Danıştay Kararı

Diş hekimi tarafından uygulanan hatalı tedaviye ilişkin olarak verilen disiplin cezasına yer olmadığına ilişkin karar.

Diş hekimi tarafından uygulanan hatalı tedaviye ilişkin olarak verilen disiplin cezasına yer olmadığına ilişkin karar.

T.C.

DANIŞTAY

8. DAİRE

E. 2016/14565

K. 2020/445

T. 4.2.2020

* TÜRK DİŞ HEKİMLERİ BİRLİĞİ YÜKSEK DİSİPLİN KURULU İŞLEMİNİN İPTALİ İSTEMİ ( Diş Hekimi Tarafından Köprü Protezi İşleminden Önce Dişlerin Gerekli Tedavilerinin Yapılmadığı Protezlerin Geçici Olarak Yapıştırılmasından Sonra Hastada Ağrı ve Hassasiyet Gözlemlendiği Ekstra Kanal Tedavisine Başlanıldığı Tedavi Sürecinin Uzamasına Zemin Hazırladığı – Tedavinin Hasta Tarafından Yarıda Bırakılarak Hekim Değiştirmesinin Hastanın Kusuru Olmadığı/Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına İlişkin İşlemde Hukuka Uyarlık Bulunmadığı )

* DİŞ HEKİMİ TARAFINDAN UYGULANAN HATALI TEDAVİ ( İdare Mahkemesince Açılan Maddi ve Manevi Tazminat Talepli Davanın Reddedildiği Şeklinde Gerekçeye Yer Verildiği – Anılan Davada Diş Hekiminin Mesleki Kusur Durumuna Yönelik “Davalının Uygulamış Olduğu ve Yaptığı İmalatlara İlişkin Eksik ve Hatalı Olan Hususların Oda Tarafından Verilen Karar ve Bilirkişi Raporu ile Sabit Olduğu” Şeklinde Bir Atıf ile Yetinildiği Görüldüğünden İdare Mahkemesi Kararında İsabet Bulunmadığı )

* DİSİPLİN CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA İLİŞKİN KARAR ( Diş Hekimi Tarafından Tedavi Sürecinin Uzamasına Zemin Hazırladığı – Tedavinin Hasta Tarafından Yarıda Bırakılarak Hekim Değiştirmesinin Hastanın Kusuru Olmadığı/Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına İlişkin İşlemde Hukuka Uyarlık Bulunmadığı )

3224/m.44

ÖZET : Dava, diş hekimi hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına ilişkin Bursa Diş Hekimleri Odası Disiplin Kurulu’nun kararının aynen onaylanmasına ilişkin Türk Diş Hekimleri Birliği Yüksek Disiplin Kurulu’nun işlemin iptali istemine ilişkindir.

Dosya kapsamında bulunan tüm bilirkişi raporları ile hazırlanan fezleke bir arada değerlendirildiğinde, şikayet edilen diş hekimi tarafından, davacıya uygulanacak köprü protezi işleminden önce destek olarak düşünülen dişlerin gerekli tedavilerinin yapılmadığı, bu nedenle protezlerin hastanın ağzına geçici olarak yapıştırılmasından sonra hastada ağrı ve hassasiyet gözlemlendiği, başlangıçta planlanması gereken dişler yönünden bu defa ekstra kanal tedavisine başlanıldığı, bu durumun da tedavi sürecinin uzamasına zemin hazırladığı anlaşılmakta olup, bu durumda tedavinin hasta tarafından yarıda bırakılarak hekim değiştirmesinin hastanın kusuru olduğundan söz edilemeyeceğinden, dava konusu disiplin cezası verilmesine yer olmadığına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Her ne kadar İdare Mahkemesince, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan maddi ve manevi tazminat talepli davanın reddedildiği şeklinde ek bir gerekçeye yer verilmiş ise de, anılan davanın taraflar arasında eser sözleşmesine aykırılıktan doğan ve köprü protezinin yapımı sırasında uygulanan hatalı tedaviden kaynaklanan maddi-manevi tazminat talepli bir dava mahiyetinde olup, kararda şikayetli diş hekiminin planlanan tedaviye yönelik mesleki kusuruna ilişkin herhangi bir tespite yer verilmediği, iadesi istenen 3.000,00 TL yönünden, tedavi ve imalatlar gerçekleştirilerek sonuç itibariyle ortaya çıkan komplikasyonların giderilmeye çalışılması şeklinde diş hekiminin sonraki çabaları da dikkate alınarak davanın reddine karar verildiği, diş hekiminin mesleki kusur durumuna yönelik ise, “davalının uygulamış olduğu ve yaptığı imalatlara ilişkin eksik ve hatalı olan hususların Oda tarafından verilen karar ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu” şeklinde bir atıf ile yetinilerek değerlendirildiği görüldüğünden, İdare Mahkemesi kararında bu yönüyle de yasal isabet bulunmamaktadır.

