<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bakırköy icra avukatı &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/bakirkoy-icra-avukati/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Jun 2020 08:05:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.5</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>bakırköy icra avukatı &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Öğretmenlerin ek ders ödemeleri de maaş gibi tamamen haczedilemez.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/ogretmenlerin-ek-ders-odemeleri-de-maas-gibi-tamamen-haczedilemez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2020 08:05:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy avukat]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy icra avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[İİK'nun 83/a maddesi]]></category>
		<category><![CDATA[kısmen haczi mümkün olan maaş ve ücret]]></category>
		<category><![CDATA[maaş ve ücretin 1/4'ü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5837</guid>

					<description><![CDATA[12. Hukuk Dairesi         2015/27694 E.  ,  2016/4598 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/ogretmenlerin-ek-ders-odemeleri-de-maas-gibi-tamamen-haczedilemez/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">12. Hukuk Dairesi         2015/27694 E.  ,  2016/4598 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi</p>
<p>Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:<br />
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçlunun şikayet yoluyla icra mahkemesine yaptığı başvuruda, her ne kadar maaşının haczine muvafakat etmiş ise de, hacizden önce verilen muvafakatın geçerli olmadığını, maaşından yapılan kesintiden sonra kendisine kalan para ile geçimini sağlayamadığını belirterek, maaşı üzerindeki haczin 1/4 oranında devamını, fazlası yönünden kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece, hacizden önce verilen muvafakat geçerli olmasa da, haciz kesintisinden sonra Ocak 2014 itibariyle borçlunun eline 1.001,45TL geçtiğini, bu paranın borçlunun geçimini sağlamaya yeterli olduğu gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br />
İİK&#8217;nun 83. maddesi gereğince; kısmen haczi mümkün olan maaş ve ücretten borçlu ve ailesinin geçinmesi için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar indirildikten sonra, kalan kısmın haczi mümkündür. Ancak aynı maddenin 2.fıkrasında haczedilecek miktarın maaş ve ücretin 1/4&#8217;ünden az olamayacağı belirtilmiştir.<br />
Ayrıca, Kanun, borçlunun maaş veya ücretinin 1/4&#8217;ünün herhalde haczedebileceğini hükme bağlamıştır. Buna göre ücretin tamamı borçlu ve ailesinin geçinmeleri için yeterli olmasa bile, icra memuru bunun 1/4&#8217;ünü mutlaka haczetmek zorundadır. İcra memuru haczedeceği miktarın azami sınırını belirlerken borçlunun ve ailesinin ihtiyacını göz önünde bulunduracaktır. İcra memuru bu takdiri kendisi yapabileceği gibi bunun için bilirkişiye de başvurabilir.<br />
Öte yandan, İİK&#8217;nun 83/2. maddesinde yer alan yasal düzenlemeye göre maaş üzerinde birden fazla haciz varsa sıraya konulur. Sırada önce olan haczin kesintisi bitmedikçe, sonraki haciz için kesintiye geçilemez.<br />
Diğer taraftan, İİK&#8217;nun 83/a maddesi gereğince; borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklıyla yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir. Anılan maddenin amacını açıklayan gerekçesinde de borçlunun, hacizden önce sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan yasa hükmünün uygulanmasından feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira bu malın ne derece haczedilemez olduğunun, borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği ifade olunmuştur. Bu durumda haciz sırasında ya da haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde borçlu haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebilir (HGK. 31.3.2004 tarih 2004/12-202 E. 196 K, 31.3.2004 tarih 2004/12-167 E. 185.K.).</p>
<p>Somut olayda; örnek 10 ödeme emrinin borçluya 25.05.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 06.06.2012 tarihinde maaşında hacizler dahi olsa, maaşından aylık 1.500 TL kesinti yapılmasına muvafakat ettiği, 06.06.2012 tarihinde borçlunun maaşı üzerine 1.500 TL haciz konulduğu ve Temmuz 2012 tarihinden itibaren kesinti yapılmaya başlanıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere borçlu tarafından verilen muvafakat İİK&#8217;nun 83/a maddesinde yer alan yasal düzenleme uyarınca geçerli değildir.<br />
TOKİ Köprülü Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapan borçlunun Ocak 2014 ayı itibariyle maaşının 166,12 TL&#8217;si ek ders ücreti olmak üzere 2.501,45 TL olduğu, borçlunun maaşından 1.500 TL haciz nedeniyle kesinti yapıldığı ve borçluya 1.001,45 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi ek ders ödemesi sabit bir ödeme olmayıp, eğitim ve öğretim dönemleri içerisinde öğretmenlerin maaş karşılığı girmeleri gereken ders sayısından fazla derse girilmesi halinde ödenen bir ücrettir. Polis Merkezi Amirliği&#8217;nce düzenlenen 04.02.2014 tarihli tutanakta, borçlunun kirada oturduğu ve aylık 400 TL kira ödediği belirtilmektedir. Öğretmen olan borçlunun geçimini sağlayabilmesi, kişisel ve mesleki gelişimini sürdürebilmesi için borçlunun ek ders ücreti dahil aylık geliri dikkati alındığında, şikayetin kabulü ile borçlunun maaşı üzerindeki haczin ¼ oranını aşan kısım yönünden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.<br />
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK&#8217;nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kambiyo senedinin iade edilebilmesi için tahsil harcı ve feragat harcı ödenmesi gerekir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/kambiyo-senedinin-iade-edilebilmesi-icin-tahsil-harci-ve-feragat-harci-odenmesi-gerekir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2020 08:04:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Alacağının yalnız bir kısmı ödenmiş olması]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy avukat]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy icra avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[İİK.nun 144/2.maddesi]]></category>
		<category><![CDATA[senedin icra dairesince iadesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5822</guid>

					<description><![CDATA[12. Hukuk Dairesi         2013/14620 E.  ,  2013/22657 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; ESAS NO : 2013/14620 KARAR NO : 2013/22657 &#160; Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/kambiyo-senedinin-iade-edilebilmesi-icin-tahsil-harci-ve-feragat-harci-odenmesi-gerekir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">12. Hukuk Dairesi         2013/14620 E.  ,  2013/22657 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
ESAS NO : 2013/14620<br />
KARAR NO : 2013/22657</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:<br />
Sair  temyiz itirazları yerinde değil ise de;<br />
Alacaklı tarafından başlatılan bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, alacaklı taraf, 28.01.2013 tarihinde icra dairesine müracaat ederek  dosya alacağının  4.995,98 TL&#8217;lik kısmının 06.03.2012 tarihinde tahsil edildiği, alacağın bir kısmı ödendiğinden senedin İİK 144/2.md göre  iadesini istediği, talebin icra müdürlüğünce reddedilmesi üzerine ret kararının kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu    anlaşılmıştır.<br />
