<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tebliğ imkansızlığı &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/teblig-imkansizligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 25 Dec 2020 12:01:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>tebliğ imkansızlığı &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tebligat Kanunu 21/2 göre tebligat yapılabilmesi için, Yönetmeliğin 16/2. maddesindeki şerh tebligata düşülmelidir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/tebligat-kanunu-21-2-gore-tebligat-yapilabilmesi-icin-yonetmeligin-16-2-maddesindeki-serh-tebligata-dusulmelidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Dec 2020 12:01:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinen Adreste Tebligat]]></category>
		<category><![CDATA[ihalesinin feshi]]></category>
		<category><![CDATA[tebliğ imkansızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Tebligat Kanunu&#039;nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik]]></category>
		<category><![CDATA[tebligatların usulsüz olması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7165</guid>

					<description><![CDATA[12. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2015/28132 E. &#160;, &#160;2015/30325 K.&#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : İcra Hukuk MahkemesiDAVALI :ALACAKLI :&#8230; Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi&#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/tebligat-kanunu-21-2-gore-tebligat-yapilabilmesi-icin-yonetmeligin-16-2-maddesindeki-serh-tebligata-dusulmelidir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>12. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2015/28132 E. &nbsp;, &nbsp;2015/30325 K.</strong><br><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p>MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi<br>DAVALI :ALACAKLI :&#8230;<br><br>Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi&#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:<br>Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan takipte borçlu kendisine yapılan tebligatların usulsüz olduğunu ileri sürerek taşınmaz ihalesinin feshini talep etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.<br>7201 sayılı Tebligat Kanunu&#8217;nun Bilinen Adreste Tebligat başlıklı 10/1. maddesinde &#8221;Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir&#8221; hükmü yer almaktadır. 11.01.2011 tarihinde 6099 sayılı Kanunun 3.maddesiyle eklenen 10/2. maddesine göre ise; &#8221;Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.&#8221; düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Yasa&#8217;nın Tebliğ İmkansızlığı Ve Tebellüğden İmtina başlıklı 21. maddesine 6099 sayılı Kanunun 5. maddesiyle eklenen 21/2. maddesinde de; &#8220;Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.&#8221; hükmüne yer verilmiştir.<br>Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre; &#8221;Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir&#8221; düzenlemesi öngörülmüştür. Aynı Yönetmeliğin 31/1-c maddesinde de &#8221;Tebliğ memuru, ek-1&#8217;de yer alan (2) numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırır.&#8221;<br>Tebligat Kanunu&#8217;nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre; 7201 sayılı Tebligat Kanunu&#8217;nun 2l/2.maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, iade edilmeyip &#8220;Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda tebligatın TK&#8217;nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması&#8221;na dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunlu olup; tebligatı çıkaran mercii tarafından belirtilen şekilde şerh verilmeden salt &#8220;mernis adresi&#8221; ibaresine dayanılarak, dağıtıcı tarafından 21/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamaz.<br>Somut olayda; şikayetçi borçlunun ilk önce bilinen adresine, sonra mernis adresine tebligat çıkartıldığı, bu tebligatların iade gelmesi sebebiyle bu kez mernis adresine T.K.&#8217;nun 21/2. maddesine göre tebligat çıkartıldığı, tebliğ evrakı üzerinde sadece &#8221;mernis adresi&#8221; ibaresinin yer aldığı, dağıtıcı tarafından &#8220;Adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup tebliğ imkansızlığı nedeni ile Tebligat Kanunu&#8217;nun 21/2. maddesi gereğince mahalle muhtarı (azası) imzasına tebliğ edilip 2 no&#8217;lu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı” şerhi verilerek tebliğ işleminin tamamlandığı anlaşılmış olup sözkonusu tebligat, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine uygun olarak çıkartılmadığı için usulsüzdür.