Single Blog Title

This is a single blog caption

İcra takibine itiraz ile takibin durmasından sonrası menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar vardır.

6. Hukuk Dairesi         2014/5439 E.  ,  2014/14508 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : Antalya 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/01/2014
NUMARASI : 2013/1487-2014/15

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, davalı tarafından davacı aleyhine yürütülen icra takibinde borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece davacı borçlunun dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davaya ve icra takibine dayanak yapılan oto kira sözleşmesi ve temlik sözleşmesi gereği ödenmediği iddia olunan 24.666,66.- TL oto kiralama bedelinin tahsili amacıyla 25.03.2013 tarihinde haciz istemli ilamsız takip yapmış, davalı borçlu ödeme emrinin 05.04.2013 tarihinde tebliğ edilmesinden önce vekili vasıtasıyla 01.04.2013 tarihinde icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verilmiş, davacı borçlu 11.06.2013 tarihinde açmış olduğu iş bu dava ile de takibe konu borçtan dolayı borcunun bulunmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, icra takibinin durdurulduğunu, dava açılmasında hukuki yararın bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı borçlunun menfi tespit davası açmasında hukuki yararının bulunup bulunmadığı noktasındadır. Menfi tespit davası gerçekte var olmayan bir borç yada geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı bir dava olarak adlandırılır.
İİK.nun 72.maddesinde menfi tespit davasının takipten önce ya da sonra açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenlemeden itiraz sonucu takibin durdurulması halinin dava açılmasına engel bir durum oluşturacağı anlamı çıkarılamaz. Bu durumda da davacı borçlunun menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden ve davanın açılmasında her hangi bir hukuki engel bulunmadığından mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

);
Open chat