İİK.nun 144/2.maddesinde &#8220;Alacağının yalnız bir kısmı ödenmiş olan alacaklının, senedini geri alabileceği&#8221; düzenlenmiştir.<br />
İcra takibinin amacı alacaklının alacağının ödenmesidir. Alacaklı alacağını  tamamen veya kısmen  almış ise, alacak   bu oranda sona (sukut eder) erer. Borçlu ile alacaklının menfaatlerini  aynı şekilde korumakla yükümlü  olan  icra dairesinin, borcun  tamamen veya kısmen ödenmesi halinde, ödeme oranında   borçluyu borcundan  ibra ettiğine dair bir  işlemde bulunması gerekir.<br />
Alacaklının alacağı tamamen ödenmiş ise, icra dairesi alacaklının senedini borçluya verir(md 144). Alacağının yalnız  bir kısmı  ödenmiş olan  alacaklı, senedini icra  dairesinden geri alabilir. Yalnız icra dairesi, senetteki alacağın  ne miktarının ödenmiş olduğunu ve  senedin bundan sonra  ne miktar para için  geçerli olacağını  senet üzerine yazar  veya senedin mahiyetine göre  ilgili dairelere yazdırır(md 144/2.)(Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı , 2013, s.751).<br />
Bu durumda, alacaklı tarafından tahsil edilen miktar yönünden tahsil harcı yatırıldığına göre Harçlar Kanunu&#8217;nun 23.maddesi gereğince bakiye kısım için vazgeçme harcı ödediğinde,  ödeme miktarı senet  üzerine yazılmak suretiyle   dayanak senedin  iadesine karar vermek gerekirken  yazılı şekilde   hüküm tesisi  isabetsizdir.<br />
SONUÇ  :Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK&#8217;nun 366 ve HUMK&#8217;nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çeklerin keşide yerinde kısaltma yapılamaz. (ANK.- İST. DIŞINDA)</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/ceklerin-keside-yerinde-kisaltma-yapilamaz-ank-ist-disinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2020 07:58:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy icra avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy uzman avukat]]></category>
		<category><![CDATA[çek vasfının olmaması]]></category>
		<category><![CDATA[geçerli bir düzenleme yerinin bulunmaması]]></category>
		<category><![CDATA[kısaltılmış olarak yazılan keşide yeri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5820</guid>

					<description><![CDATA[12. Hukuk Dairesi         2015/34470 E.  ,  2016/6609 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 26.10.2015 tarih ve 2015/27150-25827 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/ceklerin-keside-yerinde-kisaltma-yapilamaz-ank-ist-disinda/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">12. Hukuk Dairesi         2015/34470 E.  ,  2016/6609 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi</p>
<p>Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 26.10.2015 tarih ve 2015/27150-25827 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :<br />
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun İİK&#8217;nun 168. maddesinde öngörülen yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda alacaklının yetkili hamil olmadığını ileri sürerek takibin iptalini istediği, mahkemece istemin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.<br />
6102 Sayılı TTK&#8217;nun 790. maddesinde; &#8220;Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kimse son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro takip ederse bu son ciroyu imzalayan kimse çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır&#8221; düzenlemesi getirilmiştir.<br />
Aynı Kanunun 798. maddesine göre çekin bir takas odasına ibrazı, ödeme için ibraz yerine geçer&#8230;. Yönetmeliğinin 14/B.maddesinin ikinci fıkrasında; “Elektronik ortamda işlem yapan takas odalarında, bankalarca, muhatap bankalara fiziken ibraz edilmeyen çekler için birbirlerine vekalet vererek hesaben tesviye edilmek amacıyla işlem yapacak bankalar, &#8230;’nca hazırlanan protokolü imzalamak suretiyle bu faaliyetlere katılabilirler” hükmü yer almaktadır.<br />
Somut olayda takip alacaklısı &#8230;&#8217;nin, ibraz işlemlerini yukarıda belirtilen yönetmelik hükmü gereği muhatap Yapı Kredi Bankası adına vekaleten yaptığı görülmektedir. Takip alacaklısı &#8230;. aynı zamanda muhatap banka durumunda olmadığından ve çek adı geçen banka tarafından ibraz edildiğinden, takip yapan bankanın yetkili hamil olduğunun kabulü gerekir.<br />
Ancak alacaklının kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlattığı takipte dayanak çek adı altındaki belgede, keşide yerinin D.bakır olarak yazılı olduğu görülmüştür. 6102 Sayılı TTK&#8217;nun 780/1-e maddesine göre, düzenleme yerinin gösterilmesi çekin şekil koşulu olup, aynı kanunun 796 maddesi gereğince ibraz süresi çekin düzenlendiği yere göre belli edileceğinden, düzenleme yerinin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. 14.12.1992 tarih ve 1991/1-1992/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıklandığı üzere, kısaltılmış olarak yazılan keşide yerinin (&#8230; dışında) yukarıda yazılı ilkeye uygun bulunmaması halinde takip dayanağı belgenin çek niteliğinde kabulü söz konusu olamaz.<br />
Bu durumda takip dayanağı belgede geçerli bir düzenleme yeri bulunmadığından çek vasfında olmayıp, mahkemece takibin bu nedenle iptali gerekirken alacaklının yetkili hamil olmadığı gerekçesi ile iptali isabetsiz ise de karar sonucu itibari ile doğrudur.<br />
O halde Dairemizce mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle onanması gerekirken, mahkeme gerekçesinin benimsenerek onanması doğru değil ise de onama ilamı sonucu itibarı ile doğru olduğundan alacaklının karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.<br />
SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme isteminin yukarıda açıklanan nedenlerle (REDDİNE), takdiren 265,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınmasına, 60,80 TL karar düzeltme harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın karar düzeltme isteyenden tahsiline, 08.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunması cebri icra yolu ile satışa engel değildir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/tasinmaz-uzerinde-aile-konutu-serhi-bulunmasi-cebri-icra-yolu-ile-satisa-engel-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 May 2020 12:15:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[aile konutu şerhi]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy avukat]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy icra avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy uzman avukat]]></category>
		<category><![CDATA[ihalenin feshi]]></category>
		<category><![CDATA[İİK'nun 134/2. maddesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5706</guid>

					<description><![CDATA[12. Hukuk Dairesi         2018/12496 E.  ,  2019/3129 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; &#8230;&#8230;. Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi &#8230; tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/tasinmaz-uzerinde-aile-konutu-serhi-bulunmasi-cebri-icra-yolu-ile-satisa-engel-degildir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">12. Hukuk Dairesi         2018/12496 E.  ,  2019/3129 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8230;&#8230;.<br />
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi &#8230; tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :<br />
