<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>icra inkar tazminatı &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/icra-inkar-tazminati/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 Sep 2022 09:14:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>icra inkar tazminatı &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi, borçlunun kötüniyetli olması şartına bağlanmamıştır.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/alacakli-lehine-tazminata-hukmedilmesi-borclunun-kotuniyetli-olmasi-sartina-baglanmamistir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Sep 2022 09:14:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[icra inkar tazminatı]]></category>
		<category><![CDATA[kötü niyet tazminatı]]></category>
		<category><![CDATA[kötü niyetli olmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=9517</guid>

					<description><![CDATA[6. Hukuk Dairesi         2015/2356 E.  ,  2015/11450 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/11/2014 NUMARASI : 2013/475-2014/653 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, davacı... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/alacakli-lehine-tazminata-hukmedilmesi-borclunun-kotuniyetli-olmasi-sartina-baglanmamistir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">6. Hukuk Dairesi         2015/2356 E.  ,  2015/11450 K.</span></b><br />
<b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
MAHKEMESİ : İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi<br />
TARİHİ : 20/11/2014<br />
NUMARASI : 2013/475-2014/653</p>
<p>Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.<br />
Dava, davacı kiracı tarafından davalı kiraya veren aleyhine açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.<br />
2-)Davalı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince:<br />
Taraflar arasında 10.06.2012 başlangıç tarihli 18 ay süreli aylık 2000 TL bedelli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralananın işyeri olduğu, kira bedelinin ait olduğu ayın ilk 5 gününde ve peşin olarak ödeneceği, bir kira ödenmediği takdirde gelecek kiraların muaccel hale geleceği kararlaştırılmıştır. Davacı kiracı tarafından açılan dava ile kiralananın 10.09.2012 tarihinde tahliye edildiği belirtilerek, davalı kiraya veren tarafından, 2013 yılı Şubat ayı ila 2013 yılı Aralık ayı arasındaki kira alacakları toplamı 22.000 TL kira alacağının tahsili için İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün 2013/10418 sayılı dosyasında başlatılan icra takibi nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı kiralayan vekili ise kiralananın ve anahtarlarının teslim edilmediğini savunarak davanın reddine ve davacının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş olup hükmün gerekçesinde ise davacının kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davacıya kötü niyet tazminatı yükletilmediği belirtilmiştir.<br />
İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 72/3-4. maddesinde icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, ancak, borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği, dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararının kalkacağı, hükmün kesinleşmesi halinde alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alacağı, alacaklının uğradığı zararın aynı davada takdir olunarak karara bağlanacağı bu zararın herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemeyeceği düzenlenmiştir. Takip konusu alacak kira alacağı olup, yazılı kira sözleşmesinde aylık kira bedeli ve ödeme zamanı açıkça belirtilmiştir. Öte yandan mahkemece davacının talebi üzerine icra dosyasına yatacak olan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı da verildiği görülmüştür. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemede alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi, borçlunun kötüniyetli olması şartına bağlanmamıştır. Bu nedenlerle davalı kiraya veren lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.<br />
SONUÇ:Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine 24.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Haksız fiil alacağı niteliğindeki ecrimisil alacağı likit bir alacak değildir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/haksiz-fiil-alacagi-niteligindeki-ecrimisil-alacagi-likit-bir-alacak-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2021 11:14:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[alacağın likit ya da muayyen olması]]></category>
		<category><![CDATA[baz istasyonunun yerinden sökülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ecrimisil alacağı]]></category>
		<category><![CDATA[icra inkar tazminatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7685</guid>

					<description><![CDATA[8. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2019/411 E. &#160;, &#160;2020/4496 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :Asliye Hukuk MahkemesiDAVA TÜRÜ : İtirazın iptali Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.KARARDavacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu 508 ada... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/haksiz-fiil-alacagi-niteligindeki-ecrimisil-alacagi-likit-bir-alacak-degildir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>8. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2019/411 E. &nbsp;, &nbsp;2020/4496 K.</strong></p>



