Yargıtay Kararı

Borçlunun bir miktar ödeme yapması zamanaşımını keser.

Borçlunun bir miktar ödeme yapması zamanaşımını keser.

17. Hukuk Dairesi         2017/525 E.  ,  2017/6308 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp 1.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesini, davacıya 22.04.2014 tarihinde ödeme yaptıklarını ve sorumluluklarının kalmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin meydana gelen kazada yaralandığını, davalıya başvuru neticesinde kısmi ve yetersiz ödeme yapıldığını açıklayıp bakiye maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
2918 sayılı KTK’nun 109. maddesi hükmü gereğine, “motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar”.
BK’nun 154/1. maddesi hükmüne göre borçlunun kısmi ifada bulunması zamanaşımını kesen işlemlerdendir.
Somut olayda, davaya konu trafik kazası 09.08.2006 tarihinde meydana gelmiş; 22.04.2014 tarihinde davalı … şirketi tarafından kısmi ödemede bulunulmuş, 18.11.2015 tarihinde dava açılmıştır.
Yapılan kısmi ödeme tarihinde zamanaşımı kesilmiş ve 2 yıllık süre yeniden işlemeye başlamıştır. Bu halde 18.11.2015 tarihinde açılan davanın süresi içerisinde yapıldığını kabulü ile işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 01/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

);