>
		<category><![CDATA[şirketin kurucuları ve temsilcilerinin aynı kişiler olması]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerin adresleri]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerin faaliyet alanları]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerin ortakları ve temsilcileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7006</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi         2016/14904 E.  ,  2020/3885 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/sirketler-arasindaki-organik-bagin-tespitinde-iscinin-butunluk-teskil-eden-calismasina-calistigi-yer-ve-yaptigi-iste-degisiklik-olmamasina-bakilir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">9. Hukuk Dairesi         2016/14904 E.  ,  2020/3885 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ</p>
<p>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:</p>
<p>YARGITAY KARARI</p>
<p>A) Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketlerden &#8230; şirketler grubundan &#8230; Tek İnşaat Tesisat ve Ticaret Ltd. Şti&#8217;nin (yeni ünvanı &#8230; Mekanik Otomasyon İnşaat Enerji Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.) sahibi olduğu Rusya&#8217;nın St. Petersburg şehrindeki şantiyesinde Mart 2011 tarihinden Ağustos 2011 tarihine kadar teknik ofis şefi olarak 5 ay çalıştığını, aylık maaşının net 3.800 USD olduğunu, tüm barınma ve yemek ihtiyaçlarının davalılar tarafından karşılandığını, 5 aylık maaşının ödenmediğini, davacının ünvan değiştiren davalı &#8230; Tek İnşaat Tesisat ve Ticaret Ltd. Şti&#8217;nde çalışmaya devam ettiği dönemde 27.05.2011 tarihinde adı geçen şirketin merkez çalışanlarının büyük bir kısmının davalılardan &#8230; Tek İnşaat ve Mühendislik A.Ş.&#8217;ye bir kısmının da diğer davalı &#8230; Mühendislik İmalat ve Montaj A.Ş.&#8217;ye devredildiğini, her üç şirketin kurucuları ve temsilcilerinin aynı kişiler olduğunu, yani şirketler arasında organik bağ olduğunu ileri sürerek, ücret alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.<br />
B) Davalı Cevabının Özeti:<br />
Davalılar &#8230; Tek İnşaat ve Mühendislik A.Ş. ile davalı &#8230; Mühendislik İmalat ve Montaj A.Ş. vekili, davacının müvekkili şirketlerde çalışmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br />
Davalı &#8230; Mekanik Otomasyon İnşaat Enerji Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. davacının çalışmasının 5 aydan daha kısa olduğunu, ücretlerinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br />
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:<br />
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 24.03.2011-31.07.2011 tarihleri arasında, net 3.770 USD ücretle, davalı &#8230; Mekanik Otomasyon İnşaat Enerji Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.&#8217;ne ait işyerinde çalıştığı, davacının ücretlerinin ödendiği hususunun davalı işveren tarafından usulünce ispatlanamadığı, davacının iddiası ve davacının kayden ve fiilen davalı &#8230; Mekanik Otomasyon İnşaat Enerji Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.&#8217;nde çalışması göz önüne alındığında, aralarında organik bağ bulunsa dahi davacının kayden ve fiilen hiç bir bağlantısı bulunmayan diğer davalı şirketlerin ücret alacağından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı &#8230; Mekanik Otomasyon İnşaat Enerji Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.<br />
D) Temyiz:<br />
Kararı yasal süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.<br />
E) Gerekçe:<br />
Organik bağ ilişkisinde işveren sıfatı olan tüzel kişinin, işçinin iş sözleşmesinden veya iş kanunundan doğan haklarını kullanmasının engellenmesi için temsilde farklı kişiliklere yer vermesi söz konusudur. Bu durumda tüzel kişinin bağımsızlığı sınırlanır ve organik bağ içinde olunan kişi ile özdeş kabul edilir.<br />
Bu anlamda; tüzel kişilik hakkının kötüye kullanılması, kanuna karşı hile, işçiye zarar verme(haklarının alınmasını engelleme), tarafta muvazaa(hizmeti kendisine verdiği halde başka bir kişiyi kayıtta işveren olarak gösterme) ve namı müstear yaklaşımı nedeni ile dolaylı temsil sözkonusudur. Bu durumların sözkonusu olduğu halde tüzel kişilik perdesinin aralanması sureti ile gerçek işveren veya organik bağ içinde olan tüm işverenler sorumlu tutulmaktadır. Organik bağ ise şirketlerin adresleri, faaliyet alanları, ortakları ve temsilcilerinin aynı olmasından, aralarındaki hukuki ilişkilerin tespitinden anlaşılır.<br />
