Danıştay Kararı

Uyuşturucu ve uyarıcı maddelerinin tasnif, paketleme ve muhafazasından sorumlu memurun rahatsızlanması halinde vazife malullüğü ile ilgili hükümlerin uygulanması gerekir.

Uyuşturucu ve uyarıcı maddelerinin tasnif, paketleme ve muhafazasından sorumlu memurun rahatsızlanması halinde vazife malullüğü ile ilgili hükümlerin uygulanması gerekir.

T.C.

DANIŞTAY

5. DAİRE

E. 2017/11157

K. 2019/3949

T. 23.5.2019

* SİVİL MEMUR OLARAK ATANMAYA İLİŞKİN İŞLEMİN İPTALİ İSTEMİ ( Adli Tıp Raporu ile Ceza Mahkemesi Kararı Birlikte Değerlendirildiğinde Davacının Uyuşturucu Madde Kullanmadığı – Davacının Mevcut Rahatsızlığının İddia Edildiği Gibi Anılan Tarihteki Çalışma Ortam ve Şartlarından Kaynaklanmış Olduğunun Tespit Edilmesi Durumunda Hakkında Vazifesini Yaptığı Sırada Rahatsızlananlara İlişkin Kuralların Uygulanması Gerekeceğinden Bu Hususunun Bilirkişi İncelemesi Yaptırılarak Açıklığa Kavuşturulması Gerektiği )

* POLİS MEMURUNUN UYUŞTURUCU KULLANMASI ( Davacının Kokain Kullandığına Dair Yapılan Analiz Sonuçlarının Negatif Olduğu Davacı Hakkında “Kullanmak İçin Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Kabul Etmek veya Bulundurmak” Suçundan Dolayı Açılan Kamu Davasında Davacının Beraatine Karar Verildiği – Davacının Narkotik Suçlar Büro Amirliğinde Uyuşturucu ve Uyarıcı Maddelerinin Tasnif Paketleme ve Muhafazasından Sorumlu Olduğu/Davacının Rahatsızlığının Çalışma Ortam ve Şartlarından Kaynaklanmış Olduğunun Tespiti İçin Bilirkişi İncelemesi Yapılması Gerektiği )

* EKSİK İNCELEME ( Davacının Mevcut Rahatsızlığının İddia Edildiği Gibi Anılan Tarihteki Çalışma Ortam ve Şartlarından Kaynaklanmış Olduğu Hususunun Gerekirse Bilirkişi İncelemesi Yaptırmak Suretiyle Açıklığa Kavuşturulması ve Varılacak Sonucun Ceza Mahkemesi Kararı ve Adli Tıp Raporu ile Birlikte Yeniden Değerlendirilerek Bir Karar Verilmesi Gerektiği – Böyle Bir Araştırmaya Gidilmeksizin Eksik İnceleme ile Verilen İdare Mahkemesi Kararında Hukuki İsabet Görülmediği )

Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği/m.15/6-7,16/2-4,17/3

ÖZET : Dava, polis memuru olarak görev yapan davacının, sağlık sorunları sebebiyle genel idare hizmetleri sınıfına sivil memur olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir.

Davacının, “kokain kullanımına bağlı akut zehirlenme” tanısı ile Gebze Merkez Hastanesine sevk edildiği, bunun üzerine davacı hakkında; “kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak” suçundan dolayı kamu davası açıldığı, açılan kamu davası kapsamında; Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun raporunda; davacının kokain kullandığına dair yapılan analiz sonuçlarının negatif olduğu, bu tarihte alınan örneklerinde aranan maddelerin (kokain dahil) saptanmadığına, örneğin alındığı tarihten önceki zaman diliminde de aranan maddeleri kullanmamış olduğuna oybirliği ile karar verildiği ve anılan Mahkemenin davacının beraatine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmemek suretiyle kesinleştiği görülmektedir. Söz konusu adli tıp raporu ile ceza mahkemesi kararı birlikte değerlendirildiğinde davacının uyuşturucu madde kullanmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından; “…Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Narkotik Suçlar Büro Amirliğinde görev yaptığı, burada Narkotik birimlerince yakalanan uyuşturucu ve uyarıcı maddelerinin tasnif, paketleme ve muhafazasından sorumlu olduğu, olumsuz çalışma ortamı ve şartları nedeniyle rahatsızlandığı, idareden çalışma ortamının iyileştirilmesi için gerekli önlemlerin alınmasını talep etmesine rağmen idare tarafından herhangi bir önlem alınmadığı, hakkında vazife malullüğü ile ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği” ileri sürülmektedir. Davacının mevcut rahatsızlığının (maluliyetinin) iddia edildiği gibi anılan tarihteki çalışma ortam ve şartlarından kaynaklanmış olduğunun tespit edilmesi durumunda, hakkında vazifesini yaptığı sırada rahatsızlananlara ilişkin kuralların uygulanması gerekeceğinden bu hususunun gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırmak suretiyle açıklığa kavuşturulması ve varılacak sonucun yukarıda belirtilen ceza mahkemesi kararı ve adli tıp raporu ile birlikte yeniden değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken böyle bir araştırmaya gidilmeksizin, eksik inceleme ile verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