<br>İİK.nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya (varsa vekiline) tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebidir. Öte yandan İİK&#8217;nun 134/7. maddesi uyarınca borçluya (varsa vekiline) satış ilanı tebliğ edilmemiş ya da usulsüz tebliğ edilmiş ise satışı öğrendiği tarihten itibaren yedi günlük sürede ihalenin feshini isteyebilir. Borçlunun ihaleyi öğrendiğini beyan ettiği tarihin aksi ispat edilemediği ve şikayetin İİK&#8217;nun 134/7. maddesinde öngörülen ihaleden itibaren bir sene içerisinde olduğundan mahkemenin bu yöndeki gerekçesi doğru bulunmamıştır.<br>İİK&#8217;nun 128/a-2. maddesinde; &#8220;Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez&#8221; hükmüne yer verilmiştir.<br>HGK&#8217;nun 26.02.1992 gün ve 92/70-130 sayılı kararında; satışın, kıymet takdirinin esas alındığı tarihten 2 sene sonra yapılmasının başlı başına ihalenin feshi sebebi sayılacağı, İİK&#8217;nun 128. maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin başlangıcının, bilahare kesinleşmesi kaydı ile kıymet takdirinin yapıldığı tarih olduğu açıkça vurgulanmıştır.<br>Her ne kadar somut olayda, feshi istenilen ihaleye konu olan taşınmazın satış bedeli muhammen bedeli ile aynı ise de, satışa esas teşkil eden kıymet takdiri işlemi 25.12.2012 tarihinde yapıldığından, 29.12.2014 tarihinde ihale olunan taşınmaz için iki yıllık yasal süre geçtiğinden zarar unsurunun oluştuğunun kabulu gerekir.<br>O halde, mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.<br>SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK&#8217;nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tebligat Kanunu 21/2&#8217;e göre yapılacak tebligatta merci tarafından şerh düşülmesi gerekir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/tebligat-kanunu-21-2e-gore-yapilacak-tebligatta-merci-tarafindan-serh-dusulmesi-gerekir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Aug 2019 08:41:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[merci tarafından şerh düşülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[tebliğ imkansızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tebligat kanunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://unalgokturk.av.tr/?p=4962</guid>

					<description><![CDATA[12. Hukuk Dairesi         2018/12164 E.  ,  2019/1116 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; &#8230;&#8230; Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 22/02/2018 tarih, &#8230;&#8230;ayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/tebligat-kanunu-21-2e-gore-yapilacak-tebligatta-merci-tarafindan-serh-dusulmesi-gerekir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">12. Hukuk Dairesi         2018/12164 E.  ,  2019/1116 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8230;&#8230;</p>
<p>Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 22/02/2018 tarih, &#8230;&#8230;ayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :<br />
Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde, borçlu vekilinin ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, borçlunun mernis adresinin tebligat yapılan adresten farklı olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin 24.02.2016 olarak düzeltilmesi ile icra dosyasında yapılan işlemler arasında bir yıllık sürelerin dolduğunu ve dosya takipsiz kalmış olmasına rağmen dosyanın düşürülmediğini, derdest gibi icra işlemlerine devam edildiğini ileri sürerek dosyanın düştüğünün tespitine karar verilmesi talepleriyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; usulsüz tebligat şikayetinin reddine; yine davacının İİK. 33/a ve 71/2. madde kapsamında kalan ve zaman aşımına yönelen şikayetlerinin de reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür.<br />
