<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>emsal ücret araştırması &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/emsal-ucret-arastirmasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Nov 2022 07:28:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>emsal ücret araştırması &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İşçinin 14 yılı aşkın kıdemi, çalıştığı işyerinin büyükşehirde olması ve yaptığı işin vasıflı bir iş olması nedeniyle işin niteliği gereği asgari ücretle çalışması hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/iscinin-14-yili-askin-kidemi-calistigi-isyerinin-buyuksehirde-olmasi-ve-yaptigi-isin-vasifli-bir-is-olmasi-nedeniyle-isin-niteligi-geregi-asgari-ucretle-calismasi-hayatin-olagan-akisina-uygun-dusmeme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Nov 2022 07:28:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[emsal ücret araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[ücret noktasında uyuşmazlık]]></category>
		<category><![CDATA[vasıflı işçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=9684</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi         2021/5327 E.  ,  2021/9527 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : &#8230; 5. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : ALACAK İLK DERECE MAHKEMESİ : &#8230; 24. İş Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/iscinin-14-yili-askin-kidemi-calistigi-isyerinin-buyuksehirde-olmasi-ve-yaptigi-isin-vasifli-bir-is-olmasi-nedeniyle-isin-niteligi-geregi-asgari-ucretle-calismasi-hayatin-olagan-akisina-uygun-dusmeme/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">9. Hukuk Dairesi         2021/5327 E.  ,  2021/9527 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">BÖLGE ADLİYE<br />
MAHKEMESİ : &#8230; 5. Hukuk Dairesi<br />
DAVA TÜRÜ : ALACAK</p>
<p>İLK DERECE MAHKEMESİ : &#8230; 24. İş Mahkemesi</p>
<p>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:<br />
Y A R G I T A Y K A R A R I<br />
Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 10.06.2005-28.08.2019 tarihleri arasında hukuk ofisi işyerinde sekreter olarak en son 4.000,00 TL net ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin davacı tarafından ücretinin aylardır ödenmemesi nedeniyle haklı sebeple feshedildiğini, davacının işyerinde tek çalışan olması nedeniyle yıllık izin kullanamadığını, kendi tuttuğu masraf ajandalarını gerçek ücretin ispatı amacıyla elinde tuttuğunu, işverenin kendisine istifa dilekçesi vermesi halinde alacaklarını ödeyeceğini beyan ettiğini, istifa dilekçesi vermediğini, haklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık izin ve ücret alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br />
Davalı Cevabının Özeti:<br />
Davalı vekili, davacının 10.06.2005 tarihinden itibaren sekreter olarak çalıştığını, işyerinde başka bir çalışan bulunmadığını, son ücretinin asgari ücret olduğunu, 09.09.2019 tarihinden itibaren işe gelmediğini, devamsızlık tutanakları tutulduğunu, &#8230; 6. Noterliğinin 13.09.2019 gün ve 10651 yevmiye nolu ihtanamesi ile iş sözleşmesiinin haklı nedenle feshedildiğini, ücretin ödenmediği iddiasının doğru olmadığını davacının 2019 yılında kredi çekerek araba aldığını, en az üç defa tatile gittiğini, yıllık izinlerini kullandığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br />
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:<br />
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br />
İstinaf Başvurusu:<br />
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, taraflar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br />
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:<br />
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle, taraflar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br />
Temyiz:<br />
Karar yasal süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.<br />
Gerekçe:<br />
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.<br />
2-Taraflar arasında davacı işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.<br />
İş sözleşmesinin tarafları, ücretin miktarını, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 401. maddesinde de, işverenin işçiye sözleşmede veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen; sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde ise asgari ücretten az olmamak kaydıyla emsal ücreti ödemekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.<br />
