<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>aracın ayıplı olması &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/aracin-ayipli-olmasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 25 Nov 2022 08:30:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.5</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>aracın ayıplı olması &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ücretsiz değişim talebinin hakkaniyete ve iyi niyet kurallarına uygun düşmeyeceği değerlendirilmesi yapılmak suretiyle Tüketicinin aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebi hakim takdiri ile hakkaniyete ve iyi niyet kurallarına uygun düşmeyeceği değerlendirilmesinden dolayı davacı aleyhine vekalet ücreti hükmedilmez.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/ucretsiz-degisim-talebinin-hakkaniyete-ve-iyi-niyet-kurallarina-uygun-dusmeyecegi-degerlendirilmesi-yapilmak-suretiyle-tuketicinin-aracin-ayipsiz-misli-ile-degistirilmesi-talebi-hakim-takdiri-ile-hakk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Nov 2022 08:30:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[aracın ayıplı olması]]></category>
		<category><![CDATA[aracın vitese geçmeme problemi]]></category>
		<category><![CDATA[araçta herhangi bir ayıbın bulunmaması]]></category>
		<category><![CDATA[otomobilin ayıpsız misli ile değişimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=9692</guid>

					<description><![CDATA[3. Hukuk Dairesi         2020/4229 E.  ,  2020/5417 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : &#8230; BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen ayıplı mal nedeniyle malın misliyle değiştirilmesi davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/ucretsiz-degisim-talebinin-hakkaniyete-ve-iyi-niyet-kurallarina-uygun-dusmeyecegi-degerlendirilmesi-yapilmak-suretiyle-tuketicinin-aracin-ayipsiz-misli-ile-degistirilmesi-talebi-hakim-takdiri-ile-hakk/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">3. Hukuk Dairesi         2020/4229 E.  ,  2020/5417 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ : &#8230; BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ</span></p>
<p>Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen ayıplı mal nedeniyle malın misliyle değiştirilmesi davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde taraflar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:<br />
Y A R G I T A Y K A R A R I<br />
Davacı, 10.08.2015 tarihinde dava konusu otomobili satın aldığını, kullanıma başlanmasından 28 gün sonra aracın vitese geçmeme probleminin ortaya çıktığını ve bu sebeple servise başvurulduğunu, servis tarafından öncesinde araçtaki arızanın tamir edilemez olduğu ve kendisine yeni araç verileceği bilgisinin verildiğini daha sonra ise arızanın tamir edileceğinin söylendiğini, bu haliyle aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek dava konusu otomobilin ayıpsız misli ile değişimine, bunun mümkün olmaması halinde sözleşmenin iptali ile araç için ödenen bedelin iadesine ve dava konusu aracın serviste kaldığı süre boyunca başka bir araç kiralandığından 4.628,00.-TL bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br />
Davalı, dava konusu edilen araçta herhangi bir ayıp bulunmadığını ifade ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br />
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş; davacının istinaf talebi, &#8230; Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesince incelenerek; Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf edilen kararın kaldırılmasına, davacının davalı aleyhine açtığı sözleşmenin feshi ve misliyle değişim talebi ile bedel iadesine yönelik taleplerinin reddine, ancak davacının değer kaybına yönelik talebinin kabulü ile 6.360,00 TL değer kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine ve davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 8.657,19 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, karar verilmiştir. Bu karar, süresi içinde davanın taraflarınca temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br />
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.<br />
2-Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf aşamasında dosyaya kazandırılmış olan bilirkişi raporlarına dayanılmak suretiyle ilk derece mahkemesince araçtaki gizli ayıbın giderilmesi nedeniyle oluşan zarar miktarı itibariyle aracın bedelinin iadesi talebinin hakkaniyete uygun olmadığı belirtilerek reddine karar verilmiş ise de aracın gizli ayıptan kaynaklı olarak orjinalliğin bozulması sonucu değerinde düşüklüğe sebebiyet verdiğinden, uğranılan bu zararın her ne kadar açıkça dava dilekçesinde talep edilmemiş ise de, ancak &#8220;çoğun içinde az da vardır kuralı&#8221; gereğince değer düşüklüğü olarak hesaplanan 6.360,00 TL&#8217;nin davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle hükmün kurulması cihetine gidilmiş olduğu anlaşılmıştır.<br />
6502 sayılı yasa 11/3. maddesi hükmü ile “Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.” düzenlemesi yapıldığı gibi yine Türk Borçlar Kanunu’nun 227/4. maddesi hükmü ile de “Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.” düzenlemesi kanun koyucu tarafından öngörülmüş olup, birbirini tamamlayan bu iki hüküm ile yasa koyucu temel hukuk prensibi olarak iyiniyet kurallarının hayata geçirilmesini hedeflemekte ve her ne kadar seçimlik hakları yasa ile sayılmış ve bu seçimlik hakların içerisinde herhangi birini tercih etme bakımından tüketici serbest bırakılmış ise de, bunun sınırı olarak iyiniyet kuralları ve tarafların hak ve menfaatler dengesi nazara alınmak suretiyle sözleşmenin ayakta tutulması sağlanırken varlığı tespit ve kabul edilen ayıp nedeniyle tüketicinin bir kayıp veya zarara uğramasının da önüne geçilmesi hedeflenmiştir.<br />
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece dava konusu otomobilin ayıplı olduğu kabulü yapılmış ve ancak ücretsiz değişim talebinin hakkaniyete ve iyi niyet kurallarına uygun düşmeyeceği değerlendirilmesi yapılmak suretiyle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin reddi ile 6.360,00.-TL değer kaybı şeklinde oluşan maddi zararın tazmini hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br />
Mahkemece bu şekilde; hakimin takdiri ile davacının talebi hakkaniyet gereği değiştirilmek suretiyle kabul edilmiş olması nedeniyle davacı taraf aleyhine bu nedenle vekalet ücretine hükmedilemez. Bu nedenle mahkemece davacının bu talebine ilişkin olarak takdir hakkı kullanılmak suretiyle ulaşılan sonuç nedeniyle davacı aleyhine bu talebine ilişkin kısma dair yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.<br />
