<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yazılı delille ispat &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/yazili-delille-ispat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Thu, 22 Oct 2020 07:29:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>yazılı delille ispat &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil çalışmalarının değerlendirilmesinde işçiyle aynı yerde çalışmayan tanık beyanlarına itibar edilemez.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/fazla-calisma-hafta-tatili-ve-genel-tatil-calismalarinin-degerlendirilmesinde-isciyle-ayni-yerde-calismayan-tanik-beyanlarina-itibar-edilemez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 2020 07:29:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[aynı yerde çalışması bulunmayan tanıklar]]></category>
		<category><![CDATA[tatil alacağında yarı oranında indirim yapılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[yazılı delille ispat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6751</guid>

					<description><![CDATA[9. Hukuk Dairesi         2011/52315 E.  ,  2013/33693 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/fazla-calisma-hafta-tatili-ve-genel-tatil-calismalarinin-degerlendirilmesinde-isciyle-ayni-yerde-calismayan-tanik-beyanlarina-itibar-edilemez/" class="excerpt-read-more">Read More</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">9. Hukuk Dairesi         2011/52315 E.  ,  2013/33693 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ</p>
<p>DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.12.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:</p>
<p>Y A R G I T A Y K A R A R I<br />
A) Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı, 5.4.1991-4.3.2007 tarihleri arasında davalı işverenin &#8230; otoyol , &#8230;, &#8230;, &#8230;, &#8230; ve &#8230; Moskova&#8217;daki şantiyelerinde makine bakım atölyesi formeni olarak olarak çalıştığını, en son ücretin net 2.000 USD olduğunu, ayrıca topluluk sigortasının yatırıldığını, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, fazla çalışma, hafta ve genel tatil çalışması yaptığını ancak karşılığının ödenmediğini, yıllık izinlerini kullanmadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, yıllık ücretli izin, hafta ve genel tatil alacaklarını istemiştir.<br />
B) Davalı Cevabının Özeti:<br />
Davalı, Davacının belirli dönemler halinde değişik şantiyelerde makine formeni olarak çalıştığını, davacının son saat ücretinin 4,09 USD olduğunu, davacının 2005-2009 yıllarına ait ücret bordroları ile personel cari hesap kartını sunduklarını, bankaya yatırılan ücretleri ile bordroların uyumlu olduğunu, davacının fazla çalışma, hafta ve genel tatil çalışması yaptığında ücretlerinin tahakkuk ettirilerek ödendiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br />
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:<br />
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu, fazla çalışma, hafta ve genel tatil çalışması yaptığını ispatladığı, yıllık izinlerini kullanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br />
D) Temyiz:<br />
Kararı taraflar temyiz etmiştir.<br />
E) Gerekçe:<br />
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.<br />
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının ücreti noktasında toplanmaktadır.<br />
Davacı aylık net 2.000 USD ücretle çalıştığını ileri sürmüştür. Davacı işveren ise davacının en son 4,09 USD saat ücreti ile çalıştığını savunarak bu hususta imzalı ücret bordroları ibraz etmiştir. Davacının ücreti banka kanalıyla ödenmiş olup banka hesap ekstresi ile ücret bordroları birbiriyle uyumludur. Dairemizce temyiz incelemesi yapılan 2011/35382 esas sayılı dosyada aynı işverene ait &#8230; da bulunan işyerinde çalışan başka bir işçinin açtığı davada ücret bordroları ile banka kayıtları uyumlu olduğunda bordroda gösterilen ücrete göre yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulmuş olup davacı tarafça bu husustan açıkça temyize gelinmesine karşın bu yönden bozma sebebi yapılmamıştır. Davacı ücret bordrosunda gösterilen ücretten daha fazla bir ücretle çalıştığını usulünce ispat edememiştir. Mahkemece ücret bordrosuna göre 4,09 USD saat ücretine göre yapılan hesaplamaya göre davacının işçilik alacaklarının hüküm altına alınması gerekirken fazlaya hükmedilmesi hatalıdır.<br />