4857 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde, işçi ile işveren arasında yazılı iş sözleşmesi yapılmayan hallerde en geç iki ay içinde işçiye çalışma koşullarını, temel ücret ve varsa eklerini, ücret ödeme zamanını belirten bir belgenin verilmesi zorunlu tutulmuştur. Aynı Kanunun 37 nci maddesinde, işçi ücretlerinin işyerinde ödenmesi ya da banka hesabına yatırılması hallerinde, ücret hesap pusulası türünde bir belgenin işçiye verilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Usulünce düzenlenmiş olan bu tür belgeler, işçinin ücreti noktasında işverenden sadır olan yazılı delil niteliğindedir. Kişi kendi muvazaasına dayanamayacağından, belgenin muvazaalı biçimde işçinin isteği üzerine verildiği iddiası işverence ileri sürülemez.<br />
Çalışma belgesinde yer alan bilgilerin gerçek dışı olmasınında yaptırıma bağlanmış olması, belgenin ispat gücünü arttıran bir durumdur. Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir. Ancak bu noktada, 4857 sayılı Kanunun 8 inci ve 37 nci maddelerinin, bu konuda işveren açısından bazı yükümlülükler getirdiği de göz ardı edilmemelidir. Bahsi geçen kurallar, iş sözleşmesinin taraflarının ispat yükümlülüğüne yardımcı olduğu gibi, çalışma yaşamındaki kayıt dışılığı önlenmesi amacına da hizmet etmektedir. Bu yönde belgenin verilmiş olması ispat açısından işveren lehine olmakla birlikte, belgenin düzenlenerek işçiye verilmemiş oluşu, işçinin ücret, sigorta primi, çalışma koşulları ve benzeri konularda yasal güvencelerini zedeleyebilecek durumdadır. Çalışma belgesi ile ücret hesap pusulasının düzenlenerek işçiye verilmesi, iş yargısını ağırlıklı olarak meşgul eden, işe giriş tarihi, ücret, ücretin ekleri ve çalışma koşullarının belirlenmesi bakımından da önemli kolaylıklar sağlayacaktır. Bu bakımdan ücretin ispatı noktasında delillerin değerlendirilmesi sırasında, işverence bu konuda belge düzenlenmiş olup olmamasının da araştırılması gerekir.<br />
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek (sendika üyesi olması halinde) sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı, ayrıca Türkiye İstatistik Kurumunun resmi internet sitesindeki &#8220;kazanç bilgisi sorgulama&#8221; kısmından da faydalanılabileceği göz önüne alınarak emsal ücret araştırması yapılmalı, bu araştırma sonucunda elde edilen verilerle, tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.<br />
Somut uyuşmazlıkta, davacı aylık ücretinin net 4.000,00 TL olduğunu ileri sürmüştür. Davalı asgari ücret ödendiğini savunmuştur. Davacının hukuk ofisinde sekreter, (avukat katibi belgesi mevcut) olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili, davacıya ödenen aylık ücretin ispatı yönünde davacının kendi tuttuğu ve işverence kayıtlara esas alınan masraf ajandalarına dayanmış ve masraf ajandaları yargılama sırasında mahkeme kasasına alınmıştır. İşverenin TÜİK verilerine ve davacının işyerinde tuttuğu ajandalara bir itirazı olmadığı aksine işverence davacının masraf ajandalarını ve bazı belgeleri yanında götürdüğü iddia edilerek tutanakla tespiti yaptırılarak Savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu görülmektedir.<br />
Davacı masraf ajandalarını fotokopi şeklinde dosyaya ibraz etmiştir. İncelenen masraf ajandalarında davacıya 2018 yılında 3.500,00 TL net ücret ödendiği, 2019 yılında ise 4.000,00 TL net ücret ödendiği görülmektedir. Davacının 14 yılı aşkın kıdemi, çalıştığı işyerinin büyükşehirde olması ve yaptığı işin vasıflı bir iş olması nedeniyle işin niteliği gereği asgari ücretle çalışması hayatın olağan akışına da uygun düşmemektedir. Tüm bu nedenlerle avukat sekreteri olarak çalışan davacının 3342 kodlu hukuk sekreteri için TÜİK tarafından bildirilen emsal ücretle çalıştığının kabulü dosya içeriğine uygun düşecektir. Davacının hak ve alacakları bu ücret üzerinden hesaplanmalıdır.<br />
Ayrıca taraflarca işyerinde davacının tek çalıştığı, işverenin banka kartlarının davacıda bulunduğu, tanık &#8230; beyanında ücretinin davalı talimatıyla davacı tarafından bankadan çekilerek ödendiği şeklindeki beyanlar gözetildiğinde banka kayıtları ve dosyaya sunulan masraf ajandaları birlikte değerlendirilerek 2019 Mart ayı ve sonrası davacının uhdesinde tuttuğu fazla para olup olmadığı mali müşavir tarafından tespit edilerek fazla para olması halinde ücret alacağından mahsubu gerekmektedir.<br />
Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, kararın bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.<br />
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 25.05.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ücret bordrosunun imzalı olması, ücretin emsal araştırılarak ispatına engel değildir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/ucret-bordrosunun-imzali-olmasi-ucretin-emsal-arastirilarak-ispatina-engel-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Dec 2020 13:55:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[emsal ücret araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek ücret]]></category>
		<category><![CDATA[ücretin gerçek olmaması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7027</guid>

					<description><![CDATA[Hukuk Genel Kurulu         2013/9-160 E.  ,  2013/1390 K. İŞÇİLİK ALACAKLARI İŞÇİNİN AYLIK ÜCRETİNİN BELİRLENMESİNDE (SİGORTA KAYITLARI VE İMZALI ÜCRET BORDROLARI VARKEN) EMSAL ÜCRET ARAŞTIRMASI GEREKÇENİN GENİŞLETİLMESİ İŞÇİNİN GERÇEK ÜCRETİNİN TESPİTİ VEKİLİN YEMİN TEKLİF ETME YETKİSİ &#8220;İçtihat Metni&#8221; Taraflar arasındaki “işçilik alacakları” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kayseri 3. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen, 11.03.2010... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/ucret-bordrosunun-imzali-olmasi-ucretin-emsal-arastirilarak-ispatina-engel-degildir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hukuk Genel Kurulu         2013/9-160 E.  ,  2013/1390 K.</span></b></p>
<ul>
<li>İŞÇİLİK ALACAKLARI</li>
<li>İŞÇİNİN AYLIK ÜCRETİNİN BELİRLENMESİNDE (SİGORTA KAYITLARI VE İMZALI ÜCRET BORDROLARI VARKEN) EMSAL ÜCRET ARAŞTIRMASI</li>
<li>GEREKÇENİN GENİŞLETİLMESİ</li>
<li>İŞÇİNİN GERÇEK ÜCRETİNİN TESPİTİ</li>
<li>VEKİLİN YEMİN TEKLİF ETME YETKİSİ</li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Taraflar arasındaki “işçilik alacakları” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kayseri 3. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen, 11.03.2010 gün ve 2009/265 E., 2010/95 K. sayılı kararın incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 20.06.2012 gün ve 2010/15452 E., 2012-23934 K. sayılı ilamı ile;</span></p>
<p>(&#8230;A) Davacı İsteminin Özeti</p>
<p>Davacı, davalı işyerinde çamur işçisi olarak çalıştığını, en son 523 TL net ücret aldığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacağının tahsilini talep etmiştir.</p>
<p>B) Davalı Cevabının Özeti</p>
<p>Davalı, davacının kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesi suretiyle iş sözleşmesinin feshedildiğini, aylık net 403 TL ücret aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.</p>
<p>C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti</p>
<p>Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacının asgari ücret aldığından bahisle yapılan ödeme nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı alacağı bulunmadığı, fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili alacaklarının ise sübut bulmadığından davanın reddine karar verilmiştir.</p>
<p>D)Temyiz</p>
<p>Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.</p>
<p>E) Gerekçe</p>
<p>1- Somut olayda davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini beyanla bir kısım işçilik alacaklarınnı hüküm altına alınmasını istemiştir.</p>
<p>Davalı işveren ise davanın reddini savunmuştur.</p>
<p>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı vekilinin yaptığı yemin teklifine davalı işveren temsilcisi tarafından yerine getirilmesi gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.</p>
<p>Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.</p>
<p>Mahkemece, her ne kadar davalı işveren temsilcisinin eda ettiği yemine değer verilmiş ise de teklif edilen yemin metnindeki hususlarla ilgili ispat külfetinin kime ait olduğu yeterli bir şekilde araştırılmaksızın kime ait olduğu bir yana davacı vekilinin dosyadaki vekaletnamesinde karşı tarafa yemin teklif etme yetkisinin bulunmadığı gözardı edilmiştir.</p>
<p>Bu itibarla davacı tarafça teklif edilen ve karşı taraf temsilcisinin yerine getirdiği yemin yok hükmündedir.</p>
<p>Davacı işçinin yaptığı iş ve kıdemi itibariyle de işçilik alacaklarının hesaplanmasında esas alınan ücret asgari ücret olarak kabul edilmiş ise de tanık beyanları ve yapılan emsal ücret araştırması ile de doğrulanan davacının talep ettiği ücretin hesaplamalarda dikkate alınmaması isabetsizdir.</p>