SONUÇ: Yukarıda açıklanan birinci bent gereğince, davalıların tüm davacının ise ikinci bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince, temyiz eden davacının temyiz itirazının kısmen kabulü ile kararın hüküm kısmının B.3 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve yerine “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan AAÜT’ye göre reddedilen araç kiralama bedeline ilişkin kısım için hesaplanan 900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, B.5 bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve yerine “Davacının yapmış olduğu yargılama giderleri toplamı 1.283,00 TL&#8217;den ibaret yargılama giderinin kabul ve reddedilen kısımlarına göre hesaplanan 1214,40 TL&#8217;sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 54,22 TL bakiye temyiz harcının davacıya yükletilmesine, peşin alınan 108,62 TL harcın davalıya iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Davacının tek taraflı olarak yaptırdığı tespit sonucu düzenlenen tespit bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmez.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/davacinin-tek-tarafli-olarak-yaptirdigi-tespit-sonucu-duzenlenen-tespit-bilirkisi-raporu-benimsenerek-karar-verilmez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Sep 2022 11:57:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[aracın ayıplı olması]]></category>
		<category><![CDATA[araçta sık sık arıza meydana gelmesi]]></category>
		<category><![CDATA[araçta yağ artışı]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım hatasından kaynaklanan arıza]]></category>
		<category><![CDATA[yağa mazot karışması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=9507</guid>

					<description><![CDATA[Hukuk Genel Kurulu         2017/898 E.  ,  2021/88 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili ve ferî müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/davacinin-tek-tarafli-olarak-yaptirdigi-tespit-sonucu-duzenlenen-tespit-bilirkisi-raporu-benimsenerek-karar-verilmez/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hukuk Genel Kurulu         2017/898 E.  ,  2021/88 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi</p>
<p>1. Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili ve ferî müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.<br />
2. Direnme kararı davalı vekili ve ferî müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan mülga1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla değişikliği öncesi hâliyle 438. maddesinin ikinci fıkrası gereğince direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağından fer’i müdahil vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra gereği görüşüldü:</p>
<p>I. YARGILAMA SÜRECİ<br />
Davacı İstemi:<br />
4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 18.04.2011 tarihinde davalı şirketten Mercedes Benz marka Sprinter model aracı 79.750TL’ye satın aldığını, aracın 2 yıl garantili olarak satıldığını ve 22.04.2011 tarihinde trafiğe çıktığını, aracın ilk 20.000 km bakımından sonra yağ ikaz lambasının yandığını ve 21.500 km’de uyarı verdiğini, servis kontrolünde yağa mazot karıştığı için yağ artışı gerçekleştiğinin ve araçtan yağ salındığının belirlendiğini, araçtaki yağ sorunu nedeniyle 07.04.2012, 09.07.2012, 11.07.2012 ve 31.07.2012 tarihlerinde servise alındığını, yağ sorununun sürekli tekrar ettiğini, her seferinde davalı tarafından geçici çözümler üretildiğini, Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/1 D. İş sayılı dosyası ile araç üzerinde tespit yaptırdıklarını, bilirkişi raporunda aracın ayıplı olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine davalıya ihtar gönderilerek değişim veya bedel iadesinin talep edildiğini, davalının garanti kapsamında onarım gerçekleştirdiğini iddia ederek taleplerini kabul etmediğini, araçtaki ayıbın müvekkilinden kasıtlı olarak gizlendiğini ileri sürerek davanın kabulü ile aracın davalı tarafından geri alınarak araç bedeli olan 79.750TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br />
Davalı Cevabı:<br />
5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; araçta meydana gelen arızanın gizli ayıptan kaynaklı olmayıp, aracın kullanımından kaynaklandığını, aracın kitapçığında sık sık kısa mesafe ya da yoğun dur-kalk şeklinde kullanıldığında rejenerasyon işlemi tamamlanmadan kesilebildiğini, sık sık kesilen rejenerasyon nedeniyle dizel partikül filtresinin temizleme işleminin tamamlanmadığını, sonuç olarak motor yağına yakıt karışabildiği ve motor yağ seviyesi ikazının yanabileceğinin açıklandığını, aracın kullanımı ile ilgili ayrıntılı bilgi vermek amacıyla “Sprinter Talimatı için Tamamlayıcı Bilgiler” föyü hazırlanarak davacıya verildiğini, bu föyde sık sık kısa mesafe ya da yoğun dur-kalk şeklinde kullanılan araçların rejenerasyonunun desteklenmesi için yaklaşık 500 km’de bir en az 20 dakika otoban veya uzun mesafe sürüşü yapmalarının tavsiye edildiğini, müvekkili şirket tarafından araçta meydana gelen arızanın garanti kapsamında tamir edilerek her defasında sorunsuz şekilde davacıya teslim edildiğini, aracın kullanım talimatında belirtilen şekilde kullanılmadığını ve söz konusu arızalara davacının kendisinin sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br />
Ferî Müdahil Cevabı:<br />
6. Ferî müdahil vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ayıp olarak belirtilen durumun imalat hatası olmadığını, kullanıcının aracı kullanım kılavuzu şartları dışında kullanmasından ileri geldiğini, davacının aracı sürekli olarak kısa mesafelerde düşük devir ve düşük hızlarda kullandığını, kullanım kılavuzundaki uyarıları dikkate almadığını, kendi eylemiyle otomatik temizleme sisteminde arızalar meydana gelmesine neden olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br />
Mahkeme Kararı:<br />
7. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.03.2014 tarihli ve 2013/52 E., 2014/116 K. sayılı kararı ile; aracın davacı tarafından okul servisi olarak kullanılmak üzere alındığı ve araçtaki şikâyetin nedeni konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, ihtilafın araçtaki bu şikâyetlerin ayıp olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği noktasında olduğu, aracın davacının beklediği faydayı azaltan özelliklere sahip olduğu ve bu haliyle gizli ayıplı olduğu, davalının araca 2 yıl garanti verdiği ayrıca davalıların sunduğu raporlardan anlaşılacağı üzere dava konusu araç modeli ile ilgili genel bir problem olduğunun anlaşıldığı, davalının aracın bu probleminin kullanıcı hatasından kaynaklandığını ve aracın bu arızayı vermemesi için her 500 km’de bir otoyolda veya şehirlerarası yolda 20 dakika yüksek sürat ve devirde kullanılması gerektiğini savunduğu, davalının bu savunmasının genel maksatla kullanılan araçlar açısından doğru olabileceği ancak davacının aracı okul taşıtı olarak kullanmak üzere aldığı, aracın sürekli şehir içinde kullanılacağının davalı satıcının bilgisi dahilinde olduğu, davalının aracı okul taşıtı olarak dizayn edip sattığı, okul taşıtlarının büyükşehir sınırları dışına çıkışının İl Trafik Komisyonunun 17.03.1999 tarihli kararı ile yasaklandığı, bunun da davalı tarafından bilinmesi gereken durum olduğu, davalının aracın bu özelliğini davacıya ayrıca bildirdiğine ve buna rağmen davacı tarafından satın alındığına dair bir delil sunmadığı, aracın bu özelliğinin davacıdan gizlenmesi nedeniyle davanın süresinde açıldığının kabul edildiği, davaya konu araç satın alındığında davacının kendisinden beklediği faydayı sağlayamayacak derecede ayıplı olduğu, bu nedenle davacının aracın bedelini talep hakkının olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 79.750TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br />
Özel Daire Bozma Kararı:<br />
8. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve ferî müdahil vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.<br />
9. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince 02.06.2015 tarihli ve 2014/10988 E., 2015/8176 K. sayılı kararı ile;<br />
“…Davacı vekili, davalı şirketten satın alınan araçta, üretimden kaynaklanan ayıp olduğunu, değişim veya bedel iadesi yönündeki keşide ettikleri ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını iddia ederek, aracın davalı satıcı firma tarafından geri alınarak araç bedeli 79.750 TL&#8217;nin ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.<br />
Davalı vekili cevabında, araçtaki arızanın, gizli ayıptan kaynaklı olmayıp, aracın kullanımından kaynaklandığını, müvekkili şirketçe servis olarak araçta meydana gelen zararın garanti kapsamında tamir edildiğini, sorunsuz olarak teslim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br />
Fer&#8217;i müdahil Mercedes Benz Türk A.Ş. vekili, müvekkili şirketin dava konusu aracın yetkili ithalatçısı olup, davanın kabulü halinde davalı bayi tarafından müvekkili şirkete rücu edileceğinden davalı yanında fer&#8217;i müdahale talebinde bulunduklarını, davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, araçta imalat hatası olmadığını, davacının aracı kötü kullanımından kaynaklanan arızaların meydana geldiğini, davacı talebinin koşullarının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br />
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davaya konu aracın okul servisi olarak kullanılmak üzere alındığı, ancak aracın davacının araçtan beklediği faydayı azaltan özelliklere sahip olduğu bu haliyle araçta gizli ayıp olduğu, davalının aracın bu arızayı vermemesi için her 500 km&#8217;de bir otoyolda veya şehirlerarası yolda 20 dakika yüksek sürat ve devirde kullanılması gerektiğini ileri sürdüğü, oysa davacının aracı okul taşıtı olarak kullanmak üzere aldığı, aracın sürekli şehir içinde kullanılacağının davalı satıcının bilgisi dahilinde olduğu, zira aracı kendisinin okul taşıtı olarak dizayn edip sattığı ve okul taşıtına uygun olup olmadığını bilen kişi olduğunu, İl Trafik Komisyonunun 17.03.1999 tarihli kanun ile okul taşıtlarının büyükşehir dışına çıkışının yasaklandığı, bunun davalı tarafından bilinmesi gerektiği, el kitabında bu hususun yazdığını söyleyerek davalının bu sorumluluktan kurtulamayacağı, davalının, aracın bu özelliğini davacıya ayrıca bildirdiğine ve buna rağmen davacı tarafından satın alındığına dair bir delil sunulmadığı, davalının, davacıdan aracın okul taşıtına engel halinin gizlendiği, bu nedenle davacının aracın bedelini talep etme hakkına sahip olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili ve fer&#8217;i müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
Dava, satılan malın ayıplı olduğu iddiasına dayanmaktadır. Davalı taraf arızanın kullanım hatasından kaynaklandığını savunmaktadır. Bu durumda mahkemece konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak araçta ayıp olup olmadığının ve varsa bunun kullanım hatasından kaynaklanıp, kaynaklanmadığının tespit ettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönde inceleme yaptırılmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir,…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.<br />
Direnme Kararı:<br />
10. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2015/826 E., 2015/880 K. sayılı kararı ile; önceki gerekçeler yanında davalının kullanım hatası olarak ileri sürdüğü hususun, &#8220;aracın bu arızayı vermemesi için her 500 km’de bir otoyolda veya şehirlerarası yolda 20 dakika yüksek sürat ve devirde kullanılmaması&#8221; olduğu, davacının aracı davalının belirttiği aralıklarla otoyolda ve şehirlerarası yolda kullanmadığı, bunun belirlenmesi için bilirkişi incelemesine gerek olmadığı, davacının aracı bu şekilde belirli aralıklarla otoyolda veya şehirlerarası yolda neden kullanamadığını belirttiği, davacının aracını belirli aralıklarla otoyolda veya şehirlerarası yolda 20 dakika yüksek sürat ve devirde kullanamamasının kendi hatasından kaynaklanmadığı, mevzuat ve kurallar gereği büyükşehir belediyesi dışına çıkamamasından kaynaklandığının belirlendiği, davacının kendi elinde olmayan bir durum nedeniyle aracı hatalı kullandığının kabul edilemeyeceği ayrıca hâkimin kendi bilgisi ve tecrübesi ile değerlendirebileceği bir durum için bilirkişi incelemesine başvurmasının usul ekonomisine uygun olmadığı, ortada teknik bir konu olmadığından bilirkişi incelemesine gerek bulunmadığı, arıza ve sebebinin belli olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.<br />
Direnme Kararının Temyizi:<br />
11. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili ve ferî müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>II. UYUŞMAZLIK<br />
12. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, davacı tarafından ayıplı olduğu iddia edilen araca ilişkin olarak bilirkişi tarafından inceleme yapılarak araçta ayıp olup olmadığı varsa kullanım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunun belirlenerek karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.</p>
<p>III. GEREKÇE<br />
13. Uyuşmazlık konusu itibari ile öncelikle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) düzenlenen bilirkişi incelemesi ve mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 194. maddesinde düzenlenen ayıp kavramına ilişkin olarak açıklamalarda bulunmakta fayda vardır.<br />
14. HMK’nın “Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller” başlıklı 266/1. maddesi; “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.” düzenlemesini içermektedir.<br />