İSTEMİN KONUSU : Kocaeli 1. İdare Mahkemesi’nin 28/04/2016 tarih ve E:2015/1278, K:2016/537 Sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 05/04/2017 tarih ve E:2016/7555, K:2017/10171 Sayılı kararının; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 Sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, sağlık sorunları sebebiyle genel idare hizmetleri sınıfına sivil memur olarak atanmasına ilişkin 18/08/2015 tarih ve 244950 Sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kocaeli 1. İdare Mahkemesince verilen 28/04/2016 tarih ve E:2015/1278, K:2016/537 Sayılı kararda; dava konusu uyuşmazlıkta, davacı hakkında Bakırköy Prof.Dr. M. O. Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesince verilen sağlık kurulu raporlarındaki tanı ve teşhisler dikkate alınarak davacının emniyet hizmetleri sınıfında görev yapamayacağına, genel idare hizmetleri sınıfında görev yapabileceğine karar verildiği, işleme esas alınan kurul raporlarında usul yönünden mevzuata aykırılık görülmediği, söz konusu raporların fennî yönden geçersiz ya da yetersiz olduğuna dair başkaca bir belge ve bilgiye de rastlanılmadığı, bu nedenle dosyadaki belge ve bilgilerin işin esası hakkında karar vermeye yeterli olduğu anlaşıldığından, sağlık kurulu raporları doğrultusunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin 05/04/2017 tarih ve E:2016/7555, K:2017/10171 Sayılı kararıyla, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Narkotik Suçlar Büro Amirliğinde görev yaptığı, burada Narkotik birimlerince yakalanan uyuşturucu ve uyarıcı maddelerinin tasnif, paketleme ve muhafazasından sorumlu olduğu, görevli olduğu ortamın olumsuz koşulları ve idarenin gerekli önlemleri almaması sebebiyle rahatsızlandığı, vazife malulü sayılıp hakkında buna göre işlem tesis edilmesi gerekirken adi malul kabul edilerek işlem tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu, ceza mahkemesinde “kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak” suçlamasından yargılandığı ve beraat ettiği, ceza mahkemesine sunulan İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Beşinci Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 24/11/2014 tarih ve 3063 karar sayılı raporuyla herhangi bir uyuşturucu madde kullanmadığının sabit olduğu, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİNİN DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabul edilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 Sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 Sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulüyle Danıştay Beşinci Dairesinin 05/04/2017 tarih ve E:2016/7555, K:2017/10171 Sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünde Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Narkotik Suçlar Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yapan davacı, 26/12/2013 tarihinde rahatsızlanarak Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne müracaat etmiş ve kendisine anılan Hastanece “Diyare ve gastroenterit, enfeksiyöz kaynaklı olduğu tahmin edilen” tanısı konularak iki gün istirahat verilmiştir.

Rahatsızlıkları devam eden davacı, 08/01/2014 tarihinde Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Psikiyatri Bölümüne müracaat etmiş, kendisine “Akut ve geçici psikotik bozukluk” tanısı konularak psikiyatri servisine yatışı yapılmış ve tedavisine başlanılmıştır. Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Psikiyatri Bölümünce muayene ve tedavi edilen davacıya “birden fazla ilaç ve diğer psikoaktif madde kullanımına bağlı psikotik bozukluk” tanısı ile 12/02/2014 tarihinden 07/05/2014 tarihine kadar seksenbeş gün istirahati gerektiği yolunda 14/02/2014 tarih ve 615 Sayılı sağlık kurulu raporu verilmiş ve söz konusu rapor Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü tarafından incelenmek üzere Emniyet Genel Müdürlüğü Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na gönderilmiştir.