İstemin Özeti : Ankara 6. İdare Mahkemesi’nin 24/03/2016 gün ve E:2015/1716, K:2016/1021 Sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 Sayılı Kanun’un 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.

Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Düşüncesi : İstemin kabulüyle Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, diş hekimi olarak görev yapan G. K. hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına ilişkin Bursa Diş Hekimleri Odası Disiplin Kurulu’nun 23.10.2014 tarih ve 2014-19 Sayılı kararının aynen onaylanmasına ilişkin Türk Diş Hekimleri Birliği Yüksek Disiplin Kurulu’nun 22.04.2015 tarih ve 057/2015 numaralı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, şikayet edilen diş hekiminin hastanın sıkıntılarını gidermek için çözüm önerilerinde bulunduğu ve tedaviye devam etmek istediği, ancak davacı tarafından tedavinin yarıda bırakıldığı, ortaya çıkan komplikasyonların önlenmesi fırsatının hekime verilmediği, uygulanan tedavinin hastanın fiziki ve psikolojik durumuna göre farklılık gösterebileceği, sürecin uzayıp kısalabileceği, yaşanılanların doktor tarafından öngörülmesinin mümkün olmadığı, Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/385 esas sayılı dosyası ile davacı tarafından G. K.’ya karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasının da reddedildiği anlaşılmakla, diş hekimine disiplin cezası verilmemesi yönünde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmayarak davanın reddine karar verilmiştir.

3224 Sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanunu’nun “Disiplin cezaları” başlıklı 44. maddesinde, diş hekimliği vakar ve onuruna veya meslek düzen ve geleneklerine uymayan fiil ve hareketlerde bulunanlar ile mesleğini gereği gibi uygulamayan veya kusurlu olarak uygulayan veyahut görevin gerektirdiği güveni sarsıcı davranışlarda bulunan meslek mensupları hakkında; fiil ve hareketin niteliği ve ağırlık derecesine göre uyarma, kınama, para cezası, serbest meslek uygulamasından süreli alıkonulma ve serbest meslek uygulamasından sürekli alıkonulma şeklindeki disiplin cezalarının verileceği, anılan maddenin son fıkrasında ise, disiplin cezalarını gerektiren fiiller ve bu fiillere uygulanacak disiplin cezaları; bir derece ağır veya hafif disiplin cezalarının uygulanacağı haller; disiplin kovuşturması yapılması konusunda karar verecek merci; disiplin cezalarını vermeye yetkili merciler; disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazın usul ve şartları; disiplin kurullarının çalışma usul ve esasları; disiplinle ilgili diğer işlemlerin Birlikçe düzenlenecek bir yönetmelikle gösterileceği hüküm altına alınmıştır.