<ul><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p>MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi<br>DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali<br><br>Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.<br>KARAR<br>Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu 508 ada 77 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde işgalci olarak yer alan davalıya karşı &#8230; 1. İcra Müdürlüğünün 2009/24177 Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibine davalının itirazının iptaline,alacağın tahsili için takibin devamına, borçlunun kötüniyetli olması sebebiyle alacağın % 40’ından az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.<br>Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 6.051.60 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren alacağa faiz yürütülmesine, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2013/18036 Esas, 2014/4120 Karar sayılı ilamı ile davaya konu taşınmazın müstakilen davacı adına kayıtlı olduğu, davacının &#8230; 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/430 E., 2010/140 K. sayılı dosyasında davalının, 28/07/2004-28/07/2009 döneminde, çekişme konusu taşınmaza baz istasyonu kurmak suretiyle müdahale ettiği ve yaptığı itirazı ile takibi haksız şekilde durdurduğunu ileri sürerek itirazın iptali davası açtığı, yargılama sonucu 27.080.00 TL üzerinden itirazın iptaline karar verildiği ve kararın derecattan geçerek kesinleştiği, bilahare davacının, &#8230; 3. İcra Müdürlüğü&#8217;nün 2010/26598 Esas sayılı dosyasında 28/07/2009-28/06/2010 dönemine ilişkin işgal tazminatı olarak 8.800.00-TL üzerinden takip başlattığı, davalının itirazıyla takibin durması üzerine itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatı ödenmesi için eldeki davayı açtığı, yargılama sırasında işgalin sürdüğünü bildirerek İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/681 E., 2012/525 K. sayılı dosyasında, davalı aleyhine elatmanın önlenmesi, kal ve eldeki davadan sonraki dönem için ecrimisil istemli davayı açtığı, eldeki davadan sonra İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2011/681 E., 2012/525 K. sayılı davada yapılan keşif sonucu, alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait taşınmazın çatısına monte edilmiş anten ile binanın yan bahçesinde, 43 parsel sayılı taşınmaz üzerinde GSM baz istasyonu bulunduğunun bildirildiği, bu durumda, GSM baz istasyonunun dava konusu taşınmaz içinde bulunmayıp, bitişik 43 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığının belirlenmesi durumunda baz istasyonunun işgal ettiği alanın ecrimisil hesabına katılmasının doğru olduğunun söylenemeyeceği, bu nedenle İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/681 E., 2012/525 K. ve &#8230; 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/430 E., 2010/140 K., sayılı dosyalarında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak, mahallinde keşif yapılmak suretiyle davalıya ait tesislerin dava konusu taşınmazda kalıp kalmadığının, kalıyorsa ne kadarlık kısmının bu taşınmazda kaldığının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozma kararı verilmiştir.<br>Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile takibin kısmen iptaline, 6.106 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br>Dava, ecrimisil alacağı nedeniyle başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Somut olayda, Mahkemece bozmaya uyularak yargılama aşamasında dava konusu baz istasyonunun yerinden sökülmesi nedeniyle yeri belli olmadığı için keşif yapılmasında bir yarar bulunmadığından keşiften vazgeçilmesine ve İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/681 Esas ve &#8230; 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/430 Esas sayılı dosyalarındaki raporlarla yetinilmesine karar verilerek, dava konusu taşınmazda davalıya ait baz GSM istasyonu anteni bulunduğu ve 28/07/2009 &#8211; 28/06/2010 tarihleri döneminde toplam 6.106 TL işgal tazminatı hesaplanarak bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiş ise de, bozma gereği yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, bozma ilamında eldeki davadan sonra İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2011/681 E. 2012/525 K. sayılı davada yapılan keşif sonucu, alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait taşınmazın çatısına monte edilmiş anten ile binanın yan bahçesinde, 43 parsel sayılı taşınmaz üzerinde GSM baz istasyonu bulunduğunun belirtildiği, bozma sonrası GSM baz istasyonunun davalı tarafça kaldırıldığı belirtildiğinden Mahkemece keşif yapılmaksızın İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/681 Esas ve &#8230; 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/430 Esas sayılı dosyalarındaki raporlarla yetinilmesine karar verildiği, İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/681 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada GSM baz istasyonunun davaya konu parselin yanındaki dava dışı 43 parsel içinde kaldığı, anteninin ise davaya konu taşınmazda kaldığının tespit edildiğinin anlaşıldığı, eldeki dosyada alınan 08.