Single Blog Title

This is a single blog caption

İhtiyati haciz kararını veren mahkemenin bulunduğu yerin yargı çevresindeki icra dairesinde takip yapılması yasaya aykırıdır.

12. Hukuk Dairesi         2014/20666 E.  ,  2014/27572 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/03/2014
NUMARASI : 2014/275-2014/235

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından, İstanbul Anadolu 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nden 11.03.2014 tarih ve 2014/86 E-K D.İş sayılı ihtiyati haciz kararı alınarak, borçlu aleyhine çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, (10) örnek ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu tarafın yasal sürede icra mahkemesine başvurarak icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği mahkemece yetki itirazının reddine karar verildiği, kararın borçlu şirket vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dairemiz; ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin bulunduğu yerin yargı çevresindeki icra dairesinde takip yapılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı görüşünde iken, HGK’nun 15.01.2014 tarih ve 2013/12-476 Esas 2014/5 Karar sayılı kararı doğrultusunda içtihat değişikliğine gidilerek İİK’nun 261. maddesinin ihtiyati haciz kararının infaz edilmesi gereken yeri belirlediği, icra takibi yönünden icra dairesinin yetkisinin anılan maddede belirlenmediği, yetki konusunda İİK’nun 50. maddesi atfı ile HMK’nın genel yetki kurallarının uygulanması gerektiği yönündeki görüş benimsenmiştir.
Somut olayda, icra takibine konu 21.02.2014 keşide tarihli, 10.284,88 TL bedelli çek için İstanbul Anadolu 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/86 D. İş dosyasında 11.03.2014 tarihli ihtiyati haciz kararı verilmiş, söz konusu ihtiyati haciz kararına istinaden takip başlatılmıştır.
O halde mahkemece borçlu şirket yönünden yetki itirazının İİK’nın 50. maddesi atfı ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun genel yetki kuralları kapsamında incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

);
Open chat