<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ihtiyati haciz kararı &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<atom:link href="https://unalgokturk.av.tr/tag/ihtiyati-haciz-karari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<description>Bakırköy Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Thu, 07 Jan 2021 14:55:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.6</generator>

<image>
	<url>https://unalgokturk.av.tr/wp-content/uploads/2019/08/cropped-advocate-32x32.png</url>
	<title>ihtiyati haciz kararı &#8211; Av. Ünal Göktürk</title>
	<link>https://unalgokturk.av.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kararı kesinleşen bir mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına değer vermemek uygun değildir.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/karari-kesinlesen-bir-mahkemece-verilen-ihtiyati-haciz-kararina-deger-vermemek-uygun-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Jan 2021 14:55:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyati haciz kararı]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyati haczinin tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[kesin hacze dönüşme tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[tasarrufun iptali davası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7233</guid>

					<description><![CDATA[23. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2015/1710 E. &#160;, &#160;2016/3177 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen dosyada şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan&#8230;. A.Ş. vekilince duruşmalı, asıl dosyada şikayetçi vekilince duruşmasız... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/karari-kesinlesen-bir-mahkemece-verilen-ihtiyati-haciz-kararina-deger-vermemek-uygun-degildir/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>23. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2015/1710 E. &nbsp;, &nbsp;2016/3177 K.</strong></p>



<ul><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p><br>MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi<br><br><br>Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen dosyada şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan&#8230;. A.Ş. vekilince duruşmalı, asıl dosyada şikayetçi vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmiştir.<br>Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tâbi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>&#8211; K A R A R &#8211;<br>Asıl dosyada şikayetçi vekili, müvekkilinin dava dışı borçlular &#8230; ve &#8230;..’dan olan alacağının tahsili için &#8230;. 9. İcra Müdürlüğü&#8217;nün 2003/11674 E. sayılı takip dosyasından başlatılan icra takibi sonucunda borçlunun muvazaalı olarak devrettiği gayrimenkulleri için &#8230;. 3. Asliye Hukuk Mahkemesi&#8217;nin 2003/348 esas sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açıldığını bu taşınmazlara ait istimlak bedelleri üzerine ihtiyati haciz konduğunu, &#8230; 14. İcra Müdürlüğü&#8217;nün 2003/18936 esas sayılı dosyasının haczinin ilk sıra haczi olduğu gerekçesiyle, paranın bu dosyaya gönderildiğini, bu dosyada yetkiye borca itiraz edildiğinden takibin 18.10.2005’te kesinleştiğini, bu nedenle müvekkilinin hacizlerinin diğer hacizlerden daha önce kesinleştiğini, ayrıca sıra cetveline esas teşkil eden 100 madde malumatlarının gerekli şartları taşımadığını, bu nedenle davanın kabulü ile icra müdürlüğü tarafından yapılan sıra cetvelinin iptal edilerek yeniden sıra cetveli hazırlanmasına karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir.<br>Birleşen davada şikayetçi &#8230;. Bank vekili, müvekkilinin alacağının tahsili amacı ile dava dışı borçlular haklarında &#8230;. 