<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>usulsüz tebligat &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/usulsuz-tebligat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Mon, 19 Sep 2022 12:26:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>usulsüz tebligat &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İcra mahkemesi, açıkça ileri sürülmedikçe tebligat usulsüzlüğünü re&#8217;sen nazara alamaz, icra dairesi de, icra mahkemesi tarafından verilmiş bir karar getirilmediği sürece, tebligatın usulsüz yapılmış olduğunu kendiliğinden dikkate alamaz.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/icra-mahkemesi-acikca-ileri-surulmedikce-tebligat-usulsuzlugunu-resen-nazara-alamaz-icra-dairesi-de-icra-mahkemesi-tarafindan-verilmis-bir-karar-getirilmedigi-surece-tebligatin-usulsuz-yapilmis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Sep 2022 12:26:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[süresiz şikayet]]></category>
		<category><![CDATA[usulsüz tebligat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=9489</guid>

					<description><![CDATA[12. Hukuk Dairesi         2016/11587 E.  ,  2017/2700 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/icra-mahkemesi-acikca-ileri-surulmedikce-tebligat-usulsuzlugunu-resen-nazara-alamaz-icra-dairesi-de-icra-mahkemesi-tarafindan-verilmis-bir-karar-getirilmedigi-surece-tebligatin-usulsuz-yapilmis/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">12. Hukuk Dairesi         2016/11587 E.  ,  2017/2700 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi</p>
<p>Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :<br />
Alacaklı vekili, borçluya gönderilen ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğundan bahisle takibin kesinleşmediğine yönelik icra müdürlüğünün 06.07.2015 tarihli kararının iptali istemiyle icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece şikayetin reddine karar verilmiştir.<br />
&#8220;Usulüne aykırı tebliğin hükmü&#8221; başlığını taşıyan Tebligat Kanunu&#8217;nun 32. maddesi uyarınca; tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi kabul edilir. Bu hükme göre, usulsüz bir tebligat, mutlaka geçersiz olmayıp, usulsüz tebligatı, muhatabının öğrenmesi halinde, bu öğrenme tarihi itibarı ile hüküm doğurur. Anılan maddeden kaynaklanan usulsüz tebligat şikayetinde bulunma hakkı ise, tebligatın muhatabına aittir. Tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı hususu, yalnızca ilgilisinin icra mahkemesi nezdinde İİK&#8217;nun 16/1. maddesi kapsamında yapacağı şikayet üzerine mahkemece incelenebilir. İcra mahkemesi, açıkça ileri sürülmedikçe tebligat usulsüzlüğünü re&#8217;sen nazara alamayacağı gibi, icra dairesi de, tebligatın usulsüz olduğunu belgeleyen icra mahkemesi tarafından verilmiş bir karar getirilmediği sürece, tebligatın usulsüz yapılmış olduğunu kendiliğinden dikkate alamaz.<br />
Hal böyle olunca, icra dairesince; ödeme emri tebliğinin usulsüz yapıldığından bahisle takibin kesinleşmemiş olduğu kabul edilerek, buna göre işlem tesis edilmesi doğru değildir.<br />
O halde, mahkemece, yukarıda açıklanan nedenle şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm tesisi isabetsizdir.<br />
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK&#8217;nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Borçluya herhangi bir ödeme emri veya icra emri gönderilmeden icra dosyasından haberdar olması, öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak kabulü mümkün değildir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/borcluya-herhangi-bir-odeme-emri-veya-icra-emri-gonderilmeden-icra-dosyasindan-haberdar-olmasi-ogrenme-tarihinin-teblig-tarihi-olarak-kabulu-mumkun-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2020 11:50:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[muhatap tarafından öğrenilme tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[ödeme emri tebliğinin yapılmaması]]></category>
		<category><![CDATA[tebligatın yok hükmünde olması]]></category>
		<category><![CDATA[usulsüz tebligat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6522</guid>

					<description><![CDATA[T.C. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Esas No:2017/7745 Karar No:2018/2870 K. Tarihi:21.3.2018 MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 02.05.2017 tarih, 2016/15242 E. &#8211; 2017/6896 K. sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/borcluya-herhangi-bir-odeme-emri-veya-icra-emri-gonderilmeden-icra-dosyasindan-haberdar-olmasi-ogrenme-tarihinin-teblig-tarihi-olarak-kabulu-mumkun-degildir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div align="center">