Somut uyuşmazlıkta, dosya içeriği ve Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacının bütünlük teşkil eden çalışmasını, çalıştığı yer, yaptığı iş ve pozisyonunda herhangi bir değişiklik olmadan davalı işverenler nezdinde sürdürdüğü, şirketler arasında organik bağ bulunduğu, bu nedenle talep konusu işçilik alacaklarından davalı şirketlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece talep konusu ücret alacağından davalı şirketlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına karar verilmesi gerekirken, davalılar &#8230; Mühendislik İmalat ve Montaj A.Ş. ile &#8230; Tek İnşaat ve Mühendislik A.Ş. yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.<br />
F) Sonuç:<br />
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşçilik alacaklarından gerçek işveren veya organik bağ içinde olan tüm işverenler sorumludur.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/iscilik-alacaklarindan-gercek-isveren-veya-organik-bag-icinde-olan-tum-isverenler-sorumludur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2020 07:52:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[faaliyet alanlarının aynı olması]]></category>
		<category><![CDATA[organik bağ]]></category>
		<category><![CDATA[ortakları ve temsilcilerinin aynı olması]]></category>
		<category><![CDATA[şirket adreslerinin aynı olması]]></category>
		<category><![CDATA[tüzel kişilik perdesinin aralanması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6770</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi         2014/25784 E.  ,  2015/31195 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 15. İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 25/06/2014 NUMARASI : 2013/1361-2014/379 Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai,... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/iscilik-alacaklarindan-gercek-isveren-veya-organik-bag-icinde-olan-tum-isverenler-sorumludur/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">9. Hukuk Dairesi         2014/25784 E.  ,  2015/31195 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 15. İŞ MAHKEMESİ<br />
TARİHİ : 25/06/2014<br />
NUMARASI : 2013/1361-2014/379</p>
<p>Y A R G I T A Y K A R A R I</p>
<p>A) Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, asgari geçim indirimi ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödenmesini istemiştir.<br />
B) Davalı Cevabının Özeti:<br />
Davalı, davanın reddini istemiştir.<br />
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:<br />
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br />
D) Temyiz:<br />
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.<br />
E) Gerekçe:<br />
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların, aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.<br />
2- Taraflar arasında giydirilmiş ücret hesabına yol ve yemek ücretinin dahil edilip edilmeyeceği tartışma konusudur.<br />
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yol ve yemek ücreti giydirilmiş ücrete eklenmiştir. Dairemizce temyiz incelemesi yapılan davalı işverene ait bağlantılı 2014/15883 ve 2014/24707 esas sayılı dosyalarda dinlenen tanıklarca yol ve yemek bedelinin ödenmediği belirtilmiştir. Bu dosya davacı tanıklarından Y.. B..’nin “servis yok, öğle yemeğini belediyede yiyorduk, aylık akbilde verilmiyordu” şeklinde soyut beyanı ispata yeterli olmadığından yol ve yemek bedellerinin giydirilmiş ücrete dahil edilmesi hatalıdır.<br />
3- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 19 ve 6100 sayılı HMK.’un 33. maddeleri uyarınca yargıç tarafların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir. Yargıç aradaki sözleşmesel ilişkiyi yorumlar, sözleşme türünü ve içeriğini kendisi belirler. Tarafların gerçek ve ortak iradelerini esas alır, aradaki hukuki ilişkiyi tespit eder.<br />
