Yargıtay Kararı

İşveren, işçilerin taşınması sırasında doğrudan sorumlu olduğu, kusuru bulunmasa bile zarardan sorumlu tutulmalıdır.

İşveren, işçilerin taşınması sırasında doğrudan sorumlu olduğu, kusuru bulunmasa bile zarardan sorumlu tutulmalıdır.

21. Hukuk Dairesi         2013/17191 E.  ,  2014/5235 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesi
TARİHİ : 24/04/2013
NUMARASI : 2011/1131-2013/167

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle,davalılardan R…Güvenlik A Ş, A..Turizm Taş İletişim İnş Taah İç ve Dış Tic Ltd Şti ve G.. Ş.. açısından davanın reddine, 188.208,04 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi, davacılar vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18/03/2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü, davacılar vekili Avukat E.. D.. geldi. Davalılar ile ihbar olunan adına kimse gelmedi.Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava 08.02.2007 tarihinde meydana gelen Trafik iş kazasında ölen sigortalının hak sahiplerinin manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı işveren R… Güvenlik AŞ ile servis hizmeti alınan A.. Tur Taş ….. Ltd Şti ve kazaya karışan üçüncü kişinin kullandığı araç maliki ve işleteni G.. Ş..’nin kusurlarının bulunmadığından bahisle anılan davalılara yönelik davanın reddine, maddi tazminat isteminin kabulü ile servis aracı ile üçüncü kişi araç sürücüsü olan davalılardan tahsiline karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sigortalının davalı R…Güvenlik AŞ’de güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, olay günü işverence servis hizmeti alınan A…Tur Taş ….. Ltd Şti’ne ait olup K.. Ç.. idaresindeki işçi servis otobüsü ile işe gelirken, yol üzerinde kontrolsüz biçimde bırakılmış bulunan sürücüsü İ.. Ü.. maliki G.. Ş.. olan kamyona çarpması ile meydana gelen kazada araç içerisinde yolcu olarak bulunan sigortalının öldüğü uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık, işyeri servis hizmetinin doğrudan işverence verilmediği ve kazaya neden sürücü ile işveren arasında hizmet akdi bulunmadığı hallerde, servis araç sürücüsü ile üçüncü kişi araç sürücüsünün kusurlu eylemleri ile ortaya çıkan zarardan işverene ve işverenin servis hizmetini satın aldığı şirkete sorumluluk düşüp düşmeyeceği ile trafik kazasına karışan üçüncü kişiye ait araç malikinin ve işvereninin sorumlu olup olmayacakları konusuna ilişkindir.
506 Sayılı yasanın 11/A-e ve 5510 sayılı yasanın 13/e maddelerinde de işverence temin edilen araçla işe geliş gidiş sırasında meydana gelen ve sigortalının hemen veya sonradan bedenen veya ruhen zarar görmesine yol açan olayın iş kazası olduğu düzenlenmiştir. Keza 4857 Sayılı Yasanın 2. 506 Sayılı Yasanın 5/2 ve 5510 sayılı Yasanın 11/2 maddelerinde belirtildiği üzere araçlar işyeri kapsamında kabul edilmişlerdir. Bu duruma göre servis düzeninin bulunduğu bir işyerinde sigortalıların emniyetli ve güvenli bir şekilde işyerine götürülüp getirilmeleri işveren yükümünde olan bir sorumluluktur. İşverenin bu görevi kendi araç ve işçisiyle yapılabileceği gibi taşıma sözleşmesine bağlı olarak da yaptırması mümkündür. İşçi taşıma işinin işveren nam ve hesabına yapılması durumlarında, işçiye karşı sorumluluk doğrudan işverene aittir. Servis işini yüklenenle servisten yararlanan işçiler arasında, doğrudan hukuksal ilişki bulunmamaktadır. Bu nedenle; işverenin, taşıma sırasında doğrudan sorumlu olduğu kusuru bulunmasa bile zarardan sorumlu olacağı gözetilmeksizin istemin reddi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır
Davalı A…Tur Taş ….. Ltd Şti ile G.. Ş..’ne gelince: her iki davalı kazaya karışan araçların maliki ve işleteni oldukları gibi sürücülerin de anılan davalıların işçisi olduğu anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesine göre; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur. Öte yandan istihdam edenin sorumluluğunu düzenleyen ve olay tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunun 55. maddesinde “Başkalarını istihdam eden kimse, maiyetinde istihdam ettiği kimselerin ve amelesinin hizmetlerini ifa ettikleri esnada yaptıkları zarardan mesul” olacağı düzenlenmiştir. Bu duruma göre de, yerel mahkemece, davalılar A.. Tur Taş ….. Ltd Şti ile G.. Ş..’nin gerek Trafik Kanunu’nun 85. Maddesi ve gerekse olay tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunun 55. Maddesi gereğince, meydana gelen zarardan kusurları bulunmasa bile müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekir. Hal böyle olunca istihdam eden ve işleten olarak kusurları bulunmasa bile zarardan sorumlu olduklarının kabulü gerekirken anılan davalılara yönelik davanın kusurlarının bulunmadığından reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde ve özellikle davalılar R… Güvenlik AŞ, A.. Tur Taş ….. Ltd Şti ve G.. Ş..’nin kusurları olmasa bile tazminattan sorumlu oldukları ve davanın tüm davalılar bakımından kabulü gerekirken, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin değerlendirilmesinde hataya düşülerek, kusurları bulunmadığından bahisle ve yazılı şekilde, davalılar R.. Güvenlik AŞ, A..Tur Taş ….. Ltd Şti ve G.. Ş..’ne yönelik davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Davacı, yararına takdir edilen 1.100,00 TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 18.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

);
Open chat