<h3>T.C.<br />
Yargıtay<br />
12. Hukuk Dairesi</h3>
</div>
<p><strong>Esas No:2017/7745</strong><br />
<strong>Karar No:2018/2870</strong><br />
<strong>K. Tarihi:21.3.2018</strong></p>
<p>MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi</p>
<p>Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 02.05.2017 tarih, 2016/15242 E. &#8211; 2017/6896 K. sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:<br />
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bir adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibine karşı borçlu icra mahkemesine yaptığı başvuruda ödeme emri tebligatının bila ikmal iade edilmesi üzerine usulünce ödeme emri tebliğ edilmeksizin ve takip kesinleşmeksizin banka hesaplarına konulan hacizlerin iptalinin talep edildiği, mahkemece, usulsüz tebligatın öğrenme ile usulüne uygun hale geleceği gerekçesiyle borçlunun şikayetinin reddine karar verildiği görülmüştür. 7201 sayılı Kanun&#8217;un 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebliğ, mutlaka batıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır (HGK&#8217;nun 05.06.1991 tarih, 1991/12-258 E. &#8211; 1991/344 K. sayılı kararı). Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için usulsüz de olsa bir tebligatın varlığı ön koşuldur. Eş söyleyişle, henüz ortada usulüne uygun olmayan bir tebligat dahi bulunmazken, böyle bir tebligatın gönderileceği öğrenilmiş olsa bile, bu şekilde sonraki bir tarihte yapılacak tebligata muttali olunduğunun kabulüne olanak yoktur. Usulsüz tebligatın yapıldığı tarihten sonraki bir tarihte gerçekleşen ittıla ile ancak bu tebligat geçerli sayılabilecektir. Somut olayda, borçluya gönderilen ödeme emrinin 15.10.2015 tarihinde bila ikmal iade edildiği, sonrasında da borçluya, usulsüz de olsa, herhangi bir ödeme emri tebliğinin yapılmadığı görülmekle yapılan tebligat yok hükmünde olduğundan, borçlunun öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak kabulü mümkün değildir.<br />
Öte yandan mahkemece dosya üzerinden karar verilmiş olmakla alacaklı tarafın takibi sürdürme iradesi saptanamamıştır. O halde mahkemece, yukarıda açıklanan nedenle borçlunun şikayetinin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenlerle bozulması gerekirken, Dairemizce onandığı anlaşılmakla borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.<br />
SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02/05/2017 tarih ve 2016/15242 E. &#8211; 2017/6896 K. sayılı onama ilâmının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK&#8217;nun 366. ve HUMK&#8217;nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 21/03/2018 gününde oy çokluğuyla karar verildi.<br />
Oy Yazısı :<br />
Alacaklı şirket 1.10.2015 tarihinde Hakkari Asliye Hukuk Mahkemesi&#8217;nden ihtiyati haciz kararı alarak 2.10.2015 tarihinde borçlu şirket aleyhinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, aynı gün &#8230; Şubesine ihtiyati haciz müzekkeresi yazıldığı, aynı şubeye 196.000 TL miktar için daha sonra 6.11.2015 tarihinde alacaklının dosya miktarı yeniden hesaplanıp borçlunun banka hesabına haciz konmasını talep etmesi üzerine yazı yazılarak haciz konulan paranın borca yeter miktarının icra dosyasına gönderilmesinin talep edildiği müzekkerede borç miktarının 241.997 TL olarak belirtildiği, borçlu şirkete gönderilen örnek 10 ödeme emri tebligatının 16.10.2015 tarihinde bila tebliğ döndüğü, 17.11.2017 tarihinde &#8230; tarafından 241.997 TL&#8217;nin icra dosyasına ödendiği bu paranın da 2.12.2015 tarihinde alacaklıya ödendiği, borçlu şirketin vekilinin 17.112015 tarihinde vekalet sunması üzerine 23.11.2015 tarihinde alacaklı vekilince borçlu şirket hakkında ödeme emrinin vekilinin adresine gönderilmesini talep ettiği görülmektedir. Borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda ödeme emrinin borçlu şirkete ait olmayan adrese çıkarılıp bila tebliğ döndüğünü, takipten 17.11.2015 tarihinde banka haczi ile haberdar olduklarını takip kesinleşmeden 6.11.2015 tarihinde banka şubesindeki hesap haczinin usulsüz olduğunu ileri sürerek iptalini talep etmiş olup, mahkemece borçluya usule uygun tebligat yapılmamış ise de şikayetçinin muttali olduğunu beyan ettiği 17.11.2015 tarihi itibariyle tebligatın usulüne uygun hale geldiğinden bahisle davanın reddine karar vermiştir. Bu karar borçlu şirket vekilince temyiz üzerine Dairemizce 2.5.2017 tarihinde onandığı, borçlunun karar düzeltme talebinde bulunduğu görülmektedir. Borçlunun karar