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda antenden dolayı 28.07.2009-28.06.2010 tarihleri arası dönem için 2.762 TL, GSM baz istasyonundan dolayı aynı dönem için 3.344 TL ecrimisil hesaplandığı, Mahkemece hem anten hem de GSM baz istasyonu için hesaplanan toplam ecrimisil alacağı üzerinden takibin devamına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bozma ilamı ve Mahkemece hesaplamada dikkate alınan dava dosyasına göre GSM baz istasyonunun davaya konu taşınmaz içinde kalmadığı anlaşıldığına göre, GSM baz istasyonu için hesaplanan ecrimisil dikkate alınmadan sadece dava konusu taşınmaz içinde yer alan antenden dolayı hesaplanan ecrimisil alacağı yönünden takibin devamına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Ayrıca bilindiği üzere, İcra İflas Kanunu&#8217;nun 67. maddesi hükmüne göre; itirazın iptaline karar verilmesi halinde alacaklı taraf yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklı tarafın haklılığının tespit edilmiş olması yeterli olmayıp alacağın da likit ve muayyen, başka bir deyişle taraflarca önceden belirlenmiş veya basit bir işlemle hesaplanabilecek nitelikte olması, miktarının belirlenebilmesi için yargılamanın gerekmemesi zorunludur,<br>Diğer yandan bilindiği üzere, ecrimisil, hukuken haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın taşınmazı kullanan kişinin taşınmaz malikine ödemesi gerekli olan, en azı kira, en çoğu mahrum kalınan gelir kaybı olan haksız işgal tazminatıdır. Haksız fiil alacağı niteliğindeki ecrimisilin varlığı ve miktarı alınan bilirkişi raporu ve yapılan yargılama neticesinde belirlenebilir.<br>Yasal düzenleme ve uygulama bu şekilde iken, somut olayda icra takibine ve incelenen itirazın iptali davasına konu edilen alacağın likit ya da muayyen olduğunu, bu miktarın yargılama yapılmaksızın basit bir hesaplama işlemiyle tespit edilebilir nitelikte olduğunu kabul etme olanağı bulunmamaktadır. Bu sebeple icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği gibi, bozmadan önceki kararda icra inkar tazminatı talebinin reddedildiği, hükmün sadece davalı tarafından temyiz edildiği gözden kaçırılarak, bozmadan sonra verilen kararda davalının aleyhine olacak şekilde icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru olmadığı gibi bozma öncesi kararda 6.051 TL alacak için takibin devamına karar verildiği halde, bozma sonrası verilen kararda davalı aleyhine olacak şekilde 6.106 TL için takibin devamına karar verilmesi de doğru değildir.<br>SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK&#8217;nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK&#8217;un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK&#8217;un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İİK 67. madde uyarınca icra inkar tazminatı karar verilinceye kadar ıslah olmaksızın talep edilebilir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/iik-67-madde-uyarinca-icra-inkar-tazminati-karar-verilinceye-kadar-islah-olmaksizin-talep-edilebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Dec 2020 08:34:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[borç ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[icra inkar tazminatı]]></category>
		<category><![CDATA[iik 67 maddesi]]></category>
		<category><![CDATA[ıslah olmaksızın icra inkar tazminatı talebi]]></category>
		<category><![CDATA[kapalı fatura]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7159</guid>

					<description><![CDATA[19. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2015/3691 E. &#160;, &#160;2015/9591 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. &#8211; K A R A R &#8211;Dava, faturalara dayalı alacağın tahsili için yapılan... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/iik-67-madde-uyarinca-icra-inkar-tazminati-karar-verilinceye-kadar-islah-olmaksizin-talep-edilebilir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>19. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2015/3691 E. &nbsp;, &nbsp;2015/9591 K.</strong></p>



<ul><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p>MAHKEMESİ :<br><br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br><br>&#8211; K A R A R &#8211;<br>Dava, faturalara dayalı alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Davalı vekili, müvekkilinin almış olduğu malın bedelinin büyük kısmını 3 adet ticari çek vererek ödemiş olduğunu, diğer kısmını da elden ödediğini, borç ödenmemiş gibi yeniden tahsil edilmek istenmesinin kötüniyetli olduğunu, bankalara yazılacak yazılarla bu çeklerle yapılan ödemelerin ortaya çıkacağını, 22.09.2008 tarihli faturanın kapalı fatura olduğunu ve bedelinin ödendiğinin açık olduğunu belirterek, davanın reddine ve davacılar aleyhine %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında borç ilişkisi olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafça dava konusu fatura bedellerinin ödendiği iddia edilmekte ise de, davalının yaptığı bu ödemelerin takibe konu faturalara ilişkin olduğunun ispat edilemediği gerekçeleriyle, davanın kabülü ile davalı tarafından Siirt İcra Müdürlüğü&#8217;nün 2012/461 sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, davacı tarafından talep olmadığından icra inkar tazminatı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.