3-Davacı işçinin fazla çalışma, hafta ve genel tatil çalışması yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.<br />
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.<br />
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.<br />
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.<br />
Somut olayda davacı fazla çalışma, hafta ve genel tatil çalışması yaptığını tanıkla ispat etmiştir. Ancak dinlettiği tanıklardan &#8230;&#8217;nın davacı ile birlikte aynı yerde çalışması bulunmamaktadır. Bu tanığın beyanına itibar edilemez. Diğer tanık&#8230; ile davacı çalışma kartlarına göre kısmen 2005-2006 ve 2007 yıllarında &#8230;şantiyesinde beraber çalışmıştır. Bu durumda Mahkemece gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle bu tanık ile davacının aynı tarihte &#8230;şantiyesinde çalışma dönemlerine göre davaya karşı yapılan zamanaşımı savunması dikkate alınarak davacının hak kazandığı fazla çalışma, hafta ve genel tatil alacağı tespit edilerek hüküm altına alınmalıdır.<br />
4- Mahkemece fazla çalışma, hafta ve genel tatil alacağından yapılan 1/2 oranındaki hakkaniyet indirimi hakkın özünü ortadan kaldırıcı nitelikte olup daha makul bir oranda indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.<br />
5-Öte yandan davacının yaptığı hafta tatili çalışmasının %50 zamlı olarak 1,5 yevmiye üzerinden hesaplanması gerekirken 1 yevmiye olarak hesaplanması hatalıdır.<br />
F) Sonuç:<br />
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Senedin boş bırakılan yerlerinin anlaşmaya aykırı bir şekilde doldurulduğu iddiası yazılı delille kanıtlanmalıdır.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/senedin-bos-birakilan-yerlerinin-anlasmaya-aykiri-bir-sekilde-dolduruldugu-iddiasi-yazili-delille-kanitlanmalidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2020 12:09:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[açığa senet düzenlemesi]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy avukat]]></category>
		<category><![CDATA[senedin zorunlu unsurları]]></category>
		<category><![CDATA[senette boş bırakılan yerler]]></category>
		<category><![CDATA[yazılı delille ispat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6469</guid>

					<description><![CDATA[19. Hukuk Dairesi         2012/14125 E.  ,  2013/1744 K. SENEDİN DÜZENLENME TARİHİNİN SONRADAN DOLDURULMASI TÜRK TİCARET KANUNU(MÜLGA) (6762) Madde 592 TÜRK TİCARET KANUNU(MÜLGA) (6762) Madde 688 TÜRK TİCARET KANUNU (6102) Madde 680 TÜRK TİCARET KANUNU (6102) Madde 776 &#8220;İçtihat Metni&#8221; Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/senedin-bos-birakilan-yerlerinin-anlasmaya-aykiri-bir-sekilde-dolduruldugu-iddiasi-yazili-delille-kanitlanmalidir/" class="excerpt-read-more">Read More</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">19. Hukuk Dairesi         2012/14125 E.  ,  2013/1744 K.</span></b></p>
<ul>
<li>SENEDİN DÜZENLENME TARİHİNİN SONRADAN DOLDURULMASI</li>
</ul>
<ul>
<li>TÜRK TİCARET KANUNU(MÜLGA) (6762) Madde 592</li>
<li>TÜRK TİCARET KANUNU(MÜLGA) (6762) Madde 688</li>
<li>TÜRK TİCARET KANUNU (6102) Madde 680</li>
<li>TÜRK TİCARET KANUNU (6102) Madde 776</li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.</p>
<p>&#8211; K A R A R &#8211;<br />
Davacı vekili, taraflar arasındaki tarla satışı nedeniyle icra takibine konu bononun müvekkilince imzalandığını, ödemeler yapılmasına rağmen senedin iade edilmediği gibi tapunun da verilmediğini, senedin tanzim tarihi sonradan doldurulduğu için kambiyo vasfını yitirdiğini, tanzim tarihi olan 17.04.2007 tarihinde müvekkilinin Fransa’da bulunduğunu, senedin esaslı unsuru olan tanzim tarihinin sonradan doldurulmasının senedin kambiyo senedi vasfını ortadan kaldırdığını, senedin taraflar arasında yapılan sözleşme tarihi olan 19.02.2005 tarihinde imzalandığını ileri sürerek müvekkilinin borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br />
