Single Blog Title

This is a single blog caption

Kira sözleşmesi tek başına ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli değildir.

6. Hukuk Dairesi         2015/2280 E.  ,  2015/6229 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22.12.2014
NUMARASI : 2014/208-2014/208


Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ihtiyati haciz kararının kaldırılması davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
İhtiyati haciz isteyen vekili tarafından sunulan 01.12.2014 havale tarihli dilekçe ile davalının kiralanana yönelik bulunan bakım, onarım ve özen borcunun yerine getirmediğini, bunun mahkeme aracılığıyla tespit edildiğini ,davalıya gönderilen süreli ihtarnameye rağmen eksikliklerin giderilmediğini ,davalının yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin 1.961.650,00 TL zararının bulunduğunu ,davalının hareketsiz kalarak temerrüde düştüğünü ,davalı şirketin büyük ortağının Kuşasasında faaliyet gösteren başka bir şirket kurduğunu, bu şirketin müvekkilinin yapacağı tahsilatları imkansız hale getirilmesi için kurulduğunu belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulü ile İİK 257.maddesi gereği borçlu tarafın mal varlığını gizlemesi, kaçırması,kaçırması halinde alacaklının alacağını elde etmesinin imkansız hale gelmesi ihtimaline binaen davacı N.-B.İn.Turz.T..Gıda.Teks.Akaryakıt Otom.Tic.Anonim Şirketinin 1.961.650,00 TL Alacağına yeter miktarda davalı İ.T. O..Gıda Nak. San. Tic.Ltd. Şirketi adına kayıtlı . Plaka sayılı araçlar ile,A. ili Kuşadası ilçesi I. Mevkii K. Mahallesi 9. ada 1. ve 1. parsel sayılı taşınmazlar ile 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerine alacak miktarı üzerinden %15 Teminatla ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiş, davalı vekili tarafından karara itiraz edilmesi üzerine mahkemece davacı tarafın açtığı tahliye davasının kabul ile sonuçlandığı ve Yargıtay tarafından onandığı, ancak davalı tarafın taşınmaza yönelik zararının devam ettiği buna ilişkin delil tespinin yapıldığı tüm bu nedenlerle, borçlunun davranışları nedeniyle alacaklının alacağını elde etme ihtimalinin imkansız hale geleceği kanaati oluştuğundan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına yönelik itirazın reddine karar verilmiş karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra İflâs Hukukundaki ihtiyati haciz müessesi, medenî usul hukukundaki ihtiyati tedbir ve idare hukukundaki yürütmenin durdurulması müesseseleri gibi bir geçici hukuki koruma önlemidir (Üstündağ, S. : İhtiyati Tedbirler, İstanbul 1981, s. 1.)
İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK’nun) 257’nci maddesinin 1’nci fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK’nun 258’nci maddenin 1’nci fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup, kesin bir ispat aranmamakta ise de özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.
Olayımıza gelince, talep edilen alacak herhangi bir mahkeme kararına veya kıymetli evrağa dayanmadığı gibi kira sözleşmesinin tek başına ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli olamayacağı ,alacağın yargılamayı gerektirdiği,borçlunun kaçma ya da mal kaçırma şüphesini gösteren delil de ibraz edilemediği hususları birlikte değerlendirildiğinde mahkemece ihtiyati haczin kaldırılması isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle itirazın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

);
Open chat