düzeltme dilekçesinde, ödeme emri tebliğ edilmediğini takibin kesinleşmediğini, takibinin kesinleşmesinden önce konulan haczin yapımından çok sonra borçlunun takibi öğrenmesine mahkemece sonuç bağlanarak haczin muteber hale getirildiğini, onama kararının kaldırılarak kararın bozulmasını talep etmiştir. Takip dosyasında borçlu şirkete ödeme emri tebliğinin bila tebliğ olduğundan Tebligat Kanunu&#8217;nun 32. maddesinin uygulama yeri bulunmadığı bu nedenle öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak kabulü doğru değil ve Dairemizin 21.3.2013 tarihli karar düzeltme talebi üzerine bozma kararı bu yönden doğru ise de, takip ihtiyati haciz kararına dayalı olarak başlatıldığı ve İİK 264. maddesinde yazılı usule uyulacak ihtiyati haciz konulduğu anlaşıldığı, ihtiyati haczin konulması için takibin kesinleşmesine gerek bulunmadığından mahkemenin şikayetin reddine ilişkin kararı sonucu itibariyle doğru ve Dairemiz onama kararı da isabetli olduğundan borçlunun karar düzeltme isteminin reddine karar verilmesi gerekirken onama ilamının kaldırılarak hükmün bozulması yönündeki Dairemiz sayın çoğunluğunun görüşüne katılamıyorum. 21.03.2018</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kişi askerde iken mernis adresine yapılan tebligat geçersizdir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/kisi-askerde-iken-mernis-adresine-yapilan-tebligat-gecersizdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2020 09:38:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 14. maddesi]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy avukat]]></category>
		<category><![CDATA[erata yapılacak tebliğler]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması]]></category>
		<category><![CDATA[usulsüz tebligat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6038</guid>

					<description><![CDATA[4. Hukuk Dairesi         2017/1791 E.  ,  2020/182 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı &#8230; vekili Avukat &#8230; tarafından, davalı &#8230; aleyhine 16/09/2015 gününde verilen dilekçe ile gayrıresmi evliliğe dayalı manevi tazminat, ziynet eşyalarının iadesi ve nafaka istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/12/2015 günlü karar ile davalının temyiz... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/kisi-askerde-iken-mernis-adresine-yapilan-tebligat-gecersizdir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">4. Hukuk Dairesi         2017/1791 E.  ,  2020/182 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi</p>
<p>Davacı &#8230; vekili Avukat &#8230; tarafından, davalı &#8230; aleyhine 16/09/2015 gününde verilen dilekçe ile gayrıresmi evliliğe dayalı manevi tazminat, ziynet eşyalarının iadesi ve nafaka istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/12/2015 günlü karar ile davalının temyiz talebinin reddine dair 30/05/2016 günlü ek kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.<br />
1-Davalının ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;<br />
7201 sayılı Tebligat Kanunu&#8217;nun 14. maddesinde &#8220;Astsubaylar hariç olmak üzere erata yapılacak tebliğler, kıta kumandanı ve müessese amiri gibi en yakın üste yapılır. Yukarıki fıkrada yazılı olanların haricindeki askeri şahıslara birlik veya müessesede tebligat yapılması icabeden ahvalde, tebliğin yapılmasını nöbetçi amiri veya subayı temin eder. Bunlar tarafından muhatabın derhal bulundurulması veya tebliğin temini mümkün olmazsa tebliğ kendilerine yapılır&#8221; hükmü düzenlenmiştir.<br />
Mahkemece; davalının temyiz talebinin, süresinde olmadığı gerekçesi ile 30/05/2016 tarihli ek karar ile reddedildiği ancak davalıya gerekçeli kararın, askerlik hizmetini yapmasına rağmen mernis adresine çıkarılarak muhtara tebliğ edildiği ve tebligatın, yukarıda açıklanan kanuni düzenleme kapsamında usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla 30/05/2016 tarihli temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına karar verilerek asıl kararın temyiz incelemesine geçildi.<br />
2-Davalının asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;<br />
Dava, gayri resmi birliktelik nedeniyle manevi tazminat, ziynet eşyalarının iadesi, müşterek çocuk yönünden iştirak nafakası ile yoksulluk nafakası istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
Davacı vekili, müvekkili ile davalının düğün yaparak gayri resmi olarak evlendiklerini, bu birlikteliklerinden bir çocukları olduğunu, kısa bir süre sonra aralarında anlaşmazlıklar meydana geldiğini ve ayrıldıklarını, müvekkilinin düğünde takılan ziynet eşyalarını yanına alamadığını beyan ederek, ziynet eşyalarının aynen ya da bedelinin iadesi, müşterek çocuk yönünden iştirak, müvekkili yönünden yoksulluk nafakası ile uğramış olduğu manevi zararının tazmini isteminde bulunmuştur.<br />