Aynı Kanun’un “Bilirkişi raporuna itiraz” başlıklı 281/2. maddesinde ise; “Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir.” hükmüne yer verilmiş ve 282. madde ile de hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği belirtilmiştir.<br />
15. Öte yandan 24.11.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 3/3. maddesi ile “Genel bilgi ve tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.” şeklinde HMK&#8217;nin 266/1. maddesine benzer bir düzenleme getirilmiştir.<br />
16. Bununla birlikte çözümü hukuk bilgisi dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektirdiği için bilirkişiye başvurulduğu hâllerde mahkeme, bilirkişi raporunda noksan veya müphem gördüğü hususların tamamlanması veya açıklanması için kendiliğinden veya tarafların itirazı üzerine bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabilecektir. Ancak, mahkemenin bilirkişi raporunu noksan ve müphem bulmadığı (tam ve açık bulduğu), itirazların daha önce incelenmiş veya dava dosyasındaki bilgilerle karşılanması mümkün olduğu hâllerde mahkeme, ek rapor almadan veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan bilirkişi raporuna karşı yapılmış olan itirazları kendisi de inceleyebilecektir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü C. III, İstanbul 2001, s. 2761).<br />
17. Ayıba ilişkin olarak BK’nın 194. maddesi ise:<br />
“Bayi müşteriye karşı mebiin zikir ve vadettiği vasıflarını mütekeffil olduğu gibi maddi veya hukuki bir sebeple kıymetini veya maksut olan menfaatini izale veya ehemmiyetli bir suretle tenkis eden ayıplardan salim bulunmasını da mütekeffildir.<br />
Bayi, bu ayıpların mevcudiyetini bilmese bile onlardan mesuldür” şeklinde düzenlenmiştir.<br />
18. Ayıp; bir malda sözleşme ve yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların yer almasıdır. Bu çerçevede ayıp kavramının içeriği belirlenirken öncelikle; sözleşme hükümlerine bakılmalıdır. Sözleşme ele alınırken bakılacak ilk husus, taraflar arasında satılan malın hangi özellikleri içermesi konusunda açık bir anlaşmanın olup olmadığıdır. Üzerinde anlaşma olmayan durumda ise, sözleşmenin yorumundan hareketle tarafların zımnen bu konuda bir anlaşma yapıp yapmadıklarına bakılacaktır. Zımni anlaşmanın dahi olmadığı durumlarda, sözleşmenin tümü dikkate alınacak ve dürüstlük kuralına göre malın taşıması gereken vasıflar belirlenecektir. Bu anlamda ayıp, malın sözleşmeye göre taşıması gereken nitelikleri taşımaması hâli veya bu hususta özel bir hüküm olmasa da, sözleşmenin niteliği ve içeriği dikkate alındığında, malda mevcut olması gereken vasıfların eksikliği şeklinde ortaya çıkacaktır.<br />
19. Satılan maldaki ayıp, açık veya gizli ayıp şeklinde olabilir. Açık ayıplar, ilk bakışta görülebilen veya basit bir muayene ile anlaşılabilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıplar, ilk bakışta fark edilemeyen, sonradan yapılacak detaylı bir muayene ile anlaşılan ayıplardır. Bu tür ayıplar genelde malın yapısıyla ilgili olan ve kullanılmasıyla anlaşılan ayıplardır.<br />
20. Bu ilke ve açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı, 18.04.2011 tarihinde davalı Hastalya Otomotiv Yatarım ve Pazarlama A.Ş.’den Mercedes Benz marka Sprinter model aracı 79.750TL bedelle satın almış, aracın kullanımı sırasında yağ ikaz lambasının yanması üzerine servis kontrolünde, yağa mazot karışması nedeniyle yağ artışı gerçekleştiği tespit edilmiştir.<br />
21. Mahkemece yapılan yargılamada araçtaki şikâyetin nedeni konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayıp ihtilaf, davacının araçtan dolayı şikâyetinin gizli ayıp olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.<br />
22. Gerek Bilirkişilik Kanunu’nun 3/3. maddesi gerekse HMK’nın 266/1. maddesi uyarınca, hâkimin kendi bilgi ve tecrübesiyle, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan bir durumda bilirkişi incelemesine başvurulmasına gerek bulunmamaktadır. Zira hukuki konular, anlaşılabilmesi için hâkimin bilemeyeceği özel ve teknik bilgiye ihtiyaç duyulan konular değildir. Bilirkişi, davadaki hukukî meselede değil, maddi meselede görüşüne başvurulan kişidir.<br />
23. Somut olayda da, davalı ve ferî müdahil tarafından araçta meydana gelen arızanın, aracın kullanımından kaynaklandığı, kısa mesafe veya yoğun dur-kalk şeklinde kullanıldığında rejenerasyon işlemi tamamlanmadan kesilebildiği, sık sık kesilen rejenerasyon nedeniyle dizel partikül filtresinin temizleme işleminin tamamlanmadığı, sonuç olarak motor yağına yakıt karışabildiği ve motor yağ seviyesi ikazının yanabileceği, bundan doğan arıza nedeniyle araçtan gereken faydanın tam olarak elde edilemediği, araçta gizli ayıp bulunmadığı belirtilmekle, bilirkişi tarafından inceleme ve değerlendirme yapılmasını gerektiren teknik bir konu bulunmadığından ayrıca bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek bulunmamaktadır.<br />
24. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, HMK’nın 266. maddesi uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, davacının tek taraflı olarak yaptırdığı tespit sonucu düzenlenen tespit bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmeyeceği, davalının araçtaki arızanın kullanım hatasından kaynaklandığını belirtmesine göre delil tespiti raporuna itibar edilerek karar verilmeyeceği, araçtaki arızanın kullanım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının hâkimin genel ve hukuki bilgisi ile çözebileceği konu olmadığı, bu nedenle mahkemece konusunda uzman bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak araçtaki arızanın kullanım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında denetime uygun elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş yukarıda açıklanan nedenlerde Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.<br />
25. Hâl böyle olunca; yukarıda açıklanan hususlara değinilerek verilen direnme kararı usul ve yasaya uygun olup, yerindedir.<br />
26. Ne var ki, davanın esasına ilişkin temyiz itirazları Özel Dairece incelenmediğinden, bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.<br />
IV. SONUÇ:<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
Direnme kararı yerinde olup davanın esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br />
Ancak karar düzeltme yolunun açık olması sebebiyle öncelikle mahkemesince Hukuk Genel Kurulu kararının taraflara tebliği ile karar düzeltme yoluna başvurulması hâlinde dosyanın Hukuk Genel Kuruluna, başvurulmaması hâlinde ise mahkemesince doğrudan YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br />