3224 Sayılı Kanun’un 44. maddesi uyarınca yürürlüğe konulan Türk Diş Hekimleri Birliği ve Diş Hekimleri Odalarının Disiplin Yönetmeliği’nin 8. maddesinin (h) bendinde, “Mesleğini kusurlu uygulamak (malpractice)”, para cezası gerektiren fiil ve haller arasında düzenlenmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, davacı ile Bursa Diş Hekimleri Odası’na kayıtlı diş hekimi G. K. arasında (18) numaralı dişin çekimi, (36) numaralı dişe kök kanal tedavisi, (14) numaralı dişe ışınlı dolgu, 35-38 ila 48-45 numaralı dişlere 8 üye metal destekli porselen köprü yapımı konusunda 3.000,00 TL mukabilinde anlaşma yapıldığı, bu kapsamda diş hekiminin diş çekimi, bir adet dolgu ve iki adet dişin kesimini gerçekleştirdiği, köprü yapımı için başlanan tedavide protezlerin hastanın ağzına geçici olarak yapıştırılmasından sonra (45) – (48) numaralı dişlerde gelişen hassasiyet ve ağrı sebebiyle bu defa (45) ve (48) numaralı dişler için ayrıca kök kanal tedavisine başlanıldığı, bu esnada hastanın köprü için alınan diş kalıplarının diş etlerine baskı yapması, diş etlerinde kesilme ve yaralara sebebiyet verdiği, bu nedenle protezleri takamadığını belirtmesi üzerine diş hekimine tekrar müracaat ettiği, hastanın diş etleri için ilaç tedavisine başlanıldığı, diş hekimi tarafından hastanın ağzına oturmayan köprülerin ölçüleri alınarak teknisyene gönderildiği, hastaya da kanal tedavileri için panoramik film çektirerek tekrar gelmesi söylendiği, ancak hastanın film çektirerek başka bir diş hekimine gittiği, o diş hekimi tarafından, şikayetli diş hekimi kastedilerek; kanal tedavilerinin yapılmadığı, o dişlere köprü yapılamayacağının hastaya bildirilmesi üzerine davacının, şikayet edilen diş hekimiyle tedaviye devam etmeyeceğini bildirerek köprü protezleri için ödenen paranın tarafına iade edilmesini istemesi üzerine diş hekiminin davacıyı Bursa Diş Hekimleri Odası’na yönlendirdiği, bunun üzerine davacının diş hekimi G. K.’yı kendisine hatalı tedavi uyguladığı iddiasıyla 29.05.2014 tarihli dilekçeyle Bursa Diş Hekimleri Odası’na şikayet ettiği, Bursa Diş Hekimleri Odası’nın 23.10.2014 tarih ve 2014/19 Sayılı kararı ile disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu kararın davalı idare tarafından aynen onaylanması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bursa Diş Hekimleri Odası tarafından yürütülen soruşturma süreci incelendiğinde, hastanın ağız içi durumunun tespiti amacıyla 04.06.2014 tarihli kararla Diş Hekimi T. Ç.’un bilirkişi olarak atandığı, hazırlanan 10.06.2014 tarihli raporda, “Hastanın prepare olmasından hastaya sağda ve solda 4’er üyeli iki adet köprü planlandığı anlaşılmaktadır. Ancak prepare dişler ile antagonistleri arasındaki mesafe özellikle sağ mandibuler posterior bölgede (özellikle 48 numaralı diş neredeyse antagonistiyle temas halindedir) köprü yapımı için uygun değildir. Bu mesafe yetersizliği ya baştan sağlanmamıştır ya da geçen süre zarfında geçici diş kullanılmadıysa antagonisti sarkmış olabilir.” şeklinde görüş beyan edilmesi üzerine Bursa Diş Hekimleri Odası Yönetim Kurulu tarafından 18.06.2014 tarih ve 9 Sayılı oturumunda alınan kararla, bilirkişi raporunda belirtilen kusurlu uygulamalar nedeniyle diş hekimi hakkında Disiplin Yönetmeliği’nin 8/h bendi yönünden disiplin soruşturması açılmasına karar verildiği, hazırlanan 15.07.2014 tarihli fezlekede soruşturmacının “tedavinin kabul edilebilir süreden daha uzun sürmesi, hastanın yapılan köprü protezlerini kullanamaması nedeniyle mağdur olduğu” gerekçesiyle ilgili diş hekiminin disiplin kuruluna sevk edilmesi yönünde kanaatte bulunduğu, Bursa Diş Hekimleri Odası Yönetim Kurulu’nun 16.07.2014 tarih ve 13 Sayılı toplantısında alınan karar gereği ilgili diş hekiminin disiplin kuruluna sevkine karar verildiği, konuyu inceleyen Bursa Diş Hekimleri Odası Disiplin Kurulu’nca 23.10.2014 tarih ve 2014/19 Sayılı kararla, “somut delillere dayalı herhangi bir olguya rastlanmadığı” gerekçesiyle ilgili diş hekimine herhangi bir ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, karara itiraz edilmesi üzerine, Türk Diş Hekimleri Birliği Yüksek Disiplin Kurulu’nun 22.04.2015 tarih ve 057/2015 Sayılı kararıyla, “tedavinin tamamlanmadan hasta tarafından yarıda bırakılarak hekim değiştirildiği, dolayısıyla sorumluluğun şikayetçi hastada olduğu” gerekçesiyle itirazın reddi ile Bursa Diş Hekimleri Odası Disiplin Kurulu kararının aynen onaylanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Öte yandan, davacı tarafından diş hekimi G. K. aleyhine Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/385 esas sayılı dosyası üzerinden 3.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat talebiyle dava açıldığı, davada, Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne 2015/83 talimat sayısıyla gönderilen dosyanın, bilirkişi olarak görevlendirilen Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı’nda görevli öğretim üyesi Prof. Dr. S. Ç. ile aynı Fakülte bünyesinde bulunan Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. T. K.’a tevdi edildiği, bilirkişilerce hazırlanan 19.03.2015 tarihli raporda, “a- Ağızda eksik dişlerin bulunduğu vakalarda implant veya köprü protezi uygulanabilir. Davacı Z. Ş. da implant uygulanmasını istememiş, köprü protezinin yapılmasını tercih etmiştir. Özellikle 20 yaş dişlerinin destek olarak kullanılacağı köprü protezleri planlanırken hastanın ağız içi muayenesinin yanında mutlaka radyolojik tetkiklerin de değerlendirilerek yapılacak köprü protezini taşıyıp taşıyamayacağı ile ilişkili olarak köklerin etrafında kemik desteğinin değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca radyografik tetkiklerde kök ve etrafındaki dokularda herhangi bir patolojik durum olup olmadığı da mutlaka değerlendirilmelidir. Bir köprü protezinin hastaya uygulanmasından önce hekim mutlaka problemli dişin öncelikle tedavisini yaparak dişte mevcut şikayetlerin (sürekli ağrı, üzerine basınca oluşan ağrı vb.) ortadan kaldırılması gerekir. Şayet destek dişlerde yapılması planlanan bir tedavi (dolgu, kanal tedavisi, dişeti tedavisi vb) düşünülüyor ise bunların mutlaka tamamlanması, tedavi sonucunun alınması ve sonrasında protetik işlemlerin başlanması gerekir. Davacı Z. Ş.’a köprü yapımı sırasında böyle bir tedavi planlamasının yapılmadığı, köprü yapımı sırasında 37 numaralı destek dişe ve sonrasında 45, 48 numaralı dişlere kanal tedavisine başlandığı dosya içerisinden anlaşılmaktadır. Dosya ekindeki 26.05.2014 tarihli cd’de yer alan panoramik film değerlendirildiğinde, dişlerin pulpa odaları dışında kök kanallarında yeterli endodontik işlemlerin (dişin sinirinin kanallardan tam olarak uzaklaştırılıp sonrasında kanal genişletme işlemi ve kanalların doldurulması) gerçekleştirilmediği izlenebilmektedir. Kanal tedavisi başlanan dişe her ne kadar bilimsel bir veri yoksa da genellikle 4-5 seans sonrasında (maksimum 1-1,5 aylık bir süre) tedaviye olumlu yanıt alınamıyorsa hastanın mevcut şikayetleri ve dişin gelecekteki durumu (prognozu) dikkate alınarak çekim endikasyonu koyulması uygun bir yaklaşım olarak kabul edilebilir. Ancak davalı diş hekimi başladığı endodontik tedaviyi 5-6 ay gibi oldukça uzun sayılabilecek bir sürede sonuçlandırmayarak hastanın mağduriyetine sebep olmuştur. (…)” kanaatine yer verilmiştir.

Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 09.07.2015 tarih ve E:2014/385 K:2015/321 Sayılı kararıyla, davacının haklı şikayetlerinin davalı diş hekimince değerlendirilmeye çalışıldığı, davalı yanca davacının şikayetleri giderilmek üzere yeniden ölçü alınarak bu kez diş filmi çekilmek suretiyle yeniden protez yapılmak istendiği, ancak davacının kendi isteği ile tedaviye devam etmediği, davalıya meydana gelen şikayetleri gidermek üzere imkan tanınmadığı, tedavinin başka bir hekim tarafından tamamlanmasının tercih edildiği, üstelik bu kez davalı yanca başta teklif edilen implant tedavisinin başka bir hekime yaptırıldığı, davalının uygulamış olduğu ve yaptığı imalatlara ilişkin eksik ve hatalı olan hususların Oda tarafından verilen karar ve bilirkişi raporuyla sabit olduğu, davalının hastasının bu yöndeki şikayetlerini gidermek üzere girişimde bulunduğu gibi iadesi istenen 3.000,00 TL’ye ilişkin tedavi ve imalatlar gerçekleştirildiğinden, sonuçta ortaya çıkan komplikasyonlar da giderilmeye çalışıldığından, bu bedelin iadesinin kabulünün mümkün olmayacağı gerekçesiyle maddi tazminat talebi yönünden; davacının yaşadığı acıların nedeninin davalıya bağlanamayacağı, tedavi esnasında acı ve ağrı yaşamasının bilirkişilerce de belirtildiği üzere normal olduğu, dolayısıyla manevi tazminat talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle de manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 09.04.2018 tarih ve E: 2015/42851, K:2018/4272 Sayılı kararıyla onandığı anlaşılmaktadır.