Emniyet Genel Müdürlüğü Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Sağlık Komisyonu incelemesi sonucunda; davacının, silahının ve personel kimliğinin muhafaza altına alınmasına karar vermiş ve anılan raporda davacıya konulan tanının Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin EK-3-VIII-D diliminde olduğunu belirterek davacının Bakırköy Prof.Dr. M. O. Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmesi ve dilim belirtir sağlık kurulu raporu aldırılması Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünden istenilmiştir.

Bu arada, davacıya aynı tanı ile Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi tarafından 09/05/2014 tarih ve 2166 Sayılı sağlık kurulu raporu ile 08/05/2014 tarihinden 22/06/2014 tarihine kadar kırkaltı gün, 27/06/2014 tarih ve 3052 Sayılı sağlık kurulu raporu ile de 23/06/2014 tarihinden 29/06/2014 tarihine kadar yedi gün istirahati gerektiği yolunda sağlık kurulu raporu verilmiştir.

Bakırköy Prof.Dr. M. O. Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nce düzenlenen 17/07/2014 tarih ve 5555 Sayılı sağlık kurulu raporunda, ”davacı hakkında daha önce tespit edilen ‘birden fazla ilaç ve diğer psikoaktif madde kullanımına bağlı psikotik bozukluk’ tanısının devam ettiği, davacının durumunun Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin EK-3-VIII-D diliminde yer alması gerektiği, dolayısıyla aktif silahlı polislik görevini yapamayacağı ve genel idare hizmetler sınıfında çalışamayacağı” yönünde tıbbi kanaat bildirilmiştir.

Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü, davacı hakkında, Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi tarafından düzenlenen 09/05/2014 tarih ve 2166 Sayılı sağlık kurulu raporu ile 27/06/2014 tarih ve 3052 Sayılı sağlık kurulu raporunu ve Bakırköy Prof.Dr. M. O. Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nce düzenlenen 17/07/2014 tarih ve 5555 Sayılı sağlık kurulu raporunu da incelenmek üzere Emniyet Genel Müdürlüğü Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Sağlık Komisyonu’na göndermiştir.

Emniyet Genel Müdürlüğü Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığınca; davacıya ait sağlık dosyası incelenerek davacının mevcut sağlık durumunun Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin EK-3-VIII-D dilimi kapsamında olduğu ve emniyet hizmetleri sınıfında çalıştırılamayacağı değerlendirilmiş, davacıya ait sağlık dosyası davacının maluliyeti ve genel idare hizmetleri sınıfında çalışıp çalışamayacağı yönünden incelenmek üzere Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na gönderilmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sağlık Kurulu 17/11/2014 tarihinde; Bakırköy Prof.Dr. M. O. Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nce düzenlenen 17/07/2014 tarih ve 5555 Sayılı sağlık kurulu raporunu inceleyerek “davacının adi malül olduğuna, emniyet hizmetleri sınıfında görev yapamayacağına, genel idare hizmetleri sınıfında görev yapıp yapamayacağına karar vermek için ise Bakırköy Prof.Dr. M. O. Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden yeni bir rapor istenilmesine” karar vermiştir.

Bakırköy Prof.Dr. M. O. Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nce düzenlenen 21/04/2015 tarih ve 2636 Sayılı sağlık kurulu raporunda, ”davacı hakkında Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nin 14/02/2014 tarihli sağlık kurulu raporunda belirtilen ‘birden fazla ilaç ve diğer psikoaktif madde kullanımına bağlı psikotik bozukluk’ tanısının halen remisyonda olduğu ve daha önceden tespit edilmiş olan ‘birden fazla psikoaktif ilaç ve diğer psikoaktif madde kullanımına bağlı bağımlılık sendromu’ tanısının erken remisyonda olduğu, Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği EK-3’e göre D diliminde yer alması gerektiği, dolayısıyla aktif silahlık polislik görevini yapamayacağı, ancak genel idare hizmetler sınıfında çalışabileceği” yönünde tıbbi kanaat bildirilmiştir.