6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on beş içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,16.02.2021 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.</p>
<p>KARŞI OY</p>
<p>Davacı vekili, müvekkilinin 18.04.2011 tarihinde davalı şirketten Mercedes Benz marka Sprinter model araç satın aldığını, aracın ilk 20.000 km bakımından sonra yağ ikaz lambasının yandığını ve 21.500 km’de uyarı verdiğini, araçtaki yağ sorunu nedeniyle 07.04.2012, 09.07.2012, 11.07.2012 ve 31.07.2012 tarihlerinde servise alındığını, yağ sorununun sürekli tekrar ettiğini, Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/13 iş sayılı dosyası ile araç üzerinde tespit yaptırdıklarını, bilirkişi raporunda aracın ayıplı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, aracın davalı tarafından geri alınarak araç bedeli olan 79.750,00TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.<br />
Davalı, araçta meydana gelen arızanın garanti kapsamında tamir edilerek, her defasında sorunsuz bir şekilde davacıya teslim edildiğini, aracın kullanım talimatında belirtilen şekilde kullanılmadığını ve söz konusu arızalara davacının kendisinin sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br />
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ve feri müdahil vekilinin temyiz itirazı üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesince “Davalının arızanın kullanım hatasından kaynaklandığını savunduğu, bu durumda mahkemece konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak araçta ayıp olup olmadığının ve varsa bunun kullanım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit ettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönde inceleme yapılmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına” karar verilmiş, bozma kararına karşı mahkemece direnilmiştir.<br />
HMK 266. maddesi hükmüne göre, mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün konularda bilirkişiye başvurulamaz.<br />
Açıklanan madde hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi incelemesi yaptırılması, taraflarca ileri sürülen itirazların da, bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerekir. Davalı tarafından açıkça veya örtülü olarak kabul edilmiş olmadıkça, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda davacı tarafından tek taraflı olarak yaptırılan delil tespiti sonucu düzenlenen tespit bilirkişi raporu benimsenerek hüküm kurulamaz.<br />
Delil tespiti davalının yokluğunda, araç başında bilirkişi marifetiyle tespit yapılmış, tespit bilirkişi raporunda araçta 3 defadan fazla aynı arızanın tekrarlanmasına rağmen giderilmeyen şikâyetlerinin kaynağının gizli ayıp niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Davalı yargılamada; araçtaki arızanın kullanım hatasından kaynaklandığını belirttiğine göre, mahkemece delil tespiti raporuna itibar edilerek hüküm verilemez. Çünkü bilirkişi araçtaki arızanın kullanım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda bir inceleme yapılmamış ve raporunda da bu konuda görüş bildirmemiştir. Araçtaki arızanın kullanım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün bir konu değildir. Bu nedenle mahkemece konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi kurulundan inceleme yaptırılarak araçtaki arızanın kullanım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda Yargıtay denetimine uygun elverişli bir rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.<br />
Bu nedenlerle; yerel mahkemenin direnme kararının bozulması görüşünde olduğumdan, aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılamıyorum.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayıbın açık mı, yoksa gizli mi olduğunun tayininde ortalama (vasat) bir tüketicinin bilgisinin dikkate alınması, gerekmektedir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/ayibin-acik-mi-yoksa-gizli-mi-oldugunun-tayininde-ortalama-vasat-bir-tuketicinin-bilgisinin-dikkate-alinmasi-gerekmektedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2021 10:20:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[6502 sayılı yasanın 10/1. maddesi]]></category>
		<category><![CDATA[aracın ayıplı olması]]></category>
		<category><![CDATA[aracın boya atması]]></category>
		<category><![CDATA[ayıp ihbar süresi]]></category>
		<category><![CDATA[TBK.’nun 223. maddesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7271</guid>

					<description><![CDATA[(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2017/8888 E. &#160;, &#160;2020/5049 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki Ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla İzmir 5. Tüketici Mahkemesince 2015/3564 esas 2017/13 karar sayılı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/ayibin-acik-mi-yoksa-gizli-mi-oldugunun-tayininde-ortalama-vasat-bir-tuketicinin-bilgisinin-dikkate-alinmasi-gerekmektedir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2017/8888 E. &nbsp;, &nbsp;2020/5049 K.</strong></p>



<ul><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p>MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi<br><br>Taraflar arasındaki Ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla İzmir 5. Tüketici Mahkemesince 2015/3564 esas 2017/13 karar sayılı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2017/775-2017/719 karar sayılı kararının süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.<br><br>K A R A R<br><br>Davacı, 29.04.2014 tarihinde dava konusu otomobili satın aldığını, aracın satın alınıp kullanılmaya başlanmasından kısa bir süre sonra aracın dış ve iç yüzeylerinde pul pul boya dökülmelerinin ortaya çıktığını, bu nedenle ilk olarak 21.09.2015 tarihinde servise başvurulduğunu ancak bir netice alınamadığını, bu haliyle aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek; dava konusu otomobilin ayıpsız misli ile değişimine, bunun mümkün olmaması halinde ise sözleşmenin iptali ile bedel iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ilk derece yargılama makamına sunmuş olduğu yanıt dilekçesi ile davacının boya sıkıntısı nedeniyle bir buçuk yıl sonra servise başvurduğunu, ayıp ihbar süresini kaçırdığını ayrıca dava konusu aracın üretimden kaynaklı ayıplı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İlk derece yargılama makamınca, davanın kısmen kabulü ile 8.500,00 TL&#8217;nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; tarafların istinaf talepleri, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince incelenerek; davalının istinaf talebinin reddine, davacının istinaf talebinin kabulü ile; İzmir 5. Tüketici Mahkemesinin 17/01/2017 günlü, 2015/3564 Esas, 2017/13 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 2014 model &#8230; Yeni &#8230; Tıtanıum 1.0 EcoBoost 100PS PWS+X Paket aracın, ayıpsız misli ile değiştirilmesine, İİK 24. maddesinin infazda dikkate alınmasına, karar verilmiştir. Bu karar, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.