Organik bağ ilişkisinde işveren sıfatı olan tüzel kişinin, işçinin iş sözleşmesinden veya iş kanunundan doğan haklarını kullanmasının engellenmesi için temsilde farklı kişiliklere yer vermesi söz konusudur. Bu durumda tüzel kişinin bağımsızlığı sınırlanır ve organik bağ içinde olunan kişi ile özdeş kabul edilir.<br />
Bu anlamda; tüzel kişilik hakkının kötüye kullanılması, kanuna karşı hile, işçiye zarar verme(haklarının alınmasını engelleme), tarafta muvazaa(hizmeti kendisine verdiği halde başka bir kişiyi kayıtta işveren olarak gösterme) ve namı müstear yaklaşımı nedeni ile dolaylı temsil söz konusudur. Bu durumların söz konusu olduğu halde tüzel kişilik perdesinin aralanması sureti ile gerçek işveren veya organik bağ içinde olan tüm işverenler sorumlu tutulmaktadır. Organik bağ ise şirketlerin adresleri, faaliyet alanları, ortakları ve temsilcilerinin aynı olmasından, aralarındaki hukuki ilişkilerin tespitinden anlaşılır.<br />
Çalışma hayatında işçinin sigorta kayıtlarında yer alan işverenin dışında başka işverenlere hizmet verdiği, yine işçinin bilgisi dışında birbiri ile bağlantısı olan işverenler tarafından sürekli giriş çıkışlarının yapıldığı sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Bu gibi durumlarda, Dairemiz “şirketler arasında organik bağ” dan söz edilerek kıdem tazminatına hak kazanma, hesap tarzı yönlerinden aralarında bağlantı bulunan bu işverenlerin birlikte sorumluluğunu kabul etmektedir (Yargıtay 9.HD. 26.3.1999 gün 1999/18733 E, 1999/6672 K.).<br />
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının .. Tem Gıda Elektrik Mak. Teks. Servisi Hiz. San. Ltd. Şirketindeki çalışması ile tüm firmalardaki çalışması seçenekli hesaplanmıştır. Mahkemece gerekçe belirtilmeksizin, sadece .. Tem Gıda Elektrik Mak. Teks. Servisi Hiz. San. Ltd. Şirketindeki hizmet süresi kabul edilmiş ise de, davacının son alt işveren .. Tem Gıda Elektrik Mak. Teks. Servisi Hiz. San. Ltd. Şirketinden önce .. Temizlik Ltd. Şirketinde çalıştığı anlaşıldığından davalı .. Tem Gıda Elektrik Mak. Teks. Servisi Hiz. San. Ltd. Şirketi ile dava dışı .. Temizlik Ltd. Şirketi arasında işyeri devri, organik bağ veya .. Temizlik Ltd. Şirketinin davalı Belediyenin alt işvereni olup olmadığı incelenmeksizin eksik araştırmayla sonuca gidilmesi hatalıdır.<br />
Mahkemece davalı .. Tem Gıda Elektrik Mak. Teks. Servisi Hiz. San. Ltd. Şirketi ile dava dışı .. Temizlik Ltd. Şirketinin kuruluştan beri tüm ticaret sicili kayıtları, SGK kayıtları, işyeri adres bilgileri, ortak bilgileri, varsa ortak değişikliğine ait kayıtları getirtilerek sonuca gidilmelidir.<br />
F) Sonuç:<br />
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 04/11/2015 gününde oybirliği ile karar verildi.<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Organik bağ içerisinde olan işverenlerin işçilik alacaklarından sorumludur.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/organik-bag-icerisinde-olan-isverenlerin-iscilik-alacaklarindan-sorumludur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2020 06:52:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[asıl-alt işveren ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[aynı adreste faaliyet göstermek]]></category>
		<category><![CDATA[faaliyet alanlarının aynı olması]]></category>
		<category><![CDATA[organik bağ]]></category>
		<category><![CDATA[ortakları ve temsilcilerinin aynı olması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6385</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi         2015/9375 E.  ,  2015/13938 K. İŞVEREN İLE ORGANİK BAĞI BULUNAN ŞİRKET İŞCİLİK HAKKI BORÇLARINDAN DOĞAN SORUMLULUK İŞ KANUNU (4857) Madde 2 TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098) Madde 19 HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 33 &#8220;İçtihat Metni&#8221; Davacı, kıdem tazminatı ile prim, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/organik-bag-icerisinde-olan-isverenlerin-iscilik-alacaklarindan-sorumludur/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">9. Hukuk Dairesi         2015/9375 E.  ,  2015/13938 K.</span></b></p>
<ul>
<li>İŞVEREN İLE ORGANİK BAĞI BULUNAN ŞİRKET</li>
