Single Blog Title

This is a single blog caption

Kararı kesinleşen bir mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına değer vermemek uygun değildir.

23. Hukuk Dairesi         2015/1710 E.  ,  2016/3177 K.

“İçtihat Metni”


MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi


Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen dosyada şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan…. A.Ş. vekilince duruşmalı, asıl dosyada şikayetçi vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmiştir.
Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tâbi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl dosyada şikayetçi vekili, müvekkilinin dava dışı borçlular … ve …..’dan olan alacağının tahsili için …. 9. İcra Müdürlüğü’nün 2003/11674 E. sayılı takip dosyasından başlatılan icra takibi sonucunda borçlunun muvazaalı olarak devrettiği gayrimenkulleri için …. 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/348 esas sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açıldığını bu taşınmazlara ait istimlak bedelleri üzerine ihtiyati haciz konduğunu, … 14. İcra Müdürlüğü’nün 2003/18936 esas sayılı dosyasının haczinin ilk sıra haczi olduğu gerekçesiyle, paranın bu dosyaya gönderildiğini, bu dosyada yetkiye borca itiraz edildiğinden takibin 18.10.2005’te kesinleştiğini, bu nedenle müvekkilinin hacizlerinin diğer hacizlerden daha önce kesinleştiğini, ayrıca sıra cetveline esas teşkil eden 100 madde malumatlarının gerekli şartları taşımadığını, bu nedenle davanın kabulü ile icra müdürlüğü tarafından yapılan sıra cetvelinin iptal edilerek yeniden sıra cetveli hazırlanmasına karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir.
Birleşen davada şikayetçi …. Bank vekili, müvekkilinin alacağının tahsili amacı ile dava dışı borçlular haklarında …. 6. İcra Müdürlüğünün 2003/7066 esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, başlatılan icra takibi sonucunda borçlunun muvazaalı olarak devrettiği gayrimenkullerin için tasarrufun iptali davası açtıklarını, mahkemece gayrimenkuller üzerine tedbir konulduğunu, bu taşınmazların istimlak bedelinin … 14. İcra Müdürlüğü’nün 2003/18396 E sayılı dosyasından düzenlenen sıra cetveli ile paranın tamamını bu dosya alacaklısı …. Bankasına verilmesine karar verildiğini, bu işlemin yerinde olmadığını, bu nedenle şikayetin kabulü ile düzenlenen sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; … 14. İcra Müdürlüğü’nün 2003/18396 E. sayılı dosyasından düzenlenen 28.04.2008 tarihli sıra cetvelinde taşınmazların istimlak bedeli toplamının müvekkilinin alacaklı olduğu dosyaya ödenmesine karar verildiğini, bu taşınmazların tasarrufun iptali için müvekkili tarafından tasarrufun iptali davası açıldığını ve davada verilen ihtiyati haciz kararı, davaya konu taşınmazların kaydına 02.01.2004 tarihinde işlendiğini, tasarrufun iptali davalarında verilen ihtiyati hacizlerin İİK’nın 283/1 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini beklemeden kesin haciz halini kazanmış bulunduğundan karar tarihi itibarıyla icrai (kesin) hacze dönüştüğünü, bu durumda müvekkili adına işli ihtiyati haczin 11.05.2006 tarihinde kesin hacze dönüştüğünü, davacının ihtiyati haczinin ise 30.11.2006 tarihinde kesin hacze dönüştüğünü, bu durumda davacının iddialarının yasal dayanaklarının bulunmadığını, bu nedenle şikayetin reddini istemiştir.
Davalı …. A.Ş. vekili şikayetin reddini istemiştir.
Mahkemenin 12.11.2010 tarih ve 2008/1037 E., 2010/1679 K. sayılı ….’ın davasının açılmamış sayılmasına ve sıra cetvelinin iptaline dair verilen kararı şikayet edilen …. Bankası ve…. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 20.04.2011 tarih ve 2011/1457 E., 2011/5269 K. sayılı ilamı ile sıra cetveline şikâyet İcra ve İflâs Kanunu’nun 16-18 inci maddelerinde düzenlenen şikâyet yargılaması usulüne tâbi HUMK 409. maddesi uygulanmayacağı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu ayrıca İcra ve İflâs Kanunu’nun 268 inci maddesi ve şikayetçinin garame yönündeki talebi de göz önüne alınarak karar verilmesi gerktiği gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak alacaklı …. Bankası A.Ş. nin açmış olduğu tasarrufun iptali davasında uygulanan 02.01.2004 tarihli ihtiyati hacizin, tasarrufun iptali kararının verildiği 11.05.2006 tarihinde, ortada borçlular hakında kesinleşmiş bir takip olmadığı sebebiyle henüz kesin hacze dönüşmediğinden, şikayetçinin şikayetinin kabulü ile … 14. İcra Müdürlüğü’nün 2003/18396 esas sayılı dosyasından düzenlenen 28.04.2008 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan …. A.Ş. vekili ve asıl dosyada şikayetçi vekili temyiz etmiştir.
