Yargıtay Kararı

Daha önce kasıtlı suçtan mahkum olmak tek başına hagb kararı verilmesine engel değildir.

Daha önce kasıtlı suçtan mahkum olmak tek başına hagb kararı verilmesine engel değildir.

18. Ceza Dairesi         2019/8345 E.  ,  2020/3963 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Somut dosya kapsamında, sanığın aşamalarda, katılanın kendisine gönderdiği mesajlara karşılık olarak gönderdiğini savunması, mesajların içeriğinden ve HTS kayıtlarından mesajların karşılıklı olduğunun anlaşılması karşısında beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2- TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi gerekli olup, sanığın, araya belli bir zaman aralığı girmeksizin aynı eylemin devamı niteliğindeki mesajlarından dolayı hakkında hakaret suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla ceza tayini,
3-Sanığın, katılanın kendisine gönderdiği mesajlara karşılık olarak suça konu mesajları gönderdiğini savunması karşısında hakaret suçu yönünden TCK’nın 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4- Sanığın adli sicil kaydında yer alan, 3167 sayılı Çek Kanunu’na aykırı davranma suçundan verilen geçmiş hükümlülüğünün, 5941 ve 6273 sayılı Kanunlar ile suç olmaktan çıkarılması dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6-a maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun bulunduğu, bu nedenle sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken “daha önce kasıtlı suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmiş olması sebebiyle” şeklindeki yasal ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve TCK’nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5- 20/12/2009 yürürlüğe giren 5491 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırıldığı halde, karşılıksız çek keşide etme suçundan mahkumiyete dair hükmün tekerrüre esas alınması,
Kanuna aykırı, sanık … ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

);