26.09.2004 tarih ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanuna paralel olarak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yaparak istinaf ve temyiz ile ilgili hükümleri yeniden düzenleyen 18.3.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanun ile İcra İflas Kanunu&#8217;na eklenen geçici 7.maddeye göre, 5311 sayılı Kanun hükümleri Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır.<br />
Şikayetçinin, ihaleye konu taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunduğunu, taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğe muvafakatinin olmadığını ve sair şikayetleri ileri sürerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, &#8230;.. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 28.09.2017 tarih ve 2017/23 E.- 2017/32 K. sayılı kararı ile şikayetin kabulü ile anılan ihalenin feshine karar verildiği, alacaklının anılan karara karşı istinaf yoluna başvurduğu, &#8230;&#8230; Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi&#8217;nin 17.05.2018 tarih ve 2018/301 E.- 2018/1194 K. sayılı kararı ile; davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile, anılan ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle HMK&#8217;nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine ve dava usulden reddedildiğinden davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmektedir.<br />
İİK&#8217;nun 134/2. maddesinde; &#8220;İhalenin feshini, Borçlar Kanunu&#8217;nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler&#8221; hükmüne yer verilmiştir.<br />
Somut olayda, şikayetçi &#8230;’ın, borçlu&#8230;&#8230; ile evli olduğu, 13.09.2017 tarihli &#8230;&#8230; Tapu Müdürlüğü yazı cevabına göre; ihale konusu taşınmazın tapu kaydına 03.07.2017 tarihli ihaleden önce 15.11.2016 tarih ve 7334 yevmiye numarası ile aile konutu şerhi konulduğu görülmekle, şikayetçinin, İİK&#8217;nun 134/2. maddesi gereği, tapu sicilindeki ilgililerden olduğu ve dolayısıyla ihalenin feshini isteyebileceği anlaşılmaktadır.</p>
<p>O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.<br />
SONUÇ : Şikayetçi&#8217;nin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK&#8217;nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK&#8217;nun 371. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), HMK&#8217;nun 373/2. maddesi gereğince dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İtirazın iptalinin ıslahla alacak davasına çevrilmesi ve miktarın arttırılması mümkündür.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/itirazin-iptalinin-islahla-alacak-davasina-cevrilmesi-ve-miktarin-arttirilmasi-mumkundur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2020 15:11:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[alacak için icra takibi]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy icra avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy uzman avukat]]></category>
		<category><![CDATA[iade faturası]]></category>
		<category><![CDATA[itirazın iptalinin ıslahla alacak davasına çevrilmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5626</guid>

					<description><![CDATA[23. Hukuk Dairesi         2016/8924 E.  ,  2020/233 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki asıl ve birleşen dava itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. &#8211; K A R A... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/itirazin-iptalinin-islahla-alacak-davasina-cevrilmesi-ve-miktarin-arttirilmasi-mumkundur/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">23. Hukuk Dairesi         2016/8924 E.  ,  2020/233 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi</p>
<p>Taraflar arasındaki asıl ve birleşen dava itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.</p>
<p>&#8211; K A R A R &#8211;</p>
<p>Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin teknik uçak bakım hizmeti ve eğitimi veren bir şirket olduğunu, davalı şirkete eğitim ve uçak bakım-onarım hizmetleri verildiğini, davalının 21 adet personeline teknik eğitim sertifikasının teslim edilmesine rağmen ödenmeyen bakiye alacak için başlatılan takipte davalının 6.243,70 USD için kısmi itirazda bulunduğunu, birleşen davada davalı ile imzalanan uçak bakım sözleşmesinden kaynaklı alacak için takip yaptıklarını, davalının borcun 25.550,87 USD kısmına itiraz ettiğini ileri sürerek davalının her iki icra dosyasındaki haksız kısmi itirazlarının iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 12.05.2016 tarihinde asıl davada alacaklarını 20.000,00 USD arttırarak 26.243,70 USD olarak, birleşen davada ise taleplerini düşürerek 530,84 USD olarak ıslah etmiştir.<br />
Asıl davada davalı &#8230; Jet Bakım Onarım A.Ş. vekili, müvekkilinin davacıya ödenmemiş borcu olmadığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatı istemiştir.<br />
Birleşen davada davalı &#8230; Jet Havacılık A.Ş. vekili, davacıya takip öncesi 5.020,03 USD ve icra dosyasına da müvekkilinin hesap özetine göre 60.762,00 USD ödeme yapıldığını, başkaca borçları bulunmadığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatı talep etmiştir.<br />
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişkinin tarafların kabulünde olduğu, asıl davada taraflar arasındaki ihtilafın davalının süresinde olmayan iade faturasından kaynaklandığı, davacının belirtilen eğitim hizmetlerini vermiş kabul edildiği, ıslah dilekçesi ile talebini alacak davası olarak ıslah etmeyen davacının itirazın iptali davasında takip dosyasındaki miktarla bağlı olup fazlasını talep edemeyeceği gerekçesiyle 6.243,70 USD üzerinden takibin devamına, %20 icra inkar tazminatı olarak 3.342,10 TL&#8217;nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davada ise birleşen dosya davalısı &#8230; Jet Havacılık A.Ş.&#8217;nin 04.03.2015 tarihinde yaptığı 20.000,00 USD ödemeyi davacının, asıl davada borçlu olan &#8230; Jet Bakım şirketinin borcundan düşerek hesaplarına işlemesinin hatalı olduğu birleşen dava davalısından dava tarihi itibariyle 530,84 USD alacaklı olduğu, davacının birleşen davada talep miktarını düşüremeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne takibin 530,84 USD üzerinden devamına, icra inkar tazminatı olarak 275,64 TL&#8217;nin tahsiline, her iki takip dosyasında davacı alacağını USD olarak talep ettiğinden, takip tarihinden itibaren asıl alacakların 3095 Sayılı Yasa&#8217;nın 4/a maddesi uyarınca USD&#8217;ye kamu bankalarınca 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiziyle tahsiline karar verilmiştir.<br />
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.<br />
Asıl ve birleşen dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin icra takiplerine vaki itirazların iptali istemlerine ilişkindir.<br />
1-Davalılar vekilinin temyiz itirazları açısından;<br />
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.<br />
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;<br />
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin birleşen davada tüm, asıl davada aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.<br />
Asıl davada itirazın iptalinin ıslahla alacak davasına çevrilmesi ve miktarın arttırılması mümkündür. Bu bir tür ıslahtır. Harcıda yatırıldığına göre ıslahla talep edilen miktar üzerinden ıslah talebinin alacak davası olarak gözönününde bulundurulup davanın sonuçlandırılması gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.<br />
Birleşen dava davalısının da karar başlığında gösterilmemesi doğru görülmemiştir.<br />