Olayda, şikayet konusu köprü protezlerinin yapımı ile destek dişlerde sonradan başlanılan kanal tedavisine ilişkin hazırlanan bilirkişi raporları ve fezlekede, tedavinin kabul edilebilir bir süreden çok daha uzun sürdüğü, bu durumun hasta mağduriyetini artırdığına işaret edilmekle birlikte, köprü protezlerinin davacı tarafından kullanılamaması sebebiyle ödenen 3.000,00 TL’nin iadesi ve manevi tazminat talepli olarak Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davada yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda ise, köprü protezinin hastaya uygulanmasından önce hekim tarafından mutlaka öncelikle ağız içi muayenenin yapılması, radyolojik tetkiklerin değerlendirilmesi, problemli dişlerin tespit edilerek tedavisinin yapılması ve tamamlanması, ancak bu aşamalardan sonra protetik işlemlere başlanılması gerektiği halde davacı hastaya böyle bir tedavi planlamasının yapılmadığı, ayrıca hastada yeterli endodontik işlemlerin gerçekleştirilmediği tespitlerine yer verildiği görülmektedir.

Buna göre, dosya kapsamında bulunan tüm bilirkişi raporları ile hazırlanan fezleke bir arada değerlendirildiğinde, şikayet edilen diş hekimi tarafından, davacıya uygulanacak köprü protezi işleminden önce destek olarak düşünülen dişlerin gerekli tedavilerinin yapılmadığı, bu nedenle protezlerin hastanın ağzına geçici olarak yapıştırılmasından sonra hastada ağrı ve hassasiyet gözlemlendiği, başlangıçta planlanması gereken (45) ve (48) numaralı dişler yönünden bu defa ekstra kanal tedavisine başlanıldığı, bu durumun da tedavi sürecinin uzamasına zemin hazırladığı anlaşılmakta olup, bu durumda tedavinin hasta tarafından yarıda bırakılarak hekim değiştirmesinin hastanın kusuru olduğundan söz edilemeyeceğinden, dava konusu disiplin cezası verilmesine yer olmadığına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesince, Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/385 esasına kayıtlı olarak açılan maddi ve manevi tazminat talepli davanın reddedildiği şeklinde ek bir gerekçeye yer verilmiş ise de, anılan davanın taraflar arasında eser sözleşmesine aykırılıktan doğan ve köprü protezinin yapımı sırasında uygulanan hatalı tedaviden kaynaklanan maddi-manevi tazminat talepli bir dava mahiyetinde olup, kararda şikayetli diş hekiminin planlanan tedaviye yönelik mesleki kusuruna ilişkin herhangi bir tespite yer verilmediği, iadesi istenen 3.000,00 TL yönünden, tedavi ve imalatlar gerçekleştirilerek sonuç itibariyle ortaya çıkan komplikasyonların giderilmeye çalışılması şeklinde diş hekiminin sonraki çabaları da dikkate alınarak davanın reddine karar verildiği, diş hekiminin mesleki kusur durumuna yönelik ise, “davalının uygulamış olduğu ve yaptığı imalatlara ilişkin eksik ve hatalı olan hususların Oda tarafından verilen karar ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu” şeklinde bir atıf ile yetinilerek değerlendirildiği görüldüğünden, İdare Mahkemesi kararında bu yönüyle de yasal isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; Ankara 6. İdare Mahkemesi’nin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 04.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

);