<li>İŞCİLİK HAKKI BORÇLARINDAN DOĞAN SORUMLULUK</li>
</ul>
<ul>
<li>İŞ KANUNU (4857) Madde 2</li>
<li>TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098) Madde 19</li>
<li>HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 33</li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Davacı, kıdem tazminatı ile prim, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.<br />
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.<br />
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi H.A. Ü.tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:</p>
<p>Y A R G I T A Y K A R A R I</p>
<p>A) Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı, davalı şirketin asıl işveren olduğunu ve dava dışı Ö..Mak. End.İm. Mon. Taah. lnş. Tic. Ltd. Şti&#8217;nin taşeronu olduğu merkez ve çeşitli şantiyelerinde 16.01.2000 tarihinden itibaren ücret+prim karşılığı İş Yasasına tabi çalıştığını, iş akdinin 17.01.2005 tarihinde feshedildiğini, ödenmeyen alacakları için alt işveren Ö.. Mak. End. İm. Mon. Taah. İnş. Tic. Ltd. Şti&#8217;ne 14.09.2005 tarihli noterlik ihtarnamesi keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine alt işveren aleyhine Ankara 7.İş Mahkemesinin 2005/1059 sayılı dosyasında dava ikame edildiğini ve yargılama neticesinde 3.952,82 YTL. kıdem tazminatı,15.000,00 YTL. prim ve 2.500,00 YTL. yıllık izin ücreti alacağına hükmedildiğini, davacının bu alacağından davalı şirketin de 4857 sayılı yasanın 2. maddesi gereğince asıl işveren olarak sorumlu olduğunu, davalı ile alt işveren Ö.. şirketlerinin aynı adreste faaliyet gösterdiklerini, yine davacının çalıştığı tüm şantiyelerde asıl işverenin davalı şirket olduğunu, alt işveren Ö.. Şirketinin büyük bir ödeme güçlüğü içinde bulunduğunu ve davacının alacaklarının tahsil imkanı kalmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, prim alacağı, yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br />
B) Davalı Cevabının Özeti:<br />
Davalı, davalı şirketin K.. Sok.No:.. GOP/ANK.adresinde faaliyet gösterdiğini, aynı zamanda davacının bir dönem işvereni olan dava dışı Ö.. Ltd.Şti.nin halen kiracı olarak kullandığı Osmaniye köyü Sincan Ankara adresinde kurulu 8734 m2 miktarlı taşınmazın ve bu taşınmaz üzerinde bulunan fabrikanın maliki ve kiralayanı olduğunu, Ö.. Ltd.Şti.nin bu fabrikayı davalı şirketten 2000 yılında kiraladığını ve halen bu fabrikada faaliyetine devam ettiğini, dava dışı Önermak şirketinin adresinin B.. Mah.50.Sok&#8230;. Çankaya-Ankara olduğunu, davalı şirketin taşeron olarak aldığı bazı işleri, aynı zamanda kiracısı olan Ö.. şirketi ile anlaşmak suretiyle ve anahtar teslim usulüne göre bu şirkete devrettiğini, davacının Ö&#8230;Ltd.Şti.ne karşı ikame ettiği davada davanın kabulüne karar verilip bu kararın kesinleştiğini, davacının Ö.. işçisi olarak çalıştığın iddia ettiği işlerde davalı şirketin bizzat işçi çalıştırmadığını ve işin yapımına fiilen iştirak etmediğini, bu nedenle bu iki şirket arasında davacıya karşı asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının Ankara 7.Mahkemesinden aldığı kararın tahsili için Ö.. Ltd.Şti.aleyhine hiçbir girişimde bulunmadığını, oysa adı geçen şirketin mali durumunun gayet iyi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br />
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:<br />
Mahkemece yapılan yargılama sonunda “davalı A.. ısı Mak. San.Tic. A. Ş . ile Ö..Makine İnşaat ve Tic.Ltd.Şti.arasında akdedilen taahhüt sözleşmelerinde Ö..Ltd. Şti. nin davalı A..ısı Mak.San.Tic.A.Ş.ile Ö.. Makine înşaat ve Tic.Ltd. Şti. tarafından taahhüt edilen işlerin,Çelik Konstrüksiyon için malzeme temini ve montajı işlerini anahtar teslimi işlerini yüklendiği, bu durumda talep edilen alacaklardan her iki şirketinde sorumlu olacağı” gerekçesi ile verdiği davanın kabulü kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.12.2011 gün ve 2011/43628-49175 sayılı ilamı ile “davacının çalıştığı dönem içinde Ö.. Mak.End.İm.Mon.Taah.lnş.Tic.Ltd. Şt.’nin davalı şirket dışında başka şirketlerin işlerini de yaptığı, bu nedenle davacının işvereni olan Ö.. Mak.End.İm.Mon.Taah.lnş.Tic.Ltd. Şt.’nin davalı şirket nezdindeki taşeron olarak iş yaptığı süreler saptanarak davacının Ö..Mak. End. İm .Mon. Taah. lnş. Tic. Ltd. Şti.’de davalı şirkete ait işlerde çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise süreleri araştırılıp tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra davalı şirketin işçilik alacaklarından sorumlu olup olmadığının tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi, keza prim alacağının da davalı şirkete verdiği hizmetten kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılması gerektiği” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.<br />