<br>1-Dava, sıfır km satın alınan araçtaki üretimden kaynaklanan boya hatası nedeniyle misli ile değişim ya da sözleşmeden dönme ve bedeli iadesi istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesi ile davalıdan 29.04.2014 tarihinde satın alınan otomobilin kullanılmaya başlanmasından kısa bir süre sonra boya dökülmelerinin peydah olduğunu, bu kabarmalar ve dökülmelere önce bir anlam veremediğini ve ancak dava dilekçesinde belirtildiği üzere bu boya dökülmeleri nedeniyle ilk olarak 21.09.2015 tarihinde servise başvurduğunu ifade etmiştir.<br>Davacının aracı satın aldığı 29.04.2014 tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı TKHK.’nun 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Öyle olunca, 4077 sayılı TKHK’nun 30. maddesi gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK.’nun bu konudaki 223. maddeye göre, (818 sayılı BK&#8217;nun 198.maddesi), alıcı, teslim aldığı malı işlerin olağan akışına göre, imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya uygun süre içinde ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirme ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da hemen satıcıya bildirmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. O halde, gizli ayıpların, dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra hemen (dürüstlük kuralına uygun olan en kısa sürede), ihbar edilmesi; ayıbın açık mı, yoksa gizli mi olduğunun tayininde ise, ortalama (vasat) bir tüketicinin bilgisinin dikkate alınması, gerekmektedir.<br>Davanın açıldığı 31.12.2015 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı yasanın 10/1. maddesinde ise teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğunun kabul edileceği belirtilmiştir. Dava dilekçesinde belirtildiği üzere, davacı, aracı teslim aldıktan ve kullanmaya başladıktan kısa süre sonra sonra araçtaki boya sorununu fark etmiş ve ancak ilk olarak yine kendi beyanı ile 21.09.2015 tarihinde bu sebeple servise müracaat etmiştir.<br>Bu açıklamalar ışığında davacı vekilince dava dilekçesi ile ifade edilen bu beyanlar ile yukarıda yer verilen yasal düzenelemeler değerlendirilmek suretiyle; davalının davacı asilin boya problemi nedeniyle bir buçuk yıl sonra servise başvurduğu ve ayıp ihbar sürelerine uymadığı yönündeki itirazı karşılanmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.<br>2-Öte yandan davanın yapılan yargılaması esnasında iki farklı bilirkişiden rapor alınmış, ilk raporu düzenleyen bilirkişi boyadaki dökülmelerin imalat hatası olmayıp, çevresel koşullardan kaynaklandığını bildirmiş olmasına rağmen, hükme esas alının ikinci bilirkişi raporunda boya dökülmelerinin imalat hatası niteliğinde olup, gizli ayıp mahiyetinde olduğu belirtilmiştir. İki bilirkişi raporu arasında açık farklılık bulunduğu gibi, görüşüne başvurulan bilirkişilerin hiç birisi boya konusunda uzman değildirler. O halde, mahkemece, bu konuda rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı bir Üniversiteden, konularında uzmanların bulunduğu, akademik kariyere sahip ve içerisinde en az bir kimyager olacak şekilde oluşturulan 3 kişilik bilirkişi kurulundan, dosya kapsamında alınan iki rapor arasındaki çelişkiyi giderecek mahiyette, teknik verileri gösterir, bu verileri yorumlar ve bu yorumların nedenlerini açıklayıcı, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli, taraf itirazlarını karşılar nitelikte rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı ve bu nedenle eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz eden davalıya iadesine, HMK&#8217;nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 23/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Araçtaki boyama işlemi çizik veya benzeri bir nedenle yapılmış olduğundan bu durum aracın gizli ayıplı olduğu gösterir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/aractaki-boyama-islemi-cizik-veya-benzeri-bir-nedenle-yapilmis-oldugundan-bu-durum-aracin-gizli-ayipli-oldugu-gosterir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2020 07:26:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[aracın ayıplı olması]]></category>
		<category><![CDATA[aracın kullanım esnasında boyanmış olabilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[aracın ön kaputunun boyalı olması]]></category>
		<category><![CDATA[ayıpta ihbar yükümlülüğü]]></category>
		<category><![CDATA[zamanaşımı süresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6815</guid>

					<description><![CDATA[13. Hukuk Dairesi         2011/2119 E.  ,  2011/11546 K. TÜKETICI MAHKEMESI GIZLI AYIP AYIP İHBAR SÜRESI AYIBIN ÖĞRENILMESI TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN (4077) Madde 23 TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN (4077) Madde 4 &#8220;İçtihat Metni&#8221; ÖZET: ARAÇLA İLGİLİ BİR HASAR DOSYASININ BULUNMAMASI, ARACIN ÖN KAPUTUNDA BOYAYI GEREKTİRECEK BİR HASARIN MEYDANA GELMEDİĞİNİN, BOYANIN ÇİZİK VEYA BENZERİ BİR NEDENLE... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/aractaki-boyama-islemi-cizik-veya-benzeri-bir-nedenle-yapilmis-oldugundan-bu-durum-aracin-gizli-ayipli-oldugu-gosterir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">13. Hukuk Dairesi         2011/2119 E.  ,  2011/11546 K.</span></b></p>
<ul>
<li>TÜKETICI MAHKEMESI</li>
<li>GIZLI AYIP</li>
<li>AYIP İHBAR SÜRESI</li>
<li>AYIBIN ÖĞRENILMESI</li>
</ul>
<ul>
<li>TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN (4077) Madde 23</li>
<li>TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN (4077) Madde 4</li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p class="Stil"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">ÖZET: ARAÇLA İLGİLİ BİR HASAR DOSYASININ BULUNMAMASI, ARACIN ÖN KAPUTUNDA BOYAYI GEREKTİRECEK BİR HASARIN MEYDANA GELMEDİĞİNİN, BOYANIN ÇİZİK VEYA BENZERİ BİR NEDENLE YAPIL­DIĞININ VE BU HALİYLE GİZLİ AYIPLI OLDUĞUNUN BİLİRKİŞİ RAPORU İLE TESPİT EDİLMESİ KARŞISINDA, BOYAMA İŞLEMİNİN ARAÇ DAVACININ ELİNDE İKEN GERÇEKLEŞMEDİĞİNİN VE AYIP İHBARININ SÜRESİNDE OL­DUĞUNUN KABULÜ GEREKİR.</span></p>
<p class="Stil">Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.</p>
<p class="Stil">Davacı, davalı K… Oto’dan 08.09.2006 tarihinde 57.300 Euro bedelle BMW marka bir araç satın aldığını, aracı satmak istediğinde, alıcıların aracın ön kaputunun boyalı olduğundan bahisle aracı almaktan vazgeçtiklerini ya da çok düşük fiyatlar verdiklerini, tespit yaptırdığını, bilirkişi raporu ile aracın ön kaputunun boyalı olduğunun belirlendiğini, davalılara ihtar çektiğini ancak sonuç alamadığını, aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek, fatura bedeli olan 57.300 Euro’nun davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.</p>
