Yargıtay Kararı

Davada taraflardan biri bilirkişi raporuna karşı herhangi bir itirazı olmadığını beyan ederse bu karşı taraf için usuli kazanılmış hak olur.

Davada taraflardan biri bilirkişi raporuna karşı herhangi bir itirazı olmadığını beyan ederse bu karşı taraf için usuli kazanılmış hak olur.

13. Hukuk Dairesi         2017/6687 E.  ,  2017/8653 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı asil … ve vekili avukat …, diğer davalı asil … ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı asıl davada, 05.01.2012 tarihli vekaletname ile davalı …’ın vekilliğini üstlendiğini, … 2. Aile Mahkemesi’nin 2013/316 E sayılı dosyası üzerinden davalıların müşterek çocuğu Yaren adına hükmolunan iştirak nafakasının 350,00TL’den 20.000,00TL’ye yükseltilmesi için diğer davalı baba aleyhine dava açtığını, ayrıca … 1. Aile Mahkemesi’nin 2013/322 E sayılı dosyası ile de diğer davalı babaya yönelik müşterek çocuk…’ın velayetinin davalı babadan alınarak anneye verilmesi ve çocuğa 20.000,00TL nafaka bağlanması için dava açtığını, bu davanın 2013/322 E sayılı dosya ile birleşerek devam ettiğini, davalı …’ın her iki dosyadan da feragat ettiğine ilişkin dilekçe sunduktan sonra kendisini vekillikten azlettiğini, davalıların sulh olmaları nedeniyle akdi ve karşı yan vekalet ücretinden Avukatlık Kanunu’nun 165. maddesine göre sorumlu olduklarını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 5.000,00TL’nin 11.8.2014 tarihinden yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 25.3.2015 tarihli dilekçe ile, talebini 38.948,00TL’ye yükseltmiştir. Birleşen davada ise, 38.938,00TL’nin azil tarihinden yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, vekâlet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı, davalıların sulh olmaları nedeniyle ödenmeyen vekalet ücretinin tahsilini istemiş, davalılar sulhun söz konusu olmadığını, takip edilen dosyaların sonucunun belli olmadığı gibi bu dosyalarda talep edilen nafaka miktarlarının fahiş olduğunu savunmuşlardır. Mahkemece, tarafların delilleri toplanarak alınan 24.3.2015 havale tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında davacının vekalet ücreti alacağının 38.948,00TL olduğu belirtilmiştir. Davacı, bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içeren 25.3.2015 tarihli dilekçesi ile rapordaki saptamaların oluşa, yüksek mahkemenin emsal kararlarına ve mevzuata uygun olduğunu ve rapora bir itirazının bulunmadığını belirterek aynı dilekçe ile talebini ıslah etmiştir. Davacı tarafın bu bilirkişi raporuna kabul beyanı davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturur. Mahkemece, davalı tarafın rapora itirazı üzerine alınan 3.9.2015 havale tarihli raporda ise davacı alacağı 77.896,00TL olarak tespit edilmiş, bunun üzerine davacı 21.9.2015 tarihli birleşen dava ile alınan son rapor ile tespit edilen alacağına ilişkin olarak bakiye 38.948,00TL’nin tahsilini istemiş, mahkemece de birleşen davanın da kabulüne verilmiştir. Davacı vekilinin 25.3.2015 tarihli rapora karşı itirazı olmadığı beyanı üzerine birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, 3.9.2015 havale tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak birleşen davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz eden davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalı …’na ödenmesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

);