Davalı, davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.<br />
Mahkemece, resmi olmasa da ziynet eşyaların mülkiyetinin birliktelik ile beraber davacıya geçtiği, davalının evlilik birliğinin gereklerini ihmal ettiği gerekçesi ile istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br />
Hukuk Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun &#8220;hukuki dinlenilme hakkı&#8221; başlıklı 27. maddesi; &#8221;Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak, yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.&#8221; şeklinde düzenlenmiştir.<br />
Dosya içeriğinden; davalının, dava tarihinde askerlik görevini ifa ettiği anlaşılmaktadır. Buna rağmen dava dilekçesinin, yukarıda açıklanan 7201 sayılı Tebligat Kanunu&#8217;nun 14. maddesine aykırı olarak mernis adresinde annesine tebliğ edildiği, davalının 16/11/2015 tarihli dilekçe ile askerlik hizmeti yaptığını beyan etmesine karşın, yargılamaya davalının katılımı sağlanmadan karar verilmesi, davalının hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması niteliğindedir. Davalıya usulüne uygun şekilde tebligat yapılarak, hukuki dinlenilme hakkını kullanması sağlandıktan ve varsa delilleri toplandıktan sonra hüküm kurulması gerekir.<br />
Şu durumda; davalıya usulüne uygun bir şekilde dava dilekçesi tebliğ edilmeli, bu şekilde yasal savunma hakkı tanındıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, savunma hakkını kısıtlar şekilde usulsüz tebligat yapılarak karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.<br />
SONUÇ: Davalının temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın yukarıda (1) no’lu bentte gösterilen nedenlerle kaldırılmasına, asıl kararın (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/01/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>mernis adresine çıkartılan tebligat zarfı “açık mavi renk” değilse tebliğ usulsüzdür…</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/mernis-adresine-cikartilan-tebligat-zarfi-acik-mavi-renk-degilse-teblig-usulsuzdur-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Aug 2019 08:29:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[açık mavi renk tebligat]]></category>
		<category><![CDATA[mernis adresi]]></category>
		<category><![CDATA[tebligat kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[tebligat zarfı]]></category>
		<category><![CDATA[usulsüz tebligat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://unalgokturk.av.tr/?p=4902</guid>

					<description><![CDATA[T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2015/15366 K. 2016/7135 T. 7.4.2016 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR : Davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir tebligatlar mernis adresi olduğu tebliğ zarfı üzerinde belirtilmek suretiyle, dava dilekçesinde bildirilen adres... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/mernis-adresine-cikartilan-tebligat-zarfi-acik-mavi-renk-degilse-teblig-usulsuzdur-2/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">T.C.<br />
YARGITAY<br />
2. HUKUK DAİRESİ<br />
E. 2015/15366<br />
K. 2016/7135<br />
T. 7.4.2016<br />
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:<br />
KARAR : Davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir tebligatlar mernis adresi olduğu tebliğ zarfı üzerinde belirtilmek suretiyle, dava dilekçesinde bildirilen adres esas alınarak Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre mahalle muhtarına tebliğ edilmiştir. Dava, davalının yokluğunda görülmüş ve karara bağlanmıştır.<br />
Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır ( Teb. K. m. 10/1 ). Adres kayıt sisteminde bulunan adresin bilinen en son adres olarak kabul edilebilmesi için bilinen en son adrese tebligat yapılamamış olması veya bu adresin tebliğe elverişli olmaması halinde mümkündür. Bilinen en son adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adreste tebligat yapılamadığı görülmeden doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebligatın yapılması; yapılan tebligatı usulsüz kılar ( Teb. K. m. 10/2 ). Bu bakımdan tebligatı çıkaran merciin, adresin, adres kayıt sistemindeki mernis adresi olduğunu dava dilekçesinin bulunduğu tebliğ evrakında belirtmesi gerekmektedir ( Tebligat Kanunu m. 23/8 ). Ayrıca Tebligat Yönetmeliğinin 79. maddesi gereği, Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca yapılacak tebligatların &#8220;açık mavi&#8221; renkli zarfla yapılması zorunludur. Bu hususlar gözetilmeden, davalıya usule uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek, duruşmaya katılma ve savunma hakkını kullanma imkanı tanınmadan yargılama yapılıp, hüküm kurulması hukuki dinlenilme hakkının ( HMK. m. 27 ) ihlali sonucunu doğurduğundan bozmayı gerektirmiştir.<br />