<p class="Stil">Davalılar, zamanaşımı süresinin dolduğunu, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, aracın davacının kullanımı esnasında boyanmış olabileceğini, üretimden kaynaklı bir ayıp bulunmadığını savunarak, davanın reddini dile­mişlerdir.</p>
<p class="Stil">Mahkemece, süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p class="Stil">Davacı, davalı K… Oto’dan satın aldığı aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek, ödenen bedelin iadesini istemiş, davalılar ise araçta ayıp olmadığını savunmuşlardır. Mahkemece, davacı tarafından ayıbın 16.03.2009 tarihli servis raporu ile öğrenilmiş olduğu, 14.05.2009 tarihinde tespit yaptırıldığı, 09.06.2009 tarihinde ihtar çekildiği, davanın ise 25.06.2009 tarihinde açıldığı, süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 16.03.2009 tarihli servis raporunda, aracın boyasının fab­rikasyon orijinal olduğunun tespit edildiği yazılıdır. Davacının, bu rapor ile araçtaki ayıbı öğrendiğinden bahsedilemez. Zira, servis raporundan araçta boya ile ilgili bir ayıbın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, 14.05.2009 ta­rihinde tespit isteminde bulunmuş, Ümraniye İkinci Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/148 D.İş sayılı dosyasında keşfe gidilmiş, 28.05.2009 tarihli bilirkişi raporu ile aracın ön kaputunun boyalı olduğu tespit edilmiştir. O halde davacı, ayıbı bu raporun kendisine tebliğ edildiği tarihte öğrenmiş ve 09.06.2009 tarihinde davalılara ihtar çekerek süresinde ihbar yükümlülüğünü yerine ge­tirmiştir. Bu durumda mahkemece, süresinde ayıp ihbarı bulunmadığından da­vanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. İTÜ öğretim üye­lerinden alınan bilirkişi raporunda, dava konusu aracın ön motor kaputunun sonradan boyanmış olduğu, aracın modeli ve kilometresi (73.000) dikkate alındığında bu boyama işleminin satın almadan önce mi yoksa satımdan sonra mı yapıldığının tespitinin mümkün bulunmadığı, boyama işleminin araçta mey­dana gelen bir hasar sonucunda değil, çizik veya benzeri bir nedenle yapılmış olduğu ve aracın gizli ayıplı olduğu bildirilmiştir. Araçla ilgili bir hasar dos­yasının bulunmaması, aracın ön kaputunda boyayı gerektirecek bir hasar meydana gelmediğinin bilirkişi raporu ile tespit edilmesi karşısında boyama işleminin araç davacının elinde iken gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Öyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ve aksi düşünce ile süresinde ayıp ihbarı yapılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.</p>
<p class="Stil">S o n u ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına (BOZULMASINA), 14.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ticari nitelikteki araçlarda ayıp nedeniyle açılacak tazminat davalarında görevli mahkeme ticaret mahkemesidir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/ticari-nitelikteki-araclarda-ayip-nedeniyle-acilacak-tazminat-davalarinda-gorevli-mahkeme-ticaret-mahkemesidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2020 09:16:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[aracın 7 defa arızalanması]]></category>
		<category><![CDATA[aracın ayıplı olması]]></category>
		<category><![CDATA[aracın ticari nitelikte olması]]></category>
		<category><![CDATA[ayıplı aracın yenisi ile değiştirilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6597</guid>

					<description><![CDATA[Yargıtay Kararı &#8211; 19. HD., E. 2016/15771 K. 2018/685 T. 15.2.2018 MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. &#8211; K A R A R &#8211; Davacı vekili, davacının, davalı... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/ticari-nitelikteki-araclarda-ayip-nedeniyle-acilacak-tazminat-davalarinda-gorevli-mahkeme-ticaret-mahkemesidir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="row row-segment">
<div class="col">
<div class="col-lg-8">
<div class="row">
<div class="document-title-column">
<div class="document-title"><span style="font-size: 18pt;"><strong>Yargıtay Kararı &#8211; 19. HD., </strong></span></div>
<div class="document-title"><span style="font-size: 18pt;"><strong>E. 2016/15771 K. 2018/685 T. 15.2.2018</strong></span></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="col-lg-4 d-none d-lg-block">
<div class="row document-icon"></div>
</div>
<p class="grounds-paragraph">MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">&#8211; K A R A R &#8211;</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">Davacı vekili, davacının, davalı &#8230; Bilişim ve Motorlu Araçlar San. Tic. A.Ş.’den 14/05/2012 tarihinde VF77N9HL0CJ586411 şase numaralı 2012 model Citroen Yeni Berlingo SX 1.6 Kamyoneti, 39.400.- TL bedel karşılığında satın aldığını, aracın düzenli bakımlarının yapıldığını, 01/06/2012 tarihinde aracın sola çekmesi ve 100-120 hız/km arasında titreme nedeniyle servise gittiğini rot/balans ayarı yapıldığını, arızanın yinelediğini, araç garanti süresi içinde 7 defa arızalandığından, 6502 ve 4077 Sayılı T.K.H.K. md. 13 ve Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik&#8217;in 14. maddesi uyarınca garanti süresi içerisinde 7 defa arıza tekrarladığından ayıplı aracın yenisi ile değiştirilmesi veya ödenen bedelin taraflar arasında imzalanan sözleşme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">Davalı &#8230; Otomotiv A.Ş. vekili; zamanaşımı ve görev itirazlarının olduğunu, aracın ayıplı olmadığını, hali hazırda halen kullanıldığını ve beklenen faydayı karşıladığını, davacının talebinin M.K. md. 2 ve B.K. md. 227’ye aykırı olduğunu, aksi düşünülerek aracın misli ile değiştirilmesine veya bedel iadesine karar verilmesi halinde, aracın satış tarihinden itibaren kullanım bedelinin semenden tenzil edilmesine, değer kaybının tespit edilerek araç bedelinden düşülmesine, ve araç üzerindeki takyidatların kaldırılmasına karar verilmesini, davacının talebi haksız ve yersiz olduğundan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">Davalı &#8230; Bilişim ve Motorlu Araçlar San. Tic. A.Ş. vekili; dava konusu araçta herhangi bir ayıp olmadığını, araca davacı ile birlikte hem uzun hem de kısa yol testi yapıldığını, herhangi bir sola çekme ya da titremeye rastlanmadığını, rot kontrollerinin standart dahilinde olduğunu, davalı &#8230; A.