Davalı vekili, taşınmazdaki 1/2 payını davacıya sattığını, tapu işleminin yapılacağı sırada davacı yurtdışında olduğu için davacının talimatı ile babası Ş.. Y..’a tapuda devrin yapıldığını, davaya konu senedin aralarındaki tarla alışverişinin teminatı olarak davacı tarafından imzalanıp verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.<br />
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, senet üzerindeki keşide tarihi, vade tarihi, davacı adresi ve malen ibaresinin davalı-alacaklı tarafından yazıldığı, keşide tarihinde davacının yurtdışında bulunduğu, her ne kadar senet altındaki imza davacıya ait olsa da senedin zorunlu unsurlarından olan tanzim tarihinin davacının haberi olmadan sonradan davalı tarafından yazıldığı, tanzim tarihi itibariyle senedin zorunlu unsurlarının bulunmadığı, davacının hisse satışı tarihi itibariyle yurtdışında bulunması nedeni ile senedin tanzim edemeyeceği, davalının senet dayanağına ilişkin başkaca iddiasının bulunmadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.<br />
Somut olayda uygulama yeri bulunan 6762 sayılı TTK.nun 592.maddesi uyarınca, açığa senet düzenlemesi mümkündür. Dava konusu senedin keşideci tarafından imzalanıp bir kısım yerleri boş bırakılarak davalı alacaklıya verildiği ve keşide tarihinde zorunlu unsurlarının bulunmadığı iddia edilmiş ise de boş bırakılan yerlerin sonradan anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu yolundaki iddianın davacı tarafından yazılı delille kanıtlanması gerekmektedir. Davacı bu yöndeki iddiasının yanında ayrıca ödeme iddiasında da bulunmaktadır. Senet miktarı gözetildiğinde ödeme iddiasının da yine davacı tarafından yazılı delille kanıtlanması gerekir. Dava konusu senedin tedavüle konduğunda 6762 sayılı TTK.nun 688.maddesinde öngörülen tüm zorunlu unsurları taşıdığı da dosya içeriği ile sabittir.<br />
Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin somut olaya uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.<br />
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kambiyo senedindeki malen kaydı hizmetin alacaklı tarafından verilmiş olduğuna karinedir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/kambiyo-senedindeki-malen-kaydi-hizmetin-alacakli-tarafindan-verilmis-olduguna-karinedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Aug 2020 08:01:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetin ifası veya malın teslimi]]></category>
		<category><![CDATA[ispat yükü]]></category>
		<category><![CDATA[senedin teminat amaçlı veya rehin amaçlı verilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[senetlerin hizmet alınmaması nedeniyle karşılıksız olması]]></category>
		<category><![CDATA[yazılı delille ispat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6336</guid>

					<description><![CDATA[23. Hukuk Dairesi         2016/7946 E.  ,  2019/4947 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA ASIL DAVADA BİRLEŞEN DAVADA Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/kambiyo-senedindeki-malen-kaydi-hizmetin-alacakli-tarafindan-verilmis-olduguna-karinedir/" class="excerpt-read-more">Read More</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">23. Hukuk Dairesi         2016/7946 E.  ,  2019/4947 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"></p>
<p>MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi<br />
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA<br />
ASIL DAVADA<br />
BİRLEŞEN DAVADA</p>
<p>Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.</p>
<p>&#8211; K A R A R &#8211;</p>