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalılardan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık, olmak üzere 20.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Borçluya gönderilen ödeme emrinde, icra müdürlüğünün banka hesap numarası yoksa ödeme emrinin iptal edilmesi gerekir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/borcluya-gonderilen-odeme-emrinde-icra-mudurlugunun-banka-hesap-numarasi-yoksa-odeme-emrinin-iptal-edilmesi-gerekir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2020 11:14:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy icra avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy uzman avukat]]></category>
		<category><![CDATA[borçluya ödeme emri gönderilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[icra müdürlüğünün hesap numarasının bulunmaması]]></category>
		<category><![CDATA[İİK'nun 58. maddesi]]></category>
		<category><![CDATA[ödeme emrinde yazılı olan banka hesabı]]></category>
		<category><![CDATA[ödeme emrinin iptali]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5594</guid>

					<description><![CDATA[12. Hukuk Dairesi         2016/2078 E.  ,  2016/13872 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/borcluya-gonderilen-odeme-emrinde-icra-mudurlugunun-banka-hesap-numarasi-yoksa-odeme-emrinin-iptal-edilmesi-gerekir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">12. Hukuk Dairesi         2016/2078 E.  ,  2016/13872 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi</p>
<p>Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:<br />
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;<br />
Alacaklı tarafından başlatılan taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda sair itiraz nedenleri ile birlikte icra müdürlüğünün banka hesap numarasının ödeme emrinde yazılmadığını belirterek ödeme emrinin ve takibin iptalini istediği mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br />
Taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takibe ilişkin, İİK&#8217;nun 145. ve devamı maddelerinde İİK&#8217;nun 58. ve devamı maddelerine atıfta bulunulduğu görülmektedir. İİK&#8217;nun 58. maddesine uygun olarak düzenlenen takip talebi üzerine, icra müdürü borçluya bir ödeme emri gönderir. Ödeme emrinde borcun ve masrafların icra dairesine ait ödeme emrinde yazılı olan banka hesabına ödenmesi ihtar olunur. Ödeme emrinde icra müdürlüğünce paranın yatırılacağı banka hesap numarasının yazılması zorunlu olup yazılmamış olması ödeme emrinin iptalini gerektirir.<br />
O halde mahkemece ödeme emrinde, icra müdürlüğünün hesap numarasının bulunmadığından şikayetin kabulü ile ödeme emrinin iptaline karar vermesi gerekirken şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.<br />
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK&#8217;nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çekte düzenlenme yerinin kısaltma olarak yazılmış olması çeki, çek olmaktan çıkaracak eksiklik değildir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/cekte-duzenlenme-yerinin-kisaltma-olarak-yazilmis-olmasi-ceki-cek-olmaktan-cikaracak-eksiklik-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2020 11:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy icra avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy uzman avukat]]></category>
		<category><![CDATA[çeki süresi içinde bankaya ibraz etmek]]></category>
		<category><![CDATA[çekin kambiyo senedi vasfı taşıyıp taşımadığı]]></category>
		<category><![CDATA[çekin keşide edildiği yer]]></category>
		<category><![CDATA[kısaltılmış olarak yazılan keşide yerinin kabul edilebilmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5587</guid>

					<description><![CDATA[Hukuk Genel Kurulu         2017/1153 E.  ,  2018/1192 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “borca itiraz” isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda Diyarbakır 1. İcra (Hukuk) Mahkemesince itirazın reddine dair verilen 06.06.2013 gün ve 2013/386 E., 2013/413 K. sayılı karar, borçlular vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 04.09.2013 gün ve 2013/23156 E.,... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/cekte-duzenlenme-yerinin-kisaltma-olarak-yazilmis-olmasi-ceki-cek-olmaktan-cikaracak-eksiklik-degildir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hukuk Genel Kurulu         2017/1153 E.  ,  2018/1192 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi</p>
<p>Taraflar arasındaki “borca itiraz” isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda Diyarbakır 1. İcra (Hukuk) Mahkemesince itirazın reddine dair verilen 06.06.2013 gün ve 2013/386 E., 2013/413 K. sayılı karar, borçlular vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 04.09.2013 gün ve 2013/23156 E., 2013/27393 K. sayılı kararı ile,<br />
&#8220;…TTK.nun 692/5. maddesine (6102 Sayılı TTK&#8217;nun 780/e maddesine) göre çekin, kambiyo senedi vasfını taşıyabilmesi için, keşide yeri unsurunu ihtiva etmesi gereklidir. Aynı kanunun 708. maddesi (6102 Sayılı TTK&#8217;nun 796. maddesi) gereğince, ibraz süresi çekin keşide edildiği yere göre belirleneceğinden keşide yerinin, hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde açık olarak gösterilmesi gerekir. Aksi takdirde senedin çek vasfında olduğunun kabulü yasal açıdan mümkün değildir. 14/12/1992 günlü ve 1991/1-1992/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıklandığı üzere, kısaltılmış olarak yazılan keşide yerinin kabul edilebilmesi için bunun, belirgin ve duraksamaya mahal bırakmayacak bir yeri göstermesi gereklidir.<br />
Somut olayda, takip dayanağı çekte keşide yeri olarak “D. Bakır” yazılmıştır. Kısaltılmış şekilde yazılan bu keşide yeri yukarıda yazılı ilkeye uygun bulunmadığından, takip dayanağı belge çek niteliğinde kabul edilemez.<br />
O halde Mahkemece, İİK&#8217;nun 170/a-2 maddesi gereğince bu husus re&#8217;sen nazara alınarak takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile itirazın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir…&#8221;<br />
gerekçesiyle ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.</p>
<p>HUKUK GENEL KURULU KARARI</p>
<p>Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:<br />
İstem takibin şikâyet yolu ile iptaline ilişkindir.<br />
Borçlular vekili müvekkilleri aleyhine Diyarbakır 1. İcra Dairesinin 2013/3531 sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak çekin Kayasan Yapı….Ltd. Şti elinde iken kaybolduğunu, tüm aramalara rağmen bulunamayan çekler hakkında Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/291 E. sayılı dosyası ile çeklerin iptali için dava açtıklarını, mahkemece bankadan çekin müvekkil şirket haricinde sunulması hâlinde ödeme yapılmaması mahiyetinde tedbir kararı verildiğini, müvekkillerinin alacaklıya karşı borçlarının bulunmadığını, alacaklının karalanan son iki ciro dikkate alındığında çekin çalıntı olduğunu bildiğini, bu nedenle borcun tamamına, ferilerine, faize itiraz ettiklerini ileri sürerek takibin iptali ile alacaklının %40’tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br />
İcra Mahkemesince davacı-borçluların borcu olmadıklarına ilişkin iddialarını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 68. maddesi anlamında bir belgeye dayandırmadıkları, takibe konu çeklerin kayıp olduğuna ilişkin iddianın yargılamayı gerektirdiği, çekin kanunen emre yazılı niteliğinden dolayı ciro ve teslim yoluyla tedavül ettirildiği, somut olayda çekin son meşru ve şekli hamil tarafından süresi içinde bankaya ibraz edildiği, müteakiben keşideci ve lehtara karşı kambiyo senetlerine mahsus takip yapıldığı, takibe konu çek hakkında genel mahkemede iptal davası açılmasının takip hukukuna müessir olmayacağı, kaldı ki genel mahkemeden çek iptaline yönelik verilmiş bir kararın kesin hüküm oluşturmayacağı gerekçesiyle evrak üzerinden itirazın reddine karar verilmiştir<br />