Ş.’nin diğer davalının sadece bir şubesi olduğundan bahisle husumet itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davaya konu araçta herhangi bir sağa sola çekme, titreme durumunun olmadığı, aracın halen arızalı olarak kullanıldığına ilişkin iddialarının asılsız olduğu, bu durumun yapılan keşif ve düzenlenen teknik heyet raporuyla da sabit olduğu, davacının talebinin 6502 Sayılı Yasa ve Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelikte belirtilen şartları taşımadığı, onarım hakkını kullanarak davaya konu araçtan hali hazırda faydalandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">Dava ticari nitelikteki aracın üretim hatası olması nedeniyle iadesi ile bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, araç ticari nitelikte olduğundan uyuşmazlığın ticaret mahkemesinde görülmesi gerekirken, tüketici mahkemesi olarak davanın görülüp sonuçlandırılması, görev kamu düzenine ilişkin olduğundan doğru görülmemiştir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 15/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayıp nedeniyle satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde nisbi tazminat metodu hesaplama yöntemi kullanılır.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/ayip-nedeniyle-satis-bedelinden-indirilecek-miktarin-tespitinde-nisbi-tazminat-metodu-hesaplama-yontemi-kullanilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2020 08:25:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[aracın ayıplı olması]]></category>
		<category><![CDATA[aracın km’sinin düşürülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ayıba karşı tekeffül]]></category>
		<category><![CDATA[gizli ayıp]]></category>
		<category><![CDATA[satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6245</guid>

					<description><![CDATA[13. Hukuk Dairesi         2018/2513 E.  ,  2020/3180 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 23.09.2014 tarihinde 2006 model &#8230; marka aracı davalıdan satın... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/ayip-nedeniyle-satis-bedelinden-indirilecek-miktarin-tespitinde-nisbi-tazminat-metodu-hesaplama-yontemi-kullanilir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">13. Hukuk Dairesi         2018/2513 E.  ,  2020/3180 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi</p>
<p>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.<br />
KARAR<br />
Davacı, 23.09.2014 tarihinde 2006 model &#8230; marka aracı davalıdan satın aldığını, aracı servis kontrolüne götürdüğünde aracın kilometre sayacında oynama olduğundan 3.500,00TL değer kaybettiğinin tespit edildiğini, davalıya gönderilen &#8230; 10.Noterliğinin 11.05.2015 tarih ve 016238 nolu ihtarnamesi ile değer kaybının tazmin edilmesinin istenildiğini, ihtara cevap verilmemesi üzerine &#8230; 11.İcra Müdürlüğünün 2015/6702 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın asıl alacak olan 3.500,00TL yönünden iptaline ve takibin bu meblağ üzerinden devamına, ayrıca %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br />
Davalı, davanın reddini dilemiştir.<br />
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.<br />
Dava, satın alınan aracın ayıplı olduğundan bahisle araçtaki değer kaybının tazmini talebine ilişkindir. Mahkemece, hükme esas alınan 17.07.2017 tarihli bilirkişi raporu ve 27.09.2017 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacının dava konusu 16 BVK 43 plakalı &#8230; tip, 1.3 CDDI ESSEN CD tip, &#8230; marka, dizel yakıtlı hususi otomobili 24.698,00 TL bedelle davalıdan araç satış sözleşmesi ile satın aldığını, davacının aldığı bu aracı 04.03.2016 tarihli araç satış sözleşmesi ile 27.498,00 TL bedelle dava dışı &#8230; Gedik&#8217;e sattığını, aracın davacıda 23.09.2014 &#8211; 04.03.2016 tarihleri arasında kaldığını, TÜV-SÜT Muayene İstasyonları kayıtlarına göre aracın 17.02.2012 tarihli muayenesinde kilometresinin 257.759, 01.08.2014 tarihli muayenesinde ise kilometresinin 143.243 olduğunu, aracın davacı tarafından satın alınmadan önce yapılan muayenesinde km’sinin düşürüldüğünün anlaşıldığını, kilometresi düşürülen araçtaki bu durumun tespitinin ancak teknik inceleme ile anlaşılabileceğini bildirmişlerdir. Mahkemece, “dosyaya toplanan deliller ve bilirkişi raporundan aracın kilometresi ile oynanmış olduğu ve bu hususun gizli ayıp niteliğinde olduğu anlaşılmış ise de, davacı taraf aracı kaç kilometrede aldığını ispat edememiş olup, davacının aracı satış tarihindeki tespit edilen değeri bilirkişi raporunda aracın mevcut durumuna göre piyasa değerine uygun bir değer olarak açıklandığından, davacı tarafça aracın kaç kilometrede iken alındığı ve kaç kilometre düşürme yapıldığı hususu ispat olunamadığından bilirkişi raporunda tespit edilen bedele göre davacının aracı piyasa rayicine uygun olarak sattığı da değerlendirilerek davacının zararının ispat edilememiş olması” gerekçesiyle sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmiştir. 27.09.2017 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; aracın davacı tarafından 23.09.2014 tarihinde satın alındığı, 17.02.2012 tarihli 2.muayenesinde kilometresinin 257.759 ve 01.08.2014 tarihli 3. muayenesinde ise kilometresinin 143.243 olduğu, aracın 2. ve 3. muayenesinin yapıldığı tarihler arasında kilometresi ile oynandığı fakat oynandığı tarihin tam tespitinin mümkün olmadığı bildirilmiştir.<br />
Dava, konusu itibariyle tüketici yasası hükümlerine tabi olmayıp taraflar arasındaki meselenin halli için 6098 sayılı TBK’nun ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 ve devamı maddelerine bakmak gerekir. Davacı 6098 sayılı TBK 219 ve sonraki ayıba karşı tekeffül maddeleri hükümlerine göre davalıdan tazminat istemekte haklıdır. Buna göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” Mahkemece alınan bilirkişi raporlarına göre davaya konu aracın kilometre sayacında oynama olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.<br />
Ayıp nedeniyle satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde, doktrinde, &#8220;mutlak &#8230;&#8221;, &#8220;nisbi &#8230;&#8221; ve &#8220;tazminat metodu&#8221; adıyla bilinen değişik görüşler mevcutsa da,gerek Dairemiz gerekse Yargıtay tarafından öteden beri uygulanan &#8220;nispi &#8230;&#8221; olarak adlandırılan hesaplama yöntemi benimsenmektedir. Bu metoda göre; satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirlenmektedir. Başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile, ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran, satış bedeline uygulanmaktadır.<br />
Mahkemece, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, davacının talep edebileceği tazminat miktarı uzman bilirkişi aracılığı ile &#8220;nispi &#8230;&#8221; olarak adlandırılan hesaplama yöntemi ile tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.<br />
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11/03/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