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonunda bu kez davacının alacak taleplerinin alt işvereni tarafından düzenlenen Ö.. Mak.End.İm.Mon.Taah.lnş.Tic.Ltd. Şti.‘nin üst işvereni olduğu ileri sürülen davalı A.. Isı Makine San.ve Tic.A.Ş.&#8217;ne verdiği hizmetten kaynaklandığı konusunda, yani davalı A.. Isı Makine San.ve Tic.A.Ş.&#8217;nin davacının alt işveren olduğu konusunda taşeronluk sözleşmesi v.b. bir kanıt ile alt işverenlik ilişkisinin sübut için yeterli ve inandırıcı bir delil sunulamadığı” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br />
D) Temyiz:<br />
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
E) Gerekçe:<br />
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 19 ve 6100 sayılı HMK.’un 33. maddeleri uyarınca yargıç tarafların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir. Yargıç aradaki sözleşmesel ilişkiyi yorumlar, sözleşme türünü ve içeriğini kendisi belirler. Tarafların gerçek ve ortak iradelerini esas alır, aradaki hukuki ilişkiyi tespit eder.<br />
Somut uyuşmazlıkta her ne kadar davacı, davalı ile dava dışı ve hakkında dava açılan ve talep edilen alacaklar yönünden kabul karar verilen Ö.. şirket arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu belirtilmiş ise de aynı zamanda davalı ile diğer şirketin aynı adreste faaliyet gösterdikleri, faaliyet alanlarının aynı olduğunu, davalının dava dışı Ö.. şirketine fabrikayı kiraladığını, davalı ve bu şirketin çeşitli tarihlerde bir takım ana faaliyet alanları ile üçüncü kişilerden ihale ile iş aldıklarını, davacının bu işlerde çalıştığını, dolayısı ile davalının da alacaklardan sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı ve diğer şirketin ihale ile aldığı hizmetleri açıkça belirtmiş, tanık dinletmiştir. Kısaca davalı ile hakkında alacaklar yönünden karar keisnleşen Ö.. şirketi arasında organik bağ olduğunu iddia etmiştir.<br />
Organik bağ ilişkisinde işveren sıfatı olan tüzel kişinin, işçinin iş sözleşmesinden veya iş kanunundan doğan haklarını kullanmasının engellenmesi için temsilde farklı kişiliklere yer vermesi sözkonusudur. Bu durumda tüzel kişinin bağımsızlığı sınırlanır ve organik bağ içinde olunan kişi ile özdeş kabul edilir.<br />
Bu anlamda; tüzel kişilik hakkının kötüye kullanılması, kanuna karşı hile, işçiye zarar verme(haklarının alınmasını engelleme), tarafta muvazaa(hizmeti kendisine verdiği halde başka bir kişiyi kayıtta işveren olarak gösterme) ve namı müstear yaklaşımı nedeni ile dolaylı temsil sözkonusudur. Bu durumların sözkonusu olduğu halde tüzel kişilik perdesinin aralanması sureti ile gerçek işveren veya organik bağ içinde olan tüm işverenler sorumlu tutulmaktadır. Organik bağ ise şirketlerin adresleri, faaliyet alanları, ortakları ve temsilcilerinin aynı olmasından, aralarındaki hukuki ilişkilerin tespitinden anlaşılır.<br />
Somut uyuşmazlıkta davalının dava dışı ve hakkında karar kesinleşen, ancak işçilik alacakları infaz edilmeyen Ö.. şirketi ile aynı adreste faaliyette bulundukları, kira ilişkisi ile ayrı bir yerde bulunan faaliyet alanına ilişkin fabrikanın kiralandığı, birlikte veya ayrı ayrı faaliyet alanı ile ilgili iş yüklendikleri, davacının bu işlerde çalıştığı dosya içeriğinden ve özellikle dava dışı şirket ortağının tanık sıfatı ile beyanından anlaşılmaktadır. Davacı davalı ile dava dışı Ö..şirketi arasında organik bağı kanıtlamıştır. Davalının sorumluluğuna karar verilmelidir. Yazılı gerekçe ve hatalı hukuki değerlendirme ile davanın reddi hatalıdır.<br />
F) Sonuç:<br />
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