Borçlular vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.<br />
Mahkemece Diyarbakır ilinin “D.BAKIR” şeklinde kısaltılmasının herkes tarafından yaygın hâlde kullanıldığı; noterliklerce, icra müdürlüklerinde, mahkemelerde, avukatlarca ve Devletin tüm resmî birimlerinde bile bu kısaltmanın kullanımının olağan hâle geldiği, “D.BAKIR” şeklindeki kısaltmanın 14.12.1992 gün ve 1991/1-1992/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanan ilkelere göre belirgin ve duraksamaya yer vermeyecek “Diyarbakır” ilinin anlaşıldığı, aksinin kabulü hâlinde bu hususun kötü niyetli kişilerin suistimaline açık olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.<br />
Direnme kararı borçlular vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık: “D.BAKIR” şeklinde düzenleme (keşide) yeri içeren takibe konu çekin kambiyo senedi vasfı taşıyıp taşımadığı, burada varılacak sonuca göre takibin iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.<br />
Öncelikle belirtilmelidir ki çek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre kıymetli evrak vasfında bir kambiyo senedi ve hukuki nitelikçe de çifte yetki veren bir havaledir. Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, yasada aranan şekil şartlarını ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisini içermesi gerekir. Çekte sıkı sıkıya şekle bağlılık esası geçerlidir; zorunlu unsurlardan sadece birinin bile eksikliği çekin çek olma niteliğini ortadan kaldırır.<br />
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 780. maddesinde (eTTK m.692) sayılan çekin zorunlu unsurlarından birisi düzenleme (keşide) yerinin varlığıdır. Çekin yazıldığı, keşide edildiği yerin çekin ön yüzünde gösterilmesi zorunludur. Bu zorunlu unsurun eksikliği kural olarak çekin çek olma vasfını ortadan kaldırır.<br />
Ne var ki aynı Kanunun 781. maddesinde (eTTK m.693):<br />
“(1) 780 inci maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet, ikinci ve üçüncü fıkralarda yazılı hâller dışında çek sayılmaz.<br />
(2) Çekte açıklık yoksa, muhatabın ticaret unvanı yanında gösterilen yer ödeme yeri sayılır.<br />
Muhatabın ticaret unvanı yanında birden fazla yer gösterildiği takdirde, çek, ilk gösterilen yerde ödenir. Böyle bir açıklık ve başka bir kayıt da yoksa, çek muhatabın merkezinin bulunduğu yerde ödenir.<br />
(3) Düzenlenme yeri gösterilmemiş olan çek, düzenleyenin adı yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır.” denilmiştir.<br />
Önemle vurgulanmalıdır ki çek, keşideci ile lehdar arasında havale ilişkisi doğuran bir sözleşme olup; keşideci çeki düzenlemekle o konudaki iradesini beyan etmektedir. Bu irade beyanının anlaşılabilir olması en önemli özelliğidir ve bu nedenle de yasa koyucu yazılı olması koşulunu getirmiş; başkaca bir şekil şartı koymamıştır. Çekte irade beyanının anlaşılabilir olması kaydıyla keşidecinin çekte kısaltma kullanmasını engelleyen bir yasaklama olmadığı gibi gerek yargısal uygulamada gerek öğretide çekte anlaşılabilir olması koşuluyla kısaltma kullanılabileceği kabul ve uygulanagelmiştir. Kısacası düzenleme (keşide) yerinin yazılması da bir irade beyanıdır ve anlaşılabilir olması koşulu ile bu irade beyanının da kısaltılarak yazılması mümkündür.<br />
Dolayısıyla okunduğunda hiçbir duraksama olmadan anlamları belirlenebilen kısaltmaların düzenleme (keşide) yeri olarak yazılması, çeki sadece bu kısaltma nedeniyle geçersiz hale getirmeyecek; keşidecinin irade beyanı hiçbir kuşkuya yer vermeyecek ve anlaşılabilir şekilde ortaya konulmuş olduğundan çek, çek olma niteliğini koruyacaktır.<br />
Düzenleme (keşide) yerinin kısaltma olarak yazılmış olması tek başına çeki çek olmaktan çıkaracak bir eksiklik olmayıp, hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde anlaşılabilme koşulu ile çekin vasfını koruyacağı 14.12.1992 gün ve 1992/1 E., 1992/5 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulanmıştır.<br />
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 781. maddesinde (eTTK m.693), düzenleme (keşide) yeri gösterilmemiş olsa bile keşidecinin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde çekilmiş sayılacağı belirtilmekle, önemli olan olgunun, düzenleme (keşide) yerinin çek kapsamından hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde anlaşılabilmesi olduğu ortaya konulmuştur.<br />
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında takibe konu çekin ön yüzünde düzenleme (keşide) yeri “D.BAKIR” olarak gösterilmiştir.<br />
Şu durumda düzenleme (keşide) yerinin çek kapsamından hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde &#8220;Diyarbakır&#8221; olarak anlaşıldığında kuşku bulunmamaktadır.<br />
Durum bu olunca takibe konu çek, kambiyo senedi vasfını haizdir ve kıymetli evrak olma niteliğini korumaktadır.<br />
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında kambiyo senetlerinin sıkı şekil şartlarına tabi tutulduğu, somut olayda kısaltılmış şekilde yazılan düzenleme (keşide) yerinin 14.12.1992 gün ve 1991/1 E., 1992/5 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında değinilen ilkelere uygun olmadığı, bu nedenle takibe konu edilen belgenin çek vasfında olmadığı yönünde görüş ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.<br />
Yukarıda açıklanan nedenlere göre yerel mahkemenin direnme kararı yerindedir.<br />
Ne var ki esasa ilişkin temyiz itirazları Özel Dairece incelenmediğinden bu konuda inceleme yapılmak üzere dosya Özel Daireye gönderilmelidir.<br />
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle direnmeye uygun bulunduğundan işin esasına ilişkin borçlular vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 12. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞINA GÖNDERİLMESİNE, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 13.06.2018 gününde oy çokluğu ile karar verildi.<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ödemenin başka bir olayın vukuuna bağlanmış olması bononun kambiyo senedi vasfını ortadan kaldırır.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/odemenin-baska-bir-olayin-vukuuna-baglanmis-olmasi-bononun-kambiyo-senedi-vasfini-ortadan-kaldirir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2020 13:01:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy icra avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[bono veya emre yazılı senedin kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi]]></category>
		<category><![CDATA[kambiyo senedi vasfını haiz olup olmadığı]]></category>
		<category><![CDATA[senedin geçerlilik kazanacağı]]></category>
		<category><![CDATA[senedin kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden düzenlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[taahhüdün yerine getirilmemesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5555</guid>

					<description><![CDATA[Hukuk Genel Kurulu         2017/330 E.  ,  2017/1088 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Şikâyetçi-borçlu tarafından “borca itiraz ve takibin iptali” istemiyle yapılan şikâyetten dolayı yapılan yargılama sonunda Ankara 11. İcra (Hukuk) Mahkemesince şikâyetin reddine dair verilen 11.07.2013 gün ve 2013/488 E.-2013/712 K. sayılı kararın şikâyetçi-borçlunun tarafından temyizi üzerine 12. Hukuk Dairesinin 16.12.2013 gün ve... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/odemenin-baska-bir-olayin-vukuuna-baglanmis-olmasi-bononun-kambiyo-senedi-vasfini-ortadan-kaldirir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hukuk Genel Kurulu         2017/330 E.  ,  2017/1088 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi</p>