<p>Yukarıdaki anlatımlar ışığında mahkemece gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacının hak ettiği alacakların hesaplanıp ödendiği anlaşılan miktarların mahsubu ile hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması hatalıdır…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.</p>
<p>HUKUK GENEL KURULU KARARI</p>
<p>Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:</p>
<p>Dava, işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.</p>
<p>Davacı vekili, müvekkilinin davalı iş yerinde 12/10/1999 tarihinden 03/05/2007 tarihine kadar aralıksız olarak çamurhane bölümünde çalıştığını, en son net 523 TL ücret aldığını, fazla çalışma yapmasına rağmen kendisine fazla çalışma ücreti ödenmediği gibi, dini bayramların ilk günü hariç, ulusal bayramların tamamında çalışmasına rağmen bu çalışmalarının karşılığı olan ücretlerin de ödenmediğini, davalı iş verenin kötü niyetli olarak, kıdem ve ihbar tazminatlarını ödememek için müvekkilinin iş akdine son verdiğini belirterek, işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.</p>
<p>Davalı işveren vekili, davacının disiplinsiz çalışmaları sonucunda yapılan uyarılara uymadığı gerekçesiyle  kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek suretiyle iş akdine son verildiğini, verilen kıdem ve  ihbar tazminatlarını aldığına dair imzasının bulunduğunu,  davacının en son net ücretinin 403 TL olduğunu, diğer alacakları yönünde ise, her hangi bir çalışması bulunmadığından davanın reddini savunmuştur.</p>
<p>Mahkemece; tarafların ücret konusunda iddialarının ispat edememeleri nedeniyle, davacıya ödenen kıdem ve ihbar tazminatlarına esas alınan net  ücretin, sigorta sicil dosyasındaki asgari ücret üzerinden brüt 562,50 TL aylık ücrete tekabül ettiği, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı alacağının olmadığı, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının sübut bulmadığı  gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.</p>
<p>Davacı vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece, yukarıda belirtilen nedenlerle karar bozulmuştur.</p>
<p>Yerel Mahkemece; önceki gerekçeler yanında, bozma ilamında her ne kadar davacı vekilinin yemin teklif etmek için vekaletnamede yetkisinin olmadığı iddia olunmuş ise de dosyadaki dava dilekçesi ekindeki vekaletnamede, davacı vekili yemin  teklif etmeye yetkili kılındığı, her ne kadar yemin içeriği itibariyle ispat külfeti noktasında eleştiri getirilmiş ise de, davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapıldığı ve karşılığında makbuz alındığı iddia olunduğundan, makbuzlardaki imzanın kendisine ait olmadığını veya makbuz içeriğindeki miktarları almadığını ispat külfetinin davacıya düştüğü, gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.</p>
<p>Mahkemenin direnmeye ilişkin kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacının aylık ücretinin belirlenmesinde, sigorta kayıtları ve imzalı ücret bordroları varken, emsal ücret araştırmasının dikkate alınıp alınamayacağı noktasında toplanmaktadır.</p>
<p>I-) Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşme sırasında, işin esasının incelenmesine geçilmeden önce; Mahkemenin ilk kararının gerekçesinde yer almayan “davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapılmış ve karşılığında makbuz alındığı iddia olunmuştur. Makbuzlardaki imzanın kendisine ait olmadığını veya makbuz içeriğindeki miktarları almadığını ispat külfeti davacıya düşmektedir” gerekçesiyle oluşturulan direnme kararının, gerçekte direme kararı mı, yoksa Özel Dairenin incelemesinden geçmeyen yeni bir hüküm niteliğinde mi olduğu hususu, ön sorun olarak ele alınmıştır. Direnme kararında “davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapılmış ve karşılığında makbuz alındığı iddia olunmuştur. Makbuzlardaki imzanın kendisine ait olmadığını veya makbuz içeriğindeki miktarları almadığını ispat külfeti davacıya düşmektedir” denilmesinin gerekçenin genişletilmesi niteliğinde bulunduğu oybirliği ile benimsenmiş ön sorun da bu şekilde aşıldıktan sonra, direnme hükmünün esastan incelenmesine geçilmiştir.</p>
<p>II-) İşin esasına yönelik olarak yapılan incelemede:</p>
<p>A-İş akdinin işverence haksız feshi nedeniyle işçinin alacak miktarı belirlenirken, bu hesabı doğrudan etkileyecek olan işçinin gerçek ücretinin saptanması gerekmektedir. Gerçek ücret; işçinin kıdemi, yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücrettir.</p>
