Yargıtay Kararı

Şantiye saha müdürü mesai saatlerini belirleyip emir talimat veren kişilere bağlı olarak çalışıyorsa fazla mesai ücreti hesaplanmalıdır.

Şantiye saha müdürü mesai saatlerini belirleyip emir talimat veren kişilere bağlı olarak çalışıyorsa fazla mesai ücreti hesaplanmalıdır.

9. Hukuk Dairesi         2019/7200 E.  ,  2020/2434 K.

“İçtihat Metni”


MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 29. HUKUK DAİRESİ

DAVA : Davacı, işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Taraflar arasındaki, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18/02/2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … ile karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait …’daki işyerinde şantiye saha müdürü olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek ihbar tazminatı ile asgari geçim indirimi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının çalıştığı projenin… Yatırım İnş ve İşletme AŞ ile … Company CSCJ Şirketi’nin oluşturduğu … Adi Ortaklığı tarafından üstlenildiğini, davacının dava dışı … Müh ve Taah Hiz AŞ unvanlı işverenin işçisi olduğunu, iş sözleşmesinin feshi ile birlikte tüm hak ve alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmadan fesh edildiği buna göre davacının ihbar tazminatına hak kazandığı ayrıca fazla çalışma, hafta tatili, asgari geçim indirimi ve genel tatil ücreti alacakları da olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) İstinaf:
Karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna bauşvurulmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, özetle, davalı ile davacının kayden işvereni olarak görünen dava dışı şirket arasında organik bağ bulunduğu ve bu nedenle davalının davacı alacaklarından sorumlu olduğu, İlk derece mahkemesi kararının dayandığı deliller, delillerin takdiri, karar gerekçesine göre istinaf başvuru nedenleriyle sınırlı olmak ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerektiği, gerekçesi ile davalı başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı vekili temyiz etmiştir.
G) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında, davalının davacı alacaklarından sorumlu olup olmadığı, hususunda uyuşmazlık vardır.
Davacı davalıya ait işyerinde çalıştığını iddia ederken davalı davacının dava dışı şirket işçisi olarak … Yatırım İnş ve İşletme AŞ ile … …Şirketi’nin oluşturduğu … Adi Ortaklığı tarafından üstlenilen işyerinde çalıştığını ve kendilerinin işveren olmadıklarını savunmuştur.
Yerel Mahkemece, davalının sorumluluğuna ilişkin gerekçeye yer verilmemişken Bölge Adliye Mahkemesince dava dışı şirket ile davalı arasında organik bağ olduğu kabul edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile özellikle davalının anlatımlarından, davacının davalıya ait …’daki inşaat işinde dava dışı şirket nezdinde çalıştığı anlaşılmakta olup buna göre davalı ile dava dışı firma arasındaki hukuki ilişki organik bağ olmayıp, 4857 sayılı Kanunun 2/6 madde hükmü gereği asıl-alt işveren ilişkisidir. Davalı anılan hüküm kapsamında davacı alacaklarından sorumludur. Davalı ile dava dışı firma arasında organik bağ olduğuna yönelik dosyada delil olmayıp davacıya banka kanalı ile davalı tarafça bir kısım ödemeler yapılması da organik bağ sonucunu doğurmaz.
Yerel Mahkemece davalının sorumluluğuna yönelik gerekçe yazılmaması ve Bölge Adliye Mahkemesince hatalı değerlendirme ile davalı ile dava dışı şirket arasında organik bağ olduğunun kabulü hatalıdır.
3- Taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık iş sözleşmesinin fesih şekline yöneliktir.
Yerel Mahkemece tanık beyanlarına da dayanarak iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmadan fesh edildiği kabul edilmiş ise de, davalı tarafça sunulan işyeri belgeleri arasında davacıya ait istifa dilekçesi olduğu ve işyeri evraklarında da istifa kaydının bulunduğu görülmüş olup Mahkemece bu dilekçe davacıya gösterilip beyanı tespit edildikten sonra bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.
4- Davacının fazla çalışma alacağına hak kazanıp kazanmadığı hususunda da uyuşmazlık vardır.
Dosya kapsamından davacının şantiye saha müdürü olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Kural olarak şantiye şefleri mesailerini kendileri belirlediğinden fazla çalışma alacağı söz konusu değildir. Ancak mesai saatlerini belirleyip emir talimat veren kişilere bağlı olarak çalışmaları halinde alacakları olabilicektir. Mahkemece bu doğrultuda tarafların beyanları ve delilleri sorulup gerekirse tanıklar yeniden dinlenerek sonuca gidilmelidir.
5- Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti hesaplarında davacının yurt içinde bulunduğu süreler tespit edilerek dışlanmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
H) Sonuç:
Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK’nın 373/1 hükmü uyarınca dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davalı yararına takdir edilen 2.540,00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

);
Open chat