<p>Şikâyetçi-borçlu tarafından “borca itiraz ve takibin iptali” istemiyle yapılan şikâyetten dolayı yapılan yargılama sonunda Ankara 11. İcra (Hukuk) Mahkemesince şikâyetin reddine dair verilen 11.07.2013 gün ve 2013/488 E.-2013/712 K. sayılı kararın şikâyetçi-borçlunun tarafından temyizi üzerine 12. Hukuk Dairesinin 16.12.2013 gün ve 2013/33461 E., 2013/40233 K. sayılı kararı ile;<br />
“&#8230;Alacaklı tarafından bir adet bonoya dayalı olarak yapılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe karşı borçlunun, takip dayanağı senedin kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden düzenlenmiş olup teminat senedi olarak lehtara verildiğini, senet üzerinde de açıkça belirtildiği üzere inşaatın bitirilmesi ve dairenin anahtar tesliminin yapılması neticesinde senedin geçerlilik kazanacağı yönünde anlaşma yapıldığını, ancak lehtarın taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle senedin bedelsiz kaldığını, bu sebeple takip alacaklısına ve senet alacaklısına borcunun bulunmadığını ileri sürerek borca itiraz ettiği ve takibin iptalini talep ettiği; mahkemece, borçlunun dayandığı belgenin alacaklının imzasını taşıyan İİK&#8217;nun 68. maddesi kapsamında bir belge olmadığı, takip dayanağı senedin imzasının inkar edilmemiş olup mücerret borç ikrarını içerdiği, buna karşılık borçlu tarafından aynı kuvvette bir belge ibraz edilmediği gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br />
6102 sayılı TTK&#8217;nun 776/1. maddesinin (b) bendinde bono veya emre yazılı senedin kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini içermesi gerektiği, 777. maddesinde de bu unsuru içermeyen bir senedin bono sayılmayacağı hükme bağlanmıştır.<br />
Somut olayda, kambiyo takibinin dayanağını oluşturan senedin arka yüzünde; &#8220;İnşaat sözleşmesine aittir. İnşaatın bitimine kadar ödenecektir.&#8221; şeklinde kayıt konulmuş olup bu kayıt, yukarıda açıklanan yasa maddesinde belirtilen ve bononun kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadini içermesi gerektiğine ilişkin hükme aykırıdır. Borçlu tarafça senet arkasında belirtilen işlerin senet alacaklısı tarafından yapılmadığı öne sürüldüğüne ve senet alacaklısı tarafından da bu iddiaya karşılık herhangi bir cevap verilmediğine göre senetten doğan alacağın varlık ve miktarı ile tahsilinin gerekip gerekmediği yargılamaya muhtaçtır. Bu nedenle takibe dayanak senet kambiyo vasfını taşımadığından kambiyo senetlerine özgü takibe konulamaz.<br />
O halde mahkemece, itirazın kabulü ile İİK&#8217;nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi isabetsizdir&#8230;”<br />
gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.</p>
<p>HUKUK GENEL KURULU KARARI</p>
<p>Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:<br />
İstem, borca itiraz ve takibin şikâyet yoluyla iptaline ilişkindir.<br />
Şikâyetçi, aleyhine girişilen icra takibine dayanak kılınan bononun arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında belirlenen bağımsız bölümün teslimi ile hüküm ifade edeceğini, sözleşme gereğinin yerine getirilmediğini ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br />
Şikâyet olunan (ciranta) &#8230; vekili daha önce giriştikleri takipten, şikâyetçi borçlunun ödeme vaadi nedeniyle feragat ettiğini bildirerek şikâyetin reddini savunmuştur. Diğer şikâyet olunan (lehdar) &#8230; yargılamaya katılmamış ve cevap vermemiştir.<br />
İcra mahkemesince bononun illetten mücerret olduğu ve şikâyetin belgeye dayanmadığı gerekçesiyle verilen red kararı; şikâyetçinin temyiz itirazı üzerine Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur.<br />
Mahkemece belge arkasındaki şerhin bono vasfını etkilemeyeceği ve şikâyete dayanak kılınan İcra ve İflas Kanunu’nun 170/a maddesi çerçevesinde takip yolunun doğru olduğu belirtilerek önceki kararda direnilmiştir.<br />
Direnme kararı şikâyetçi borçlu tarafından temyiz edilmektedir.<br />
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık takip dayanağı bono arkasında yazan &#8220;İnşaat sözleşmesine aittir. İnşaatın bitimine kadar ödenecektir&#8221; şeklinde kaydın senedin bono vasfını etkileyip etkilemeyeceği, burada varılan sonuca göre bu belgeye dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe konu edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.<br />
I- Şikâyetçinin şikâyet olunan &#8230;&#8217;a yönelik temyiz itirazları bakımından:<br />
Şikâyet kural olarak icra müdürünün bir işleminin icra mahkemesince iptali amacını taşırsa da şikayetin karşı tarafı icra müdürü değildir. İstisnaları bir kenara bırakılacak olursa şikâyetin bir hasma yöneltilmesi gerekmez fakat şikâyet sonucunda hukuki durumu etkilenecek kimsenin savunma ve hukuki dinlenilme haklarına riayet edilmesi ve ileri süreceği def&#8217;i ve itirazların değerlendirilmesi gerekir.<br />
İcra takip dosyasında alacaklı ya da borçlu tarafta bulunmayan kimsenin şikayet yargılamasında taraf olması da mümkün değildir.<br />
Somut olayda kambiyo senedinin hamili &#8230; takip alacaklısı, keşideci &#8230; ise takip borçlusudur. Lehdar &#8230;&#8217;ın icra takibinde bir sıfatı bulunmamaktadır; bu haliyle adı geçenin icra mahkemesine sunulan şikâyette hasım gösterilmesi doğru değildir. İcra mahkemesinin takipte taraf olmayan &#8230; hakkında verdiği red kararı, sonucu itibariyle isabetli olup hükmün açıklanan değişik gerekçe ile onanmasına karar verilmelidir.<br />
II- Şikâyetçinin şikâyet olunan &#8230;&#8217;e yönelik temyiz itirazları bakımından:<br />
İstem arka yüzünde &#8220;İnşaat sözleşmesine aittir. İnşaatın bitimine kadar ödenecektir&#8221; şeklinde kayıt bulunan bono ile girişilen kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibin şikâyet yoluyla iptaline ilişkindir.<br />
İcra ve İflas Kanununun 168 inci maddesinin 1 inci bendine göre “İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir”. Somut olayda alacaklı, arka yüzüne sözleşmeye ve ödeme zamanına ilişkin kayıt düşülmüş bonoya dayalı olarak takibe girişmiş ve icra müdürü de anılan yasal düzenleme çerçevesinde borçluya (örnek 10) ödeme emri tebliğ etmiştir. Bu durumda öncelikle takip dayanağı belgenin kambiyo senedi vasfını haiz olup olmadığı üzerinde durulmalıdır.<br />
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 776 ncı maddesine göre bononun senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesi ve senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelime, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadi, vade, ödeme yeri, kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adı, düzenlenme tarihi ve yeri ile düzenleyenin imzası bulunmalıdır.<br />
Bu çerçevede belirlilik (muayyenlik) kambiyo senetlerinin temel unsurlarından biridir. Tedavül kabiliyeti de dikkate alındığında bononun bütün unsurlarının açık, net, yoruma elverişli olmayacak biçimde belirgin olması gerekir. Öztan&#8217;ın da ifade ettiği gibi poliçe ve bono keşidesi &#8220;şart kabul etmeyen&#8221; bir işlemdir (Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, 2. b., Ankara 1997, s.451). Nitekim Türk Ticaret Kanunu’nun 777 nci maddesi zorunlu unsurları taşımayan senedin bono niteliğinde olmadığını belirttikten sonra vade, keşide ve ödeme yeri konusunda da yedek hukuk kuralı getirerek oluşabilecek boşlukları doldurmuş ve belirlilik ilkesini bu şekilde desteklemiştir. Avizo, bedel, faiz, protestodan muafiyet ve yetki şartı gibi kayıtların konulması kabul edilmekte ise de illetten mücerretlik veya muayyenlik vasfını ortadan kaldıran kayıtların bono üzerine konması, onun kambiyo senedi vasfını ortadan kaldırır.<br />