<p>İş akdinin tarafları görünüşte bir ücret belirlemiş olabilirler, ancak bu ücret tarafların aralarında kararlaştırdıkları gerçek ücret olmayabilir. Uygulamada bazen taraflar arasında kararlaştırılmış olan gerçek ücret (örneğin SSK primlerini daha az ödemek amacıyla) bordroya yansıtılmamakta, daha düşük (örneğin asgari ücret) gösterilmektedir. Bu gibi durumlarda yargıç tarafından gerçek ücretin saptanması yoluna gidilmelidir (Prof. Dr. S. Süzek, İş Hukuku, 2. Bası, Beta Yayınları, Sy:287).</p>
<p>İş sözleşmesinin tarafları arasında ücret miktarı konusunda çıkabilecek ihtilaflarda gerçek ücretin her türlü delille ispatı mümkündür. Aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, tanık beyanları gibi delillerle işçinin imzasını taşıyan ücret bordroları veya hizmet sözleşmesinde yazılı olan ücretin gerçek olmadığı kanıtlanabilir. Ücretin mevcut delillerle şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi mümkün bulunmayan kimi durumlarda, yapılan iş, hizmet süresi ve diğer belirleyici özellikler belirtilmek suretiyle ilgili meslek örgütlerinden sorulmak suretiyle de belirlenebilir.</p>
<p>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 02.07.2003 gün ve 2003/21-440-440, 28.06.2006 gün ve 2006/9-479-484, 22.10.2008 gün ve 2008/9-641-649  sayılı kararlarında da benimsenen araştırma ilkeleri uyarınca, somut olaya bakıldığında; davacının, kıdemi, yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre ödenmesi gereken ücretin asgari ücretin üstünde olduğunu kabul etmesi gerekir; bu durumun yapılan emsal ücret araştırması ile de doğrulanmış olması karşısında, davacının talep ettiği ücretin hesaplamalarda dikkate alınması gerekirken asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre sonuca gidilmesi isabetsizdir.</p>
<p>Yukarıda belirtilen maddi ve yasal olgular dikkate alındığında, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.</p>
<p>Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.</p>
<p>B) Her ne kadar bozma ilamında, davacı vekilinin vekaletnamesinde  yemin teklif etme yetkisi bulunmadığı belirtilmiş ise de, dosya içersinde bulunan, Kayseri 1. Noterliğinin 14.10.2005 gün ve 16216 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile  davacı  Mehmet D., Avukat Yılmaz K.’yi vekil tayin ettiği vekaletnamede, yemin teklif etme yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından, Özel Daire bozma ilamında yer alan “Mahkemece, her ne kadar davalı işveren temsilcisinin eda ettiği yemine değer verilmiş ise de teklif edilen yemin metnindeki hususlarla ilgili ispat külfetinin kime ait olduğu yeterli bir şekilde araştırılmaksızın kime ait olduğu bir yana davacı vekilinin dosyadaki vekaletnamesinde karşı tarafa yemin teklif etme yetkisinin bulunmadığı gözardı edilmiştir.</p>
<p>Bu itibarla davacı tarafça teklif edilen ve karşı taraf temsilcisinin yerine getirdiği yemin yok hükmündedir.”  Şeklindeki bölümün bozma metninden çıkarılması gerekir.</p>
<p>SONUÇ: 1-Yukarıda (II).maddenin (A) bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 Sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA,</p>
<p>2-Yukarıda (II).maddenin (B) bendinde açıklanan nedenlerle, bozma ilamının son paragrafında yer alan “Mahkemece, her ne kadar davalı işveren temsilcisinin eda ettiği yemine değer verilmiş ise de teklif edilen yemin metnindeki hususlarla ilgili ispat külfetinin kime ait olduğu yeterli bir şekilde araştırılmaksızın kime ait olduğu bir yana davacı vekilinin dosyadaki vekaletnamesinde karşı tarafa yemin teklif etme yetkisinin bulunmadığı gözardı edilmiştir. Bu itibarla davacı tarafça teklif edilen ve karşı taraf temsilcisinin yerine getirdiği yemin yok hükmündedir” şeklindeki bölümün bozma metninden çıkarılmasına, hükmün belirtilen bu gerekçelerle  BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 5521 sayılı Kanunun 8/son maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.09.2013 gününde  oyçokluğuyla karar verildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hafta tatili, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/hafta-tatili-fazla-calisma-ile-ulusal-bayram-ve-genel-tatil-ucret-alacaklarina-dava-tarihinden-itibaren-faiz-yurutulmesi-gerekir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 2020 06:44:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[belirsiz alacak davası]]></category>