6. İcra Müdürlüğünün 2003/7066 esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, başlatılan icra takibi sonucunda borçlunun muvazaalı olarak devrettiği gayrimenkullerin için tasarrufun iptali davası açtıklarını, mahkemece gayrimenkuller üzerine tedbir konulduğunu, bu taşınmazların istimlak bedelinin &#8230; 14. İcra Müdürlüğü&#8217;nün 2003/18396 E sayılı dosyasından düzenlenen sıra cetveli ile paranın tamamını bu dosya alacaklısı &#8230;. Bankasına verilmesine karar verildiğini, bu işlemin yerinde olmadığını, bu nedenle şikayetin kabulü ile düzenlenen sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı &#8230; vekili; &#8230; 14. İcra Müdürlüğü&#8217;nün 2003/18396 E. sayılı dosyasından düzenlenen 28.04.2008 tarihli sıra cetvelinde taşınmazların istimlak bedeli toplamının müvekkilinin alacaklı olduğu dosyaya ödenmesine karar verildiğini, bu taşınmazların tasarrufun iptali için müvekkili tarafından tasarrufun iptali davası açıldığını ve davada verilen ihtiyati haciz kararı, davaya konu taşınmazların kaydına 02.01.2004 tarihinde işlendiğini, tasarrufun iptali davalarında verilen ihtiyati hacizlerin İİK&#8217;nın 283/1 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini beklemeden kesin haciz halini kazanmış bulunduğundan karar tarihi itibarıyla icrai (kesin) hacze dönüştüğünü, bu durumda müvekkili adına işli ihtiyati haczin 11.05.2006 tarihinde kesin hacze dönüştüğünü, davacının ihtiyati haczinin ise 30.11.2006 tarihinde kesin hacze dönüştüğünü, bu durumda davacının iddialarının yasal dayanaklarının bulunmadığını, bu nedenle şikayetin reddini istemiştir.<br>Davalı &#8230;. A.Ş. vekili şikayetin reddini istemiştir.<br>Mahkemenin 12.11.2010 tarih ve 2008/1037 E., 2010/1679 K. sayılı &#8230;.’ın davasının açılmamış sayılmasına ve sıra cetvelinin iptaline dair verilen kararı şikayet edilen &#8230;. Bankası ve&#8230;. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 20.04.2011 tarih ve 2011/1457 E., 2011/5269 K. sayılı ilamı ile sıra cetveline şikâyet İcra ve İflâs Kanunu&#8217;nun 16-18 inci maddelerinde düzenlenen şikâyet yargılaması usulüne tâbi HUMK 409. maddesi uygulanmayacağı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu ayrıca İcra ve İflâs Kanunu&#8217;nun 268 inci maddesi ve şikayetçinin garame yönündeki talebi de göz önüne alınarak karar verilmesi gerktiği gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak alacaklı &#8230;. Bankası A.Ş. nin açmış olduğu tasarrufun iptali davasında uygulanan 02.01.2004 tarihli ihtiyati hacizin, tasarrufun iptali kararının verildiği 11.05.2006 tarihinde, ortada borçlular hakında kesinleşmiş bir takip olmadığı sebebiyle henüz kesin hacze dönüşmediğinden, şikayetçinin şikayetinin kabulü ile &#8230; 14. İcra Müdürlüğü&#8217;nün 2003/18396 esas sayılı dosyasından düzenlenen 28.04.2008 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.<br>Kararı, asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan &#8230;. A.Ş. vekili ve asıl dosyada şikayetçi vekili temyiz etmiştir.<br>1- Şikayet olunan &#8230; A.Ş tarafından yapılan icra takibine itiraz üzerine itirazın iptali davası açılmış ayrıca bedeli paylaşıma konu taşınmaz hakkında da &#8230;. 4. Asliye Ticaret Mahkemesi&#8217;nin 2003/423 E. dosyası ile tasarrufun iptali davası açılmıştır. İtirazın iptali davasının devamı sırasında &#8230;. 4. Asliye Ticaret Mahkemesi&#8217;nce tasarrufun iptali davasında bedeli paylaşıma konu taşınmazlarla ilgili olarak 02.01.2004 tarihinde ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Mahkemenin 11.05.2006 tarih ve 2003/423 E., 2006/310 K. sayılı ilamı ile bedeli paylaşıma konu taşınmazın devrinin muvazaalı gerçekleştirilmesi nedeniyle butlanına karar verildiği anlaşılmıştır. İşbu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesince davanın esasına etkisi nedeniyle itirazın iptali dava dosyası ile icra dosyasının getirtilerek dosya arasına konulması temyiz incelemesinin daha sonra yapılması gerekçesiyle, geri çevrilmiştir.