Somut olayda takip konusu edilen bononun arkasına &#8220;İnşaat sözleşmesine aittir. İnşaatın bitimine kadar ödenecektir&#8221; şeklinde konulan ibare ödemeyi başka bir olayın vukuuna bağlamış ve bu haliyle bononun muayyenlik unsurunu ve dolayısıyla kambiyo senedi vasfını ortadan kaldırmıştır. Nitekim keşideci borçlu da (ancak yargılama ile belirlenebilecek biçimde) inşaatın tamamlanmadığını ve henüz ödeme zamanının gelmediğini ileri sürmüştür.<br />
Bono vasfı bulunmayan belgeye dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağına ilişkin kural da (İİK.m.168/1) dikkate alındığında borçlu aleyhine bu yolla takip yapılması doğru değildir.<br />
Açıklanan nedenlerle, yerel mahkemenin şikayet olunan-alacaklı &#8230;&#8217;e ilişkin direnme kararı usul ve yasaya aykırı olup, direnme kararının bozulması gerekir.<br />
S O N U Ç: 1-Yukarıda (I) sayılı bentte açıklanan nedenle şikâyetçi – borçlunun &#8230;&#8217;a yönelik temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının değişik gerekçe ile ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br />
2-(II) nolu bentte açıklanan nedenlerle şikâyetçi–borçlunun şikayet olunan-alacaklı &#8230;&#8217;e yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 366/III. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 07.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kural olarak ev eşyası haczedilemez. Ancak aynı eşyadan birden fazla var ise bunlardan biri haczedilebilir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/kural-olarak-ev-esyasi-haczedilemez-ancak-ayni-esyadan-birden-fazla-var-ise-bunlardan-biri-haczedilebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Feb 2020 06:14:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[aile bireyleri için lüzumlu olan eşyalar]]></category>
		<category><![CDATA[aynı amaçla kullanılan birden fazla eşya]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy icra avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[borçlu ile alacaklının menfaatleri]]></category>
		<category><![CDATA[borçlunun her türlü mal ve hakkının haczi]]></category>
		<category><![CDATA[haczedilen eşyaların lüzumlu eşya olup olmadığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5505</guid>

					<description><![CDATA[12. Hukuk Dairesi         2016/17477 E.  ,  2017/9513 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/kural-olarak-ev-esyasi-haczedilemez-ancak-ayni-esyadan-birden-fazla-var-ise-bunlardan-biri-haczedilebilir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">12. Hukuk Dairesi         2016/17477 E.  ,  2017/9513 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi</p>
<p>Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :<br />
Borçlu vekilinin, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu olan eşyaların tamamının borçlunun ve ailesinin sosyal durumu nazara alınmaksızın haczedildiğini, haczedilen menkullerin değerinin takip miktarı ile kıyaslandığında çok düşük olması sebebiyle borçlu üzerinde baskı kurma amacıyla yapılan haczin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece &#8230; marka müzik aleti, koşu bandı ve modülatör araç simülasyon kiti yönünden lüzumlu eşya olmadıkları gerekçesiyle, haczedilen diğer menkuller yönünden ise aynı amaca hizmet eden birden fazla eşya bulunması sebebiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br />
6352 sayılı Yasanın 16. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra İflas Kanunu&#8217;nun 82. maddesinin 1.fıkrasının 3.bendi uyarınca para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu olan eşya haczedilemez. Ancak aynı amaçla kullanılan birden fazla eşya olması halinde bunlardan birisinin haczi mümkündür.<br />
Bu düzenlemenin gerekçesinde; alacaklı ile borçlu arasındaki menfaat dengesinin sağlanması, temel hak ve özgürlüklerin korunması, haczinde ekonomik yarar bulunmayan ya da muhafazasında ve satışında güçlük çekilen eşyaların hacizlerinin önlenmesinin amaçlandığı ve borçlu ile aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için gerekli her türlü eşyanın haczedilemeyeceğinin hükme bağlandığı belirtilmiştir.<br />
İİK&#8217;nun 85/son maddesinde ise “haciz koyan memur, borçlu ile alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir” düzenlemesine yer verilmiştir.<br />
Kural olarak borçlunun her türlü mal ve hakkının haczi mümkündür. Haczedilmezlik iddiasında bulunabilmek için İcra İflas Kanunu&#8217;nda ya da özel kanunda hüküm bulunması gerekir. Asıl olan borcun ödenmesi, bir diğer ifade ile alacaklının alacağına kavuşması olup, haczedilmezliğe ilişkin düzenlemelerin bu bağlamda dar yorumlanması gerekir. Diğer yandan, haczin amacı, borcun tahsilinin sağlanması olup borçluyu taciz etmek ya da baskı kurarak ödemeye zorlama maksadıyla haciz yapılmamalıdır. Aksi halin varlığı başta İİK&#8217;nun genel mantığına ve 85/son maddesi hükmüne açıkça aykırılık teşkil edeceği gibi, temel hak ve özgürlüklerin korunması ilkesine de ters düşer. Nitekim ev eşyasının haczi halinde bu eşyanın muhafazası güç olup çoğu zaman satılamamakta, satılmaları halinde ise satış bedeli haciz ve muhafaza masraflarını dahi karşılamamakta ve dolayısıyla alacağın tahsiline müspet yönde herhangi bir katkısı da bulunmamaktadır.<br />
Bu halde yapılan haciz işleminde ekonomik yarar bulunmadığı, gibi, haczin yalnızca borçluyu ve doğal sonucu olarak aile bireylerini taciz etmekten öte bir yarar sağlamadığı da görülmektedir.<br />
Buna göre ev eşyası yönünden, İİK&#8217;nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 3. bendinde yer alan haczedilmezliğe ilişkin düzenlemenin genel kuralın aksine geniş yorumlanması gerektiği kabul edilmelidir. 6352 sayılı Yasa&#8217;nın 16. maddesinin gerekçesi de bu görüşü destekler niteliktedir.<br />
Bütün bu açıklamalar ışığında, kural olarak ev eşyasının haczedilemeyeceği, ancak aynı amaca hizmet eden birden fazla eşya var ise birisinin haczedilebileceği kabul edilmelidir. Böyle bir durumda pek tabidir ki eski eşya borçluya bırakılıp, muhafazası satışı zahmetsiz olan, taliplisi fazla olacak yeni mal haczedilmelidir. Ancak lüzumlu olmayan ev eşyaları için de haczedilmezlik kuralı uygulanmamalıdır. Burada lüzumlu olan eşyadan ne anlaşılması gerektiğinin üzerinde de durulması gerekir. Mütevazi bir hayat standardının sürdürülebilmesi ve içinde bulunulan sosyal statünün asgari koşullarının muhafazasını temine yarayan, borçlunun yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya lüzumlu eşya olarak kabul edilmelidir.<br />
Somut olayda, mahkemece, 22/07/2014 tarihli haciz tutanağında infaz memuru olarak imzası bulunan &#8230; &#8230;&#8217;in 14/11/2014 tarihli celsede tanık olarak alınan beyanında özetle, &#8230; marka müzik aleti, koşu bandı ve modülatör araç simülasyon kiti haricinde haczedilen eşyaların tamamının evde iki tane olduğunu belirtmesi üzerine, alacaklı vekilinin bu hususların haciz tutanağına yazılmaması nedeniyle tutanağın eksik düzenlendiği, haczedilen eşyaların lüzumlu eşya olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği yönünde tanık beyanına itirazda bulunduğu görülmüştür.<br />