		<category><![CDATA[emsal ücret araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[faiz başlangıç tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek ücret tespiti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6794</guid>

					<description><![CDATA[22. Hukuk Dairesi         2017/43087 E.  ,  2020/8719 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ:İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ: ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/hafta-tatili-fazla-calisma-ile-ulusal-bayram-ve-genel-tatil-ucret-alacaklarina-dava-tarihinden-itibaren-faiz-yurutulmesi-gerekir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">22. Hukuk Dairesi         2017/43087 E.  ,  2020/8719 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ:İş Mahkemesi<br />
DAVA TÜRÜ: ALACAK</p>
<p>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:<br />
Y A R G I T A Y K A R A R I<br />
Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı vekili, müvekkiline ödenmediğini iddia ettiği hafta tatili, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br />
Davalı Cevabının Özeti:<br />
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.<br />
Mahkeme Kararının Özeti:<br />
Mahkemece, toplanan delillere göre ve kök bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.<br />
Temyiz :<br />
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
Gerekçe:<br />
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br />
2- Davacının aylık ücret miktarı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.<br />
4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 401. maddesine göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücret göz önünde tutularak belirlenir. Çalışma hayatında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek, ilgili işçi ve işveren kuruluşları ile Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı internet sitesinde bulunan “Kazanç bilgisi sorgulama” ekranından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.<br />
Somut olayda; dava dilekçesinde davacı işçinin son aylık net 1.500,00 TL ücret karşılığı çalıştığı ileri sürülürken, davalı yanca davacının ücretinin bordrolarda gösterildiği kadar olduğu savunulmuştur. Mahkemece dinlenen davacı tanıklarının davacı iddiasını aşan miktarda beyanda bulundukları görülmekte ise de, tamamının davalı aleyhine dava açtıkları ve bu davalar sebebiyle davacı ile menfaat ortaklıklarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan kök bilirkişi raporunda, ücret bordrolarına göre davacının son aylık brüt ücretinin 1.635,91 TL olduğu tespit edilmiştir. Ek bilirkişi raporunda; emsal ücret araştırması kapsamında &#8230; Şoförler ve Operatörler Mesleki Araştırma Geliştirme Dayanışma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği’nin davacı için bildirdiği net 1.800,00 TL’nin, dava dilekçesinde belirtilen net ücretten yüksek olması sebebiyle taleple bağlı kalınarak davacının aylık net ücretinin asgari geçim indirimi dahil 1.500,00 TL olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davacı yan; gerçek maaşının tek taraflı işveren tarafından düzenlenmiş, işçinin imzasını içermeyen banka kayıtlarıyla örtüşmeyen maaş bordrosuna göre değil; vasfı, iş tecrübesi ve yaptığı işin gereği olarak ücret araştırmasındaki tutar olduğunu iddia etmektedir. Ancak bu konudaki davacı iddiası yeterince araştırılmamış olup yapılan emsal ücret araştırması yetersizdir. Yukarıda ilke kararında da belirtildiği şekilde davacı iddiası değerlendirilip ilgili oda ve meslek kuruluşlarından ayrıntılı emsal ücret araştırması yapılmalı, tarafların iddia ve savunmaları ile diğer delillerle desteklenmesi halinde tanık anlatımları, tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirilerek davacının gerçek ücreti tespit edilmelidir. Eksik inceleme ile ücretin yazılı şekilde kabul edilerek hüküm altına alınması yerinde olmamıştır.<br />
3- Taraflar arasında, hüküm altına alınan alacaklara yürütülen faiz başlangıç tarihi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut olayda, davacı tarafça belirsiz alacak davası açıldığı sabittir. Mahkemece hüküm altına alınan dava konusu hafta tatili, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları belirsiz alacak davasına konu edilebilecek nitelikte alacaklar olduğundan, hüküm altına alınan alacaklarının tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesi hatalıdır.<br />