1- Şikayet olunan … A.Ş tarafından yapılan icra takibine itiraz üzerine itirazın iptali davası açılmış ayrıca bedeli paylaşıma konu taşınmaz hakkında da …. 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/423 E. dosyası ile tasarrufun iptali davası açılmıştır. İtirazın iptali davasının devamı sırasında …. 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce tasarrufun iptali davasında bedeli paylaşıma konu taşınmazlarla ilgili olarak 02.01.2004 tarihinde ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Mahkemenin 11.05.2006 tarih ve 2003/423 E., 2006/310 K. sayılı ilamı ile bedeli paylaşıma konu taşınmazın devrinin muvazaalı gerçekleştirilmesi nedeniyle butlanına karar verildiği anlaşılmıştır. İşbu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesince davanın esasına etkisi nedeniyle itirazın iptali dava dosyası ile icra dosyasının getirtilerek dosya arasına konulması temyiz incelemesinin daha sonra yapılması gerekçesiyle, geri çevrilmiştir.
Şikayet davası ile ilgili olarak da Mahkemenin 12.11.2010 tarih ve 2008/1037 E., 2010/1679 K. sayılı sıra cetvelinin iptaline dair verilen kararının Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 20.04.2011 tarih ve 2011/1457 E., 2011/5269 K. sayılı ilamı ile Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nce itirazın iptali davasının sonucunun beklenmesi ve geri çevrilmesi üzerine işbu dosyada verilen karar bu belgelerde celp edilerek ihtiyati haciz kararlarının infaz ve kesinleşme tarihlerinin belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle
bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda İş Bankasının kesinleşmiş bir takibi bulunmadan ihtiyati haciz kararına değer verilemeyeceğinden şikayetin tekrar reddine karar verilmiştir. Oysaki Şikayet edilen İş Bankası tarafından açılan itirazın iptali davasının lehine sonuçlandığı ve kararın kesinleştiği, ayrıca bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine ihtiyati haciz konulduğu tasarrufun iptali davasının da banka lehine sonuçlanarak kesinleştiği dosyadaki delillerle sabittir. Kararı kesinleşen bir mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına değer vermemek uygun değildir. Bu nedenle İİK’nın 281/2 maddesi uyarınca verilen 01.02.2004 tarihli ihtiyati haciz kararı dava kabulle sonuçlandığından kesinleşmiş ve ihtiyati hacze değer verilerek şikayetin bu kesinleşme tarihine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Şikayetçinin ihtiyati haciz tarihinin 25.10.2004 olduğu ve 30.11.2006 tarihinde kesin hacze dönüştüğü, şikayet edilenin ihtiyati haczinin tarihinin ise 02.01.2004 olduğu ve kesin hacze dönüşme tarihinin 11.05.2006 olduğu anlaşıldığından şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi uygun görülmemiştir.
2-Asıl davada şikayetçi vekili katılma yolu ile temyizinde kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiş ise de temyiz dilekçesinin süresinde havale ettirildiği ancak temyiz defterine kaydettirilmediği aynı zamanda temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Şikayetçi vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 esas,1985/1 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nın 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK’nın uygulanması gerekmemektedir.
Bu itibarla şikayetçi vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada şikayet edilen İş Bankası vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayet edilen İş Bankası yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada şikayetçi vekilinin temyiz isteminin reddine, asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan …. A.Ş.’den alınan peşin harcın istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden asıl dosyada şikayetçiden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

);
Open chat