<br>Şikayet davası ile ilgili olarak da Mahkemenin 12.11.2010 tarih ve 2008/1037 E., 2010/1679 K. sayılı sıra cetvelinin iptaline dair verilen kararının Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 20.04.2011 tarih ve 2011/1457 E., 2011/5269 K. sayılı ilamı ile Yargıtay 15. Hukuk Dairesi&#8217;nce itirazın iptali davasının sonucunun beklenmesi ve geri çevrilmesi üzerine işbu dosyada verilen karar bu belgelerde celp edilerek ihtiyati haciz kararlarının infaz ve kesinleşme tarihlerinin belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle<br>bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda İş Bankasının kesinleşmiş bir takibi bulunmadan ihtiyati haciz kararına değer verilemeyeceğinden şikayetin tekrar reddine karar verilmiştir. Oysaki Şikayet edilen İş Bankası tarafından açılan itirazın iptali davasının lehine sonuçlandığı ve kararın kesinleştiği, ayrıca bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine ihtiyati haciz konulduğu tasarrufun iptali davasının da banka lehine sonuçlanarak kesinleştiği dosyadaki delillerle sabittir. Kararı kesinleşen bir mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına değer vermemek uygun değildir. Bu nedenle İİK&#8217;nın 281/2 maddesi uyarınca verilen 01.02.2004 tarihli ihtiyati haciz kararı dava kabulle sonuçlandığından kesinleşmiş ve ihtiyati hacze değer verilerek şikayetin bu kesinleşme tarihine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Şikayetçinin ihtiyati haciz tarihinin 25.10.2004 olduğu ve 30.11.2006 tarihinde kesin hacze dönüştüğü, şikayet edilenin ihtiyati haczinin tarihinin ise 02.01.2004 olduğu ve kesin hacze dönüşme tarihinin 11.05.2006 olduğu anlaşıldığından şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi uygun görülmemiştir.<br>2-Asıl davada şikayetçi vekili katılma yolu ile temyizinde kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiş ise de temyiz dilekçesinin süresinde havale ettirildiği ancak temyiz defterine kaydettirilmediği aynı zamanda temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK&#8217;nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Şikayetçi vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 esas,1985/1 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nın 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK&#8217;nın uygulanması gerekmemektedir.<br>Bu itibarla şikayetçi vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada şikayet edilen İş Bankası vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayet edilen İş Bankası yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada şikayetçi vekilinin temyiz isteminin reddine, asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan &#8230;. A.Ş.&#8217;den alınan peşin harcın istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden asıl dosyada şikayetçiden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İflasın ertelenmesi davasında verilen tedbir kararı ile  borçlu aleyhine yapılan önceki ve sonraki takipler durur.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/iflasin-ertelenmesi-davasinda-verilen-tedbir-karari-ile-borclu-aleyhine-yapilan-onceki-ve-sonraki-takipler-durur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2020 10:07:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[hacizlerin ve blokelerin kaldırılması]]></category>
		<category><![CDATA[iflas erteleme davası]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyati haciz kararı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=7116</guid>

					<description><![CDATA[12. Hukuk Dairesi &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;2015/8210 E. &#160;, &#160;2015/15898 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ : &#8230; İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/iflasin-ertelenmesi-davasinda-verilen-tedbir-karari-ile-borclu-aleyhine-yapilan-onceki-ve-sonraki-takipler-durur/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>12. Hukuk Dairesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2015/8210 E. &nbsp;, &nbsp;2015/15898 K.</strong></p>



<ul><li></li></ul>



<p><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></p>