Anılan rapor, Emniyet Genel Müdürlüğünce incelenmek ve karar verilmek üzere Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na gönderilmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu 06/07/2015 tarihinde; Bakırköy Prof.Dr. M. O. Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nce düzenlenen 21/04/2015 tarih ve 2636 Sayılı sağlık kurulu raporunu inceleyerek “davacının adi malül olduğuna, emniyet hizmetleri sınıfında görev yapamayacağına, genel idare hizmetleri sınıfında görev yapabileceğine” karar vermiştir.

Emniyet Genel Müdürlüğünün 28/07/2015 tarih ve 63327 Sayılı yazısıyla davacıdan; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının kararı doğrultusunda malulen emekli olma ya da hizmet sınıfının emniyet hizmetleri sınıfından genel idare hizmetleri sınıfına aktarılması yönünde tercihte bulunması istenilmiştir.

Davacı tarafından, kadrosunun bulunduğu Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünde genel idare hizmetleri sınıfında çalışmak istediği yönünde dilekçe sunulması üzerine davacı 18/08/2015 tarihli Bakanlık Olur’u ile, genel idare hizmetleri sınıfına sivil memur (bilgisayar işletmeni) olarak atanmıştır.

Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

Uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 04/03/2013 gün ve 25189 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin 15. maddesinin 6. fıkrasında; “Vazife malullüğü ve idari polislik haricinde emniyet hizmetleri sınıfında bulunan personel hakkında 16. madde hükümleri uygulanır.”, 7. fıkrasında; “Emniyet Teşkilatında; bütün hizmet sınıflarında görev yapan personelin vazife malullüğü ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin idari polisliği hususunda yönetmeliğin 17. madde hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.

Anılan Yönetmeliğin 16. maddesinin 2. fıkrasında; “Emniyet Teşkilatında vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan dolayı sağlık durumunu kaybedenler hakkında Yönetmeliğin 17. maddesine göre işlem yapılır.”, 4. fıkrasında; “Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinden polis amiri olanlar hakkında; …Psikiyatrik hastalıklar yönünden Hastalık Branşlarının Sınıflandırılmasındaki D dilimi sağlık şartlarını taşıdıklarına karar verilen polis amiri personelin sağlık kurulu raporları Daire Başkanlığının görüşü ile birlikte hizmet sınıfı değişikliği veya maluliyet yönünden gerekli işlemler yapılmak üzere Personel Daire Başkanlığına gönderilir.”, 17. maddesinin 3. fıkrasında; “… Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca vazife malüllüğüne karar verilenlerin idari polisliği yapabileceği, Psikiyatrik hastalıklarda D, diğer hastalıklarda E dilimi sağlık şartlarına sahip olanların idari polislik görevlerini yapamayacağına karar verilir.”, 5. fıkrasında; “Sosyal Güvenlik Kurumunca hakkında vazife malüllüğü karar verilenlerden; a)Emniyet Hizmetleri Sınıfında bulunan personelden; 1)Sosyal Güvenlik Kurumunca vazife malüllüğü ile birlikte idari polislik yapabileceğine de karar verilen personelin talepleri halinde Genel Müdür onayı ile idari polis görevine aktarılırlar. (Psikayatrik hastalıklarda Hastalık Branşlarının sınıflandırmasındaki D dilimi sağlık şartlarını taşıyanlar idari polislik görevine aktarılmazlar.) ….. 2) Vazife malüllüğüne karar verilenlerden; Hastalık Branşlarının Sınıflandırılmasındaki E dilimi sağlık şartlarına haiz olduğuna karar verilenler, Psikiyatrik hastalıklarda Hastalık Branşlarının Sınıflandırılmasındaki D dilimi sağlık şartlarını taşıyanlar ve İdari polislik görevini talep etmeyenler hakkında vazife malülü olarak emeklilikle ilgili işlemleri yapılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

Aynı Yönetmeliğin ”Hastalıkların Sınıflandırılması” başlıklı EK-3. maddesinin VIII bölümünde; “Ruh Sağlığı Ve Hastalıkları:

D-)1) Antisosyal, paranoid, borderline, şizotipal, şizoid kişilik bozuklukları.

2-)Nevrotik bozukluklar, psikosomatik hastalıklar, ileri derecede konuşma bozukluğu.

