Single Blog Title

This is a single blog caption

Tebligat 21/1e göre yapıldığı vakit, tebligatta beyanı alınan ve haber bırakılan komşunun kim olduğu belirtilmesi gerekir.

12. Hukuk Dairesi         2014/22429 E.  ,  2015/276 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde, borçlu usulsüz tebligat şikayetiyle icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece şikayetin reddine karar verilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” düzenlemesine yer verilmiştir.
Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliği’n 30/1. maddesinde; “Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkartılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclis üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, örnek 7 numaralı ödeme emrinin borçluya 06.5.2014 tarihinde “gösterilen adreste kimse bulunmaması, adresin kapalı olması sebebiyle muhatabın en yakın komşusundan sorulmuş, isim vermeyen komşunun sözlü beyanında muhatabın geçici olarak çarşıya gittiğinin beyan edilmesi üzerine tebliğ zarfı…..Muhtarı’na teslim edilerek 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılarak isim vermeyen en yakın komşuya haber verilmiştir” şerhiyle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Görüldüğü üzere şikayetçi borçlu adına çıkartılan tebligatta, beyanı alınan ve haber bırakılan komşunun kim olduğuna dair hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Tebliğ tutanağında komşunun isimden imtina ettiğine ilişkin şerh mevcut ise de, bu şerh, yapılan tebligatı usulüne uygun hale getirmez.
O halde, şikayetçi borçluya yapılan örnek (7) numaralı ödeme emri tebligatı usulsüz olup, mahkemece şikayetin kabulü ile Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca borçlunun usulsüz tebliğe muttali olduğu tarihe göre tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

);
Open chat