<p>MAHKEMESİ : &#8230; İcra Hukuk Mahkemesi<br><br>Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:<br>Alacaklı tarafından çeke dayalı başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte, borçlu şirket icra mahkemesine yaptığı başvuruda; iflas erteleme davasında verilen 11.12.2013 tarihli tedbir kararı nedeniyle tedbir tarihinden sonra konulan tüm ihtiyati hacizlerin, hacizlerin ve blokelerin kaldırılmasını icra müdürlüğünden talep etmelerine rağmen taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek memur işlemini şikayet ettiği, mahkemece şikayetin kabulü ile 11.12.2013 tarihinden sonra konulan ihtiyati hacizlerde dahil tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından, &#8230; Asliye Hukuk Mahkemesi&#8217;nin 17.12.2013 tarih ve 2013/181 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararına dayanılarak 23.12.2013 tarihinde takibe başlandığı, 20.12.2013, 24.12.2013, 30.12.2013 tarihlerinde borçlu şirket ile ilgili haciz yapılması konusunda alacaklının talebi bulunduğu, ödeme emrinin borçlu tarafa 31.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği, &#8230; Asliye Ticaret Mahkemesi&#8217;nin 2013/435 E. sayılı iflasın ertelenmesi davasında verilen 11.12.2013 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile, İİK&#8217;nun 206. maddesinin 1. fıkrasında yazılı alacaklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Yasaya ilişkin icra takipleri de dahil olmak üzere davacı şirket hakkında yapılmış ya da yapılacak olan takiplerin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verildiği, tedbir kararında ihtiyati haciz kararlarının infazına dair hüküm bulunmadığı, ancak aynı mahkemece şikayet tarihinden sonra 05.06.2014 tarihinde verilen ara kararda &#8220;İİK&#8217;nun 206/1. maddesindeki alacaklar hariç olmak üzere, 11.12.2013 tarihinden sonra davacının menkul gayrimenkul hak ve alacakları üzerine konulan tüm hacizlerin (ihtiyati hacizler de dahil) tedbir kararına aykırı olduğuna&#8221; şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İİK.nun 179/b maddesi hükmü gereğince açılan iflasın ertelenmesi davası nedeniyle verilen tedbir kararı üzerine, borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere evvelce başlamış veya başlatılacak takipler durur.<br>Ancak, ihtiyati haciz bir icra takip işlemi olmayıp, asıl icra takip işlemine yardımcı olan, güvence sağlayan, yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce ya da sonra uygulanan bir nevi tedbir işlemidir. İhtiyati haczin icra takip işlemi olmadığı hususu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu&#8217;nun 16.02.2000 gün ve 2000/12-49 Esas 2000/94 Karar sayılı ilâmında açıkça ifade edilmiştir. Bu nedenle ihtiyati tedbir kararında açıkça tedbirin ihtiyati hacizleri de kapsayacağı belirtilmediği sürece, icra takiplerinin durdurulması yönünde verilen tedbir kararı, ihtiyati haczin infazını engellemez.<br>Somut olayda, 11.12.2013 tarihli ihtiyati tedbir kararında, tedbirin açıkça ihtiyati hacizleri de kapsayacağı belirtilmediğine göre, ihtiyati haciz kararına dayalı olarak yapılan hacizlerde yasaya aykırılık bulunmadığı gibi, şikayet tarihinden sonra mahkemesince verilen 05.06.2014 tarihli ara karara dayalı, 11.12.2013 tarihinden sonra konulan tüm hacizlerin kaldırılması da doğru bulunmamıştır.<br>O halde, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.<br>Öte yandan, istem; icra müdürlük işleminin iptaline ilişkin şikayet olduğu halde ve şikayet dilekçesinde ayrıca karşı taraftan yargılama gideri ile vekalet ücreti talep edilmemiş olmasına rağmen mahkemece borçlu yararına vekalet ücreti hükmedilmesi de doğru bulunmamıştır.<br>SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK&#8217;nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İhtiyati haciz kararının yetkisizlik sebebiyle kaldırılması kesin hacizlerin kaldırılması sonucunu doğurmaz.</title>
		<link>https://unalgokturk.av.tr/ihtiyati-haciz-kararinin-yetkisizlik-sebebiyle-kaldirilmasi-kesin-hacizlerin-kaldirilmasi-sonucunu-dogurmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ünal Göktürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Nov 2020 10:36:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyati haciz]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyati haciz kararı]]></category>
		<category><![CDATA[kesin haciz niteliği]]></category>