<br>1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>2- Davalının temyizi yönünden; davacı, icra takibinde 4 adet faturaya dayanmıştır. Bu faturalardan 22.09.2008 tarih ve 076357 seri nolu fatura, kapalı fatura mahiyetindedir. Sözkonusu fatura davacı tarafından mahkemeye sunulmuştur. Kapalı fatura bedelinin ödendiğine karine teşkil ettiğinden, fatura bedelinin ödenmediğini ispat yükü davacıdadır. Bu durumda davacının somut olaya göre bu faturaya dair iddiasını kanıtlayamamış olduğu gözetilerek, sözkonusu fatura bakımından davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.<br>3- Davacı taraf, dava dilekçesinde, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmesine rağmen, dava açarken sadece takip asıl alacak miktarı olan 147.110,79-TL üzerinden harç yatırmıştır. Bu durumda mahkemece, davacı yana bu husus açıklattırılarak takibin tamamı üzerinden itirazın iptali talebinde bulunuyor ise, takip toplamının 241.655,40-TL olduğu da dikkate alınarak eksik harç tamamlattırıldıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken, eksik harçla yargılama yapılıp, icra takibindeki alacağın tümü üzerinden takibin devamına karar verilmesi doğru olmamıştır.<br><br>../..<br><br><br><br><br>4- Davacıların temyiz istemi yönünden; İİK 67. madde uyarınca icra inkar tazminatı yargılamada karar verilinceye kadar, ıslah olmaksızın talep edilebileceğinden, davacıların bu talebi kabul edilerek, alacağın faturadan kaynaklandığı da gözetilip, icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken, talebin reddi doğru olmamıştır.<br>SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına, (4) nolu bentteki sebeplerle davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 29.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Faturalarda belirtilen faiz oranları ile takip talebinde yer alan faiz oranları birbirinden farklı ise işlemiş faiz alacağının likit olduğundan söz edilemez.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/faturalarda-belirtilen-faiz-oranlari-ile-takip-talebinde-yer-alan-faiz-oranlari-birbirinden-farkli-ise-islemis-faiz-alacaginin-likit-oldugundan-soz-edilemez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2020 12:31:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[alacağın likit ve belirli olması]]></category>
		<category><![CDATA[faiz oranının likit olması]]></category>
		<category><![CDATA[icra inkar tazminatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6912</guid>

					<description><![CDATA[Hukuk Genel Kurulu         2017/957 E.  ,  2020/99 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/faturalarda-belirtilen-faiz-oranlari-ile-takip-talebinde-yer-alan-faiz-oranlari-birbirinden-farkli-ise-islemis-faiz-alacaginin-likit-oldugundan-soz-edilemez/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Hukuk Genel Kurulu         2017/957 E.  ,  2020/99 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi</span></p>
<p>1. Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.<br />
2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü.</p>
<p>I. YARGILAMA SÜRECİ<br />
Davacı İstemi:<br />
4. Davacı vekili 29.11.2011 tarihli dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında imzalanan abonelik sözleşmesi gereğince davalıya iletişim hizmeti sağlandığını, bu hizmet karşılığı tanzim edilen faturaların süresinde ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2011/3708 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek, haksız itirazın iptaline ve davalının alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br />
Davalı Cevabı:<br />
5. Davalı davaya cevap vermemiştir.<br />
İlk Derece Mahkemesi Kararı:<br />
6. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.12.2012 tarihli ve 2011/646 E., 2012/644 K. sayılı kararı ile; akdi ilişkiye itirazı bulunmayan davalı abonenin fatura bedellerini son ödeme tarihine kadar ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne davalı borçlunun Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2011/3708 sayılı takip dosyasında 55.325,15TL asıl alacak, 5.600,08TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 60.925,23TL’ye ilişkin itirazının iptaline, asıl alacak miktarı 55.325,15TL’ye icra takip tarihi olan 10/02/2011 tarihinden itibaren yıllık %33 faiz oranının uygulanmasına, takibin bu koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, İ.İ.K.&#8217;nın 67. maddesi uyarınca kabul edilen 60.925,23TL üzerinden %40 oranında icra inkâr tazminat tutarı olan 24.370,09TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br />
Özel Daire Bozma Kararı:<br />
7. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br />
8. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 25.11.2013 tarihli ve 2013/13854 E., 2013/16498 K. sayılı kararı ile;<br />
Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, “…Alacaklı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi için, mahkemenin borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar vermesi gerekir. Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi ile takip tarihine göre itiraz olunan alacağın likit (muayyen)-belirli olup olmadığına bakmak gerekir. Likit alacaklarda alacak miktarı belirlidir. Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bütün unsurlar bilinmektedir veya borçlu bunları bilebilecek durumdadır. İİK 67/2.madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilen veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir.<br />
Somut olayda; likit ve belirli olan asıl alacak miktarının 55.325,15TL olduğu, icra dosyasındaki ödeme emrinde de asıl alacak olarak bu bedelin yazılı olduğu, icra inkâr tazminatına asıl alacak miktarının %40’ı oranında hükmedilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkeme ise asıl alacak ve faizin toplamı olan miktar üzerinden %40 oranında icra inkâr tazminatına hükmetmiştir. Mahkemece anılan ilke göz ardı edilerek eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.<br />
Direnme Kararı:<br />
9. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli ve 2014/1246 E., 2014/738 K. sayılı kararı ile önceki gerekçeler yanında “…Takip 10.02.2011 tarihinde başlatılmıştır. İcra İflas Kanunu&#8217;nun 67. maddesinin 2. fıkrası icra inkâr tazminatının belirlenmesine esas meblağ konusunda &#8220;&#8230; Davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre red veya hükmolunan meblağın&#8230;&#8221; ibaresini içermektedir. Öte yandan söz konusu maddeye 6352 sayılı Yasa’nın 11. maddesi ile 02.07.2012 tarihinde eklenen son fıkrası &#8220;Bu kanunda öngörülen icra inkâr tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde takip talebi veya davadaki talep esas alınır&#8221; hükmünü taşımaktadır.<br />
Takip talebi ve dava dilekçesinde talep miktarı 60.925,98TL olarak belirlenmiştir. Dava 60.925,23TL üzerinden kısmen kabul edilmiştir.<br />
Taraflar arasındaki sözleşme hükmüne uygun olarak faturalara da dercedilen, gününde ödenmeyen faturalara son ödeme tarihinden itibaren gecikme faizi uygulanacağına ilişkin ibare ve faturaların davalıya gönderilmiş olduğu da gözetildiğinde işlemiş faizin davalı tarafça bilinebilir (likit) nitelikte olduğunu kabul etmek gerekmektedir…” gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.<br />
Direnme Kararının Temyizi:<br />
10. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>II. UYUŞMAZLIK<br />
11. Dava konusu alacağın likit ve belirli olduğu eldeki davada, davalı aleyhine hükmedilecek icra inkâr tazminatının belirlenmesinde asıl alacak ile birlikte işlemiş faiz alacağı toplamının mı, yoksa yalnızca asıl alacak miktarının mı esas alınması gerektiği, buradan varılacak sonuca göre mahkemece davacı lehine hükmedilen icra inkâr tazminatı miktarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.</p>
<p>III. GEREKÇE<br />
12. Davalı vekilinin esasa ve faiz oranına ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;<br />
Bilindiği üzere hukuki yarar dava şartı olduğu kadar, temyiz istemi için de aranan bir şarttır.<br />
Davalı vekilinin esasa ve faiz oranına ilişkin temyiz itirazları Özel Dairece incelenip reddedildiğinden kesinleşmiştir. Bu nedenle davalı yanca kesinleşmiş yönlere ilişkin olarak temyiz isteminde bulunulmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.<br />
O hâlde davalı vekilinin esasa ve faiz oranına ilişkin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmelidir.<br />
13. Davalı vekilinin icra inkâr tazminatının belirlenmesine ilişkin temyiz talebinin incelenmesine gelince;<br />
Uyuşmazlığın çözümü için icra inkâr tazminatına ve onun koşullarından biri durumundaki “alacağın likitliği” kavramına ilişkin olarak, genel açıklamalar yapılmasında yarar görülmüştür.<br />
14. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nın 67. maddesi uyarınca itirazın  iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nin 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir ( Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).<br />
15. Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.<br />
16. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.<br />
17. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.01.2020 tarihli ve 2017/3-1530 E., 2020/58 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.<br />
18. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde;<br />
Dava konusu asıl alacak miktarı likit ve belirli olmasına rağmen, faturalarda belirtilen faiz oranları ile takip talebinde yer alan faiz oranları birbirinden farklı olduğundan işlemiş faiz alacağının likit olduğundan söz edilemeyeceği gibi mahkemece takip tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan 6352 sayılı Yasa’nın 11. maddesi ile 02.07.2012 tarihinde eklenen “Bu kanunda öngörülen icra inkâr tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde takip talebi veya davadaki talep esas alınır” hükmünün eldeki davaya uygulanması mümkün değildir.<br />
19. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, dava konusu faiz oranının likit olduğu, bu nedenle icra inkâr tazminatının asıl alacak ile faiz oranının toplanması suretiyle belirlenerek direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.<br />
20. Mahkemece yukarıda açıklanan çerçevede değerlendirme yapılarak, bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.<br />
21. Bu durumda direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıdaki belirtilen bu ilâve gerekçe ve nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.<br />
IV. SONUÇ<br />
1- Yukarıda (12) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hukuki yarar yokluğundan davalı vekilinin esasa ve faizin oranına ilişkin temyiz isteminin oy birliğiyle REDDİNE,<br />
2- Yukarıda (13) nolu ve devamı bentlerde açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen ve yukarıda açıklanan ilâve nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanun&#8217;un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana iadesine, aynı Kanun’un 440. maddesine göre kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 06.02.2020 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kredi kartı kullanımından kaynaklı alacak likit bir alacaktır. Bu alacak üzerinden icra inkar tazminatı hükmedilir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/kredi-karti-kullanimindan-kaynakli-alacak-likit-bir-alacaktir-bu-alacak-uzerinden-icra-inkar-tazminati-hukmedilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Oct 2020 09:22:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[hesap edilebilir bilinebilir alacak]]></category>
		<category><![CDATA[icra inkar tazminatı]]></category>
		<category><![CDATA[kredi kartı harcamalarının ödenmemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kredi Kartları Üyelik Sözleşmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6603</guid>

					<description><![CDATA[Yargıtay Kararı &#8211; 19. HD., E. 2011/4805 K. 2011/5678 T. 27.04.2011 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin verilen karara yönelik davacı vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar verilmiş, bu karar da süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/kredi-karti-kullanimindan-kaynakli-alacak-likit-bir-alacaktir-bu-alacak-uzerinden-icra-inkar-tazminati-hukmedilir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p><span style="font-size: 18pt;"><strong>Yargıtay Kararı &#8211; 19. HD., </strong></span></p>
<p><span style="font-size: 18pt;"><strong>E. 2011/4805 K. 2011/5678 T. 27.04.2011</strong></span></p>
<p class="grounds-paragraph">Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin verilen karara yönelik davacı vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar verilmiş, bu karar da süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">&#8211; K A R A R &#8211;</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında Kredi Kartları Üyelik Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca davalıya kredi kartı kullandırıldığını, kredi kartı harcamalarının ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, davalıya noter kanalıyla ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">Davalı davaya cevap vermemiştir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">Mahkemece toplanan delillere göre, davalının 5915 sayılı Yasanın geçici 5.maddesine dayalı müracaatta bulunmuş ise de ödeme planına uymadığı, davalı yana keşide edilen ihtarnamenin tebliğ edilemediğinden davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği, davacının takip tarihi itibariyle alacağının 3.406 TL olduğu gerekçeleriyle itirazın 3.406 TL asıl alacak miktarı yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmiş, hükmün davacı vekilinin temyizi üzerine mahkemece temyiz isteminin miktar itibari ile reddine ilişkin ek karar verilmiş, ek karar da süresinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">1-Reddedilen kısım karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı içinde kalmış ise de kabul olunan miktar yönünden icra inkar tazminatının reddedildiği ve bunun da temyiz konusu yapıldığına göre davalı aleyhine hükmedilen tutar kesinlik sınırının üzerinde olduğundan mahkemece 13.05.2010 tarihinde verilen temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına karar verilerek temyiz incelemesine geçildi.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="grounds-paragraph">3-Dava, kredi kartı kullanımından kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkin olmasına göre, davacının alacağı likit (hesap edilebilir, bilinebilir) nitelikte bulunduğundan, davalının itirazında haksız çıktığı miktar üzerinden İİK.nun 67/2.maddesi gereğince davacı yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddinde isabet görülmemiştir.</p>
</div>
</div>
<div class="row row-segment">
<div class="col">
<p class="verdict-paragraph">SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkemenin 13.05.2010 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararının kaldırılmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