O halde, mahkemece mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak sureti ile haczedilen her bir eşyanın yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda haczinin mümkün olup olmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, 22/07/2014 tarihli haciz tutanağında bu hususların belirtilmemiş olmasına rağmen, mahkemece tutanak mümzisi infaz memurunun beyanı esas alınmak suretiyle eksik inceleme ile yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.<br />
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK&#8217;nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Takip borçlularından her biri kıymet takdiri yapılan malın maliki olmasalar bile kıymet takdirine itiraz etme hakkı vardır.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/takip-borclularindan-her-biri-kiymet-takdiri-yapilan-malin-maliki-olmasalar-bile-kiymet-takdirine-itiraz-etme-hakki-vardir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Feb 2020 06:55:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy icra avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[İİK. nun 123 vd. maddeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kıymet taktirine karşı yapılan şikayet]]></category>
		<category><![CDATA[taşınmaz ihalesinin feshi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5503</guid>

					<description><![CDATA[12. Hukuk Dairesi         2013/36071 E.  ,  2014/2365 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/09/2013 NUMARASI : 2012/817-2013/599 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/takip-borclularindan-her-biri-kiymet-takdiri-yapilan-malin-maliki-olmasalar-bile-kiymet-takdirine-itiraz-etme-hakki-vardir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">12. Hukuk Dairesi         2013/36071 E.  ,  2014/2365 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ : Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesi<br />
TARİHİ : 12/09/2013<br />
NUMARASI : 2012/817-2013/599</p>
<p>Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :<br />
Şikayetçi borçluların 12.11.2012 tarihinde icra mahkemesine yaptıkları başvurularında, 05.11.2012 tarihinde yapılan taşınmaz ihalesinin feshini talep ettiği, mahkemece şikayete konu feshi istenen ihalede İİK hükümleri doğrultusunda herhangi bir usulsüzlük bulunup bulunmadığı yönünde rapor hazırlanması için dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek rapor alındığı ve bu rapor esas alınarak, kıymet taktir raporunun bazı takip borçlularına tebliğ edilmediği, İİK nun 150/e maddesi uyarınca taşınmazın satışının 2 yıl içinde istenilmediği gerekçeleri ile şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmıştır.<br />
Hâkim, HMK&#8217; nun 266. maddesi uyarınca, ancak çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda ise bilirkişiye başvuramaz.<br />
Taşınmaz ihalesi İİK. nun 123 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, ihalenin feshi istemi İİK&#8217; nun 134.maddesine göre incelenerek mahkemece gereken karar verilir. Buna göre ihalenin feshi istemi, icra hakiminin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan bir husus olup, bu konuda bilirkişi görüşüne başvurulamayacağından, bilirkişi incelemesi yapılmak ve rapor esas alınmak suretiyle açıkça yasaya aykırılık teşkil etmektedir.<br />
İİK&#8217; nun 128/2. maddesinde yer alan düzenlemeye göre; “kıymet takdirine ilişkin rapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklılara ve diğer ipotekli alacaklılara tebligatın yapıldığı icra dosyasındaki, ayrıca bildirilmiş bulunması hali müstesna olmak üzere, tapudaki mevcut adresleri esas alınmak sureti ile tebliğ edilir.”<br />
Şikayetçi borçlular vekilince kıymet taktir raporunun müvekkilleri borçlulara ve diğer takip borçlularına ve ilgili kişilere kıymet takdir raporunun tebliğ edilmediği iddia edilmiştir. Tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshini isteme hakkı, sadece kendisine tebligat yapılmayan ilgilisine aittir. İhalenin feshini isteyen borçlu, kendisi dışındaki diğer ilgililere kıymet takdiri ve satış ilanının tebliğ edilmediğini ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremeyeceğinden mahkemece kıymet taktir raporunun bazı borçlulara tebliğ edilmediği hususunun ihalenin feshi sebebi olarak değerlendirilmesi doğru değildir.<br />
Öte yandan icra emrinin tebliğ edildiği tarih itibariyle uygulanması gereken, İİK&#8217; nun 150/e maddesine göre, alacaklı, taşınmaz rehninin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren iki yıl içinde istemezse takip düşer<br />
Somut olayda, icra emrinin borçlu İsmail Horosan&#8217;a 07.04.2011 tarihinde, borçlu F.. T..&#8217;ya 06.04.2011 tarihinde, borçlu N.. K..&#8217;ye 28.03.2009 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklının ise 18.09.2012 tarihinde satış avansını yatırıldığı ve buna göre icra emrinin tebliğinden itibaren 2 yıllık sürede satış talep edildiği görülmüştür.<br />
İİK.nun 128/a maddesine göre; &#8220;Kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren 7 gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikayette bulunabilirler. &#8221; Aynı maddenin son fıkrasına göre kıymet taktirine karşı yapılan şikayet hakkındaki icra mahkemesi kararı kesin olup temyiz edilemez.<br />
Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesince itirazın incelemesiz reddedilmesi halinde, icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür. Ancak, kıymet taktirine süresinde itiraz etmeyerek yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirine ilişkin hususları ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremezler.<br />
Şikayetçi icra dairesinin kıymet taktir işlemine karşı 7 gün içinde şikayet yoluna başvurmuş ise, icra dairesinin ve icra mahkemesinin yaptırmış olduğu kıymet taktirinin usulsüz olduğundan bahisle İİK&#8217; nun 134.maddesine göre ihalenin feshini talep edebilir.<br />
Somut olayda ihaleye esas alınan 24.06.2011 tarihli kıymet taktir raporunda taşınmazın değerinin belirlendiği, şikayetçi borçlular N.. K.. ve İsmail Horosan&#8217; ın kıymet taktir raporunun kendilerine tebliğinden itibaren süresinde icra mahkemesine başvurarak kıymet taktirine itiraz etmedikleri ve ancak şikayetçi borçlu F.. T.. vekilinin kıymet taktir raporunun 24.11.2011 tarihinde kendisine tebliğ üzerine 7 günlük şikayet süresi içerisinde icra mahkemesine başvurarak kıymet taktirine itiraz ettiği, Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesi&#8217;nin 29.02.2012 tarih 2011/996 E., 2012/184K. Sayılı kararı ile davacının dava konusu taşınmazın maliki olmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğu nedeni ile itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.<br />
İcra takibi borçlularından her birinin kıymet taktiri yapılan malın maliki olması aranmaksızın kıymet taktirine itiraz hakkı vardır. Bu durumda icra mahkemesince şikayetçi borçlu F.. T..&#8217; nın kıymet taktirine itirazının incelenmeksizin reddine karar verilmesi doğru değildir.<br />
O halde mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda borçlu F.. T..&#8217;nın kıymet taktirine itirazının mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle, incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle ihalenin feshi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.<br />
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