		<category><![CDATA[kesin hacizlerin kaldırılması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://unalgokturk.av.tr/?p=6998</guid>

					<description><![CDATA[12. Hukuk Dairesi         2013/32657 E.  ,  2013/39136 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra... <div class="clear"></div><a href="https://unalgokturk.av.tr/ihtiyati-haciz-kararinin-yetkisizlik-sebebiyle-kaldirilmasi-kesin-hacizlerin-kaldirilmasi-sonucunu-dogurmaz/" class="excerpt-read-more">Daha Fazla</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">12. Hukuk Dairesi         2013/32657 E.  ,  2013/39136 K.</span></b></p>
<ul>
<li></li>
</ul>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi</p>
<p>Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi &#8230; tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :<br />
Alacaklı tarafından borçlular aleyhine bir adet çeke dayalı olarak &#8230; 2. Asliye Ticaret Mahkemesi&#8217;nin 31.07.2013 tarihli, 2013/963 D. İş sayılı ihtiyati haciz kararı alınmış, 01.08.2013 tarihinde de borçlular aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine başlanmıştır.<br />
İİK&#8217;nun &#8220;İhtiyati haczi tamamlıyan merasim&#8221; başlıklı 264. maddesinin 1. fıkrasında &#8221; Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde bulunmaya veya dava açmaya mecburdur.&#8221; düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda ihtiyati haciz kararından itibaren 1 gün sonra 01.08.2013 tarihinde takip talebinde bulunulmuştur. Bu tarihten sonra icra takip dosyasından yapılacak hacizler ihtiyati haciz değil, kesin haciz niteliğindedir.<br />
İİK&#8217;nun 264/2. maddesindeyse &#8220;İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır&#8221; şeklinde düzenleme olup, aynı maddenin son fıkrasında borçlunun müddeti içinde ödeme emrine itiraz etmemesi veya itirazın icra mahkemesince kesin olarak kaldırılması veya mahkemece iptal edilmesi halinde, ihtiyati haczin kendiliğinden icrai hacze dönüşeceği belirtilmiştir. Ancak söz konusu düzenlemeler genel haciz yoluyla ilamsız takibe ilişkin olup, İİK&#8217;nun 62. maddesi uyarınca itiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. İİK&#8217;nun 66. maddesi gereğince de müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz ile icra takibi kesinleşmeyeceğinden bir sonraki takip safhası olan haciz işlemine geçilemez. Bu sebeple ihtiyati haciz kararından sonra yapılan hacizlerin takibin kesinleşmesi sonucunda kesin hacze dönüşmesine ilişkin yukarıda belirtilen düzenlemeler genel haciz yoluyla ilamsız takip yapılmasına ilişkindir.</p>
<p>Somut olayda, borçlular aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapılmıştır. Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip genel haciz yoluyla takipten farklı olup, İİK&#8217;nun 169. maddesi uyarınca borca itiraz ve 170. maddesi uyarınca imzaya itiraz satıştan başka icra takip işlemlerini durdurmaz. Ancak icra mahkemesi hakimi itirazın esası hakkındaki kararına kadar icra takibinin muvakkaten durdurulmasına karar verebilir. Aksi takdirde haciz dahil icra işlemlerine devam edilir.<br />
Borçlular tarafından İİK&#8217;nun 265. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı veren mahkemeye yetki itirazında bulunulmuş, &#8230; 2. Asliye Ticaret Mahkemesi&#8217;nin 09.09.2013 tarihli ek kararı ile yetki itirazının kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Borçluların kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte süresinde imzaya ve borca itiraz etmesi takibin kesinleşmesine ve hacze engel değildir. Bu sebeple asıl icra takibine başlanmış olduğundan yapılan hacizler artık ihtiyati haciz değil kesin haciz niteliğindedir. İhtiyati haciz kararının yetkisizlik sebebiyle kaldırılması kesin hacizlerin kaldırılması sonucunu doğurmaz. Bu sebeple İcra Müdürlüğü&#8217;nün borçluların hacizlerin kaldırılması talebini reddine dair işlemi yasaya ve usule uygundur.<br />
Belirtilen sebeplerle, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.<br />
Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.<br />
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