<p>Davacı vekili, davacı ile dava dışı &#8230;İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. arasında 29.01.2013 tarihli inşaat yapım işi sözleşmesine davalı şirketinde danışman sıfatı ile imzaladığını, oysa inşaat yapılacak arazinin dava dışı &#8230;Ltd. Şti.ne ait olmadığını davalı tarafın başından beri bildiğini, sözde danışmanlık işi yapılacağı gerekçesi ile davacı müvekkilinin kandırıldığını ve elinden çek ve senetlerin alındığını, davalıya 08.02.2013 vadeli 15.000,00 TL bedelli senede istinaden banka kanalı ile 15.000,00 TL ödeme yapıldığını, düzenlenen senetlerden 35.000,00 TL bedelli senedin hala davalı uhdesinde bulunduğunu ileri sürerek 22.02.2013 vadeli ve 35.000,00 TL bedelli senede ilişkin davacının davalıya borçlu olmadığının ve senedin bedelsizliğinin tespitini, birleşen davasında ise 22.02.2013 vadeli ve 35.000,00 TL bedelli senedin davalı &#8230; tarafından ihtilafı bilerek ve isteyerek kendisine ciro etirdiğini ve müvekkili aleyhine takibe koyduğunu ileri sürerek Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2013/3796 sayılı takip dosyası ve takip dayanağı senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine talep ve dava etmiştir.<br />
Asıl davada davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.<br />
Birleşen davada davalı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme çerçevesinde müvekkilinin alacağına karşılık fatura düzenlenmesini takiben çek ve senetlerinin verildiğini, davacının sözleşmenin 9.3 maddesine konu edilen %20 avansı hedefleyip yapılacağı bahsedilen inşaata duyarlı yaklaşmadığını, &#8230; Ltd. Şti&#8217;ne danışmanlık teklifinin davacının çalışanı olan Murat isimli şahıs tarafından yapıldığını, müvekkilin davacıya danışmanlık hizmeti vermeden kendisine kıymetli evrak ile ödeme yapılması ve müvekkilinden fatura tanzim edilmesini ticari hayatta izahı olmadığını, &#8230; Ltd. Şti&#8217;nin kesilen faturaları beyan ederek KDV ve Kurumlar Vergisini ödediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.<br />
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden davalı tarafın sözleşmenin ifa edildiğine dair herhangi bir delil sunmadığı sözleşmeden kaynaklı olarak düzenlenen 35.000,00 TL&#8217;lik senedin bedelsiz kaldığı ve sözleşme için ödenen 15.000,00 TL bedelli senet tutarının istirdatının da gerekeceği anlaşıldığından asıl davanın kabulüne, birleşen dava yönünden ise &#8230;&#8217;ın iyi niyetli üçüncü şahıs olduğuna dair savunma yapmadığı gözetildiğinde; asıl dava yönünden açıklanan gerekçelerle dava konusu senedin bedelsiz olduğunu bildiği gerekçesiyle birleşen davanın da kabulüne karar verilmiştir.<br />
Kararı, birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.<br />
Dava da, davacı vekili davalı uhdesinde bulunan senetlerin hizmet alınmaması nedeniyle karşılıksız olduğunu iddia ederek ödenmeyen 22.02.2013 vadeli ve 35.000,00 TL bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini, ödediği 08.02.2013 vadeli 15.000,00 TL bedelli senedin ise istirdatını talep etmektedir.<br />
Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir.Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Bunun aksine senedin teminat amaçlı veya rehin amaçlı veya ileride yerine getirilecek bir hizmetin ifası veya malın teslimi amacıyla avans olarak verildiğinin yazılı delille ispatı gerekir. Somut olayda davacı tarafından düzenlenen senetlerin davalıya &#8220;Malen kaydıyla&#8221; verilmiş olduğu bu durumun hizmetin davalı tarafından verilmiş olduğuna karine olacağı dikkate alınmaksızın ispat yükü davalıya verilerek karinenin aksine göre hüküm kurulması hatalı görülmüştür.<br />
Bu durumda davacının senetlerin karşılığında hizmet almadığını aynı kuvvetde bir delille ispat etmesi için davacıya imkan tanınması gerektiği, şayet davacı davasını ispat edemez ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu hususlar dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.<br />
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, birleşen davada davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının talep halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 27.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İki ayrı vade tarihi bulunan senet kambiyo senedi değildir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/iki-ayri-vade-tarihi-bulunan-senet-kambiyo-senedi-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jan 2020 10:37:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[adi senede dayalı alacak]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy icra avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy uzman avukat]]></category>