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>mernis adresine çıkartılan tebligat zarfı “açık mavi renk” değilse tebliğ usulsüzdür.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/mernis-adresine-cikartilan-tebligat-zarfi-acik-mavi-renk-degilse-teblig-usulsuzdur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Aug 2019 08:25:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[açık mavi renk tebligat]]></category>
		<category><![CDATA[tebligat zarfı]]></category>
		<category><![CDATA[usulsüz tebligat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://unalgokturk.av.tr/?p=4900</guid>

					<description><![CDATA[T.C. YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ E. 2016/11780 K. 2017/2991 T. 1.3.2017 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/mernis-adresine-cikartilan-tebligat-zarfi-acik-mavi-renk-degilse-teblig-usulsuzdur/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>T.C.<br />
YARGITAY<br />
12. HUKUK DAİRESİ<br />
E. 2016/11780<br />
K. 2017/2991<br />
T. 1.3.2017<br />
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:<br />
KARAR : Borçlu tarafından, icra mahkemesine yapılan başvuruda; sair şikayetlerinin yanında ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu da ileri sürülerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesi talep edilmiş, mahkemece; tebliğ işleminin 7201 Sayılı Tebligat Kanunu&#8217;nun 21/2. maddesi kapsamında usulüne uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle usulsüz tebliğ şikayetinin, süre aşımı sebebiyle de diğer şikayetlerin reddine karar verilmiştir.<br />
7201 Sayılı Tebligat Kanunu&#8217;nun &#8220;Tebliğ İmkansızlığı ve Bilinen Adreste Tebligat&#8221; başlıklı 21/2.maddesi; &#8221;Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır&#8221; hükmünü, &#8220;Usulüne Aykırı Tebliğin Hükmü&#8221; başlıklı 32. maddesi de; &#8221;Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur&#8221; hükmünü içermektedir.<br />
Tebligat Kanunu&#8217;nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin &#8220;Bilinen adreste tebligat&#8221; başlıklı 16/2. maddesinde; &#8221;Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebliğ zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir” düzenlemesi, yine aynı Yönetmeliğin 79/2. maddesinde de; “Bu yönetmeliğe ekli örneklere göre bastırılacak evrakın beyaz renkte olması gerekir. Ancak 16. maddenin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemine göre düzenlenecek tebliğ zarfı açık mavi renkte bastırılır” düzenlemesi yer almaktadır.<br />
Somut olayda, mernis adresine çıkartılan tebligat evrakında, sadece adresin başında “mernis adresi” ibaresinin yazılı olduğu, bu şerh dışında, tebligatı çıkaran mercii tarafından tebliğ zarfı üzerine, 7201 Sayılı Kanun&#8217;un 23/1-8. ve Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında; “adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, bu adrese Tebligat Kanunu&#8217;nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılacağına dair meşruhat” verilmediği, ayrıca tebliğ zarfının beyaz renkli olduğu, dolayısıyla yapılan tebliğin, 7201 Sayılı Kanun&#8217;un 23/1-8. ve Tebligat Yönetmeliğinin 16/2. maddelerine aykırı olup usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.<br />
Usule aykırı tebliğin hükmü ise yukarda yer aldığı gibi 7201 Sayılı Kanun&#8217;un 32. ve benzer düzenlemenin yer aldığı Tebligat Kanunu&#8217;nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 53. maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan maddelerde; tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise geçerli sayılıp, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği belirtilmiştir.<br />
O halde mahkemece, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu&#8217;nun 32. maddesi uyarınca muhatabın beyan ettiği ıttıla tarihinin, tebliğ tarihi olarak kabulü ile, tebligat tarihinin buna göre düzeltilerek, borçlunun diğer şikayetlerinin esaslarının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.<br />
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK&#8217;nun 366 ve HUMK&#8217;nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
