Yargıtay Kararı

Delil gösteren taraf karşı tarafın izni olmadıkça delilinden vazgeçemez.

Delil gösteren taraf karşı tarafın izni olmadıkça delilinden vazgeçemez.

9. Hukuk Dairesi         2016/11987 E.  ,  2020/884 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 05/11/2010-24/11/2014 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerinde operasyon görevlisi olarak çalıştığını, davalı şirketin değişik bankalara nakit para transferi yaptığı gibi ATM arıza giderim işlerini de üstlendiğini, davacının da bu kapsamda görev yaptığını, davalı şirketin Beyoğlu 11. Noterliğinden keşide ettiği 16380 yevmiye nolu ihtarnamesi ile ” 03/11/2014 tarihinde müşteri tahsilatı sırasında tüm uyarılara rağmen çanta kullanmadığı tespit edilen davacının güvenlik görevlisi …’ı sözlü olarak tehdit ettiği” gerekçesiyle davacının iş akdinin feshedildiğini, oysa ki davacının çalıştığı süre boyunca tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, esasen ihtarnamenin de gerçeği yansıtmadığını, olay günü davacının çantasını yanına almayı unuttuğunu ancak o gün için tahilat yapılmayacağı için bu durumun etkisinin olmadığını, uyarıyı yapan güvenlik görevlisinin işe yeni başladığı için tahsilat yapılmayacağını bilmediğini, tahsilat yapılmadığı için davalı şirketin en ufak bir zararının dahi olmadığını, davacının diğer güvenlik görevlisini tehdit ettiği iddiasının gerçeği aralarında sataşma ölçüsünde konuşmalar geçtiğini, ne var ki bu tartışma dolayısıyla işyeri düzeninin işverenlikçe hazırlanan işyeri yönetmeliğine göre disiplin cezası ile geçiştirilmesi gereken bir durum söz konusu iken iş akdinin feshedilmesinin yasanın amacına aykırı olduğunu, yapılan haksız fesih nedeniyle davacının tazminatlarının ödenmediğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; müvekkili şirketin her türlü nakit, kıymetli evrak, kıymetli maden ve benzeri kıymetli malların güvenlikli şekilde toplanması, sayılması, dağıtılması, ilgili kişilere tesliminin sağlanması, saklanması ve otomatik vezne makinesi (ATM) yüklemelerinin yapılmasına ilişkin hizmetleri sağlamak ve 5518 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun, bu kanunun tüzük ve yönetmelikleri çerçevesinde belirtilen güvenilk, kıymet taşıma, kıymet işleme ve saklama hizmetlerini verdiğini, bu kapsamda müvekkili şirketin müşterilerinin banka ve finans kuruluşları olduğunu, güen kuruluşu olan bu kurumlara yönelik hizmetlerinde kusursuz olarak verilmesi gerektiğini, operasyon görevlisi olarak çalışan davacının görev tanımında yapması gereken işi ne şekilde yapması gerektiğine dair ayrıntıların bulunduğunu, davacı işçinin de bu durumu bildiğini, davacının iş akdinin diğer çalışan …’a sataşması nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, bu çerçevede davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe
Davacının iş akdi, davalı tarafından tanık olarak gösterilen … isimli davalının başka bir işçisini tehdit ettiği gerekçesiyle haklı nedenle feshedildiği savunulmuş, fesih sebebi olarak da diğer işçi …’ın tek başına tuttuğu tutanak gösterilmiştir.
Davalı vekili tarafından 14/12/2015 tarihli celsede tanık …’ın dinlenilmesinden vazgeçtikleri yönünde beyanda bulunulmuş, mahkemece vazgeçmeye ilişkin davacı vekilinin açık muvafakatı alınmamıştır. Celse arasında davacı vekili vazgeçmeyi kabul etmediklerini, adı geçen tanığın mahkemece re’sen dinlenilmesi yönünde talepte bulunmuş ancak mahkemece bu talep hakkında olumlu -olumsuz bir karar verilmemiş ve adı geçen tanık dinlenilmeden yargılamaya son verilmiştir.
HMK’nın 196. maddesinde yer alan “Delil gösteren taraf, karşı tarafın açık izni olmadıkça, o delile dayanmaktan vazgeçemez.” düzenlemesi gereği mahkemece, davacının dinlenilmesinden vazgeçilmesine açık izninin olmadığı ve resen dinlenilmesini talep ettiği davalı tanığı dinlenilmeden sonuca gidilmesi ve yargılamaya son verilmesi ilgili yasa maddesine aykırı olmakla kararın salt bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22/01/2020 tarihinde oybiriği ile karar verildi.

);
Open chat