Tebligat Kanunu&#8217;nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için, aynı Kanunun 10/2. maddesi gereğince muhatabın bilinen en son adresinin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinin gerçekleşmesi gerekir. Bu hal gerçekleştikten sonra, tebligatı çıkaran merci tarafından, Tebligat Yönetmeliği&#8217;nin 79. maddesine uygun zarf üzerine aynı Yönetmeliğin 16/2. maddesi gereğince; “tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda tebligatın TK&#8217;nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılacağına&#8221; dair kayıt düşülmesi zorunlu olup, tebligatı çıkaran merci tarafından anılan şekilde şerh verilmeden, salt &#8220;mernis adresi&#8221; ibaresine dayanılarak, tebliğ memuru tarafından 21/2. maddeye göre tebliğ işlemi yapılamaz.<br />
Somut olayda, şikayetçi borçlu &#8230;&#8217;ın bilinen adresine çıkartılan ödeme emri tebligatının bila tebliğ iade edildiği, &#8230;.. sistemindeki mernis adresi olan &#8220;&#8230;.. adresine çıkartılan ödeme emrinin de iade edilmesi üzerine, önce tebligat zarfına yalnızca &#8220;mernis adresi&#8221; yazılarak tebliğe çıkartıldığı ve son olarak üzerine &#8230;&#8230; mereği tebliğ adresi adres kayıt sistemi mernis adresi olup T.K. 21. mad ek fıkrası gereği iadesiz tebliğ edilmesi gerekmektedir&#8221; şerhi verilerek çıkartılan ödeme emrinin &#8220;adreste isim ve imzadan imtina eden şahıstan soruldu muhatap tanınmıyor/taşındı mahalle muhtarlığı kimlik paylaşım sisteminde muhatabın kaydı mevcut olup evrak mahalle muhtarlığına teslim edilerek 2 nolu</p>
<p>haber kağıdı gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırıldı (6099 sayılı kanunla değiştirilen 21. madde) isim ve imzadan imtina eden şahsa haber verildi” şerhi ile 18.07.2012 tarihinde tebliğ edildiği görülmüş olup tebligat bu haliyle anılan yasa hükmüne uygundur. Borçlu vekili şikayetinde mernis adresinin tebligat yapılan adresten farklı olarak &#8230;&#8230;&#8230;.olduğunu ileri sürmüş ise de, şikayet dilekçesi ekinde bulunan vekaletnamedeki adresin de tebligat yapılan adresle aynı olduğu görüldüğünden, bu adresin yetersiz ve tebliğe elverişli olmadığının kabulü mümkün değildir.<br />
Diğer taraftan, borçlu vekili, icra dosyasında yapılan işlemler arasında 1 yıllık sürelerin dolduğunu ve dosya takipsiz kalmış olmasına rağmen dosyanın düşürülmediğini, derdest gibi icra işlemlerine devam edildiğini ileri sürerek dosyanın düştüğünün tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br />
HMK&#8217;nun 33. maddesi gereğince hukuki tavsif hakime aittir. Hakim, bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve neticei taleplerle bağlı olup, dayandıkları kanun hükümleri ve onların tavsifleri ile bağlı değildir. Kanunları resen tatbik ederek, iddia ve müdafaadaki neticei talepleri karara bağlamakla mükelleftir (04.06.1958 ve 15/6 sayılı İBK).<br />
Borçlunun 02.03.2016 tarihli şikayet dilekçesinin incelenmesinde; istemin bu hali ile İİK&#8217;nun 78/4. maddesine dayalı şikayet niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.<br />
İİK&#8217;nun 78. maddesinin 2. fıkrası gereğince, alacaklının haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer. Aynı maddenin 4. fıkrası gereğince de bu durumda takip dosyası işlemden kaldırılır.<br />
Somut olayda, borçluya ödeme emrinin yukarıda anlatıldığı üzere 18.07.2012 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, alacaklı tarafından yasal sürede 27.11.2012 tarihinde haciz talep edildiği ve borçlu adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydına haciz şerhinin işlendiği görülmektedir. Bu durumda alacaklı tarafından süresinde haciz talep edilmiş olmakla, borçlunun İİK&#8217;nun 78/4. maddesine dayalı dosyanın işlemden kaldırılması gerektiğine yönelik talebi yerinde değildir. Bu durumda mahkemece, istemin İİK&#8217;nun 78/4. maddesine dayalı şikayet olarak nitelendirilerek yerinde olmadığından reddi gerekirken, hatalı vasıflandırma sonucu zamanaşımı şikayeti olarak değerlendirilerek talebin reddine karar verilmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu itibariyle doğrudur.<br />
O halde, mahkeme kararının bu gerekçelerle onanması gerekirken maddi hataya müstenit olarak bozulduğu anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.<br />
SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 22/02/2018 tarih, &#8230;&#8230;.sayılı sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK&#8217;nun 366. ve HUMK&#8217;nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 04/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