Açıklama: Bu maddeye girenlerin ruhsal bozukluklarının çeşitli tedavilere rağmen iyileşmemiş olması, kronik ve devamlı bir nitelik kazanması gerekmektedir.

3-)Psikotik bozukluklar. (sanrısal bozukluk, tek psikotik atak, kısa psikotik bozukluk, başka türlü adlandırılamayan psikotik bozukluk, (BTA) bipolar bozukluklar, psikotik özellikli depresif bozukluklar, siklotimik bozukluk, başka türlü adlandırılamayan bipolar bozukluklar)

4-)Madde bağımlılığı, kronik nitelik kazanmış alkol bağımlılığı.

5-)Psikoseksüel bozukluklar. (homoseksüalite, transseksüalite, transvestitizm)

Açıklama: Bu maddeye gireceklerin seksüel davranışbozukluklarının belirgin olması, bu durumlarının iş ortamında bilinerek sakıncalara yol açması gereklidir.

6-)Organik nedenlere bağlı ileri derecede kişilik bozuklukları, kronik organik ruhsal bozukluklar.

7-)Kendisi ve çevresindekiler için tehlike oluşturmayan çalışmasını ileri derecede bozan kronik seyirli Travma sonrası stres bozukluğu.

8-)İntihar (suisidal) girişimleri.

E-)Herhangi bir ruhsal bozukluk nedeniyle hiçbir hizmet sınıfında çalışamayacak duruma gelenler.

Kendisi ve çevresindekiler için tehlikeli olup başkasının yardımına ihtiyaç duyan tedavisi imkansız psikozlar, şizofreni ve şizoaffektif bozukluk,” şeklinde sıralanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Davacının, 12/03/2014 tarihinde kokain zehirlenmesi sonucu Kocaeli İli, Seka Devlet Hastanesine kaldırıldığı, Seka Devlet Hastanesi tarafından “kokain kullanımına bağlı akut zehirlenme” tanısı ile Gebze Merkez Hastanesine sevk edildiği, bunun üzerine davacı hakkında; “kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak” suçundan dolayı kamu davası açıldığı, açılan kamu davası kapsamında; Kocaeli 7. Asliye Ceza Mahkemesine sunulan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Beşinci Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 24/11/2014 tarihli raporunda; davacının kokain kullandığına dair yapılan analiz sonuçlarının negatif olduğu, bu tarihte alınan örneklerinde aranan maddelerin (kokakin dahil) saptanmadığına, örneğin alındığı tarihten önceki zaman diliminde de aranan maddeleri kullanmamış olduğuna oybirliği ile karar verildiği ve anılan Mahkemenin 30/12/2014 tarih ve E:2014/213, K:2014/315 Sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmemek suretiyle 07/01/2015 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.

Söz konusu adli tıp raporu ile ceza mahkemesi kararı birlikte değerlendirildiğinde davacının uyuşturucu madde kullanmadığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan, davacı tarafından; “…Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Narkotik Suçlar Büro Amirliğinde görev yaptığı, burada Narkotik birimlerince yakalanan uyuşturucu ve uyarıcı maddelerinin tasnif, paketleme ve muhafazasından sorumlu olduğu, olumsuz çalışma ortamı ve şartları nedeniyle rahatsızlandığı, idareden çalışma ortamının iyileştirilmesi için gerekli önlemlerin alınmasını talep etmesine rağmen idare tarafından herhangi bir önlem alınmadığı, hakkında vazife malullüğü ile ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği” ileri sürülmektedir.

Bu durumda, davacının mevcut rahatsızlığının (maluliyetinin) iddia edildiği gibi anılan tarihteki çalışma ortam ve şartlarından kaynaklanmış olduğunun tespit edilmesi durumunda, hakkında vazifesini yaptığı sırada rahatsızlananlara ilişkin kuralların uygulanması gerekeceğinden bu hususunun gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırmak suretiyle açıklığa kavuşturulması ve varılacak sonucun yukarıda belirtilen ceza mahkemesi kararı ve adli tıp raporu ile birlikte yeniden değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken böyle bir araştırmaya gidilmeksizin, eksik inceleme ile verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 Sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu Kocaeli 1. İdare Mahkemesi’nin 28/04/2016 tarih ve E:2015/1278, K:2016/537 Sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 23.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

);