4- Öte yandan; fazla çalışma ücret alacağının hesaplanmasında, davacı imzasını içermeyen ücret bordrolarının olduğu aylar bakımından banka kanalıyla ödendiği anlaşılan tahakkuk miktarlarının mahsubu gerekirken, bu ayların dışlanması da doğru olmamıştır.<br />
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.07.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşyerinde işçi ile aynı işi yapan başka işçinin açtığı davada belirlenmiş olan ücret dikkate alınarak davacının ücreti belirlenmelidir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/isyerinde-isci-ile-ayni-isi-yapan-baska-iscinin-actigi-davada-belirlenmis-olan-ucret-dikkate-alinarak-davacinin-ucreti-belirlenmelidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jan 2020 14:59:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy işçi avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[emsal ücret araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[fiilen yaptığı iş]]></category>
		<category><![CDATA[İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması]]></category>
		<category><![CDATA[İşçinin kıdemi]]></category>
		<category><![CDATA[kendisiyle aynı işyerinde çalışan ve aynı işi yapan kişi]]></category>
		<category><![CDATA[meslek unvanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5435</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi         2015/25596 E.  ,  2018/20300 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; davacının davalı... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/isyerinde-isci-ile-ayni-isi-yapan-baska-iscinin-actigi-davada-belirlenmis-olan-ucret-dikkate-alinarak-davacinin-ucreti-belirlenmelidir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">9. Hukuk Dairesi         2015/25596 E.  ,  2018/20300 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ</p>
<p>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:</p>
<p>YARGITAY KARARI<br />
A) Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı vekili; davacının davalı şirkete ait &#8230;&#8217;daki iş yerinde 18.10.2004- 18.03.2009 ve 22.04.2010-27.08.2011 tarihleri arasında olmak üzere iki dönem halinde elektrik ustası olarak çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından iş bitimi sebep gösterilerek feshedildiğini, davacının aylık net ücretinin 1.300,00 USD olduğunu ve maaşlarının tamamının banka kanalı ile ödendiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br />
B) Davalı Cevabının Özeti:<br />
Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, davacının müvekkili şirkette 18.10.2004-16.02.2009 ile 22.04.2010- 22.09.2011 tarihleri arasında aralıklı olarak çalıştığını, en son aldığı aylık ücretin 765,00 USD olduğunu, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, her bir çalışma döneminin kıdem ve ihbar tazminatı yönünden bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini, iş akdinin davacının da irade ve rızası ile sona erdirildiğini, davacı tarafından davalı şirkete ibraname verildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br />
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:<br />
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br />
D) Temyiz:<br />
Kararı yasal süresi içinde taraf vekilleri temyiz etmiştir.<br />
E) Gerekçe:<br />
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.<br />
2-Taraflar arasında tazminatların belirlenmesine esas ücret miktarı uyuşmazlık konusudur.<br />
İş sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunu&#8217;nun 401. maddesine göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.<br />
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.<br />
Somut uyuşmazlıkta, davacı net 1.300,00 USD ücret aldığını iddia etmiş, davalı ise davacının aylık ücretinin 765,00 USD olduğunu savunmuştur.<br />
Mahkemece, ücret bordrolarına itibar edilerek davacının aylık 765,00 USD ücret aldığı kabul edilmiş ise de, davacı kendisiyle aynı işyerinde çalışan ve aynı işi yapan kardeşi &#8230;&#8217;ün davacısı olduğu &#8230; &#8230; 9. İş Mahkemesi&#8217;nin 2013/448 E., 2014/312 K. sayılı dosyasında &#8230; Ticaret Odası&#8217;nın emsal olarak net 1.900,00 TL. ücret bildirdiğini belirtmiştir. Bu nedenle söz konusu dosyanın getirtilerek gerekirse yeniden emsal ücret araştırması yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.<br />
F) SONUÇ:<br />
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 12/11/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