		<category><![CDATA[bononun teminat amacıyla verildiği]]></category>
		<category><![CDATA[Davaya konu senette iki ayrı vade tarihi olması]]></category>
		<category><![CDATA[yazılı delille ispat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=5444</guid>

					<description><![CDATA[19. Hukuk Dairesi         2018/1106 E.  ,  2019/3637 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. &#8211; KARAR &#8211; Davacı vekili, davacının adi yazılı senede dayalı... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/iki-ayri-vade-tarihi-bulunan-senet-kambiyo-senedi-degildir/" class="excerpt-read-more">Read More</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">19. Hukuk Dairesi         2018/1106 E.  ,  2019/3637 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><br />
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi</p>
<p>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.<br />
&#8211; KARAR &#8211;<br />
Davacı vekili, davacının adi yazılı senede dayalı alacağın tahsili için giriştiği icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br />
Davalı vekili, takibe konu senet metninde &#8230; Mahkeme ve İcra Müdürlüklerinin yetkili kılındığını, bu nedenle &#8230; İcra Müdürlüğünde başlatılan takibin yetkisiz icra müdürlüğünce başlatıldığını, dava konusu bonoya dayalı başlatılan takibe yapılan şikayet sonucu bononun iptaline karar verildiğini, teminat amaçlı verilen senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br />
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, HMK&#8217;nın 17. maddesi uyarınca &#8230; İcra Dairesinin yetkili olmadığı, davalının yetki itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 10.06.2016 tarih 2016/2744 E. 2016/10424 K. sayılı ilamı ile “Takip dayanağı belge davalı borçlu tarafından kabul edilmekte ve davacının talebi bir para alacağına yönelik bulunmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı kabul edilerek BK.&#8217;nun 73. maddesi (TBK.&#8217;nun 89. maddesi ) uyarınca, davacının ikametgahı mahkemelerinin yetkili olduğu gözetilerek, işin esası hakkında taraf delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.<br />
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafca davaya konu bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve bononun teminat amacıyla verildiği yönündeki iddialarına ilişkin olarak bu yönde yazılı bir delil sunulmadığı, davaya konu icra takip dosyasına dayanak yapılan bononun TTK 776&#8217;da belirtilen tüm zorunlu unsurları taşıdığı ve bu nedenle geçerli bulunduğu davalının ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği, alacağın likit bilinebilir olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının &#8230; 22.İcra Dairesinin 2015/1475 Esas sayılı icra dosyasına itirazının iptali ile anılan takibin 240.000,00-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren TL cinsinden işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında hesaplanan 48.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.<br />
Dava, adi senede dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu senette iki ayrı vade tarihi olması nedeniyle kambiyo senedi niteliğinde olmadığından, adi senet olarak kabulü gerekir. Adi belgenin doğrudan davalı tarafından davacıya verilmesi nedeniyle davalının borçlu olmadığını yazılı delille ispatlaması gerekir. Davalı, borçlu olmadığını yazılı delille ispatlayamadığından davanın kabulü yerinde ise de mahkeme karar gerekçesinde takip konusu senedin kambiyo senedi niteğinde olduğunun kabulü doğru olmayıp, sonucu itibariyle mahkeme kararı doğru olduğundan mahkeme gerekçesinin yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle 6100 sayılı HMK&#8217;nun 3.maddesi ve 5236 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK&#8217;nun 5236 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438 /son maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi uygun görülmüştür.<br />
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın gerekçesinin değiştirilerek belirtilen gerekçelerle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
